TEKNOLOJİ
Genç veri bilimciler DATAFEST’te sektörün uzman isimleriyle buluştu 09 Mart 2026 Pazartesi - 15:12:38 Dokuz Eylül Üniversitesi İstatistik ve Veri Bilimi Topluluğu tarafından düzenlenen DATAFEST 2026, veri bilimi ve teknoloji alanına ilgi duyan öğrencileri sektör profesyonelleriyle bir araya getirdi. Etkinlikte siber güvenlik, bulut teknolojileri ve dijital dönüşüm başlıkları ele alınırken, gençlere teknoloji dünyasındaki kariyer fırsatlarına ilişkin önemli bilgiler aktarıldı. Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) bünyesinde faaliyet gösteren İstatistik ve Veri Bilimi Topluluğu tarafından düzenlenen DATAFEST 2026 etkinliği, akademi ile teknoloji sektörünü buluşturan önemli organizasyonlardan biri olarak öne çıktı. Veri bilimi, yazılım ve dijital teknolojilere ilgi duyan çok sayıda öğrencinin katıldığı etkinlikte, sektör temsilcileri hem güncel teknolojik gelişmeleri değerlendirdi hem de gençlere kariyer yolculuklarına ilişkin deneyimlerini aktardı. Siber güvenlik ve bulut teknolojileri ele alındı Etkinlik kapsamında teknoloji sektörünün deneyimli isimlerinden Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş. CEO’su Perviz Altay tarafından gerçekleştirilen sunumda, dijital dönüşüm sürecinde kurumların karşı karşıya kaldığı siber güvenlik tehditleri ve bu tehditlere karşı geliştirilen yeni nesil çözümler ele alındı. Altay, güvenli dijital altyapıların kurumlar için stratejik önem taşıdığına dikkat çekerken, bulut teknolojilerinin kurumların operasyonel verimliliğini artıran önemli bir dönüşüm aracı haline geldiğini vurguladı. Sunumun ardından gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde öğrenciler, sektörün güncel ihtiyaçları ve teknoloji alanındaki kariyer fırsatlarına ilişkin merak ettikleri soruları doğrudan uzmanlara yöneltme imkânı buldu. Gençlere kariyer yolculuğu tavsiyeleri Etkinlikte ayrıca Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş. CTO’su Barış Bayram da öğrencilerle bir araya geldi. Bayram, yazılım geliştirme, veri analitiği ve siber güvenlik alanlarında kariyer hedefleyen gençlere sektörün beklentileri ve teknoloji dünyasında öne çıkmanın yolları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Teknoloji alanında sürdürülebilir başarı için sürekli öğrenmenin ve disiplinler arası bilgi birikiminin önemine dikkat çekti. Üniversite–sektör iş birliğine katkı DEÜ İstatistik ve Veri Bilimi Topluluğu tarafından düzenlenen DATAFEST 2026, öğrencilerin sektör profesyonelleriyle doğrudan temas kurmasına imkan sağlayan önemli bir platform olarak değerlendirildi. Topluluğun başkanlığını yürüten Dokuz Eylül Üniversitesi İstatistik Bölümü 2. sınıf öğrencisi Batuhan Yiğit Hazar, etkinliğin veri bilimi ve teknoloji alanına ilgi duyan gençler için önemli bir deneyim sunduğunu ifade etti. Etkinlik çekilişle tamamlandı Programın sonunda düzenlenen çekilişte etkinliğe katılan öğrenciler arasında çeşitli hediyeler dağıtıldı. DATAFEST 2026, akademi ile teknoloji sektörü arasındaki etkileşimi güçlendiren ve genç yeteneklerin teknoloji dünyasıyla buluşmasına katkı sağlayan bir organizasyon olarak tamamlandı.
09 Mart 2026 Pazartesi - 14:02 Bafra BİLSEM’den 7 proje ile bölge finali başarısı Bafra Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM), TÜBİTAK 2204-B Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması kapsamında Samsun Bölge Finali’ne 7 proje ile davet edildi. Dört farklı ana alana yayılan projeler; araştırma kültürünü, problem çözme becerilerini ve yenilikçi düşünmeyi güçlendirmeyi hedefleyen çalışmaların bir sonucu olarak değerlendirildi. Bölge finaline davet edilen projeler; coğrafya, değerler eğitimi, matematik ve teknolojik tasarım alanlarında yer aldı. Proje danışmanlığını Orhan Gazi Demirci, Mehtap Yılmaz, Büşra Alphayta, Şükrü Çelenkli ve Nurgül Dipova yürüttü. Finale davet edilen projeler arasında "Akıllı Harita: RFID ile Türkiye’nin Fiziki Dokusunu Keşfet", "Sıra Dışı Gübreler", "Braille Etiketli Market Uygulamasının Öğrencilerin Farkındalık Düzeylerine Etkisi", "Collatz Konjektürü’nün Ötesine Geçmek", "Alan Oyunu Temelli Bir Öğrenme Tasarımının Çarpma ve Alan Ölçme Becerilerine Etkisi", "Altın, Gümüş ve Japon Oranlarının Tasarımdaki Estetik Algısı Üzerine Karşılaştırmalı Bir Analiz" ve "Akıllı Koltuk Tahsis Sistemi" bulunuyor. Bafra Bilim ve Sanat Merkezi müdürü Mustafa Yavuz, bölge finali sürecinde danışman öğretmenlere ve öğrencilere başarı dileyerek, bilimsel üretimi ve proje tabanlı öğrenmeyi destekleyen çalışmaların sürdürüleceğini belirtti.
09 Mart 2026 Pazartesi - 12:42 Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nün çifte final heyecanı SAMSUN (İHA) – Samsun Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü bilim, teknoloji ve yapay zekâ alanında hazırladığı projelerle TÜBİTAK ve Uluslararası Türk Dünyası Bilim ve Kültür Şenliği yarışmalarında finale yükseldi. Canik Belediyesi’nin Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde eğitimlerini sürdüren öğrenciler ve eğitmenler tarafından bilim, teknoloji, yapay zekâ, astronomi ve doğa bilimleri alanlarında hazırlanan projeler, ulusal ve uluslararası yarışmalarda dikkatleri üzerine çekmeye devam ediyor. Bu yıl 8’incisi 21, 22 ve 23 Nisan’da Gaziantep’te düzenlenecek Uluslararası Türk Dünyası Bilim ve Kültür Şenliği kapsamında düzenlenen yarışmalarda, yurt içi proje kategorisinde finale kalan Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü, ayrıca TÜBİTAK 2204-B Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nda Çevre ve Çevreyi Koruma kategorisinde de finale kalarak aynı anda iki farklı başarıya birden imza attı. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, başarılarından dolayı Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü öğrencilerini ve eğitmenlerini tebrik ederek bilim ve teknolojiye hâkim nesilleri yetiştirmek hedefiyle kararlılıkla çalışmaya devam ettiklerini ifade etti. Başkan Sandıkçı’dan tebrik Canik’te çocuklara ve gençlere teknoloji okuryazarı kimliği kazandırdıklarını, yapay zekâ, siber güvenlik, yazılım, robotik kodlama ve yenilikçi teknolojiler konularında ücretsiz eğitim programlarını sürdürdüklerini aktaran Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde çocuklarımızı ve gençlerimizi geleceğe hazırlıyor, bilim ve teknolojiye hâkim nesiller yetiştiriyoruz. Gençlerimizin teknolojiyi üreten bir konuma gelmelerine vesile oluyor, onların tasarladığı ve ürettiği özgün eserlere ve başarılarına sevinçle şahitlik ediyoruz. TÜBİTAK ve Uluslararası Türk Dünyası Bilim ve Kültür Şenliği yarışmalarında finale kalan Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü öğrencilerimizi ve eğitmenlerimizi tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum. İlçemizde sürdürdüğümüz seferberliklerle yetenekleri ve özgün fikirleriyle, Milli Teknoloji Hamlesi’ni ileriye taşıyacak farkındalık sahibi nesilleri yetiştirmeye devam edeceğiz" dedi.
09 Mart 2026 Pazartesi - 11:57 Tokat’ta yerli parmak izi sistemiyle sınıf yoklaması dijital ortama taşındı Tokat’ın Zile ilçesinde lise öğrencileri tarafından geliştirilen yerli parmak izi okuma sistemiyle sınıf yoklamaları dijital ortamda anlık olarak yapılıyor. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli vizyonu doğrultusunda Zile Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, öğretmenlerinin de destekleriyle dijital yoklama cihazı olan "ZİPOS" sistemini hayata geçirdi. Tamamen yerli imkanlarla tasarlanan sistemde öğrencilerin giriş çıkışlarının ve özellikle taşımalı eğitim kapsamındaki servis hareketlerinin anlık olarak takip edilmesi sağlanıyor. Tamamen okulun kendi imkânlarıyla geliştirilen ZİPOS sistemi sayesinde öğrenci takibinin daha hızlı, düzenli ve şeffaf şekilde yürütülmesi hedefleniyor. "Öğrencilerimizin okula giriş-çıkışları anlık olarak takip edilmektedir" Öğrencilerin okula giriş-çıkış saatlerinin geliştirdikleri cihaz sayesinde anlık olarak takip ettiklerini söyleyen Okul Müdürü Onur Demirmen; "Milli teknoloji hareketi kapsamında 5 öğrenci ve 3 öğretmenimizin koordineli çalışmalarıyla hayata geçirdiğimiz bu projeyle birlikte 90 taşımalı öğrencimizin servis takip ve denetimlerini, okula giriş-çıkış saatlerini modern çağın gerekliliklerini yerine getirecek şekilde kayda alınmış bulunmaktayız. Gerçekleştirdiğimiz bu çalışmayla birlikte eskiden kâğıt kalemle yapılan düzenli takibin bulunmadığı bu sistem yerine modern teknolojinin gerekliliklerini yerine getirerek öğrencilerimiziz özverili çalışmasıyla öğrencilerimizin okula giriş-çıkış saatleri anlık olarak takip edilmektedir. Herhangi bir hataya yer verilmeden düzenli kontrollerimiz bu sayede modern çağın gerekliliklerine uygun olarak yerine getirmektedir" dedi.
Tekirdağ’da DENEYAP mezunları geleceğe kep attı
04 Kasım 2025 Salı - 11:01 Tekirdağ’da DENEYAP mezunları geleceğe kep attı DENEYAP Teknoloji Atölyeleri’nde 3 yıllık zorlu eğitim sürecini tamamlayan gençler, Tekirdağ’da düzenlenen törenle mezun oldu. DENEYAP Teknoloji Atölyeleri’nde öğrenciler robotik kodlama, havacılık ve uzay teknolojileri, enerji teknolojileri, nesnelerin interneti başta olmak üzere 11 farklı alanda 3 yıl boyunca eğitim aldılar. Bu süreçte fikirlerini projeye, projelerini gerçeğe dönüştürdüler. Takım olmayı, geliştirmeyi, problem çözmeyi ve pes etmemeyi öğrendiler. Teknoloji geliştiren, araştıran, keşfeden ve ülkemize değer katacak olan Türkiye genelinde 9 bin 490 genç, DENEYAP Teknoloji Atölyeleri’nden bugün mezun oldu. Bu kapsamda, gençlerin mezun olması münasebetiyle 81 ilde eşzamanlı olarak DENEYAP Atölyeleri Mezuniyet Töreni düzenlendi. Düzenlenen tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından DENEYAP Türkiye Tekirdağ Sorumlusu Kübra Seyhan, T3 Vakfı Marmara 3 Bölge Sorumlusu Emrah Hekim ve Gençlik ve Spor İl Müdürü Ahmet Üzgün bir konuşma yaparak DENEYAP Teknoloji Atölyeleri hakkında bilgiler verdiler. Ardından konuşan Vali Soytürk; "Hepimiz eğitim hayatından geçtik ve eğitim hayatında şunu gördük. Kim daha çok çalışıyorsa o kadar başarılı oluyor. İşin özü çalışmak. Son birkaç yıldır, devletimizin, hükümetimizin ortaya koyduğu bir hedef var. Gençler öğrendiklerine birebir dokunsun sadece kitabi eğitim, teorik eğitim almasın. Dokunsun, düşünsün, soru sorsun, sorgulasın, denesin, başarısız olsun, bir daha denesin. Dolayısıyla çok kıymetli bir iş ve burada 30 tane çok kıymetli bu eğitimi 3 yıl boyunca almış sevgili evlatlarımız var. O yüzden çok mutluyum, çok gururluyum. Bu muhtemelen işin daha başı, muhtemelen çok daha fazla deneyaplar açılacaktır, çok daha fazla öğrencilerimiz buraya katılacaktır ve ülkemizin geleceği için çok önemli işler yapacaktır diye düşünüyorum. O yüzden önce gençlerimizi tebrik ediyorum. Onların ailelerini tebrik ediyorum. Eğitmenleri, öğretmenleri tebrik ediyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ediyor, hepinize saygılar sunuyorum" dedi. Vali Soytürk’ün konuşmasının ardından mezun olan öğrencilere diplomaları, Vali Soytürk ve protokol üyeleri tarafından verildi. Öğrencilerin kep atması ve hatıra fotoğrafı çekilmesinin ardından program sona erdi. Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezi’nde düzenlenen törene Tekirdağ Valisi Recep Soytürk ve Eşi Nurdan Soytürk’ün yanı sıra Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mümin Şahin, Süleymanpaşa Kaymakamı Mahmut Nedim Tuncer, İl Emniyet Müdürü Ahmet Metin Turanlı, Gençlik ve Spor İl Müdürü Ahmet Üzgün, Sanayi ve Teknoloji Müdürü Fahrettin Akçal, Kültür ve Turizm Müdürü Ömer Faruk Karaküçük, T3 Vakfı Marmara 3 Bölge Sorumlusu Emrah Hekim, öğrenciler ve aileleri katıldı.
Dijital medyada Sancaktepe Belediyesi farkı
04 Kasım 2025 Salı - 09:45 Dijital medyada Sancaktepe Belediyesi farkı Sancaktepe Belediyesi, dijital ve geleneksel medyada erişim oranlarını açıkladı. Instagram hesabı üzerinden 57 milyon 244 bin 972 kişilik erişim sağlandığını duyuran belediye, paylaşımları ve etkileşim oranıyla hizmetlerini geniş bir kitleye ulaştırdığını bildirdi. Instagram başta olmak üzere Facebook ve diğer dijital platformlarda yürütülen çalışmalar sonucunda, toplam dijital erişim sayısının 68 milyon 949 bin 616 kişiye ulaştığı ifade edildi. Belediye, Instagram’da 57 milyon 244 bin 972, Facebook’ta 6 milyon 501 bin 634, X platformunda ise 5 milyon 203 bin 025 etkileşim oranına ulaştığını açıkladı. Sadece dijitalde değil, geleneksel medyada da yoğun yer aldığını ifade eden belediye, eylül ayında toplam 684 haberle, 7 milyon 329 bin kişilik erişim ve 5 milyon 489 bin TL’lik reklam eşdeğeri ile öne çıktığını bildirdi. Belediye tarafından yapılan açıklamada, "Elde edilen bu sonuçlar, Sancaktepe Belediyesi’nin çağın gerekliliklerine uygun olarak hem dijital hem geleneksel mecralarda güçlü bir iletişim stratejisi yürüttüğünü gösteriyor. Belediyenin sosyal medya hesapları, sadece bilgilendirme değil, vatandaşla doğrudan iletişim ve katılım sağlayan birer platform haline geldi. Sancaktepe Belediyesi, dijital dönüşümün öncülerinden biri olarak sosyal medya gücünü toplumsal fayda, şeffaflık ve etkileşim odaklı bir anlayışla kullanmaya devam ediyor" denildi.
Balıkesir’in ilk erken aşama hızlandırma programı tamamlandı
03 Kasım 2025 Pazartesi - 11:50 Balıkesir’in ilk erken aşama hızlandırma programı tamamlandı Balıkesir Teknokent tarafından düzenlenen BaunTECH Start. Hızlandırma Programı, üç gün süren yoğun bir eğitim ve mentorluk kampının ardından tamamlandı. Balıkesir’in ilk erken aşama hızlandırma programı olma özelliğini taşıyan etkinlikte, 9 ekip yatırımcı karşısına çıkmaya hazır hâle geldi. Programın açılışında Balıkesir Teknokent Genel Müdürü Burcu Aydemir, programın Balıkesir girişimcilik ekosistemi için taşıdığı stratejik öneme dikkat çekti. TOBB Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Ceyhun Ercan, ACA Şirketler Topluluğu Başkanı Ahmet Acaroğulları ve BAGİAD Başkanı Mert Kurşun girişimciliğin bölgesel kalkınmadaki önemine vurgu yaptı. Açılışın ardından Ufuk Batum’un mentörlüğünde girişimcilik vizyonu üzerine ilk eğitimler gerçekleştirildi. İkinci gün, Avukat Ahmet Yaşar, Startup Hukuku, Nizamettin Sami Harputlu, Strateji & Sunum Teknikleri, Müge Bezgin’de Pazarlama & Hikâyeleştirme ve Utkan Bostancı’da Pitch Performansı oturumlarıyla ekipler yatırımcı sunumlarına hazırlandı. Üçüncü gün ise birebir mentorluklarla son provalar tamamlandı ve tüm ekipler Demo Day sahnesine hazır hâle geldi. 3 günlük kampın ardından sıra büyük finale geldi! 7 Kasım 2025 Cuma günü saat 14.30’da Balıkesir Üniversitesi Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Malazgirt Salonu’nda düzenlenecek Demo Day etkinliğinde girişimciler projelerini yatırımcılara sunacak. Etkinlikte ayrıca "Yerelden Küresele: Girişim ve Yatırım Ekosisteminin Geleceği" başlıklı bir panelle, yatırımcılar ve Balıkesir iş dünyası temsilcileri girişimcilik ekosisteminin geleceğini değerlendirecek. BaunTECH Start., Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu doğrultusunda, genç girişimcilerin fikirlerini yatırıma dönüştürme yolunda Balıkesir’den yükselen güçlü bir adımdır. BaunTECH Start, geliştirilmeye devam edilerek her yıl düzenlenmesi hedeflenen; Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu doğrultusunda, genç girişimcilerin teknoloji tabanlı projelerini katma değere dönüştürme yolunda Balıkesir’den yükselen güçlü bir başarı hikâyesi olmaya hazırlanıyor.
Yerli dijital atölyeye ilk katkı Gaziantep’ten
03 Kasım 2025 Pazartesi - 10:59 Yerli dijital atölyeye ilk katkı Gaziantep’ten Gaziantep Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde düzenlenen KÜRE Dijital Ansiklopedi Madde Yazım Atölyesi’nin ilk adımı Gaziantep’te tamamlandı. Türkiye’nin dijital hafızasını gençlerin katkısıyla güçlendirmeyi amaçlayan kapsamlı bir programı olan KÜRE Projesi eğitimlerinde katılımcılar hem teorik hem de uygulamalı eğitimlere katılarak dijital ansiklopedi yazım süreçlerini etkin şekilde deneyimledi. 86 üniversite öğrencisi hem teorik hem de uygulamalı eğitimlere katıldı 2 gün boyunca Büyükşehir Belediyesi Akıllı Şehir Veri Koordinasyon Merkezi’nde süren eğitimlerde üniversitelerin farklı bölümlerinden gelen 86 öğrenci hem teorik hem de uygulamalı eğitimlere katılarak dijital ansiklopedi yazım süreçlerini etkin şekilde deneyimledi. Programda katılımcılara dijital ansiklopedi metodolojisi, kaynak güvenilirliği, akademik araştırma teknikleri ve müelliflik sorumluluğu gibi temel başlıklarda eğitim verilirken Türkiye’nin kültürel, coğrafi, bilimsel ve teknolojik değerlerini içeren örnek maddeler geliştirdi. Yazılan maddeler uzman editörlerce incelendikten sonra platformda yayınlanacak ve müellif isimleriyle dijital ortamda kalıcı hale gelecek. Atölye, gençlerin yalnızca bilgi tüketicisi değil, aynı zamanda doğrulanabilir bilgi üreticisi olarak dijital alanda aktif rol üstlenmesine imkan tanıdı. Proje yerli dijital bilgi ekosisteminin nitelikli içeriklerle büyümesini hedefliyor Programın ana başlığı olan KÜRE Projesi, atölyeler aracılığıyla bilgi üretimine katılımı yaygınlaştırmayı ve yerli dijital bilgi ekosisteminin nitelikli içeriklerle büyümesini hedefliyor. Şeffaflık ve akademik doğruluk ilkelerine dayalı yapısıyla platformda yayımlanan her içerik gerçek kişi veya kurumlar tarafından hazırlanmakta; anonim ya da takma ad ile katkı sağlanmasına izin verilmiyor. Katılımcılarına kendi bilgi portfolyolarını oluşturma imkanı sunan KÜRE, ansiklopedi, sözlük ve biyografi türlerinde 60’tan fazla kategori altında içerik üretilebilmekte, kullanıcılar geliştirdikleri çalışmalarla hem akademik hem de dijital kimliklerini belgeliyor. Çok dilli altyapı sayesinde Türkçe, İngilizce ve Azerbaycan Türkçesi olarak içerik geliştirme kapasitesi sunuluyor. "Gaziantep’te gerçekleşen ilk adımın ulusal dijital bilgi üretim seferberliği’ne dönüşmesi büyük önem taşımaktadır" Programla ilgili açıklama yapan Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Eğitim, Gençlik ve Spor Daire Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdal ise, "Bu çalışma yalnızca bir etkinlik değil; Türkiye’nin kendi dijital ansiklopedisini gençlerle birlikte inşa etme yolunda stratejik bir başlangıçtır. Gaziantep’te gerçekleşen ilk adımın, farklı şehirlere yayılarak ülke çapında bir Ulusal Dijital Bilgi Üretim Seferberliği’ne dönüşmesi büyük önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı.
Kocaeli’de teknoloji takımlarına verilen destek 20 milyon liraya çıkarıldı
03 Kasım 2025 Pazartesi - 10:29 Kocaeli’de teknoloji takımlarına verilen destek 20 milyon liraya çıkarıldı Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, belediye tarafından teknoloji takımlarına sağlanan maddi desteğin 6 milyon liradan 20 milyon liraya yükseltildiğini açıkladı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin destek verdiği "Kılavuz Teknoloji Takımları"ndan 14’ünün TEKNOFEST 2025’te farklı kategorilerde dereceye girmesi dolayısıyla Kocaeli Bilim Merkezi’nde ödül töreni düzenlendi. Törende konuşan Büyükakın, teknoloji takımlarına sağlanan desteğin 6 milyon liradan 20 milyon liraya çıkarıldığını bildirdi. "Daha yaşanabilir bir dünya için üretmeye devam edeceğiz" Gençlerle gurur duyduğunu belirten Başkan Büyükakın, "TEKNOFEST 2025’te destek verdiğimiz teknoloji takımları, azimleri ve yenilikçi projeleriyle önemli dereceler ve başarılar elde etti. Gençlerimizin teknolojiye yön veren fikirleriyle geleceği birlikte inşa ediyoruz. Kılavuz Teknoloji Merkezi olarak bu yıl toplam 127 teknoloji takımına malzeme desteği sağladık. Ayrıca Vinsan Atölyemizde 20 takıma çalışma alanı imkanı sunduk. Bu desteklerle sadece projelere değil; insana, dayanışmaya ve ortak geleceğimize yatırım yaptık. Gerçek ilerleme ancak insanı merkezine alan, barışa ve kardeşliğe hizmet eden teknolojilerle mümkün olur. Bugünün gençleriyle birlikte daha güzel, daha yaşanabilir bir dünya için üretmeye devam edeceğiz" dedi. "Desteği 6 milyon TL’den 20 milyon TL’ye çıkardık" Büyükakın, gençlerin Türkiye’nin geleceğini ve aydınlık yarınlarını inşa ettiğini vurgulayarak, şunları kaydetti: "Kocaeli’nin laboratuvarlarında, atölyelerinde sabahlara kadar çalışan; üreten, geliştiren, hayal eden bir gençlik yetişiyor. Gençler sadece teknoloji üretmiyor, aynı zamanda Türkiye’nin bağımsızlığını, yarınlarını, aydınlık geleceğini inşa ediyor. Bu inançla, teknoloji takımlarımıza verdiğimiz desteği 6 milyon TL’den 20 milyon TL’ye çıkardık çünkü siz geliştikçe, bizim desteğimiz de büyüyecek. Kocaeli; bilimin, üretimin ve milli teknolojinin şehri olmayı kararlılıkla sürdürecek. Bu şehrin gençleriyle birlikte Türkiye Yüzyılı’nı kodlamaya devam edeceğiz. Tüm takımlarımızı emekleri, azimleri ve başarıları için yürekten tebrik ediyor, nice yeni başarılara birlikte yürümeyi diliyorum." Kılavuz Teknoloji Merkezi aracılığıyla bu yıl Kocaeli Üniversitesi’nden 53, Gebze Teknik Üniversitesi’nden 38 ve liselerden 36 olmak üzere toplam 127 teknoloji takımına malzeme desteği verildiği, ayrıca 20 takıma Vinsan Yerleşkesi’nde atölye imkanı sağlandığı öğrenildi.
Bakan Uraloğlu: "Sri Lanka’nın 50 televizyon kanalı artık yayınlarını Türksat 6A üzerinden sürdürüyor"
02 Kasım 2025 Pazar - 12:42 Bakan Uraloğlu: "Sri Lanka’nın 50 televizyon kanalı artık yayınlarını Türksat 6A üzerinden sürdürüyor" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Sri Lanka’nın 50 televizyon kanalı artık yayınlarını Türksat 6A üzerinden sürdürüyor. Bu sadece bir kapasite kiralaması değildir; Türkiye’nin uzaydaki gücünün, küresel yayıncılık pazarındaki iddiasının çok net bir göstergesidir" dedi. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A üzerinden uluslararası ölçekte yeni bir anlaşmaya imza atıldığını açıkladı. Yapılan iş birliği kapsamında Güney Asya’nın en güneyindeki ada ülkesi Sri Lanka’da yayıncılık alanında büyük bir adım atıldığını belirten Uraloğlu, Sri Lanka’nın önde gelen televizyon platformu Freesat Lanka ile kapasite sözleşmesi imzalandığını duyurdu. Anlaşma sayesinde ülkenin 50 televizyon kanalının Kasım ayı içerisinde artık Türksat 6A üzerinden kesintisiz yayın yapmaya başlayacağını vurgulayan Uraloğlu, "Bölgenin en güçlü teleport altyapısına sahip firmalarından biri olan Freesat Lanka, Türksat 6A sayesinde Sri Lanka’da yüksek kaliteli ve güvenilir televizyon hizmetini sunmaya devam edecek ve Türksat 6A sayesinde Türksat uydularının kapsama alana giren 5 milyar nüfusa ulaşacak. Bu anlaşma, Türkiye’nin uydu kapasitesinin uluslararası pazarda hizmet ihracatına dönüştüğü stratejik bir adım oldu" ifadelerini kullandı. Bakan Uraloğlu, anlaşmanın Türksat 6A’nın Türkiye’nin uzaydaki en stratejik hamlelerinden biri olduğu görüşünü pekiştirdiğini ve Türkiye’nin kendi teknolojisiyle dünyaya hizmet sunabilen bir ülke haline geldiğini ispatladığını kaydetti. "Sri Lanka’nın 50 televizyon kanalı artık yayınlarını Türksat 6A üzerinden sürdürüyor" Yapılan anlaşmanın Türkiye’nin uydu ihracatında yeni bir dönemin başlangıcı olduğuna da işaret eden Uraloğlu, "Sri Lanka’nın 50 televizyon kanalı artık yayınlarını Türksat 6A üzerinden sürdürüyor. Bu sadece bir kapasite kiralaması değildir; Türkiye’nin uzaydaki gücünün, küresel yayıncılık pazarındaki iddiasının çok net bir göstergesidir. Bu anlaşma, Türkiye’nin uydu hizmetleri ihracatında şimdiye kadar atılmış en güçlü adımlardan biridir. Bugün birçok ülkenin sahip olmadığı bir yayın kapasitesi, Türksat üzerinden dünya pazarının hizmetine sunuluyor" diye konuştu. "Türkiye, dünya uydu pazarında yalnızca izleyen değil, yön veren ülkeler arasına girmiştir" Sri Lanka’ya yapılan ihracatın Türksat’ın uluslararası rekabette geldiği seviyeyi de gözler önüne serdiğini kaydeden Uraloğlu, "Türksat 6A ile birlikte Türkiye, dünya uydu pazarında yalnızca izleyen değil, yön veren ülkeler arasına girmiştir. Bugün dünyanın en büyük uydu şirketleriyle aynı masada oturuyoruz, aynı pazara hizmet veriyoruz. Bu anlaşma, bunun en net göstergesidir" şeklinde konuştu. "6A ile yalnızca hizmet ihraç etmiyoruz; teknoloji ihraç ediyoruz, marka değeri ihraç ediyoruz" Bakan Uraloğlu aynı zamanda şu ifadelere yer verdi: "Bugün Sri Lanka’da kurulan bir televizyon stüdyosu, Türksat altyapısı sayesinde milyonlarca haneye aynı anda ulaşabiliyor. Bir ülkenin uluslararası yayıncılık pazarında söz sahibi olması, ancak böylesine geniş bir kapsama alanı ve güçlü bir uydu altyapısıyla mümkündür. Bu tablo, ‘Türkiye artık kendi yerli ve milli ürünleri ile uydu teknolojilerinde küresel bir oyuncudur.’ demenin en somut, en güçlü ispatıdır. Bu anlaşma ile yalnızca yayın taşıyoruz gibi görünse de aslında Türkiye’nin teknolojik yetkinliğini, mühendislik gücünü ve üretim kabiliyetini ihraç ediyoruz. 6A ile yalnızca hizmet ihraç etmiyoruz; teknoloji ihraç ediyoruz, marka değeri ihraç ediyoruz." Bakan Uraloğlu, Türksat’ın uydu ihracat kabiliyetinin her geçen gün büyüdüğüne dikkati çekerek, bu anlaşmaların Türkiye’nin marka değerine doğrudan katkı sağladığını ifade etti. Uraloğlu, Türksat’ın bu kapasiteyi sadece yayın ve internet hizmeti için değil; kültürel etkileşim, dijital içerik üretimi ve medya teknolojileri alanında bölgesel iş birliklerini artırmak için de stratejik bir fırsata dönüştürdüğünü vurguladı.
Bakan Uraloğlu: "Sri Lanka’nın 50 televizyon kanalı artık yayınlarını Türksat 6A üzerinden sürdürüyor"
02 Kasım 2025 Pazar - 12:40 Bakan Uraloğlu: "Sri Lanka’nın 50 televizyon kanalı artık yayınlarını Türksat 6A üzerinden sürdürüyor" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Sri Lanka’nın 50 televizyon kanalı artık yayınlarını Türksat 6A üzerinden sürdürüyor. Bu sadece bir kapasite kiralaması değildir; Türkiye’nin uzaydaki gücünün, küresel yayıncılık pazarındaki iddiasının çok net bir göstergesidir" dedi. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A üzerinden uluslararası ölçekte yeni bir anlaşmaya imza atıldığını açıkladı. Yapılan iş birliği kapsamında Güney Asya’nın en güneyindeki ada ülkesi Sri Lanka’da yayıncılık alanında büyük bir adım atıldığını belirten Uraloğlu, Sri Lanka’nın önde gelen televizyon platformu Freesat Lanka ile kapasite sözleşmesi imzalandığını duyurdu. Anlaşma sayesinde ülkenin 50 televizyon kanalının Kasım ayı içerisinde artık Türksat 6A üzerinden kesintisiz yayın yapmaya başlayacağını vurgulayan Uraloğlu, "Bölgenin en güçlü teleport altyapısına sahip firmalarından biri olan Freesat Lanka, Türksat 6A sayesinde Sri Lanka’da yüksek kaliteli ve güvenilir televizyon hizmetini sunmaya devam edecek ve Türksat 6A sayesinde Türksat uydularının kapsama alana giren 5 milyar nüfusa ulaşacak. Bu anlaşma, Türkiye’nin uydu kapasitesinin uluslararası pazarda hizmet ihracatına dönüştüğü stratejik bir adım oldu" ifadelerini kullandı. Bakan Uraloğlu, anlaşmanın Türksat 6A’nın Türkiye’nin uzaydaki en stratejik hamlelerinden biri olduğu görüşünü pekiştirdiğini ve Türkiye’nin kendi teknolojisiyle dünyaya hizmet sunabilen bir ülke haline geldiğini ispatladığını kaydetti. "Sri Lanka’nın 50 televizyon kanalı artık yayınlarını Türksat 6A üzerinden sürdürüyor" Yapılan anlaşmanın Türkiye’nin uydu ihracatında yeni bir dönemin başlangıcı olduğuna da işaret eden Uraloğlu, "Sri Lanka’nın 50 televizyon kanalı artık yayınlarını Türksat 6A üzerinden sürdürüyor. Bu sadece bir kapasite kiralaması değildir; Türkiye’nin uzaydaki gücünün, küresel yayıncılık pazarındaki iddiasının çok net bir göstergesidir. Bu anlaşma, Türkiye’nin uydu hizmetleri ihracatında şimdiye kadar atılmış en güçlü adımlardan biridir. Bugün birçok ülkenin sahip olmadığı bir yayın kapasitesi, Türksat üzerinden dünya pazarının hizmetine sunuluyor" diye konuştu. "Türkiye, dünya uydu pazarında yalnızca izleyen değil, yön veren ülkeler arasına girmiştir" Sri Lanka’ya yapılan ihracatın Türksat’ın uluslararası rekabette geldiği seviyeyi de gözler önüne serdiğini kaydeden Uraloğlu, "Türksat 6A ile birlikte Türkiye, dünya uydu pazarında yalnızca izleyen değil, yön veren ülkeler arasına girmiştir. Bugün dünyanın en büyük uydu şirketleriyle aynı masada oturuyoruz, aynı pazara hizmet veriyoruz. Bu anlaşma, bunun en net göstergesidir" şeklinde konuştu. "6A ile yalnızca hizmet ihraç etmiyoruz; teknoloji ihraç ediyoruz, marka değeri ihraç ediyoruz" Bakan Uraloğlu aynı zamanda şu ifadelere yer verdi: "Bugün Sri Lanka’da kurulan bir televizyon stüdyosu, Türksat altyapısı sayesinde milyonlarca haneye aynı anda ulaşabiliyor. Bir ülkenin uluslararası yayıncılık pazarında söz sahibi olması, ancak böylesine geniş bir kapsama alanı ve güçlü bir uydu altyapısıyla mümkündür. Bu tablo, ‘Türkiye artık kendi yerli ve milli ürünleri ile uydu teknolojilerinde küresel bir oyuncudur.’ demenin en somut, en güçlü ispatıdır. Bu anlaşma ile yalnızca yayın taşıyoruz gibi görünse de aslında Türkiye’nin teknolojik yetkinliğini, mühendislik gücünü ve üretim kabiliyetini ihraç ediyoruz. 6A ile yalnızca hizmet ihraç etmiyoruz; teknoloji ihraç ediyoruz, marka değeri ihraç ediyoruz." Bakan Uraloğlu, Türksat’ın uydu ihracat kabiliyetinin her geçen gün büyüdüğüne dikkati çekerek, bu anlaşmaların Türkiye’nin marka değerine doğrudan katkı sağladığını ifade etti. Uraloğlu, Türksat’ın bu kapasiteyi sadece yayın ve internet hizmeti için değil; kültürel etkileşim, dijital içerik üretimi ve medya teknolojileri alanında bölgesel iş birliklerini artırmak için de stratejik bir fırsata dönüştürdüğünü vurguladı.
Mersin’de çocuklar ve gençler için bilim dolu gün
02 Kasım 2025 Pazar - 11:43 Mersin’de çocuklar ve gençler için bilim dolu gün Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ’2. Mercan Bilim Şenliği’, Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleştirildi. 17 okuldan öğrencilerin katıldığı şenlikte çocuklar, bilimi eğlenerek öğrenme fırsatı buldu. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı koordinesinde yapılan etkinlik, çocuklarda bilim, çevre ve teknoloji merakını artırmayı amaçladı. Şenlikte 28 atölye çadırı, planetaryum gösterileri, robot animasyonları ve bilim şovları yer aldı. Gün boyunca deneyler yapan çocuklar, yarışmalarla heyecan dolu anlar yaşadı. Geri dönüşüm projeleri yarıştı Etkinlik kapsamında ’Atıktan Değere Geri Dönüşümle Yenilikçi Ürün Tasarla’ yarışması da düzenlendi. 10-14 yaş grubundan 10 öğrenci projelerini jüriye sundu. Yarışmada birinciliği ’Geri Dönüşümden Yenilenebilir Enerji’ projesiyle Ceren Er kazandı.Mihrimah Ada Tersiz ise, görme engelliler için tasarlanan ’Atıkları Dönüştür, Engelleri Kaldır Robotu" projesiyle ikinci, Alper İlyas Yılmaz da ’Geri Dönüşümden Çiftlik Sistemi’ projesiyle üçüncü oldu. "160 bin ziyaretçiyi ağırladık" Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi Şube Müdürü Onur Sevin, merkezde 29 farklı atölye bulunduğunu ifade ederek, "Mercan’ın 2. yılıyla birlikte yaklaşık 160 bin ziyaretçiye ulaştık. Çocuklarımızın bilim ve teknolojiden kopmamasını istiyoruz. Her yıl üzerine koyarak devam edeceğiz" dedi. Çocuklar memnun ayrıldı Etkinliğe katılan öğrenciler de bilim şenliğinin eğitici ve eğlenceli geçtiğini ifade etti. Yusuf Karan Mutlu, "Çok güzel bir merkez, her şehirde olmalı" derken, Muhammet Emin Shavkatov, güneş gözlemi yaptığını ve yeni bilgiler öğrendiğini söyledi. Hira Nur Yıldırım ise VR deneyiminden bahsederek, "Burası tam bize göre, herkesi bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
Bir tıkla başlayan dertleşme, büyük sorunlara yol açabilir
02 Kasım 2025 Pazar - 11:11 Bir tıkla başlayan dertleşme, büyük sorunlara yol açabilir Prof. Dr. Tuncay Dilci, yapay zekâyla özel bilgilerin paylaşılmasının tehlikeli olduğunu belirterek, bunun güvenlik riski oluşturabileceğini söyledi. Dilci, bu durumun bireyde depresyon, kimlik karmaşası ve intihara kadar varan psikolojik yıkımlara yol açabileceğini vurguladı. Günlük yaşamda yapay zekâ teknolojilerinin hızla gelişmesiyle birlikte insanlar, yalnızlıklarını gidermek, dertleşmek veya duygusal destek almak amacıyla yapay zekâ uygulamalarına yönelmeye başladı. Özellikle sevgilisinden ayrılan, ailevi sorunlar yaşayan veya stres altında bulunan kişilerin, yapay zekâya özel hayatlarını anlatması dikkat çekiyor. Bu durum kısa vadede kişiye rahatlama hissi verse de uzun vadede ciddi psikolojik ve toplumsal sonuçlar doğurabiliyor. İnsanların duygusal boşluklarını doldurmak için yapay zekâya başvurması, gerçek insan ilişkilerinin zayıflamasına ve bireyin toplumsal hayattan uzaklaşmasına yol açabiliyor. Ancak bu durumun sanıldığı kadar masum olmadığını belirten uzmanlar, yapay zekânın duygusal bir varlık olmadığını ve sadece algoritmalarla programlandığını vurguluyor. Yapay zekânın, insana benzeyen ses tonları ve onaylayıcı cevaplarıyla kişiye yakınlık hissi oluştursa da, bu iletişim gerçek bir empati veya dostluk içermiyor. Bu tür yapay duygusal bağlar zamanla içsel tatminsizlik, kimlik karmaşası ve sosyal izolasyona neden olabiliyor. Gerçek insan ilişkilerinden uzaklaşan bireylerde depresyon, melankoli ve intihara kadar varabilen psikolojik yıkımlar görülebiliyor. Dijital Yaşam Enstitüsü Başkanı, Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği Başkanı ve Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuncay Dilci yapay zekâyla kurulan bu sanal ilişkilerin son derece tehlikeli olduğunu belirterek, "Mahrem bilgilerini kesinlikle paylaşmamalıyız. Yapay zekayı bir yoldaş değil ayna olarak görmeliyiz. Bu durum aleyhimize olabilir. Çünkü kullanmış olduğunuz telefon ve bilgisayarların IP adreslerinden zaman ve süre anlamında mekânsal adresleri de tespit edilerek kime ait olduğu çıkabilir" dedi. "Bir algoritma ürünüdür" Tuncay Dilci, yapay zekaya özel hayatı anlatmanın sakıncalı bir durum olduğunu söyleyerek, "Yapay zekanın hayatımıza girmesi ile beraber ciddi sorunlar olacak. Avantajları olduğu kadar sorunlarını da görmezden gelmek insanı yanıltıcı olacak bir durumdur. Dolayısıyla yalnızlığı hafifletmesi, birtakım kendini ifade etme becerileri anlamında bilişsel bir ortaklık sağlayabilir. Uyum sorunlarını da beraberinde getiren bir olguyla karşı karşıyayız. Özellikle gerçek kişi olmadığı için, sadece algoritmalara dayalı insanı andırır bir takım ses ve efektler eşliğinde bilgi vermesi yanılsatıcı bir durumdur. Neticede insana özgü ortaya konan ürünleri taklit eden bir durumla karşı karşıyayız. Bu anlamda özellikle ergen kişilerde, yalnız kişilerde birtakım depresif ya da melankolik özellikli kişilerde ihtiyaca cevap veriyormuş gibi gözükse de uzun vadede ciddi sakıncaları olan bir durumdu. Yapay zeka bir algoritma ürünüdür. Onunla bir duygusallık kurmak onun beni anlıyor şeklinde uzun süreli bir bağ kurma veya hayatta beni tek anlayan o, benimle konuşuyor, bana cevap veriyor yalnızlığı giderici durum gibi yanılgı ileri de gerçek hayata uyumu sorunun da beraberinde getirecektir. Çünkü yapay zeka adı üstünde yapaydır. Dolayısıyla onun vermiş olduğu ses, vurgu, tonlama ya da bilgi bizim için bir dost yerine koyulması mümkün değil. Yani bireyin hayattan kendini soyutlaması gerçeklikten uzaklaşması ve ben artık dijital mecralarda arkadaşlık sistemini kullanıyorum diyerek toplumda yalnızlaşmaya doğru hatta hayatta kendine de yabancılaşmaya doğru giden bir durumla karşı karşıyayız" dedi. "Toplumsal sonuçlar ortaya çıkabilir" Dilci, yapa zeka ile paylaşılan verilerin başkalarının da ele geçirebileceğini söyleyerek, "Kişilerin empatik, terapatik veya birtakım diyalog anlamında ortaya koyacağı hissel bir sonuç elde edilmeyecektir. Özel ve hassas travmatik durumlarımızı bir duygusal boşluk ekseninde yapay zeka ile konuşmak onunla paylaşmak için sunduğumuzda bu verilerin başkalarının eline geçme riski de vardır. Aynı zamanda bu veriler genel anlamda bir eğitimin veya bir paylaşımın aracı haline gelebilir ve toplumsal sonuçları da ortaya çıkarabilir. İnsan psikolojik ve kültürel bir varlıktır. Dolayısıyla insanın kendini ifade etmesi, karşılıklı etkileşim kurması sadece fiziksel bir temas değil aynı zamanda duygusal bağların da güçlenmesini gerektiren bir durumdur. Dolayısıyla insan davranışları birbirine bulaşıcıdır. Bu anlamda dijital nesnelerin ya da yapay zekanın davranışlarının soyut ve yüzeysel kalması kişide içsel bir yoksunluk, beraberinde tatminsizlik getirecektir. Sanallaşan tüm ilişkiler düşünceler bir kimlik erozyonuna dönüşebilecek ve beraberinde varoluşsal anlamda bireyin var olur sorunlarıyla da karşı karşıya kalmasına sebebiyet verecektir. Yapay zeka temelli bir yaşam tarzı, yapay zekayla arkadaşlık, konuşma veya gerçek hayattan uzaklaşarak yapay zeka temelli yorumlar yapma, kendini sürekli onaylama durumu söz konusudur" diye konuştu. "Sürekli pozitif yanıt veriyor" Dijital mecralarda ayak izlerinin olduğunu ifade eden Dilci, "Yapay zekanın soru soran kişiye hep pozitif ve onaylama yönü vardır. Oysa gerçek hayatta öyle değildir. Kişinin kimlik ve karakter aşılmasına bağlı olarak karşılıklı etkileşimden kaçacağı için hayatta var olma sürecini de sabote etmiş olacaktır. Bireyin geçekten uzaklaşması ve gerçek tatmini vermeyeceği için ciddi yıkımlar, hayal kırıklıkları ve bunun sonucunda intihara kadar varabilen bir boşlukta hissetme duygusuyla da karşı karşıya kalabilir. İçsel bir tatminsizliğin sonucu olarak dışavurumu çok sert, ani hatta kendine dönük bir şiddete bile dönüşebilir. İnsan sosyopsikolojik kültürel bir varlıktır. Dolayısıyla sosyal psikolojik kültür yönünden kendimizi besleyici arkadaş, dost, çevre edinmemiz elzemdir. Gerçek anlamda bir dertleşme değildir. Bir insanla hiç konuşmadan bir mekanda olmak bile çok faydalı bir şeydir. İnsan insana muhtaçtır, insan insanın bir nevi dostu, arkadaşı ve yalnızlığını giderici bir aile konumundadır. Duygusal bir arkadaşlıktan öte düşünce partneri ve yine mahrem bilgilerini kesinlikle paylaşmamalıyız. Çünkü dijital mecralarda ayak izlerimiz söz konusudur" şeklinde konuştu.