TEKNOLOJİ
ETÜ Öğrenci Toplulukları, ÜNİDES’ten 7 proje için destek almaya hak kazandı 10 Mart 2026 Salı - 12:37:21 Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) öğrenci toplulukları tarafından hazırlanan 7 proje, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yürütülen Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) 6. Dönem kapsamında destek almaya hak kazandı. Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yürütülen ÜNİDES programı kapsamında üniversite öğrenci topluluklarının hazırladığı projeler değerlendirilerek desteklenmeye devam ediyor. Programın 6. dönem sonuçlarına göre ETÜ bünyesinde faaliyet gösteren öğrenci toplulukları tarafından geliştirilen projeler, farklı alanlarda gerçekleştirilecek etkinlik ve çalışmalarla öğrencilerin akademik ve sosyal gelişimlerine katkı sunmayı hedefliyor. Rektör Çakmak; "Öğrenci toplulukları değerli" Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, öğrenci topluluklarının üniversite yaşamının önemli bir parçası olduğunu belirterek: "Üniversiteler yalnızca akademik bilgi üreten kurumlar değil, aynı zamanda öğrencilerin sosyal, kültürel ve bilimsel gelişimlerini destekleyen ortamlardır. Bu noktada öğrenci topluluklarımızın gerçekleştirdiği çalışmalar ve geliştirdikleri projeler bizim için büyük önem taşıyor. Gençlerimizin ekip ruhu içerisinde hareket ederek proje üretmeleri ve bu projelerin desteklenmesi bizleri son derece memnun ediyor. Öğrencilerimizi ve projelerde emeği geçen danışman hocalarımızı tebrik ediyor, projelerin başarıyla hayata geçirilmesini temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. İşte o projeler ÜNİDES 6. Dönem kapsamında destek almaya hak kazanan ETÜ öğrenci toplulukları ve projeleri şu şekilde: Anatomi Kulübü: "Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Öğrencileri İçin Akademik, Klinik, Teknolojik ve Kültürel Etkileşim Projesi: Van İli Uygulaması", Can Sağlığı Kulübü: "ETÜ Kampüs: Gençlik Hareketi", Çocuk Kulübü: "Küçük Adımlar, Büyük Gelecekler: Pediatrik Rehabilitasyonda Erken Müdahale ve Duyu Bütünleme Zirvesi", Sağlıklı Yaşam Kulübü: "Akıllı Telefon Farkındalığı: Gençlerde Baş-Boyun Risk Haritası", ETÜKAT: "Rota: Kutuplar - Bilimsel Seferler ve Gençlik Zirvesi", TEKNOFEST Kulübü: "Geleceği Üreten Nesiller: 3D Temelli Tasarım ve Üretim Projesi" ve Tulpar Uzay ve Roket Kulübü: "Havacılık ve Uzay Zirvesi"
10 Mart 2026 Salı - 11:17 ADÜ’de dijital eğitim laboratuvarı açıldı Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Veteriner Fakültesi bünyesinde kurulan ve sanal gerçeklik ile 3 boyutlu modelleme teknolojilerini bir araya getiren Dijital Eğitim ve Uygulama Laboratuvarı (DijiLab) düzenlenen törenle hizmete açıldı. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Veteriner Fakültesi bünyesinde kurulan ve sanal gerçeklik ile üç boyutlu modelleme teknolojilerini bir araya getiren Dijital Eğitim ve Uygulama Laboratuvarı (DijiLab) düzenlenen törenle hizmete açıldı. Veteriner hekimliği eğitiminde dijital dönüşümü desteklemek amacıyla kurulan laboratuvarın açılışına ADÜ Rektörü Bülent Kent, rektör yardımcıları, akademik ve idari personel katıldı. Sanal gerçeklik (VR) ve üç boyutlu (3D) modelleme tabanlı uygulamaların yer aldığı DijiLab, öğrencilerin klinik öncesi değerlendirme, mekânsal düşünme ve simülasyon temelli uygulama becerilerini geliştirebilecekleri bir eğitim altyapısı sunuyor. ADÜ Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi tarafından desteklenen proje kapsamında kurulan laboratuvarda at, sığır, köpek ve kediye ait dijital kadavra ve üç boyutlu eğitim içerikleri, 5 takım VR sistemi, eğitim amaçlı tabletler, 65 inç dokunmatik ana kumanda ekranı, yüksek hassasiyetli 3D tarayıcı ve 360 derece kamera bulunuyor. Laboratuvar sayesinde öğrencilerin hayvan türlerine ait anatomik yapıları üç boyutlu ve etkileşimli olarak inceleyebileceği, teorik bilgilerini uygulama temelli eğitimle pekiştirebileceği belirtildi. İlerleyen süreçte operasyon senaryoları, girişimsel işlemler ve acil durum simülasyonlarının da sisteme eklenmesi planlanıyor. Veteriner Fakültesi Dekan v. Cavit Kum, uygulama temelli öğrenmenin veteriner hekimliği eğitiminde büyük önem taşıdığını belirterek DijiLab’ın öğrencilerin klinik öncesi becerilerini geliştirmesine önemli katkı sağlayacağını ifade etti. ADÜ Rektörü Bülent Kent ise yükseköğretimde dijital dönüşümün önemine dikkat çekerek, sanal gerçeklik ve simülasyon tabanlı altyapıların nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesinde kritik rol oynadığını kaydetti.
10 Mart 2026 Salı - 11:09 Mobilite ihtiyacı için GeForce RTX Slim Performansı, Excalibur G915’te NVIDIA’nın RTX Slim Laptop kategorisinde yer alan Excalibur G915, GeForce RTX 50 Serisi ekran kartı performansını ultra ince ve hafif tasarım anlayışıyla birleştirdi. 2.3 kg hafifliği ve 20,5 mm inceliğiyle öne çıkan model, güçlü donanım ve taşınabilirlik odaklı tasarım yaklaşımıyla bir araya getirerek profesyonel kullanıcıların mobil üretim ihtiyaçlarına yanıt veriyor. Gün içinde ofis, stüdyo ve farklı müşteri lokasyonları arasında hareket eden profesyoneller için cihaz seçiminde performans kadar mobilite de önem taşıyor. NVIDIA’nın RTX Slim Laptop kategorisinde yer alan Excalibur G915, yüksek iş yüklerini karşılayabilecek donanım altyapısını 20,5 mm inceliğindeki kompakt gövdesinde sunarak bu iki ihtiyacı birlikte karşılıyor. Ayrıca, optimize edilen sistem, güçlü ekran kartı performansını taşınabilir bir form faktöründe sunarken üretim süreçlerinde süreklilik ve verimlilik sağlıyor. Slim yapıda profesyonel grafik gücü Excalibur G915, NVIDIA GeForce RTX 50 Serisi ekran kartı altyapısıyla 3D modelleme, video kurgu, animasyon ve yoğun görsel üretim süreçlerinde güçlü ve sürdürülebilir bir performans sağlıyor. DLSS 4.0 teknolojisi sayesinde yapay zeka destekli çözünürlük yükseltme ile daha akıcı ve detaylı görüntüler elde edilirken sistem verimliliği korunuyor. Gerçek zamanlı işlem kapasitesi, karmaşık sahnelerde bekleme sürelerini azaltarak proje akışının daha kesintisiz ilerlemesine katkı sağlıyor. Geliştirilmiş ısı ve güç yönetimiyle desteklenen sistem ise uzun süreli render ve yüksek işlem gücü gerektiren üretim senaryolarında stabil çalışma performansı sunuyor. 20,5 mm inceliğindeki metal tasarım, bu donanım altyapısını taşınabilirlikten ödün vermeden bir araya getiriyor. Intel 13. Nesil 13620H işlemci ile güçlendirilen Excalibur G915, ileri düzey performans ve hız sunuyor. 3,60 GHz temel frekanstan 4,90 GHz’e kadar turbo frekansa ulaşabilen işlemci, yoğun iş yüklerinde yüksek işlem kapasitesi sağlıyor.
Türk profesörden milli yenilik: Işığı dalga boylarına ayıran cihaz dünya pazarında
10 Ekim 2025 Cuma - 10:29 Türk profesörden milli yenilik: Işığı dalga boylarına ayıran cihaz dünya pazarında Fırat Üniversitesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fahrettin Yakuphanoğlu, Fırat Teknokent’te kurduğu yüksek teknoloji şirketinde ışığı farklı dalga boylarına ayırabilen monokromatör cihazı üretti. Fırat Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fahrettin Yakuphanoğlu, Fırat Teknokent’te kurduğu Fytronix yüksek teknoloji şirketinde geliştirdiği "Monokromatör Sistemi" ile ışığı farklı dalga boylarına ayırabilen yerli bir cihaz üretmeyi başardı. Milli teknolojilere katkı sağlayacak önemli bir buluşa imza atan Prof. Dr. Fahrettin Yakuphanoğlu ve ekibi, yüksek teknoloji ürünü olan Monokromatör Sistemini tamamen yerli imkanlarla geliştirerek üretmeyi başardı. Geliştirdikleri sistemin özelliklerine değinen Prof. Dr. Yakuphanoğlu, "Yüksek teknoloji ürünü olan monokromatörü biz nasıl üretebiliriz sorusuyla üretime başladık. Bunun için öncelikle ışığı farklı dalga boylarında ayırabilmemiz gerekiyor. Biz de bu amaçla bir monokromatör sistemi geliştirdik. Monokromatör dediğimiz sistem, üzerine gelen beyaz ışığı farklı dalga boylarına ayırır. Örneğin 400 nanometrede mavi ışığı, 550 nanometrede yeşil ışığı, 595 nanometrede ise sarı ışığı yani tüm dalga boylarını elde edebilirsiniz. Özellikle teknoloji geliştirmek istediğimizde bu sistemlere ihtiyaç duyarız. Böylece istediğimiz her dalga boyunda ışığı üretebiliriz" dedi. "Şu anda sadece dünyanın birkaç ülkesinde üretilebilmektedir" Sistemin birçok alanda kullanılabileceğini vurgulayan Yakuphanoğlu, " Ürettiğimiz sistem yüksek teknoloji ürünü olup, şu anda sadece dünyanın birkaç ülkesinde üretilebilmektedir. Bu cihaz; optik sistemlerde, sağlık ve tıp alanlarında, elektronik ve TV teknolojilerinde, nanoteknoloji ve enerji sistemlerinde kullanılabilir. Ayrıca sistem, sadece UV, sadece görünür veya sadece yakın infrared bölgelerde çalışabilecek şekilde tasarlanmıştır. Bu da farklı uygulamalar için geniş bir kullanım alanı sağlar" şeklinde konuştu. "Ürünümüz hem Türkiye’de hem de yurt dışında farklı ülkelerde" Geliştirdikleri sistemle birlikte malzemelerin optik sabitlerini ölçebilen bir cihaz da ürettiklerini belirten Yakuphanoğlu, "Bu cihazla biz şu anda malzemelerin optik sabitlerini analiz edebiliyoruz. Ürünümüzü hem Türkiye’de hem de yurt dışında farklı ülkelerde, araştırma, AR-GE ve üretim amaçlı olarak kullanıma sunduk. Böylece ülkemize yüksek katma değerli bir teknoloji kazandırmış olduk" diye konuştu.
Karaman’da "Keşfetmenin Neşeli Yolculuğu-2" TÜBİTAK 4007 Bilim Şenliği başladı
09 Ekim 2025 Perşembe - 17:16 Karaman’da "Keşfetmenin Neşeli Yolculuğu-2" TÜBİTAK 4007 Bilim Şenliği başladı Karaman İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından desteklenmeye değer bulunan "Keşfetmenin Neşeli Yolculuğu-2" adlı TÜBİTAK 4007 Bilim Şenliği başladı. Karaman Vali Yardımcısı Esengül Korkmaz Çiçekli ve il protokolünün katıldığı etkinlik Lütfi Elvan Kongre ve Kültür Merkezinde saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Daha sonra öğrencilerden oluşan müzik grubunun müzik dinletisiyle devam etti. Proje yürütücüsü Karaman İl Milli Eğitim Müdürlüğü Ar-Ge Birimi öğretmeni Kamuran Emsal Sipahi, açılış konuşmasında TÜBİTAK 4007 Bilim Şenlikleri’nin önemine dikkat çekerek, "4007 Bilim Şenlikleri, toplumda bilim kültürünü ve bilime olan ilgiyi artırmayı, bilimin günlük hayatla bağlantısını göstermeyi ve gençlerimizi geleceğin bilim insanları olarak teşvik etmeyi amaçlıyor" ifadelerini kullandı. Karaman İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Çalışkan, TÜBİTAK’ın bu tür projelere sağladığı desteğin önemine dikkat çekerek, "Bu tür çalışmaları fevkalade önemsiyoruz. TÜBİTAK sağ olsun, bu sene de projemizi onayladı. Temel hedefimiz, bu bilimsel çalışmaların çocuklarımıza ulaşması, gelecekte yeni Aziz Sancar’ların yetişmesi ve ülkemizin bilimde öncü ülkeler arasına girmesidir" diye konuştu. "Yapay Zeka ve Gelecek" konferansı yoğun ilgi gördü Açılış programının ardından Konya Karatay Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Ali Osman Çıbıkdiken, "Yapay Zeka ve Gelecek" konulu konferans verdi. Konferansta yapay zekanın eğitim, teknoloji ve toplumsal dönüşüm üzerindeki etkilerine değinildi. Etkinliğe katılan çocuklar çok eğlendiklerini söylerken, bilim şenliğinde öğrenciler üç gün boyunca; bilimsel atölyeler, yenilikçi projeler, robotik kodlama, deney etkinlikleri ve eğlenceli bilim gösterileriyle bilimin renkli dünyasını keşfedecek. TÜBİTAK 4007 destekli "Keşfetmenin Neşeli Yolculuğu-2" Bilim Şenliği, 11 Ekim’e kadar ziyaretçilere açık olacak.
Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çoştu: "AR-GE’ye ayırdığımız kaynaklarımız bugün 16-17 milyar dolar seviyesine ulaştı"
09 Ekim 2025 Perşembe - 13:39 Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çoştu: "AR-GE’ye ayırdığımız kaynaklarımız bugün 16-17 milyar dolar seviyesine ulaştı" Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Zekeriya Çoştu, "AR-GE’ye ayırdığımız kaynaklarımız bundan 20 yıl önce 1.5 milyar dolar seviyesindeyken bugün 16-17 milyar dolar seviyesine ulaştı" dedi. Türkiye’nin ulusal yapay zeka ekosisteminin güçlendirilmesi ve Avrupa ile iş birliğinin geliştirilmesi amacıyla ODTÜ CoZone’da ‘Stratejiden Uygulamaya: BSC Yapay Zeka Fabrikası’ etkinliği düzenlendi. Programa Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çoştu, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın, ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil, Bakanlığın genel müdürleri ile genel müdür yardımcıları ve Barselona Süper Bilgisayar Merkezi (BSC) yetkilileri katıldı. Açılış konuşmaları ile başlayan program, gerçekleştirilen oturumlar ile devam etti. "AR-GE’ye ayırdığımız kaynaklarımız bugün 16-17 milyar dolar seviyesine ulaştı" Teknoloji ekosisteminin 25 yıl öncesine göre bugün dünyayla rekabet eden, ses getiren ürünler geliştiren ve olgun bir noktaya erişebileceğine inandığını belirten Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çoştu, "AR-GE ekosistemimiz önemli yatırımlarla ciddi bir mesafe kaydetti. AR-GE’ye ayırdığımız kaynaklarımız bundan 20 yıl önce 1.5 milyar dolar seviyesindeyken, bugün 16-17 milyar dolar seviyesine ulaştı. Milli gelirimizden ayırdığımız pay itibarıyla İtalya, İspanya gibi gelişmiş ülkeler seviyesine ulaştık, hatta onları geride bırakmaya başladık. Araştırmacı insan kaynağımız yine benzer aynı dönemde yaklaşık 10 katlık bir artışla bugün 300 binler seviyesine ulaşmış durumda, ki küçük bir ülke seviyesinde neredeyse bir araştırmacı insan kaynağına sahibiz. Özel sektör AR-GE merkezlerimiz, ki sayıları bin 600’e ulaştı, binlerce başarılı start-up’ımız, çok nitelikli araştırmalara imza atan araştırmacılarımızla beraber üniversitelerimiz gerçekten önemli bir kapasiteyi hep birlikte inşa ettiğimize inanıyoruz" şeklinde konuştu. "HIT-30, 2030 yılına kadar 30 milyar dolar teşvikle yatırımları ülkemize kazandırmayı hedeflediğimiz bir program" Türkiye’nin inşa etmesi gereken hesaplama altyapısının muazzam seviyede olduğunu belirten Çoştu, "Uçtan uca bütüncül bakmak gerekiyor bu alana. Bir tarafta bulut bilişim altyapıları, diğer tarafta kuantum hesaplama. Dolayısıyla geniş bir yelpazede ürün çeşitliliğine belki imkan çeşitliliğini de geliştirecek şekilde adımları atıyor olmamız lazım. Bugün Türkiye’nin yaklaşık 250 megavat seviyesinde bir veri merkezi altyapısına sahip olduğunu ifade edebiliriz. 2030 yılına geldiğimizde bu kapasitenin 1 gigavat seviyesine, yaklaşık 4 katına çıkmasını öngörüyoruz. Yaklaşık 10 milyar dolarlık bir yatırımın önümüzdeki 4-5 yıl içerisinde yapılması gerekiyor. Bunu gerçekleştirebileceğimize inanıyoruz. HİT 30 programı bilmeyenler için belki ifade etmem gerekir. Türkiye tarihinin en yüksek bütçeli yatırım teşvik programı. 2030 yılına kadar 30 milyar dolar teşvikle, bir bütçeyle çeşitli alanlarda, öncelikli teknoloji alanlarında yatırımları ülkemize kazandırmayı hedeflediğimiz bir program. Birkaç gün içerisinde özellikle bu alanda veri merkezleri, yapay zeka işlem altyapıları hatta kuantum hesaplama altyapıları noktasında yeni çağrıları hayata geçiriyor, kamuoyuyla paylaşıyor olacağız. 3 milyar dolar seviyesinde bir destek bütçesiyle 2030’a vardığımızda biraz önce ifade ettiğim hedefleri gerçekleştirmiş bir ülke olmayı hedefleyeceğiz" ifadelerini kullandı. 30 ila 50 milyon dolar seviyesinde maddi değer Yeni ihtiyaçların ortaya çıktığını belirten Çoştu, yapay zeka eklentisiyle birlikte MareNostrum5’in gelişen talepleri karşılayacak noktaya ulaşacağını, bir sonraki yılın ilk yarısında yapay zeka faktörünün ekosistemin kullanımına sunulmasının planlandığını ifade etti. Çoştu, halihazırda MareNostrum5 ve EuroHPC inisiyatifi üzerinden ekosistemin altyapılara erişim sağlamaya başladığını, 100’den fazla girişimin bu imkanlardan ücretsiz yararlanabileceğini ve bunun maddi değerinin 30 ila 50 milyon dolar seviyesinde olduğunu da aktardı. Çoştu, bu sayede büyük bir kaynağın ekosistemin inisiyatifine sunulmuş olacağını söyledi. "Türkiye olarak altyapımızda son yıllarda ciddi yatırımlar yaptık" Yapay zekanın dünyanın birçok yerinde konuşulduğunu ve ekonomileri doğrudan etkilediğini ifade eden TÜBİTAK Başkanı Aydın ise, "Bu konuda birçok ülkenin güçlü yatırımlar yaptığını biliyoruz. Ülkeler kendi yapay zeka ekosistemlerini güçlendirmek adına altyapıdan insan kaynağına ciddi yatırımlar yapmakta. Bizler de Türkiye olarak altyapımızda son yıllarda ciddi yatırımlar yaptık. TÜBİTAK bünyesinde Türk Ulusal Bilim e-Altyapısı olarak adlandırdığımız TRUBA bünyesinde bildiğiniz gibi genel amaçlı ve daha genişletilmiş ihtiyaçlar için ARF ve ARF-ACC altyapılarını oluşturduk. Bunun haricinde, Avrupa Birliği tarafından başlatılan Avrupa Süper Birleşim Ekosistemine, EuropHPC’ye dahil oldu. Oradaki çağrılar farklı dönemlerde açılan çağrılardı. Genel amaçlı ve hızlandırılmış çağrılarla dahil olarak ülkemizin bu anlamdaki kamuya, özel sektördeki sivil toplum kuruluşlarına ihtiyaç duyacakları altyapıyı sağlayabilme adına hem uzaktan erişilecek bilgisayarlara hem de bizim kendi bünyemizdeki TÜBİTAK ULAKBİM bünyesindeki ‘süper bilgisayarlara’ erişerek yapay zeka dönüşüm ihtiyaçlarını firmalar, kamu sağlamaya çalışıyor. Son yıllarda yapay zekayı artan ilgi ile birlikte farklı sektörlerden, tarımı, sağlığı, dijital dönüşümü ilgilendiren birçok sektöre destekler veriyoruz. Bizlerden aldıkları desteklerle, insan kaynağını güçlendiriyor, dönüşüm süreçlerini başarıyorlar" diye konuştu.
Rektör Yılmaz’dan TEKNOFEST şampiyonlarına özel tebrik
09 Ekim 2025 Perşembe - 12:51 Rektör Yılmaz’dan TEKNOFEST şampiyonlarına özel tebrik Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, TEKNOFEST yarışlarında derece elde eden öğrenci topluluklarıyla bir araya geldi. Rektörlük Binası’nda gerçekleştirilen programda dereceye giren öğrenciler ve danışman akademisyenleri ağırlayan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, organizasyonun bir festivalin ötesine geçtiğine işaret etti. BUÜ’nün TEKNOFEST sürecindeki rolüne değinen Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, "ilk kez 2018 yılında katılım gösterdiğimiz yarışlarda yer alan takım sayımızı ve ödül miktarımızı her geçen yıl artırıyoruz. Bu bir kere bizim için önemli bir başarı göstergesidir. Bursa Uludağ Üniversitesi olarak, yarışmanın hem bir paydaşı hem de güçlü bir öğesiyiz. Birçok kez ödül aldık. Bu sene de değerli dereceler elde ettik. Başarıda emeği geçen öğrencilerimizi ve danışman hocalarını gönülden tebrik ediyorum" dedi. Yeni atölye imkanları oluşturulacak Bilime, projeye ve üretmeye meraklı gençler için yeni atölye imkanları oluşturmaya gayret ettiklerini vurgulayan Rektör Yılmaz, gelecek yıldan itibaren yeni proje alanları oluşturarak çok daha fazla öğrencinin proje üretmesine katkı sağlayacaklarının sözünü verdi. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftci, Genel Sekreter Mehmet Aydemir, TEKNOFEST Koordinatörü Prof. Dr. Enes Yiğit ile akademik ve idari personelin de hazır bulunduğu program, ödül alan öğrenci ve danışman akademisyenlere teşekkür belgelerinin takdim edilmesinin ardından sona erdi.
Prof. Dr. Kuleyin: "Üniversiteler, e-atık yönetiminde öncü rol üstlenmeli"
09 Ekim 2025 Perşembe - 12:00 Prof. Dr. Kuleyin: "Üniversiteler, e-atık yönetiminde öncü rol üstlenmeli" Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde (OMÜ) düzenlenen "Elektronik Atık Yönetimi ve Üniversiteler" başlıklı panelde konuşan Prof. Dr. Ayşe Kuleyin, üniversitelerin sadece bilgi üreten kurumlar değil, aynı zamanda sürdürülebilir çözümler geliştiren ve örnek e-atık yönetimi modelleri oluşturan merkezler olması gerektiğini söyledi. OMÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) Prof. Dr. Hasan Gül Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen panelde, elektronik atıkların giderek büyüyen küresel bir çevre sorunu olduğuna dikkat çekildi. Panelin açılışında konuşan OMÜ Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Kuleyin, elektronik atıkların küresel ölçekte giderek büyüyen bir çevre sorunu haline geldiğini belirterek, "Hepimizin cebinde, çantasında veya evinde birkaç elektronik cihaz bulunuyor. Teknoloji hayatımızı kolaylaştırıyor ancak bu hızlı tüketim ve yenileme döngüsü beraberinde ciddi bir sorunu getiriyor: elektronik atıklar. Elektronik atıklar, dünya genelinde en hızlı artan atık türlerinden biridir. İçlerinde altın, gümüş, paladyum gibi değerli metaller bulunmasının yanı sıra; cıva, kurşun gibi çevreye ve insan sağlığına zararlı maddeler de içeriyor. Bu atıkları doğru yönetemezsek, hem değerli kaynaklarımızı toprağa gömmüş oluruz hem de doğamızı zehirleriz. İşte tam bu noktada üniversitelere önemli bir görev düşüyor. Üniversiteler yalnızca bilgi üreten kurumlar değil, aynı zamanda eğitim ve farkındalık merkezleri olmalı; araştırma ve inovasyonla sürdürülebilir çözümler geliştirmeli ve kendi kampüslerinde örnek e-atık yönetimi modelleri oluşturmalıdır" diye konuştu. Kuleyin, ayrıca "Üniversitelerde E-Atık Politikasının İyileştirilmesi: TR83 Bölgesi Örneği" başlıklı TÜBİTAK 1001 projesinin Prof. Dr. Ahmet Mutlu tarafından tamamlandığını belirterek, "Bu panelle amacımız akademik bilgi ile pratik çözümleri bir araya getirerek bu alandaki potansiyelimizi en iyi şekilde değerlendirmektir" ifadelerini kullandı. Panelde; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Samsun İl Müdür Yardımcısı Metin Alkan "Atık Elektrikli ve Elektronik Eşyaların Yönetimi ile İlgili Yasal Mevzuat ve Uygulamaları", Atakum Belediyesi Sıfır Atık Müdürü, Çevre Yüksek Mühendisi Özcan Çokluk "Atık Elektrikli ve Elektronik Eşyaların Yönetiminde Yerel Yönetimlerin Rolü" ve İİBF öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Mutlu "Elektronik Atıklar ve Üniversitelerin Rolü" konulu sunumlar yaptı. Etkinlik, konuşmacılara İİBF Dekanı Prof. Dr. Ebül Muhsin Doğan tarafından fidan sertifikalarının takdim edilmesi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
TECNO’nun ince ve kavisli ekranlı 5G telefonu Türkiye’de satışta
09 Ekim 2025 Perşembe - 09:05 TECNO’nun ince ve kavisli ekranlı 5G telefonu Türkiye’de satışta Yenilikçi teknolojileri kullanıcılarla buluşturma vizyonuyla hareket eden TECNO, dünyanın en ince, kavisli 5G telefonlarından yeni TECNO SPARK Slim 5G modelini Türkiye’de satışa sundu. TECNO, ince ve kavisli ekranlı 5G telefonunu Türkiye’de satışa sundu. 5,95 mm inceliği, ultra hafif gövdesi ve yüksek performans özellikleriyle genç neslin "daha az, daha fazladır" felsefesini somutlaştıran cihaz, mobil deneyimi yeniden tanımlıyor. TECNO SPARK Slim 5G; MediaMarkt, Teknosa ve Vatan zincir mağazaları ile online satış kanallarında, Vodafone, Türk Telekom ve Turkcell operatör mağazaları, uygulamaları ve online sitelerinde, ayrıca Hepsiburada uygulaması ve web sitesinde satışa sunuluyor. Satış kanallarındaki kampanyalara göre değişiklik gösteriyor. Telefonun özellikleri şöyle açıklandı: Tek şarjla 28 saate kadar kullanım TECNO SPARK Slim 5G, 5,95mm inceliğiyle sadece segmentinde öne çıkmakla kalmıyor, aynı zamanda zarafeti teknolojik güçle birleştiriyor. Bu ultra ince tasarımın arkasında, TECNO’nun bataryadan soğutma sistemine kadar sekiz temel bileşeni incelten ve iç hacimde yüzde 12 optimizasyon sağlayan bal peteği iç hacim istifleme teknolojisi bulunuyor. İnceliğine rağmen performanstan ödün vermeyen cihaz, 5 bin 160 mAh yüksek yoğunluklu bataryası sayesinde tek şarjla 28 saate kadar kullanım sunabiliyor. Batarya sağlığını koruyan 45W hızlı şarj, 10W ters şarj ve bypass şarj gibi özelliklerle uzun ömürlü kullanım desteklenirken, cihazın kalbindeki Mediatek Dimensity 6400 işlemci verimlilik ve performans arasında ideal dengeyi kurarak 5 yıl boyunca akıcı bir kullanım garantisi veriyor. Yoğun anlarda bile performansın düşmemesi için 0,3 mm ultra ince buhar odası ve yüksek ısı iletkenliğine sahip grafit tabakadan oluşan gelişmiş bir soğutma sistemi cihazın serin kalmasını sağlıyor. Dayanıklılık ve görsel deneyimde yeni standartlar Model, incelikle birlikte dayanıklılığı da en üst seviyeye taşıyor. Cihazın 0,36 mm kalınlığındaki uzay sınıfı cam elyaf arka kapağı, geleneksel malzemelere göre yüzde 300 daha fazla dayanıklılık ve yüzde 200 daha fazla esneklik sunuyor. Ayrıca ekran, darbelere ve çizilmelere karşı Corning Gorilla Glass 7i ile korunurken, cihaz genel olarak IP64 toz ve suya dayanıklılık sertifikasına sahip olup, günlük kullanımda ekstra güvenlik sağlıyor. Görsel deneyim açısından ise model, 1.5K çözünürlüklü kavisli ekranı, 4500 nit tepe parlaklığı ve 144 Hz yenileme hızı ile ultra akıcı ve canlı bir görüntü sunarak güneş altında dahi ekran netliğini koruyor. Sadece 156 gram ağırlığındaki model, Zarif Beyaz ve Cool Siyah renk seçenekleriyle elde şık bir tutuş vadediyor. Bireysel ifade ve yapay zekâ ile güçlendirilmiş deneyimle Model, sadece teknik bir cihaz olmanın ötesinde, genç kuşağın kişisel ifade arayışına yanıt veriyor. Arka tasarımındaki Mood Light konsepti, iki dairesel ‘göz’ aracılığıyla kullanıcıyla etkileşim kuruyor; güç açma/kapama, şarj, arama, bildirim gibi durumlarda bu gözler farklı ışık animasyonlarıyla duygu ifade ederek, işlevsel bildirimleri moda odaklı farklı bir kendini ifade aracına dönüştürüyor. Öte yandan, markanın yapay zekâ özellikleriyle donatılan cihaz, gerçek zamanlı çeviri, belge özetleme ve görüntü düzenleyici gibi işlevlerle günlük yaşamı kolaylaştırıyor. Kullanıcılar Dokunmatik Transfer özelliği sayesinde iki TECNO cihazı arasında NFC ile tek dokunuşta dosya, görsel veya video paylaşabiliyor. Dolby çift stereo hoparlör, çift sistem desteği ve TECNO’nun FreeLink teknolojisi sayesinde çevrimdışı alanlarda bile mesajlaşma ve çift yönlü arama yapılarak bağlantı özgürlüğü sunuluyor. Sadelik ve fonksiyon Günümüz gençleri artık "daha fazlası" yerine "daha iyisini" arıyor. Minimalizm, onlar için bir trend değil, yaşam felsefesi. Fonksiyonellik, sadelik ve özgürlük arayışındaki genç kullanıcılar için SPARK Slim 5G, farklı bir teknoloji deneyimi sunuyor. Fazlalıklardan arınmış estetiği ve yalın çizgileriyle telefon, gösteriş yerine kişisel zarafeti öne çıkarıyor. Her anı daha akıcı yaşama ve hayatı hafifletme isteğine hizmet eden model, kullanıcının hayatının kontrolünü geri almasına olanak tanıyor.
Göç İdaresi Başkanı Kök: "Türkiye göç yönetiminde, tarihsel tecrübesi, insani yaklaşımı ve rasyonel bakış açısıyla dünyaya örnek model"
08 Ekim 2025 Çarşamba - 18:55 Göç İdaresi Başkanı Kök: "Türkiye göç yönetiminde, tarihsel tecrübesi, insani yaklaşımı ve rasyonel bakış açısıyla dünyaya örnek model" Göç İdaresi Başkanı Hüseyin Kök, Ankara’da düzenlenen 5. Askeri Radar ve Sınır Güvenliği Zirvesinde, sınır güvenliğinde yerli ve milli teknolojilerin etkin şekilde kullanıldığını söyledi. Güvenlik duvarı, termal kamera, elektro optik kule ve drone sistemlerinin entegre biçimde çalıştığını belirten Kök, alınan tedbirlerle Türkiye’nin artık düzensiz göçte hedef ve transit ülke olmaktan çıktığını vurguladı. İçişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı’nın (SSB) destekleriyle düzenlenen "5. Askeri Radar ve Sınır Güvenliği Zirvesi" Ankara’da gerçekleştirildi. Zirvede konuşma yapan Göç İdaresi Başkanı Hüseyin Kök, Türkiye’nin göç yönetiminde tüm alanlarda etkin politikalar yürüttüğünü belirterek, düzensiz göç ve göçmen kaçakçılığıyla mücadele, entegre sınır yönetimi, gönüllü geri dönüş, uluslararası koruma, uyum ve iletişim çalışmaları başta olmak üzere önemli adımlar attıklarını söyledi. Kök, "Türkiye, göç yönetiminde hukuk, insan hakları ve milli menfaatlerimiz temelinde; medeniyet değerlerimizden güç alarak kamu düzeni ve kamu güvenliğinden taviz vermeden, göçün uzun dönemdeki risk ve fırsat boyutlarını gözeterek hareket ederek tarihsel tecrübesi, insani yaklaşımı ve rasyonel bakış açısıyla dünyaya örnek bir model ortaya koymaktadır" dedi. Düzensiz göçle mücadelede beş aşamalı strateji Düzensiz göçle mücadelede beş aşamalı bir strateji yürüttüklerini ifade eden Kök, şunları aktardı: "Hukuk ve insan haklarına uygun olarak yürüttüğümüz bu beş strateji sorunun kaynağında çözülmesine yönelik tedbirler, etkili sınır güvenlik tedbirleri, ülke içerisinde etkin yakalamalar, düzensiz işgücü ile mücadele ve etkin geri gönderme mekanizmalarıdır." Yerli yeknolojiler sınır güvenliğinin temeli Sınır güvenliğinde yerli teknolojilerin önemine değinen Kök, ASELSAN, HAVELSAN ve ROKETSAN gibi kuruluşların geliştirdiği radar, termal kamera ve gözetleme sistemlerinin Türkiye’nin sınır güvenliğinin temel omurgasını oluşturduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonuyla şekillenen yerli ve milli savunma sanayi hamlesinin artık bir hedef değil, somut bir gerçeklik olduğunu kaydetti. Göç İdaresi standına yoğun ilgi Zirve kapsamında Göç İdaresi Başkanlığı standını Başkan Hüseyin Kök ile birlikte Milli Savunma Bakan Yardımcısı Bilal Durdalı ve Savunma Sanayi Başkan Yardımcısı Mustafa Murat Şeker ziyaret etti. Zirveye Göç İdaresi Başkanlığından Sınır Yönetimi Genel Müdürü Ozan Gazel ve Sınır Yönetimi İş Birliği Daire Başkanı Ahmet Dalkıran da katıldı.