ÇEVRE - 17 Nisan 2023 Pazartesi 09:38

Uzmanlardan Trabzon’un Beşirli mahallesi için Nurdağı benzetmesi

A
A
A
Uzmanlardan Trabzon’un Beşirli mahallesi için Nurdağı benzetmesi

Kahramanmaraş merkezli geçtiğimiz 6 Şubat’ta meydana gelen ve asrın felaketi olarak adlandırılan 50 binin üzerinde insanın hayatını kaybettiği depremlerin ardından bölgede akademisyenler tarafından yapılan çalışmalarda yetersiz beton kalitesi, yetersiz donatı ve binalarda kullanılan taşıyıcı sistemin asmolen döşeme yapılmasının facianın boyutunu arttırdığı ortaya çıktı.

Kahramanmaraş merkezli geçtiğimiz 6 Şubat’ta meydana gelen ve asrın felaketi olarak adlandırılan 50 binin üzerinde insanın hayatını kaybettiği depremlerin ardından bölgede akademisyenler tarafından yapılan çalışmalarda yetersiz beton kalitesi, yetersiz donatı ve binalarda kullanılan taşıyıcı sistemin asmolen döşeme yapılmasının facianın boyutunu arttırdığı ortaya çıktı. Depremden etkilenen 10 ilde günlerce çalışma yapan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Can Altunışık, Gaziantep’in Nurdağ ilçesini örnek göstererek Trabzon’un Ortahisar ilçesinde bulunan Beşirli mahallesindeki riske dikkat çekti.


Türkiye’de yıllardır tartışma konusu olan asmelon kullanımı Kahramanmaraş merkezli depreminin ardından bir kez daha gündeme geldi. Asrın felaketi olarak adlandırılan yıkıcı depremlerin ardından depremden etkilenen 10 ilde akademisyenler tarafından yapılan çalışmada yetersiz beton kalitesi, yetersiz donatı ve binalarda kullanılan taşıyıcı sistemin asmolen döşeme yapılması tespit edildi. Depremin ikinci günü 15 kişilik ekiple bölgeye giden ve binlerce binayı inceleyen Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Can Altunışık, Gaziantep’in Nurdağ ilçesinde gördükleri manzaranın Trabzon’un Ortahisar ilçesinde bulunan Beşirli mahallesindeki evlerin durumunu bire bir yansıttığını dile getirdi.



"Nurdağ ilçesinde gördüğümüz manzara Beşirli bölgesindeki evlerin durumunu bize bire bir yansıtıyor"


Asmolen döşemeler ile ilgili 2018 Türkiye bina deprem yönetmeliğinde çok fazla kısıtlayıcı maddeler olduğunu ifade eden Altunışık, “Depremlerden sonra gördüğümüz yıkılma nedenlerinin başlıcalarını sayarsak en önemli nedenlerden bir tanesi yetersiz beton kalitesi, yetersiz donatı, binalarımızda kullanılan taşıyıcı sistemin asmolen döşeme yapılması. Özellikle binalarımızın alt katlarında bulunan dükkan katları yetersiz perde ve zemin koşulları. Asmolen döşemeyle alakalı özellikle Gaziantep ili Nurdağ ilçesinde gördüğümüz manzara bizim de bölgemizde özellikle Beşirli bölgesinde evlerin durumunu bize bire bir yansıtıyor. Binalarımızın alt katlarında yüksek katlı etrafında camlarla çevrili dükkan katlarımız var ve bu dükkan katlarımızdan sonra binalarımız bir anda şişiyor. Yani yanlara doğru çıkmalar yaparak daha büyük bir mantar şeklinde büyüyerek devam ediyor. Bu şekilde olan binaların içerisinde kolonların birbirine bağlayan kirişler odaların içerisinden geçmesin diye normal bildiğimiz rijitliği yüksek derin kirişler değil de yassı kirişler dediğimiz asmolen kirişlerle beraber inşa edilmek zorunda kalınıyor. Bu aynı zamanda binaya oldukça fazla bir ağırlık getiriyor. Bir bina ne kadar ağır olursa depremde de o kadar fazla kuvvet alıyor ve herhangi bir yatay kuvvet altında da binanın rijitliğinin az olması nedeniyle binaların oldukça fazla yıkımı meydana geldiğini görüyoruz. Bu nedenle asmolen döşemelerimizle alakalı 2018 Türkiye bina deprem yönetmeliğinde çok fazla kısıtlayıcı maddeler var. Fakat mühendislerimiz bunları elimine etmek için biraz daha asmolen döşemeleri kullanmak için ısrar ediyorlar. Bizim bir an önce asmolen döşemelerle alakalı bu maddeleri daha da zorunlu hale getirmeli ve artık satik proje aşamasında asmolen döşemelerden özellikle de deprem bölgelerinin yoğun olduğu faya yakın olduğu yerlerde ivmelerin büyük olduğu yerlerde asmolen döşemelerden kaçınmanın depreme dayanıklı yapı tasarımında çok önemli bir parametre olduğunu düşünüyoruz” dedi.



“Camekanlarla birlikte orası bir galeriye dönüşmüş olan yerlerde acil incelemeye gidilmesi lazım”


Özellikle belirli bir tarihten önce inşa edilmiş binaların acil olarak incelenmesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Ahmet Can Altunışık, “Özellikle dolgu zemini oturmuş alt katları dükkan katı olan yüksek dükkan katı olan etrafında duvarları yıkılmış camekanlarla birlikte orası bir galeriye dönüşmüş olan yerlerde acil incelemeye gidilmesi lazım. Çünkü binalarımızın özellikle bu katlardan dolayı yıkıldığını görüyoruz. Buralarda gerekli olması durumunda da belki güçlendirme sistemleri uygulanabilir” şeklinde konuştu.



“Bölgenin korozyon haritası çıkarılsın”


Bölgenin korozyon haritası çıkarılması gerektiğini kaydeden Altunışık, “Özellikle Doğu Karadeniz bölgesinde örneğin bizim için bodrum katı olan bütün binalarda korozyon çok önemli bir faktör. Ne demektir korozyon? Binamızın kolonları içerisinde bulunan demirlerin su almasıyla birlikte yapısal özelliğini kaybetmesi. Artık öyle bir noktaya geliyor ki 20-30 yıllık binalarda betonun kabuğunu açtığınız zaman donatıyı elle koparabilecek noktaya geliyorsunuz. Özellikle bodrum katlarında bu bölgenin korozyon haritasının çıkartılması bu bölgelerde özellikle bodrum katlarında korozyon temizliği yapılarak gerekli görülmesi durumunda donatı ekilmesi yapılması çok önemli olduğunu düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.



Asmolen döşeme nedir?


Bir tür tuğla olan asmolen, tavan tuğlası ya da döşeme tuğlası olarak da adlandırılır. Düz bir tavan elde etmek için yapılır. Ayrıca ses yalıtımı sağlar ve duvar ya da döşemelerde, kirişli döşemeye göre daha az çıkıntıya neden olur. Kalıp işçiliği de kolaydır ve kalıp maliyeti düşüktür. Asmolen döşeme; döşemelerin, en fazla 70 cm aralıklarla olmak üzere ana çerçeve kirişlerinden daha dar kirişlerle, tek yönlü ya da çift yönlü şekilde bölünmesi ve bu kirişler arasındaki boşlukların çeşitli hafif dolgu malzemeleriyle doldurulmasıyla oluşturulan döşeme sistemi asmolen döşeme olarak adlandırılır.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Kavurmanın sırrı: Kaliteli et, sabır ve doğru pişirme Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde sürdürülen kavurma geleneği bayram sofralarına taşınıyor. Kurban Bayramı’nda Kızılcahamam ilçesinde kuşaktan kuşağa aktarılan ve etiyle öne çıkan meşhur kavurma sofralara taşınmaya başladı. İlçede yaklaşık 75 yıldır faaliyet gösteren kasap işletmesinin 4’üncü kuşak temsilcisi Veteriner Hekim Doğanay Vural, Kızılcahamam kavurmasının yapım süreci, et seçimi ve püf noktalarını İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine anlattı. "Kızılcahamam’ın kavurması, sucuğu, et kalitesi gerçekten tartışmaya kapalı bir konudur" Kızılcahamam’ın, insanların güvenle et yiyebileceği bir yer olduğunu belirten Doğanay Vural, "Kızılcahamam tüm dünyada insanların güvenle eti yiyebilecekleri bir adres. Ete güvenilir bir şekilde ulaşma, insan sağlığını kontrol etme konusunda gerçekten burası tavsiye edebileceğim ve insanların da tercih edebileceği bir adres. O yüzden Kızılcahamam’ın kavurması, sucuğu, et kalitesi gerçekten tartışmaya kapalı bir konudur" diye konuştu. "Kavurma birçok hayvanın bölümünden tercih edebiliyorlar" Kızılcahamam yöresindeki hayvanların, doğal yollarla yayılım sağladığı için çiftlikten7 sofraya kaliteli ve lezzetli bir şekilde ulaştığını vurgulayan Vural, "Kavurma birçok hayvanın bölümünden tercih edebiliyorlar. Kimisi buttan yapıyor, kimisi güngörmez dediğimiz kol kısmından da yapabiliyor ama başlıca sebebi etin doğal beslenmesidir. Çiftlikten sofraya insan sağlığını tehdit etmeyecek şekilde ulaşmasıdır" ifadelerini kullandı. "Çiftlikten sofraya gelene kadar ki aşamada insanları güvenilir ete ulaştırmaya çalışıyoruz" Doğanay Vural, Kızılcahamam’da kavurma etinin küp şeklinde doğrandığını ve o şekilde pişirilip sofraya sunulduğunu belirterek, "Çiftlikten sofraya gelene kadar ki aşamada insanları güvenilir ete ulaştırmaya çalışıyoruz. Burası 1951’de kurulmuş bir işletme. 75 yıldır hayvanı en kaliteli şekilde misafirlerimize sunuyoruz. İnsanların ailesiyle vakit geçirmek, mangal yapmak, sucuk yemek için tercih edebilecekleri tek nokta Kızılcahamam’dır" şeklinde konuştu. "Fazla baharat atılarak, terbiye edilerek sofralara sunulan bir yemek değildir" Kızılcahamam kavurmasının hikayesi olan bir yemek olduğunu söyleyen Vural, "Kimi zaman bayram sofralarında, kimi zaman toplu yemeklerde, kimi zaman da cenazelerde pişirilen bir yemektir. Fazla baharat atılarak, terbiye edilerek sofralara sunulan bir yemek değildir. İşin en önemli püf noktası da doğru, fazla baharat olmadan pişirme ve sabır" ifadelerine yer verdi. Süt danası eti püf nokta Kavurmanın bir diğer püf noktasının ise süt danası eti olduğunu belirten Vural, kaliteli et kullanıldığında kavurmanın ağızda dağılan yumuşak kıvama ulaştığını ifade etti. Öte yandan Vural, kavurmanın özellikle bayram dönemlerinde sabahın erken saatlerinde hazırlanıp uzun süre pişirilerek sofralara ulaştırılan özel bir lezzet olduğunu dile getirdi. "Et, serinlikte 12-24 saat bekletilip dinlendirilmelidir" Özellikle bayramlarda kesim sonrası sık yapılan hatalara değinen Doğanay Vural, "Kurban kesilir kesilmez etin tavaya veya mangala atılması birçok insanın da aslında travmasının oluşmasına sebep olmuştur. Eti sevmeyen insanları dinlediğinizde hep kurbanda yediği o eti söylerler. Bunun sebebi rigor mortis olayının gerçekleşmemesi. Etin o sertliğini kaybetmesi için serinlikte 12-24 saat bekletilip etin dinlendirilmiş olması gerekiyor. Bu süre zarfında et yumuşar, dinlendikten sonra lezzetinde de kalitesinde de artış gözlemlenir" dedi. "Dana etinde pembe rengi tercih ederiz" Vural, kaliteli etin renginin pembe olduğunu dile getirerek, "Kuzu da ya da bir dana etinde sararma görürseniz, daha koyu bir görüntü görürseniz bu o etin kalitesi hakkında yorum yapmanıza bir etkendir. Dolayısıyla dana etinde o pembe rengi tercih ederiz. Kuzu etinde de dışarıdan bakıldığında pembemsi, beyazımsı bir renk tercih edilir. Bu etin dış yapısında, özellikle kuzularda görülen o sararmalar farklı belirtilere sebep olabiliyor. Dolayısıyla bu tip etleri bir kez daha gözden geçirmekte fayda vardır" diye konuştu.
Antalya Futbolcu Furkan Perker bayram tatili yolunda ailesiyle kaza geçirdi: 5 yaralı Ankara’dan Kurban Bayramı tatili için Antalya’nın Manavgat ilçesine gelen ailenin bulunduğu otomobil, beton bloğa çarparak takla attı. Güvenlik kamerasına saniye saniye yansıyan kazada yaralananların Ankaragücü’nde oynayan futbolcu Furkan Perker ve ailesi olduğu bildirildi. Kaza, dün Akseki-Manavgat D-695 kara yolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Akseki istikametinden Manavgat istikametine giden Vatan Perker’in kullandığı 06 FVM 59 plakalı otomobil, Manavgat Dereağzı mevkiinde kontrolden çıkarak şarampoldeki beton bloğa çarpıp takla attı. Hurdaya dönen otomobilde bulunan 5 kişi yaralanırken, araçta sıkışan 2 kişi itfaiye erleri ve sağlık ekipleri tarafından araçtan çıkarıldı. Kazada yaralanan Ferşat Perker, eşi Elif İrem Perker, oğulları Vatan ve Furkan Perker ile 11 yaşındaki kızları M.P., sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulansla Manavgat’ta bulunan hastanelere kaldırıldı. Kaza anı güvenlik kamerasında Kaza anı güvenlik kamerasına saniye saniye yansırken, otomobilin çarptığı beton bloğu metrekarelerce ileriye fırlattığı görüldü. Perker ailesinin arkadaşlarıyla 2 araçla Ankara’dan Kurban Bayramı tatili için Manavgat’a geldikleri, yaralılardan Furkan Perker’in ise Ankaragücü kulübünde profesyonel futbolcu olduğu bildirildi. Ankaragücü ve başkandan geçmiş olsun mesajı Öte yandan kaza sonrası MKE Ankaragücü Başkanı İlhami Alparslan ve kulübün resmi web sitesi ile sosyal medya hesaplarından Furkan Perker ve ailesi için geçmiş olsun mesajı yayımlandı. Kulüpten yayınlanan mesajda, "Trafik kazası geçiren futbolcumuz Furkan Perker ve kıymetli ailesine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Kazada yaralanan aile bireylerine acil şifalar diliyoruz. Kulübümüz tarafından futbolcumuzun ve ailesinin tüm hastane süreçleri yakından takip edilmektedir. En kısa sürede sağlıklarına kavuşmalarını temenni ediyoruz" ifadelerine yer verildi. İlhami Alparslan ise mesajında şu ifadelere yer verdi: "Antalya-Manavgat yolunda trafik kazası geçiren futbolcumuz Furkan Perker ve kıymetli ailesine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Futbolcumuz Furkan Perker ve ailesinin Antalya Şehir Hastanesi’nde tedavileri devam etmekte olup, ailemizin durumunu yakından takip ediyoruz. Rabbimden ailemize acil şifalar diliyorum. Tüm camiamızdan dualarını eksik etmemelerini rica ediyorum."