SPOR - 16 Ekim 2025 Perşembe 17:21

Benjamin Bouchouari: "Sakatlık geride kaldı, çok mutluyum"

A
A
A
Benjamin Bouchouari: "Sakatlık geride kaldı, çok mutluyum"

Trabzonspor’un Faslı futbolcusu Benjamin Bouchouari, sakatlığını tamamen atlattığını belirterek, "1 aydır bireysel çalışmalarımı sürdürüyordum. Sakatlık artık geride kaldı, çok mutluyum" dedi.


Trabzonspor’un Faslı orta saha oyuncusu Benjamin Bouchouari, Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Genç futbolcu, sakatlığını atlattığını ve sahaya dönmek için sabırsızlandığını ifade etti.



"Sakatlık artık geride kaldı"


Bouchouari, uzun süredir bireysel antrenman programıyla çalıştığını dile getirerek, "Kendimi çok iyi hissediyorum. Bir aydır bireysel çalışmalarımı sürdürüyorum. Sakatlık artık geride kaldı ve bunun geride kalmasından dolayı çok mutluyum. İki aydır takımla birlikteyim. Takımımız harika bir iş çıkartıyor" diye konuştu.



"Güven duygusu benim için çok önemli"


Teknik Direktör Fatih Tekke’ye ve takım arkadaşlarına da teşekkür eden başarılı futbolcu, "Bir oyuncu için güzel olan şey, güven duygusunun aşılanabilmesi. Hocamızdan, takım arkadaşlarımdan ve yöneticilerimizden bunu duymak benim için çok önemliydi. Onlara tek tek teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.



"Hocamızın benden istedikleri çok net"


23 yaşındaki futbolcu, Teknik Direktör Fatih Tekke’nin oyun anlayışını beğendiğini vurgulayarak, "Hocamız özel taktikleri ve fikirleri olan bir isim. Benden istedikleri çok net. Oynamak isteyen bir hocayla çalışıyorum, ben de oynamak isteyen bir oyuncuyum. Orta sahanın bütün bölgelerinde görev yapabilirim, 6-8-10 fark etmez. Elimden gelenin en iyisini vermeye çalışacağım" diye konuştu.



"Vitinha’ya benzetilmek hoşuma gidiyor"


Paris Saint-Germain’in yıldız ismi Vitinha’ya benzetildiğinin hatırlatılması üzerine Faslı futbolcu, "Benim oyun tarzım Vitinha’ya benzetilebilir. O da topla iyi olan, sahada doğru konumlanan ve ani çözümler üretebilen bir oyuncu. Belki rol model olarak onu aldığımı söyleyebilirim" cümlelerine yer verdi.



"Orta sahada kiminle oynadığım önemli değil"


Takım içindeki uyuma da dikkat çeken Bouchouari, "Orta sahada çok iyi oyunculara sahibiz. Kiminle oynadığım çok önemli değil. Önemli olan onlarla birlikte takıma nasıl katkı verebileceğim. Tim ve Oluali ile Fransızca konuşabiliyorum, bu bir avantaj ama İngilizce de konuşabiliyorum. Kimle oynarsam oynayayım elimden gelenin en iyisini yapacağım" değerlendirmesinde bulundu.



"Dinamik ve cesur bir oyuncuyum"


Kendini ’dinamik’ bir oyuncu olarak tanımlayan Benjamin Bouchouari, "Benden hem defansif hem ofansif yönde katkı bekleyebilirsiniz. Hocamız cesaretli bir oyun anlayışına sahip, ben de bu tarz futbolu seviyorum. Uyumlu yönlerimiz var" diyerek sözlerini tamamladı.



Benjamin Bouchouari: "Sakatlık geride kaldı, çok mutluyum"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursa’da 110 bin hastaya evde sağlık hizmeti verildi Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin, İl Sağlık Müdürlüğü Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Evde Sağlık Hizmetleri Koordinasyon Merkezi tarafından, 2025 yılında 41 bin 924 hasta ile iletişime geçilerek sağlık durumlarının izlendiği ve 110 bin 286 ev ziyareti gerçekleştirildiğini belirtti. 2025 yılında yürütülen evde sağlık hizmetleri çalışmaları hakkında açıklamalarda bulunan Uzm. Dr. Çetin, evde sağlık hizmetlerinin ihtiyacı olan bireylere ev ortamında sosyal ve psikolojik danışmanlık hizmetlerini de kapsayacak şekilde muayene, tetkik, tahlil, pansuman, tedavi, tıbbi bakım gibi hizmetleri içerdiğini dile getirdi. Bursa’da 145 personel ve toplam 25 birim ile evde sağlık hizmeti verildiği bilgisini veren Çetin, "Koordinasyon Merkezi tarafından yürütülen tüm çalışmaların Sağlık Bakanlığı’nın genelge ve yönetmelikleri doğrultusunda planlanmaktadır. Bu kapsamda ekiplerimiz geride bıraktığımız yılda yoğun bir mesai sürdürdüler ve 110 bin 286 ev ziyareti gerçekleştirmeyi başardılar." dedi. Hastaların sağlık durumlarının Evde Sağlık Hizmetleri Koordinasyon ekibi ve sahadaki ekipler tarafından telefon görüşmesi, görüntülü görüşme ve dijital sistemler kullanılarak değerlendirilmesini içeren Uzaktan Hasta Değerlendirme çalışmalarının da yürütüldüğünü vurgulayan Çetin, "Uzaktan hasta değerlendirme hizmetleri kapsamında; ekiplerimiz tarafından hastaların genel durumları izlenerek, gerekli yönlendirmeler yapıldı. Bu sayede hastaların sağlık ihtiyaçları, ilgili mevzuat çerçevesinde hızlı ve etkin şekilde karşılandı. 2025 yılı içerisinde 425 hasta, bu hizmetten faydalandı." şeklinde konuştu. 57 bin 200 e-rapor düzenlendi Sağlık Bakanlığı tarafından özellikle 80 yaş ve üzeri bireylerin sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak amacıyla yürütülen e-rapor yenileme hizmeti çalışmalarının da evde sağlık hizmetleri aracılığı ile titizlikle yürütüldüğünü dile getiren Çetin, "Uygulama sayesinde ileri yaş grubundaki vatandaşların sağlık kuruluşlarına başvuru zorunluluğu en aza indirildi. Hasta ve hasta yakınlarına önemli bir kolaylık sağlandı. Mevzuatın yayınlandığı Mayıs 2025 tarihinden bugüne kadar 57 bin 200 e-rapor talebi karşılandı." Hasta memnuniyeti yüzde 98 Sağlık Bakanlığı tarafından, her yıl hazırlanan Hasta/Hasta Yakını Memnuniyet Değerlendirme Anketi sonuçlarına göre, Bursa genelinde sunulan evde sağlık hizmetlerinden hasta/hasta yakını memnuniyet oranının yüzde 98 olarak resmi kayıtlara geçtiğinin altını çizen Çetin, "Anket sonuçlarından elde edilen yüksek memnuniyet oranı; Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanlığı tarafından yürütülen planlı takip, etkin iletişim, mevzuata uygun hizmet anlayışı, hasta ve hasta yakını odaklı yaklaşımın etkinliğini göstermekte ve sahaya olumlu yansıdığını ortaya koymaktadır" dedi.
Samsun Başkan Kul: "Üreten kadınların yanında olmaya devam edeceğiz" Samsun’un Terme ilçesinde kadın girişimcilerin öncülüğünde yürütülen istiridye mantarı üretimi, hem istihdama hem de yerel kalkınmaya katkı sunuyor. Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, üretim çadırlarında incelemelerde bulunarak, "Kadınlarımızın emeğiyle büyüyen her üretim, ilçemizin geleceğine atılmış güçlü bir imzadır. Üreten kadınlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz" dedi. Terme Belediyesi öncülüğünde kurulan istiridye mantarı üretim çadırlarında faaliyet gösteren kadın girişimciler Leyla Orman ve Dilek Peçe, üretim süreçleri ve geliştirdikleri katma değerli ürünler hakkında Başkan Kul’a bilgi verdi. Üretim alanlarını gezen Kul, mantar yetiştiriciliği süreci, hasat dönemleri ve pazarlama faaliyetlerine ilişkin çalışmaları yerinde inceledi. Ziyarette konuşan Başkan Kul, kadın emeğinin üretime dönüşmesinin yerel kalkınma açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Terme’nin tarihsel kimliğine vurgu yapan Kul, ilçenin Amazonların başkenti olarak bilindiğini hatırlatarak, bugün Termeli kadınların girişimci ruhunu sahada görmekten memnuniyet duyduklarını ifade etti. Alternatif Tarım ile İstihdamın Artırılması Projesi’nin Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı koordinasyonunda yürütüldüğünü ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı kapsamında finanse edildiğini belirten Kul, projenin kadın istihdamını güçlendirdiğini söyledi. Kadınlar öncülüğünde kurulan kooperatif yapısıyla üretim kapasitesinin artırıldığını dile getiren Kul, istiridye mantarını Terme’nin önemli markalarından biri haline getirmeyi hedeflediklerini kaydetti. Vatandaşların tesisleri ziyaret ederek ürünleri doğrudan üretim yerinden temin edebileceğini belirten Kul, kadın girişimcilerin hem üretim hem de markalaşma süreçlerinde destekçisi olmaya devam edeceklerini ifade etti. Dört yıldır istiridye mantarı üretimi yaptıklarını belirten girişimci Leyla Orman ise üretim sürecinin bir ay kuluçka ve bir ay hasat olmak üzere iki ay sürdüğünü söyledi. Belediye bünyesinde aktif olarak kullanılan 5 üretim çadırının her birine 8 ton kompost yerleştirildiğini aktaran Orman, yaklaşık 2 ton ürün elde ettiklerini, ilk 10 günde ortalama 1500 kilogram, ikinci hasatta ise yaklaşık 500 kilogram mantar topladıklarını dile getirdi. Ürünleri Ordu, Ankara, İstanbul ve Trabzon başta olmak üzere birçok ile gönderdiklerini ifade eden Orman, istiridye mantarından turşu, salamura ve köfte gibi katma değerli ürünler geliştirdiklerini kaydetti. Kadın girişimciler, satışları kurumsal bir yapıya kavuşturmak amacıyla "Terme Mantar Leydi Gurme Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi"ni kurduklarını ve gerekli izinleri aldıklarını belirtti. Kooperatif bünyesinde yöresel reçel, acı domates sosu ve konsantre kara üzüm suyu üretiminin de yapıldığı bildirildi. Kadın girişimciler, hedeflerinin üretimi büyüterek ilçedeki diğer kadınları da sürece dahil etmek, sosyal dayanışmayı güçlendirmek ve sürdürülebilir bir üretim modeli oluşturmak olduğunu ifade etti.
Muğla Fethiye’de aracın çarptığı kurt bilim projesine ışık tutacak Fethiye-Antalya karayolunda gece saatlerinde bir aracın çarpması sonucu ölen genç erkek kurt, Türkiye genelinde yürütülen kapsamlı genetik araştırma projesine dahil edildi. Uzmanlar, yerleşim yerlerine yaklaşan kurtların genetik bütünlüğünün korunması için kritik veriler topluyor. Fethiye-Antalya karayolu Karaçulha Mahallesi mevkii yakınlarında, gece saat 03.00 sıralarında meydana gelen trafik kazasında bir kurt (Canis lupus) telef oldu. Yapılan incelemelerde, kurtun yayılma ve alan arayışı dönemindeki genç bir erkek olduğu belirlendi. Ölen hayvandan genetik analizlerde kullanılmak üzere doku örnekleri alınarak kayıt altına alındı. Söz konusu vaka, Sakarya Üniversitesi yürütücülüğünde ve geniş bir uzman ekibin katılımıyla gerçekleştirilen "Ülke Çapında Kurtlara Dair Kapsamlı Bir Araştırma: Mekansal Genetiği, Ekoloji ve Hibridizasyonu" başlıklı bilim projesi kapsamına alındı. Proje ile Türkiye genelindeki kurtların genetik yapısı, köpeklerle melezleşme düzeyleri ve popülasyonun genetik dayanıklılığının ortaya konulması hedefleniyor. "Yaban domuzlarını takip ederek şehre iniyorlar" Konuyla ilgili teknik açıklamalarda bulunan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Biyolojik Çeşitlilik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Yasin İlemin, kurtların yerleşim alanlarına yönelmesinin temel nedenlerine değindi. İlemin; "Kurtlar, son yıllarda özellikle kış aylarında Ege ve Akdeniz kıyı şehirlerine kadar yaklaşabilmektedir. Bunun başlıca nedeni, insanlar tarafından beslenmeye alıştırılan yaban domuzlarını (Sus scrofa) takip ederek yerleşim alanlarının çevresine gelmeleridir. Yaban domuzlarının şehir kenarlarında artan varlığı, kurtların da bu alanlara yönelmesine ve maalesef trafik kazalarıyla karşılaşmalarına yol açmaktadır" dedi. "Melezleşme ciddi bir tehdit" Kurtların ekosistem için "sigorta tür" olduğunu vurgulayan Dr. İlemin, melezleşme riskine karşı uyarılarda bulunarak "Şehir çevresine yaklaşan kurtların sahipsiz sokak köpekleri ile melezleştiği bilinmektedir. Bu durum, kurtların genetik bütünlüğünde bozulmalara, insandan daha az kaçınma gibi davranışsal değişimlere ve ekolojik rollerinde zayıflamalara neden olmaktadır. ’Girişimsel melezleşme’ dediğimiz bu süreç, saf kurt popülasyonlarını uzun vadede yok olma girdabına sürükleyebilecek ciddi bir tehdittir. Bu projemizle, kurtların genetik bütünlüğünü koruyarak ekolojik bozulmanın önüne geçmeyi amaçlıyoruz" şeklinde konuştu.