EKONOMİ - 27 Aralık 2025 Cumartesi 09:50

Altının gram fiyatının artması Trabzon hasırının değerine değer kattı

A
A
A
Altının gram fiyatının artması Trabzon hasırının değerine değer kattı

Dünyaca ünlü coğrafi işaretli Trabzon hasır bileziği, son dönemde gram altının fiyatının tarihinin en yüksek zirvesini görmesiyle birlikte değerine değer kattı.


Trabzon Kuyumcular ve Saatçiler Odası Başkanı Ali Yazıcı, altın gramının 6 bin 250 TL seviyesinde işlem gördüğü bu dönemde, bir takım hasır bilezik fiyatının 600 bin TL’den başladığını belirterek, "Özel siparişlere bakıldığında fiyatlar 3 milyon TL’ye, hatta 6 milyon TL’ye kadar çıkabilmektedir. Özellikle 61 sıra, 81 sıra hasır takımlar; gerdanlık, yüzük ve küpeyle birlikte değerlendirildiğinde toplam maliyetin 3 milyon TL ile 6 milyon TL arasında olduğunu ifade edebilirim" dedi.


Altın yükseldiğinde alımların arttığını, altın düşmeye başladığında ise satışların daha fazla olduğunu kaydeden Yazıcı, özellikle yılsonlarına doğru, Kasım ve Aralık aylarında altın bozma işlemlerinin arttığını kaydetti.


2025 yılının kuyumcu sektörü için iç piyasada istenildiği gibi geçmediğini dış piyasada ise ihracat rakamlarının 2014’e göre daha iyi olduğunu ifade eden Yazıcı, "2025 yılı, açıkça söylemek gerekirse, iç piyasada 2024 yılına göre biraz daha kötü geçti. Dış piyasaya baktığımızda ise ihracat rakamlarımızın 2024’e kıyasla daha iyi olduğunu, daha olumlu rakamlar ortaya çıktığını söyleyebilirim. Bakanlığın bizlere verdiği bilgilere göre 2024 yılında mücevher ihracatı 7,5 milyar dolar seviyesindeyken, 2025 yılı Ekim ayı itibarıyla bu rakamın 12,5 milyar dolara ulaştığı bilgisi bulunmaktadır. Trabzon hasır bileziği açısından bakıldığında, Trabzon’daki kazaziye ve hasır bilezik ihracatında yüzde 30 payımız olduğu ifade ediliyor. Bu tabloya göre ihracatta bir miktar daha iyi durumdayız; ancak iç piyasada mücevher satışlarında bir nebze zayıflık söz konusu. Buna karşın yatırım amaçlı olarak külçe altın, Cumhuriyet altını ve çeyrek altın satışlarının arttığını, yatırımcıya daha fazla altın satıldığını söyleyebilirim" şeklinde konuştu.



Yıl sonlarına doğru altın bozdurma işlemleri artıyor


Özellikle yıl sonuna doğru altın bozdurma işlemlerinin arttığına dikkat çeken Yazıcı, "Altın yükseldiğinde alımların arttığını, altın düşmeye başladığında ise satışların daha fazla olduğunu zaman zaman görüyoruz. Özellikle yıl sonlarına doğru, Kasım ve Aralık aylarında altın bozma işlemlerinin arttığını gözlemliyoruz. Bunun nedeni olarak, 2026 yılında vergi usulü ve tapu devri işlemlerinde vergi artışları olacağı beklentisiyle vatandaşların ev ve araba alımı için altın bozdurması gösterilebilir. Alım tarafına bakıldığında ise Ocak, Şubat, Mart ve Nisan aylarında daha fazla altın alındığını söyleyebilirim. Bu durum, büyük ölçüde vatandaşın ekonomik durumuyla bağlantılıdır" diye konuştu.



Yaz sezonu zayıf geçti


Bu yıl düğün sezonunun zayıf geçtiğini belirten Yazıcı, "2024 yılının yaz sezonu daha iyiydi. 2025 yılının yaz sezonu ise oldukça zayıf geçti. Ocak ve Şubat aylarında bir miktar hareketlilik olsa da sezonun geneline bakıldığında, özellikle Ağustos ayından sonra ciddi bir düşüş yaşandığını ifade edebilirim. Dolayısıyla 2024 yılı ile 2025 yılı kıyaslandığında yaklaşık yüzde 30’luk bir daralma olduğunu söyleyebilirim" diye konuştu.



Trabzon hasırı sektörün göz bebeği


Dünyaca üne sahip coğrafi işaretli Trabzon hasırının tarihinin en yüksek fiyatını gördüğünü belirten Yazıcı, "Altının 6 bin 250 TL seviyesinde işlem gördüğü bu dönemde, bir takım hasır bilezik fiyatı 600 bin TL’den başlamaktadır. İnce bir takım bu seviyedeyken, özel siparişlere bakıldığında fiyatlar 3 milyon TL’ye, hatta 6 milyon TL’ye kadar çıkabilmektedir. Özellikle 61 sıra, 81 sıra hasır takımlar; gerdanlık, yüzük ve küpeyle birlikte değerlendirildiğinde toplam maliyetin 3 milyon TL ile 6 milyon TL arasında olduğunu ifade edebilirim. Altının ons fiyatına baktığımızda ise bugün 4 bin 350-4 bin 400 dolar seviyelerinde işlem gördüğünü görüyoruz. Kırk yılı aşkın süredir bu mesleğin içindeyiz ve ilk defa ons fiyatının bu kadar yüksek seviyelere çıktığına şahit oluyoruz. Tarihi bir rekor kırıldığını söyleyebilirim" ifadelerini kullandı.


Yeni yıla ilişkin beklentilerini de paylaşan Yazıcı, "İşlerimizin daha iyi olmasını umut ediyoruz. İnşallah dünyada herhangi bir kaos ya da savaş yaşanmaz. Altın piyasasına baktığımızda fiyatların bir miktar daha yukarı gidebileceğini öngörüyoruz; ancak temennimiz, fiyatların aşırı yükselmemesi ve herkesin alım gücünün korunmasıdır. İnşallah 2026 yılının daha iyi olacağına dair umutluyuz. Şu an itibarıyla ev ve araba alımlarının arttığını görüyoruz. Yatırımcıların biriktirdikleri altını, yüksek fiyatlardan bozdurarak bu ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla satış yaptıklarını söyleyebilirim. Ocak ayından sonra piyasanın daha durağan bir sürece gireceğini, bu noktadan sonra yeniden altın alımına yöneleceğini düşünüyorum" dedi.



Altının gram fiyatının artması Trabzon hasırının değerine değer kattı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Prof. Dr. Fevzi Altuntaş: "Hastalıkları adeta ‘parmak izi’ gibi tanımlayarak kişiye özel tedavi planları oluşturabiliyoruz" Ankara Hematoloji Onkoloji Derneği (AHOD) Başkanı Prof. Dr. Fevzi Altuntaş, hastalıkları adeta "parmak izi" gibi tanımlayarak kişiye özel tedavi planları oluşturabildiklerini belirterek, yapay zekanın tedavi süreçlerindeki önemini vurguladı. Ankara Hematoloji Onkoloji Derneği tarafından (AHOD) 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası dolayısıyla düzenlenen programda kanser tanı ve tedavisindeki son gelişmeler ele alındı. AHOD Başkanı Prof. Dr. Fevzi Altuntaş, kanserle mücadelede erken tanının önemi, korunma yöntemleri ve yapay zeka uygulamalarının tedavi süreçlerindeki rolüne ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Dernek Başkanı Prof. Dr. Altuntaş, kanserin artık yalnızca tedavi edilmesi gereken bir hastalık değil, yönetilmesi gereken bir süreç olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Kanserin önlenebilir bir hastalık olduğuna işaret eden Altuntaş, sigara kullanımı, obezite, alkol tüketimi ve zararlı güneş ışınlarından korunma gibi önlemlerle kanser vakalarının önemli bir kısmının engellenebileceğini vurguladı. Kanser tarama programları vatandaşlara ücretsiz Erken tanının hayati önem taşıdığını dile getiren Prof. Dr. Altuntaş, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen meme, kolorektal (kalın bağırsak/kolon) ve rahim ağzı kanseri tarama programlarının ücretsiz olduğunu hatırlatarak, vatandaşların bu programlara katılımının artırılması gerektiğini hatırlattı. Prof. Dr. Altuntaş, kanserle mücadelede yalnızca fiziksel değil, psikolojik, sosyal ve manevi iyilik halinin de önem taşıdığına dikkat çekerek, son yıllarda bilimsel gelişmelerle birlikte kanser alanında önemli bir paradigma değişimi yaşandığını ifade etti. Erken tanı ile birlikte tedavi başarı oranı yüzde 90’lara kadar çıkıyor Kanserin günümüzde çaresiz bir hastalık olmaktan çıktığını vurgulayan Prof. Dr. Altuntaş, erken tanı, doğru risk analizi ve kişiye özel tedavi yaklaşımlarının ön plana çıktığını kaydetti. Erken tanı ile birlikte tedavi başarı oranlarının yüzde 90’lara kadar çıkabildiğini ve kanser kaynaklı ölümlerin önemli ölçüde azaltılabildiğini aktaran Altuntaş, bu nedenle erken teşhisin hayat kurtardığına dikkat çekti. Hastalıklar "parmak izi" gibi tanımlanıyor Prof. Dr. Altuntaş, "Günümüzde kanser tanı yöntemleri çok hızlı gelişmektedir. Dijital onkoloji, dijitalleşme ve yapay zeka uygulamaları bu alanda önemli yer tutmaktadır. Artık kanseri yalnızca morfolojik olarak değil, genetik ve moleküler düzeyde analiz edebiliyoruz. Hastalıkları adeta "parmak izi" gibi tanımlayarak kişiye özel tedavi planları oluşturabiliyoruz" şeklinde konuştu. Yapay zeka kişiselleştirilmiş tedavi yöntemlerinin önünü açıyor Yapay zeka teknolojileri sayesinde tanı ve takip süreçleri hızlandığını, daha kısa sürede daha doğru sonuçlar elde edildiğini vurgulayan Prof. Dr. Altuntaş, "Bu gelişmeler, kişiselleştirilmiş tedavi yöntemlerinin önünü açmaktadır" dedi. İmmünoterapi (bağışıklık tedavisi) ve hedefe yönelik tedavilerin bu sürecin en önemli parçaları olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Altuntaş, yapay zeka destekli uygulamalar sayesinde tanı ve takip süreçlerinin hızlandığının altını çizdi. Tedaviler umut verici sonuçlar ortaya koyuyor Hematolojik kanserlerin onkolojinin en hızlı gelişen alanlarından biri olduğunu belirten Prof. Dr. Altuntaş, yeni nesil tedavi yöntemleri ve akıllı ilaçlar sayesinde hastalıkların uzun süre kontrol altında tutulabildiğini söyledi. Özellikle immünoterapiler ve spesifik antikor (bağışıklık proteni) tedavilerinin umut verici sonuçlar ortaya koyduğunu ifade eden Altuntaş, hastalara umutlarını kaybetmemeleri çağrısında bulundu. Yeni tedavi yöntemleriyle uzun süreli ve kalıcı yanıtlar elde ediliyor Lenfoma ve multipl miyelom (kemik iliği kanseri) gibi hastalıklarda da yeni tedavi yöntemleriyle uzun süreli ve kalıcı yanıtlar elde edildiğini belirten Prof. Dr. Altuntaş, bu durumun hastaların yaşam süresini ve kalitesini artırdığını vurguladı. Kök hücre naklinde de önemli gelişmeler yaşandığını kaydeden Altuntaş, tam uyumlu verici bulunamadığı durumlarda dahi başarılı sonuçlar alınabildiğine dikkat çekti. Programa Ankara Hematoloji Onkoloji Derneği yönetiminden isimler de katıldı. Dernek Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Öztürk Ateş, Genel Sekreter Doç. Dr. Fatih Yıldız ve Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Halil Başar programda görüşlerini paylaştı. Alanında uzman isimlerin katılımıyla gerçekleştirilen program, kanser tanı ve tedavisindeki son gelişmeler ile yapay zeka uygulamalarının ele alındığı değerlendirmelerle tamamlandı. Program, bir restoranda düzenlenen yemekli organizasyonla sona erdi.
Kayseri Kayseri Büyükşehir’den kırsal kalkınmaya uluslararası iş birliği desteği Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Seyhan ve Ceyhan Entegre Havzası Projesi kapsamında düzenlenen paydaş toplantısına katkı sunarak, kırsal kalkınmaya yönelik vizyonunu uluslararası platformda paylaştı. Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç liderliğindeki Kayseri Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmaya yönelik projelere destek vermeye ve ulusal-uluslararası iş birliklerinde aktif rol almaya devam ediyor. Bu kapsamda, Orman Genel Müdürlüğü ile Fransız Kalkınma Ajansı arasında yürütülen Seyhan ve Ceyhan Entegre Havzası Projesi (S & CEHRP) kapsamında ön fizibilite paydaş geri bildirim toplantısı Kayseri’de gerçekleştirildi. Adana, Kayseri, Niğde, Kahramanmaraş, Osmaniye ve Sivas illerine bağlı toplam 43 ilçeyi kapsayan proje çerçevesinde düzenlenen toplantıda, havza genelinde hayata geçirilmesi planlanan yatırımlar ve öncelikli çalışma alanları ele alındı. Yaklaşık 4 milyon 150 bin hektarlık geniş bir alanı kapsayan proje, bölgedeki kırsal kalkınmanın güçlendirilmesini hedefliyor. Toplantıya; Orman Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Yüzer, AFD Başkanı Tanguy Vincent, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı Uzmanı Mustafa Şahiner, ORKÖY Daire Başkanı Sinan Bilge, Kayseri Orman Bölge Müdürü Mehmet Zeki Bayıcı ile ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı. Kayseri Büyükşehir Belediyesi’ni temsilen toplantıda yer alan Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Yasin Harmancı, yaptığı sunumda Kayseri genelinde kırsal alanlarda gerçekleştirilen yatırımları ve özellikle Seyhan Havzası özelinde vatandaşların beklentilerini kapsamlı şekilde aktardı. Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal kalkınmayı önceleyen vizyonuyla hareket ettiğini vurgulayan sunumda, altyapıdan tarımsal desteklere, üretimden sosyal projelere kadar birçok alanda yürütülen çalışmalar paylaşıldı. Büyükşehir’in sahadaki tecrübesi ve yerel ihtiyaçlara yönelik çözüm odaklı yaklaşımı, toplantıda dikkat çeken unsurlar arasında yer aldı. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Başkan Büyükkılıç’ın öncülüğünde, bölgesel kalkınmayı destekleyen projelerde aktif rol almayı sürdürerek, kırsal alanlarda yaşam kalitesinin artırılmasına katkı sunmaya devam edecek.
İstanbul Fatih’te sit alanındaki kaçak kazıya suçüstü: 3 şüpheli yakalandı İstanbul Fatih’te 3. derece arkeolojik sit alanında define arayan 3 şüpheli polis ekipleri tarafından suçüstü yakalandı. İzinsiz kazı yapılan binada yapılan incelemede 5,5 metre derinliğinde çukur tespit edilirken, polis ekipleri tarafından suçüstü yakalanan şüpheli polisin sorusuna verdiği ‘Kuyu taşmıştı’ cevabı ile kendini savundu. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul Fatih’te 3. derece arkeolojik sit alanındaki 2 katlı ahşap binanın içinde define arandığını belirledi. Söz konusu binaya polis ekipleri tarafından düzenlenen operasyonda 3 şüpheli suçüstü yakalandı. Yapılan incelemelerde bina içerisinde yaklaşık 5,5 metre kazı alanı tespit edildi. Kazı çalışmaları esnasından kullanılan aletlere de el konuldu. Polis baskınında kendini böyle savundu Cerrahpaşa’da bulunan 3. derece arkeolojik sit alanında bulunan 2 katlı ahşap bina içerisindeki define baskınında polis ekipleri tarafından suçüstü yakalanan şüpheli polis ekiplerinin ne yapıyorsun sorusuna ‘Kuyu taşmıştı’ cevabı vererek kendini savunduğu görüldü. Gözaltına alınan 3 şüpheli emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakıldı. Şüpheliler hakkında "Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na muhalefet" suçundan soruşturma başlatıldığı öğrenildi. (SB-