SAĞLIK - 08 Haziran 2023 Perşembe 10:21

Prof. Dr. Organ Özgür: "Her 10 kişiden 3’ünde alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığı mevcut"

A
A
A
Prof. Dr. Organ Özgür: "Her 10 kişiden 3’ünde alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığı mevcut"

Türkiye’de her 10 kişiden 3’ünde alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığı bulunduğu belirtildi.

Türkiye’de her 10 kişiden 3’ünde alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığı bulunduğu belirtildi.


Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi Gastroenteroloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Orhan Özgür, karaciğer yağlanmasının yaygınlığı ve tehlikesi konusuna dikkat çekti. Karaciğerde normalden fazla yağ birikmesine, ’karaciğer yağlanması’ ismini verdiklerini belirten Özgür "Alkol kullanmayan veya çok az kullanan kişilerde görülen karaciğer yağlanması, alkol kullanımı ile ilişkili olmadığından buna ’alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığı’ denir. Yağlı karaciğer hastalığı ’basit yağlanma’ olabileceği gibi ’non-alkolik steatohepatit (NASH)’ tipi de olabilir. Karaciğerde sadece yağlanma varsa ve beraberinde herhangi bir iltihap yoksa bu tablo, tehlikeli bir tablo değildir ve ilerleyici bir özellik göstermez. Bu hastalarda, karaciğer enzimleri yani ALT ve AST genellikle normaldir. Buna karşılık steatohepatit (NASH) geliştiğinde yani yağlanma ile birlikte karaciğerde iltihaplanma söz konusu olduğunda, bu tablo zaman içinde karaciğer hücrelerinin harap olmasına (nekroz) yol açar ve fibrozis denilen karaciğerde yara dokusu (nedbe) oluşmaya başlar. Bu yara izi dokusu arttıkça karaciğer düzgün çalışamaz ve karaciğerin işlevi gün geçtikçe bozulur. Hastalık ilerledikçe olay, siroza doğru ilerler. Ayrıca steatohepatite (NASH) bağlı gelişen karaciğer sirozu zemininde karaciğer kanserinin de gelişebildiğini görüyoruz. Sonuç olarak steatohepatit denen aşamada olan karaciğer yağlanmasında siroz ve kanser gelişme riski vardır. Bu hastalarda genellikle karaciğer enzimleri yüksek seyreder. Bu nedenle karaciğer yağlanması tanısı konan hastaları, ayrıntılı bir şekilde değerlendirmek ve sıkı takip etmek gerekir. Sadece karaciğer yağlanması olan hastaların 6 ayda bir, steatohepatitli hastaların ise 3 ayda bir periyodik kontrolden geçmesini uygun görüyoruz. En geç yılda bir kere ultrasonografi yapılması gerekir. Hastalara Fibroscan ve karaciğer biyopsisi yapılması da gerekebilir" dedi.


"Türkiye’de erişkinlerde, her 100 kişiden 30 tanesinde alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığı olduğu tahmin edilmektedir" diyen Özgür "Yine karaciğer yağlanmanız varsa yüzde 20 ihtimalle NASH hastalığınız var demektir. Her 5 karaciğer yağlanmasından bir tanesi NASH’dir. Türkiye’de 3,8 milyon NASH hastası olduğu, 133 bin kişide şu an NASH’e bağlı siroz gelişmiş olduğu tahmin edilmektedir. Bunlar, çok büyük rakamlardır.


Karaciğer yağlanması olan hastalarımızın genellikle herhangi bir şikâyeti yoktur. Hastalarımız, hasta olduklarının farkında bile değildir. Hasta genellikle başka bir hastalık nedeniyle tetkik edilirken karaciğer yağlanması fark edilir. Hastalarımızın az bir kısmında bazı şikâyetler görülebilir. Bu şikâyetler; karında sağ üstte ağrı, dolgunluk hissi, halsizlik, çabuk yorulma şeklinde sıralanabilir. Hastalığın ilerlemiş döneminde; kaşıntı, iştahsızlık, bulantı ve sarılık görülebilir. Muayenede, karaciğer genellikle büyük olarak tespit edilir" şeklinde konuştu.



"Beslenme şeklinizi değiştirin, egzersiz yapın"


Prof. Dr. Orhan Özgür, ilaç tedavisinden önce karaciğer hastalarına şu önerilerde bulundu:


"Yapılabilecek en iyi şey, özellikle beslenme şeklimizi değiştirmektir. Hayvansal yağlar, karaciğer için oldukça zararlıdır. Hayvansal yağlardan, sakatat, yağlı et gibi kolesterol içeren yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Mümkün olduğunca yağsız yemeği tercih etmeliyiz. Sebze, meyve (uygun ölçüde), beyaz et ve lifli gıdaları tüketmeye özen göstermeliyiz. Şeker, vücutta yağa dönüştürüldüğü için karbonhidrat ve şeker tüketimimizi mümkün olduğu kadar azaltmalıyız. Düzenli olarak spor yapmalı ve spor yapmayı, yaşamımızın bir parçası haline getirmeliyiz. Ne yazık ki ülkemizde spor yapma alışkanlığı yeterli değildir. Egzersizin; kilo vermede, karaciğer yağlanmasında önemli bir mekanizma olan insülin direncini düşürmede ayrıca uzun vadeli olarak kalp ve damar hastalıklarından korunmada faydalı olduğu kesin olarak ispatlanmıştır. Bu yararın ortaya çıkması için günde en az 30-45 dk. olmak üzere haftada 4 gün tempolu yürüyüş yapmak gerekir. Ayrıca hastanın seçimine ve kalp ve damar hastalığı durumuna göre; bisiklet, yüzme, tenis, koşu bandı, ip atlama tercih edilebilir. Kalp ve damar hastalığı bulunmayan daha genç bireylerde, daha yüksek yoğunluklu egzersiz programları da uygulanabilir. Kişisel sağlık geçmişinde veya ailede şeker hastalığı, kan yağları dengesizliği, obezite (şişmanlık) varsa karaciğer yağlanması konusunda dikkatli olmak gerekir. Unutmamak gerekir ki karaciğer hastalıklarında genetik yatkınlık son derece önemlidir. Göbekli veya şişman iseniz uzun süredir alkol kullanımı varsa ve şeker hastalığı varsa veya kan yağları yüksekse karaciğer kan testlerine baktırmanız ve ultrason çektirmeniz uygun olacaktır. Fazla kilonuz varsa kilo vermeye gayret ediniz. Bel çevrenizi inceltiniz (erkekseniz 100, kadınsanız 88 cm’nin altına indiriniz). Latent (gizli) şeker hastalığınız varsa ve alkol kullanıyorsanız, trigliserid isimli yağınız yüksek, iyi kolesterol HDL’niz düşük (yüzde 40 mg.dan az), ürik asidiniz yüzde 7 mg.dan fazla ise daha uyanık ve bilinçli olmalısınız. Hastalarda kilo kaybı; yavaş ve sürekli olmalı, hedef haftada 400-500 gram kilo kaybı olmalıdır (haftada 1,5 kg’ı aşmamalıdır). Alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığında, diyet ve egzersizin yerine geçebilecek herhangi bir ilaç tedavisi bulunmamaktadır. Bu hastalığın tedavisinde kullanılmak üzere ülkemizde ve uluslararası alanda devam eden birçok ilaç araştırma çalışması bulunmaktadır. Basında ve internet ortamında, yoğun bir bilgi kirliliği ve yanlış bilgilendirme mevcuttur. Lütfen! Doktorunuzun bilgisi dışında ilaç, bitkisel ilaç veya çeşitli kürler kullanmayın."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mardin Aziz Yıldırım: "Taraftarımızla aramızdaki o sarsılmaz bağı yeniden inşa etmemiz lazım" Fenerbahçe Kulübü Başkan Adayı Aziz Yıldırım, Mardin Fenerbahçeliler Derneği ziyaretinde taraftarlarla bir araya geldi. Yıldırım, camianın eski güçlü günlerine dönmesi için öncelikle sarı-lacivertli taraftarlar ile yeniden barışması gerektiğini söyledi. Fenerbahçe Spor Kulübü’nde haziran ayında gerçekleştirilecek kongre öncesinde başkan adaylarından Aziz Yıldırım, Mardin Fenerbahçeliler Derneği’ni ziyaret etti. Fenerbahçe Kulübü Başkan Adayı Aziz Yıldırım, dernek yönetim kurulu üyeleri tarafından karşılandı. Artuklu Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen programda konuşan Yıldırım, Mardin’de bulunmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Değerli Fenerbahçeliler, Mardin gibi kadim bir şehirde sizlerle buluşmaktan, yakın şehirlerden gelen Fenerbahçelilerle bir arada olmaktan mutluluk duyduğumu belirtmek isterim" dedi. Mardinspor’un 1. Lig’ yükselmesini de kutlayan Yıldırım, "Mardin Spor’un 1. Lige çıkışından dolayı da tüm Mardinli sporcuları tebrik ederim" ifadelerini kullandı. "Aceleyle alınan kararlar, bizi bugüne kadar hep hedeflerimizden uzaklaştırdı" Kongre sonrası Doğu illerindeki ziyaretlerine devam edeceklerini belirten Yıldırım, "6-7 Haziran’da yapılacak seçimden sonra kazansak da kaybetsek de bütün doğuyu gelip gezeceğim arkadaşlarımla. Bugün buraya geldiğimizde başta valimiz, emniyet güçleri, dernek başkanımız ve onların üyelerinin bizlere göstermiş olduğu kadirşinaslık için sizin huzurunuzda teşekkür ediyorum. Ben yalnız gelmedim. Yanımda İsmail bey var, Mehmet bey var, Fatih bey ve Barış bey var. Onlara da her türlü soruyu sorabilirsiniz. Biz yönetim olarak güçlü bir yönetim yaptık. Ve Futbol A.Ş’ye de girecek yeni isimler var. Onları da yıpratmamak amacıyla açıklamadık ama onlar da çok değerli insanlar. Onlarla beraber hem kulüp tarafını hem de futbol tarafını beraber yöneteceğiz. Planımızı yaptık. Kongreyi bekliyoruz. Bu plan, kongreyi kazanmak için değil, şampiyon olmak içindir. Geçmişte alınan bazı acele kararlar kulübe zarar verdi. Şunu da unutmayın. Acele ile tepkilerden dolayı alınan kararlar bizi bugüne kadar hep hedeflerimizden uzaklaştırdı. Rakiplerimizin ekmeğine yağ sürdü. Benim güvercinleri beslemek gibi bir hobim var. Çocukluğumdan beri de bu sevgimi devam ettiriyorum. Bugün de burada sağ olsunlar arkadaşlar Midyat’tan bile güvercin getirdiler. İnşallah bu akşam onları götüreceğim. Ama güvercin beslemek büyük bir sevgi, emek ve hepsinden öte sabır ister. Fenerbahçe gibi bir kulübün taraftarı olmak da sabır gerektirir’’ dedi. "Taraftarımızla aramızdaki o sarsılmaz bağı yeniden inşa etmemiz lazım" Fenerbahçe taraftarının en sabırlı camialardan biri olduğunu söyleyen Yıldırım, "Artık sabrı yöneticilere, başkanlara değil sahadaki futbolculara göstereceğiz. Sabırla takımımızı hep beraber destekleyeceğiz. Tribünlerin yeniden eski atmosferine kavuşması gerekiyor. Fenerbahçe’nin şahlanması için tribünlerin de eski güçlü günlerine dönmesi lazım. Tribünlerimizin tek ses, tek yürek olmadığı, taraftarın armasına küstüğü veya bölündüğü hiçbir senaryoda başarı hikayesi yazılamaz. Bizim taraftarımızla aramızdaki o sarsılmaz bağı yeniden inşa etmemiz lazım. Tribünler eskisi gibi rakiplere cehennem, takımımıza kalkan olmalıdır. Önümüzde Fenerbahçemizin geleceği adına çok kritik bir kongre var. Bu kongre kulübümüzün yeniden kendi öz kimliğine, şampiyon karakterine kavuşma iradesi olmalıdır. Birlik olacağız, omuz omuza vereceğiz, sabredeceğiz ve o haklı gururu yaşamak için tüm engelleri birer birer hep beraber aşacağız. O güzel günlerde şampiyonluk kutlamasını yine hep beraber yaşayacağız, yapacağız ve yaşatacağız. Hepinizi sevgiyle selamlıyorum. En büyük Fener diyorum. Kadıköy’den çıkış yok diyorum" diye konuştu. Program, taraftarların sorularının cevaplanmasının ardından sona erdi. Yıldırım, göreve seçilmeleri halinde transfer ve teknik direktör sorularına ilişkin, teknik direktör ismi söylemeyeceğini ancak şu anda 2 santrfor ile görüşmelerin yapıldığını sözlerine ekledi.
Kastamonu Taşköprü Belediyesi’nin kısa filmine uluslararası ödül Taşköprü Belediyesi’nin tamamen yapay zeka desteğiyle hazırlattığı "7 Kemerli Bir Zaman Geçidi: Taşköprü" isimli kısa film, AI Film Awards in Cannes 2026’da onur ödülüne layık görüldü. Taşköprü Belediyesi tarafından hazırlatılan "7 Kemerli Bir Zaman Geçidi: Taşköprü" kısa filmi, uluslararası alanda büyük bir başarıya imza attı. İlçenin tarihini, kültürel hafızasını ve medeniyetler boyunca taşıdığı izleri yapay zeka destekli sinema diliyle anlatan film, 21 Mayıs’ta düzenlenen AI FILM AWARDS in Cannes 2026 (AI Film Awards French Riviera) yarışmasında onur ödülü kazandı. Yaklaşık 14 dakika uzunluğundaki kısa film, sadece bir tanıtım çalışması olmanın ötesine geçerek ilçenin tarihi birikimini çağın yeni anlatım araçlarıyla buluşturan özel bir proje olarak dikkat çekti. Festival kapsamında verilen onur ödülü, Taşköprü’nün yerel bir hikâyeyi dijital sanatın gücüyle dünyaya taşıma yolundaki iddiasını uluslararası arenada görünür hale getirdi. Pompeiopolis’ten günümüze çok katmanlı zaman yolculuğu Adını ilçenin simge yapılarından biri olan tarihi köprüden alan "7 Kemerli Bir Zaman Geçidi: Taşköprü", izleyiciyi Pompeiopolis’ten günümüze uzanan çok katmanlı bir zaman yolculuğuna çıkarıyor. Yapımda, Taşköprü’nün Roma İmparatorluğu’ndan Osmanlı’ya, Paflagonya’dan Çobanoğulları’na kadar uzanan zengin geçmişi, yapay zeka destekli görsel anlatımla yeniden yorumlanıyor. 6 Aylık titiz çalışmayla Türkiye’de bir ilk gerçekleştirildi Taşköprü Belediyesi tarafından yürütülen ve yaklaşık 6 ay süren titiz bir çalışmanın ardından tamamlanan film, ilçenin kültürel mirasını klasik tanıtım anlayışının dışına taşıyor. Türkiye’de bir ilk olarak tamamı yapay zeka desteğiyle hazırlanan yapım; tarih, kültür, hafıza ve teknolojiyi aynı çatı altında buluşturarak farklı bir sinema dili sunuyor. Proje, yerel değerlerin geleceğin teknolojileriyle nasıl yeniden anlatılabileceğine dair güçlü bir örnek oluştururken, Taşköprü’nün kültürünü dijital dünyaya taşıma hedefini de ortaya koyuyor. AI Film Awards in Cannes 2026’dan gelen onur ödülü, filmin uluslararası festival yolculuğunda önemli bir eşik oldu. Taşköprü’nün tarihini ve kültürel kimliğini dünyaya açma hedefiyle hazırlanan yapım, ilçenin adını sanat, teknoloji ve kültür ekseninde daha geniş kitlelere duyurma potansiyeli taşıyor. Festivalde "Honorable Mention" adıyla takdim edilen bu başarı, Taşköprü için yalnızca bir festival derecesi olmanın ötesinde, yerel hafızanın yapay zeka destekli yeni nesil anlatılarla geleceğe taşınabileceğini gösteren anlamlı bir adım olarak öne çıktı.