EKONOMİ - 23 Şubat 2026 Pazartesi 11:16

Doğu Karadeniz’de üç istilacı tür tarımı tehdit ediyor

A
A
A
Doğu Karadeniz’de üç istilacı tür tarımı tehdit ediyor

Doğu Karadeniz’de 3 istilacı tür, tarımsal üretimi doğrudan etkileyerek büyük zararlar veriyor. Bölgede geniş yayılım gösteren kahverengi kokarca, lokal ancak yüksek tahrip gücüne sahip Turunçgil uzun antenli böceği ve doğal düşman baskısıyla gerileme sürecine giren Yalancı kelebek, aynı ekosistem içinde eş zamanlı baskı oluşturarak bölge ekonomisi ve biyolojik denge açısından kritik bir tablo ortaya koyuyor.


Doğu Karadeniz Bölgesi’nde aynı ekosistem içinde etkili olan üç istilacı tür, tarımsal üretim ve doğal denge üzerinde eş zamanlı baskı oluşturuyor. Geniş yayılım alanına sahip Kahverengi kokarca, başta fındık olmak üzere birçok üründe kalite ve verim kaybına yol açıyor. Özellikle hasat dönemine yakın süreçte zarar oranı artıyor, ekonomik kayıp doğrudan üreticiye yansıyor. Lokal ölçekte görülen ancak yüksek tahrip gücüne sahip Turunçgil uzun antenli böceği, ağaç gövdelerinde açtığı galerilerle bitkiyi zayıflatıyor ve kurumalara neden oluyor. Tespit edilen alanlarda karantina uygulamaları devreye giriyor, enfekte ağaçlar sahadan çıkarılıyor ve yayılım hattı daraltılıyor. Geçmiş yıllarda yoğun popülasyona ulaşan Yalancı kelebek ise doğal düşman baskısıyla geriledi. Uzmanlar popülasyonun tamamen ortadan kalkmadığına ve iklim koşullarına bağlı olarak yeniden artış gösterebileceğine dikkat çekiyor.


Yetkililer, bölgenin ılıman iklim yapısının istilacı türler için elverişli koşullar oluşturduğunu, bu nedenle mücadelenin anlık değil sürekli ve planlı şekilde yürütülmesi gerektiğini ifade ediyor. Erken uyarı sistemleri, feromon tuzakları ve biyolojik ajan destekli uygulamaların önümüzdeki süreçte daha da yaygınlaştırılması hedefleniyor.



"Yazı da kışı da sert geçmeyen bu bölgede, istilacı türler bulaştıktan sonra kolayca tutunabiliyor ve çoğalabiliyor"


Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kibar Ak, en etkili yöntemin tespit ve takip olduğuna dikkat çekerek "Bölgemizi etkileyen ve ülkemizin de gündeminde olan üç tane olan istilacı tür var. Kahverengi kokarca, lokal alanda da olsa oldukça zararlı olan turunçgil uzun antenli böceği ile bunlardan önce ortaya çıkıp şu anda doğal düşman baskısı altında kontrolünü kaybedip yalancı kelebek de bu türler arasında yer alıyor. Ayrıca bölgede, istilacı türlerin yanında yabancı ot sorunları da bulunuyor. Özellikle ’İt dolahbacı’ olarak bilinen ve ‘yalancı hıyar’ şeklinde tanımlanan yabancı otlar da Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yaygınlaşıyor. Bunun temel nedeni, bölgenin istilacı türlerin yaşamını sürdürebilmesi ve çoğalabilmesi için uygun bir iklime sahip olması. Yazı da kışı da sert geçmeyen bu bölgede, istilacı türler bulaştıktan sonra kolayca tutunabiliyor ve çoğalabiliyor. Türkiye’de en çok gündemde olan tür kahverengi kokarca. İkinci olarak lokal düzeyde etkili turunçgil uzun antenli böceği geliyor. Yalancı kelebek ise doğal düşman baskısı sayesinde etkisini büyük ölçüde kaybetmiş durumda. Çok güzel bir gelişme. Bu durum, biyolojik mücadele yöntemlerinin ne kadar etkili olduğunu gösteren önemli bir örnek niteliğinde. Tüm istilacı türlerde olduğu gibi, en etkili mücadele yöntemi tespit ve takip. Önce biyolojik mücadele ardından eradikasyon, kültürel mücadele ve son çare olarak kimyasal mücadele şeklinde sıralanıyor" ifadelerini kullandı.



Doğu Karadeniz’de üç istilacı tür tarımı tehdit ediyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şanlıurfa Asılsız ihbardan sürpriz pasta çıktı Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesinde, Polis Haftası dolayısıyla anlamlı bir etkinliğe imza atıldı. Akçakale Muhtarlar Derneği Başkanlığı öncülüğünde düzenlenen organizasyonda, asılsız kavga ihbarı ile olay yerine intikal eden polis ekipleri, karşılarında konfetilerle yapılan sürpriz kutlamayı görünce büyük bir mutluluk yaşadı. Akçakale’de Polis Haftası dolayısıyla ilçesinde görev yapan emniyet personeline moral ve teşekkür mesajı verildi. Fevzi Çakmak Mahalle Muhtarı İsa Çiftçi koordinasyonunda gerçekleştirilen etkinlikte, senaryo gereği 112 Acil Çağrı Merkezi aranarak kavga ihbarında bulunuldu ve polis ekiplerinden yardım istendi. İhbar üzerine olay yerine giden polis ekipleri, karşılarında konfetilerle yapılan sürpriz kutlamayı görünce büyük bir mutluluk yaşadı. Hazırlanan program kapsamında polis ekiplerine pasta ve tatlı ikramında bulunularak Polis Haftası kutlandı. Etkinlikte konuşan Akçakale Muhtarlar Birliği Başkanı Halil Elçi, "Canımızı ve malımızı emanet ettiğimiz polislerimize, böyle anlamlı bir günde teşekkür etmek istedik. Onların her zaman yanlarında olduğumuzu hissettirmek ve moral vermek amacıyla bu programı gerçekleştirdik. Tüm emniyet teşkilatımıza görevlerinde başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı. Fevzi Çakmak Mahalle Muhtarı İsa Çiftçi ise yaptığı açıklamada, "Polislerimizin bu özel gününü unutmadığımızı göstermek istedik. Kendilerine küçük bir sürpriz yaparak teşekkür etmek, moral vermek istedik. Emeklerinden dolayı hepsine minnettarız" dedi. Duygu dolu anların yaşandığı etkinlik, polis ekiplerinin teşekkürleri ve hatıra fotoğraflarıyla sona erdi.
İstanbul Şehit Kaymakam Kemal Bey şehadetinin 107’nci yılında mezarı başında anıldı Şehit Boğazlayan Kaymakamı ve Büyük Millet Meclisi’nin kanunuyla ilan edilen ilk milli şehit olan Mehmet Kemal Bey, vefatının 107’nci yıldönümünde mezarı başında anıldı. Kartal Belediyesi, 10 Nisan 1919’da idam edilen ve 14 Ekim 1922’de ‘Milli Şehit’ ilan edilen Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey için vefatının 107. yılında mezarı başında bir anma töreni gerçekleştirdi. Kartal Belediyesi tarafından her yıl olduğu gibi bu yılda düzenlenen anma töreni Kadıköy Kuşdili Mezarlığı’nda yapıldı. Törene Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, sivil toplum kuruluşu (STK) üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Yoğun yağış altında gerçekleşen tören, bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Tören kapsamında davet edilen katılımcılardan bazıları Şehit Kaymakam Kemal Bey hakkında katılımcılara bilgiler verdi. "Kaymakam Kemal Bey Büyük Millet Meclisi’nin kanunuyla ilan edilen ilk milli şehidimizdir" Prof. Dr. İbrahim Öztek, törende yaptığı anma konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Kaymakam Kemal Bey’in şehadetinin 107’nci yılında burada her yıl yapmış olduğumuz bir töreni gerçekleştirmek üzereyiz. Bu törende maalesef işgal kuvvetleri İstanbul’umuzu, güzel İstanbul’umuzu işgal ettiği zaman Ermeniler ve Rumlar kendilerine tehcir olayı nedeniyle bir sorumlu aramanın peşine düşmüşler ve Kaymakam Kemal Bey’i de bundan sorumlu tutmuşlardır. Yani tehcir olayları gerçekleştiği günlerde Ermenilere kötü davranıldığı düşüncesiyle hareket edilmiştir. Bununla birlikte tabii Urfa’nın, Diyarbakır’ın, Mutatasarrufları da bunların hedefi doğrultusunda olmuştur ve 10 Nisan 1919 günü maalesef Beyazıt Meydanı’nda haksız bir yargılanma sonucunda Kaymakam Kemal Bey idam edilmiştir. Kaymakam Kemal Bey, gururunu yücelterek orada ‘Beni haksız yere düşmanların sözleri üzerine idam ediyorlar. Ben bana verilen görevden başka bir şey yapmadım. Bugün ’şehit oluyorum ve cephede savaşan bir Türk neferi gibi şehadete yürüyorum’ diyerek boynuna maalesef o kötü ilmik geçirilmiştir. 1922 yılında Atatürk tarafından milli şehit ilan edildi. Bu bizim tarihimizde kanunla, Büyük Millet Meclisi’nin kanunuyla ilan edilen ilk milli şehidimizdir. Onun için vatan evlatları, vatan uğrunda, vatan yolunda yaptıkları büyük gayretler, fedakarlıklar ve çalışmaların sonucunda her ne olursa olsun sonuç bu olmamalıydı. O zaman işgal kuvvetleri de olsa ülkemizde buna karşı gereken dirayet gösterilmeliydi. Bin yıldır sırtımızda taşıdığımız adaletle ve merhametle yönettiğimiz insanların, toplulukların veya milletin Türk milletinden aldığı bir intikamdır" dedi.