EKONOMİ - 15 Ekim 2025 Çarşamba 09:29

Hamside tehlike çanları çalıyor

A
A
A

Karadeniz’de hamsi stokları alarm veriyor. Hem bölge balıkçılığı hem de deniz ekosistemi için kritik öneme sahip olan türde av miktarı her geçen yıl azalıyor.

Karadeniz’de balık av sezonu devam ederken, hamsi stokları için alarm zilleri çalıyor. Türkiye’nin en çok avlanan balık türü olan hamside, son yıllarda ciddi bir düşüş yaşanıyor. Hem sofraların vazgeçilmezi hem de deniz ekosisteminin en kritik halkalarından biri olan hamsideki azalma, bölgesel balıkçılık ekonomisini de yakından etkiliyor.

Hamside tehlike çanları çalıyor

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2023-2024 av sezonunda 270 bin ton olan hamsi avı, 2024-2025 sezonunda yaklaşık 150 bin ton seviyelerine geriledi. Yaşanan bu düşüş Karadeniz ekosistemi ve balıkçılık dengesi açısından dikkat çekici bir gerileme olarak değerlendirildi. Karadeniz’in su sıcaklıklarında son yıllarda gözlenen değişim, hamsinin göç ve üreme dönemlerini de etkiliyor. Kıyı ekosistemlerindeki değişim, plankton yoğunluğundaki azalma ve denizlerdeki çevresel baskılar, hamsinin yaşam döngüsünde bozulmalara neden oluyor.

"Her yıl av sezonu başladığı zaman hamsi bol olacak diye başlarız; Sonrasında az olduğu görülüyor"

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi Balıkçılık Teknolojisi Mühendisliği Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Şahin, "Şu aşamada hamsi bol avlanıyor demek zor. Her yıl av sezonu başladığı zaman hamsi bol olacak diye başlarız. Sonrasında az olduğu görülüyor. Geçen yıl başlayan bir kota uygulaması vardı bu yıl da devam ediyor. Tarım ve Orman Bakanlığı kotaları belirlemek için talepleri topluyor. Bakalım bu sene kota ne kadar olacak. Bu iyi mi oldu kötü mü oldu av sezonu bittiği zaman konuşacağız" dedi.

Hamside tehlike çanları çalıyor

"Süreç böyle devam ederse daha da kötü olacak"

Hamsi avcılığının her geçen yıl azaldığına dikkat çeken Şahin, "Son 20 yıla baktığımızda avcılık hep aşağıya gidiyor. TÜİK’in açıkladığı verilerde de bu görülüyor. 2023-2024 av sezonunda 270 bin ton olan hamsi avcılığı 2024-2025 sezonunda 150 bin tonlara düşmüş. 400 bin ton kota verilmişti. 150 bin tonun 90 bin tonu halkın tüketimi için kullanılmış, geri kalan 65 bin tonu balık unu yağı fabrikalarına verilmiş. Aslında çok büyük bir miktar. Çünkü Toplam deniz balıkları avcılık miktarı 290 bin ton olduğunu görüyoruz. Bunun yaklaşık 210 bin tonu tezgahtan tüketim için kullanılmış. Geri kalan 80 bin ton balık unu yağ fabrikasına gitmiş. Bu hesaptan baktığımızda 80 bin tonun tamamı yani 65 bin tonu fabrikaya giden hamsiler oluşturuyor. Fabrikalara küçük hamsileri gönderiyoruz demek ki henüz üreme şansı yakalayamayan küçük balıkların avcılığı devam ediyor. Süreç böyle devam ederse daha da kötü olacak. Bu seneki av oranlarına bakıp Tarım ve Orman Bakanlığı’nın sert önlemler alması gerekecek. Belki hamsi av sezonunu tamamen kapatmak gibi veya kotayı çok daha sınırlı tutmak gibi" şeklinde konuştu.

Hamside tehlike çanları çalıyor

"Şuanda hamsiyi etkileyen en önemli unsur aşırı av çabamız"

Karadeniz’de hamsiye zarar verecek bir istilacı türün olmadığını ancak hamsiyi etkileyen aşırı av çabasının olduğunu kaydeden Şahin, "Hamside bir tehlike var bunu herkes biliyor. Stok her geçen gün azalıyor. 300-350 bin tonlardı şu anda 150 bin ton. 200 bin tonlara çok nadir çıktığı oluyor. Buradaki azalma sadece av miktarı değil, avlanılan balığın boyunun küçülmesi de bu durumu doğruluyor. Bu çok büyük bir tehlike. Bir an önce önlem alınması lazım. Bakanlığımız ve üniversitelerin yapmış olduğu çalışmalar neticesinde bir karar verilmesi gerekiyor. Karadeniz’de hamsiye zarar verecek bir istilacı tür yok. Şuanda hamsiyi etkileyen bizim aşırı av çabamız. Bunu yanlış avlanma tercihi de diyebiliriz. Artı olarak kirliliğinde etkisi var. Özellikle kıyısal alanlardaki kirliliğin etkisi çok fazla. Bu ikisi hamsinin stoklarını azaltma yönünde etki ediyor" ifadelerini kullandı.

Ozan Köse - Tolga Şahin

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kahramanmaraş Kahramanmaraş’ın tecilli lezzeti Maraş çöreği Ramazan sofralarını süslüyor Avrupa Birliği tarafından coğrafi işaretle tescil edilen Kahramanmaraş çöreği, Ramazan ayı boyunca fırınlarda yoğun mesaiyle hazırlanıyor. Taş fırında, odun ateşinde pişirilen geleneksel çörek, hem kentte yaşayanların hem de bayram için memleketine gelen misafirlerin vazgeçilmezi olmayı sürdürüyor. Kahramanmaraş’ta 11 ayın sultanı Ramazan ayıyla fırınlarda başlayan yoğunluk devam ediyor. Kendine özgü baharat karışımıyla hazırlanan tescilli Ramazan çörekleri yoğun şekilde üretiliyor. Mahlep, tarçın, çörek otu ve susam gibi aromatik tatlarla zenginleştirilen çörek, uzun süre bayatlamaması ve besleyici yapısıyla dikkat çekiyor. Çıtır kabuğu ve yumuşak iç dokusuyla damakları şenlendiren çörek, tok tutması nedeniyle daha çok sahurda tüketildiği ifade edildi. Fırıncılar, her yıl olduğu gibi bu yıl da Ramazan çöreklerine yoğun bir talep olduğunu belirterek üretimi artırdıklarını söyledi. "En büyük özelliği taş fırında, odun ateşinde pişmesidir" İşletme sahibi Kamil Akçöp, Maraş çöreğinin Ramazan Bayramı ile özdeşleştiğini belirterek, "Maraş’ın bildiğiniz gibi yeni tescil alan Kahramanmaraş çöreği Avrupa Birliği tarafından koruma altına alındı. Bizde gelenek gereği Ramazan Bayramı geldi mi adeta çörek bayramı olur. Bayrama yakın günlerde misafirlerimizle birlikte gece gündüz hizmet veriyoruz. Bayramda gelen misafirlerimize çörek ve hoşaf ikram ederiz. Bu bizim geleneksel Maraş çöreğimizdir. En büyük özelliği taş fırında, odun ateşinde pişmesidir. Klasik yumuşak çöreğimizin içerisinde un, baklavalık yağ, tuz, maya ve çörekotu bulunur" dedi. "Bu çöreğin tadı çok farklı" Vatandaşlardan Yüksel Çam ise geçmişte çöreklerin evlerde zembillerle hazırlandığını ifade ederek, "Eskiden annelerimiz zembillerle yapardı şimdi ise kilo kilo alıp evde yapıyoruz. Bu çöreğin tadı çok farklı ve gerçekten çok güzel" diye konuştu. Mehmet Saçmalı da çocukluk yıllarındaki bayram hazırlıklarını anlatarak, "Kahramanmaraş çörekleri önceden evlerde yapılır, zembillere konur, fırına götürülür ve sıraya girilirdi. Yapıldıktan sonra eve getirir, serer ve hoşafla birlikte tüketirdik. Misafirlere de mutlaka ikram edilirdi" ifadelerini kullandı. "Herkesi Kahramanmaraş’a, bu yöresel çörekleri tatmaya davet ediyorum" Abidin Şeker isimli vatandaş ise Maraş çöreğinin özellikle Ramazan ayında sıkça tüketildiğini belirterek, "Ramazan’da genellikle yapılır. Tarhana çorbası, ekşili çorba ve hoşafla birlikte güzel bir şekilde tüketilir. Çok memnunuz, sürekli alıyoruz. Herkesi Kahramanmaraş’a, bu yöresel çörekleri tatmaya davet ediyorum" şeklinde konuştu.
İzmir Göztepe, galibiyet parolasıyla Beşiktaş deplasmanında Göztepe, Trendyol Süper Lig’in 23. haftasında yarın Beşiktaş’a konuk olacak. Avrupa kupalarını hedefleyen sarı-kırmızılılar, karşılaşmaya mutlak galibiyet parolasıyla çıkacak. Trendyol Süper Lig’in 23. haftasında Göztepe, yarın saat 20.00’de Tüpraş Stadyumu’nda Beşiktaş ile karşı karşıya gelecek. İzmir temsilcisi, deplasmanda bu kritik karşılaşmayı kazanarak Avrupa kupaları hedefi doğrultusunda yoluna emin adımlarla devam etmeyi hedefliyor. Sakat oyuncuların durumu teknik heyeti mutlu etti Brezilyalı forvetler Juan ve Jeferson’un sakatlıklarını atlattığı, hafta boyunca takımla çalışarak Beşiktaş maçına hazır hale geldiği belirtildi. Göztepe’de Kayserispor karşılaşmasında maçın son anlarında forma giyebilen sağ kanat Arda Okan’ın da tamamen iyileşmesi teknik heyetin yüzünü güldürdü. Teknik Direktör Stanimir Stoilov’un Beşiktaş deplasmanında Juan ve Arda’ya ilk 11’de görev vermesi, Jeferson’u ise kulübede koz olarak değerlendirmesi bekleniyor. Orta saha oyuncusu Efkan Bekiroğlu’nun ise sakatlığı nedeniyle henüz antrenmanlara başlayamadığı ifade edildi. Dış sahada 14 puan toplandı Göztepe, bu sezon Trendyol Süper Lig’de deplasmanda 11 maça çıktı. Sarı-kırmızılılar bu süreçte 5 galibiyet, 4 mağlubiyet ve 2 beraberlik alarak 19 puan topladı. Bu süreçte rakip ağları 13 kez sarsan Göztepe, kalesinde ise 7 gol gördü. Son olarak 6 hafta önce dış saha karşılaşmasında Gaziantep FK’yı mağlup eden Stanimir Stoilov’un öğrencileri, benzer bir performansı Beşiktaş karşısında da sergilemeyi hedefliyor.
Bursa Bursa’da yankesicinin el çabukluğu izleyenleri şoke etti Bursa’da bir yankesici, öylesine hızlı bir hırsızlık yaptı ki, güvenlik kamerası görüntülerini izleyenler olay anını ancak defalarca izledikten sonra anlayabildi. Saniyeler içinde gerçekleşen hırsızlık, Bursa Asayiş Şube Müdürlüğü, Güven Timleri’nin dikkatinden kaçmadı. 38 saatlik detaylı çalışma o şüpheliyi yakalattı. Kadın yankesici mahkemece tutuklandı Olay, Osmangazi ilçesinde Tarihi Çarşı vea Hanlar Bölgesi’nde meydana geldi. Alışveriş için dışarı çıkan bir vatandaşın cebinde bulunan yaklaşık 30 bin TL değerindeki cep telefonu, yankesicilik yöntemiyle çalındı. Ne olduğunu anlamayan mağdurun ihbarı üzerine polis ekipleri harekete geçti. 38 saatlik kamera incelendi Bölgedeki güvenlik kameralarını mercek altına alan ekipler, tam 38 saatlik görüntüyü didik didik inceledi. Hırsızlık anı kameralara yansırken, şüphelinin ustaca ve saniyeler içinde telefonu aldığı görüldü. Görüntüleri izleyenler, yankesicinin el çabukluğunu fark edebilmek için kaydı defalarca izlemek zorunda kaldı. Yapılan teknik ve fiziki takip sonucu, benzer suçlardan kaydı bulunan G.K. isimli şüpheli gözaltına alındı. Üzerinde yapılan aramada çalınan cep telefonu ele geçirildi. Telefon sahibine teslim edilirken, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Polis ekiplerinin vatandaşların yoğun bulunduğu bölgelerde denetim ve çalışmalarını aralıksız sürdürdüğü bildirildi.