GÜNDEM - 26 Ekim 2025 Pazar 10:33

Bir asır sonra aynı ruhla: Şehitlik için el ele verdiler

A
A
A
Bir asır sonra aynı ruhla: Şehitlik için el ele verdiler

Trabzon’un Maçka ilçesinde 1. Dünya Savaşı yıllarında Osmanlı ordusu ile Rus birlikleri arasında yaşanan Çataltepe Muharebesi’nde şehit düşen askerlerin hatırasını yaşatmak amacıyla başlatılan Çataltepe Şehitliği düzenleme çalışmaları sürüyor. Mahalle sakinleri, ulaşımı güç olan bölgede yürütülen çalışmalara gönüllü olarak destek verirken, su ihtiyacı taşıma suyla, elektrik ihtiyacı ise jeneratörlerle karşılanıyor.


17 Temmuz 1916 tarihinde yaşanan şiddetli çatışmalarda 10. Tümen’e bağlı 28. Piyade Alayı, 3. Tümen’e bağlı 8. Piyade Alayı, Karakapan ve Mecit Müfrezeleri ile 101. ve 77. Alaylardan birlikler görev aldı. Rus birliklerinin yoğun top ve tüfek ateşi altında geçen muharebede çok sayıda asker şehit düştü. 28. Alay tarihçesinde 70 şehit ve 60 yaralı olarak kayıtlara geçerken, yerel kaynaklar bölgede yaklaşık 400 askerin ebediyete uğurlandığını ifade ediyor.


Şehitlikte sürdürülen çalışmalarda su ihtiyacı taşıma suyla, elektrik ihtiyacı ise jeneratörlerle karşılanıyor. Mahalle halkı, bölgenin tarihî değerine sahip çıkmak amacıyla çevre düzenleme, temizlik ve bakım çalışmalarına gönüllü olarak katılıyor.


Şehitlikteki çalışmalarla ilgili bilgiler veren Maçka Galyan Çataltepe Şehitliği Derneği Başkanı Ali Himmet İskenderoğlu, derneği 2021 yılında kurduklarını belirterek, "Kuruluş amacımız şehitlerimizi unutmadık, unutmayacağız ve unutturmayacağız. Şehitliğimize gereken değeri vermek, eksiklikleri iletmek üzere ilimizde ve ilçemizde kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve belediyelerimizi ziyaret ederek Şehitlik için taleplerimizi ilettik. İlk yapılması öngörülen Şehitlik yolu idi. Geçen dönem Büyükşehir Belediye Başkanımız ve şu anki Diyarbakır Valimiz Murat Zorluoğlu yol konusunda fazlasıyla destek oldular ve imkanlar dahilinde ne gerekiyorsa yaptılar. Kendisine derneğimiz ve bölge halkı adına teşekkür ediyoruz. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Maçka Belediye Başkanımız Koray Koçhan, ekipleri ile yol çalışmalarımıza sonsuz destek oldular. Yol sorunu stabilize olarak yüzde 70 tamamlanmıştır. Şehitliğimizde eksik olanlar şehit mezarlarının yapımı, su, elektrik, tabela, tel örgü, çevre düzenlemesi ile cami ve müştemilatı çalışmaları için girişimde bulunuyoruz" dedi.


"İnşaat çalışmaları için su sorununu bidonlarla taşıma ile giderdik"


Kalan mezarları şehitliğin tarihi dokusana zarar vermeden tekrar proje yapacaklarını belirten İskenderoğlu, "Şehit mezarlarının yapımı için dernek yönetimi olarak Trabzon Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü ile irtibata geçerek İçişleri Bakanlığımıza sunmuş olduğumuz ‘Şehitlerimizi Anıyoruz’ projemiz onaylanmış ve İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumlar Genel Müdürlüğü tarafından 572 bin TL yardım edilmiştir. Trabzon Valiliği öncülüğünde Büyükşehir Belediyemiz ve Maçka Belediyemiz işbirliği yaparak çalışmalara başladık. Maçka Belediye Başkanlığımız ile yapmış olduğumuz protokolle malzemesi derneğimize ait diğer tüm çalışmalar Maçka Belediyemizce karşılanmış olup yapılan çalışmalar sonucu 46 adet mezar bitmiştir. Mezarların yapımı için İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya’ya, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Dr. Mehmet Muş’a, Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürümüze, Trabzon Valimiz Aziz Yıldırım’a ve Belediye Başkanlarımıza canı gönülden teşekkür ediyoruz. Şehitliğin etrafının tel örgü yapılması için Büyükşehir Belediyesi tel örgü ve direk desteği vermiştir. Yön tabelaları Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılarak gereken yol ayrımlarına konulmuştur. Kalan mezarları şehitliğimizin tarihî dokusana zarar vermeden tekrar proje yapacağız ve İçişleri Bakanlığımıza göndereceğiz, inşallah tekrar kıymetli Bakanımız gereken desteği vereceğinden şüphemiz yoktur. Su, elektrik ile cami ve müştemilatı için yetkililerden yardımcı olmaları konusunda çalışmalarımız devam etmektedir. Şehitlikte yapmış olduğumuz mezar tespiti çalışması Trabzon Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Daire Başkanlığı tarafından yapılmış ve inşaat çalışmaları için su sorununu bidonlarla taşıma ile giderdik. Şehitliğimizde her yıl Temmuz ayının 15’inden sonraki Cuma günü anma programı yapılıyor. Cuma namazı açık alanda şehitlerimizin huzurunda eda ediliyor. Anma programı Büyükşehir Belediyesi, Maçka Kaymakamlığı, Maçka Belediyesi ve Maçka Müftülüğü öncülüğünde yapılıyor. Anma programı için tüm hazırlıkları yapan Maçka Belediye Başkanımız Dr. Koray Koçhan’a yöre halkı olarak teşekkür ediyoruz. Şehitliğimize gelen ziyaretçilerin en çok talep ettiği su ve cami yapılmasıdır. Cami ve müştemilat konusunda hayırsever vatandaşlarımızdan destek olmalarını talep ediyoruz. Bu çalışmalar için destek olan başta devletimize İçişleri Bakanımıza, Trabzon Valimize, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanımıza, Maçka Kaymakamlığımıza, Maçka Belediye Başkanımıza, Dernek yönetim kurulumuza, dernek üyelerimize ve belediye çalışanlarımıza, şehitliğimize gelip yardım eden halkımıza ve hayırsever tüm halkımıza derneğimiz ve bölge halkımız adına sonsuz teşekkür ederiz" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Alaçatı’da Gastronomi Şöleni: En güzel ot yemeği belli oldu Bu yıl 15’incisi düzenlenen ve ilk kez uluslararası boyuta taşınan Alaçatı Ot Festivali, üçüncü gününde gastronomi tutkunlarını bir araya getiren geleneksel "En Güzel Ot Yemeği" yarışmasına sahne oldu. Yerel otların modern dokunuşlarla buluştuğu yarışmada, katılımcılar jüri karşısına Alaçatı’nın otları ile hazırladıkları özel tariflerle çıktı. Yarışmanın jüri başkanlığını; müzisyen, gezgin, radyocu ve televizyon programcısı kimliğiyle tanınan Ayhan Sicimoğlu üstlendi. Alanında deneyimli jüri üyeleri, yemekleri lezzet, sunum, özgünlük ve tema uyumu gibi kriterler doğrultusunda değerlendirdi. Kıyasıya rekabete sahne olan yarışmada birincilik ödülünün sahibi, 793 puanla İncifer Tören oldu. Tören, festivalin teması olan körmen otunu somonla buluşturduğu özgün yemeğiyle jüri üyelerinden yüksek not aldı. Dikkat çeken sunumuyla da öne çıkan tabak, izleyicilerden de büyük beğeni topladı. Yarışmada ikinciliği ise 731 puanla Tuba Bayoğlu kazandı. Bayoğlu’nun enginar cipsi ve damla sakızlı yoğurt eşliğinde sunduğu şevketibostan yemeği, geleneksel tatları modern dokunuşlarla harmanlamasıyla dikkat çekti. Üçüncülük ödülü ise 722 puanla Germiyan’ın yöresel lezzetlerinden "Çalkama" yemeğini hazırlayan Arif Er’e verildi. Yerel mutfak kültürünü başarıyla yansıtan bu tabak, jüri tarafından özgünlüğüyle öne çıkarıldı. Festival coşkusunun yoğun şekilde hissedildiği yarışmanın sonunda dereceye giren katılımcılara ödülleri, Çeşme Belediyesi Meclis Üyeleri Arif Çilek, Mehmet Bilgiç ve Salih Kaya tarafından takdim edildi. Renkli görüntülere sahne olan ödül töreni, katılımcıların ve izleyicilerin alkışları eşliğinde gerçekleşti. Alaçatı Ot Festivali, gastronomi mirasını yaşatmayı ve yerel otların mutfaklardaki yerini güçlendirmeyi amaçlayan etkinlikleriyle önümüzdeki günlerde de ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.
Kayseri Düğün gecesi şüpheli şekilde ölen uzman çavuşun eşinin yargılanmasına başlandı Kayseri’de düğün gecesi evinde tabancayla başından vurulmuş halde bulunan Uzman Çavuş Ümit Canpolat’ın ölümüyle ilgili şüpheli eşinin yargılanmasına başlandı. Tutuksuz yargılanan kadın hakkında adli kontrol şartı getirildi. Kayseri’de 12 Haziran’da Kayseri’nin Talas İlçesi’nde meydana gelen olayda; düğünden eve dönen damat Ümit Canpolat, gece yarısından sonra evinde tabancayla başından vurulmuş halde bulundu. Ümit Canpolat’ın eşi M.C.’nin Ümit Canpolat’ı öldürdüğü iddiasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başladı. Duruşmaya tutuksuz yargılanan M.C. ve avukatı ile olayda hayatını kaybeden Ümit Canpolat’ın annesi Döndü Canpolat, babası Ali Canpolat, ağabeyi, kız kardeşleri ve avukatları katıldı. Olay gününü anlatan sanık eş M.C., düğünün ardından evlerine geldiklerinde teyzesi olan Ümit Canpolat’ın annesinin kendisini aradığını ve düğünde zarf içinde takılan bir takı ile ilgili konuştuğunu bunun Ümit Canpolat ile aralarında gerginliğe neden olduğunu belirtti. Daha sonra Ümit Canpolat’ın kapının arkasında anahtar unuttuğu için eve giremediklerini ve çilingir çağırdıklarını belirten M.C., bu nedenle Ümit Canpolat ile tartıştıklarını ve sesini yükselttiğini söyledi. Çilingirin kapıyı açmasının ardından eve girdiklerini ve kendisinin banyoya girdiğinin belirten M.C., bir süre sonra silah sesi duyduğunu, Ümit Canpolat’ı yerde kanlar içinde gördüğünü, korktuğunu ve ellerinin titrediğini, önce ambulansı ardından da kayınvalidesi olan teyzesini ve kendi amcasını aradığını söyledi. M.C., "Annesi, babası ve ağabeyi geldi. Ağabeyi bana, ‘Silahı kaldır’ dedi. Silahı ben kaldıramadım. Babası silahı eliyle itti, ağabeyi aldı, annesinin getirdiği havlunun üzerine koydu" diyerek olay anında yaşananları anlattı. Ağabey İ. Canpolat’ın yaralı halde bulunan Ümit Canpolat’a tampon yaptığını söyleyen M.C., "Ambulans geldi, Ümit’i götürdüler. Ben çok korktum" dedi. Ümit Canpolat ile 5 yıllık nişanlılık süreçleri olduğunu dile getiren M.C., bu süre boyunca merhum Ümit Canpolat’ın kumar oynadığını ve defalarca büyük borçların altına girdiğini ifade etti. Kumar nedeniyle sık sık kavga ettiklerini de belirten M.C., "Kedi köpek gibi birbirimizi yerdik. Sürekli kumar borcu geliyordu. Güzel konuştuk olmadı, kötü konuştum olmadı" dedi. Ümit Canpolat’ın daha önce de intihara teşebbüs ettiğini öne süren M.C., "Ümit’in ailesini ve beni cezalandırmak için kendini öldürdüğünü düşünüyorum" diye konuştu. Avukatlar tartıştı M.C.’nin avukatı, duruşmanın SEGBİS ile kayıt altına alınması talebinde bulundu. Ailenin ve müvekkilinin Ümit Canpolat’ı kumardan kurtarmak için ellerinden geleni yaptığını ancak kurtaramadığını belirten avukat olayın bu nedenden dolayı yaşandığını öne sürerek, "Benim müvekkilim aylarca televizyonda linç ediliyor" dedi. M.C.’nin avukatının konuştuğu sırasında Ümit Canpolat’ın ailesinin avukatı ile aralarında tartışma çıktı. Müvekkili M.C.’nin 9 kez beyan verdiğini ve tüm beyanlarının birbiriyle uyumlu olduğunu belirten avukat, olay yerinde olmayan bir kırık sandalye ile hazırlanan senaryoya ait malzeme oluşturulmaya çalışıldığını söyledi. Anne Döndü Canpolat: "Oğlum boşanmak istedi" M.C.’nin kendisinin yeğeni olduğunu ve babası, ağabeyi ve amcasının sürekli cezaevine girip çıktığını belirten anne Döndü Canpolat, "Ben bu aileyi sevmedim. Oğluma da evlenmemesini söyledim. İlk 3 ay mutlulardı, sonra hep kavga, dövüş ve tehditlerle geçti. Onu hep aşağıladı, kumar oynadı diye suçladı. Oğlum sürekli ayrılmak istedi, bu onu tehditle tuttu. Nikahı da tehditle yaptı" diye konuştu. Mahkemede kendisiyle ilgili sunulan ses kayıtlarıyla ilgili soruyu da yanıtlayan Döndü Canpolat, ses kayıtlarını gelininin attırdığını iddia etti. Ümit Canpolat’ın diğer yakınları da Ümit Canpolat’ın kumar alışkanlığının olmadığını ve M.C.’nin ayrılmak istediğini beyan etti. Savcı tutuklanmasını talep etti M.C.’nin tutuklanmasını talep eden Ümit Canpolat’ın avukatları ayrıca bir televizyon yayınının deşifre edilerek, mahkeme tutanaklarına eklenmesini talep etti. Savcılık makamı da mütalaasında M.C.’nin tutuklu yargılanmasını istedi. Yaklaşık 8 saat süren duruşmanın sonunda mahkeme heyeti, gelmeyen tanıkların zorla getirilmesi hükmederek, M.C.’nin adli kontrol şartlarının devamına ve tutuksuz yargılanmasına karar verdi.