ÇEVRE - 12 Şubat 2023 Pazar 10:14

Prof. Dr. Osman Bektaş: “Depremin yıkıcılığı sadece depremin büyüklüğüne bağlı değil, zeminin özelliğine de bağlıdır”

A
A
A
Prof. Dr. Osman Bektaş: “Depremin yıkıcılığı sadece depremin büyüklüğüne bağlı değil, zeminin özelliğine de bağlıdır”

Jeoloji Mühendisi Prof.

Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, Kahramanmaraş merkezli depremin ardından dikkatleri Doğu Karadeniz Bölgesine çekerek “Trabzon, Doğu Karadeniz sahili boyunca uzanan bir il. Sahilimiz gevşek kum, çakıldan oluşuyor. Bu tür yapılar zeminin yapıları depremi büyütme özelliğine sahiptir” dedi.


Depremin yıkıcılığı sadece depremin büyüklüğüne bağlı olmadığını kaydeden Bektaş, “Trabzon 1960 yılından beri var olan eski deprem tehlikesi haritasına göre dördünce derece deprem diye bilinir halk bu algıyla burada deprem olmaz mantığıyla yaşar. 500 kilometre güneydeki bir deprem Trabzon’u dahi etkiledi. Trabzon’u niçin bu kadar fazla etkiledi veya Rize’yi etkiledi özellikle Trabzon ve çevresinin jeoloji özelliğine bağlı. Trabzon, Doğu Karadeniz sahili boyunca uzanan bir il. Sahilimiz gevşek kum, çakıldan oluşuyor. Bu tür yapılar zeminin yapıları depremi büyütme özelliğine sahiptir. Yani deprem yıkıcılığı sadece depremin büyüklüğüne bağlı değildir zeminin özelliğine bağlıdır” diye konuştu.



"Depremi olduğundan çok daha fazla hissettirir"


Trabzon’un gerek jeolojik yapısı gerek hitolojisi dolgusu, sahil kumları olan depremi olduğundan çok daha fazla hissettirdiğini belirten Bektaş, “Trabzon’un bir özelliği daha var Trabzon bir graben yani iki fayın çökmesiyle oluşmuş bir jeolojik yapıdır. Bu tür yapılara giren deprem dalgaları kolay kolay buradan çıkamaz ve var olan depremi daha fazla hissetmemize daha fazla yaşamamıza sebebiyet verir. Trabzon’un gerek jeolojik yapısı gerek hitolojisi dolgusu sahil kumları plaj özellikleri olabilecek olan depremi olduğundan çok daha fazla hissettirir. Bizim denize bakan yamaçlarımız bütünüyle heyelan bölgesidir. Depremin ikincil özelliği bu heyelan sahalarını tetikleyebilir ve olduğu gibi yamaçlardaki çok katlı binaları denize sürükler. Bu depremler bize bilimsel verilerden daha çok ikaz eden doğanın ikaz sesi diyelim. Bilim adamlarının söylediklerini uygulayıcılar pek dikkate almayabilir ama doğanın sesini herkes dinliyor ona göre önlem alınıyor” şeklinde konuştu.



Trabzon’un depreme karşı yapı stoku ne durumdadır?


Depreme karşı neler yapılması gerektiği konusunda bilgi veren Bektaş, “ ’Trabzon’da depreme hazır mıyız?’ diye önce Valimiz, belediye başkanlarımız bunu tekrar bir daha sorgulaması gerekir. Biz gerçekten depreme hazır mıyız? Özellikle Trabzon’un depreme karşı yapı stoku ne durumdadır? Yapı stokumuz bugünkü AFAD’ın vermiş olduğu resmi deprem tehlikesi normlarına standartlarına uygun mudur? Neresi uygundur, neresi uygun değildir? AFAD’ın hazırladığı illerdeki doğal afet riskini azaltma çalışmasına göre belediye başkanımız valimiz şunu diyebilir mi? 6.6’lık bir deprem olduğu zaman Trabzon’un hangi mevkileri ne kadar yıkılır? oradaki binaların durumu nedir? Bunları anlamak için de mikro bölgelendirme çalışmaları yapılması lazım. Yani deprem dalgalarının 30 metre derinlikte ne kadar hızlı ne kadar etkin bir şekilde görev yaptığını anlamamız için bu haritaların ivedilikle yapılması lazım. Bu haritalar yapıldıktan sonra üzerindeki binalar ona göre inşa edilmesi lazım” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne Edirne’de sağanak ve dolu hayatı felç etti: İş yerleri sular altında kaldı Edirne’de etkili olan sağanak yağış ve dolu, hayatı olumsuz etkiledi. Cadde ve sokaklar göle dönerken, birçok iş yeri, apartman girişi ve bodrum katını su bastı. Kentte altyapı ve belediye hizmetlerinin yetersiz olduğunu belirten vatandaşlar tepki gösterdi. 1. Murat Mahallesi Güngören Mazlum Caddesi ile Zübeyde Hanım Caddesi’nde çok sayıda dükkan ve iş yeri sular altında kaldı. Yağışın ardından cadde üzerinde büyük su birikintileri oluşurken, esnaf iş yerlerine dolan suyu kendi imkanlarıyla tahliye etmeye çalıştı. Bazı noktalarda araçlar ilerlemekte güçlük çekerken, vatandaşlar yoğun yağış nedeniyle zor anlar yaşadı. Tıkanan rögar suyu bodrum katlara doldu Abdurrahman Mahallesi Bahariye Çıkmaz Sokak’ta ise tıkanan rögar nedeniyle geri tepen pis su, bir inşaatın temeline ve çevrede bulunan binaların bodrum katlarına dolmaya başladı. Mahalle sakinleri kötü koku ve taşkın nedeniyle tepki gösterirken, altyapının özellikle yoğun yağışlarda yetersiz kaldığını ifade etti. İstinat duvarı devrildi 100. Yıl Mahallesi’nde bulunan 100. Yıl Parkı yanında yer alan istinat duvarı da yağış sonrası toprağın suya doymasıyla birlikte büyük bir gürültüyle devrildi. Yağmurun şiddetiyle oluşan su baskısı ve biriken sular, olayın boyutunu gözler önüne sererken, çevrede kısa süreli panik yaşandı. Şans eseri olay sırasında bölgede kimsenin bulunmaması muhtemel bir faciayı önledi. Dolu araçların camlarını kırdı Kentte etkili olan dolu yağışı da maddi hasara yol açtı. Abdurrahman Mahallesi Şehit İstiklal Vardar Caddesi’nde park halinde bulunan bir aracın camları, dolunun etkisiyle patladı. Vatandaşlar, kısa sürede etkisini artıran dolu nedeniyle araçlarını korumaya çalışırken, bazı bölgelerde dolu tanelerinin yoğun şekilde yağdığı görüldü. "Altyapı yetersiz" tepkisi Yaşanan su baskınları ve hasarların ardından vatandaşlar, belediye hizmetleri ile altyapının yetersiz kaldığını savundu. Özellikle her yoğun yağış sonrası benzer görüntülerin ortaya çıktığını belirten mahalle sakinleri, rögar taşmaları, yetersiz drenaj sistemi ve su tahliye eksikliklerine tepki gösterdi. Kent genelinde ekiplerin su tahliye ve temizlik çalışmaları sürerken, vatandaşlar kalıcı çözüm için altyapı çalışmalarının hızlandırılmasını istedi.