SPOR - 25 Ekim 2025 Cumartesi 13:22

Ertuğrul Doğan: "Trabzonspor her zaman paraya karşı emeğin savaşını vermiştir"

A
A
A
Ertuğrul Doğan: "Trabzonspor her zaman paraya karşı emeğin savaşını vermiştir"

Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, bordo-mavililerin her zaman paraya karşı emeğin savaşını verdiğini söyledi. Doğan, kulübün borcunun Uğurcan Çakır’ın transfer geliriyle birlikte 2 milyar 850 milyon TL seviyesinde olduğunu belirterek, "Trabzonspor artık gelir getiren projelerle kendi ayakları üzerinde duracak. Önümüzdeki 3-4 ay içinde borç sorununu ortadan kaldırmayı hedefliyoruz" dedi.


Trabzonspor’un 59. olağan genel kurul toplantısı, Kadir Özcan Tesisleri’nde gerçekleştirildi. Toplantıya Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, yönetim kurulu üyeleri ve çok sayıda divan üyesi katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından divan başkanlık kurulu faaliyet raporuyla denetleme kurulu raporu okundu.



Uzun yıllarını Trabzonspor’a verenlere plaket


Toplantı divan üyeliğine hak kazanan üyelere belgelerinin takdim edilmesiyle devam etti. Ayrıca genel kurulda, divan üyeliğinde 45. yılını dolduran Eski Trabzonspor Başkanı Ahmet Celal Ataman, eski asbaşkanlardan Besim Kahraman ve Necip Yücesan’a plaketleri, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve Başkan Ertuğrul Doğan tarafından takdim edildi. Ayrıca üyelikte 35. yılını dolduran üyelere de plaket verildi.



Mahmut Ören: "Trabzonspor artık sadece sahada değil, projeleriyle de güçlü olmalı"


Trabzonspor Kulübü Divan Başkanlık Kurulu Başkanı Mahmut Ören, bordo-mavililerin geleceği için mali disiplinin ve sürdürülebilir projelerin önemine vurgu yaptı. Ören, "Geçmişte yüksek bedellerle alınan birçok futbolcudan ne mali ne de sportif anlamda kazanç elde edemedik. Trabzonspor’un oyuncu yetiştiren ve ekonomik değer oluşturan kimliğine dönmeliyiz. Kulübümüz artık sadece sahada değil, mali disiplini ve projeleriyle de güçlü olmalıdır. Bu anlayış Trabzonspor’un yarınlarını güvence altına alacaktır" dedi.



"TFF’yi göreve davet ediyorum"


Mahmut Ören, Trabzonspor’un son dönemde yaşadığı hakem hatalarına da tepki göstererek, "Trabzonspor’un yaşadığı hakem kıyımları futbolun adalet duygusunu zedelemiştir. Bu hatalar artık tesadüf değil sistematik hale gelmiştir. Futbolun adil kalması adına Türkiye Futbol Federasyonu’nu göreve davet ediyorum" ifadelerini kullandı.



Ertuğrul Doğan: "Bütün maçları kazanmış bir başkan olarak da burada olabilirdim"


Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, sezona iyi başladıklarını ancak bazı şanssızlıklar ve hatalı hakem kararları nedeniyle puan kayıpları yaşadıklarını belirterek, "Bugün belki bütün maçlarını kazanmış bir başkan olarak burada olabilirdim ama bazı kasıtlı hakem kararları yüzünden 5 puan gerideyiz. Genç bir takım ve teknik ekibimiz var. Fatih Tekke ve ekibine çok teşekkür ediyorum. Taraftarımızın desteğiyle çok daha güçlü olacağız" diye konuştu.



"Borcumuz 2 milyar 850 milyon TL seviyesinde"


Başkan Doğan, kaleci Uğurcan Çakır’ın Galatasaray’a satışından elde edilen gelirin eklenmesiyle birlikte Trabzonspor’un borcunun yaklaşık 2 milyar 850 milyon TL seviyesinde olduğunu söyledi. Doğan, "Bu borcun içinde ileriye dönük bonservis ödemeleri de var. Diğer kulüplerin borçları 30 milyar TL’ye yaklaşmış durumda. Biz ise doğru adımlarla bu seviyede tutabiliyoruz. Şampiyon olduğumuz sezonda takım bütçemiz 35 milyon Euro’ydu, ikinci olan takımın 40 milyon Euro’ydu. Şimdi 8 katı bütçelerle mücadele ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu.



"Trabzonspor her zaman paraya karşı emeğin savaşını vermiştir"


Ertuğrul Doğan, ekonomik şartların giderek ağırlaştığı futbol ortamında kulübün rekabet gücünü koruduğunu vurgulayarak, "Fark çok açıldı ve nerede olduğumuzun çok iyi anlaşılması lazım. Trabzonspor her zaman yarışacaktır, her zaman ’Paraya karşı emeğin savaşını’ vermiştir" dedi. Doğan, kulübün mali yönden kalıcı gelirler elde etmesi için önemli projeler yürüttüklerini belirterek, "Trabzonspor’un mali anlamda adımlar atabileceği yatırımlar ne yazık ki 25-30 yıldır yapılmamış. Bu da kulübümüzün bir gerçeği. Sayın Cumhurbaşkanımızın katkılarıyla 4 önemli arazi aldık, beşincisi üzerinde de çalışmalarımız sürüyor. Şenol Güneş bu süreçte bize abilik yaptı, büyük destek verdi. Bu tip destekleri çok nadir gördük" ifadelerini kullandı.


Projelerin detaylarını aralık ayında yapılacak mali kongrede paylaşacaklarını söyleyen Başkan Doğan, "Bu projelerle Trabzonspor’a kalıcı gelir sağlayacak adımlar atacağız. Ancak bu arazileri hiçbir şekilde satmayacağız" şeklinde konuştu.



"Trabzonspor’un borç sorunu 3-4 ay içinde çözülecek"


Ertuğrul Doğan, ekonomik anlamda doğru yolda olduklarını belirterek, "Trabzonspor rakipleriyle yarışabilmek için hem üretip satmak hem de yeni projeler geliştirmek zorunda. Bir aksilik olmazsa önümüzdeki 3-4 ay içinde kulübümüzün borçla ilgili bir sorunu kalmayacak" değerlendirmesinde bulundu.



Ertuğrul Doğan: "Trabzonspor her zaman paraya karşı emeğin savaşını vermiştir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Alaçatı’da Gastronomi Şöleni: En güzel ot yemeği belli oldu Bu yıl 15’incisi düzenlenen ve ilk kez uluslararası boyuta taşınan Alaçatı Ot Festivali, üçüncü gününde gastronomi tutkunlarını bir araya getiren geleneksel "En Güzel Ot Yemeği" yarışmasına sahne oldu. Yerel otların modern dokunuşlarla buluştuğu yarışmada, katılımcılar jüri karşısına Alaçatı’nın otları ile hazırladıkları özel tariflerle çıktı. Yarışmanın jüri başkanlığını; müzisyen, gezgin, radyocu ve televizyon programcısı kimliğiyle tanınan Ayhan Sicimoğlu üstlendi. Alanında deneyimli jüri üyeleri, yemekleri lezzet, sunum, özgünlük ve tema uyumu gibi kriterler doğrultusunda değerlendirdi. Kıyasıya rekabete sahne olan yarışmada birincilik ödülünün sahibi, 793 puanla İncifer Tören oldu. Tören, festivalin teması olan körmen otunu somonla buluşturduğu özgün yemeğiyle jüri üyelerinden yüksek not aldı. Dikkat çeken sunumuyla da öne çıkan tabak, izleyicilerden de büyük beğeni topladı. Yarışmada ikinciliği ise 731 puanla Tuba Bayoğlu kazandı. Bayoğlu’nun enginar cipsi ve damla sakızlı yoğurt eşliğinde sunduğu şevketibostan yemeği, geleneksel tatları modern dokunuşlarla harmanlamasıyla dikkat çekti. Üçüncülük ödülü ise 722 puanla Germiyan’ın yöresel lezzetlerinden "Çalkama" yemeğini hazırlayan Arif Er’e verildi. Yerel mutfak kültürünü başarıyla yansıtan bu tabak, jüri tarafından özgünlüğüyle öne çıkarıldı. Festival coşkusunun yoğun şekilde hissedildiği yarışmanın sonunda dereceye giren katılımcılara ödülleri, Çeşme Belediyesi Meclis Üyeleri Arif Çilek, Mehmet Bilgiç ve Salih Kaya tarafından takdim edildi. Renkli görüntülere sahne olan ödül töreni, katılımcıların ve izleyicilerin alkışları eşliğinde gerçekleşti. Alaçatı Ot Festivali, gastronomi mirasını yaşatmayı ve yerel otların mutfaklardaki yerini güçlendirmeyi amaçlayan etkinlikleriyle önümüzdeki günlerde de ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.
Kayseri Düğün gecesi şüpheli şekilde ölen uzman çavuşun eşinin yargılanmasına başlandı Kayseri’de düğün gecesi evinde tabancayla başından vurulmuş halde bulunan Uzman Çavuş Ümit Canpolat’ın ölümüyle ilgili şüpheli eşinin yargılanmasına başlandı. Tutuksuz yargılanan kadın hakkında adli kontrol şartı getirildi. Kayseri’de 12 Haziran’da Kayseri’nin Talas İlçesi’nde meydana gelen olayda; düğünden eve dönen damat Ümit Canpolat, gece yarısından sonra evinde tabancayla başından vurulmuş halde bulundu. Ümit Canpolat’ın eşi M.C.’nin Ümit Canpolat’ı öldürdüğü iddiasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başladı. Duruşmaya tutuksuz yargılanan M.C. ve avukatı ile olayda hayatını kaybeden Ümit Canpolat’ın annesi Döndü Canpolat, babası Ali Canpolat, ağabeyi, kız kardeşleri ve avukatları katıldı. Olay gününü anlatan sanık eş M.C., düğünün ardından evlerine geldiklerinde teyzesi olan Ümit Canpolat’ın annesinin kendisini aradığını ve düğünde zarf içinde takılan bir takı ile ilgili konuştuğunu bunun Ümit Canpolat ile aralarında gerginliğe neden olduğunu belirtti. Daha sonra Ümit Canpolat’ın kapının arkasında anahtar unuttuğu için eve giremediklerini ve çilingir çağırdıklarını belirten M.C., bu nedenle Ümit Canpolat ile tartıştıklarını ve sesini yükselttiğini söyledi. Çilingirin kapıyı açmasının ardından eve girdiklerini ve kendisinin banyoya girdiğinin belirten M.C., bir süre sonra silah sesi duyduğunu, Ümit Canpolat’ı yerde kanlar içinde gördüğünü, korktuğunu ve ellerinin titrediğini, önce ambulansı ardından da kayınvalidesi olan teyzesini ve kendi amcasını aradığını söyledi. M.C., "Annesi, babası ve ağabeyi geldi. Ağabeyi bana, ‘Silahı kaldır’ dedi. Silahı ben kaldıramadım. Babası silahı eliyle itti, ağabeyi aldı, annesinin getirdiği havlunun üzerine koydu" diyerek olay anında yaşananları anlattı. Ağabey İ. Canpolat’ın yaralı halde bulunan Ümit Canpolat’a tampon yaptığını söyleyen M.C., "Ambulans geldi, Ümit’i götürdüler. Ben çok korktum" dedi. Ümit Canpolat ile 5 yıllık nişanlılık süreçleri olduğunu dile getiren M.C., bu süre boyunca merhum Ümit Canpolat’ın kumar oynadığını ve defalarca büyük borçların altına girdiğini ifade etti. Kumar nedeniyle sık sık kavga ettiklerini de belirten M.C., "Kedi köpek gibi birbirimizi yerdik. Sürekli kumar borcu geliyordu. Güzel konuştuk olmadı, kötü konuştum olmadı" dedi. Ümit Canpolat’ın daha önce de intihara teşebbüs ettiğini öne süren M.C., "Ümit’in ailesini ve beni cezalandırmak için kendini öldürdüğünü düşünüyorum" diye konuştu. Avukatlar tartıştı M.C.’nin avukatı, duruşmanın SEGBİS ile kayıt altına alınması talebinde bulundu. Ailenin ve müvekkilinin Ümit Canpolat’ı kumardan kurtarmak için ellerinden geleni yaptığını ancak kurtaramadığını belirten avukat olayın bu nedenden dolayı yaşandığını öne sürerek, "Benim müvekkilim aylarca televizyonda linç ediliyor" dedi. M.C.’nin avukatının konuştuğu sırasında Ümit Canpolat’ın ailesinin avukatı ile aralarında tartışma çıktı. Müvekkili M.C.’nin 9 kez beyan verdiğini ve tüm beyanlarının birbiriyle uyumlu olduğunu belirten avukat, olay yerinde olmayan bir kırık sandalye ile hazırlanan senaryoya ait malzeme oluşturulmaya çalışıldığını söyledi. Anne Döndü Canpolat: "Oğlum boşanmak istedi" M.C.’nin kendisinin yeğeni olduğunu ve babası, ağabeyi ve amcasının sürekli cezaevine girip çıktığını belirten anne Döndü Canpolat, "Ben bu aileyi sevmedim. Oğluma da evlenmemesini söyledim. İlk 3 ay mutlulardı, sonra hep kavga, dövüş ve tehditlerle geçti. Onu hep aşağıladı, kumar oynadı diye suçladı. Oğlum sürekli ayrılmak istedi, bu onu tehditle tuttu. Nikahı da tehditle yaptı" diye konuştu. Mahkemede kendisiyle ilgili sunulan ses kayıtlarıyla ilgili soruyu da yanıtlayan Döndü Canpolat, ses kayıtlarını gelininin attırdığını iddia etti. Ümit Canpolat’ın diğer yakınları da Ümit Canpolat’ın kumar alışkanlığının olmadığını ve M.C.’nin ayrılmak istediğini beyan etti. Savcı tutuklanmasını talep etti M.C.’nin tutuklanmasını talep eden Ümit Canpolat’ın avukatları ayrıca bir televizyon yayınının deşifre edilerek, mahkeme tutanaklarına eklenmesini talep etti. Savcılık makamı da mütalaasında M.C.’nin tutuklu yargılanmasını istedi. Yaklaşık 8 saat süren duruşmanın sonunda mahkeme heyeti, gelmeyen tanıkların zorla getirilmesi hükmederek, M.C.’nin adli kontrol şartlarının devamına ve tutuksuz yargılanmasına karar verdi.