EKONOMİ - 29 Temmuz 2025 Salı 12:13

Kozoğlu: "Alternatif fındık rekoltesi açıklayarak kamuoyu ve devlet organları yanıltılmaya çalışılıyor"

A
A
A
Kozoğlu: "Alternatif fındık rekoltesi açıklayarak kamuoyu ve devlet organları yanıltılmaya çalışılıyor"

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu üyesi ve Trabzon Ziraat Odaları Koordinasyon Kurulu Başkanı Hasan Kozoğlu, ihracatçı birliklerinin açıkladıkları ’alternatif fındık rekoltesi’ üzerinden kamuoyu ve devletin organları yanıltılmaya çalışıldığını söyledi.


Konuyla ilgili bir açıklama yapan Kozoğlu, Tarım ve Orman Bakanlığı başkanlığında bütün illerde kurulan fındık rekolte tahmin komisyonlarının rekolte tahmin çalışmalarını tamamladığını hatırlattı. Kozoğlu "Bu komisyon üyeleri Ticaret Borsaları, Ulusal Fındık Konseyi, Fiskobirlik, İhracatçı Birlikleri, Fındık Araştırma Enstitüsü, Ticaret ve Sanayi Odaları, Ziraat Mühendisleri Odaları, Üniversiteler, Ziraat Odalarından görevli teknik elemanlar ve Tarım ve Orman İl Müdürlüklerinde görevli 2 veya 3 kişiden oluşmaktadır. Fındık rekolte sayımı yapılan bütün alanları bu komisyon beraber geziyor, tüm sayımları beraber yapıyorlar. Sağlam ve sakat oranını beraber belirliyorlar. Arazi işi bitince masa başına geliniyor, tespit edilen rakamlar formülde yerine konuyor. Fındık rekoltesi otomatikmen hesap ediliyor" dedi.



"Bunu yaptıranlar ve yapanlar haddini aşarak devleti yanıltmaya, algı oluşturmaya çalışmaktadırlar"


Komisyonda yer alan ihracatçı birliklerinin temsilcilerinin çıkan sonucun altına imza atmadığını iddia eden Hasan Kozoğlu "’Neden imzalamıyorsunuz?’ diye sorunca ’’Ben imzalayamam bana öyle talimat verdiler’’ diye cevap veriyorlar. Şimdi madem altına imza atmayacaksınız komisyona neden katılıyorsunuz? Bu komisyondakilerden daha bilgili ve donanımlı mısınız? Sonra çıkan rakama alternatif rekolte açıklıyorsunuz. Tarım ve Orman Bakanlığının yaptırdığı rekolte 449 bin ton çıkarken, siz bu fındıkları nerden bulup 601 bin tona çıkardınız. Bu rekolteyi yaptıran ve yapan kurumları hiçe saymaktır. Bu kamuoyunu ve devletin organlarını yanıltmaktır. Tarım ve Orman Bakanlığı gereğini yapmalıdır. Bu ne aymazlıktır. Kendini devlet gibi görenlerden hesap sorulmalıdır. Olmayan fındığı var göstermenin kimseye faydası yoktur. Keşke fındık olsa da çiftçi fındık toplayıp para kazansa... Bunu yaptıranlar ve yapanlar haddini aşarak devleti yanıltmaya, algı oluşturmaya çalışmaktadırlar. Bu kişi ve kurumlardan hesap sorulmalıdır. Bu şımarıklık ortadan kaldırılmalıdır. Her kurum ve herkes haddini bilmelidir. Bakanlık tarafından oluşturulan ve bunlarında içinde olduğu komisyonu yok sayanlara haddi bildirilmelidir" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir Büyükşehir’den ’Meslek Fabrikası’ açıklaması İzmir Büyükşehir Belediyesi, mülkiyetinde bulunan Eski DGM binası (Meslek Fabrikası), Egemenlik Evi ve gasilhane binasının Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edilmesine tepki gösterdi. Belediyeden yapılan açıklamada, söz konusu işlemlerin ’hukuksuz bir el koyma girişimi’ olduğu savunularak yargı sürecinin devam ettiği belirtildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, mülkiyetindeki üç stratejik taşınmazın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesiyle ilgili yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, taşınmazların 2025 yılının Ekim ayında belediyeye bilgi verilmeden tapu müdürlükleri üzerinden Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetine geçirildiği iddia edildi. "Vakıf yoluyla meydana gelmediği belgelerle ortada" Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün söz konusu tescil işlemlerini Vakıflar Yasası’nın 30. maddesine dayandırdığı belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Bu taşınmazların vakıf yoluyla meydana gelmediği, tarihi belgelerle açık bir biçimde ortadadır. Tamamıyla ilgisiz birtakım vakıf belirtmeleri gerekçe gösterilerek İzmir halkının malına el konulamaz. Bahsi geçen vakıf şerhleri, yıllar önce bedelleri ödenerek sicilden silinmişken, el koyma işleminden hemen önce yeniden ortaya çıkarılmıştır." Meslek Fabrikası ve Egemenlik Evi’nin tarihi vurgulandı Açıklamada, taşınmazların tarihi önemine dikkat çekilerek, Meslek Fabrikası’nın 1926 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzaladığı kararname ile belediye mülkiyetine geçtiği hatırlatıldı. Yapının bugüne kadar 145 bin kursiyere hizmet verdiği ve ciddi bütçelerle restore edildiği ifade edildi. İzmir’in ilk belediye binası olan Egemenlik Evi’nin ise 1891 yılında halktan toplanan paralarla inşa edildiği, bir vakıf tarafından yapılmadığının delilleriyle mahkemeye sunulduğu kaydedildi. Yargı süreci devam ediyor Taşınmazların tahliye edilmek istendiğini belirten İzmir Büyükşehir Belediyesi, hukuki sürece ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Meslek Fabrikası ile ilgili İzmir 26. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde tapu iptal ve tescil davası açılmış, mülkiyetin üçüncü kişilere devrini engelleyen ihtiyati tedbir kararı alınmıştır. Tahliye işlemlerine karşı açılan davada İzmir 5. İdare Mahkemesi 24.02.2026 tarihinde yürütmenin durdurulması talebini reddetmiştir. Belediyemizce bu karara karşı aynı gün üst mahkemeye itiraz yapılmış olup süreç devam etmektedir." Belediye yönetimi, kamu kurumlarının önceliğinin kamu hizmeti olması gerektiğini vurgulayarak, yargılama süreci tamamlanana kadar tahliye çabalarından vazgeçilmesi çağrısında bulundu.