ÇEVRE - 06 Şubat 2026 Cuma 09:42

Prof. Dr. Coşkun Erüz: "Karadeniz’in doğal ekosistemini ve biyoçeşitliliğini korumak için hayalet ağları temizlemek gerekli"

A
A
A
Prof. Dr. Coşkun Erüz: "Karadeniz’in doğal ekosistemini ve biyoçeşitliliğini korumak için hayalet ağları temizlemek gerekli"

Karadeniz’in doğal ekosistemini ve biyoçeşitliliğini korumak için hayalet ağlardan temizlemek gerektiği belirtildi.


Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Erüz, Karadeniz’in gezegenin en sıra dışı ve en kırılgan ekosisteme sahip denizlerinden biri olduğuna dikkat çekti. Erüz "6 ülkeyle çevrili olan bu denizin, yüzey tabakasının altında beklenmedik bir gerçeği saklıyor. Sularının yüzde 80’inden fazlası oksijensiz-anoksiktir. 150 metrenin altında oksijen kayboluyor ve yerini zehirli bir gaz olan hidrojen sülfid alır. Bu nedenle üst yapılı deniz yaşamı ince, ancak çok verimli bir yüzey tabakasına sıkışmıştır, bu da bu sınırlı yaşam alanını son derece değerli kılıyor" dedi.



"Karadeniz’de neredeyse hiç görünmeyen, farkında olunmayan ancak her geçen yıl artan bir sorun var"


Karadeniz’deki biyo-çeşitliliğe yönelik insan kaynaklı tehditlere vurgu yapan Prof. Dr. Coşkun Erüz "Karadeniz’de neredeyse hiç görünmeyen, farkında olunmayan ancak her geçen yıl artan bir sorun var: terk edilmiş, kayıp veya atılmış ağ ve diğer balıkçılık ekipmanları, diğer adıyla hayalet ağlar. Dayanıklı plastiklerden yapılmış bu ağlar, deniz içerisinde serbest-kontrolsüz dolaşarak on yıllarca varlığını sürdürebiliyor. İster deniz dibine takılmış, ister kayalara dolanmış veya akıntılarla sürüklenmiş olsunlar, bu ağa ve ekipmanlar avlanmaya devam ederek deniz ortamına, canlı yaşamına büyük zarar verirler ve ticari değeri yüksek hamsilerden nesli tehlikede olan mersin balıklarına, kabuklulardan, yunus ve kuşlara kadar her canlıyı avlamaya devam ederler" diye konuştu.



"Kaybolan tek bir ağ yüzlerce kilo ağırlığında olabilir ve yıllarca biyolojik çeşitliliğe zarar vermeye devam edebilir"


Avrupa Çevre Ajansı’na (EEA) göre Karadeniz’deki deniz kirliliğinin yüzde 85’inin plastikten oluştuğuna da dikkat çeken "BlackNets" projesi koordinatörü de olan Erüz "Küresel olarak, hayalet ağların bunun yaklaşık yüzde 10’unu oluşturduğu düşünülüyor ve bazı kritik bölgelerde ise balıkçılık ekipmanları, hayalet ağlar ve plastik atık deniz çöpü atığının yarısını oluşturuyor. Kaybolan tek bir ağ yüzlerce kilo ağırlığında olabilir ve yıllarca biyolojik çeşitliliğe zarar vermeye devam edebilir. Kontrol dışı kalan, denizde terkedilen, atılan bu ağlar ortada görünmüyor olsa dahi, su içinde ve zeminde habitat ve ekosistem bozulmasına biyoçeşitliliğin zarar görmesine neden oluyor. Kontrolsüz bir şekilde balıkları ve diğer canlıları yakalamaya devam ediyorlar. Denizlerde görünmez, sinsi katil gibiler açıklamasında bulundu. Ortak deniz Karadeniz’i korumak her bireyin, kurum ve kuruluşların, özellikle bu denizden geçim sağlayan balıkçıların görev ve sorumluluğudur" şeklinde konuştu.



BlackNETS projesi bitti, Horizin Rower başlıyor


Prof. Dr. Coşkun Erüz, BlackNETS projesinin 2025 Aralık sonu itibari ile tamamlandığını, KTÜ Deniz Bilimleri Fakültesi olarak 2026 yılı itibari ile Horizin ROWER projesini başlatacaklarını ifade ederek "Tarım ve Orman Bakanlığı işbirliği ile hayalet ağ geri toplama çalışmaları planlanmakta, diğer kurum ve kuruluşların desteği ile 2026 itibari ile yeni proje ve uygulamalarla da hayalet ağ sorunu konusunda toplumsal bilgi ve farkındalığı arttırma, geri kazanarak deniz ekosistemini rehabilite etme, koruma çalışmaları devam ettirilecektir" ifadelerini kullandı.



Prof. Dr. Coşkun Erüz: "Karadeniz’in doğal ekosistemini ve biyoçeşitliliğini korumak için hayalet ağları temizlemek gerekli"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Deprem bölgesinden 200 öğrenci Darüşşafaka’ya kabul edildi Darüşşafaka Eğitim Kurumları, 6 Şubat depremleri sonrası deprem bölgesinden 200 öğrenciyi tam burslu ve yatılı olarak kabul ederken, 200 öğrenciye de uzaktan eğitim ve burs desteği sağladı. Darüşşafaka Eğitim Kurumları, 6 Şubat depremlerinin ardından deprem bölgesinde ebeveynini kaybeden çocuklara nitelikli eğitim sunmak amacıyla okulun imkânları dâhilinde öğrenci kabul kontenjanını artırdı. Depremlerden etkilenen 11 il için ek kontenjan oluşturan Darüşşafaka, deprem bölgesinden sınavla kabul ettiği 200 öğrenciyi tam burslu ve yatılı olarak nitelikli eğitimle buluşturdu. Kurum ayrıca 2023 yılında deprem bölgesinden gelen 18 öğrencinin kardeşlerine de "misafir öğrenci" statüsüyle destek oluyor. Darüşşafaka Cemiyeti’nin faaliyet gösterdiği alanlar ve deprem bölgesinde gerçekleştirilen projelere ilişkin bilgi veren Darüşşafaka Eğitim Kurumları Genel Müdürü Ebru Arpacı, "Darüşşafaka, Osmanlı’dan Cumhuriyete miras kalan, Türkiye’nin eğitim alanındaki köklü sivil toplum kuruluşlarından biridir. Anne veya baba kaybı yaşayan, maddi durumu yeterli olmayan binden fazla öğrenciye nitelikli eğitim imkânı sağlıyoruz. Binden fazla öğrencimiz okulumuzda tam burslu ve yatılı olarak eğitim görüyor. Mezunlarımıza da üniversite hayatlarında burs desteği sunuyoruz" dedi. "Ortalama her yıl 120 öğrenci Darüşşafaka okullarına alınıyor" Kurumun deprem bölgesindeki çocuklara verdiği eğitim desteğinden de bahseden Arpacı, "Kurumumuz, nerede ihtiyaç varsa orada oluyor. 6 Şubat depremi dolayısıyla bölgede harekete geçtik. Normalde aldığımız 120 öğrenciyi, deprem bölgesindeki çalışmalarımız kapsamında 220 öğrenciye çıkardık. Ortalama her yıl 120 öğrenci okullarımıza kabul ediliyor" şeklinde konuştu. "Deprem bölgesinden 200 öğrenciyi okulumuza aldık" Kurumumuzda eğitim gören öğrencilerin kardeşlerine de destek sağlandığını belirten Arpacı, "Depremde 200 çocuğumuzu okula aldık ancak bu öğrencilerimizin kardeşleri de vardı. Bu kapsamda 18 çocuğumuza daha eğitim desteği sağladık. Bağışlar bizim için çok önemli. Aldığımız tüm bağışları bu çocuklarımıza destek olmak için kullanıyoruz" ifadelerini kullandı. 6 Şubat depremleri sonrası kurumda eğitim almaya hak kazanan öğrenciler de yaşadıkları süreci anlattı. Öğrenciler, zorlu süreçlerin ardından kuruma kısa sürede uyum sağladıklarını ve eğitimlerine devam ettiklerini belirtti. Uzaktan eğitim 2023-2024 ve 2024-2025 eğitim-öğretim yıllarında, deprem bölgesinden kurum koşullarına uyan ve Darüşşafaka Giriş Sınavı’na giren ancak yüz yüze eğitim hakkı kazanamayan 200 öğrenciye de maddi burs ve uzaktan eğitim desteği veriliyor. Darüşşafaka Giriş Sınavı 17 Mayıs’ta 81 ilde düzenlenecek Babası veya annesi hayatta olmayan, maddi olanakları yetersiz ve başarılı çocuklara tam burslu, yatılı, nitelikli eğitim fırsatı sunan kurumun 2026 yılı giriş sınavı, 17 Mayıs 2026 Pazar günü saat 11.00’de Türkiye’nin 81 ilinde düzenlenecek. Sınavda başarılı olan, mali durum araştırması ve sağlık kurulu kontrolünden geçen 100 öğrenci, 5’inci sınıftan itibaren kurumda eğitim alma hakkı elde edecek. Millî Eğitim Bakanlığı ile imzalanan "Eğitimde Fırsat Eşitliği" İş Birliği Protokolü doğrultusunda 2026 yılı giriş sınavına başvurular e-Okul sistemi üzerinden yapılacak. Aday öğrenciler, okul yönetimleri ve sınıf öğretmenlerinden destek alarak sınava başvurabilecek.
İstanbul Esenyurt’ta geri dönüşüm çalışmaları yaygınlaşarak sürüyor Esenyurt Belediyesi, Belediye Başkan Vekili Can Aksoy’un öncülüğünde yürütülen geri dönüşüm çalışmalarını ilçe genelinde yaygınlaştırmaya devam ediyor. Belediye ekipleri Terrace Mix ve Sembol İstanbul sitelerinde çalışma gerçekleştirdi. Esenyurt Belediyesi, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir bir gelecek hedefiyle başlattığı geri dönüşüm çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Belediye Başkan Vekili Can Aksoy’un öncülüğünde sitelerde kademeli olarak yaygınlaştırılan uygulama, bu kez Terrace Mix ve Sembol İstanbul sitelerinde hayata geçirildi. Belediye ekipleri tarafından siteler içerisindeki çöp odalarına ve çevresine geri dönüşüm konteynerleri yerleştirildi. Ayrıca site sakinlerinin geri dönüştürülebilir atıkları kaynağında ayrı toplayabilmesini sağlamak amacıyla geri dönüşüm poşetleri dağıtıldı. Çalışmalar sırasında belediye ekipleri tarafından site sakinlerine çevre bilincini artırmaya yönelik kısa bir bilgilendirme yapıldı. Uygulamayla geri dönüştürülebilir atıkların doğaya zarar vermeden ayrı toplanması ve yeniden ekonomiye kazandırılması hedefleniyor. Site sakinleri, çevreye katkı sunan bu çalışmadan duydukları memnuniyeti dile getirerek, Esenyurt Belediyesi’ne teşekkür ettiler. Belediye yetkilileri, geri dönüşüm çalışmalarının ilçe genelinde yaygınlaştırılarak devam edeceğini belirttiler.