ÇEVRE - 04 Haziran 2025 Çarşamba 12:55

Afetler yakasını bırakmıyor

A
A
A
Afetler yakasını bırakmıyor

Trabzon’un Beşikdüzü ilçesinde 9 yıl önce meydana gelen sel felaketinde lokantasını su basan Adem Uzuner isimli lokantacı esnafı bu defa Ortahisar ilçesinde benzer bir felaketi yaşadı.


Trabzon’da dün etkili olan sağanak yağış, hayatı olumsuz etkiledi. Kent merkezinde bir saatte metrekareye düşen 63 kilogram yağış nedeniyle cadde ve sokaklar göle döndü, iş yerlerini su bastı. Devlet eski Sahil Yolu sel sularıyla dolarak ulaşıma kapandı, park halindeki araçlar suya gömüldü. Trabzon’un selden en fazla etkilenen ikinci noktası ise Pazarkapı Mahallesi olurken, burada da iş yerleri su baskınlarına maruz kaldı.


Pazarkapı Mahallesinde lokanta işleten Adem Uzuner’in de iş yeri büyük zarar görürken, su baskınları Uzuner’i 9 yıl önceye götürdü. Adem Uzuner, Beşikdüzü ilçesinde 2016 yılında yaşanan sel felaketinde iş yerinin su bastığını, oradaki iş yerinden sonra Trabzon’a geldiğini ancak yine benzer bir afete maruz kaldığını söyledi.


Uzuner, "Böyle bir afeti 2016 yılında Beşikdüzü’nde yaşamıştık. Aynı böyle dükkanımızı su basmıştı buna benzer bir durum olmuştu. Çok kötü olmuştu. O zaman da bu olayı yaşamıştık. Dün daha kötü idi zararımız epeyce var bir daha olmamasını temenni ediyoruz. Dükkanın içindeki sular sandalye boyunu geçti, canımızı kurtarmak için masaların üzerine çıktık. Sular masanın seviyesine kadar çıktı. Yağmur yaklaşık bir iki saat sürdü daha sonra çekildi, kurtardık. Masanın üzerine çıkıp canımızı kurtarma çabasına girdik malı mülkü bıraktık. Bu bölgedeki bütün işyerleri zarar gördü ama en çok da bu bölge zarar gördü. Rögarlar kapandı işyerimin içerisinde çamur girdi. Zarar konusunda sigortamız vardı, sigortaya başvurduk bekliyoruz. Tek tesellimiz can kaybı yaralanma olmaması. O anda müşteri olsaydı durum çok daha kötü olurdu. Camları kapıları kapatmamıza rağmen dükkân içerisine su girdi müşteri olmaması tesellimiz oldu" diye konuştu.



Afetler yakasını bırakmıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Her 10 kadından birini etkileyen sinsi hastalık: Endometriozis Halk arasında ’çikolata kisti’ olarak bilinen endometriozis, üreme çağındaki her 10 kadından birinde görülerek önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor. Uzmanlar, belirtileri pek çok hastalıkla karıştırılabildiği için tanı sürecinin gecikebildiğine dikkat çekiyor. Hastalığın teşhisinin bazı vakalarda 10 yılı bulabildiği belirtilirken, bu süreçte hastalar farklı branşlarda birçok doktora başvurarak zaman kaybedebiliyor. Türkiye’de yaklaşık 2 milyon kadını etkilediği tahmin edilen endometriozis, bel ve sırt ağrısı, kronik yorgunluk, karın ağrısı, şişkinlik ve gaz gibi toplumda sık görülen şikayetlerle kendini gösterebiliyor. Ancak bu belirtiler çoğu zaman başka nedenlere bağlandığından hastalık fark edilmeden ilerleyebiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Nuray Bozkurt, Endometriozis Farkındalık Ayı kapsamında yaptığı açıklamada, "Rahmin iç duvarını döşeyen dokunun rahim dışında yerleşmesi olarak tanımlanan endometriozis, bazı hastalarda hiçbir belirti vermeden ilerleyebilirken; çoğu hastada kronik karın ağrısı, özellikle adet döneminde şiddetli ağrı ve aşırı kanama gibi ciddi sorunlara yol açabiliyor" dedi. Aynı zamanda Endometriozis ve Adenomyozis Derneği yönetim kurulu üyesi olan Bozkurt, hastalığın erken tanısının yaşam kalitesi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Kısırlığa kadar gidebilen riskler taşıyor Endometriozisin bağırsakları etkilemesi durumunda ağrılı dışkılama; mesaneye yayılması halinde ise kanlı idrar ve yanma gibi şikayetler görülebiliyor. Üreme organlarında oluşturduğu hasar ise kısırlığa kadar varabilen ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Uzmanlardan önemli uyarı Bozkurt, şiddetli adet ağrısı, geçmeyen karın ve bel ağrısı, ağrılı ilişki ve aşırı kanama gibi şikayetlerin normal kabul edilmemesi gerektiğini belirterek, bu belirtileri yaşayan kadınların vakit kaybetmeden bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurmalarını önerdi. Mart ayı Endometriozis Farkındalık Ayı dolayısıyla uzmanlar, erken teşhisin hem hastalığın ilerlemesini önlemede hem de kadınların yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını hatırlatarak toplumsal bilinçlendirme çalışmalarının artırılması gerektiğinin altını çiziyor.
İstanbul Afet Destek ve Lojistik Dağıtım Tırı’nın rotası Balkanlar Sultangazi Belediyesi ’Afet Destek ve Lojistik Dağıtım Tırı’, soydaşlarımızı iftar sofralarında birleştirmek için rotasını Balkanlar’a çevirdi. Tırda hazırlanan yemekler, Bulgaristan ve Yunanistan’da on ayrı noktada kurulacak iftar sofralarında binlerce kişiye ulaşacak. Afet ve acil durumlarda hızlı müdahale için satın alınan, 15 bin kişilik yemek çıkarma kapasitesi bulunan Afet Destek ve Lojistik Dağıtım Tırı, Balkanlar’daki soydaşlarımıza iftar hazırlamak için yola çıktı. Tırda pişirilen yemekler Bulgaristan ve Yunanistan’da on ayrı noktada kurulan iftar sofralarında binlerce kişiye ikram edilecek. Soğuk hava deposundan fırına Tırın içerisinde 15 bin kişiye yemek yapılabilirken; et ve meyvelerin güvenle muhafaza edileceği 2 ayrı soğuk hava deposu da bulunuyor. Tırda ekmek üretilebilmesi için fırın da bulunuyor. Afet tırı Ramazan ayında Balkanlar’da Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, "Afet Destek ve Lojistik Dağıtım Tırımız sadece acil durumlarda değil, böyle güzel işlerle de hizmet veriyor. Geçen yıl iftar sofralarımızı Balkanlar’a taşımıştık. Bu yıl da Evlad-ı Fatihan diyarındaki kardeşlerimizi yalnız bırakmak istemedik. Bereket ve rahmet ayı Ramazan’ın manevi atmosferini Balkan topraklarındaki kardeşlerimizle de paylaşalım istedik. Ramazan ayında Balkanlar’da soydaşlarımıza, kardeşlerimize hizmet edecek olan tırımız binlerce kişiye ulaşacak. Hem Sultangazi’de hem Rumeli Balkan coğrafyasında bize ihtiyaç duyulan her yerde komşularımızın yanında olmaya devam edeceğiz" diye konuştu.