SPOR - 23 Şubat 2026 Pazartesi 11:13

47 yaşında gelen milli davet

A
A
A
47 yaşında gelen milli davet

Karateye yıllarını veren eski bir Türkiye Şampiyonu olan Osman Şişko, 47 yaşında yeniden büyük bir gurur yaşayacak. Uzun yıllar hem sporcu hem de antrenör olarak tatamiye emek veren Şişko, veteranlar kategorisinde elde ettiği başarıların ardından milli formayı giymeye hak kazandı.


12-15 Şubat tarihleri arasında Manisa’da düzenlenen Türkiye Büyükler-Veteranlar Karate Şampiyonası’nda Veteranlar 45-54 yaş -85 kilogram Kumite kategorisinde üçüncü olarak bronz madalya kazanan Şişko, bu başarısıyla uluslararası arenada ülkemizi temsil etme hakkı elde etti.


28. Balkan Büyükler ve Veteranlar Karate Şampiyonası, 27 Şubat-1 Mart 2026 tarihleri arasında Bosna Hersek’in Banja Luka kentinde düzenlenecek. Şişko, şampiyonada Veteranlar kategorisinde hem Kata hem de Kumite branşlarında mücadele edecek.


Osman Şişko, hedefinin Balkan Şampiyonası’nda da derece elde ederek hem şehrini hem de ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek olduğunu ifade ederken, 47 yaşında gelen bu milli daveti azmin, disiplinin ve spora duyulan tutkunun en anlamlı göstergesi olarak değerlendiriyor.



47 yaşında gelen milli davet

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep İpekyolu’nda bisikletle tehlikeli hareketler ölüm getirdi Gaziantep’te trafik yoğunluğu olan İpekyolu’nda üzerine uzandığı bisikletle akrobatik hareketler yaparak seyreden 18 yaşındaki genç, önündeki otomobile çarparak hayatını kaybetti. Olay, 21 Şubat günü akşam saatlerinde Şehitkamil ilçesi Şehirgösteren Mahallesi tarihi İpekyolu üzerinde meydana geldi. İddiaya göre, 18 yaşındaki Barış Tanrıverdi, trafik yoğunluğuyla bilinen yolda üzerine uzandığı bisikletle akrobatik hareketler yaparak seyretmeye çalışırken sola manevra yapınca önündeki otomobile hızla çarparak ağır yaralandı. Feci kaza sonrası olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerince ilk müdahalesi yapılan Barış Tanrıverdi, ilk müdahalenin ardından kaldırıldığı Şehitkamil Devlet Hastanesi’ndeki tüm çabalara rağmen kurtarılamadı. Cenaze, Gaziantep Adli Tıp Kurumu’nda tamamlanan işlemlerin ardından defnedilmek üzere yakınlarına teslim edildi. Feci kaza anları saniye saniye kamerada 18 yaşındaki Barış Tanrıverdi’nin ölümüyle sonuçlanan feci kaza anları ise arkadaşlarının cep telefonu kameralarına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde, Tanrıverdi’nin üzerine uzanarak sürmeye çalıştığı bisikletle sola manevra yapar yapmaz önündeki otomobile hızla çarpma anları yer aldı. Kaza ile ilgili geniş çaplı soruşturma devam ederken, aynı yolda gençlerin sık sık benzer tehlikeli hareketlerde bulunduğu ve önlem alınması gerektiği belirtildi.
İstanbul Bakırköy’de otoparktaki araçlardan 30 milyon dolar çalındığı iddiasına ilişkin tutuklama sayısı 10’a yükseldi İstanbul’un Bakırköy ilçesinde site otoparkındaki iki araçtan 30 milyon dolar çalındığı iddiasına ilişkin tutuklanan şüpheli sayısı 10’a yükseldi. Bakırköy’de 11 Şubat günü bir sitenin otoparkında, iki otomobilin bagajından 30 milyon dolar çalındığı iddiası üzerine soruşturma sürüyor. Otoparkta çalınan 30 milyon doların, İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yolsuzluk iddianamesinde adı ’emanetçi’ olarak geçen Taç döviz isimli iş yeri sahibi Atilla Durmaz’ın oğlu Bilal Durmaz’a ait olduğu, Bilal Durmaz’ın, iş yerini taşıdığı iddiasıyla 100 dolarlık banknotlardan oluşan 30 milyon doları 1 aydır sitenin otoparkındaki iki otomobilin bagajında beklettiği iddia edilmişti. Soruşturma kapsamında 1’i kadın 11 şüpheli gözaltına alınmış, Gayrettepe Asayiş Şube Müdürlüğü’ne getirilen şüphelilerin işlemlerinin tamamlanmasının ardından, Bakırköy Adliyesine sevk edilmişti. İşlemleri tamamlanan şüphelilerden 9’u tutuklanırken, 1 şahıs hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştı. Tutuklanan şüpheli sayısı 10’a yükseldi Yürütülen soruşturma kapsamında, 2 şahıs daha gözaltına alındı. Emniyette işlemleri tamamlanan şahıslar, Bakırköy Adalet Sarayı’na sevk edildi. Savcılıkta ifade işlemleri tamamlanan 1 şahıs ’tutuklama’ diğeri ise ’adli kontrol tedbiri’ talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Hakimlik işlemleri tamamlanan 1 şahıs tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulandı. Soruşturma kapsamında tutuklanan şahıs sayısı 10’a yükseldi. Konuya ilişkin çalışmalar sürüyor.
Ankara ÜNİPERSEN’den tayin hakkı için emsal niteliğinde yargı kararı Üniversite İdari Personel Sendikası (ÜNİPERSEN) üniversite idari personelinin kurumlar arası tayin hakkına ilişkin önemli bir yargı kararı alındığını duyurdu. Üniversite İdari Personel Sendikası (ÜNİPERSEN), üniversitelerde görev yapan idari personelin kurumlar arası naklen tayin hakkına ilişkin önemli bir yargı kararı alındığını duyurdu. ÜNİPERSEN’den yapılan açıklamaya göre, İstanbul Teknik Üniversitesi bünyesinde hizmetli kadrosunda şoför olarak görev yapan sendika üyesi, Silivri Belediye Başkanlığı’na naklen atanma talebinde bulundu. İdare tarafından talebe muvafakat verilmemesi üzerine açılan dava, İstanbul 3. İdare Mahkemesi tarafından karara bağlandı. Mahkeme, 20 Ocak 2026 tarihli kararında ret işlemini iptal edildi. Kararda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 74. maddesi uyarınca idarelere takdir yetkisi tanındığı ancak bu yetkinin sınırsız olmadığı vurgulandı. Mahkeme, takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle bağlı olduğuna dikkat çekerek, ’personel ihtiyacı’ gibi soyut ve genel ifadelerin somut olayın özellikleri karşısında yeterli gerekçe oluşturamayacağını belirtti. Mahkeme kararında; personelin Silivri’de ikamet ettiği, şehit yakını olduğu, yaşlı ve hasta annesine bakmakla yükümlü bulunduğu ve her gün ciddi ulaşım güçlüğü yaşadığı hususlarının birlikte değerlendirildiği ifade edildi. Söz konusu şartlar çerçevesinde Silivri’de görev yapmasının hem personelin verimliliğini artıracağı hem de kamu hizmetine katkısını güçlendireceği tespit edildi. Kararda ayrıca, kamu görevlisinin maddi ve manevi varlığının korunmasının ve geliştirilmesinin anayasal bir yükümlülük olduğuna işaret edildi. Mahkeme, üniversite bünyesinde çıkarılan naklen tayin yönergelerinin 657 sayılı Kanun’da yer almayan sınırlamalar getiremeyeceğini de açıkça ortaya koydu. Normlar hiyerarşisi gereği kanun hükmünün esas alınması gerektiği belirtilerek, alt düzenleyici işlemlerle kanuni hakkın daraltılamayacağı vurgulandı. ÜNİPERSEN’in açıklamasında, kararın, üniversitelerde görev yapan idari personelin kurumlar arası nakil taleplerinde idarenin takdir yetkisinin keyfi biçimde kullanılamayacağı yönünde emsal niteliği taşıdığı değerlendirildi. Ayrıca aile birliği, sağlık durumu ve sosyal şartlar gözetilmeden verilen ret kararlarının hukuka uygun sayılamayacağı yargı kararıyla ortaya konulmuş olduğu ifade edildi. ÜNİPERSEN’in açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "Üniversitelerde adeta gündemi belirleyen bir sendika konumuna gelen ÜNİPERSEN, ortaya koyduğu hukuki başarılar, sahadaki kararlı çalışmaları ve çözüm odaklı yaklaşımıyla dikkat çekerken; üniversite çalışanlarının hak ve menfaatlerini önceleyen duruşuyla üniversite çalışanlarının ilk ve tek temsilcisi olma sorumluluğunu güçlü biçimde taşımaktadır. Çalışma arkadaşlarından aldığı destekle her geçen gün büyüyen sendika, ODTÜ, İTÜ ve Düzce gibi köklü üniversitelerde yetkili konuma ulaşmış olmanın sorumluluğuyla hareket etmekte; bu yetki başarısını Mayıs ayında birçok üniversiteye daha yayacaktır. Sahadan aldığı güçle, üyelerinin tayin hakkı başta olmak üzere tüm özlük ve sosyal haklarının korunması için hukuki süreçleri kararlılıkla sürdüreceklerini belirtti. Sendika, üniversitelerde kanuna uygun, adil ve şeffaf uygulamalar tesis edilinceye kadar sürecin takipçisi olacaklarını ifade etti."
İstanbul ’Casperlar’ suç örgütüne bilgi sızdırdığı iddia edilen zabıt katibinin hakimlik ifadesine ulaşıldı Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca ’Casperlar’ suç örgütüne bilgi sızdıran kişilere yönelik başlatılan soruşturma çerçevesinde tutuklanan 7’si polis 14 şüphelinin hakimlik ifadeleri ortaya çıktı. Tutuklanan zabıt katibi E.B. ifadesinde, "Bir avukata nasıl bilgi veriyorsam, Serkan Cemal Güney’e de o şekilde bilgi verdim. 5 yıl üzeri cezası olan hükümlülere yardımcı olmak adına yaptım bu bilgi aktarımını. Serkan Cemal Güney’den rüşvet konusunda hiçbir talebim olmadı. 1 milyon 86 bin lira paranın yatmasının nedeni, benim yapmış olduğum sorgulamalar sonucunda kendisini borçlu hissederek yatırmış olduğu paralardır" dedi. Bahçelievler, Küçükçekmece ve Bağcılar ilçelerinde liderliğini İsmail Atız’ın yaptığı ve ‘yağma’, ‘kasten yaralama’, ‘tehdit’, ‘uyuşturucu ticareti’, ‘fuhuş’, ‘kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma’ gibi suçlara karıştıkları tespit edilen ‘Casperlar’ suç örgütüne yönelik Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yeni bir soruşturma başlatılmıştı. Yürütülen soruşturma kapsamında Casperlar suç örgütüne bazı kamu görevlileri tarafından bilgi sızdırıldığı ortaya çıkmıştı. Yapılan araştırmalar neticesinde örgüt üyelerinin kamu görevlileriyle menfaat içerisinde olduğu, örgütün adliyelerde ve çeşitli yerlerde görevli memurlardan suç ve arama kaydı sorgulaması yaptırdığı belirlenmişti. Başsavcılık tarafından İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nce 9’u polis memuru, 1’i zabıt katibi, 1’i gümrük muhafaza memuru, 1’i görevini terk etmiş polis memuru olmak üzere toplam 17 şüpheli hakkında gözaltı talimatı verilmişti. Şüphelilerin adreslerine düzenlenen operasyonla 17 şüpheli gözaltına alınmıştı. Devam eden soruşturma kapsamında 1 kişinin daha gözaltına alınmasının ardından sayı 18’e yükselmişti. Emniyette işlemleri tamamlanan şüpheliler, dün sabah saatlerinde Bakırköy Adalet Sarayına sevk edilmiş, savcılıkta ifade işlemleri tamamlanan 17 şüpheli tutuklama’ 1 şüpheli ise adli kontrol tedbiri talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilmişti. Hakimlikte işlemleri tamamlanan, 7’si polis 1’i zabıt katibinin de aralarında bulunduğu 14 şahıs tutuklanarak cezaevine gönderildi. 4 şahıs ise yurt dışına çıkış yasağı tedbiriyle serbest bırakılmıştı. Şüphelilerin nöbetçi hakimlik ifadeleri ortaya çıktı Şüpheli polis memuru A.Ö. hakimlik sorgusunda, "İbrahim Tankoş ile Narkotik Şubeden tanışıyorum. Ailecek görüşürüz. Şüpheli Serkan Cemal Güney ve İbrahim Tankoş’u ziyarete geldiğinde tanıştım. 2 yıldır isim sorgulama yetkim de yoktur. Orkinos operasyonu İçişleri Bakanlığınca da yayınlanmıştır. Operasyon tamamlandıktan sonra listeyi arkadaşım Tankoş’a da atmıştım. Benim listeden isim çıkarttırma gibi bir yetkim yoktur. Orkinos operasyonu sonucunda isim listesi sosyal medyada geziyordu. İbrahim ve Serkan Cemal’e, tanıdıkları olup olmadığını sordum, tanıdıkları varsa gidip yakalayabileceğimizi söyledim. Bunun sebebi de tekrar Narkotik Şubeye dönmemdi. Tankoş’un ihraç olduğunu da bilmiyordum" dedi. Şüpheli polis memuru A.A, Esenyurt’ta suç araştırması yaptığı sırada oto galerici olan Serkan Cemal Güney’le tanıştığını belirttiği ifadesinde, "Serkan Cemal’in eşi H.G şüpheli sıfatıyla tanzim edilen ifade alma ve serbest bırakma evrakını tanzim eden kişi bendim. H.G. de ifadeye geldi, ifadesini verdi. İfadesini alan kişi benim. İfade ve serbest bırakma tutanaklarının ikisini de ben tanzim ettim. Kendi sicilim olan yere imza attım. Grup şefim olan E.Y’nin ismini boş bıraktım. Gün içerisinde yaptığım evrakların hepsini bir kenara toplardım ve toplu imza atılırdı. E.Y. yerine imzayı kimin attığını bilmiyorum. Güven Şener’i Polnet sisteminden sorgulamadım. Karakolda mukayyit olduğum için Polnetim genelde açık oluyor. Ben kısa zaman için çıktığımda da açık oluyor. Sorgulama yapıldığı tarihte Serkan Cemal tarafından hesabıma 3 bin lira gönderilmesi konusunda hiçbir bilgim yoktur. Ben, Serkan Cemal’le sadece arkadaşım" ifadelerini kullandı. "1 milyon 86 bin lira paranın yatmasının nedeni, benim yapmış olduğum sorgulamalar sonucunda kendisini borçlu hissetmesidir" Şüpheli zabıt katibi E.B. ise, savunmasında, "Bir avukata nasıl bilgi veriyorsam, Serkan Cemal Güney’e de o şekilde bilgi verdim. 5 yıl üzeri cezası olan hükümlülere yardımcı olmak adına yaptım bu bilgi aktarımını. Güney’den rüşvet konusunda hiçbir talebi olmadı. UYAP sisteminde örgüt uyarısı olmadığı için Serkan Beyin sorduğu kişilerin örgütle bir ilgisi olup olmadığını düşünmedim, aklıma da gelmedi. Uyuşturucu işiyle herhangi bir ilgim ya da bilgim yoktur. Bana sorgulattığı isimleri Serkan’a sorduğumda hep ’Yakın arkadaşım.’ diye cevap veriyordu. Yardımcı olmak adına bu sorgulamaları yapıp kendisine verdim. Kimseye çıkar amaçlı bir bilgi vermedim. 1 milyon 86 bin lira paranın yatmasının nedeni, benim yapmış olduğum sorgulamalar sonucunda kendisini borçlu hissederek yatırmış olduğu paralardır" şeklinde konuştu. 50 gün önce ‘Casperlar’ suç örgütüne üyeliği nedeniyle tutuklandığı ortaya çıkan şüpheli İbrahim Tankoş da ifadesinde, "Telefonumdan çıkan, kişisel bilgileri sorduğum her şeyi kabul ediyorum. Bununla alakalı memur arkadaşlarımın hiçbiri benden bir talepte bulunmadı. Bu kişisel verileri bana vermeleri konusunda para göndermedim. Paralar, benden borç istemeleri nedeniyle arkadaşlığımızdan ötürü attığım paralardır" dedi. Sevk yazısında, suçların işlendiğine dair kuvvetli suç şüphesini gösteren deliller bulunduğu belirtildi Sulh Ceza Hakimliği tarafından yazılan sevk yazısında 14 şahsın, üzerlerine atılı toplam 4 suçtan tutuklandığı, suçların niteliği, şüpheliler Serkan Cemal Güney ve İbrahim Tankoş’un telefonları üzerinde yapılan inceleme tutanakları, hesap hareketleri ile emniyet tutanakları göz önünde bulundurularak atılı suçların işlendiğine dair kuvvetli suç şüphesini gösteren delillerin varlığı gerekçesiyle karar verildiği aktarıldı. Kararda ayrıca, hakkında adli kontrol tedbiri verilen 4 şahıs hakkında ‘imza’ ve ‘yurt dışına çıkış yasağı’ şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmedildiği bilgisi yer aldı.