SAĞLIK - 05 Şubat 2026 Perşembe 13:33

Kolorektal kanser tedavisi için yeni umut

A
A
A
Kolorektal kanser tedavisi için yeni umut

Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde (KTÜ) geliştirilen yeni nesil antikanser bileşikleri, kolorektal kanser tedavisinde umut verici sonuçlar ortaya koydu. TÜBİTAK destekli proje kapsamında sentezlenen 32 yeni molekülden 2’sinin, mevcut kemoterapi ilaçlarına kıyasla tümör hacmini yüzde 70-80 oranında küçülttüğü ve düşük toksisite gösterdiği belirlendi. Çalışma, dünyada en yaygın üçüncü kanser türü olan kolorektal kansere karşı daha etkili ve daha az yan etkili tedavilerin önünü açabilecek nitelikte değerlendiriliyor.


Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde (KTÜ) Doç. Dr. Ceyda İçsel Yılmaz ve Prof. Dr. Veysel Turan Yılmaz’ın geliştirdiği yeni antikanser bileşikleri, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi’ndeki Araştırmacılar Dr. Şeyma Aydınlık ve Dr. Arzu Ekiz tarafından gerçekleştirilen hücre kültürü ve hayvan deneylerindeki kolorektal kanser tedavisinde umut verici sonuçlar ortaya koydu. Yürütülen bilimsel araştırmada, kolorektal kanserde kullanılan mevcut kemoterapi ilaçlarından daha etkili ve daha düşük yan etki profiline sahip yeni bileşikler geliştirildi. Proje kapsamında 32 yeni molekül sentezlenirken, bunlardan özellikle 2 tanesinin yüksek antitumor etkisiyle öne çıktığı bildirildi. Dünyada en sık görülen 3. kanser türü olan kolorektal kanserin, tüm kanser teşhislerinin yaklaşık yüzde 11’ini oluşturduğuna dikkat çekilen proje raporunda, 2022 yılında 2 milyon yakın yeni vaka ve 901 bin ölüm yaşandığı vurgulandı. Mevcut tedavilerde yaygın olarak kullanılan 5-fluorourasil ve oksaliplatin gibi kemoterapi ilaçlarının toksisite ve etkinlik sınırlılıklarını aşmak amacıyla KTÜ’lü araştırmacılar yeni nesil metal kompleksleri geliştirdi.


Araştırma kapsamında sentezlenen 32 bileşiğin kolorektal kanser hücreleri ve sağlıklı kolon hücreleri üzerinde karşılaştırmalı olarak test edildiği, 26 yeni bileşiğin mevcut ilaçlara kıyasla daha yüksek antikanser etki gösterdiği belirtildi. Özellikle seçici etki gösteren bazı bileşiklerin, kanser hücrelerini öldürürken sağlıklı hücrelere çok daha az zarar verdiği tespit edildi. Laboratuvar testlerinde öne çıkan 5 yeni bileşiğin hücre ölümü mekanizmaları detaylı şekilde incelendi. Bu bileşiklerin, 5-fluorourasil ve oksaliplatine göre kanser hücrelerinde ölümü çok daha hızlı başlattığı belirlendi. Çalışmanın hayvan deneyleri aşamasında ise 2 yeni bileşiğin tümör hacminde belirgin küçülme sağladığı, buna karşın toksisitesinin düşük olduğu kaydedildi.



Doç. Dr. Ceyda İçsel Yılmaz: "Yaklaşık 2 milyon insanın kanser türüne yakalandığını biliyoruz"


Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Rektörlük Senato Salonu’nda düzenlenen ve KTÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Faruk Ursavaş, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sevdegül Aydın Mungan’ın katılımıyla gerçekleştirilen basın toplantısında, kolorektal kanser tedavisine yönelik geliştirilen yeni antikanser bileşikleri kamuoyuyla paylaşıldı.


Tanıtım toplantısında konuşan KTÜ Fen Fakültesi Kimya Bölümü Öğr. Üyesi Doç. Dr. Ceyda İçsel Yılmaz, kanserin günümüzde ölümcül olan hastalıkların başında yer aldığını belirterek "Özelikle kolorektal kanser; hem kolon dediğimiz hem de rektum bölgesinde ortaya çıkan kanser türü başlangıçta 60 yaş ve üzeri grupta karşımıza çıkarken günümüzde daha çok 45 yaş ve altında daha sık karşımıza çıkıyor. Baktığımızda dünya genelinde ölümcül olan en yaygın kanser türlerinin üçüncü sırasında yer alıyor. Yaklaşık 2 milyon insanın kanser türüne yakalandığını biliyoruz. Yapılan istatistiklere baktığımızda 2035 yılında bu sayısının yaklaşık 2,5 milyona ulaşılacağı tahmin edilmektedir. Ölümcül riskinin oldukça yüksek olması ve kanserin daha küçük yaşlara inmiş olması oldukça ciddi bir problem. Kolorektal kanserinin tedavisine baktığımızda klinikte kullanılan 2 ilaç var. Biri 5-florourasil dediğimiz organik bazlı bir ilaç, diğeri de metal bazlı platin iyonları içeren oksaliplatin bir kanser ilacıdır. Günümüzde daha çok ikisi kombinasyon şeklinde kullanılmaktadır" dedi.



"Kolorektal kanseri tedavisinde günümüzde kullanılan bu iki önemli ilaçlara rakip olabilecek yeni aday bileşikler sentezlemiş olduk"


Projedeki asıl hedefimiz kolorektal kanserinde ilaç olan 5-florourasil molekülünü, paladyum 2 ve platin 2 iyonlarına bağlayarak kolorektal kanserindeki antikanser etkisini iyileştirebilir miyiz noktası ile yola çıktık. Projemizde, paladyum 2 ve platin 2 iyonlarını içeren ve farklı bir moleküllerin de olduğu 32 adet yeni 5-florourasil kompleksi elde ettik. Bunlar literatürde yenidir. Literatürde bu konuda büyük bir boşluk vardı. Paladyum 2 içeren 5-florourasil kompleksi örneği ya da bileşiği hiç yok. Platin ile ilgili birkaç çalışma var ama antikanser etkileri hiç çalışılmamış. Dolayısıyla projemizde konu olan çalışmamız oldukça özgün bir çalışma. 32 adet yeni bileşik sentezledik. Bu yeni bileşikleri 5 farklı insan kolorektal kanser hücre soyundan ve 1 tane de sağlıklı kolorektal kanser hücresine karşı antikanser etkilerine bu iki ilaçla test ettik. 32 bileşiğimizin 26 tanesi oldukça yüksek seçicilik gösterdi. Farklı kolorektal kanser türlerine göre, bu kolorektal kanser tedavisinde kullanılan 5-florourasil ve oksaplatin ilacına göre oldukça yüksek antikanser etkisi gösterdiler. 26 bileşen için ileri çalışmalar gerçekleştiremezdik. Seçiciliği yüksek olan 5 bileşiğimizi seçtik. Seçicilik oldukça önemli bir faktördür. Kanserli hücreleri öldürme gücü yüksek olacak, sağlıklı hücrelere ise verdiği zarar az olacak. Bileşiklerimizin en büyük avantajı da farklı kolorektal hücrelerine karşı seçicilik göstermesidir. 5 tanesi için ileri çalışmalar yaptık. Hayvan deneylerini de gerçekleştirdik. Yaklaşık 24 günün sonunda hayvanlardan tümörler çıkarıldı. Tümör boyutları karşılaştırıldı. 5 bileşiğimizde 2 tanesinin oldukça önemli sonuçlar elde ettik. 2 tanesi 5-florourasil ve oksaplatin dediğimiz iki ilaca göre tümör boyutlarını yaklaşık yüzde 70-80 oranında küçülttü. Kolorektal kanseri tedavisinde günümüzde kullanılan bu iki önemli ilaçlara rakip olabilecek yeni aday bileşikler sentezlemiş olduk" şeklinde konuştu.



"İki bileşiğimiz kanser anlamında oldukça umut verici"


Projenin araştırmacılarından olan KTÜ Fen Fakültesi Kimya Bölümü’nden Prof. Dr. Veysel Turan Yılmaz ise, "İki bileşiğimiz kanser anlamında oldukça umut verici. Çok önemli bir adım atmış olduk. Asıl serüven bundan sonrası. Biz şimdi bir tohum ektik. Bu tohumun fidesi çıktı. O fide büyüyecek onu koruyup kollayacağız. Ondan meyve alabilecek ve ülkemize milli ve yerli ilaç kazandırabilecek duruma getirirsek bilim insanları olarak görevimizi yapmış olacağız" ifadelerini kullandı.



Kolorektal kanser tedavisi için yeni umut

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır DTSO Başkan Yardımcısı Erdal Avşar: ’’Sınır kapılarındaki sorun Diyarbakır ihracatını vurdu’’ Diyarbakır’ın Ocak 2026 ihracatı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 22,9 oranında azaldı. Düşüşün büyük bölümü Irak ve Suriye hatlarında yaşanırken, Diyarbakır’daki kaybın Türkiye ortalamasının çok üzerinde olması, sorunun bölgesel ve yapısal boyutlarını yeniden gündeme getirdi. Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Erdal Avşar, özellikle Suriye hattındaki olayların, sınır kapılarında yaşanan fiili tıkanıklığın açık göstergesi olduğunu ifade ederek, "Bu tabloyu küresel daralma ya da Irak-Suriye pazarlarındaki genel gerilemeyle açıklamak mümkün değil. Sorunun adresi nettir: sınır kapıları" dedi. Türkiye genelinde Irak’a ihracat Ocak 2026’da bir önceki yıla göre yüzde 8,4 gerilerken, Diyarbakır’ın Irak ihracatı aynı dönemde yüzde 32,2 düşüş gösterdi. Diyarbakır’ın toplam ihracatının hala yüzde 55’inin Irak’a yapıldığını hatırlatan Erdal Avşar, kentteki düşüşün Türkiye ortalamasının çok üzerinde seyretmesinin yapısal sorunlara işaret ettiğini söyledi. Ocak 2026’da Diyarbakır’ın toplam ihracatı yüzde 22,9 azalırken, bu düşüşün yaklaşık yüzde 88’inin Irak hattındaki kayıptan kaynaklandığına dikkat çekildi. Suriye ihracatında büyük kayıp En dikkat çekici tablo ise Suriye ihracatında ortaya çıktı. Ocak 2026 verilerine göre Diyarbakır’ın Suriye’ye ihracatı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 74 oranında geriledi. Aynı dönemde Türkiye’nin Suriye’ye ihracatı ise yüzde 6,7 artış gösterdi. Ortaya çıkan farkın olağan piyasa şartlarıyla açıklanamayacağını vurgulayan Avşar, şu değerlendirmede bulundu: "Türkiye genelinde Suriye’ye ihracat artarken, Diyarbakır’ın neredeyse tamamen devre dışı kalması, sınır ticaretinde kent aleyhine işleyen bir mekanizma olduğunu gösteriyor. Cilvegözü çalışıyor, Nusaybin çalışmıyor. Türkiye ihracat yapıyor, Diyarbakır izliyor. Bu sürdürülebilir bir tablo değil." Diyarbakır’ın Suriye hattındaki sert düşüşün temel nedeninin Nusaybin Sınır Kapısının ticari geçişler açısından işlevsiz bırakılması olduğunu ifade eden Erdal Avşar, Suriye ticaretinin fiilen Cilvegözü Sınır Kapısına sıkıştırıldığını söyledi. Bu durumun Diyarbakırlı ihracatçıyı hem lojistik hem maliyet açısından dezavantajlı hale getirdiğini belirten Avşar, sınır ticaretinde eşitsiz bir yapı oluştuğuna dikkat çekti. Resmi açıklamalarla sahadaki gerçekliğin örtüşmediğini dile getiren Avşar, sınır kapılarında yaşanan belirsizliklerin ihracatçıyı pazardan uzaklaştırdığını vurgulayarak, "Kağıt üzerinde açık olan kapılar, fiiliyatta ihracatçıya kapalı. Lojistik belirsizlik, ödeme riskleri ve keyfi uygulamalar Diyarbakırlı firmayı devre dışı bırakıyor" değerlendirmesini yaptı. İhracattaki her düşüşün doğrudan üretim ve istihdama yansıdığını vurgulayan DTSO Başkan Yardımcısı Erdal Avşar, merkezi idareye şu çağrıda bulundu: "Bu tablo devam ederse Diyarbakır sadece pazar kaybetmez, üretim kabiliyeti de zayıflar. Sınır kapılarıyla ilgili acil ve bölge lehine bir düzenleme şarttır."
İstanbul Şenol Güneş: "Galatasaray - Fenerbahçe rekabeti öne çıkıyor, bu iki takıma da zarar veriyor" Türk futbolunun önemli teknik direktörlerinden Şenol Güneş, "Galatasaray-Fenerbahçe rekabeti, biraz ön plana çıkıyor. Bu hem Galatasaray’a hem de Fenerbahçe’ye zarar veriyor. Zirvede 5-6 takım mücadele etse, futbolda daha adaletli bir yarışma olur" dedi. Türk sporunun önemli isimlerini bir araya getiren Brand&Sport Summit organizasyonunda Trabzonspor, Beşiktaş ve A Milli Futbol Takımı’nı da çalıştıran Teknik Direktör Şenol Güneş de yer aldı. Güneş, önce oturuma katılıp ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Futboldaki bahis soruşturmasına değinen Güneş, "Futbolda şu anda bahis olayı sakıncalı. Gündemde olan şey o. Herkesin bundan rahatsız olduğunu düşünüyorum. Bunlardan uzak durmak, toplumun yararına olur. Bahis, bilmediğim bir konu. Bahislerin olumsuzluklarını konuşacak zaman da yok. Artarak gidiyor. Bu durum futbola yansıdı. Suç varsa, cezasını biri çekmelidir" şeklinde konuştu. "Bahis soruşturmasında zamanlama yanlışlığı var" Bahis soruşturmasının zamanlamasının hatalı olduğunu belirten tecrübeli çalıştırıcı, "Soruşturmayı ya sezon başında ya da sezon sonunda yapmalıydık. Bunu sezon ortasında yaptığınızla lig bitiyor. Profesyonel futbolculuk ve antrenörlük, meslek olarak hala tam oturmadı. Alt liglerde bu işler daha fazla. Süper Lig’de iki tane isim var. Cezaevine giriyorlar ve üzülüyorsunuz. Başka bir oyuncu da Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’ndan ceza yiyor. Bir takımdan 9-10 oyuncunun ceza aldığını düşünün. Lig bitiyor. Zamanlama yanlışlığı var" ifadelerini kullandı. "Futbol hayatımla ilgili kitap ve belgesel hazırlıyorum" Yaklaşık 1 yıldır takım çalıştırmadığını, futbol hayatıyla ilgili kitap ve belgesel hazırladığını aktaran Güneş, "Teknik direktörlüğe devam eder miyim, bilmiyorum. Onunla ilgili kararım yok. Beklentim de yok. Yapay zekaya soruyorum. İtibarımı zedelemeyecek bir iş yapmalıyım. Ben şu anda dinlenmeden yanayım. Futbol hayatımla ilgili kitap ve belgesel hazırlıyorum. Teknik direktörlükle ilgili henüz net bir kararım yok" açıklamasında bulundu. "Galatasaray’ın Juventus maçının iyi geçeceğini düşünüyorum" Türk kulüplerinin bu sezon Avrupa kupalarındaki performanslarını değerlendiren deneyimli teknik adam, "Avrupa kupalarında mart ayını görüyoruz. Bu çok güzel. Yatırımlar çok büyük. Daha da iyi sonuçlar bekliyoruz. Samsunpsor’un başarısını tebrik ediyorum. Tecrübeleri yok ama gayet iyi gidiyorlar. Galatasaray ve Fenerbahçe’nin tecrübeleri var. Galatasaray’ın UEFA Şampiyonlar Ligi’nde şansı var. Lig aşamasında biraz aşağıda kaldı ama tekrar yukarıya çıkabilir. Juventus maçının iyi geçeceğini düşünüyorum. Fenerbahçe’nin de UEFA Avrupa Ligi’nde şansı var. Bütün takımlara başarılar diliyorum" şeklinde konuştu. "Dünya Kupası için çok büyük şansımız var" A Milli Futbol Takımı’nın Dünya Kupası şansına ilişkin görüşlerini de paylaşan Şenol Güneş, "Genel olarak çok büyük şansımız var. Garanti demek doğru değil. Kağıt üzerinde Romanya, Slovakya ve Kosova’yı geçebiliriz. Takımın iyi bir ambiyansı var. İyi bir hocamız var. Yönetim ve Türkiye çok heyecanlı. Bizim dönemimizde yarım asır sonra Dünya Kupasına katılmıştık. Şimdi çeyrek asır sonra katılma şansımız var. İnşallah Dünya Kupası’na katılırız" cümlelerine yer verdi. "Galatasaray-Fenerbahçe rekabeti öne çıkıyor, bu iki takıma da zarar veriyor" Son olarak Trendyol Süper Lig’deki şampiyonluk yarışına dair de görüşlerini bildiren Güneş, "Kağıt üzerinde Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor’un iddiası var. Galatasaray-Fenerbahçe rekabeti, biraz ön plana çıkıyor. Bu hem Galatasaray’a hem de Fenerbahçe’ye zarar veriyor. Zirvede 5-6 takım mücadele etse, futbolda daha adaletli bir yarışma olur. Takım sayısı azaldıkça, iki kulüp arasındaki rekabet, kavgaya dönüşüyor. Hak edenin kazanacağı bir yarış olması için kaybettiği zaman karşı tarafa saygı duymalısınız. Şu anda böyle olmuyor. Kazanmak için hakem ve federasyon suçlanıyor. Bu dört takım, Türkiye’nin lokomotifi. Diğer takımlar da bu kulüpleri örnek alıyor. Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor, diğer takımlara örnek olmalılar" diyerek sözlerini tamamladı.