TEKNOLOJİ - 09 Ekim 2025 Perşembe 13:39

Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çoştu: "AR-GE’ye ayırdığımız kaynaklarımız bugün 16-17 milyar dolar seviyesine ulaştı"

A
A
A
Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çoştu: "AR-GE’ye ayırdığımız kaynaklarımız bugün 16-17 milyar dolar seviyesine ulaştı"

Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Zekeriya Çoştu, "AR-GE’ye ayırdığımız kaynaklarımız bundan 20 yıl önce 1.5 milyar dolar seviyesindeyken bugün 16-17 milyar dolar seviyesine ulaştı" dedi.


Türkiye’nin ulusal yapay zeka ekosisteminin güçlendirilmesi ve Avrupa ile iş birliğinin geliştirilmesi amacıyla ODTÜ CoZone’da ‘Stratejiden Uygulamaya: BSC Yapay Zeka Fabrikası’ etkinliği düzenlendi. Programa Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çoştu, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın, ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil, Bakanlığın genel müdürleri ile genel müdür yardımcıları ve Barselona Süper Bilgisayar Merkezi (BSC) yetkilileri katıldı. Açılış konuşmaları ile başlayan program, gerçekleştirilen oturumlar ile devam etti.



"AR-GE’ye ayırdığımız kaynaklarımız bugün 16-17 milyar dolar seviyesine ulaştı"


Teknoloji ekosisteminin 25 yıl öncesine göre bugün dünyayla rekabet eden, ses getiren ürünler geliştiren ve olgun bir noktaya erişebileceğine inandığını belirten Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çoştu, "AR-GE ekosistemimiz önemli yatırımlarla ciddi bir mesafe kaydetti. AR-GE’ye ayırdığımız kaynaklarımız bundan 20 yıl önce 1.5 milyar dolar seviyesindeyken, bugün 16-17 milyar dolar seviyesine ulaştı. Milli gelirimizden ayırdığımız pay itibarıyla İtalya, İspanya gibi gelişmiş ülkeler seviyesine ulaştık, hatta onları geride bırakmaya başladık. Araştırmacı insan kaynağımız yine benzer aynı dönemde yaklaşık 10 katlık bir artışla bugün 300 binler seviyesine ulaşmış durumda, ki küçük bir ülke seviyesinde neredeyse bir araştırmacı insan kaynağına sahibiz. Özel sektör AR-GE merkezlerimiz, ki sayıları bin 600’e ulaştı, binlerce başarılı start-up’ımız, çok nitelikli araştırmalara imza atan araştırmacılarımızla beraber üniversitelerimiz gerçekten önemli bir kapasiteyi hep birlikte inşa ettiğimize inanıyoruz" şeklinde konuştu.



"HIT-30, 2030 yılına kadar 30 milyar dolar teşvikle yatırımları ülkemize kazandırmayı hedeflediğimiz bir program"


Türkiye’nin inşa etmesi gereken hesaplama altyapısının muazzam seviyede olduğunu belirten Çoştu, "Uçtan uca bütüncül bakmak gerekiyor bu alana. Bir tarafta bulut bilişim altyapıları, diğer tarafta kuantum hesaplama. Dolayısıyla geniş bir yelpazede ürün çeşitliliğine belki imkan çeşitliliğini de geliştirecek şekilde adımları atıyor olmamız lazım. Bugün Türkiye’nin yaklaşık 250 megavat seviyesinde bir veri merkezi altyapısına sahip olduğunu ifade edebiliriz. 2030 yılına geldiğimizde bu kapasitenin 1 gigavat seviyesine, yaklaşık 4 katına çıkmasını öngörüyoruz. Yaklaşık 10 milyar dolarlık bir yatırımın önümüzdeki 4-5 yıl içerisinde yapılması gerekiyor. Bunu gerçekleştirebileceğimize inanıyoruz. HİT 30 programı bilmeyenler için belki ifade etmem gerekir. Türkiye tarihinin en yüksek bütçeli yatırım teşvik programı. 2030 yılına kadar 30 milyar dolar teşvikle, bir bütçeyle çeşitli alanlarda, öncelikli teknoloji alanlarında yatırımları ülkemize kazandırmayı hedeflediğimiz bir program. Birkaç gün içerisinde özellikle bu alanda veri merkezleri, yapay zeka işlem altyapıları hatta kuantum hesaplama altyapıları noktasında yeni çağrıları hayata geçiriyor, kamuoyuyla paylaşıyor olacağız. 3 milyar dolar seviyesinde bir destek bütçesiyle 2030’a vardığımızda biraz önce ifade ettiğim hedefleri gerçekleştirmiş bir ülke olmayı hedefleyeceğiz" ifadelerini kullandı.



30 ila 50 milyon dolar seviyesinde maddi değer


Yeni ihtiyaçların ortaya çıktığını belirten Çoştu, yapay zeka eklentisiyle birlikte MareNostrum5’in gelişen talepleri karşılayacak noktaya ulaşacağını, bir sonraki yılın ilk yarısında yapay zeka faktörünün ekosistemin kullanımına sunulmasının planlandığını ifade etti. Çoştu, halihazırda MareNostrum5 ve EuroHPC inisiyatifi üzerinden ekosistemin altyapılara erişim sağlamaya başladığını, 100’den fazla girişimin bu imkanlardan ücretsiz yararlanabileceğini ve bunun maddi değerinin 30 ila 50 milyon dolar seviyesinde olduğunu da aktardı. Çoştu, bu sayede büyük bir kaynağın ekosistemin inisiyatifine sunulmuş olacağını söyledi.



"Türkiye olarak altyapımızda son yıllarda ciddi yatırımlar yaptık"


Yapay zekanın dünyanın birçok yerinde konuşulduğunu ve ekonomileri doğrudan etkilediğini ifade eden TÜBİTAK Başkanı Aydın ise, "Bu konuda birçok ülkenin güçlü yatırımlar yaptığını biliyoruz. Ülkeler kendi yapay zeka ekosistemlerini güçlendirmek adına altyapıdan insan kaynağına ciddi yatırımlar yapmakta. Bizler de Türkiye olarak altyapımızda son yıllarda ciddi yatırımlar yaptık. TÜBİTAK bünyesinde Türk Ulusal Bilim e-Altyapısı olarak adlandırdığımız TRUBA bünyesinde bildiğiniz gibi genel amaçlı ve daha genişletilmiş ihtiyaçlar için ARF ve ARF-ACC altyapılarını oluşturduk. Bunun haricinde, Avrupa Birliği tarafından başlatılan Avrupa Süper Birleşim Ekosistemine, EuropHPC’ye dahil oldu. Oradaki çağrılar farklı dönemlerde açılan çağrılardı. Genel amaçlı ve hızlandırılmış çağrılarla dahil olarak ülkemizin bu anlamdaki kamuya, özel sektördeki sivil toplum kuruluşlarına ihtiyaç duyacakları altyapıyı sağlayabilme adına hem uzaktan erişilecek bilgisayarlara hem de bizim kendi bünyemizdeki TÜBİTAK ULAKBİM bünyesindeki ‘süper bilgisayarlara’ erişerek yapay zeka dönüşüm ihtiyaçlarını firmalar, kamu sağlamaya çalışıyor. Son yıllarda yapay zekayı artan ilgi ile birlikte farklı sektörlerden, tarımı, sağlığı, dijital dönüşümü ilgilendiren birçok sektöre destekler veriyoruz. Bizlerden aldıkları desteklerle, insan kaynağını güçlendiriyor, dönüşüm süreçlerini başarıyorlar" diye konuştu.



Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çoştu: "AR-GE’ye ayırdığımız kaynaklarımız bugün 16-17 milyar dolar seviyesine ulaştı"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çankırı Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Alpaslan: "Türkiye turizmde dünyada 4’üncü ülke" Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Türkiye’nin turizmde önemli bir başarı yakaladığını belirterek 2024 yılında dünyada en fazla turist ağırlayan ülkeler arasında 4’üncü sıraya yükseldiğini ve turizm gelirinin 65 milyar doları aştığını söyledi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çerkeş Belediyesi arasında imzalanan protokol kapsamında yapımı tamamlanan "Kemer Köprü Halk Kütüphanesi" düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılış törenine katılan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, ilçenin tarihi, doğal güzellikleri ve gastronomisiyle önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. İlçeye kazandırılan kütüphanenin kültür hayatına katkı sağlayacağını ifade eden Alpaslan, eserin hayata geçirilmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. Konuşmasında Türkiye’nin kültür ve turizm alanındaki gelişimine de değinen Bakan Yardımcısı Alpaslan, son yıllarda turizm, tarih ve kültür alanında önemli ilerlemeler kaydedildiğini söyledi. Alpaslan, "Türkiye son yıllarda turizm, tarih ve kültür alanında çok büyük mesafeler kat etti. Türkiye, 2024 yılında dünyada en fazla turist ağırlayan 4’üncü ülke konumuna geldi ve 65 milyar doların üzerinde turizm geliri elde etmeye başladı. Etrafımızda çok büyük savaşlar ve acılar yaşanmasına rağmen Türkiye’nin bu gelişmişliği sağlaması çok önemlidir" dedi. Dünyada kültür, inanç, gastronomi ve doğal güzelliklere yönelik ilginin her geçen yıl arttığını dile getiren Bakan Yardımcısı Alpaslan, Batı Karadeniz Bölgesi’nin de bu potansiyelle turizmin önemli merkezlerinden biri haline geleceğini kaydetti. Konuşmaların ardından kütüphanenin açılış kurdelesi kesildi, ardından kütüphanede kitap okuyan öğrencilere çeşitli hediyeler verildi.
Bitlis Ahlat’taki Ahıska Türkleri iftar sofrasında bir araya geldi Bitlis’in Ahlat ilçesinde yaşayan Ahıska Türkleri, düzenlenen iftar programında bir araya geldi. Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhunu yansıtan programa çok sayıda davetli katıldı. Ahlat Belediyesi’ne ait bir alışveriş merkezinde düzenlenen program öncesinde Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, Ahıska Türkleri ile kısa bir toplantı yaparak sorun ve taleplerini dinledi. Daha sonra iftar programına geçildi. Kadir Koçak tarafından yapılan duanın ardından oruçlar açıldı. İftar sonrası konuşan Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, Ahıska Türklerinin tarih boyunca büyük zorluklar yaşadığını belirterek şu ifadeleri kullandı; "Siz kıymetli Ahıskalı Türkler vatan kavramının ne demek olduğunu en iyi bilenlersiniz. 1944 sürgününden beri bir sürü sıkıntılar çektiniz, bir sürü zulümler gördünüz, zorluklar yaşadınız. Ama hiçbir zaman ümidinizi kaybetmediniz. Öz yurdunuza, öz vatanınıza bu vesileyle Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle gelerek burayı kendinize vatan edindiniz. Hoş geldiniz, şeref verdiniz diyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın iskan kararnamesi ile yaklaşık 300’e yakın, 280 civarında hanemiz şu an Kubbet-ül İslam, şehitler diyarı Ahlat’tasınız. Siz de artık birer Ahlatlısınız. Siz de artık birer Bitlislisiniz ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşısınız, Türk vatandaşısınız. Elbette daha önceden ayrıldığınız topraklarınızı özlediğiniz konular olacaktır. Bu insani bir şey. Ama şunu bilin ki bu topraklar da sizin öz vatanınız. Ve biz Ahlatlı hemşerilerimizle sizleri hiçbir zaman ayrı görmüyoruz. Onlar da çok güzel bir kaynaşma içerisindesiniz. Bundan dolayı da çok büyük memnuniyet duyuyoruz. Çünkü sizlerin çalışkanlığını, sizlerin vatan sevgisini ben çok iyi biliyorum. Sizler, Ahıskalı Türkler bulundukları coğrafyaya her daim sadakatle bağlanmıştır. Her daim hizmet etmeyi prensip edinmiştir ve her zaman oraya en güzel şekilde uyum sağlamıştır." Programda konuşan Yavuz Gülmez ise bölgedeki gelişmelere dikkat çekerek Ahıska Türklerinin yaşadığı zorluklara değindi. Gülmez, "Etrafımız ateş çemberi. Dün Suriye’de olanları gördük. Ondan önceki günlerde Afganistan’da olanları gördük. Şimdi de İran’da olanları görmekteyiz. Bu acıları en fazla yaşayan halk da aslında sizlersiniz. Ben bazen bazı ortamlarda Ahıskalı kardeşlerimizi eleştiren bazı kesimlere şu cevabı veriyorum: Bunlar sınır boylarında bizim namus bekçiliğimizi yaptılar. Ve bu vatanı hakkıyla müdafaa eden çok kıymetli değerlerimizdir diyorum. Biz de Ahlatlılar ve Türkiye vatandaşları olarak ensar vazifemizi yerine getirip bu muhacir kardeşlerimize gönül soframızı, yüreğimizi, kalbimizi açmak mecburiyetindeyiz" diye konuştu. Son olarak konuşan Dünya Ahıska Türkleri Birliği Genel Sekreteri Fuat Uçar ise Ramazan ayının huzur ortamında geçirilmesinin önemine değindi. Uçar sözlerini şöyle sürdürdü; "Değerli halkımız Allah’a şükürler olsun ki yine böyle mübarek bir ayda dünyanın gözbebeği huzurlu bir ülkede vatanımızda bir Ramazan ayını daha idrak ediyoruz. Bu hakikaten de şükredilmesi, her zaman akıldan çıkarılmaması gereken bir durumdur. Bayrağın altında huzurla yaşamak, dünyadaki en lüks yerlerden daha güzeldir. Çünkü vatansızlığın ne kadar acı bir şey olduğunu en iyi bilen Ahıskalı Türklerdir. Bu sebeple böyle güzel bir yerde, hele hele Ahlat gibi kutlu şehirde yaşamak ayrı bir gurur vesilesidir. Aslında bizim Ahıskalı Türklerin buraya yerleşenleri şanslı. Ahlat gibi Türk’ün, dedelerimizin ilk birinci vatanı olan yerde yaşamak bir ayrıcalık. Hakikaten de bunun farkındalığını anlamak lazım. Bu sebeple her zaman bizimle beraber olan, bize gerçekten gönülden her türlü çalışmamıza destek veren devletimizdir. Allah bu devlete zeval vermesin. Ve bunun da arkasında Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan gibi bir liderin olmasıyla bu işler olmuştur. Allah razı olsun." Yapılan konuşmaların ardından toplu hatıra fotoğrafıyla birlikte program sona erdi. İftar programına; Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, Türk Akraba Toplulukları Daire Başkanı Anıl Gündüç, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Barış Soyal, İl Emniyet Müdürü Koray Şensoy, Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez, İl Özel İdare Genel Sekreteri Adem Aydoğdu, Dünya Ahıskalı Türkler Birliği (DATÜB) Genel Sekreteri Fuat Uçar, Göç İdaresi Başkanlığı Basın Müşaviri Ömer Çetin, İl Göç İdaresi Müdürü Cihan Cavli ve ilgili kurum amirleri yer aldı.
İstanbul Virgil van Dijk: "Kaybettik ama tur daha bitmedi" Liverpool’un Kaptanı Virgil van Dijk, Galatasaray mağlubiyeti sonrası yaptığı açıklamada, "Burada olmak güzeldi. Ne yazık ki kaybettik ama tur daha bitmedi. Haftaya çarşamba günü oynanacak maça hazır olmalıyız" dedi. UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turu ilk maçında Liverpool, deplasmanda karşılaştığı Galatasaray’a 1-0 mağlup oldu. Müsabakanın ardından İngiliz ekibinin Hollandalı savunmacısı Virgil Van Dijk, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Van Dijk, "İyi başladık. Gol atmamız gerekiyordu. Gol atabilirdik ve atmalıydık. Sonuçta duran toptan gol yedik. Bu, sahada fark oluşturdu. Yine de Anfield’da oynanacak bir maç daha var. Önümüzdeki bu maçı heyecanla bekliyoruz" şeklinde konuştu. "Kaybettik ama tur daha bitmedi" Stadyumdaki atmosferi de değerlendiren tecrübeli futbolcu, "Taraftarlar, takımını çok iyi destekledi. Özellikle başlangıçta buna ihtiyaçları vardı. Burada olmak güzeldi. Ne yazık ki kaybettik ama tur daha bitmedi. Haftaya çarşamba günü oynanacak maça hazır olmalıyız" açıklamasında bulundu. "Turda 1-0 gerideyiz ve bunu tersine çevirmemiz lazım" Rövanşta daha iyisini yapmaları gerektiğini aktaran Virgil van Dijk, "Bu maçta pozisyonlara girdik ama golü atamadık. Turda 1-0 gerideyiz ve bunu tersine çevirmemiz lazım" ifadelerini kullandı. Son olarak "Ömer Bayram ile son zamanlarda konuştun mu?" sorusunu yanıtlayan Van Dijk, "Bu iyi bir soru değil" cevabını vererek sözlerini tamamladı.