KÜLTÜR SANAT - 01 Nisan 2025 Salı 10:29

Ortahisar Ayasofya Camisi Ramazan Bayramı’nda ziyaretçi akınına uğruyor

A
A
A
Ortahisar Ayasofya Camisi Ramazan Bayramı’nda ziyaretçi akınına uğruyor

Yaklaşık 2 yıl süren restorasyon ve çevre düzenleme çalışmalarının ardından 28 Temmuz 2020’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından telekonferans yöntemiyle açılışı yapılan Ortahisar Ayasofya Camii’nde Ramazan Bayramı yoğunluğu yaşanıyor.


Yurdun çeşitli illerinden gelenlerin yanı sıra Arap turistlerin de ilgi gösterdiği Ayasofya Camii’ne Ramazan Bayramı dolayısıyla yoğun bir ziyaretçi akını yaşanıyor.


Trabzon’da 2013 yılında müzeden camiye dönüştürülerek ibadete açılan Ayasofya Camii bahçesindeki çiçeklerle güzel bir görüntü oluştururken ziyaretçiler tarafından oldukça beğenildi.


Ziyaretçilerden Abdullah Kabaca, ilk kez geldiğini belirterek, "İlk kez geliyorum. Tarihi açıdan çok önemli, çok hoş bir yapı. Çok beğendim. Bayram dolayısıyla Karadeniz turu yapıyoruz. İleride kısmet olursa tekrar gelmeyi düşünüyorum" dedi.


Ziyaretçilerden Mustafa Güvey tekrar gelmeyi düşündüğünü kaydederek, "İstanbul’dan buraya ilk kez geldim. Geldiğime değdi. Rehberimizden niçin yapıldığıyla alakalı da bilgi aldım, öğrenmiş oldum. İstanbul’daki Ayasofya bayağı büyük, aralarında boyut farkı var. Burada daha küçüğü yapılmış. Tekrar gelmeyi düşünüyorum" şeklinde konuştu.


Ziyaretçilerden Musab Soycan ise tarihi yapıyı çok beğendiğini belirterek, "Van’dan geldim. Tarihi açıdan çok güzel. Daha sonra ailemle birlikte tekrar gelmeyi düşünüyorum" derken, ziyaretçilerden Ebru Uman da, "Özellikle konum olarak denize bakıyor olması çok güzel. Buraya gelmeden önce internetten olumlu bilgiler edinmiştim, oradan takip edip geldik. Trabzon’a ayrı bir sevgim var" diye konuştu.



Ortahisar Ayasofya Camisi Ramazan Bayramı’nda ziyaretçi akınına uğruyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Leishmaniasis hastalığı köpeklerde kalıcı etki bırakıyor Zonguldak’ta veteriner hekim Gökmen Koç, yaklaşık yedi yıldır Leishmaniasis hastalığıyla mücadele eden bir köpeğin tedavi sürecine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Hastalığın, halk arasında "yakarca" olarak bilinen tatarcık sinekleri tarafından bulaştırıldığını belirten Koç, sürecin zorlu ve pahalı olduğunu vurguladı. Leishmania adlı parazitin insanlara ve hayvanlara tatarcık sinekleri aracılığıyla bulaştığını ifade eden Koç, şu bilgileri paylaştı: "Leishmania, zoonotik yani hayvandan insana bulaşabilen bir parazittir. Ancak doğrudan köpekten insana geçmez. Enfekte bir köpeği ısıran sineğin, daha sonra insanı ısırması gerekir. İnsanlarda genellikle hafif seyreder, ancak bağışıklık sistemi zayıf bireylerde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir." Veteriner hekim Koç, köpeklerde hastalığın seyrinin daha ağır olduğunu belirterek, tedavi sürecinin tam iyileşme sağlamadığını dile getirdi. Koç, hastalığa yakalanan köpeklerin deri lezyonları, tırnakların normalden daha fazla uzaması ve patilerde yaralar gibi belirtiler gösterdiğini ve tedavi sürecinin uzun vadeli bakım gerektirdiğini ifade etti. 7 yıldır hastalıkla mücadele veren köpeğin tedavi sürecini anlatan Koç, "Köpeğimizin durumu önceki evrelere kıyasla daha iyi, ancak bu hastalığın tamamen iyileştiği anlamına gelmez. 2019 yılında ilaçlarını temin ettik ve o zamandan beri düzenli olarak bakım ve pansuman yapıyoruz. Hastalığın seyri mevsim geçişlerinde kötüleşebiliyor, özellikle ayaklar, patiler ve pati altlarında yaralar oluşabiliyor" dedi. Leishmania parazitinin hayvanın vücudunda kalıcı olarak bulunduğunu ve tam anlamıyla yok edilemediğini vurgulayan Koç, uygulanan tedavilerin sadece semptomları hafifletmeye ve hayvanın yaşam kalitesini artırmaya yönelik olduğunu belirtti. Hastalığın insanlardaki etkilerine de değinen Koç, Leishmaniasis’in yüzde ve kollarda çıban benzeri ülseratif yaralara neden olabileceğini söyledi. Erken teşhisle kontrol altına alınabilen bu hastalığın, köpeklerde ise çok daha zor bir sürece yol açtığına dikkat çeken Gökmen Koç, "Maalesef durum biraz daha komplike. İyileşmesi dediğim gibi zor ve pahalı bir tedavi gerektiriyor. Parazit, hayvanın kanından hiçbir zaman tamamen temizlenmiyor. Biz sadece konforunu artırmaya yönelik tedaviler uygulayabiliyoruz" şeklinde konuştu. Koç, hastalığın yayılmasını önlemek için tatarcık sinekleriyle mücadele edilmesi gerektiğini belirterek, köpek sahiplerini erken teşhis ve koruyucu önlemler konusunda duyarlı olmaya çağırdı.