- 27 Nisan 2023 Perşembe 09:04

Apartmanın camına çarparak yaralanan baykuşu tedavi ederek bebek gibi elleriyle beslediler

A
A
A
Apartmanın camına çarparak yaralanan baykuşu tedavi ederek bebek gibi elleriyle beslediler

Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Yalıncak mahallesinde bir apartmanın camına çarparak yaralanan baykuş, yaklaşık 10 gün süren tedavinin ardından doğaya salındı.

Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Yalıncak mahallesinde bir apartmanın camına çarparak yaralanan baykuş, yaklaşık 10 gün süren tedavinin ardından doğaya salındı.


Ortahisar Belediyesi Minik Dostlar Kliniğinde tedavisi yapılan yaralı baykuş ile ilgili bilgi veren klinik veterinerlerinden Ahmet Köz, baykuşun 10 günde kendilerine alıştığını ancak bu kuşların yırtıcı olduğuna dikkat çekerek evcilleştirilmesini önermediklerini belirtti.


Baykuşu yaklaşık 10 gündür elleriyle beslediklerini belirten Köz, “Baykuşumuz yaklaşık 10 gündür bizde. Yalıncak mahallesinden bize yaralı olarak geldi. Ortahisar Belediyesi Minik Dostlar Kliniği bir süredir Milli Parklar Müdürlüğü ile koordineli bir şekilde yaban hayvanlarına da hizmet vermekte. Ana gayemiz bütün sahipli, sahipsiz canlılara olabildiğince dil olmaya nefes olmaya çalışıyoruz. Baykuşumuz da onlardan biri. Bize geldiğinde çok güçsüzdü, bitkindi uçamıyordu. Yaklaşık 10 gün elimizle besledik şimdi kendi beslenmeye başladı. Uçuş talimlerimizi yaptık gayet iyi. Bundan sonra doğada kendi hayatına sağlıklı bir şekilde devam edecek” dedi.



Apartmanın camına çarptı


Apartmanın camına çarparak yaralanan baykuşu ilaçla tedavi ettiklerini kaydeden Köz, “Bir apartmanın camına çarparak düştü, çarpmanın etkisiyle biraz sersemledi zaten güçsüz bir hayvandı. Doğada biraz zayıflamış daha önceden de akciğer problemi vardı onları da ilaç tedavisiyle giderdik. Yetişkin bir baykuş tahmini 3-4 yaşlarında. Endemik değil bölgemizde Türkiye’nin her yerinde yaygın olarak görülür. Endemik türleri var bu türler bölgede görülebiliyor. Baykuşların tüyleri inanılmaz hafif yumuşak hayvanlardır. Bu sayede gece avlarına çok sessiz yaklaşabilirler. Gündüz de görüyorlar ancak gece görüşleri mükemmel derecede. Başını 270 dereceye kadar çevirebilirler, ‘başımın arkasında gözüm var’ deyimi de tam onlar için. İnanılmaz keskin, parçalayıcı pençeleri var yırtıcı kuş türüne giriyor gayet sevimli bir hayvan” diye konuştu.



"Evcilleştirilmesini önermiyoruz"


Baykuşların evcilleştirilmesini önermediklerini kaydeden Köz, “On günde bize alıştı, elle beslenmeye alıştı. Yakalamaya çalıştığımızda korkuyla pençeleri bize saplanabilir. Kesinlikle ve kesinlikle canlı hayvanları yakalamak özellikle vahşi yaşamdaki hayvanları yakalamayı kesinlikle önermiyorum, yakalamak zaten cezai işleme tabi. Yaralı hayvanları yakalayıp bize getirirken de mutlaka pençelerine dikkat etsinler. Çok esaret altında tutulacak hayvanlar değiller. Bu sürede biz bile olabildiğince odada serbest halde tutmaya çalıştık çünkü kafese koyduğumuzda çıkmaya çalışıyor. Serbest yaşama alışmış vahşi hayvanlardır evcilleştirilmesini önermiyoruz” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis 5 bin yıllık sepet örücülüğü sanatı Bitlis’te yaşatılıyor Bitlis’te Belediyesi bünyesinde açılan sepet örücülüğü kursu, unutulmaya yüz tutmuş geleneksel el sanatlarını yeniden canlandırıyor. Dekoratif El Sanatları Usta Öğreticisi Aylin Soyugüzel öncülüğünde yürütülen kursa 25 kursiyer katılıyor. Yaklaşık 5 bin yıllık geçmişe sahip olan sepet örücülüğü sanatı, bambu ağacından yapılan el emeği ürünlerle yaşatılmaya çalışılıyor. Kursiyerler, hem geleneksel el sanatlarını öğrenme fırsatı buluyor hem de ürettikleri sepetlerle aile bütçelerine katkı sağlıyor. Özellikle ev hanımlarının yoğun ilgi gösterdiği kursta, birbirinden farklı model ve desenlerde sepetler üretilirken, el emeği ürünlerin ekonomiye kazandırılması hedefleniyor. Dekoratif El Sanatları Usta Öğreticisi Aylin Soyugüzel, unutulmaya yüz tutmuş mesleklerin gelecek nesillere aktarılması için bu tür kursların önem taşıdığına dikkat çekti. Soyugüzel, "Belediye bünyesinde 25 kursiyerimizle sepet örücülüğü kursu vermekteyiz. Burada öğrencilerimiz hem sepet örücülüğünü öğrenmekte hem de evlerine katkı sağlamaktadır. Sepet örücülüğü aslında 5 Bin yıldır olan bir zanaattır ve günümüzde artık eskiden yük için depolamak için kullanılmaktansa şu anda daha çok hobi olarak veyahut da dekor olarak kullanılmakta veya kişinin ihtiyacına göre şekillenmektedir. Öğrencilerimiz burada hem sosyalleşiyor, hem streslerini atıyorlar, hem de üreterek evlerine çevrelerine katkı sağlıyorlar. Kursumuz 5 aydır aktif olarak açıktır ve 1 buçuk ay daha devam edecektir" dedi. Kursiyerler istedikleri takdirde usta öğretici de olabildiklerini ifade eden Soyugüzel, "Amacımız burada hem kursiyerlerimizi yetiştirmek hem de bu mesleği edinmek isteyen öğrencilerimizi usta öğretici olarak hayata kazandırmak hem de unutulmaya yüz tutmuş olan bu sanatı tekrardan canlandırmak" diye konuştu. Kursiyerlerden ev hanım Suzan Sulukaya sepet örerek satış yaptığını ifade ederek, "Hocamız evimize kadar gelip bize kursunun olduğunu söyledi. Ben o zaman ev hanımıydım evde oturuyorduk boş boş. Ama buraya geldikten sonra güzel şeyler öğrendik. Önce örgü ile başladım sonra yavaş yavaş sepet örgüsüne çevirdik. Ben bu sepetleri ürettikten sonra satışa başladım. Burada sepetlerimi ürettikten sonra satış yapıyorum. O yaptığım satışla mutfak masraflarımı karşılıyorum. Kendi kişisel bakım masraflarımı karşılıyorum" dedi.
Konya İçişleri Bakanı Çiftçi bayram namazını Konya’da kıldı İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bayram namazını memleketi Konya’da kıldı. Bakan Çiftçi, herkesin bayramını tebrik etti. İçişleri Bakanı Çiftçi, bayram namazını Konya Kapu Camisinde kıldı. Bakan Çiftçi, cami içerisinde personelle bayramlaştıktan sonra Konya Valisi İbrahim Akın, Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti İl Başkanı Fatih Özgökçen, milletvekilleri, belediye başkanları ile birlikte camiden çıktı. Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Mustafa Çiftçi, herkesin Ramazan Bayramı’nı tebrik etti. Bakan Çiftçi, "Bugün Konya’mızdayız, baba ocağındayım. Bizim inancımızda kültürümüzde bayramlarımız özellikle dini bayramlarımız toplumsal birlik ve beraberliğimizin zirve yaptığı millet olma şuurunu hissettiğimiz müstesna günler. Bu özel günlerde büyüklerimizin ellerini öper küçüklerimizi sevindiririz. Fakir fukarayı gözetiriz. Yine geçmişlerimizi de unutmaz, kabir ziyaretleri yaparız. Bu vesileyle tüm şehitlerimizi de rahmet ve minnetle yad ediyoruz. Cenabı hak hepsinin şahadetini kabul eylesin. Öbür taraftan bu mübarek günde gazilerimizi de anıyoruz. Sınırlarımızın içerisinde ve dışarısında operasyonda icra eden güvenlik kuvvetlerimiz var. Şairin ’ağladığım senin içindir, güldüğüm senin içindir, öpüp başıma koyduğum ekmek gibisin’ diye hitap ettiği aziz vatanımızda kıyamete kadar bu aziz milletimizi hep birlikte birlik içerisinde yaşamayı nasip etsin. Bayraklarımızı indirtmesin, ezanlarımızı susturmasın diye bu mübarek günde niyazda bulunuyorum. Cenabı hak devletimize zeval vermesin. Kurban bayramında ibadetlerimizi kabul eylesin. Tüm hemşerilerimize hayırlı bayramlar diliyorum" dedi.