GENEL - 12 Haziran 2023 Pazartesi 20:08

Trabzon’da Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı için imzalar atıldı

A
A
A
Trabzon’da Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı için imzalar atıldı

Trabzon Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı Toplantısı ve imza töreni, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu’nun başkanlığında yapıldı.

Trabzon Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı Toplantısı ve imza töreni, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu’nun başkanlığında yapıldı. Daha yaşanabilir bir Trabzon için çalışmaya devam ettiklerini belirten Başkan Zorluoğlu, "Proje bedeli 5.9 milyon avro olan Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı için şehrin tüm dinamikleriyle ciddi bir istişare ve ortak akıl süreci işleteceğiz" dedi.


Avrupa Birliği ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından "Ulaştırma Sektörel Operasyonel Programı (USOP)" çerçevesinde desteklenen Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı Toplantısı ve imza töreni, Trabzon Ulaşım hizmet binasında yapıldı. 26 ay sürecek proje, Trabzon’un Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planı’nın hazırlanmasını ve bu süreçteki eğitim, danışmanlık ve iyi uygulamaların gözlemlenmesi çalışmalarını içerecek.


İmza töreninde konuşan Başkan Zorluoğlu, "Bugün Trabzon’umuz için çok önemli bir proje olan Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı (SKUP) imza töreni vesilesiyle bir araya gelmiş bulunuyoruz. Dünya nüfusunun şu anda yüzde elliden fazlası şehirlerde yaşıyor. Bu oran her geçen yıl artıyor. 2050’de bu oranın yüzde 60’ları, 2100’de de dünya nüfusunun yüzde 85 civarı olacağı var sayılıyor. Dolayısıyla gittikçe daha fazla yoğunlaşan, daha karmaşık hale gelen şehirler söz konusu. İşte bu zorluklarla mücadele edebilmek ve yoğun nüfusun ihtiyaçlarını karşılayabilmek adına birçok şehir şimdiden birtakım çalışmalar yaparak büyük projeler ortaya koyuyor. Trabzon olarak biz de daha yaşanabilir bir şehir hedefimize uygun olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu manada Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızla yakın bir iş birliği içerisindeyiz. Avrupa Birliği, Ulaştırma Sektörel Operasyonel Programı çerçevesinde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızla yaptığımız çalışmalar neticesinde bugün ihalesi tamamlanan ve yüklenicisi belirlenen Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı’nın imza töreni için bir aradayız" dedi.



"Trabzon’da ilk 3’te trafik sorunu var"


Trabzon’un ulaşım anlamında sorunları olduğunu da belirten Başkan Zorluoğlu, "Biz göreve geldiğimizde anket sonuçlarında vatandaşımızın en fazla şikâyetçi olduğu konuların ilk 3’ünde ulaşım ve trafik yer alıyordu. Bu sıralama değişmiş değil. Bugün de aynı şekilde olduğunu değerlendiriyoruz. Ancak o zamandan bu tarafa Büyükşehir Belediyesi olarak çok önemli çalışmalar yaptık; ulaşıma, trafiğe önemli ölçüde çözüm getiren uygulamalarımız oldu. Bunların en başında da Ulaşım Master Planı gelmektedir. 2020’li yıllarda çalışmasına başladık ve birçok büyük şehirde olduğu gibi ulaşım meselesini geniş bir şekilde ele alan temel politika belgemiz Ulaşım Master Planı’nı tamamlamıştık. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın da onayıyla artık yürürlüğe girmiş bulunuyor. Bugün burada imzasını atacağımız Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı da bu manada bizim ikinci planımız olacak. Şehrimizin bütün dinamikleri, ulaşımla ilgili tüm sektörler, meslek odaları, sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte bu planı oluşturacağız. İhalesi yapıldı, sözleşmesini imzalıyoruz. Önümüzdeki 26 aylık sürede Trabzon’umuzu kentsel hareketlilik anlamında planlı, programlı bir şekilde daha ileriye taşıyacak, gerekli altyapılar oluşturmamıza zemin oluşturacak bu önemli planı hep birlikte hayata geçireceğiz. Burada en önemli husus, şehrin ve Büyükşehir Belediyemizin bu plana aktif şekilde katkı yaparak sahiplenmesidir. Yoksa birçok plan yapılır raflara konulur. Ondan sonra bir daha akla da gelmez. Büyükşehir Belediyesi olarak bu planın bütün aşamalarına aktif şekilde katkı vereceğiz. Bir taraftan Ulaşım Master Planı, diğer taraftan SKUP ile Trabzon’umuzu daha yaşanabilir bir hale getirmeyi hedefliyoruz" diye konuştu.



Maliyeti 5.9 milyon avro


Proje tutarının 5.9 milyon euro olduğunu da dile getiren Başkan Zorluoğlu, "Ana kısmı Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı’ndan oluşuyor. Diğer bileşenlerin ihale süreçleri de devam ediyor. Yani işin inşaat ve teknik destek kısmının sözleşmelerini de kısa zamanda imzalarız diye ümit ediyoruz. Ben Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımıza ve sizin şahsınızda bu projede emek sarf eden yönetici arkadaşlarımıza, çalışanlara çok çok teşekkür ediyorum. Yine Avrupa Birliği Türkiye delegasyonuna özellikle bu projede verdikleri destek ve çabadan dolayı teşekkür ediyoruz. Tabii bizim Ulaşım Master Planı başta olmak üzere ulaşımla ilgili gerçekleştirdiğimiz bütün atılımlarda Ulaşım Daire Başkanlığımız ve TULAŞ Genel Müdürlüğümüzün yöneticileri çok büyük çaba sarf ettiler. Fatih Bayraktar Bey ve Samet Ali Yıldız Bey’e ve onların şahsında bütün çalışanlarımıza da teşekkür ediyorum. Yüklenicimize şehrimizin meselelerini çözecek bir anlayışla bu projenin tamamlanması konusunda da başarılar diliyoruz. Süresi içerisinde Trabzon’umuz çok kıymetli Ulaşım Master Planı ve Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı’na sahip olacak. "Göreve geldikten sonra Trabzon’da ulaşımı tek elden yönetebileceğimiz, teknolojik anlamda donanımlı bir yönetim merkezine de şehrimizi kavuşturduk. Yeni binamızı da bu vesileyle hizmete açmış olduk" ifadelerini kullandı.


Konuşmaların ardından imza törenine geçildi. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı AB ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Burak Aykan, TYPSA Bölge Müdürü David Moreno, Trabzon Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı için sözleşme imzaladılar. Toplantı ve imza töreni hatıra fotoğrafı çektirilmesinin ardından sona erdi.


Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu’nun ev sahipliği yaptığı toplantıya Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı AB ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Burak Aykan, TYPSA Bölge Müdürü David Moreno ve daire amirleri katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Gençlik ve Spor Bakanı Bak’tan Sultanbeylili gençlere müjde Sultanbeyli’de düzenlenen iftar programında genç sporcularla bir araya gelen Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, "Sultanbeyli için çok önemli bir spor tesisi inşaatını ziyaret ettik. Yarı olimpik yüzme havuzu, 2 bin kişilik kapalı spor salonu, 300 kişilik konferans salonu, boks, kick boks ve güreş salonları ile fitness alanlarının yer aldığı güzel bir tesisi gençlerimize kazandıracağız. Sultanbeyli’nin gençleri için her şeyi yapmaya hazırız" dedi. Sultanbeyli Belediyesi ev sahipliğinde sporcularla iftar programında buluşan Bakan Osman Aşkın Bak, başarılı sporculara ödülleri takdim ederken, ilçede yapımı süren Sultanbeyli Belediyesi Mehmet Akif Spor Kompleksi’nde de incelemelerde bulundu. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak Sultanbeyli’de spor alanında önemli yatırımlar yapıldığını belirterek, gençleri kötü alışkanlıklardan uzak tutmanın en önemli yollarından birinin spor olduğunu söyledi. Başarılı takımlar için tesis müjdesi veren Bak, "Atletizm için tesis yapacağız. Mahallelerimize futbol sahaları, basketbol sahaları yapıyoruz. Başkana dedim sen yeter ki yer bul. Biz gerekeni yaparız. Sultanbeyli’nin gençleri için her şey hazır. Evet başkan sen devam et. Siz de devam edin çalışmalara. Geçen sefer de geldik sizin yanınıza. Ödüllerinizi verirken gerçekten gururlandırdım. Bu ülkenin gençleri, liselerdeki gençleri, okul takımları başarılar elde ediyorlar. Onun için onların bu başarılarını ödüllendirmekte Bizim görevimiz belediye başkanımıza teşekkür ediyoruz. Gençler sizleri kötü alışkanlıklardan dijital bağımlılıktan, uyuşturucudan içkiden, kötü alışkanlıklardan uzak tutmak için bu tesisleri bu yatırımları yapıyoruz. Yine obeziteden uzak tutmak için gençlerimizin ailelerin, herkesin spor yapmasını istiyoruz. Bir yüzme havuzu daha kazandırıyoruz. Yüzme bilmeyen kalmasın projesiyle yaklaşık 12 milyon çocuğumuza yüzme öğrettik. Çocuklarımızın yetenek taramasıyla beraber spora yönlendiriyoruz. Bu noktada Sultanbeyli çok güzel işler yapıyor" dedi Programda konuşan Tombaş ise, Sultanbeyli’nin genç nüfusunun oldukça fazla olduğunu belirterek gençleri spora yönlendirmek için önemli yatırımlar yaptıklarını söyledi. Tombaş, ilçede yapımı devam eden spor kompleksinin yaklaşık 26 bin metrekare alana sahip olduğunu belirterek, "Yarı olimpik yüzme havuzu, amfi tiyatro ve çok amaçlı spor salonlarının yer aldığı büyük bir projeyi başlattık. Şu anda inşaat yüzde 50 seviyesine geldi. İnşallah 2027 yılının Ocak-Şubat aylarında gençlerimizin hizmetine sunacağız. Amacımız çocuklarımızı sokaktan çekip spor alanlarına kazandırmak ve enerjilerini sporla buluşturmak" diye konuştu. İlçede amatör kulüpler için antrenman sahaları ve spor salonları da yaptıklarını belirten Tombaş, bireysel sporlarda 500’den fazla gencin ulusal ve uluslararası alanda başarı elde ettiğini ifade etti.
Ankara TBMM Başkanı Kurtulmuş, rektörlerle iftar yemeğinde bir araya geldi TBMM Başkanı Kurtulmuş, YÖK Başkanı Erol Özvar ve üniversite rektörlerini iftar yemeğinde ağırladı. Kurtulmuş, "Türkiye’nin Terörsüz Türkiye mücadelesinde bu çabalarında sizlerden de büyük destek bekliyoruz. Özellikle üniversitelerimizin bu konuyla ilgili yapacakları araştırmaları bu konuda kendi illerinizde kendi üniversiteleriniz bünyesinde ortaya çıkacak olan farkındalığı arttırmanızı sizlerden istirham ediyoruz" dedi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, YÖK Başkanı Erol Özvar ve üniversite rektörleriyle iftarda bir araya geldi. Kurtulmuş, gelecek dönemde çok daha güçlü atılımların yapılabilmesi Türkiye’nin geleceği bakımından hayati önemde olduğuna işaret ederek, "Altyapısı tamamlanmış olan bir yüksek öğrenim kurumuna sahibiz. Ama sorunlarımızın bittiği anlamına gelmiyor. Önümüze yeni hedefler, güçlü hedefler koymak ve bir üst sınıfa çıkmak mecburiyetindeyiz" ifadelerini kullandı. Kurtulmuş, üç noktaya değinerek, "Yüksek öğrenimdeki uluslararası meselesi özellikle üzerinde durduğumuz hususlardan birisi. Sadece misafir öğrencilerimizi burada okutmak değil, yeryüzünün farklı taraflarından yerlerinden gençlerimize ev sahibi yapıp onlara burada eğitim vermek değil. Aynı zamanda Türk Yüksek Öğrenim Sistemi’nin de dünyanın birçok üniversitesinde üniversitenin saygın bölümlerinde oralarda üretim yeri yapabilecek. Araştırmalara, oradaki faaliyetlere katılabilecek yetkinlikte yetiştirilmesi, bizim güçlü üniversitelerimizle, yurt dışındaki güçlü üniversiteler arasında işbirliklerin arttırılması ve böylece kendi ürettiğimiz bilimsel bilginin sadece burayla sınırlı değil, bütün dünyanın malı olacak, bütün dünyanın ortak çabası olacak hale dönüştürmemiz lazım. Biz burada hem çok sayıda öğrencinin okutulması ama ondan da öte dünya üzerinde rekabet edebilecek nitelikli öğrencinin yetiştirilebilmesi için üniversitelerimizin standartlarını çok güçlü bir şekilde ileriye doğru taşımak mecburiyetindeyiz. Bu değişimlerin içerisinde ayakta kalabilen ve dünyada öncü olabilen ülkeler ise bilimi, kültürünü üretebilen ve bu anlamda öncülük yapan ülkeler olacak. Türkiye olarak artık bizim bilimde taklitçilik, kültürde taklitçilik dönemini zaten geride bıraktık. Ama artık taklit edilen bilimde, kültürde teknolojide taklit edilen bir ülke durumuna çıkmak mecburiyetimiz vardır. Bunun yolunda hiç şüphesiz Yüksek Öğrenim kurumlarımızın niteliklerinin arttırılmasından geçiyor. Ayrıca şunu da altına çizmek isterim ki eğitim kurumlarımızın özellikle üniversitelerimizin artık istihdam eksenli bir anlayışla yapılanması da zorunludur. Diploma veren ve insanlara sadece titr ve bir takım mesleklerin ünvanlarını veren kurumlar deyip insanların elinin iş tutmasını sağlayacak ve beceri kazandıracak yerler haline dönmesi şarttır" ifadelerini kullandı. "Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin New York’taki bir kafeden bir farkı kalmamıştır" Kurtulmuş, İran’da saldırı olduğunu ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni toplandığını belirterek, "Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin New York’taki bir kafeden bir farkı kalmamıştır. Kuralları yerle bir oluyor. Terminoloji hepsi beraber oluyor. Kural bazı uluslararası sistem diye yıllardır konuşulan sistem kuralı değil gücü olanın istediği şekilde yönlendirdiği bir arena haline uluslararası sistemi döndürüyor. Bu çerçevede uluslararası sistemde hiç bunu söylemek hoşuma gitmiyor ama daha kestirmede ifade edemiyorum. Şu anda dünya sistemini nasıl tanımlarız dersek herhalde dünya sisteminin içinden geçmekte olduğu süreci orman kanunlarının geçerli olduğu bir dönem olarak tanımlamak mümkündür. Böyle bir kötü döneme dünya uzun yıllar belki asırlar boyunca geliyormuş. Dolayısıyla bu süreci öyle görünüyor ki yakın dönemde daha iyiye doğru gitmesiyle ilgili emareler ortada yoktur. Özellikle bizim içinde bulunduğumuz bu coğrafyada çok dikkatli olmak, ayaklarımızı yere sağlam basmak, kendimize hep beraber 86 milyon milletçe kenetlenmek, omuz omuza vermek, saflarımızı sıklaştırmak mecburiyetindeyiz. Çünkü bu dünya bu düzensiz bu kuralsız dünya düşenin ayağa kalkamayacağı bir dünya haline gelmektedir. Onun için eskiler der ya bir kere düşmeyelim. Biz Türk milleti olarak düşmeyeceğiz, ayakta kalacağız, hep beraber Allah’ın izniyle dünyanın en büyük milletlerinden birisi olacağız" şeklinde konuştu. "Bütün farklılıklarımızı zenginlik vesilesi olarak kabul edeceğiz" Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye adıyla bilinen Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na atıf yaparak, "Bütün farklılıklarımızı zenginlik vesilesi olarak kabul edeceğiz. Asırlarca olduğu gibi bu topraklarda farklı etnik yapılarda yaşayan insanların hiçbirisinin zaten birbiriyle kalması husumeti yok. Bu topraklarda yaşayan hiçbir farklı mezhep ve meşrep sahibinin birbiriyle herhangi bir husumeti, düşmanlığı yok. Bunu araya koymak isteyenlerin de elinden bu fırsatı alacağız ve oynamak istedikleri oyunları bir daha oynayamayacak şekilde ters yüz edeceğiz. Allah’ın izniyle bunun için de Türkiye’de halkımızın büyük bir destek verdiğini görüyoruz. Bunun için bu bölgedeki bütün unsurlar, Türklerin, Arapların, Kürtlerin, Müslümanların, gayrimüslimlerin ne kadar farklı etnik mezhebi yapı varsa Sünnilerin, Alevilerin, Şiilerin bütün bu unsurların hep beraber aynı coğrafyanın insanları aynı ülkenin aynı bölgenin vatandaşları ve aynı kaderin kaderdaşları olarak bir arada birlikte yürümeleri herhalde bölgemizin de huzurunu sağlayacaktır. Bu amaçla özellikle sizlerden de Türkiye’nin terörsüz Türkiye mücadelesinde bu çabalarında sizlerden de büyük destek bekliyoruz. Özellikle üniversitelerimizin bu konuyla ilgili yapacakları araştırmaları bu konuda kendi illerinizde kendi üniversiteleriniz bünyesinde ortaya çıkacak olan farkındalığı arttırmanızı sizlerden istirham ediyoruz" dedi.
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye bu bölgesel türbülanstan da başarıyla çıkacaktır" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bölgemizde daha fazla kan dökülmemesi, daha fazla masumun hayattan koparılmaması, gerilimin büyüyerek geri dönülmez noktalara varmaması gayesiyle yürüttüğümüz çok boyutlu diplomasimizi devam ettireceğiz. Kimse endişe etmesin. Allah’ın izniyle Türkiye bu bölgesel türbülanstan da başarıyla çıkacaktır" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu’nda ’Esnaf ve Sanatkarlarla İftar’ programına katıldı. Programda konuşan Erdoğan, "Esnaf ve sanatkarlarımız, odalarımız ve birliklerimiz bin yıl boyunca ahilik gibi özgün bir kaynaktan beslendiler. Bir yandan ticari faaliyetlerini en güzel şekilde icra ederken diğer yandan sosyal yapımıza eşsiz değerler armağan ettiler. Helal kazancı, alın terini daima gözetirken, ticareti ve alışverişi toplumun huzur ve selametine neticede de Allah’ın rızasına giden bir yol olarak gördüler. ’Alanda satanı gözet, satanda alanı gözet, karında kalanı gözet, Mevla’dan al Mevla’ya ver’ diyen merhum Alvarlı Efe Hazretleri’nin hikmet dolu mısraları aslında meseleyi en veciz şekliyle tarif etmektedir" diye konuştu. "İran’a yönelik hava saldırılarıyla bölgesel gerilim ürkütücü bir boyut kazandı" Esnaf ve sanatkarları var eden kadim değerlere her zamankinden daha çok ihtiyaç duyulan bir durumun içinde olunduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın yakın tarihte eşi benzeri görülmemiş günler yaşadığını vurguladı. İran’a yönelik hava saldırılarından bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Savaş ve sıcak çatışmalara her gün bir yenisi ekleniyor. Ne yazık ki başta batı dünyası olmak üzere uluslararası toplum, bütün bu olanları bir kez daha sadece izlemekle yetiniyor. Komşumuz İran’a yönelik hava saldırılarıyla bölgesel gerilim ürkütücü bir boyut kazandı. Aralarında masum çocukların olduğu yüzlerce sivil hayatını kaybetti. İran’ın bölgedeki diğer ülkelere gönderdiği füzeler ve kamikaze İHA’lar ise ateşin çok daha büyük bir alana yayılma riskini ortaya çıkardı" şeklinde konuştu. "Akaryakıt fiyatlarında artışların önüne geçmek amacıyla ‘Eşel Mobil Sistemi’ni’ devreye aldık" Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının ardından akaryakıt zamlarına yönelik ‘Eşel Mobil Sistemi’ne geçildiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hürmüz Boğazı’nın kapatıldığının açıklanmasıyla birlikte petrol ve doğal gaz fiyatlarında yüzde yirmilere varan artışlar oldu. Bizde akaryakıt fiyatlarında bu jeopolitik gelişmelerin kaynaklı artışların önüne geçmek amacıyla ‘Eşel Mobil Sistemi’ni’ devreye aldık. Buna göre benzin, motorin ve LPG’nin fiyatı artarsa artış tutarının yüzde 75’ine kadarı bu ürünlerin ÖTV’sinin indirilmesi suretiyle uygulanacak. Yani bu ürünlerdeki fiyat artışının on lira olması halinde bu tutarın sadece iki buçuk lirası tabelaya yansıyacak. Geri kalan yedi buçuk lira vergiden karşılanacak. Böylece hem akaryakıt fiyatları bahaneyle fırsatçıların piyasayı bozmasını engellemiş hem de petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki dalgalanma dinene kadar devlet olarak vatandaşımızın yükünü paylaşmış olacağız" ifadelerini kullandı. "Hudutlarımızın ve hava sahamızın güvenliğinin sağlanmasında ihmal ve tereddüt göstermiyoruz" Ekonomiden ticarete, güvenlikten turizme ve tarıma geniş bir alanda menfi yansımaları olan tüm bu gelişmeleri dikkatle takip ettiklerini ifade eden Erdoğan, "Bilhassa hudutlarımızın ve hava sahamızın güvenliğinin sağlanmasında en küçük bir ihmal ve tereddüt göstermiyoruz. Ülkemizin güvenliğine yönelik bir riskin ortaya çıkması durumunda ise müttefiklerimizle koordinasyon halinde bütün önlemleri titizlikle alıyoruz. Dünkü hadisede hassasiyetimizi çok açık ve net gösterdik. Benzer bir olayın tekerrür etmemesi için de gerekli ikazlarda bulunduk. Türkiye’nin dostluğunun kadro kıymetinin bilinmesinin önemine dikkat çektik. Ülke ve millet olarak ilk günden beri barış için verdiğimiz mücadele apaçık ortadayken hiç kimse komşuluk ve kardeşlik hukukunu zedeleyen hatalı bir tavır içinde olmamalıdır" dedi. "86 milyonun güvenliğini merkeze alan hassas bir politika izliyoruz" Bugün içinde başka ülkelerin liderleri ile yaptığı telefon görüşmelerinden bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Vatandaşlarımız da şundan emin olsun. Hükümetimiz tıpkı beşinci yılına giren Rusya-Ukrayna Savaşı’nda olduğu gibi İran krizinde de tecrübeli ve liyakatli kadrolarıyla ülkemizi ve milletimizi her türlü tehlikeden beri tutmak için ne gerekiyorsa yapmaktadır. 86 milyonun güvenliğini merkeze alan hassas bir politika izliyoruz. İnşallah bu tutumumuzu sonuna kadar muhafaza edeceğiz. Telefon görüşmelerimiz hız kesmeden sürüyor. Bugün Malezya Başbakanı Sayın Enver İbrahim, Fransa Cumhurbaşkanı Sayın Emmanuel Macron ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev’le görüştük. İlham kardeşime Nahçivan Özerk Cumhuriyeti’ni hedef alan bugünkü saldırıdan üzüntü duyduğumuzu ve saldırıyı kınadığımızı ifade ettim. Bölgemizde daha fazla kan dökülmemesi, daha fazla masumun hayattan koparılmaması, gerilimin büyüyerek geri dönülmez noktalara varmaması gayesiyle yürüttüğümüz çok boyutlu diplomasimizi devam ettireceğiz. Kimse endişe etmesin. Allah’ın izniyle Türkiye bu bölgesel türbülanstan da başarıyla çıkacaktır." "Krizlere rağmen ekonomimiz 2025 yılında yüzde 3,6 büyüdü" Dünyadaki belirsizliklere rağmen Türkiye’nin ekonomisinin 2025 yılında 3,6 büyüme gösterdiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçtiğimiz günlerde açıklanan büyüme rakamlarını hep beraber takip ettik. Dünyadaki belirsizliklere ve bölgemizde dalga boyu artan krizlere rağmen ekonomimiz 2025 yılında yüzde 3,6 büyüdü. Milli gelirimiz 1,6 altı trilyon dolara, kişi başına gelirimiz 18 bin 40 dolara yükseldi. Sanayi sektörümüz son beş yılın en yüksek büyümesini kaydetti. Bu rakamlarla 2025’te OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen üçüncü ekonomi olduk. G20 içindeyse beşinci sırada yer alıyoruz. En büyük baş ağrımız olan enflasyonu hedeflediğimiz seviyelere indirdikçe, fiyat istikrarını sağladıkça, geçici zorlukları aştıkça Türkiye’nin ekonomisi inşallah daha da güçlenerek farklı bir ivme yakalayacaktır" dedi. Esnaf ve sanatkarlar için yaptıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Şu tartışmasız bir gerçek ki elde ettiğimiz tüm bu başarıları da siz esnaf ve sanatkarlarımızın çok önemli payı vardır. Rabbim sizlerden razı olsun. Yokluğunuzu göstermesin. Sizlerle birlikte büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa etmeyi bizlere nasip eylesin diyorum. Değerli kardeşlerim biz de hükümet olarak hiçbir zaman ticaret erbabımızı yalnız bırakmadık. Destek paketlerimizle, teşviklerimizle, kredi imkanlarımızla ve yaptığımız düzenlemelerle esnafımızın ayakta kalması ve geleceğe güvenle bakabilmesi için gerekli tüm adımları attık. Salgın sürecinde zarara uğrayan esnafımıza dört ayrı program kapsamında yaklaşık dokuz milyar lira hibe desteği sağladık. 6 Şubat depremleri sonrası bölgedeki 27 bin 202 esnaf ve sanatkarımıza Halkbank üzerinden 6,7 milyar lira tutarında destek kredisi kullandırdık. 2002’de beş bin lira olan faiz indirimli kredi şahıs üst limitini 2023’te 650 bin liraya, 2024’te 750 bin liraya ve 2025’te ise tam bir milyon liraya çıkardık. İş yeri ve taşıt alımları kapsamındaki indirimli kredilerin üst limitini iki buçuk milyon liraya yükselttik."
Muş Vali Çakır, Dünya Yetimler Günü’nde koruyucu aileler ve çocuklarla iftarda buluştu Muş Valisi Avni Çakır, Dünya Yetimler Günü kapsamında düzenlenen programda koruyucu aileler ve yetim çocuklarla iftar yaptı. Vali Çakır, Dünya Yetimler Günü kapsamında düzenlenen iftar programında koruyucu aileler ve yetim çocuklarla bir araya geldi. Muş’ta gerçekleştirilen programda birlik ve dayanışma mesajları verildi. Valilik koordinasyonunda Muş Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, Türk Kızılay ve Muş Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı iş birliğiyle Muş Öğretmenevi’nde düzenlenen iftar programı Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Program kapsamında koruyucu aileler ve yetim çocuklarla yakından ilgilenen Vali Çakır, iftar sonrası yaptığı konuşmada bu akşam çok özel bir iftar sofrasında olduklarını ifade etti. Dünya Yetimler Günü kapsamında düzenlenen programda konuşan Vali Çakır, koruyucu ailelerin toplum için önemli bir sorumluluk üstlendiğini belirterek çocukların sevgi ve güven ortamında büyümesinin büyük önem taşıdığını vurgulayarak, "Bizlere emanet edilen yetim ve öksüz yavrularımız ile onlara anne babalık eden koruyucu ailelerimizle bir aradayız. Burada çocuklar cıvıl cıvıl olunca iftarımızın bereketi de neşesi de apayrı oluyor. Müftümüz, dinimizde yetimi kollamanın ve sahip çıkmanın Allah katında büyük karşılığı olduğunu ifade etti. Dedi ki onlar İnşallah cennette Peygamber Efendimizle beraber olacak. Neredeyse şehitlik mertebesiyle eşittir. Yetimi korumak, kollamak onun hakkını en üst seviyede tutmak güzel bir davranış. Cenabı Allah’ın Kur’an’da da bizlere emrettiği bir talimat ve bir emirdir. Dolayısıyla bizlere düşen, devlet olarak bu yavrularımızı koruyup kollamak ve yoksun kaldıkları her şeyi fazlasıyla onlara sunmaktır. Yavrularımızın hepsinin yüzü gülüyor. Maddi ihtiyaçları bir şekilde karşılanabiliyor ancak manevi anlamda da onların yanında olmaya gayret ediyoruz. Bu nedenle onlara abi, anne, baba, amca ve dayı şefkatiyle yaklaşmaya çalışıyoruz. Onların yarın kendi ayakları üzerinde sağlam bir şekilde durabilmeleri için geleceğe güçlü bireyler olarak hazırlıyoruz. Bugün burada düzenlenen bu yemekte Kızılay da bizlere büyük destek verdi. Muş Kızılay ailesine huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Kızılay, her zaman yetimin ve garibanın dostu olmuş, yüzyılı aşkın süredir hayır hizmetlerinde öncü bir kurumdur. Rabbim tuttuğumuz oruçları kabul eylesin" dedi. Muş Müftüsü Nurullah Koçhan, dua okudu. İftarın ardından gönüllüler tarafından yüzleri boyanan çocuklar, müzik eşliğinde oynanan oyunlarla eğlenceli vakit geçirdi. Programa, Muş Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Kantar, İl Jandarma Komutanı Albay Özgür Özer, İl Emniyet Müdürü Melih Kuzudişli, Vali Yardımcısı Mustafa Batuhan Alpboğa, Muş Adalet Komisyonu Başkanı Ekrem Hilmi Tarçın, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ahmet Kırtay, Türk Kızılay Muş Afet Müdahale Merkezi Müdürü Baran Akar, Türk Kızılay Muş Başkanı Gülbay Gümüştekin ve kurum amirleri katıldı.
Antalya Ziraat Türkiye Kupası: Antalyaspor: 0 - Samsunspor: 0 (İlk yarı) Ziraat Türkiye Kupası B Grubu 4. ve son haftasında Antalyaspor, Samsunspor’u konuk ediyor. Maçın ilk yarısı golsüz eşitlikle sonuçlandı. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 6. dakikada Antalyaspor ceza sahası önünde hızlı paslaşmalar sonrası Makoumbou’dan aldığı topla kaleciyle karşı karşıya kalan Ndiaye’nin şutunda meşin yuvarlak kalecide kaldı. 21. dakikada Bahadır Öztürk’ün uzun pasında defansın arkasına sarkan Boli’nin şutunda top üstten auta gitti. 25. dakikada sol kanattan Samet Karakoç’un ortasında Boli’nin kafa vuruşu üstten auta gitti. 45+4. dakikada korner atışındaki pozisyon sonrası VAR tavsiyesiyle kenara çağırılan Abdullah Taşkınsoy, pozisyonu incelemesinin ardından penaltı noktasını gösterdi. 45+6. dakikada beyaz noktanın başına geçen Ndiaye’nin şutunda top üst direkten oyun alanına döndü. Stat: Corendon Airlines Park Hakemler: Abdullah Taşkınsoy, Murat Şener, Ferhat Çalar Antalyaspor: Abdullah Yiğiter, Bahadır Öztürk, Dzhikiya, Ensar Buğra Tivsiz, Erdoğan Yeşilyurt, Samet Karakoç , Abdülkadir Ömür, Hasan Yakub İlçin, Saric, Guaye, Boli Yedekler: Kağan Arıcan, Hüseyin Türkmen, Bünyamin Balcı, Ceesay, Soner Dikmen, Muhammed Özkul, Berkay Topdemir, Ballet, Storm, Kerem Kayaarası Teknik Direktör: Sami Uğurlu Samsunspor: Okan Kocuk, Celil Yüksel, Yalçın Kayan, Soner Gönül, Enes Albak, Diabate , Yunus Emre Çift, Tavsan, Makoumbou, Satka, Ndiaye Yedekler: İrfan Can Eğribayat, Efe Berat Töruz, Joa Mendes, Van Drongelen, Tomasson, Holse, Mounandilmadji, Coulibaly, Eyüp Değirmenci Teknik Direktör: Thorsten Fink Sarı kart: Guaye, Dzhikiya (Antalyaspor)