GÜNDEM - 04 Haziran 2025 Çarşamba 13:23

Genç: "Bazen bütün tedbirleri alsanız bile riskin oluşmasına mani olamayabiliyorsunuz; Böyle bir durumla bazen karşılaşabiliyoruz"

A
A
A
Genç: "Bazen bütün tedbirleri alsanız bile riskin oluşmasına mani olamayabiliyorsunuz; Böyle bir durumla bazen karşılaşabiliyoruz"

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, dün şiddetli yağışlar sonrasında Ortahisar ilçesinde yaşanan sel ve su baskınları ile ilgili olarak "Bazen bütün tedbirleri alsanız bile riskin oluşmasına mani olamayabiliyorsunuz; Böyle bir durumla bazen karşılaşabiliyoruz" dedi.


Akçaabat ilçesinin Çukurca Mahallesinde dün sel sularına kapılarak kaybolduğu tahmin edilen Hüseyin Aydın’ı arama çalışmalarının sürdüğü Sera Gölü’ne gelerek ekiplerden bilgi alan Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, basın mensuplarının sorularını cevaplandırdı. Arama çalışmaları ile ilgili konuşan Genç "Maalesef Çukurca mahallemizde Hüseyin Aydın isimli vatandaşımız tahminlere göre aşırı yağış sonrasında sele kapıldı. Onun arama çalışmaları şu anda sürdürülüyor. Bir taraftan AFAD’ımız, bir taraftan itfaiye mesai arkadaşlarımız, UMKE’miz, bütün arama kurtarma ekiplerimiz çalışmalara katılıyor. 253 personelimizle beraber 62 aracımız, 14 dronumuz ve 8 botla beraber arama çalışmaları sürdürülüyor. Hüseyin Aydın isimli vatandaşımızın suya kapıldığını düşündüğümüz bölgeden 11 noktada 8 kilometrelik alanda dere boyu komple hem itfaiyemiz hem AFAD’ımız hem arama kurtarma ekiplerimiz tarafından tarandı. Şu anda da Seragölü’nde çalışmalar sürüyor. Bir taraftan bu tarama dronla da beraber hem de fiilen sahada arkadaşlarımızla beraber sürdürülüyor. Bir taraftan da burada gördüğünüz çalışma yapılıyor. Umuyoruz ve diliyoruz ve dua ediyoruz ki inşallah vatandaşımıza sağ salim ulaşırız" diye konuştu.



"Sel ve su baskınlarından 206 iş yeri ve konut zarar gördü"


Ahmet Metin Genç, Trabzon’un Ortahisar ilçesinde sel sonrası temizlik çalışmalarının da sürdüğünü ifade ederek "Ortahisarımızda ise 3 noktamızda aşırı suyun, selin hasarlarını gördük. Toplamda 548 değerli mesai arkadaşımızla beraber yine kurumlarımız, kuruluşlarımız, DSİ’miz, Karayollarımız hep beraber müdahale ettik. 206 vatandaşımızın iş yerleri ve konutlarına suyun, selin zararı oldu. Vatandaşlarımıza, esnafımıza da bire bir yardımcı oluyoruz. Hasar tespit çalışmaları sürüyor. İnşallah bayramın hemen arefesindeyiz. Biz esnafımızı bayrama hazır hale getirmek için çok yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Bu şekilde selin hasarını toparlamaya gayret ediyoruz. Bütün hemşerilerimize ve şehrimize geçmiş olsun dileğimizi ifade etmek istiyorum. Sel oluştuktan çok kısa bir zaman içerisinde Sayın Cumhurbaşkanımız da aradı, kendilerine de bilgi arz ettik. Bütün devlet kurumlarımızla beraber, Cumhurbaşkanımızın da talimatı, desteklerine müteşekkiriz" şeklinde konuştu.



"Trabzon depremden uzak bir yer ama..."


"Trabzon’umuz veya Karadeniz bölgesi umumi itibariyle depreme uzak bir kuşakta olmakla beraber yoğun yağışlardan mütevellit maalesef sel ve heyelan riskinin çok çok olduğu bir yer" diyen Genç "Bazen bütün tedbirleri alsanız bile riskin oluşmasına mani olamayabiliyorsunuz. Böyle bir durumla bazen karşılaşabiliyoruz. Ama biz tekniğin, teknolojinin bize getirdiği bütün tedbirlerle beraber bu çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Evvela can güvenliği, ondan sonra mal güvenliği. Çalışmalarımızı inşallah bu doğrultuda sürdürmeye devam edeceğiz. Pazarkapı bölgemizdeki bütün temizlik çalışmalarını tamamladık. Esnafımızın iç temizlik çalışmasına da yani mekan temizliği çalışmasına da personel arkadaşlarımıza destek veriyoruz. Bir otelimizin de bulunduğu, Karşıyaka Vadisi’nden gelen taşkının sebep olduğu hasarla ilgili suyu oradan çekip boşaltma çalışmaları da bitmek üzere ama oradaki temizlik çalışmasını da tamamladık. Beşirli bölgemizde temizlik çalışmamızı yapmakla beraber suyun drenajı konusunda bir iki problemimiz var. Onları da bugün tamamlayacağız inşallah. Dolayısıyla bugün itibariyle bu akşam itibariyle merkezde eksik bir çalışmamız kalmayacak. Tamamını bitirmiş olacağız" ifadelerini kullandı.



Genç: "Bazen bütün tedbirleri alsanız bile riskin oluşmasına mani olamayabiliyorsunuz; Böyle bir durumla bazen karşılaşabiliyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara SAYTEK Yönetim Kurulu Başkanı Yıldırım: "Çöpe giden bir ürünü yeniden aynı ekonomik değerlere ulaştırıyoruz" Saytek Medikal ve Plastik Sanayi Ticaret Anonim Şirketi (SAYTEK) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Yıldırım, "Çöpe giden bir ürünü yeniden aynı ekonomik değere ulaştırıyoruz. Bu hem çevre hem ekonomi için kritik" dedi. Enerji, geri dönüşüm ve sağlık sektörü başta olmak üzere Avrupa’nın pek çok ülkesine gerçekleştirdiği ihracatlarla tanınan SAYTEK, plastik atıkları yüksek nitelikli ham maddeye dönüştürüp, pek çok sektörde yeniden kullanımını sağlayarak döngüsel ekonomiye katkı sunuyor. Covid döneminde sağlık sektöründe sergilediği üretim başarısını bugün 20’dan fazla ülkeye ihraç ettiği geniş ürün yelpazesiyle sürdüren şirket, uluslararası arenadaki gücünü de arttırıyor. Yıl sonu hedeflerini Avrupa odaklı büyüme ve sürdürülebilir enerji yatırımları üzerine kuran SAYTEK, üretim kapasitesi, ihracat performansı ve çok disiplinli iş modeliyle dikkat çekiyor. 400 milyon lira yatırımla kurulacak ’rPET’ levha tesisi 2027 sonunda devreye alınacak İç pazarı önceliklendiren ancak 20’dan fazla ülkeye gerçekleştirdiği ihracatla küresel bir vizyon çizen şirket, yeni yatırımlarıyla büyümesini ivmelendiriyor. Geri dönüşüm ve sağlık sektörlerindeki köklü tecrübesini enerji alanındaki gücüyle birleştiren şirket, hem çevresel hem de ekonomik değer oluşturmaya devam ediyor. TOBB’un ‘Türkiye’nin En Hızlı Büyüyen 100 Şirketi’ listesinde yer alan SAYTEK, LPG dağıtım lisansıyla pazarda yaklaşık yüzde 10 pay yönetiyor. Kurumsallaşma hedefi doğrultusunda halka arz hazırlıkları da yapan SAYTEK, Konya Kulu’da 400 milyon lira yatırımla kurulacak rPET levha tesisini 2027 sonunda devreye almayı planlıyor. Öte yandan tesisin enerji ihtiyacının önemli bölümünün güneş enerjisinden karşılanması hedefleniyor. SAYTEK Yönetim Kurulu Başkanı Özer Yıldırım, TOBB’un ‘Türkiye’nin En Hızlı Büyüyen 100 Şirketi’ listesinde yer alan SAYTEK’in enerji alanındaki güçlü açılımıyla daha kurumsal ve çevre odaklı bir yapıya kavuştuğunu belirtti. Yıldırım, devletin sunduğu stratejik desteklerin yerli üretim gücünü küresel pazarlara taşımada kritik bir kaldıraç görevi gördüğünü vurguladı. "Yüzde 95’in üzerinde yerli üretimden söz ediyoruz" Yıldırım, 2001 yılında Amerika ve Almanya’dan ithalatla sektöre adım attıklarını söyleyerek, 2008’den sonra ise üretime yöneldiklerini dile getirdi. Türk cerrahların talepleri doğrultusunda yürütülen Ar-Ge çalışmalarıyla dünya standartlarında titanyum implant üretimine başladıklarını belirten Yıldırım, devletin yerli üretimi teşvik eden politikalarının da bu dönüşümü hızlandırdığını ifade etti. Bugün gelinen noktada tablonun tamamen tersine döndüğünü vurgulayan Yıldırım, "Eskiden pazarın yüzde 95’i ithaldi. Artık yüzde 95’in üzerinde yerli üretimden söz ediyoruz. Türkiye bu alanda üretici bir ülke haline geldi" diye konuştu. "Çöpe giden bir ürünü yeniden aynı ekonomik değere ulaştırıyoruz" Şirketinin sağlık sektörünün yanı sıra geri dönüşüm ve çevre yatırımlarıyla da öne çıktığını belirten Yıldırım, depozito iade sistemi kapsamında toplanan ilk 200 ton ambalaj atığını geri dönüştüren firma olduklarını ve karbon azaltım projelerini uluslararası doğrulama kuruluşu VERRA’ya tescil ettirdiklerini kaydetti. Yıldırım, SAYTEK’in yıllık 16 bin 500 tonun üzerinde karbon kredisi elde ettiğini belirterek, gıda temasına uygun rPET üretimiyle atıkları tekstilden otomotive kadar birçok sektöre hammadde olarak kazandırdığının altını çizdi. Yıldırım, "Çöpe giden bir ürünü yeniden aynı ekonomik değere ulaştırıyoruz. Bu hem çevre hem ekonomi için kritik" dedi. SAYTEK günde yaklaşık 600 bin kişiyi koruyabilecek maske üretim kapasitesine ulaştı Covid döneminin tedarik zincirlerindeki kırılganlığı ortaya koyduğunu belirten Yıldırım, Türkiye’nin üretim ve lojistik kabiliyeti sayesinde ayrıştığını söyledi. Bu süreçte tıbbi tekstil alanına girdiklerini aktaran Yıldırım, günde yaklaşık 600 bin kişiyi koruyabilecek maske üretim kapasitesine ulaştıklarını ve Avrupa başta olmak üzere birçok ülkeye ihracat yaptıklarını dile getirdi. İç pazarı önceliklendirdiklerini ancak 20’ye yakın ülkeye de ihracat gerçekleştirdiklerini kaydeden Yıldırım, "Türkiye, insan kaynağı ve üretim hızıyla Avrupa için güçlü bir alternatif. Zor dönemler olsa da her daralmanın ardından güçlü çıkışlar olur. Biz gelecekten umutluyuz" ifadelerine yer verdi.
Kastamonu Kastamonu Üniversitesi, uluslararasılaşma çalışmalarına devam ediyor Kastamonu Üniversitesi, Kazakistan’daki Karaganda Buketov Üniversitesi ile ortak açtığı ve YÖK tarafından resmiyet kazandırılan ortak yüksek lisans programı için öğrenci alımına başlıyor. Kastamonu Üniversitesi ile Kazakistan’ın köklü yükseköğretim kurumlarından Karaganda Buketov Üniversitesi arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında açılan ortak yüksek lisans programı için öğrenci alımı başlıyor. Program, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda uygun bulunarak resmiyet kazandı. Lisansüstü Eğitim Enstitüsü bünyesinde açılan "Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Tezli Yüksek Lisans Programı", iki üniversitenin akademik birikimini bir araya getiren uluslararası bir lisansüstü eğitim modeli olarak tasarlandı. Program kapsamında öğrenciler, alanında uzman akademisyenlerin rehberliğinde eğitim alacak, ortak dersler, akademik danışmanlık süreçleri ve araştırma faaliyetleri iki üniversitenin iş birliğiyle yürütülecek. Program ile Türk lehçeleri, edebiyatları ve kültürel mirası üzerine akademik çalışmaların artırılması, Türk dünyası ile bilimsel etkileşimin geliştirilmesini ve disiplinler arası araştırmaların desteklenmesi amaçlanıyor. Bu çerçevede programın, hem Türkiye hem de Kazakistan başta olmak üzere Türk dünyasına yönelik akademik çalışmalara katkı sunması bekleniyor. Kastamonu Üniversitesi Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, YÖK onayının Kastamonu Üniversitesi’nin uluslararasılaşma çalışmaları açısından bir gelişme olduğunu belirtti. Rektör Topal, Karaganda Buketov Üniversitesi ile yürütülen ortak yüksek lisans programının, iki üniversite arasındaki akademik ilişkilerin gelişmesine ve ortak bilimsel faaliyetlerin yapılmasına da katkı sağlayacağını ifade etti. Ortak lisansüstü programların, bilimsel üretimi teşvik ettiğini ve akademik etkileşimi artırdığını vurgulayan Rektörümüz, bu program sayesinde öğrencilerin her iki üniversitenin bilgi birikiminden yararlanma imkânı bulacağını kaydetti. Programın, nitelikli tez çalışmalarının ortaya konulmasına ve yeni araştırma alanlarının geliştirilmesine zemin hazırlayacağı ifade edildi. Uluslararası iş birliklerini çeşitlendirmeye yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Rektör Topal, sürece katkı sunan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’a, YÖK üyelerine ve emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür etti.