KÜLTÜR SANAT - 23 Ekim 2025 Perşembe 12:17

Doğu Karadeniz’de yaylalardan dönüşler hızlandı

A
A
A
Doğu Karadeniz’de yaylalardan dönüşler hızlandı

Doğu Karadeniz’de Kasım ayının yaklaştığı şu günlerde yaylalardan dönüşler sürüyor.


Küçükbaş ve büyükbaş hayvancılık yapan sürü sahipleri yaylalardan köylerine dönüşlerine devam ediyor. Özellikle Trabzon’un Şalpazarı ilçesinin yüksek yaylalarına Mayıs ayında gelin gibi süsledikleri inekleri ile çıkan yöre halkı, yaylalardan yine aynı şekilde dönüşe geçiyor. Yöre halkının giydiği çiçekli fistanlarını giyen Çepni kadınları ve kızları, Aktaş, Kızlüzüm Obası, Davunlu, Alaca, Kadırga ve Sis Dağı Yaylalarından hayvanları ile birlikte kilometrelerce yaya olarak yürüyerek mahallerine dönüyor.


Yayladan dönüş yolculuğu ile ilgili bilgi veren Şalpazarı’nın Sinlice mahallesi sakinlerinden 49 yaşındaki Salih Usta "Yaylaya hareket ederken ineklerimizde bizde bir başka huzur ve neşe ile yola çıkarız. Yaylaya gidecek olan ineklerimiz süslediğimiz zaman o hayvanlar yaylaya gideceklerini anlarlar bize hiç zahmet etmeden konaklayacak olduğumuz yaylamıza giderler. Giderken içimizdeki neşe geriye dönüşte bir yakınımız kaybetmiş gibi hüzne dönüşür. Yaylada vargit çiçekleri açınca biz artık yayla zamanının sona erdiğini anlarız. Eşim, komşularım, akrabalarımız hepimiz gözlerimiz doldu dönüşte. Gelmek istemedik ancak havalar soğumaya başlayınca mecbur yaylalardan dönüşe geçtik" dedi.


"Bu yıl kış çok sert geçecek gibi" diyen Usta "Hayvanlarımızın ot ve saman ihtiyaçlarının bir bölümünü yaylacılık yaptığımız yaylardan temin ettik. Bir kısmını da il dışındaki saman ve ot satışı yapan satıcılardan temin ederek Sinlice mahallemize getirdik. Havalar güzel olunca ineklerimizi dışarıda otlaklarda otlatmaya devam ediyoruz" şeklinde konuştu.



Doğu Karadeniz’de yaylalardan dönüşler hızlandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Bakan Kurum: "Depremden bu yana felaket üzerinden siyaset kurdular, depremzede kardeşlerimizin yuvasına kavuşması işlerine gelmiyor" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde "Yeni Evim İlk İftarım" programına katılarak depremzede vatandaşlarla iftarda bir araya geldi. Bakan Kurum, "Depremden bu yana felaket üzerinden siyaset kurdular. Bölgenin toparlanması, depremzede kardeşlerimizin yuvasına kavuşması işlerine gelmiyor" dedi. Bir dizi program için Gaziantep’te bulunan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "500 Bin Sosyal Konut" projesi çerçevesinde "Ev Sahibi Türkiye" kura çekim töreni sonrası Nurdağı ilçesindeki "Yeni Evim İlk İftarım" programına katılarak depremzede vatandaşlarla iftarda bir araya geldi. İftarda konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, deprem bölgesinde yapılan çalışmalar ve sosyal konut çalışmaları ile ilgili verileri paylaştı. "Yeniden ayağa kalkan hayatın, yeniden kurulan düzenin, yeniden yanan ocakların sevincine şahitlik ediyoruz" Deprem sonrası Nurdağı’nın yeniden ayağa kalkışına şahitlik ettiklerini söyleyen Bakanı Murat Kurum, "Ev Sahibi Türkiye yolculuğunda Gaziantep’imizdeki 13 bin 890 yuvamızın kura sevincine birlikte ortak olduk. Geldiğimizden bu yana şehrimizin her köşesinde özellikle de Nurdağı’nda yeniden ayağa kalkan hayatın, yeniden kurulan düzenin, yeniden yanan ocakların sevincine şahitlik ediyoruz. Bizi aynı sofrada buluşturan, bu şehre hizmet etmeyi, Nurdağı’na destek olmayı nasip eden Rabbime hamd ediyorum. Gaziantep’le gönül bağı kurmaktan, sizlerle hemşeri olmaktan büyük bir onur duyuyorum" dedi. "Böyle bir afetin ardından ortaya koyduğumuz irade sıradan olamazdı" Deprem sonrası yaşananlar ve yapılan çalışmalarla ilgili konuşan Bakan Murat Kurum, "6 Şubat sabahı da burada, Nurdağı’nda hep beraberdik. O gün bu sokaklarda, bir o yana bir bu yana nefes nefese koştururken; hayatların sarsıldığına, sokakların sustuğuna, ocaklarımızın söndüğüne şahit olmak büyük bir acıydı. Karşı karşıya olduğumuz yıkım, alışılmışın dışında bir büyüklükteydi. Bu yüzden ortaya koyduğumuz irade de sıradan olamazdı. Depremin ilk anında tüm ekiplerimizle hiç vakit kaybetmeden Gaziantep’e yöneldik, önce Nurdağı’na, ardından İslahiye’ye ulaştık. Devletimizin tüm kurumlarıyla, binlerce personel ve araçla sahaya indik. Biz o gün, Nurdağı’nda ve 11 ilimizde vatandaşımızın her bir ihtiyacını bir talep değil emanet bildik, emanet bekletilmez dedik. Bu sokaklarda size bir söz verdik ’Hiç kimseyi yuvasız bırakmayacağız’ dedik. Kolları sıvadık, işe koyulduk" ifadelerini kullandı. "455 bin konut, köy evi ve iş yerini tamamladık" Depremin ardından 11 ilde 455 bin konut, köy evi ve iş yeri tamamladıklarını hatırlatan Bakan Kurum, "Binlerce şantiyede 200 bin mimar, mühendis ve işçiyle gece gündüz demeden çalıştık. Öyle bir üretim düzeni kurduk ki artık sahada her saat yeni yuvalar yükseldi. 455 bin konut, köy evi ve iş yerini tamamladık. Bu tablo sabrın değil sadece, devlet aklının, millet iradesinin eseridir. Bu, devlet aklının sahadaki mührüdür" şeklinde konuştu. "Gaziantep’te 31 bin konutu hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik, bu bir devlet kudretidir" Depremin ciddi yıkımlara neden olduğu Gaziantep’te de 31 bin konut teslimi yaptıklarını açıklayan Kurum, "Gaziantep’te 31 bin konutu hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik. Burada ortaya çıkan şey betonun ve demirin ötesinde bir devlet kudretidir. En zor gününde milletinin yükünü omuzlayan bir iradedir. Umudu bekletmeyen, hayatı ertelemeyen bir Türkiye kararlılığıdır. Çünkü böylesine geniş bir coğrafyada, böylesine kısa sürede, bu ölçekte bir yeniden inşayı başarmak ancak Türkiye’nin gücüyle mümkündür. İşte bu anlayışla bugün de ’Ev Sahibi Türkiye’ kapsamında 13 bin 890 yeni yuvamızı Gaziantepli kardeşlerimize kazandırıyoruz. İnşallah en kısa sürede konutlarımızın temellerini atacak, hızla tamamlayacağız" ifadelerine yer verdi. "Depremden bu yana felaket üzerinden siyaset kurdular. Bölgenin toparlanması, depremzede kardeşlerimizin yuvasına kavuşması işlerine gelmiyor" Konuşmasında muhalefete ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e de yüklenen Bakan Kurum, "Biz Antep’in sokaklarındaydık, masa başında konuşmadık, bu hayatın içine girdik. Bu bölgede yaşadık. Şu Nurdağı şahittir ki enkaz başında bekleyen babaların sessizliğini de gördük, iftar sofrasını paylaşan annelerin vakarını da gördük. Günlerimizi gecelerimize kattık. Bir vatandaşımız kapısını bir saat erken açsın diye şantiyelerde sabahladık. Şimdi bakıyorum. Burada kusur bulamayınca masal anlatıyorlar. Gerçeği söyleyemeyince dedikodu üretiyorlar. Her gittikleri yerde yaptığımız 455 bin konutu konuşuyorlar. Niye konuşuyorlar biliyor musunuz? Çünkü depremden bu yana felaket üzerinden siyaset kurdular. Çünkü bu bölgenin toparlanması, depremzede kardeşlerimizin yuvasına kavuşması işlerine gelmiyor. Şimdi o zemin ayaklarının altından kayıyor. Rahatsızlar ama şunu herkes bilsin. Biz laf üstüne laf değil, taş üstüne taş koyduk. Biz söz söylemedik, şehirlerimizi ihya etmek için canla başla çalıştık. Ve açık söylüyorum, siz bu yaptıklarımızın ne aynısını yapabilirsiniz, ne de bu aziz milletimizin önüne koyacak bir hayalini, maketini, demosunu gösterebilirsiniz. Hep söylediğimiz gibi, biz buraya yolu düşenlerden değiliz. Biz bu şehrin acısında da vardık, sevincinde de vardık. Allah ömür verdikçe de burada olmaya devam edeceğiz. Liderimiz, Cumhurbaşkanımız ile daha nice seneler hizmete devam edeceğiz. Rabbim, birliğimizi, beraberliğimizi muhafaza etsin; Ramazan’a ulaştırdığı gibi, bayrama da ulaştırsın diyor, hepinizi Allah’a emanet ediyorum" diye konuştu. Konuşmanın ardından Bakan Kurum ve beraberindeki kent protokolü, depremzede vatandaşlarla birlikte iftar yaptı.