GÜNDEM - 20 Şubat 2026 Cuma 09:43

Emlakta güvenlik kalkanı

A
A
A
Emlakta güvenlik kalkanı

Ticaret Bakanlığınca emlak sektöründe tüketici mağduriyetlerinin ve sahte ilan kaynaklı dolandırıcılıkların önlenmesi amacıyla devreye alınan Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS), kiralık taşınmazların ardından 15 Şubat itibarıyla satılık konut ve tüm satılık gayrimenkul ilanları için de zorunlu hale getirildi. Türkiye Emlak Müşavirleri Federasyon Genel Başkan Yardımcısı Ayhan Taflan, uygulamanın sektörde önemli bir dönüşüm sağlayacağını belirterek, "Bu sistemle birlikte yetkisiz kişilerin ilan girmesi tamamen engelleniyor. Hem vatandaşımız korunacak hem de mesleği yasal çerçevede yapan emlak danışmanları daha güvenli bir ortamda hizmet verecek" dedi.


Bakanlığın geçen yıl kiralık konut ve iş yerleri için uygulanmaya aldığı Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS), 15 Şubat itibarıyla satılık konut ve tüm satılık taşınmaz ilanları için de ülke genelinde zorunlu hale getirildi. Uygulama ile sosyal medya ve emlak portallarında sahte fotoğraflar kullanılarak piyasa değerinin altında gösterilen taşınmazlar üzerinden yapılan dolandırıcılıkların önüne geçilmesi hedefleniyor. Sistem kapsamında taşınmaz sahipleri, e-Devlet üzerinden kendilerine ait mülkü seçerek ilan verme sürecinde emlak işletmelerini yetkilendiriyor. Tapuda ya da resmi kurumlarda işlem yapma hakkı sağlamayan sistem yalnızca ilan yayınlama yetkisini kapsıyor. Yetkilendirme yapılmadan ilan girilmesine izin vermeyen uygulamayla birlikte yetkisiz kişilerce girilen yaklaşık 200 bin ilan pasife alınırken, doğrulama yapılmayan ya da süresi dolan ilanların yeniden yayımlanmasına da izin verilmiyor. İlanlar yalnızca mülk sahibi, birinci derece yakınları veya yetki belgesine sahip sorumlu emlak danışmanları tarafından sisteme yüklenebiliyor.



"Sistemin amacı, geçmişte sıkça yaşanan sahte ilan ve dolandırıcılık olaylarının önüne geçmektir"


Türkiye Emlak Müşavirleri Federasyon Genel Başkan Yardımcısı, Trabzon İnşaatçılar ve Emlakçılar Odası Başkanı Ayhan Taflan, sistemin sektörde fiyat manipülasyonlarının önüne geçeceğini ve güven ortamını güçlendireceğini belirterek, "Bakanlığın geçen yıl devreye aldığı Elektronik İlan Doğrulama Sistemi, önce kiralık konutlar ve iş yerleri için zorunlu hale getirilmişti. Kanun gereği uygulama artık satılık konutlar ve tüm satılık gayrimenkuller için de yürürlüğe girdi. Sistemin amacı, geçmişte sıkça yaşanan sahte ilan ve dolandırıcılık olaylarının önüne geçmektir. Özellikle sosyal medyada veya emlak portallarında hayali fotoğraflar kullanılarak piyasa değerinin çok altında gösterilen taşınmazlar üzerinden vatandaşların mağdur edilmesi birçok şikayete konu olmuştu. Bu nedenle Bakanlık, ilan güvenliğini sağlamak amacıyla bu sistemi hayata geçirdi. Vatandaş, Elektronik İlan Doğrulama Sistemi üzerinden bir emlak ofisine yetki verdiğinde, bu durum söz konusu emlak ofisine tapuda işlem yapma ya da resmi kurumlarda mülk sahibi adına işlem yürütme yetkisi vermez. Verilen yetki yalnızca ilan yayınlama yetkisidir. Bu yetki olmadan emlak ofislerinin ilan portallarında ilan yayımlaması mümkün değildir" şeklinde konuştu.



"Yetkisi bulunmayan kişiler tarafından girilmiş yaklaşık 200 bin ilanın pasife düşürüldüğü görülmektedir"


"Geçmişte sıkça karşılaşılan dolandırıcılık yöntemlerinde, bir dairenin fotoğrafı izinsiz alınarak piyasa değerinin çok altında bir bedelle ilana konuluyordu" diyen Taflan, "Vatandaşların dikkat etmesi gereken bir diğer konu ise, bu yetkilendirme öncesinde taraflar arasında kanunda yeri olan alım-satım sözleşmelerinin karşılıklı olarak yapılmasıdır. Mülk sahibi, e-Devlet üzerinden ilgili Bakanlığın sayfasına girerek Elektronik İlan Doğrulama Sistemi aracılığıyla yetki tanımlaması yapabilmektedir. Bu işlemle birlikte, yetki belgesine sahip sorumlu emlak danışmanları ilan yayınlama hakkı elde eder. Verilere bakıldığında, yetkisi bulunmayan kişiler tarafından girilmiş yaklaşık 200 bin ilanın pasife düşürüldüğü görülmektedir. Süresi dolmuş veya yetkilendirme yapılmamış ilanlar sistem tarafından kaldırılmakta ve yeniden yüklenememektedir. Bu ilanları yalnızca mülk sahibi, birinci derece yakınları ya da yetki belgesine sahip sorumlu emlak danışmanları yeniden sisteme girebilir. Geçmişte sıkça karşılaşılan dolandırıcılık yöntemlerinde, bir dairenin fotoğrafı izinsiz alınarak piyasa değerinin çok altında bir bedelle ilana konuluyordu. Örneğin, 5 milyon lira değerindeki bir daire 3 milyon lira olarak gösteriliyor, il dışında ya da yurt dışında yaşayan vatandaşlar uygun fiyat düşüncesiyle ön ödeme göndermeye ikna ediliyordu. Daha sonra ne ortada gerçek bir daire ne de ulaşılabilecek bir muhatap kalıyordu. Yeni sistemle birlikte, yetkilendirme yapılmadan ilan girilemediği için bu tür sahte ilanların önüne geçilmesi hedeflenmektedir. Sistem, gerekli onaylar olmadan ilanların yayınlanmasına izin vermemekte ve uygunsuz girişleri otomatik olarak devre dışı bırakmaktadır" ifadelerini kullandı.



Emlakta güvenlik kalkanı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara BBP lideri Destici: "Bizler davası olan insanlarız" Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, "Bizler davası olan insanlarız. Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin varlığının birliği, hepimizin ortak payesidir. Siyasi mücadelemizi de bunun için veriyoruz" dedi. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile İYİ Parti Genel Merkezi’nde bir araya geldi. 1 saat boyunca baş başa görüşen ikili, görüşmenin ardından ortak basın açıklaması gerçekleştirdi. İYİ Parti 4. Olağan Kurultayı’nda tekrardan genel başkan seçilen Dervişoğlu’na hayırlı olsun dileklerini ileten Destici, Dervişoğlu ile uzun yıllardır arkadaş olduğunu ve bu ilişkiyi sürdürmeyi niyet ettiğini belirtti. Destici ayrıca, ayrı partilerde yer alsalar dahi Türk milletinin ortak çıkarları için çalıştıklarını da sözlerine ekledi. "Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin varlığının birliği, hepimizin ortak payesidir" Bütün siyasi mücadelesini Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve milleti için sarf ettiğini belirten Destici, "Başkanımıza ve heyetine hayırlı olsun dileklerimizi iletmek için heyetimizle birlikte bu ziyareti gerçekleştirdik. 4. Olağan Kurultayı’nın İYİ Parti için, genel başkanı için, yönetimi için, camiası için, Türk siyaseti için ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum. Bizler davası olan insanlarız. Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin varlığının birliği, hepimizin ortak payesidir. Siyasi mücadelemizi de bunun için veriyoruz. Ayrı partilerde olsak da ülkemiz için, milletimiz için, devletimizin bekası için bir araya geliriz, geleceğiz, konuşacağız ve elbette bu meseleleri istişare edeceğiz. Bizim 1986-1987’li yıllardan beri olan bir tanışıklığımız, bir dostluğumuz var. Aynı ocağın çorbasını içmişiz. Dolayısıyla ayrı partilerde görev yapmış olsak da bir dostluk ve kardeşlik hukukumuz var" diye konuştu. "Her görüşmede olduğu gibi Türkiye’nin genel meseleleriyle ilgili görüş alışverişinde bulundum" Baş başa yapılan görüşmede Türkiye gündeminde dair fikir alışverişinde bulunduklarını ve bu ziyaretlerin ortak paydada devam edeceğini ifade eden Dervişoğlu ise, "Kendilerini genel merkezimizde ağırlamış olmaktan ziyadesiyle mutlu ve memnunum. Her görüşmede olduğu gibi Türkiye’nin genel meseleleriyle alakalı, sosyal durumumuzla ilgili yaşanan bu görüşmeler çerçevesinde görüş alışverişinde bulundum. Kendilerine de başarı dileklerimizi ilettik" şeklinde konuştu.
Isparta Teneffüste ölümle burun buruna gelen öğrenci o anları anlattı Isparta’da teneffüs sırasında boğazına yiyecek kaçan lise öğrencisi, öğretmenlerin zamanında ve bilinçli müdahalesi sayesinde sağlığına kavuştu. O anlar okulun güvenlik kameralarına saniye saniye yansırken, 15 yaşındaki öğrenci yaşadığı korku dolu anları, "O an ölecekmişim gibi hissettim, nefes alamıyordum" sözleriyle anlattı. Isparta’daki Mustafa Gürkan Anadolu Lisesi’nde teneffüs saatinde bir öğrencinin boğazına yiyecek kaçtı. Nefes almakta zorlanan öğrenciyi fark eden nöbetçi öğretmenler Emine Aydemir ve Recep Sarı, duruma hızla müdahale etti. Öğretmenlerin uyguladığı Heimlich manevrası sayesinde öğrencinin solunumu kısa sürede normale döndü. Sağlık ekiplerine ihtiyaç duyulmadan öğrencinin durumunun kontrol altına alındığı öğrenildi. Sağlık durumunun iyi olduğu belirtilen öğrencinin, olayın ardından herhangi bir olumsuzluk yaşamadığı bildirildi. "Sadece öğrencimin kurtulmasını düşündüm" Olay anı nöbetçi olduğunu belirten Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Emine Aydemir, "Dün koridorda nöbetçiydim. Bu sırada bir öğrencimizin yere doğru eğildiğini ve boğazını tuttuğunu gördüm. Boğazına bir şey kaçtığını düşündüm ve hemen Heimlich manevrasını uygulamaya başladım. Bir süre sonra öğrenci bayılacak gibi oldu. O anda hem onu tutmakta hem de manevrayı uygulamakta zorlandım. Hemen öğrencilerden Recep hocayı çağırmalarını istedim. Recep hoca geldikten sonra öğrenci biraz kendine gelmişti ve müdahaleye birlikte devam ettik. Çok şükür öğrencimiz kurtuldu" diye konuştu. "İyi ki ilk yardım eğitimi almışım" İlk yardım eğitiminin önemine dikkat çeken Aydemir, o an yaşadıklarını şöyle ifade etti: "O anda hiçbir şey hissetmedim, sadece öğrencimin kurtulması gerektiğini düşündüm. Ne yapmam gerektiği bir anda gözümün önünden geçti. Heimlich manevrasını eğitimde öğrendiğim şekilde uyguladım. Aslında bazı şeyleri unuttuğumu zannediyordum ama hepsi aklıma geldi. O boğazındaki parçayı nasıl çıkarabilirim diye düşündüm ve sadece buna odaklandım. İyi ki ilk yardım kursuna gitmişim. Milli Eğitim Müdürlüğü’nün ilk yardım merkezinin düzenlediği kursa üç kez katıldım. Eğer o eğitimi almamış olsaydım, o an ne yapacağımı bilemeyebilirdim. Çok şükür öğrencimiz şu an sağlıklı ve iyi." "İlk yardım eğitimi sayesinde öğrencimizi kurtardık" Olay sırasında nöbetçi olmadığını ancak öğrencilerin çağrısı üzerine hızla koridora geldiğini belirten öğretmen Recep Saygı ise, "Öğrencilerin beni çağırdığını duydum ve hemen olay yerine geldim. Emine hocamız müdahaleye başlamıştı. Öğrencinin boğulduğunu fark edince Heimlich manevrasını uygulamamız gerektiğini anladım. Müdahaleye devam ettik ve kısa süre sonra öğrencimiz normale döndü. Bu olayla birlikte ilk yardımın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görmüş olduk. Isparta Milli Eğitim Müdürlüğü’nün verdiği eğitimler sayesinde bir öğrencimizi daha kurtardık. İnşallah bir daha böyle bir durum yaşanmaz. Öğrencimizin hâlâ aramızda olduğunu bilmek bizi çok mutlu ediyor" dedi. "O an ölecek gibi hissettim" Yaşadığı korku dolu anları anlatan 15 yaşındaki Sultan Çetin ise şunları söyledi: "Kantinden kek almıştım. Oruçlu arkadaşlarım rahatsız olmasın diye kütüphanede yemeye karar verdim. Keki ağzıma attığım sırada zil çaldı. Ben de yukarı kata çıkmak için koşmaya başladım. O sırada boğazımda takılma hissettim ve nefes alamadığımı fark ettim. Yanımdaki arkadaşım sırtıma birkaç kez vurdu ama geçmedi. Daha sonra Emine hocamız Heimlich manevrası uygulamaya başladı. Müdahale sırasında nefesim kesildi ve yere yığıldım. Ardından Recep hoca geldi. O geldiğinde biraz kendime gelmiştim ama hâlâ zor nefes alıyordum. Müdahaleye devam ettiler ve sonunda kurtuldum. O an çok korktum, ölecekmiş gibi hissettim. Panik yaptıkça kalbim daha hızlı çarpıyordu. Öğretmenlerime çok teşekkür ediyorum."
Isparta Teneffüste ölümle burun buruna gelen öğrenci o anları anlattı Isparta’da teneffüs sırasında boğazına yiyecek kaçan lise öğrencisi, öğretmenlerin zamanında ve bilinçli müdahalesi sayesinde sağlığına kavuştu. O anlar okulun güvenlik kameralarına saniye saniye yansırken, 15 yaşındaki öğrenci yaşadığı korku dolu anları, "O an ölecekmişim gibi hissettim, nefes alamıyordum" sözleriyle anlattı. Isparta’daki Mustafa Gürkan Anadolu Lisesi’nde teneffüs saatinde bir öğrencinin boğazına yiyecek kaçtı. Nefes almakta zorlanan öğrenciyi fark eden nöbetçi öğretmenler Emine Aydemir ve Recep Sarı, duruma hızla müdahale etti. Öğretmenlerin uyguladığı heimlich manevrası sayesinde öğrencinin solunumu kısa sürede normale döndü. Olay yerine sağlık ekiplerine ihtiyaç duyulmadan öğrencinin durumunun kontrol altına alındığı öğrenildi. Sağlık durumunun iyi olduğu belirtilen öğrencinin, olayın ardından herhangi bir olumsuzluk yaşamadığı bildirildi. "Sadece öğrencimin kurtulmasını düşündüm" Olay anı nöbetçi olduğunu belirten Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Emine Aydemir, yaşananları, "Ben Emine Aydemir, Mustafa Gürkan Anadolu Lisesi’nde 5 yıldır görev yapıyorum. Dün koridorda nöbetçiydim. Bu sırada bir öğrencimizin yere doğru eğildiğini ve boğazını tuttuğunu gördüm. Boğazına bir şey kaçtığını düşündüm ve hemen Heimlich manevrasını uygulamaya başladım. Bir süre sonra öğrenci bayılacak gibi oldu. O anda hem onu tutmakta hem de manevrayı uygulamakta zorlandım. Hemen öğrencilerden Recep hocayı çağırmalarını istedim. Recep hoca geldikten sonra öğrenci biraz kendine gelmişti ve müdahaleye birlikte devam ettik. Çok şükür öğrencimiz kurtuldu" sözleriyle anlattı. "İyi ki ilk yardım eğitimi almışım" İlk yardım eğitiminin önemine dikkat çeken Aydemir, o an yaşadıklarını şöyle ifade etti: "O anda hiçbir şey hissetmedim, sadece öğrencimin kurtulması gerektiğini düşündüm. Ne yapmam gerektiği bir anda gözümün önünden geçti. Heimlich manevrasını eğitimde öğrendiğim şekilde uyguladım. Aslında bazı şeyleri unuttuğumu zannediyordum ama hepsi aklıma geldi. O boğazındaki parçayı nasıl çıkarabilirim diye düşündüm ve sadece buna odaklandım. İyi ki ilk yardım kursuna gitmişim. Milli Eğitim Müdürlüğü’nün ilk yardım merkezinin düzenlediği kursa üç kez katıldım. Eğer o eğitimi almamış olsaydım, o an ne yapacağımı bilemeyebilirdim. Çok şükür öğrencimiz şu an sağlıklı ve iyi." "İlk yardım eğitimi sayesinde öğrencimizi kurtardık" Olay sırasında nöbetçi olmadığını ancak öğrencilerin çağrısı üzerine hızla koridora geldiğini belirten Öğretmen Recep Saygı, yaşananları, "Öğrencilerin beni çağırdığını duydum ve hemen olay yerine geldim. Emine hocamız müdahaleye başlamıştı. Öğrencinin boğulduğunu fark edince Heimlich manevrasını uygulamamız gerektiğini anladım. Müdahaleye devam ettik ve kısa süre sonra öğrencimiz normale döndü. Bu olayla birlikte ilk yardımın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görmüş olduk. Isparta Milli Eğitim Müdürlüğü’nün verdiği eğitimler sayesinde bir öğrencimizi daha kurtardık. İnşallah bir daha böyle bir durum yaşanmaz. Öğrencimizin hâlâ aramızda olduğunu bilmek bizi çok mutlu ediyor" Sözleriyle anlattı. "O an ölecek gibi hissettim" Yaşadığı korku dolu anları anlatan 15 yaşındaki Sultan Çetin ise şunları söyledi: "Kantinden kek almıştım. Oruçlu arkadaşlarım rahatsız olmasın diye kütüphanede yemeye karar verdim. Keki ağzıma attığım sırada zil çaldı. Ben de yukarı kata çıkmak için koşmaya başladım. O sırada boğazımda takılma hissettim ve nefes alamadığımı fark ettim. Yanımdaki arkadaşım sırtıma birkaç kez vurdu ama geçmedi. Daha sonra Emine hocamız Heimlich manevrası uygulamaya başladı. Müdahale sırasında nefesim kesildi ve yere yığıldım. Ardından Recep hoca geldi. O geldiğinde biraz kendime gelmiştim ama hâlâ zor nefes alıyordum. Müdahaleye devam ettiler ve sonunda kurtuldum. O an çok korktum, ölecekmiş gibi hissettim. Panik yaptıkça kalbim daha hızlı çarpıyordu. Öğretmenlerime çok teşekkür ediyorum."