ÇEVRE - 02 Kasım 2025 Pazar 10:04

Kadife çiçeği ve soğanla kahverengi kokarcaya doğal çözüm

A
A
A

Karadeniz Bölgesi’nde son yıllarda tarım alanlarında büyük zararlara yol açan kahverengi kokarca zararlısına karşı doğal çözüm arayışları sürerken, Trabzonlu üretici Fatih Çolak, kadife çiçeği ve soğan karışımından hazırladığı doğal kür ile zararlıyı bahçesinden uzak tutmayı başardı.

Bölgede fındık ve sebze üretimini olumsuz etkileyen kahverengi kokarca böceği istilası, üreticileri alternatif yöntemler geliştirmeye yöneltti. Trabzon’da denemeler yapan üretici Fatih Çolak, kadife çiçeği ve soğanı kullanarak hazırladığı karışımı bitkilerine uyguladı. Çolak’ın bu yöntemiyle bahçesindeki zararlı yoğunluğunun azaldığı gözlendi.

Kadife çiçeği ve soğanla kahverengi kokarcaya doğal çözüm

Soğan ve kadife çiçeğinin karışımıyla bir formül bulduğunu belirten Fatih Çolak, "Bende bu zararlının etkilerini gören bir üreticiyim. Ülkenin yarısından fazlasına bu zararlı maalesef yayıldı. Geçen yıl özellikle fasulyelerimde ciddi bir verim kaybı yaşadım. Önüne nasıl geçebilirim diye düşündüm. Deneyler yaparak en yararlısını buldum. Çok basit bir yöntem aslında. Bildiğimiz soğan ve kadife çiçeği dediğimiz bitkinin karışımıyla yaptığımız bir formül. Sadece suda bekletiyoruz. İki günlük bir süre içerisinde yapılan bir formül. Bunları bitkilerin üzerine püskürtüyorum. Kokarca canlısını uzak tutmaya yarıyor. Hoşlanmadığı bir solüsyon oluyor diyebilirim. Bundan dolayı da mahsulümden uzak duruyor. Bu kalıcı bir çözüm mü değil bu sadece bireysel manada beni kurtaran ya da yapacak olan çiftçileri kurtaracak olan bir çözüm. Bunun için daha ciddi çalışmalar yapılıp kokarcayı gerçekten kontrol altına almak gerekiyor. Sosyal medya hesaplarımdan bulduğum her yöntemi duyuruyorum. Faydalanmak isteyenler zaten alsınlar çünkü denenmiş bir yöntem. Bunun gibi çok farklı ilaçlar da kullanıyorum. Doğaya baktığınızda aslında bir şeyleri ilacı doğada. Bir zararlı görüyorsunuz bu zararlıların sevdiği ve sevmediği mahsulleri de gözlemleyebiliyorsunuz. Bunlar kokularıyla hisleriyle hareket eden canlılar ve siz bir fasulyeye kadife çiçeğini sıktığınız zaman fasulyeyi rahatsız etmiyorsunuz ama kokarcayı rahatsız ediyorsunuz. Bu formüllerden herkes faydalansın isterim" ifadelerini kullandı.

Kadife çiçeği ve soğanla kahverengi kokarcaya doğal çözüm

Ozan Köse - Tolga Şahin

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Vatandaşları Ramazan ayının ilk sahuruna Vosvos’larla kaldırdılar Ramazan ayının gelmesiyle birlikte davulcular, vatandaşları sahura kaldırmaya başladı. Esenler Belediyesi’ne bağlı Vosvos’lu bir grup, otomobillerden maniler açarak vatandaşları uyandırdı. Müslüman aleminin heyecanla beklediği Ramazan ayının gelmesiyle davulcular da ilk mesaiye başladı. Ramazan ayının sembollerinden olan Ramazan davulcuları, her yıl olduğu gibi bu yıl da maniler eşliğinde davul çalarak vatandaşları sahura kaldırdı. Esenler’de ise alışılanın dışında bir davulculuk ortaya çıktı. Vosvos araçların arkasına bağlanan davullar ve ses sistemleri ile Esenler’de vatandaşları sahura kaldıran bir grup, uyanıp evlerinin camlarına çıkan vatandaşların da ilgi odağı oldu. Evlerinin balkonlarına ve camlarına çıkan vatandaşlar o anları cep telefonu kameralarıyla kaydetti. "Ramazan boyunca Esenler sokaklarındayız" Bir yandan Vosvos’lardan davul sesleri yükselirken bir yandan da manilerini okuyan Fikret Bayraktar, "Bu Ramazan’da da diğer Ramazanlar’da olduğu gibi bazı şeylerin modernleşmesi gerek diye düşünerek, VosVos araçlarımızla sokaklarda Ramazan davulcusu olarak görev yaptık. Biz 2 sene başladık fakat Esenler Belediyesi bizden çok daha önce başlamıştı. Özellikle pandemi döneminde klasik araçların revaçta olmasıyla bizi gören bir çok belediye de başladı. Fakat ilklerin belediyesi Esenler Belediyesi burada da farkını gösterdi. Hem davulcu hem klasik araç sahibi arkadaşlarımızla bir konsorsiyum oluşturmuya çalışıyoruz. Malum şu an kış ayındayız fakat görevimizin başındayız. Biraz sonra hep birlikte Esenler’in sokaklarında dolaşacağız. Biz vatandaşlarımızı sahura kaldırırken onlar da bize eşlik edecekler. Hanımefendiler yemeklerini hazırlarken çocuklar balkonlara çıkacak, bizlere el sallayacaklar, fotoğraflarımızı çekecekler. Hava belki soğuk bu durumu etkiler ama gönülleri ısıtacağımızı düşünüyorum. Biz bu işe başladığımızda bu VosVoslar önce sahur aracı değil anons aracıydı. Sahur fikri ortaya çıkınca bu çok kabul gördü. Bir çok yerden bizi arayıp nasıl yaptığımızı sordular. Vatandaşlar da fikri çok sevdi. Hem klasik araçlar seviliyor hem de bu inovasyon seviliyor. Ramazan davulculuğu yüzyıllardır olan bir meslek. Fakat bu olunca daha farklı oluyor. Sesinizi daha çok duyuruyorsunuz. Üşümüyorsunuz, gelip fotoğraf çekenler oluyor. Seviliyor. Biz de Ramazan ayı boyunca Esenler sokaklarında olacağız" diye konuştu.
Aksaray Aksaray’da Ramazan davulcuları hafif kar yağışı altında sahur mesaisine başladı 11 ayın sultanı Ramazan ayının gelmesiyle birlikte Ramazan ayının simgesi olan davulcular sahur mesaisine başladı. Aksaray’da şehir genelinde mahalle mahalle geze davulcular, ilk mesaisine kar yağışı altında başlarken, kimi davulcular yürüyerek kimisi de araç bagajında davul çalarak vatandaşları sahura uyandırıyor. Aksaray’da kar yağışı ile birlikte 11 ayın sultanı Ramazan ayının ilk sahuru yaşanırken, ramazan ve orucun adeta simgesi olan Ramazan davulcuları da ilk sahur mesaisine kar yağışı altında başladı. Aksaray’da 76 mahallesi bulunan merkez ilçede yaklaşık 160 davulcu sahur mesaisine başlarken, davulcular da Ramazan ayına kavuşmaktan mutluluk duyduklarını belirterek, vatandaşları sahura kaldırmaktan büyük mutluluk duyduklarını dile getirdi. "Davul Ramazan ayının simgesidir" Davulcu Savaş Yaşar, davulun Ramazan ayının bir simgesi olduğunu belirterek, "Aksaray’da doğdum büyüdüm. Davul zurna işi yapıyoruz. Düğünlere gideriz, asker uğurlamalarında davul çalıyoruz. Ramazan gelince de sahurda çalıyoruz. Davul çalınması gereken her yerde biz varız. Sünnetlerde, ramazanda, yıllardır geleneksel davulumuzu çalıyoruz. Ben kendimi bildim bileli, 10 yaşımdan beri davul çalıyorum, zurna çalıyorum. Biz hep bu mesleği yapıyoruz. Vatandaşları sahura kaldırmak için ezana bir buçuk iki saat kala mecbur başlıyoruz. Bir tek mahalle çalmıyoruz, yeni geldiğinde arabayla da çalıyoruz. Ramazanda davul çalmak çok güzel bir şey. Ne hissediyorum? Kendimle ve çaldığım davulumla gurur duyuyorum. İnsanların çoğu seviniyor. 11 ayın sultanı ramazanın geldiği için davulla daha mutlu oluyorlar. Ramazanın simgesidir davul. Bir davul çalıp insanları sahura uyandırırken balkona çıkan çocuklar oluyor, seviniyorlar. Kameraya çekiyorlar, bazen bahşiş atıyorlar. Zaten bizim bir ramazanımız var yaz mevsiminde de 2 ay düğün çalarız başka da yok, yatarız" dedi. "İnsanların sevincini görmek mutlu ediyor" 16 yaşındaki davulcu Yakup Yaşar ise "Çocukluğumda abimin yanında gittim, babamın yanında gittim. Abim öğretti bana bu mesleği. Arabanın arkasında çalıyorduk. Herkes davul çalamaz. Ramazan ayında davul çalmak benim için çok güzel bir duygu. Mutlu oluyorum, mutlu oluyoruz ailecek. İnsanların sevincini görüyoruz. Çocuklar çıkıyor, el sallıyor, anları sevindiriyoruz. Güzel bir duygu yani" diye konuştu.