Son Dakika
|
Halk plajında İHA alarmı!
MSB: ''İran'dan ateşlenen füze imha edildi''
Putin’den İran’ın yeni lideri Hamaney’e tebrik
Ara tatil kalkıyor mu? Bakan Tekin iddialara açıklık getirdi
İsrail'den Beyrut'un güneyine yeni saldırı dalgası
Antalya’da düzensiz göçmen botu faciası: 14 ölü
Buldan’da 5.1’lik depremin ardından bazı işletmelerde hasar meydana geldi
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ davasının görülmesine başlandı
Türkiye'nin gönderdiği F-16'lar KKTC'de
Teknik Direktör Engin Fırat hayatını kaybetti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
İran: "Bundan sonra 1 tondan daha hafif savaş başlığına sahip hiçbir füze fırlatılmayacak"
‘Ekrem İmamoğlu suç örgütü’ davasında ara karar
ABD Adalet Bakanlığı ve Halkbank, İran yaptırımları davasında uzlaşmaya vardı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ile görüştü
Trump’tan Avustralya’ya İran Milli Kadın Futbol Takımı oyuncularına iltica hakkı vermesi çağrısı
AB başkanları bölge liderleriyle İran'ı görüştü
Azerbaycan, İran’ın Türkiye’ye yönelik füze saldırısını kınadı
TEKNOLOJİ
Genç veri bilimciler DATAFEST’te sektörün uzman isimleriyle buluştu
09 Mart 2026 Pazartesi - 15:12:38
Dokuz Eylül Üniversitesi İstatistik ve Veri Bilimi Topluluğu tarafından düzenlenen DATAFEST 2026, veri bilimi ve teknoloji alanına ilgi duyan öğrencileri sektör profesyonelleriyle bir araya getirdi. Etkinlikte siber güvenlik, bulut teknolojileri ve dijital dönüşüm başlıkları ele alınırken, gençlere teknoloji dünyasındaki kariyer fırsatlarına ilişkin önemli bilgiler aktarıldı. Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) bünyesinde faaliyet gösteren İstatistik ve Veri Bilimi Topluluğu tarafından düzenlenen DATAFEST 2026 etkinliği, akademi ile teknoloji sektörünü buluşturan önemli organizasyonlardan biri olarak öne çıktı. Veri bilimi, yazılım ve dijital teknolojilere ilgi duyan çok sayıda öğrencinin katıldığı etkinlikte, sektör temsilcileri hem güncel teknolojik gelişmeleri değerlendirdi hem de gençlere kariyer yolculuklarına ilişkin deneyimlerini aktardı. Siber güvenlik ve bulut teknolojileri ele alındı Etkinlik kapsamında teknoloji sektörünün deneyimli isimlerinden Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş. CEO’su Perviz Altay tarafından gerçekleştirilen sunumda, dijital dönüşüm sürecinde kurumların karşı karşıya kaldığı siber güvenlik tehditleri ve bu tehditlere karşı geliştirilen yeni nesil çözümler ele alındı. Altay, güvenli dijital altyapıların kurumlar için stratejik önem taşıdığına dikkat çekerken, bulut teknolojilerinin kurumların operasyonel verimliliğini artıran önemli bir dönüşüm aracı haline geldiğini vurguladı. Sunumun ardından gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde öğrenciler, sektörün güncel ihtiyaçları ve teknoloji alanındaki kariyer fırsatlarına ilişkin merak ettikleri soruları doğrudan uzmanlara yöneltme imkânı buldu. Gençlere kariyer yolculuğu tavsiyeleri Etkinlikte ayrıca Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş. CTO’su Barış Bayram da öğrencilerle bir araya geldi. Bayram, yazılım geliştirme, veri analitiği ve siber güvenlik alanlarında kariyer hedefleyen gençlere sektörün beklentileri ve teknoloji dünyasında öne çıkmanın yolları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Teknoloji alanında sürdürülebilir başarı için sürekli öğrenmenin ve disiplinler arası bilgi birikiminin önemine dikkat çekti. Üniversite–sektör iş birliğine katkı DEÜ İstatistik ve Veri Bilimi Topluluğu tarafından düzenlenen DATAFEST 2026, öğrencilerin sektör profesyonelleriyle doğrudan temas kurmasına imkan sağlayan önemli bir platform olarak değerlendirildi. Topluluğun başkanlığını yürüten Dokuz Eylül Üniversitesi İstatistik Bölümü 2. sınıf öğrencisi Batuhan Yiğit Hazar, etkinliğin veri bilimi ve teknoloji alanına ilgi duyan gençler için önemli bir deneyim sunduğunu ifade etti. Etkinlik çekilişle tamamlandı Programın sonunda düzenlenen çekilişte etkinliğe katılan öğrenciler arasında çeşitli hediyeler dağıtıldı. DATAFEST 2026, akademi ile teknoloji sektörü arasındaki etkileşimi güçlendiren ve genç yeteneklerin teknoloji dünyasıyla buluşmasına katkı sağlayan bir organizasyon olarak tamamlandı.
09 Mart 2026 Pazartesi - 14:02
Bafra BİLSEM’den 7 proje ile bölge finali başarısı
Bafra Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM), TÜBİTAK 2204-B Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması kapsamında Samsun Bölge Finali’ne 7 proje ile davet edildi. Dört farklı ana alana yayılan projeler; araştırma kültürünü, problem çözme becerilerini ve yenilikçi düşünmeyi güçlendirmeyi hedefleyen çalışmaların bir sonucu olarak değerlendirildi. Bölge finaline davet edilen projeler; coğrafya, değerler eğitimi, matematik ve teknolojik tasarım alanlarında yer aldı. Proje danışmanlığını Orhan Gazi Demirci, Mehtap Yılmaz, Büşra Alphayta, Şükrü Çelenkli ve Nurgül Dipova yürüttü. Finale davet edilen projeler arasında "Akıllı Harita: RFID ile Türkiye’nin Fiziki Dokusunu Keşfet", "Sıra Dışı Gübreler", "Braille Etiketli Market Uygulamasının Öğrencilerin Farkındalık Düzeylerine Etkisi", "Collatz Konjektürü’nün Ötesine Geçmek", "Alan Oyunu Temelli Bir Öğrenme Tasarımının Çarpma ve Alan Ölçme Becerilerine Etkisi", "Altın, Gümüş ve Japon Oranlarının Tasarımdaki Estetik Algısı Üzerine Karşılaştırmalı Bir Analiz" ve "Akıllı Koltuk Tahsis Sistemi" bulunuyor. Bafra Bilim ve Sanat Merkezi müdürü Mustafa Yavuz, bölge finali sürecinde danışman öğretmenlere ve öğrencilere başarı dileyerek, bilimsel üretimi ve proje tabanlı öğrenmeyi destekleyen çalışmaların sürdürüleceğini belirtti.
09 Mart 2026 Pazartesi - 12:42
Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nün çifte final heyecanı
SAMSUN (İHA) – Samsun Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü bilim, teknoloji ve yapay zekâ alanında hazırladığı projelerle TÜBİTAK ve Uluslararası Türk Dünyası Bilim ve Kültür Şenliği yarışmalarında finale yükseldi. Canik Belediyesi’nin Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde eğitimlerini sürdüren öğrenciler ve eğitmenler tarafından bilim, teknoloji, yapay zekâ, astronomi ve doğa bilimleri alanlarında hazırlanan projeler, ulusal ve uluslararası yarışmalarda dikkatleri üzerine çekmeye devam ediyor. Bu yıl 8’incisi 21, 22 ve 23 Nisan’da Gaziantep’te düzenlenecek Uluslararası Türk Dünyası Bilim ve Kültür Şenliği kapsamında düzenlenen yarışmalarda, yurt içi proje kategorisinde finale kalan Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü, ayrıca TÜBİTAK 2204-B Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nda Çevre ve Çevreyi Koruma kategorisinde de finale kalarak aynı anda iki farklı başarıya birden imza attı. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, başarılarından dolayı Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü öğrencilerini ve eğitmenlerini tebrik ederek bilim ve teknolojiye hâkim nesilleri yetiştirmek hedefiyle kararlılıkla çalışmaya devam ettiklerini ifade etti. Başkan Sandıkçı’dan tebrik Canik’te çocuklara ve gençlere teknoloji okuryazarı kimliği kazandırdıklarını, yapay zekâ, siber güvenlik, yazılım, robotik kodlama ve yenilikçi teknolojiler konularında ücretsiz eğitim programlarını sürdürdüklerini aktaran Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde çocuklarımızı ve gençlerimizi geleceğe hazırlıyor, bilim ve teknolojiye hâkim nesiller yetiştiriyoruz. Gençlerimizin teknolojiyi üreten bir konuma gelmelerine vesile oluyor, onların tasarladığı ve ürettiği özgün eserlere ve başarılarına sevinçle şahitlik ediyoruz. TÜBİTAK ve Uluslararası Türk Dünyası Bilim ve Kültür Şenliği yarışmalarında finale kalan Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü öğrencilerimizi ve eğitmenlerimizi tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum. İlçemizde sürdürdüğümüz seferberliklerle yetenekleri ve özgün fikirleriyle, Milli Teknoloji Hamlesi’ni ileriye taşıyacak farkındalık sahibi nesilleri yetiştirmeye devam edeceğiz" dedi.
09 Mart 2026 Pazartesi - 11:57
Tokat’ta yerli parmak izi sistemiyle sınıf yoklaması dijital ortama taşındı
Tokat’ın Zile ilçesinde lise öğrencileri tarafından geliştirilen yerli parmak izi okuma sistemiyle sınıf yoklamaları dijital ortamda anlık olarak yapılıyor. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli vizyonu doğrultusunda Zile Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, öğretmenlerinin de destekleriyle dijital yoklama cihazı olan "ZİPOS" sistemini hayata geçirdi. Tamamen yerli imkanlarla tasarlanan sistemde öğrencilerin giriş çıkışlarının ve özellikle taşımalı eğitim kapsamındaki servis hareketlerinin anlık olarak takip edilmesi sağlanıyor. Tamamen okulun kendi imkânlarıyla geliştirilen ZİPOS sistemi sayesinde öğrenci takibinin daha hızlı, düzenli ve şeffaf şekilde yürütülmesi hedefleniyor. "Öğrencilerimizin okula giriş-çıkışları anlık olarak takip edilmektedir" Öğrencilerin okula giriş-çıkış saatlerinin geliştirdikleri cihaz sayesinde anlık olarak takip ettiklerini söyleyen Okul Müdürü Onur Demirmen; "Milli teknoloji hareketi kapsamında 5 öğrenci ve 3 öğretmenimizin koordineli çalışmalarıyla hayata geçirdiğimiz bu projeyle birlikte 90 taşımalı öğrencimizin servis takip ve denetimlerini, okula giriş-çıkış saatlerini modern çağın gerekliliklerini yerine getirecek şekilde kayda alınmış bulunmaktayız. Gerçekleştirdiğimiz bu çalışmayla birlikte eskiden kâğıt kalemle yapılan düzenli takibin bulunmadığı bu sistem yerine modern teknolojinin gerekliliklerini yerine getirerek öğrencilerimiziz özverili çalışmasıyla öğrencilerimizin okula giriş-çıkış saatleri anlık olarak takip edilmektedir. Herhangi bir hataya yer verilmeden düzenli kontrollerimiz bu sayede modern çağın gerekliliklerine uygun olarak yerine getirmektedir" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
08 Mart 2026 Pazar- 13:22
Bakan Uraloğlu: "Bursa, ülkemizin Yüksek Hızlı Tren ağına bağlanacak"
2
09 Mart 2026 Pazartesi- 11:57
Tokat’ta yerli parmak izi sistemiyle sınıf yoklaması dijital ortama taşındı
3
09 Mart 2026 Pazartesi- 12:42
Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nün çifte final heyecanı
4
09 Mart 2026 Pazartesi- 10:36
Vodafone’dan araç güvenliği ve acil durum iletişimi için kritik hizmet
5
09 Mart 2026 Pazartesi- 11:10
Türkiye’nin bilim kahramanları Fuar İzmir’de yarıştı
06 Kasım 2025 Perşembe - 13:54
Şırnak’ta siber güvenlik eğitimi başvuruları başladı
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Savunma Sanayii Başkanlığı iş birliğinde, Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen "Siber Vatan Programı 2026 Dönemi" başvuruları başladı. Türkiye’nin siber güvenlik uzmanı ihtiyacının karşılanması, genç istihdamının artırılması ve teknoloji odaklı girişimlerin desteklenmesi amacıyla 2019 yılından bu yana yürütülen program, 2026 döneminde Türkiye genelinde 81 ilde uygulanacak. Program, geçtiğimiz yıl TRC3 Bölgesinde Batman’da başarıyla hayata geçirilmişti. Siber güvenlik alanında farkındalık oluşturmayı ve gençlere fırsat eşitliği sağlamayı amaçlayan program, bu yıl Şırnak’ta da hayata geçiriliyor. Üniversite öğrencilerinin katılımına açık olacak program kapsamında ilk olarak 30 gün sürecek çevrim içi interaktif eğitimler verilecek. Eğitim sürecinin sonunda yapılacak CTF (Capture The Flag) sınavında başarılı olan 40 öğrenci, beş gün sürecek yüz yüze uygulamalı eğitime katılma hakkı kazanacak. Bu eğitimlerde katılımcılara sızma testi ve web güvenliği konularında uygulamalı bilgi ve beceriler kazandırılacak. Eğitimlerin ardından yapılacak değerlendirmeler sonucunda, ülke genelinde 26 kalkınma ajansı bölgesinde en başarılı beş öğrenci seçilerek "Siber Vatan Takımı" oluşturulacak. Bölge birincileri, Ankara’da düzenlenecek Ulusal Siber Vatan CTF Yarışmasında Türkiye birinciliği için yarışacak. Program sonunda başarılı olan öğrencilerin staj ve istihdam süreçleri, Kalkınma Ajansları ve Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda yürütülecek. Siber güvenlik alanında kendini geliştirmek isteyen üniversite öğrencileri, 15 Kasım 2025 tarihine kadar internet üzerinden başvuru yapabilecek.
06 Kasım 2025 Perşembe - 13:48
Mardin’de siber güvenlik eğitimi başvuruları başladı
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Savunma Sanayii Başkanlığı iş birliğiyle, Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen "Siber Vatan Programı 2026" başvuruları başladı. Program, Türkiye’nin siber güvenlik uzmanı ihtiyacını karşılamak ve gençlere bu alanda istihdam fırsatı sunmak amacıyla gerçekleştiriliyor. 2019 yılından bu yana uygulanan Siber Vatan Programı, gençlerin teknoloji odaklı girişimlerini desteklemeyi ve nitelikli insan kaynağı yetiştirmeyi hedefliyor. 2025 yılında 23 ilde yürütülen program, 2026 döneminde Türkiye’nin tüm illerinde hayata geçirilecek. Program, geçtiğimiz yıl ajans bölgesinde Batman’da başarıyla tamamlandı. Başvurular üniversite öğrencilerine açık olacak. Süreç, çevrim içi eğitim ve uygulama programı ile başlayacak. İlk aşamada, her ilde 30 gün boyunca çevrim içi interaktif eğitimler düzenlenecek. Eğitimlerin sonunda yapılacak CTF (Capture the Flag) sınavında başarılı olan 40 öğrenci yüz yüze eğitim hakkı elde edecek. Beş gün sürecek yüz yüze eğitimlerde öğrencilerin sızma testi ve web güvenliği alanlarında yetkinlik kazanması hedefleniyor. Bu aşamanın ardından öğrenciler, Siber Vatan Öğrenci Yönetim Sistemi üzerinden destekleyici çevrim içi eğitimlere devam edecek. Program finalinde yapılacak sınavlarla, Türkiye genelindeki 26 kalkınma ajansı bölgesinde en başarılı beş öğrenci seçilerek "Siber Vatan Takımları" oluşturulacak. Bölge birincisi 26 takım, Ankara’da düzenlenecek Ulusal Siber Vatan CTF yarışmasında mücadele edecek. Program kapsamında başarılı öğrencilerin staj ve istihdam süreçleri, kalkınma ajansları ve Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda yürütülecek. Siber Vatan Programı başvuruları, 15 Kasım 2025 tarihine kadar internet sitesi üzerinden yapılabilecek.
06 Kasım 2025 Perşembe - 12:20
CW Enerji HIT-30 Desteğiyle Güneş Hücresi Teknolojisinde Türkiye’yi dünya sahnesine taşıdı
CW Enerji iştiraki CW SolarCell’in geliştirdiği TOPCon High Effiency güneş hücresiyle uluslararası arenada dikkat çeken bir başarı elde etti. Firmanın geliştirdiği güneş hücresi, dünyanın en prestijli fotovoltaik laboratuvarlarından biri olan Fraunhofer ISE tarafından test edilerek yüzde 25,03 verimlilik onayı alma başarısı gösterdi. Testler, IEC 60904 standartlarına uygun olarak, AAA sınıfı solar simülatör ve EA & ILAC uluslararası akreditasyon sistemleri çerçevesinde gerçekleştirildi. Elde edilen bu sonuç, Türkiye’nin güneş enerjisi teknolojilerinde ulaştığı seviyeyi tescillerken, CW Enerji’yi dünya ligine taşıyan önemli bir kilometre taşı oldu. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, bu başarının Türkiye’nin güneş teknolojilerinde geldiği noktayı tüm dünyaya gösterdiğini söyledi. Cumhurbaşkanlığı tarafından verilen Yüksek Teknoloji Yatırım Programı (HIT-30) kapsamında aldıkları destekle hayata geçirdikleri güneş hücresi üretim tesislerinin Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük tesisi konumunda bulunduğunu belirten Sarvan, "Hücre yatırımımızı aldığımız destekle hızlı bir şekilde devreye almamızın ardından Fraunhofer ISE test sonuçlarına göre %25 üzeri verimliliğe çıkarak Türkiye’yi dünya yarışına soktuk. Bu başarıda yerli üretimi ve teknolojik gelişimi teşvik eden HIT-30 programının büyük katkısı bulunuyor. Sağlanan bu destek yalnızca tesisin hayata geçmesini hızlandırmakla kalmadı, aynı zamanda ülkemizin yenilenebilir enerji alanındaki rekabet gücünü de önemli ölçüde artırdı. Bu sonuç, Cumhurbaşkanlığımızın yüksek teknolojiye dayalı üretim vizyonunun ne kadar güçlü ve yerinde bir strateji olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen bu vizyoner yaklaşım, Türkiye’nin sadece enerji alanında değil, teknoloji ve sanayi yatırımlarında da dünya sahnesinde söz sahibi bir ülke olmasının önünü açıyor. Bizler de CW Enerji olarak, bu vizyon doğrultusunda üretim gücümüzü artırarak ülkemizin hedeflerine katkı sağlamaktan büyük onur duyuyoruz" dedi. Türkiye’yi güneş hücresi teknolojilerinde resmi olarak dünya ligine taşıdık Sarvan, çalışmalarıyla Türkiye’nin enerji teknolojilerinde küresel ölçekte söz sahibi olmasını hedeflediklerini vurgulayarak, " Fraunhofer testlerindeki onay çabalarımızın uluslararası alanda da karşılık bulduğunun bir kanıtı. Bu başarı, Türkiye’nin yerli mühendislik gücüyle dünya standartlarında ürünler geliştirebileceğini gösteriyor. Bu sonuç ile Türkiye’yi güneş hücresi teknolojilerinde resmi olarak dünya ligine taşıdık. Amacımız ülkemizin enerji alanındaki rekabet gücünü kalıcı şekilde artırmak" diye konuştu. AR-GE çalışmaları kapsamında geliştirilen yeni nesil yüksek verimli güneş hücrelerinde yüzde 25’in üzerinde verim seviyesine ulaştıkları için mutlu ve gururlu olduklarını belirten Sarvan, bu hücreleri önümüzdeki günlerde tekrar Fraunhofer ISE’ye göndererek uluslararası sertifikasyon sürecinin başlatılacağını kaydetti.
06 Kasım 2025 Perşembe - 11:26
Uzmanı açıkladı: "Dijital diyet hayat kalitesinin artırıyor"
Dijitalleşmenin hızla arttığı günümüzde bireylerin dijital dünyayla olan ilişkilerini kontrol altına almaları gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tuncay Dilci, dijital diyetin teknoloji kullanımını sınırlayarak dikkat dağınıklığı, uyku bozukluğu ve sosyal ilişki problemlerine karşı koruma sağladığını vurguladı. Günümüzde teknolojinin hayatın her alanına girmesiyle birlikte dijital bağımlılık oranı da giderek artıyor. Sosyal medya, akıllı telefon ve dijital oyunlara aşırı maruz kalmanın bireylerde dikkat dağınıklığı, odaklanma bozukluğu, uyku sorunları ve sosyal ilişkilerde kopukluk gibi problemlere yol açabiliyor. Özellikle yatak odasında telefon ve tablet bulundurmak, melatonin hormonunun yeterince salgılanamamasına neden olarak uyku kalitesini düşürüyor. Ayrıca sürekli bildirimlere maruz kalmak, kişilerin sabırsızlık, acelecilik ve dürtüsel davranışlar sergilemesine yol açabiliyor. Bu durum da dijital farkındalığın önemini daha da artırıyor. Bu sorunların önüne geçebilmek için önerilen ‘dijital diyet’, bireyin dijital temasını sınırlı, bilinçli ve amaçlı bir şekilde yönetmesini sağlayan bir yöntem olarak öne çıkıyor. Dijital diyet ise bireylerin gün içerisinde ne kadar süreyle, hangi amaçla ve kimlerle dijital etkileşimde bulunduğunu fark etmesini hedefliyor. Bu süreç, dijital araçların gereksiz kullanımını azaltarak daha dengeli ve sağlıklı bir yaşam alışkanlığı kazandırmayı amaçlıyor. Bilimsel araştırmalar, dijital diyet uygulayan bireylerde farkındalık seviyesinin yüzde 30 ila 35 oranında arttığını ve buna bağlı olarak yaşam kalitesinin yükseldiğini gösteriyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Dijital Yaşam Enstitüsü Başkanı ve Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Tuncay Dilci, dijital diyetin üç aşaması olduğunu ve ilk olarak haftalık farkındalık çalışması yapılması gerektiğini söyleyerek, dijital yaşam risk haritasının çıkarılması gerektiğini söyledi. "Çeki düzen gerekiyor" Zayıflamak için beslenme ve doğru ilaç kullanımı gibi etkenlere dikkat edildiğini ve dijital nesnenin verebileceği zararlara karşı da diyet yapılması gerektiğini söyleyen Tuncay Dilci, "Yoğun bir dijitalizm çağı içerisindeyiz ve hiç beklemediğimiz yeni bir yaşam dönüşümüyle dijital sosyalizme giden bir boyutun içerisindeyiz. Bu noktada dijital diyet; bireyin yaşamını kontrol altına alabilmek adına dijital temas alışkanlıklarını kontrollü, amaçlı ve bilinçli bir şekilde hareket etmesini sağlayan süreçtir. Bu anlamda sınırlı ve sorumlu davranabilen bir takım uygulama silsilelerini ifade etmektedir. Bir nevi halk arasındaki perhiz yapma gibidir. Nasıl ki zayıflamak veya sağlık için doğru beslenme ve doğru ilaç kullanımı gibi alışkanlıklarımızı kontrol altına almak zorundaysak, aynı şekilde dijital nesnenin verebileceği zararlara karşı kendi yaşamımızı minimalize etmek ve bu minimum uygulamalar içerisinde her türlü temas alışkanlıklarımıza çeki düzen vermek gerekir. Dijital diyetin amacı; dikkat dağınıklığı ve odaklanma problemi gibi sorunlara karşı daha farkında hareket etmek. Bunun dışında sosyal ilişkilerimizi sabote ettiği için bu konuda yine bir farkındalık oluşturmak. En önemlisi de uyku. Özellikle dijital nesnelerin zorunlu kullanımı ve yatak odasında kalmasından dolayı melatonin hormonunun yeterince üretilememesinden kaynaklı sağlıksız bir durumla karşı karşıyayız. Yine zihinsel yorgunluğun ortaya koymuş olduğu bir takım odaklanma problemleri, ilişki, iletişim sorunlarından bahsedebiliriz. Zorunlu dijital nesne kullanımından kaynaklı en büyük sorunlardan bir tanesi de sabırsızlık, acelecilik ve dürtü bozukluğu ile karşı karşıyayız. Dolayısıyla insanların bu hal ve hareketlerine çeki düzen vermesi gerekiyor" dedi. "Farkındalık çalışmaları gerekiyor" Kişi sorun yaşıyorsa profesyonel destek alınması gerektiğini belirten Dilci, "Dijital diyetin üç aşaması var. İlk olarak yapmamız gereken şey haftalık farkındalık çalışması. Bir hafta boyunca nelerle temas halindeyiz, hangi amaçla giriyoruz, ne kadar düzeyde giriyoruz ve kimlerle muhatap oluyoruz? Bunların süresiyle birlikte dijital yaşam risk haritamızı çıkarmamız gerekiyor. İkinci aşama ise sınırlama evresi. Gereksiz ve amaçsız 5 saatin üzerinde temas halindeysek gerçekten ciddi bir dijital yaşam sorunumuz var demektir. Üçüncüsü ise sessiz moda almak. Dijital nesnenin herhangi bir şekilde uyarıcı niteliği olan imge, simge, ses ve mesajları sessize alarak biz istediğimiz zaman bakabileceğimiz moda getirmek. Yani farkındalıktan kurtuluşa doğru evirilen yeni bir yaşam biçimine dönük süreçleri başlatmamız ve bunun bir yaşam kültürü haline gelmesi. Bu konuda başa çıkma sorunu veya dijital diyet dediğimiz uygulamaları aşamalı bir şekilde gerçekleştirmekte sorun yaşıyorsak profesyonel bir destek almak gerekir" diye konuştu. "Yaşam kalitesi artacaktır" Dijital diyetle yaşam kalitesinin arttığını ifade eden Dilci, "Bu konuda yapılan birçok çalışma var. Dijital diyetle ilgili yapılan çalışmalarda yüzde 30 ila yüzde 35 arasında kişinin farkındalığı arttığı ve bu farkındalığa bağlı olarak da yaşam kalitesinin arttığı görülmüştür. Daha mutlu, nezih bir yaşam sürdüğü ve dijital nesneleri de daha sağlıklı ve kontrollü kullanma becerisinin arttığı yönünde sonuçlar bilimsel ve deneysel çalışmalara yansımıştır" şeklinde konuştu.
06 Kasım 2025 Perşembe - 10:08
DTS Tasarım Merkezi yapay zeka destekli tekstil tasarımında Türkiye’nin ön saflarında
Türkiye çapında ihtisaslaşan ilk üniversitelerden biri olan Uşak Üniversitesi’nde kurulan Deri, Tekstil ve Seramik Tasarım Uygulama ve Araştırma Merkezi (DTS Tasarım Merkezi), ürettiği 3 boyutlu (3D tasarım) tasarımlarla da rakiplerinin önüne geçiyor. Uşak Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren DTS Tasarım Merkezi, Türkiye’de dijital tekstil ve yapay zeka tabanlı tasarım alanında öncü projelere imza atıyor. Gelişen teknolojilerle birlikte tekstil sektöründe dönüşüm başlatan merkez, dijitalleşmeyi sadece bir araç değil, üretim süreçlerinin temel unsuru haline getirdi. Yaklaşık 6 yıldır Uşak’ta faaliyetlerini sürdüren merkez, özellikle CLO3D giysi simülasyonları konusunda Türkiye’nin en deneyimli ekiplerinden birine sahip. 2009 yılından beri bu yazılımı profesyonel düzeyde kullanan uzman kadro, fiziksel numune üretimi olmadan sanal ortamda 360 derece gerçekçi kıyafet tasarımları yaparak sektörde fark gösteriyor. Türkiye’nin önde gelen kurumları için tasarımlar hazırladıklarının altını çizen Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş, DTS Tasarım Merkezinin 3 boyutlu tasarım çalışmaları ile ilgili şunları kaydetti: "DTS Tasarım Merkezimiz, özellikle Sağlık Bakanlığı 112 Acil Servis Kıyafetleri Projesi, PTT, Orman Genel Müdürlüğü, UMKE ve AB RescUE Sahra Hastaneleri gibi önemli kurumların kıyafetlerini dijital ortamda başarıyla tasarladı. CLO3D ile geliştirilen 3D sanal numuneler sayesinde üretim öncesi revizyonlar uzaktan yapılabildi, zamandan ve maliyetten ciddi tasarruf sağlandı. Ayrıca bu tasarımlar için insan kullanımına gerek kalmadı. Yaşlı, hasta ya da çocuklarının kullanılmasına gerek olmadan tasarlanan ürünler 3 boyutlu üretilen mankenlerle sunuldu." dedi. Geleneksel olarak günler süren tasarımların 3D tasarım sayesinde artık dakikalar içinde tamamlanabildiğini belirten Rektör Savaş, "Merkez, bu teknolojiyi sadece tekstil değil, endüstriyel tasarım ve otomotiv sektörü gibi farklı alanlarda da aktif şekilde kullanıyor. Bugüne kadar, Baby Cosy, MTN Trade, Cozzy Wolf, Columbus gibi uluslararası markaların ürünlerinin dijitalleştirilmesi ve yapay zeka destekli tasarımları geliştirildi. DTS Tasarım Merkezi’nin dijital kütüphanesinde bugüne dek 20 bin - 30 bin arasında görsel üretildi. Tüm bu çalışmalar; dijital dönüşüm, verimlilik ve kalite artışına somut katkılar sağladı." dedi. DTS Tasarım Merkezinin, yalnızca ürün geliştirme değil, aynı zamanda sektöre yönelik eğitim faaliyetleri de yürüttüğünü belirten Prof. Dr. Ekrem Savaş, "DTS Tasarım Merkezindeki uzmanlarımız tarafından Türkiye’nin önde gelen tekstil firmalarına yapay zeka destekli kalıp ve tasarım eğitimleri de veriliyor. Ayrıca çeşitli firmalar için demo projeler hazırlanıyor." diye konuştu. DTS Tasarım Merkezinde görev yapan Öğr. Gör. Fatih Aytekin konuyla ilgili verdiği bilgide yapay zekanın sosyal medyada yaygın olarak görülen yüzeysel kullanımlarının aksine; mühendislik temelli, üretim süreçlerine entegre ve verimlilik odaklı kullanımına dikkat çekti. Uşak Üniversitesi DTS Tasarım Merkezinin teknolojiyi bilimsel bir zeminde, ölçülebilir ve sürdürülebilir çıktılarla birleştirerek kullanmaya devam ettiğinin altını çizen Aytekin ‘‘DTS Tasarım Merkezi, dijitalleşme ve yapay zeka entegrasyonu konusundaki çalışmalarıyla Türkiye’nin tekstil ve moda sektöründe global rekabet gücünü artırmayı hedefliyor. Kamu kurumları ve özel sektörle yürütülen projeler sayesinde hem ulusal hem uluslararası alanda katma değer üretiliyor.’’ dedi.
05 Kasım 2025 Çarşamba - 15:41
Canik Ekofest 16 bine yakın kişiyi ağırladı
Samsun’da, Canik Belediyesi ve Canik İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün ilçede düzenlediği Samsun’un ilk doğa festivali Canik Ekofest’te 15 bin 768 kişi sıfır atık, geri dönüşüm, doğa ve çevre konularında uygulamalı eğitimlerle buluştu. Canik Belediyesi’nin sıfır atık kültürü ve sürdürülebilir gelecek anlayışıyla hayata geçirdiği projeler büyük ilgili görmeye devam ediyor. Canik Belediyesi ve Canik İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenen ve Samsun’da düzenlenen ilk doğa festivali olma özelliğini taşıyan Canik Ekofest, her yaştan doğaseverin buluşma noktası oldu. Canik’te 3 gün süren ve 15 bin 768 kişinin katıldığı festivalde, sıfır atık, geri dönüşüm, enerji verimliliği, küresel iklim değişikliğine karşı alınması gereken önlemler, temiz enerji ve doğal yaşam konularında eğitimler ve atölye çalışmaları gerçekleştirildi. Canik Ekofest’te ziyaretçileri bilimsel deneyler, gözlem etkinlikleri ve yapay zekâ araçlarıyla desteklenen eğitim programlarıyla bir araya getirdiklerini dile getiren Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde sıfır atık konusunda farkındalık oluşturan çalışmalara imza atıyor, doğa ve çevre dostu nesiller yetiştiriyoruz" dedi. "Sıfır atık bilinciyle daha yaşanılabilir bir gelecek bırakabiliriz" Canik Ekofest’le doğanın ve çevrenin korunması ile ilgili toplumsal farkındalığın artmasına katkılar sunduklarını ifade eden Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde gerçekleştirdiğimiz şehrimizin ilk doğa festivali olan Canik Ekofest ile sıfır atık, geri dönüşüm, doğa ve çevre konularında toplumsal bilincin yaygınlaşmasına katkılar sunduk. 15 bin 768 ziyaretçimizi ağırladığımız Canik Ekofest’te çocuklarımızı ve gençlerimizi, sıfır atık ve enerji verimliliği başta olmak üzere doğa ve çevre konularında uygulamalı eğitimlerle buluşturduk. Doğa biliminin heyecan dolu yolculuğuna ilk adımı atan ziyaretçilerimizi, yapay zekâ araçlarıyla hazırladığımız atölye etkinlikleriyle bir araya getirdik. Doğa, çevre ve sıfır atık konusunda yeni çalışmaları hayata geçirmeyi sürdüreceğiz. Çünkü sıfır atık bilinciyle doğamızı koruyabilir, nesillerimize daha yaşanılabilir bir gelecek bırakabiliriz" şeklinde konuştu. Canik Ekofest’te 37 farklı atölyede uygulamalı eğitimler gerçekleştirdiklerini ifade eden Başkan Sandıkçı, ayrıca yapay zekâ ve hologram teknolojisi ile zenginleştirdikleri atölye etkinlikleri çerçevesinde ziyaretçileri, orman yangınlarına karşı alınması gereken önlemler ile ilgili eğitimlerle de bir araya getirdiklerini sözlerine ekledi. Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü Şenlik Alanı’nda gerçekleştirilen ve TÜBİTAK 4007 Bilim Şenlikleri Destekleme Programı tarafından desteklenen Canik Ekofest’te düzenlenen eğitimler ve etkinlikler ziyaretçilerden tam not aldı. Canik Kaymakamlığı koordinasyonunda düzenlenen ve Canik Bilim ve Sanat Merkezi öğretmeni Fatma Ağaçdiken’in yürütücülüğünü üstlendiği festivalde, ziyaretçilere karaçam fidanı da hediye edildi.
05 Kasım 2025 Çarşamba - 15:02
Uşak Üniversitesi yenilikçi fikirlerle geleceğe yön veren gençleri ödüllendirdi
Uşak Üniversitesi tarafından, Helal Finans Araştırmaları Derneği (HEFİAD) ve Sigortambir sponsorluğunda düzenlenen "3. Genç Nesiller Yarışıyor" Proje Yarışmasının proje sunumları ve ödül töreni, 4 Kasım 2025 tarihinde Güzel Sanatlar Fakültesi Mustafa Kemal Paşa Amfisinde gerçekleştirildi. Yenilikçi, ülke ekonomisine katkı sağlayacak mühendislik, mimarlık, bilgi işlem teknolojileri, nanoteknoloji, biyoteknoloji, teknoloji bilimleri, eğitim teknolojileri ve diğer alanlardaki öğrenci projelerinin değerlendirildiği yarışmanın kapanış programına; Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Kenan Taş, ile Prof. Dr. Osman Birgin, Genel Sekreter Bülent Şahin, HEFİAD Başkanı Mehmet Gürdaş, Uşak Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi (UTTO) Koordinatörü Doç. Dr. Atike İnce Yardımcı ile UTTO ekibi, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Ayrıca programa Uşak İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Zafer Kalkınma Ajansı, TKDK temsilcileri de katılım sağladı. "Bilgiyle hayalin buluştuğu anlamlı bir etkinlik" Törenin açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Ekrem Savaş, yarışmanın bilgiyle yenilikçiliği buluşturan çok değerli bir etkinlik olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Bu yarışma, yalnızca bir rekabet platformu değil; aynı zamanda öğrencilerimizin fikirlerini gerçeğe dönüştürebilecekleri, girişimcilik ruhlarını ortaya koyabilecekleri bir öğrenme ve gelişim alanıdır. Yaşadığımız çağ, bilginin üretildiği kadar ticarileştiği, fikirlerin hızla değere dönüştüğü bir çağdır. Girişimcilik artık sadece ekonomik bir faaliyet değil; bir vizyon, bir yenilikçilik kültürüdür. Biz üniversiteler olarak, siz gençlerin sadece bilgi tüketen değil, aynı zamanda bilgi üreten, sorunlara çözüm geliştiren bireyler olmasını hedefliyoruz." Prof. Dr. Savaş, Uşak Üniversitesi’nin proje ve girişimcilik kültürünü geliştirmeye yönelik önemli adımlar attığını belirterek 2024 yılında 210 öğrencinin TÜBİTAK 2209-A projeleriyle başvuru yaptığını, bu projelerden 119’unun destek almaya hak kazandığını vurguladı. Rektör Savaş, "Öğrencilerimizin teknolojiye ve bilime ilgisi arttıkça ülkemizin geleceğine duyduğumuz umut da güçleniyor. Her bir proje küçük bir fikirden doğsa da büyük bir etki oluşturma potansiyeli taşır. Cesur olun, farklı düşünün ve hayallerinizi gerçeğe dönüştürmekten korkmayın." ifadelerini kullandı. HEFİAD Başkanı Mehmet Gürdaş ise ‘Genç Nesiller Yarışıyor’ Proje Yarışmasının paydaşı olmaktan ve bu yıl yarışmanın üçüncüsünü gerçekleştirmekten duydukları memnuniyeti dile getirerek başta Rektör Prof. Dr. Ekrem Savaş olmak üzere tüm Uşak Üniversitesi ailesine teşekkür etti. Gürdaş konuşmasında, bilim ve teknolojinin hızla geliştiği günümüzde, insanın bu gelişimin merkezinde yer alması gerektiğine dikkat çekti. Gürdaş, bilimin ve teknolojinin insana hizmet etmesi gerektiği vurgulayarak ‘‘İnsanı oluşturulanların en şereflisi olarak gören anlayışla yapılan bilim ve teknoloji çalışmaları tüm insanlığa barış, huzur, refah ve adalet sağlar. Bu kapsamda siz değerli gençlerin hedefi, bilim ve teknolojiyi; milletimizin, İslam coğrafyasının ve tüm insanlığın barış, güven ve adalet içinde bir geleceğe ulaşması için bir araç olarak kullanmak olmalıdır’’ dedi. Finale kalan projeler sunum yaptı, ödüller sahiplerini buldu Programın devamında finale kalan 9 proje jüriye sunuldu. Jüri üyelerinin değerlendirmesi sonucunda dereceye giren öğrencilere ödülleri Rektör Prof. Dr. Ekrem Savaş ve HEFİAD Başkanı Mehmet Gündaş tarafından takdim edildi. Yarışmada Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi’nden Özge Nur Cingitaş, "Postral Bozukluklar için Akıllı Destek ve Uyarı Sisteminin Geliştirilmesi" konulu projesi ile birinci oldu ve ödülünü Rektör Prof. Dr. Ekrem Savaş’ın elinden aldı. Sakarya Üniversitesi’nden Şevval Nur Kalaycı "Yapay Zeka Destekli Toplu Taşıma" konulu projesi ile ikinci oldu ve ödülünü HEFİAD Başkanı Mehmet Gürdaş’ın elinden aldı. Uşak Üniversitesi’nden Nesibe Özge Toy, "Doğal İçerikli Yerli ve Milli Ürün: Propolisli Islak Mendil, Kolonya ve Maske Üretimi" konulu projesi ile üçüncü oldu ve ödülünü Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Osman Birgin’in elinden aldı. Diğer projelere ise mansiyon ödülleri verildi. Etkinlik, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.
04 Kasım 2025 Salı - 13:43
Endüstri 4.0’ın kör noktası: Veri güvenliği
Sensörlerle yönetilen akıllı hatlar ve bulut tabanlı veri süreçleri fabrikaları verimlilikte öne taşıyor. Ancak internet bağlantılı bu ekosistem, fidye yazılımları ve veri ihlalleriyle üretimi saatlerce hatta günlerce durdurabiliyor. Uzmanlara göre bu tehdit, yalnızca BT ekiplerinin değil, şirket yönetimlerinin doğrudan sorumluluğu hâline geldi. Akıllı sensörlerle çalışan hatlar, otomasyon düzeyi yüksek karanlık/akıllı fabrikalar ve bulut tabanlı veri akışları, Endüstri 4.0’ın verimlilik avantajını büyütürken siber risklerin ölçeğini de artırıyor. Üretim tesislerinin durma nedeni artık yalnızca mekanik arızalar değil; internet bağlantılı yapılara yönelen sofistike saldırılar, operasyonel sürekliliği ve marka itibarını tehdit ediyor. Bu tablo, siber güvenliği teknik bir BT görevi olmaktan çıkarıp yönetim seviyesinde ele alınması gereken stratejik bir iş riski hâline getiriyor. Fidye yazılımları, tedarik zinciri açıkları ve çalınan kimlik bilgileri; üretim planlarını aksatıyor, teslimat takvimlerini zorluyor ve müşteri güvenini aşındırıyor. Küresel ölçekte bazı üreticilerin yaşadığı veri ihlalleri ve haftalarca süren üretim duruşları, siber dayanıklılığın artık rekabetin ayırt edici unsurlarından biri olduğunu gösteriyor. Yükselen tehdit: Veri ihlali ve kurumsal casusluk Saldırganların yöntem seti genişliyor. Kimlik avı, üçüncü taraf yazılım açıkları, yetkisiz erişim için çalınmış kimlik bilgileri ve tedarik zincirine sızma girişimleri öne çıkıyor. Üretimin bir saatlik kesintisi dahi önemli maliyet oluştururken, sözleşme iptalleri ve yasal süreçler toplam faturayı büyütüyor. İş dünyası açısından risk, yalnızca teknik bir açık değil; doğrudan finansal dayanıklılık ve itibar yönetimi meselesi. "Teknik bir sorun değil, stratejik bir iş riski" Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş. CTO’su Barış Bayram, üretim sektörünün maruz kaldığı siber tehditlerin yalnızca BT departmanlarının sorumluluğunda görülemeyeceğini söyledi. Bayram’a göre modern saldırılar, şirketlerin iş sürekliliğini ve marka itibarını doğrudan etkileyen stratejik bir risk boyutuna ulaştı. Yıllardır kullanılan operasyonel teknoloji (OT) altyapılarının güncel saldırı tekniklerine karşı savunmasız kaldığını belirten Bayram, "güncelleme veya yenileme" kararının çoğu zaman bir maliyet kalemi değil, oluşabilecek zararı azaltan yönetsel bir yatırım olarak düşünülmesi gerektiğini vurguladı. BT ve OT aynı pencereden izlenmeli Üretim sistemleri masaüstü bilgisayarlarla sınırlı değil; hat üzerindeki sensörler, PLC’ler, HMI’lar, endüstriyel ağ anahtarları ve SCADA bileşenleri de saldırı yüzeyinin parçası. Bayram, mümkün olduğu ölçüde BT altyapısıyla birlikte OT katmanının da izlenmesini; olay kayıtlarının tek bir platformda ilişkilendirilerek anormalliklerin üretimi durdurmadan önce tespit edilmesini öneriyor. Riskleri azaltmak için odak başlıklar Uzmanlara göre üretim şirketlerinin önceliği, eyleme geçirilebilir tehdit istihbaratı, sürekli izleme ve anomali tespiti, ağ segmentasyonu ve erişim kontrolü, otomatik yama ve zafiyet yönetimi ile çevrimdışı yedekleme ve geri yükleme senaryoları olmalı. Bu beşli çerçeve, saldırı yüzeyini küçültmenin yanı sıra kesinti sürelerini de anlamlı biçimde kısaltıyor. XDR ve MDR ile genişletilmiş savunma Geleneksel uç nokta koruması tek başına yeterli değil. Genişletilmiş Tespit ve Müdahale (XDR), uç noktalar, sunucular ve bulut sistemlerinden gelen sinyalleri bir araya getirerek saldırı paternlerini bütünsel biçimde ortaya çıkarıyor. Maliyet yalnızca veri kaybı değil Endüstriyel bir ihlalin faturası çoğu zaman dosya kurtarma bedelinin ötesinde; üretim kaybı, gecikmiş teslimatlar, ceza şartları ve müşteri sadakati üzerindeki etkilerle büyüyor. Sonuç: Veriyi koruyabilen kazanır Endüstri 4.0 yarışında belirleyici olan yalnızca otomasyon seviyesi değil; dijital tehdide karşı dayanıklılık. En akıllı fabrikalar, en çok veri toplayanlar değil; verisini güvenle işleyip sürekliliği koruyanlar olacak. Yalnızca teknoloji değil, kültür ve yönetişim Barış Bayram, işletmelerdeki en büyük zafiyetin güncel olmayan yazılımlardan ziyade güvenlik kültürü eksikliği olduğunu belirterek, Fazlanet’in teknik çözümleri yönetişim politikalarıyla birlikte kurguladığını ifade etti. Şirket; kullanıcı erişim yetkilendirmeleri, ağ segmentasyonu, yama süreçleri ve felaket senaryoları gibi başlıkları operasyonel kapasiteyle uyumlu hale getiriyor. Bayram’a göre bu çerçeve, üretim tesislerinde kesinti sürelerini kısaltan ve müşteri güvenini koruyan bir güvenlik omurgası oluşturuyor. Kurumsal çözüm ortağı olarak Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş., Türkiye’de 7/24 Türkçe destek, üretim hatlarına özel siber güvenlik danışmanlığı ve sektör bazlı risk modellemesi sunan az sayıda firmadan biri. Şirket, işletmelerin dijital dönüşüm süreçlerini güvenlik, süreklilik ve maliyet optimizasyonu temelinde yapılandırarak, Endüstri 4.0 yatırımlarının kesintisiz ve sağlıklı ilerlemesini hedefliyor.
04 Kasım 2025 Salı - 12:06
Kütahya’da ’yapay zeka’ konferansı
Kütahya Dumlupınar Üniversitesi’nde (DPÜ) "Yapay Zekâ Yükseköğretimin Kapısında" başlıklı konferans gerçekleştirildi. Etkinlik, Yapay Zekâ ve Bilişim Teknolojileri Topluluğu tarafından Güzel Sanatlar Fakültesi Ahmet Yakupoğlu Konferans Salonu’nda düzenlendi. Konferansa, İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhammet Kurulay konuşmacı olarak katıldı. Programa ayrıca Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cengiz Karagüzel, akademisyenler ve öğrenciler de yoğun ilgi gösterdi. Prof. Dr. Kurulay, konuşmasında yapay zekânın yalnızca teknolojik bir yenilik değil, yükseköğretim açısından pedagojik ve felsefi bir dönüşüm anlamına geldiğini belirtti. Kurulay, "Üniversiteler artık bilgi aktaran kurumlar olmaktan çıkıyor. Yapay zekâ çağında üniversitelerin en temel görevi, öğrencilere düşünme, sorgulama ve üretme becerileri kazandırmak olmalı" dedi. Yapay zekânın kişiselleştirilmiş öğrenme süreçlerini mümkün kıldığını ifade eden Kurulay, bu dönüşümün üniversiteler için tarihî bir fırsat sunduğunu söyledi: " "Yapay zekâ bilgiye erişimi kolaylaştırıyor ama bilginin anlamı insanın tarihî, kültürel ve ahlaki sorgulamalarına bağlıdır. Üniversiteler artık bilgi sağlayıcısı değil, anlam inşa eden kurumlar olmalı" Kurulay, yapay zekânın duygusal zekâ, ahlaki muhakeme ve oluşturuculuk gibi alanlarda insanın yerini alamayacağını da vurguladı.
04 Kasım 2025 Salı - 12:04
Deneyap Teknoloji Atölyesi’nde mezuniyet coşkusu
Kütahya Gençlik Merkezi, geleceğin bilim insanları, mühendisleri ve teknoloji liderlerine ev sahipliği yaptı. Deneyap Teknoloji Atölyesi Mezuniyet Töreni, Kütahya Vali Yardımcısı Süleyman Ovalı ve il protokolünün katılımıyla coşku dolu bir atmosferde gerçekleştirildi. Törende, gençlerin tasarladığı yenilikçi projeler büyük beğeni topladı. Hayal güçleri, azimleri ve üretkenlikleriyle sahne alan öğrenciler, izleyenlere gurur dolu anlar yaşattı. Deneyap mezunları, Türkiye Yüzyılı’nın teknoloji ve inovasyon vizyonuna Kütahya’dan güçlü bir adım atmanın heyecanını yaşadı. Program sonunda yapılan konuşmalarda, gençlerin üretme tutkusu, başarı inancı ve geleceğe dair umutları vurgulanarak, Türkiye’nin teknoloji alanındaki ilerlemesinde gençlerin önemine dikkat çekildi.
04 Kasım 2025 Salı - 11:06
Turunç Masa’da memnuniyet oranı yüzde 94 oldu
Antalya’da Muratpaşa Belediyesi’nin halkla ilişkiler ve yönetişim projesi Turunç Masa, Ekim ayında 17 bin 548 çağrıya yanıt verdi. 7 gün 24 saat hizmet veren sistemde, ay boyunca kayda alınan 10 bin 970 başvurunun çözüme kavuşturulmasıyla oluşan memnuniyet oranı yüzde 94,64’e ulaştı. 2014 yılında hayata geçirilen Turunç Masa, 444 80 07 numaralı çağrı merkezi, gezici ekipler, sosyal medya ve web kanalları aracılığıyla Muratpaşalıların talep, öneri ve şikayetlerini kayıt altına alarak çözüme ulaştırıyor. Muratpaşalıların günün her saatinde ulaşabildiği çağrı merkezinin telefonları ekim ayında 17 bin 548 kez çaldı. Bu aramalardan 10 bin 970 tanesi kayıt altına alındı. Başvurular değerlendirilerek, çözüm sürecinin takip edildiği sisteme en çok başvuru Muratpaşa’nın en yüksek nüfusa sahip mahallesi Güzeloba’dan geldi. 940 başvurunun kayda alındığı Güzeloba Mahallesi’ni, 647 başvuru ile Çağlayan Mahallesi ve 615 başvuru ile Şirinyalı Mahallesi takip etti. Başvuruların konularına göre dağılımında ise Sağlık İşleri Müdürlüğü ilk sırada yer aldı. Evde bakım, hasta nakil ve veterinerlik hizmetleri için 2 bin 361 başvuru kayda alındı. Bunu takip Temizlik İşleri Müdürlüğü takip etti. Bahçe, dal atığı temizliği, cadde-sokak süpürge temizliği ve yıkama, park temizliği, konteyner tamiri, yıkama ve boşaltma, cami ve pazar yeri temizliği gibi hizmetler için 2 bin 235 başvuru kayda geçti.
04 Kasım 2025 Salı - 11:04
Hızlı tepki süresiyle öne çıkan yeni monitör modeli tanıtıldı
Casper, 200 Hz yenileme hızı, 1 milisaniye tepki süresi ve 350 NIT parlaklık değeriyle öne çıkan yeni Excalibur 23.6 inç kavisli monitörünü satışa sundu. Kavisli ekran teknolojisiyle göz yorgunluğunu azaltmayı hedefleyen model, oyun ve profesyonel kullanım için geliştirilmiş özellikler sunuyor. Excalibur, 23.6 inç kavisli monitörünü kullanıcıların beğenisine sundu. 200 Hz yenileme hızı ve 1 milisaniye tepki süresiyle hızlı tepki imkânı sağlayan monitör, 350 NIT parlaklık ve Fast VA panel teknolojisiyle renkleri canlı ve net şekilde yansıtıyor. 1500R kavisli ekran yapısı, daha geniş izleme alanı sunarak oyuncuların detayları daha net görmesine imkan tanıyor. Görüntü yırtılmalarını ve takılmaları ortadan kaldırıyor Ekran kartı ile monitörün kusursuz senkronizasyonu için Nvidia G-Sync ve AMD Free-Sync teknolojisiyle desteklenen Excalibur 23.6’’ Curved Monitör, görüntü yırtılmalarını ve takılmaları ortadan kaldırıyor. Aynı zamanda uzun süreli kullanımlarda göz sağlığını korumak için düşük mavi ışık filtresi ve titreşim önleme özellikleriyle destekleyerek, kullanıcıların konforunu ön planda tutuyor. Hem oyun oynama keyfini hem de çalışma verimini artıran Excalibur 23.6’’ Curved Monitör, profesyonellerin ve oyuncuların ihtiyaçlarına uygun gelişmiş özellikler sunuyor. Kablo karmaşasını önlüyor ve geniş izleme alanı sunuyor Geniş bağlantı seçenekleriyle esneklik sunan Excalibur 23.6" Curved Monitör, 1 adet DP 1.4 ve HDMI 2.0 portları sayesinde 200 Hz hızında akıcı ve kaliteli görüntüler aktarıyor. Akıllıca konumlandırılmış port tasarımı, kablo karmaşasını önleyerek ergonomik bir masaüstü sağlıyor. Excalibur ailesiyle uyumlu "Family Look" tasarımı, monitörün güçlü ve şık görünümünü tamamlıyor. Arka panelinde mavi şeritlerin bulunmaması, daha sade bir tasarım tercih eden profesyoneller için fark oluşturuyor. Üç tarafı çerçevesiz ekranı, modern ve estetik bir görünüm sağlarken kullanıcılara daha geniş bir izleme alanı kazandırıyor. Sabit standının yanı sıra VESA uyumluluğu sayesinde yalnızca duvara değil, monitör kollarına da montaj imkanı sunarak esnek kullanım seçenekleri sağlıyor. Bu sayede oyuncular ve profesyoneller, çalışma ya da oyun alanlarını diledikleri gibi kişiselleştirebiliyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder