TEKNOLOJİ
FIRST LEGO League Ulusal Turnuvası Fuar İzmir’de başladı 07 Mart 2026 Cumartesi - 16:33:51 Bilim Kahramanları Buluşuyor FIRST LEGO League Challenge turnuvalarının 22’nci sezonu Ulusal Turnuvası, Fuar İzmir’de başladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ’ın desteğiyle Bilim Kahramanları Derneği tarafından düzenlenen etkinlikte Türkiye’nin 21 farklı şehrinden toplam 74 takım yer aldı. Her yıl, 9-16 yaş arası çocuk ve gençlerin kendilerini "topluma duyarlı bilim insanı ve mühendis olarak görmelerini" amaçlayan ve dünya genelinde 100’ü aşkın ülkeden 300 binden fazla çocuğun katıldığı FIRST LEGO League Challenge turnuvalarının 22’nci sezon Ulusal Turnuvası bu yıl İzmir’in ev sahipliğinde gerçekleştiriliyor. UNEARTHED temasıyla düzenlenen turnuvada takımlar; geçmişin izini sürerek arkeolojik süreçleri, yer altı yapılarıyla gizli kalmış alanları ve eski uygarlıkların izlerini araştırıyor. Öğrenciler, karşılaştıkları sorunlara yenilikçi çözümler geliştirirken tasarlayıp kodladıkları robotlarla görevleri tamamlamaya çalışıyor. Gençlerin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarına ilgisini artırmayı hedefleyen organizasyonda öğrenciler robot tasarımı, yazılım geliştirme, problem çözme ve ekip çalışması gibi becerilerini ortaya koyuyor. 74 takım yarışıyor Fuar İzmir A Hol’de gerçekleştirilen Ulusal Turnuva’ya Türkiye’nin 21 farklı şehrinden toplam 74 takım, yaklaşık 750 öğrenci ve öğretmenleri katıldı. Turnuvanın açılış törenine, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkan Vekili Altan İnanç, Bilim Kahramanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sıddıka Semahat Demir, İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, Bilim Kahramanları Derneği ve İZFAŞ yöneticileri, akademisyenler, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Büyükşehir ve İZFAŞ’a teşekkür Turnuvanın açılışında konuşan Bilim Kahramanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sıddıka Semahat Demir, 22 yıldır düzenlenen Bilim Kahramanları Buluşuyor turnuvalarıyla bugüne kadar 47 bini aşkın çocuk ve gençle bir araya geldiklerini belirterek, "Bugünse hepimiz için bir kutlama günü. Bu sezon 501 takım ve 4 bin 500’ü aşkın çocuk ve gencin katıldığı bir programı mümkün kılmış olmanın gururunu yaşıyoruz. Her yıl daha fazla çocuğa ulaşma hayaliyle çalışmaya ve üretmeye devam edeceğimizi bilmek bana büyük bir güç veriyor" diyerek yıllardır İzmir yerel ve ulusal turnuvalarına ev sahipliği yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ve İZFAŞ’a teşekkür etti. "Turnuvaya ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz" İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu ise, "10 yıldır bu turnuvaya ev sahipliği yapmaktan çok büyük mutluluk duyuyoruz. Fuar İzmir’de biz hep ticaret, sanayi fuarları yapıyoruz, ama hiçbiri bu kadar neşeli, hiçbiri bu kadar bilim dolu, hiçbiri bu kadar coşkulu değil. O yüzden önümüzdeki yıllarda da burada sizlerle hep birlikte olmayı sabırsızlıkla bekliyoruz. İki gün boyunca hepinize bol şans, bol keyif dolu, bilim dolu, heyecan dolu, tadını çıkaracağınız zaman diliyorum. İyi ki geldiniz, ayağınıza sağlık" dedi. Turnuva programında dönüşüm Bilim Kahramanları Derneği Genel Sekreteri Aslı Yıkıcı Yurtsever ise önümüzdeki yıldan itibaren First Lego League Challenge turnuvalarında yeni bir modele geçileceğini belirtti. Değişen ve gelişen dünyaya uyum sağlamak amacıyla programda dönüşüm sürecinin başlayacağını ifade eden Yurtsever, yapay zekanın da dahil olacağı yeni uygulamalarla programın daha katılımcı bir yapıya kavuşmasının hedeflendiğini vurguladı. Turnuva kapsamında iki gün boyunca robot yarışmaları, proje sunumları ve çeşitli etkinlikler gerçekleştirilecek. Turnuva sonunda dereceye giren 6 takım, ülkemizi uluslararası turnuvada temsil edecek.
07 Mart 2026 Cumartesi - 11:59 Çelik sektörü İstanbul’da buluşacak Küresel çelik sektörünün önde gelen temsilcileri ve uluslararası yatırımcıları, 25-27 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek Steel Networking Summits 2026 kapsamında bir araya gelecek. Türkiye’nin çelik sektöründeki güçlü ve istikrarlı konumu, bu önemli organizasyonun İstanbul’da düzenlenmesinde belirleyici rol oynuyor. Dünya çelik ticaretinin tüm paydaşlarını tek çatı altında buluşturacak zirve, sektörün geleceğine yön verecek stratejik temaslara ve yeni iş birliklerine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Zirveye, 80 farklı ülkeden 500’ün üzerinde üst düzey katılımcı ile 40’tan fazla uluslararası konuşmacının katılım sağlaması bekleniyor. Konferans programı kapsamında; dünya çelik piyasalarında arz-talep dengesi, ticaret savaşlarının sektöre etkileri, Avrupa, Amerika, Afrika ve Asya pazarlarındaki güncel gelişmeler ile yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik başlıkları masaya yatırılacak. Zirvenin yalnızca bugünü değil, sektörün geleceğini de şekillendireceğine dikkat çeken Dünya Çelik Birliği Başkanı Uğur Dalbeler, "Türkiye, üretim gücü, ihracat kabiliyeti ve geniş pazar ağıyla küresel çelik ticaretinde çok önemli bir konumda bulunuyor. İstanbul ise bu gücün dünyaya açılan vitrini. Avrupa’dan Asya’ya, Orta Doğu’dan Afrika’ya uzanan ticaret ağlarının kesiştiği bu şehirde, dünya çelik sektörünü bir araya getirmek son derece anlamlı. Steel Networking Summits 2026, firmalarımızın yeni pazarlara erişimini kolaylaştıracak, doğrudan ticarete dönüşebilecek temasların önünü açacak. Bu organizasyonun, Türkiye’nin küresel çelik ticaretindeki stratejik konumunu daha da güçlendirecek tarihi bir buluşma olacağına inanıyoruz" dedi.
07 Mart 2026 Cumartesi - 11:22 BUÜ, Teknoloji ve Etki Merkezi ile akademik gücünü pekiştiriyor Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), sanayi-akademi işbirliğini güçlendirme hedefleri doğrultusunda, Sabancı Gençlik Seferberliği kapsamında hayata geçirilen "Teknoloji ve Etki Merkezi"nin kapılarını açtı. Arif Ağaoğlu İleri Teknoloji ve Mühendislik Laboratuvarlarında düzenlenen törene BUÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu ve Prof. Dr. Cafer Çiftci, Aksigorta Genel Müdürü Fırat Kuruca, dekanlar, bölüm başkanları ve akademisyenler ile çok sayıda öğrenci katıldı. "Gençlere yapılan yatırım uzun vadeli bir umut kaynağıdır" Açılışın ev sahipliğini yapan BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, konuşmasında üniversitenin 50 yıllık köklü geçmişine ve Türkiye’deki 23 araştırma üniversitesinden biri olma vizyonuna vurgu yaptı. 57 bini aşkın öğrencisi ve uluslararası kimliğiyle BUÜ’nün dev bir eğitim yuvası olduğunu belirten Kırıştıoğlu, Bilgisayar Mühendisliği bölümüne kazandırılan bu laboratuvarın gençler için büyük bir fırsat olduğunu ifade etti. Özel sektör desteğinin eğitimde sıçrama tahtası görevi gördüğünü dile getiren Rektör Yardımcısı, bilimin ekonomiyle olan ayrılmaz bağına dikkat çekerek; gençlerin umutlarını yeşertecek bu merkezin hem üniversiteye hem de teknoloji dünyasına uzun vadeli ve değerli katkılar sunacağını belirtti. "Geleceği BUÜ’lü gençlerle birlikte inşa edeceğiz" Fırat Kuruca ise Türkiye genelinde açılan 13. merkez olan bu laboratuvarın, BUÜ’nün vizyonuna yakışır sonuçlar vereceğine inandığını belirtti. Merkezin 120 saatlik Java eğitim programıyla destekleneceğini ve başarılı olan öğrencilere staj imkanları sunulacağını belirten Kuruca, sigortacılık sektörünün teknolojiyle harmanlanan dinamik yapısını gençlerle buluşturmaktan heyecan duyduklarını söyledi.
07 Mart 2026 Cumartesi - 09:39 BAU’da düzenlenen "Career in Games"te oyun tasarımı sektörü konuşuldu Bahçeşehir Üniversitesi’nin ev sahipliği yaptığı BUG Lab TEKMER iş birliğiyle gerçekleşen "Mobidictum Career in Games 2026" oyun geliştiricilerini ve oyun sektöründe yer almak isteyen gençleri uzman isimlerle bir araya getirdi. BUG Lab TEKMER Direktörü Doç. Dr. Güven Çatak; mobil oyun sektöründe Türkiye’nin dünyada önemli bir yerde olduğunu belirterek "Üniversitelerimizde 30 oyun tasarımı lisans programı var. Bizlerin bu tarz etkinliklerle öğrencilerimizin birbirini tanımasını sağlamamız ve onları firmalarla buluşturmamız gerekiyor" dedi. Oyun sektörüne ilgi duyan öğrenciler, yeni mezunlar ve kariyerinin başındaki profesyonellere yönelik düzenlenen "Mobidictum Career in Games 2026" Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Güney Kampüs’te gerçekleşti. BUG Lab TEKMER iş birliğiyle gerçekleşen etkinlikte, oyun sektöründeki şirket yöneticileri, işe alım ekipleri, akademisyenler ve deneyimli isimler düzenlenen panellerde konuşmalar yaptı. İlk portfolyosunu hazırlayan, staj arayan ya da bir sonraki iş fırsatını hedefleyen katılımcıların oyun sektöründe somut adımlar atmasına katkı sağlamayı amaçlayan etkinlik, oyun geliştiricilerin birbirlerini tanımasını da sağladı. Katılımcıların oyun sektörüne giriş, portfolyo ve CV hazırlığı, mülakat süreçleri, 2026’da öne çıkan yetkinlikler, kişisel marka oluşturma, prodüksiyon iş birliği ve uzaktan/freelance çalışma gibi başlıklarda da bilgi aldıkları etkinlikte, stantlar kuran firmalarda kendilerini tanıtma fırsatı buldular. Türkiye mobil oyunda dünyada önemli aktörlerden biri Etkinlikle ilgili değerlendirmelerde bulunan BAU İletişim Fakültesi Dijital Oyun Tasarımı Bölüm Başkanı ve BUG Lab TEKMER Direktörü Doç. Dr. Güven Çatak "Türkiye oyun sektöründe, özellikle mobil oyun sektörüne dünyadaki önemli aktörlerinden biri. Son yıllarda PC tarafında da güç kazandı. Genç yetenekleriyle birçok ülkenin gıptayla baktığı bir ülkeyiz. Alınan yatırımlar bunu gösteriyor. Tabii ki bu genç yetenekleri bir araya getirmek çok önemli. Ülkemizde 30 oyun tasarımı lisans bölümü var, bu da kabaca yaklaşık 6 bin öğrenci demek. Bu öğrencilerin bir araya gelmesi ve birbirlerini tanımasını firmalarla ilgili bilgi sahibi olmalarını çok önemsiyoruz. Onları bir araya getirmek ve firmalarla buluşturmak bizlerin, üniversitelerin de görevi. Üniversitelerin sektörle her zaman iş birliğinde olması, gençlerimiz için gelecek inşa etmek adına çok önemli. Bu etkinliği de bu kapsamda çok önemsiyoruz" dedi. ‘Kariyer çoğu zaman bir sohbetle başlar’ Konuşmasında oyun sektörünün büyümesine vurgu yapan Çatak, katılımcılara tavsiyelerde bulunarak şunları söyledi: "Sektörün büyümesinin arkasında yalnızca teknoloji değil, aynı zamanda yeni fikirler, fark oluşturucu insanlar ve cesur genç geliştiriciler var. Belki aranızda ilk oyununu yapanlar var. Belki bir level tasarlayanlar, kod yazanlar, karakter çizenler ya da oyun üretmenin hayalini kuranlar var. Şunu bilmenizi isterim: Bu sektör artık yalnızca büyük stüdyoların alanı değil. Küçük ekipler, bağımsız geliştiriciler ve öğrenciler de bugün global ölçekte işler üretebiliyor. Ama bunun ilk adımı insanlarla tanışmak, sorular sormak ve kendi işinizi göstermek. O yüzden bugün sizden ricam çok basit: Konuşmaları dinleyin ama sadece dinlemekle kalmayın, sorular sorun, insanlarla konuşun, portfolyonuzdan bahsedin, bağlantılar kurun. Çünkü oyun sektöründe çoğu zaman kariyerler bir iş ilanıyla değil, bir sohbetle başlar." Sektörün birçok farklı alanı var ABD’de olduğu için etkinliğe görüntülü olarak bağlanan Mobidictum’un kurucusu Batuhan Avucan ise yaptığı konuşmasında; "Türkiye oyun sektöründe son 5 senedir çok yüksek bir hizmet yakaladı. Bugün Türkiye’de binlerce insana istihdam oluşturan global ölçekte Türkiye’yi haritaya koyan, hem kendimiz gurur duyduğumuz hem dışarıdan insanların gıptayla baktığı bir sektör haline geldi. Sektörün çok daha iyi yerlere geleceğinden hiçbir şüphe yok. Bugün Bahçeşehir Üniversitesiyle beraber bu etkinliği gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz. Bu etkinlikteki amacımız oyun sektörünün farklı alanlarını gösterebilmek. Bu sadece oyun yapmak değil, bu sektörün bir sürü farklı alanı var. Tasarımından pazarlamasına, veri bilimine, yazılımına birbirinden çok daha farklı alanları olduğunu gösterebilmek ve sizi bu imkanların varlığından haberdar etmek istedik" dedi. Açılış konuşmalarının ardından, düzenlenen panel ve sunumlarla, oyun geliştirme kariyerinde üniversitenin rolü, sektörde kimin ne iş yaptığı, global projelerde yer almak, oyunlarda yerelleşme gibi pek çok konu ele alındı.
9. Akdeniz Bilişim Zirvesi başladı, geleceğin teknolojisi Antalya’da masaya yatırılıyor
05 Aralık 2025 Cuma - 13:52 9. Akdeniz Bilişim Zirvesi başladı, geleceğin teknolojisi Antalya’da masaya yatırılıyor Akdeniz Üniversitesi Antalya Teknokent tarafından düzenlenen 9. Akdeniz Bilişim Zirvesi, yoğun katılımla başladı. Geleceğin teknolojilerinin konuşulduğu zirvede Rektör Özkan, yapay zekânın çevresel maliyetine vurgu yaparak en hızlı değil, en sürdürülebilir teknolojiyi geliştirmenin zorunluluk haline geldiğini söyledi. Türkiye’de bölgesel ölçekte başlayan ve yıllar içinde ulusal çapta takip edilen bir teknoloji buluşmasına dönüşen Akdeniz Bilişim Zirvesi, akademisyenleri, sektör profesyonellerini, girişimcileri, yatırımcıları ve öğrencileri aynı platformda buluşturdu. Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen zirveye Antalya Valisi Hulusi Şahin, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar, KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, Antalya İl Emniyet Müdürü Dr. Sabit Akın Zaimoğlu, Antalya Teknokent Genel Müdürü Dr. İbrahim Yavuz, kamu kurum ve kuruluşlarının yetkilileri, akademisyenler ile çok sayıda öğrenci katıldı. Yapay zeka dönüşümünün içindeyiz Programda yaptığı konuşmada Akdeniz Bilişim Zirvesi’nin Türkiye’nin en büyük bilişim buluşmalarından biri haline geldiğini belirten Antalya Valisi Hulusi Şahin, "Gençleri herhangi bir ücret ödemeden teknolojinin liderleriyle bir araya getirmek büyük bir mesele ve büyük bir başarı. Genç bir nüfusa sahibiz. Gençlerimiz mücadeleci, çalışkan ve yeniliklere açık. Bu tür çalışmalar ve zirveler onlara ihtiyaç duydukları moral ve motivasyonu sağlıyor. Yapay zekâ dediğimiz olgunun tsunami etkisi oluşturacağını artık çok net görüyoruz. Bazı meslekleri ortadan kaldıracak ama bazılarını da ihya edecek. Hatta bugün olmayan yeni meslekler ortaya çıkaracak. Yani yapay zekâ dönüşümünün, devriminin eşiğinde değil, artık tam olarak içindeyiz. Bu süreci en iyi algılayacak ve yakalayacak olanlar da gençlerdir" dedi. "Katma değer üreterek ülkemizi büyüteceğiz" Kişi başına düşen milli geliri artırmanın en etkili yolunun katma değer üretmek olduğunu vurgulayan Vali Şahin, "Bugün 18 bin dolar seviyesinde olan milli gelirimiz, 20 bin doları aştığında ülkemiz bambaşka bir noktaya ulaşacaktır. Bunu başarmak için katma değeri yüksek işler üretmemiz gerekiyor. Bu işler ancak teknolojiyle, bilişimle ve yapay zekâ gibi büyük sıçramalarla mümkün olur. Dünya büyük bir dönüşümün tam ortasında. İnşallah geleceğin teknoloji devleri, artık Türkiye’nin adıyla anılan şirketler olacak. Savunma sanayiinde bunu hızla başarıyoruz; ancak sadece savunma sanayiinde değil, her alanda bunu gerçekleştirmemiz gerekiyor. Bu zirvenin de bu sürece önemli katkı sağlayacağına inanıyor ve başta Teknokent Genel Müdürümüz olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" ifadelerine yer verdi. Açılışta konuşan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan da, teknolojinin dönüşüm gücüne dikkat çekerek yapay zekânın hem büyük bir fırsat hem de doğru yönlendirilmediğinde bir risk alanı olabileceğine vurgu yaptı. Rektör Özkan, "Bugün burada geleceğin dünyasını, teknolojinin dönüşüm gücünü ve insanlığın yarınlarını konuşmak üzere bir aradayız. Yapay zeka, sağlıktan tarıma, ekonomiden eğitime kadar tüm alanları dönüştürüyor. Bana göre yapay zeka büyük bir fırsat; fakat doğru yönlendirilmezse risk oluşturabilecek bir güç. Onu fırsata da tehdide de dönüştürecek olan yine bizleriz." dedi. Yapay zekanın çevresel maliyeti Yapay zekânın genellikle göz ardı edilen çevresel yüküne dikkat çekerek veri merkezlerinin su tüketimi ve enerji ihtiyacına vurgu yapan Rektör Özkan, "Büyük dil modellerinin çalıştığı veri merkezleri, soğutma için ciddi miktarda su tüketiyor. Tek bir yapay zekâ sorgusunun bardak ölçeğinde su tüketimine yol açtığı, modellerin eğitim süreçlerinde ise milyonlarca litre su kullanıldığı biliniyor. Bu nedenle teknolojik ilerlemeyi hedeflerken doğal kaynaklarımızın sürdürülebilirliğine, su verimliliğine ve çevresel sorumluluğa daha fazla odaklanmamız gerekiyor. Geleceğin yapay zekâsı ancak doğayı koruyarak değer oluşturabilir" diye konuştu. Konuşmasında yapay zekânın iş gücü üzerindeki etkilerine de değinen Rektör Özkan, "MIT’nin Project Iceberg raporu, yapay zekânın iş gücü üzerindeki gerçek etkisinin henüz görünmeyen, yüzeyin altında olan büyük bir kütle olduğunu söylüyor. Özellikle idari işler, finans, hukuk, muhasebe, pazarlama gibi bilişsel mesleklerde değişimin çok daha büyük olacağı öngörülüyor. Bu nedenle bu dönemi doğru okumak hepimiz için kritik." şeklinde konuştu. "Toplumu ve gezegeni gözetmek zorundayız" "Geleceği inşa ederken hem gezegeni hem toplumu gözetmek zorundayız." diyen Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, artık en hızlı teknolojiyi geliştirmenin yeterli olmadığını, en sürdürülebilir olanı geliştirmenin zorunluluk haline geldiğini vurguladı. Rektör Özkan, "Bu tabloyu bir tehdit olarak değil, yeni bir liderlik fırsatı olarak görmeliyiz. Türkiye’nin ve Akdeniz bölgesinin, bilişimde sürdürülebilirlik odaklı bir dönüşüm başlatma şansı var" dedi. Rektör Özkan, "Geleceği konuşmak aynı zamanda sorumluluğu konuşmaktır. Bu zirvede geleceği konuşacağız ve bunu konuşurken insanı, vicdanı, etik değerleri, ahlakı ve doğayı unutmamamız gerekiyor. Ancak maalesef unutuyoruz. Zira şu anda dünyanın dört bir yanında nadir elementler için ciddi savaşlar var. Ancak medeniyetler bir döngü şeklinde var oluyor ve biz bu değerleri unutursak korkarım ki insanoğlu kendini başladığı noktada bulacak" dedi. Akdeniz Bilişim Zirvesi’nin her yıl daha da büyüdüğünü belirten Özkan, Antalya Teknokent başta olmak üzere tüm paydaşlara teşekkür ederek sözlerini tamamladı. Antalya Teknokent Genel Müdürü Dr. İbrahim Yavuz ise "Geleceği Kodla, Evreni Keşfet temasıyla gerçekleştirdiğimiz bu zirve, Antalya’nın teknoloji ve bilişim alanında da bir cazibe merkezi olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır. Antalya Teknokent olarak, araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin yanı sıra, girişimciliği ve teknolojiyi teşvik eden projelerle de bölgesel kalkınmanın öncüsü olmayı hedefliyoruz. Bu hedef doğrultusunda, üniversitelerimiz, sanayi kuruluşlarımız ve kamu kurumlarımız ile güçlü bir iş birliği içerisindeyiz. Aynı zamanda, teknoloji geliştirme bölgemizdeki firmalarımızı, uluslararası arenada rekabetçi kılmak için destekliyor ve projelerini dünya pazarına taşımalarını sağlıyoruz." dedi. Dr. Yavuz daha sonra Teknokentin projeleri, hedefleri ve vizyonunu anlatan detaylı bir sunum gerçekleştirdi. Açılış konuşmalarının ardından Vali Şahin ve Rektör Özkan, teknoloji, ticaret, yazılım, AR-GE ve otomasyon alanlarında başarı elde eden firmalara plaketlerini takdim etti. Akdeniz Bilişim Zirvesi, gün boyunca farklı oturumlar, uzman konuşmaları ve teknoloji panelleriyle katılımcılara sektörün geleceğine dair kapsamlı bir perspektif sunacak.
‘Türkiye İçin Yapay Zekâ’ etkinliğinde Türkiye’nin potansiyeline dikkat çekildi
05 Aralık 2025 Cuma - 13:43 ‘Türkiye İçin Yapay Zekâ’ etkinliğinde Türkiye’nin potansiyeline dikkat çekildi Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki dönüşümünü iş dünyası, bilim, iyilik ve yenilik perspektiflerinden ele alan ‘Türkiye İçin Yapay Zekâ’ etkinliği, Türkiye İş Bankası ve Yapay Zekâ Fabrikası ev sahipliğinde, Türkiye Yapay Zekâ Platformu (AITR) ve Koç Üniversitesi İş Bankası Yapay Zekâ Araştırma Merkezi (KUISAI) desteğiyle gerçekleştirildi. Kurumsal yapay zekâ trendlerinden bilimsel araştırmalara, iyilik için yapay zekâ uygulamalarından yenilikçi girişimlerin üretken yapay zekâ çözümlerine uzanan geniş bir yelpazede yapay zekânın gelişimini ele alan "Türkiye İçin Yapay Zekâ" etkinliği iş dünyası, akademi ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi. Etkinlikte Yapay Zekâ Fabrikası 2025 Ödülleri de sahiplerini buldu. Etkinliğin ‘İş Dünyası için Yapay Zekâ’ oturumunda, AITR Eş Başkanı Levent Kızıltan moderatörlüğünde İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sabri Gökmenler, Koç Holding CIO’su Hayriye Karadeniz ve Trendyol CTO’su Cenk Çivici iş dünyasında yapay zekâ uygulamalarının mevcut durumu ve gelecek beklentileri üzerine konuştu. AITR Eş Başkanı Prof. Dr. Altan Çakır moderatörlüğünde gerçekleştirilen "Bilim için Yapay Zekâ" oturumunda ise Vispera Co-CEO’su Prof. Dr. Aytül Erçil, KUIS AI Merkezi Direktörü Prof. Dr. Çiğdem Gündüz Demir, ION AI Kurucusu Doç. Dr. Nazım Kemal Üre ve DataBoss Kurucusu ve CEO’su Prof. Dr. Süleyman Serdar Kozat bilimsel gelişmeler ve uygulama alanları üzerinde değerlendirmelerde bulundu. ‘Yenilik için Yapay Zekâ’ oturumu ise Türkiye Bilişim Vakfı Genel Sekreteri Çağdaş Ergin moderatörlüğünde gerçekleşti. Yapay Zekâ Fabrikası CEO’su Can Bakır, Fribourg Üniversitesi’nden Prof. Dr. Erdem Büyüksağiş, IBM Türkiye CEO’su Işıl Kılınç Gürtuna ve Yuvam Dünya Derneği Başkanı Kıvılcım Kocabıyık yapay zekânın hukuk, teknoloji, etik ve girişimcilik ekseninde şekillenen yenilikçi uygulamalarını ve geleceğe yönelik fırsatlarını çok yönlü bir bakış açısıyla ele aldı. Ayrıca Google ML Başkan Yardımcısı Dr. Burak Göktürk, ‘Kurumsalda Yapay Zekâ Trendleri’, Türkiye Bilişim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Eczacıbaşı da ‘İyilik için Yapay Zekâ’ başlıklı sunumlar gerçekleştirdiler. "Türkiye’nin yapay zekâ ekosistemini bir araya getiren güçlü bir topluluğuz" Yapay Zekâ Fabrikası CEO’su Can Bakır, konuşmasında Türkiye’de yapay zekâ alanında oluşan güçlü sinerjiye dikkat çekerek şunları söyledi: "Türkiye’de yapay zekâ alanında çok dinamik, üretken ve etkisi giderek büyüyen bir topluluk oluşuyor. Biz Yapay Zekâ Fabrikası olarak bu topluluğu bir araya getiren, iş birliğini büyüten ve dönüşümü hızlandıran bir rol üstleniyoruz. Yapay zekânın sadece teknoloji değil; insan, toplum ve iş dünyası için ortak bir değer üretme alanı olduğuna inanıyoruz. Bugün burada; iş insanları, akademisyenler, araştırmacılar, sivil toplum temsilcileri ve girişimciler aynı masada buluşarak Türkiye’de yapay zekânın bugününü ve geleceğini değerlendirdik. Türkiye için yapay zekâ vizyonu, ancak böyle kapsayıcı ve güçlü bir ekosistemle mümkün." Bakır, Yapay Zekâ Fabrikası’nın Türkiye’nin bu alandaki ihracat potansiyelini güçlendiren, girişimleri küresel rekabete hazırlayan ve kamu-özel sektör-akademi iş birliklerini artıran stratejik bir merkez olduğunu belirterek; halihazırda veri tabanlarında 3 binin üzerinde kurucuları Türk olan küresel ya da Türkiye merkezli yapay zekâ girişiminin yer aldığını, 30’un üzerinde girişime yatırım yaptıklarını ve yalnızca bu yıl 400’ün üzerinde kurum-girişim iş birliğine öncülük ederek ekosistemin birleştirici gücü olmayı sürdürdüklerini ifade etti. "Yapay zekâyı insanlık için stratejik bir güce dönüştürmek zorundayız" TBV Genel Sekreteri Çağdaş Ergin ise, "Bugün gerçekleştirdiğimiz buluşmada yapay zekâyı yalnızca bir teknoloji olarak değil, insanlığın geleceğini şekillendirecek stratejik bir güç olarak ele aldık. Tartışmalarımızda, yapay zekânın sağlıkta erken teşhisi hızlandırdığı, eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirdiği ve afet yönetiminde hayat kurtardığı örnekleri masaya yatırırken; aynı zamanda etik, hukuki ve sosyal riskleri de açıkça konuştuk. Bu nedenle ‘AI for Good’ (İyilik için yapay zekâ) yaklaşımının ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gördük: Yapay zekâyı daha hızlı değil daha sorumlu, daha kârlı değil daha adil, daha akıllı değil daha insan odaklı hale getirmek hepimizin ortak hedefi" diye konuştu. Hukuk, endüstri, girişimcilik ekosistemi ve sivil toplumun temsilcilerini bir araya getiren oturumda, yalnızca nelerin yapılabileceğini değil, nelerin yapılması ve hatta nelerin yapılmaması gerektiğini tartışma fırsatı bulduklarını söyleyen Ergin, "Bugünkü değerlendirmelerimiz bize şunu gösterdi: Yapay zekânın toplumsal fayda üreten bir güç haline gelmesi için doğru soruları sormaya devam etmeliyiz. Ve bugün attığımız bu ortak adım, daha iyi bir gelecek için önemli bir başlangıç niteliği taşıyor" dedi. "Akademi-sanayi-kamu üçgeninde yapay zekâ için yeni bir paradigma inşa ediyoruz" AITR Eş Başkanı, İTÜ, Prof. Dr. Altan Çakır, "Yapay zekâ teknolojilerinin son dönemde kaydettiği üstel ivme, akademi, iş dünyası ve kamu üçgenindeki ’verimlilik’ parametrelerini kökten değiştiren yeni bir paradigmayı her geçen gün daha önemli hale getirmektedir. Mevcut konjonktürde, yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşmasıyla eş zamanlı olarak; politika yapıcılar ve regülatif otoriteler nezdinde etik standartların belirlenmesi ve bizim ana başlığımız olan ’Toplum İçin Yapay Zeka’ stratejisinin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması elzem hale gelmiştir" şeklinde konuştu. Bu teorik ve pratik gereklilikten hareketle; ekosistemi oluşturan tüm aktörlerin konsolidasyonunu sağlamak amacıyla İstanbul’da gerçekleştirilen 2’nci Türkiye için Yapay Zekâ zirvesinin, stratejik bir uzlaşı platformu işlevi gördüğüne işaret eden Çakır, "Etkinlik kapsamında, alanın kanaat önderleri ve akademinin önemli araştırmacıları ile yeni nesil iş insanları ve genç araştırmacılar, regülasyon ve inovasyon ikilemini aşmak adına disiplinler arası bir diyalog geliştirme imkanı bulmuşlardır. Zirve, teknoloji geliştirme ve ticarileştirme süreçlerindeki farkındalığı maksimize etmenin yanı sıra; geliştirdikleri algoritmik çözümlerle sektörel katma değer oluşturan girişimlerin ödüllendirilmesiyle somut çıktılarını ortaya koymuştur" diye konuştu. "Türkiye’nin yapay zekâ vizyonu, küresel bilgi ve yerel potansiyelin kesişiminde şekilleniyor" AITR Eş Başkanı Levent Kızıltan, "Yapay zekânın dönüştürücü gücünü, Google’dan Stanford’a uzanan global bir perspektifle ve alanının en yetkin isimlerinden dinlemek büyük bir ayrıcalık. Özellikle ’İyilik için Yapay Zeka’ oturumu, teknolojinin insani boyutunu mükemmel bir şekilde ortaya koyuyor. Kurumsal trendlerden bilimsel derinliğe uzanan program, Türkiye’nin yapay zekâ potansiyeli hakkında da fikir veriyor. Hem iş dünyası hem de akademi ile kurulacak temaslar ve paylaşılan içgörüler, önümüzdeki dönem stratejileri için de katılımcılara çok fayda sağlayacaktır" dedi. "Bilimsel keşifleri hızlandıran yapay zekâ için güçlü ve etik bir araştırma kültürü inşa etmeliyiz" KUISAI Direktörü Prof. Dr. Çiğdem Gündüz Demir ise düşüncelerini şöyle paylaştı: "Yapay zekâ, teknik bir yenilik olmanın ötesinde, bilim üretme biçimimizi köklü biçimde dönüştürme potansiyeli taşıyan bir araştırma yaklaşımı olarak karşımıza çıkıyor. ‘Bilim için Yapay Zekâ’ panelinde de vurguladığımız gibi, yapay zekâ birçok disiplinde bilimsel keşifleri hızlandırma gücüne sahip; ancak bu süreçte güvenilirlik ve yeniden üretilebilirlik ilkelerinin titizlikle ele alınması büyük önem taşıyor. KUISAI Center olarak önceliğimiz, bu dönüşümün güçlü bir bilimsel altyapıya, nitelikli insan kaynağına ve etik ilkeleri merkeze alan bir araştırma kültürüne dayanmasını sağlamak. Yapay zekânın ülkemizde gerçek bir ivme oluşturmasının ancak sürdürülebilir bir bilimsel kapasitenin inşa edilmesi ve Ar-Ge ekosisteminin güçlenmesiyle mümkün olduğuna inanıyoruz. Bugün ‘Türkiye için Yapay Zekâ’ etkinliğimizde, bu ekosistemin gelişimine yönelik artan toplumsal ilgi ve kurumsal kararlılığı görmek, geleceğe dair umutlarımızı daha da güçlendiriyor." Yapay Zekâ Fabrikası 2025 Ödülleri sahiplerini buldu "Türkiye İçin Yapay Zekâ" etkinliğinin programında yer alan ve bu yıl ikincisi düzenlenen Yapay Zekâ Fabrikası 2025 Ödülleri de sahiplerini buldu. Yapay zekâ teknolojilerini iş dünyasında, toplumsal fayda alanlarında ve sürdürülebilirlik çalışmalarında etkin biçimde kullanan kurum ve kuruluşların ödüllendirildiği organizasyonda halk oylamasına binlerce kişi katılım gösterdi. Oylama sonucunda belirlenen kısa liste, yapay zekâ ve teknoloji alanında uzman jüri üyeleri tarafından değerlendirildi. Bu kapsamlı değerlendirme sürecinin ardından farklı kategorilerde yılın kazananları seçildi. 2025 kategorileri ve kazananlar YZF İnovasyon ve İş Birliği Ödülü - Borusan Otomotiv Yapay zekâyı iş süreçlerine entegre eden veya yapay zekâ tabanlı yeni iş modelleri geliştiren kurumlara verilir. YZF Ekosisteme Katkı Ödülü - Türkiye Girişimcilik Vakfı (GİRVAK) Yapay zekâ araştırmalarına, girişimcilik ekosistemine, eğitime veya iş birliği modellerine katkı sunan kurumları onurlandırır. YZF Sürdürülebilirlik ve Etki Ödülü - Koç Holding Sürdürülebilirlik veya sosyal fayda alanında yapay zekâ teknolojileriyle anlamlı etki oluşturan projeleri ödüllendirir. YZF Toplumsal Etki Ödülü - Darüşşafaka Cemiyeti Toplumsal fayda oluşturmak için yapay zekâ projeleri geliştiren sivil toplum kuruluşlarına verilir. YZF Özel Ödülü - Google Türkiye Yapay zekâyı hem kurum içi dönüşümde hem de ekosistemle ortak değer üretiminde etkin biçimde kullanan yenilikçi kurumları ödüllendirir.
Kayserili genç girişimciler zihnin MR’ını çekecek
05 Aralık 2025 Cuma - 10:44 Kayserili genç girişimciler zihnin MR’ını çekecek Kayseri’de genç girişimciler tarafından Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nde insan zihninin bilişsel matematiğini analiz edebilen ve dünyada doğrulanmış zihin odaklı yapay zeka çekirdeği olan Zihinötesi Yapay Zeka Modeli-Clinisyn’i geliştirdi. HSD Core Labs Teknoloji A.Ş. tarafından insan zihninin bilişsel matematiğini analiz edebilen yapay zeka çekirdeğinin tanıtımı yapıldı. Tanıtım programında proje hakkında bilgiler veren firma CEO’su Hasan Aker; "Yaptığımız iş çok değerli bir iş. Tamamen ruh sağlığını etki altına alan fakat birçok noktaya dokunan bir iş. Bugün toplumun birçok noktasında kamu yararına kullanılabileceği gibi ihracat tarafında da dünyanın hemen hemen her ülkesinde kullanılabiliyor. Çalışmamız; ’Bir davranış ortaya çıkmadan görülebilir mi’ sorusu ile başladı. Tıpta görüntüleme tekniklerini izledik; röntgen, MR, EEG gibi. Bu noktada ruh sağlığı anlamında zihni görüntüleyen bir sistem yok. Fakat Clinsiyn ile birlikte artık dünya üzerinde ruh sağlığında da bir görüntüleme sistemi kuruldu diyebiliriz. Davranışın dijital görüntüsünü anlatmamız gerekirse; dil kullanımındaki mikro değişimleri okuyan ve okuduğu mikro değişimleri mikroanaliz sistemiyle birlikte tamamen analize oturtan ve duygusal iniş çıkışları analiz edip burada dürtü kontrolünü değerlendiren bir proje bu. Burada ufak bir ses kaydı ile tamamen duygu zincirini ortaya çıkartabiliyoruz ki bu yine birçok alanda farklı şekillerde bulunabiliyor. Şuan toplumumuzda birçok suça sürüklenen çocuk konusundaki suçlar; tamamen yüzde 65 oranında patolojik tanıyla kaynaklanıyor. Yani bir patolojik tanıya sahip olan kişiler; şuanda toplumda bu sebepten cezaevlerinde olan kişilerin neredeyse yüzde 65’ini oluşturuyor. Bununla ilgili çalışmalarımız halen cezaevlerinde devam ediyor" dedi. Asıl amacın zihnin görüntülenmesi olduğunu aktaran Aker; "Uygulama alanlarına baktığımızda; bağımlılık erken uyarı sistemi var, net olarak bu tanıyı tespit edip ’burada risk var’ uyarısı verebiliyoruz. Şiddet, öfke döngüsü analizine başvurabiliyoruz. Psikolojik travmalarda, psikiyatrik tanılarda yardımcı faktör olarak kullanabiliyoruz. Çelişki, yalan gibi konuların tespitinde değerlendirebiliyoruz. Biz buna her zaman ’Psikolojinin MR’ı’ dedik. Buradaki asıl amaç görüntüleme. Psikolog analizi alsın ki tanıyı daha rahat koyabilsin" ifadelerini kullandı. Projenin henüz Ar-Ge safhasındayken önemlü ülkelerden işbirliği teklifleri aldıklarını da sözlerine ekleyen Aker; "Almanya’dan 2 klinik, Rusya’dan 14 klinik, ABD’den 141 klinik denemek istedi. Almanya, İtalya ve Rusya’dan da teknoloji şirketlerinden direk olarak işbirliği talebi aldık. Bu bizim için onur verici gelişmedir. Dünyanın bir yapay zeka çekirdeğini Türkiye’den talep ettiğini gururla söylemek istiyorum" diye konuştu. "Şehrim adına gurur duydum" Genç girişimcilerin gurur duyulacak bir çalışma ortaya koyduğunu belirten Vali Gökmen Çiçek ise; "CEO’muzun yaptığı sunumda gerçekten çok heyecanlandım. Bunu gerçekten Kayseri’de mi yapıyoruz diyerek konu ilgimi çekmişti. Şehrim adına gurur duydum. Kayseri’de çok güzel şeyler olduğunu hep beraber görüyoruz. Kayseri; hep söylediğim gibi Anadolu’nun ortasında başarı hikayeleri yazmaya devam ediyor. Sanayide yazdığımız başarı hikayesini tarım ve diğer alanlarda da yapmaya devam ediyoruz. Teknolojik yönden yapay zekayla ilgili gelişmeleri çok hızlı takip edip bir adım öne çıkmak için mücadele vermek zorundayız. İşte arkadaşlarımız böyle bir mücadelenin içerisinde şehrimizce gurur duyabileceğimiz bir çalışmaya ortaya koymaya çalıştılar" dedi. Tanıtım programı sonunda projede emeği geçenlere plaket takdim edildi.
Balıkesir Büyükşehir’e ulaşmak bir tık kadar kolay
04 Aralık 2025 Perşembe - 14:36 Balıkesir Büyükşehir’e ulaşmak bir tık kadar kolay Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın Balıkesirli hemşehrileri için hayata geçirdiği ‘‘Balıkesir Yakınında’’ uygulamasıyla artık tüm belediye hizmetlerine ulaşım tek bir çatı altında toplanıyor. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların belediye hizmetlerinden hızlı bir şekilde yararlanabilmesi için ‘‘Balıkesir Yakınında’’ mobil uygulamasını hayata geçirdi. ‘‘Balıkesir Yakınında’’ uygulaması ile vatandaşlar belediyenin sunduğu hizmetlerin yanı sıra Balıkesir Büyükşehir Belediyesinin yeme, içme ve konaklama noktalarına da ulaşım sağlayabilecek. Uygulamaya ulaşım oldukça kolay Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, belediye hizmetlerine herkesin kolaylıkla erişebilmesi için "Balıkesir Yakınında" mobil uygulamasını hayata geçirdi. Bu uygulama ile yeme içme ve konaklama noktalarından belediye hizmetleri ile ilgili her türlü bilgiye rahatlıkla ulaşılabilecek. "Balıkesir Yakınında" mobil uygulamasıyla tüm vatandaşlar, eğlenceden eğitime, ulaşımdan resmi hizmetlere kadar bilgi almak istedikleri her konuda cep telefonlarından işlemlerini rahatlıkla tek platform üzerinden yapabilecekler. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin erişilebilir mobil hizmeti olan "Balıkesir Yakınında" uygulaması linklerinden ve marketlerden yüklenebilecek. Ayrıca görseldeki QR kod okutularak da cep telefonlarına uygulamayı indirmek mümkün olabilecek. Tüm hizmetler bu uygulamada bir arada Uygulamayı cep telefonlarına yükleyen vatandaşlar Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin yapmış olduğu hizmetlere haberler sekmesinin altından ulaşabileceği gibi sosyal belediyecilik anlayışı çerçevesinde uygulamaya konan hizmetlere de bir tıkla erişebilecek. Yakın Kart, OnOn Kafe, Kent Lokantası, Fırıntaş, Yakın Mutfak ve Onhann Otel gibi hizmetlerin detaylarına da ‘‘Balıkesir Yakınında’’ uygulamasından erişilebilecek. Vatandaşlar diğer hizmet alanları olan; BAÇEM, BALMEK, Yakın Çözüm, BAPKA, BTT ve şehir kameraları uygulamalarına da rahatlıkla ulaşabilecek.
ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı İkinci: "ROKETSAN, savunma alanında ülkemizin en hızlı büyüyen ikinci şirketi"
04 Aralık 2025 Perşembe - 14:12 ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı İkinci: "ROKETSAN, savunma alanında ülkemizin en hızlı büyüyen ikinci şirketi" ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Murat İkinci, "Raporlara göre ROKETSAN, savunma alanında ülkemizin en hızlı büyüyen ikinci şirketi. Dünyanın da en hızlı büyüyen 11. savunma şirketi" dedi. Ankara Üniversitesi Gölbaşı Kampüsü’nde "2. Kamp’üss" programı düzenlendi. ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Murat İkinci, programda ROKETSAN ve savunma sanayiinin büyümesine hızla devam ettiğini belirterek, "Bu yıl hem ihracat konusunda hem de yeni imzaladığımız sözleşmelerle ROKETSAN’ın önümüzdeki dönemde de çok hızlı bir şekilde büyümeye devam edeceğini söylememiz mümkün. Zaten raporlara göre ROKETSAN, savunma alanında ülkemizin en hızlı büyüyen ikinci şirketi. Dünyanın da en hızlı büyüyen 11. savunma şirketi. 2026 ve sonrasında da bu konudaki büyümesine aynı ivmeyle devam edeceğini söylemek mümkün. Özellikle son dönemde ortaya çıkan maliyet etkin, ucuz ve ikili sistemler konusunda da ROKETSAN’ın çok ciddi çalışmaları var. Şu anda mevcuttaki ürünlerimizin üretilmesi, seri üretimlerin teslimatları hızlı şekilde devam ediyor" ifadelerini kullandı. "TAYFUN ailesi gelişmeye devam edecek" TAYFUN füzesinin farklı bloklarının hem teslim hem de test aşamasında olduğunu kaydeden İkinci, "Test aşamasındaki blokların çalışmasını bitirip, seri üretimde Silahlı Kuvvetlere teslimatına gayret gösteriyoruz. TAYFUN, çok farklı bloklardan oluşuyor. Birçok blok şu anda seri üretimde. Onların teslimatı devam ediyor ama önümüzdeki dönemde hem menzil olarak, hem harp başlığı olarak hem de hassasiyet olarak TAYFUN ailesi gelişmeye devam edecek" diye konuştu. "Güzel bir etkinlik oldu" AK Parti Ankara Milletvekili Zehranur Aydemir, Kamp’üss programını neden başlattıklarına değinerek, "Kendi alanımda üniversiteli arkadaşlarımıza nasıl faydalı olabiliriz diye çıktığımız yolda ikinci programımızı ROKETSAN ile Ankara Üniversitesinde yapmış olmak bizim için çok önemliydi. Genel müdürümüzün katılımıyla öğrenci arkadaşlarımızın sorularını cevaplandırdığımız güzel bir etkinlik oldu" dedi. "Üniversiteli öğrencilere faydalı olmaya yönelik çalışmalarımız devam ediyor" Programda hem öğrencileri kampüste yetkililer ile buluşturduklarını hem de ilerleyen süreçte öğrencilerin de savunma sanayii kampüslerini ziyaret edebileceklerini aktaran Aydemir, şöyle konuştu: "Arkadaşlarımızdan bazılarını ROKETSAN kampüsüne götürüp, orada bir teknik gezi düzenleyeceğiz. Programımızın ilk etkinliği bu ama daha sonra bunu ekosisteme dönüştürüp, öğrencilerimizin stajdan işe alımı, yabancı dilden daha farklı kendilerini geliştirecekleri alana kadar üniversiteli öğrencilere nasıl faydalı olabileceğimize yönelik çalışmalarımız devam ediyor." Program sonunda İkinci, öğrencilerin sorularını cevaplayarak, birlikte fotoğraf çektirdi. Programa ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Murat İkinci, AK Parti Ankara Milletvekili Zehranur Aydemir, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Sosyal medya bağımlılığı beyni çürütüyor
04 Aralık 2025 Perşembe - 12:23 Sosyal medya bağımlılığı beyni çürütüyor Prof. Dr. Tuncay Dilci, dijital çağın hızla ilerlemesiyle dijital uyaranlara maruz kalanların beyinlerde değişimler yaşandığını söyleyerek, beyinde daralma, tembelleşme ve beynin çürümeye benzer işlevsiz bir noktaya dönüşmesi ile karşı karşıya kalınabileceğini söyledi. Dijitalizm çağının hızla ilerlemesiyle birlikte, teknolojinin insan beyni üzerindeki etkileri daha çok tartışılmaya başlandı. Yapılan MR, bilgisayarlı tomografi ve EFMR ölçümleri, dijital uyaranlara maruz kalan beyinlerde belirli bölgelerde değişimler yaşandığını ortaya koyuyor. Bilimsel bulgulara göre dijital uyaran yoğunluğu, beynin gerçek hayat uyumunu zayıflatırken işlem hacminde daralma ve fikri tembelliğe yol açabiliyor. Dijital ortamların sunduğu hızlı beğeni ve onay mekanizmaları, beynin zamanlama ve karar mekanizmalarında sapmalara neden olabiliyor. Ayrıca gri madde miktarındaki azalma, duygusal kontrol merkezlerinden biri olan amigdalanın işlevlerinin zayıflamasına yol açarak öfke patlamaları ve agresif tutumları artırabiliyor. Dikkat eksikliği, odaklanma problemi ve kişiler arası iletişimde zayıflama, artık günlük hayatta daha görünür şekilde hissediliyor. Dijital bağımlılığın fiziksel etkilerinin trafikte, sosyal ilişkilerde ve iletişimde somut şekilde kendini gösterebiliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Dijital Yaşam Enstitüsü Başkanı, Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği Başkanı ve Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuncay Dilci, dijital çağın beyin üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, "Beynimiz dijital uyaranlara maruz kaldıkça gerçek hayatla kurduğu doğal uyum zayıflıyor. Bu da işlem hacminde daralma ve tembelleşmeye yol açıyor. Buna bağlı olarak beynin çürümesine benzer işlevsiz olma durumu ile karşı karşıyayız. Özellikle beyninde bu tür tembelleşme ve dışarı ile uyumlu çalışma becerisinde zayıflama olmaktadır" dedi. "Beynin işlevsiz olması ile karşı karşıyayız" MR ve bilgisayarlı tomografi sistemleriyle beyinde davranışsal değişim yönünde bulgulara rastlanıldığını söyleyen Tuncay Dilci, "Dijitalizm çağı içerisindeyiz ve bilinen yönleri var bilinmeyen yönleri var. Dolayısıyla hayatımıza hızlı girişiyle beraber nerelerde ne derece etkileri olmakta henüz kestirilememekte. Bunula beraber MR ve bilgisayarlı tomografi sistemleriyle birlikte FMRI dediğimiz sistemlerle yapılan ölçümlerde beyin üzerinde birtakım değişimleri maruz kalan beynimizde sonuç olarak da bir davranışsal değişim döngüsü yaşadığı yönünde bulgulara rastlanmıştır. Buna bağlı olarak beynin çürümesi durumu ile karşı karşıyayız. Özellikle beyninde bu tür tembelleşme ve dışarı ile uyumlu çalışma becerisinde zayıflama olmaktadır. Çünkü beynin aktivasyonu gerçek hayata uyumu ve gerçek hayat üzerinden düşüncesi ile ilgili bir durumdur. Bu noktadan stabil ya da kendi kolaycılığa kaçan beyinde ciddi anlamda bir yavaşlama ve işlem hacminde giderek daralma görülmektedir. Bunlardan özellikle ödül sistemindeki bozukluğa bağlı olarak beynin dopamin dengesinde bir bozukluk, bu bozukluğa bağlı olarak da stres ve kaygı düzeyinde bir artış olmakta. Özellikle beynin sürekli beğeni butonu veya onaylanma ihtiyacı peşinde koşması ve bunun zamanının doğru tayin edilememesinden kaynaklıdır" dedi. "Sistemin bozulmasına sebebiyet veriyor" Duygusal kontrol becerilerini kontrol eden ve yönlendiren sistemin bozulmasına neden olduğunu belirten Dilci, "Yine prefrontal kortex dediğimiz beynin daha çok efektif bir şekilde düşünme becerilerine yönlendirildiği yerlerde erteleme, buna bağlı olarak stres düzeyinde artış, sosyal becerilerinde zayıflama ve dürtü bozukluğu ile beraber dikkat dağınıklığı gibi davranışsal bozulmalara doğru bir evrilme olduğunu söyleyebiliriz. Diğer yandan gri madde hacminde azalma ile beyinde bir nevi amigdala dediğimiz duygusal kontrol becerilerini kontrol eden ve yönlendiren sistemin bozulmasına sebebiyet vermektedir. Yani nerede, nasıl tepki vereceğimizi kestiremeden anlık öfke patlamalarına kadar beyin üzerinde agresif tutumlar sergilemesine etki edecek nöro-kimyasal değişiklikler olabilmektedir. Dikkat dağınıklığına bağlı olarak narşiszme evrilen kişilik ve üstünlük kompleksi ile yani sürekli ekrana hükmetme duygusu diğer taraftan bedenimizin veya beynimizin düşünce aktivasyonlarında ki zayıflıktan kaynaklı öfkelenme, sabırsızlık ve buna bağlı karşı tarafa şiddet söylem ve eylemler şeklinde kendini gösteren bir durum ile karşı karşıyayız" diye konuştu. "Fiziki olarak kendini göstermektedir" Dilci, bağımlılığın somut bir şekilde dürtü bozukluğuna dönüştüğünü ifade ederek, "Empati ve sosyal kaygı düzeyimizde olumsuz etkiler yapmaktadır. Empati becerisi duyarsızlaşma şeklinde, kişinin birden fazla olaylara maruz kalması ve bilgiyi kaçırma duygusu ile beraber sürekli bir şeyleri takip etmesi ve şiddet kültürü kayması dediğimiz olay kişide sürekli bir saldırganlık dürtüsüne erişmesine neden olmaktadır Bağımlılık tütün, alkol bağımlılığı gibi beynimizde amigdala dediğimiz ve dopamin dengesinin bozulmasına bağlı olarak ortaya çıkan bir sonuçtur. Dolayısıyla biz bunu psikolojik bir rahatsızlık olarak veriyoruz. Dünya Sağlık Örgütü de DSM- 5 bağımlılık kapsamında değerlendirmektedir. Bunun fiziksel yönden kendini göstermesi artık trafikte, ikili ilişkilerimizde somut bir şekilde dürtü bozukluğuna evrildi ve sürekli dışarda uyaran arama ihtiyacından kaynaklı odaklanma problemi, dikkat eksikliği ve kişiler arası iletişimde sürdürülebilir ve tatmin edici bir paylaşım yaşayamama şeklinde kendini somut ve fiziki olarak göstermektedir" şeklinde konuştu.
Fırat EDAŞ yapay zeka yönetim sistemi akreditasyonu aldı
04 Aralık 2025 Perşembe - 10:57 Fırat EDAŞ yapay zeka yönetim sistemi akreditasyonu aldı Fırat EDAŞ, elektrik dağıtım sistemindeki arızları oluşmadan tespit eden yapay zeka yönetim sistemi akreditasyonu alarak enerji sektöründe bir ilke imza attı. Elektrik dağıtım sistemindeki arızaları, henüz oluşmadan önce tespit etmeyi amaçlayan yerli yapay zeka platformunu geliştirmek üzere EnergyMind Projesini başlatan Fırat EDAŞ, proje kapsamında yürütülen eğitim, dokümantasyon ve belgelendirme sürecini başarıyla tamamlayarak sektörde ilk kez uygulanan Yapay Zeka Yönetim Sistemi akreditasyonunun sahibi oldu. Doğu Anadolu Bölgesinde kaliteli ve kesintisiz elektrik dağıtım hizmeti sunan Fırat Elektrik Dağıtım AŞ ‘EnergyMind’ Yerli ve Milli Yapay Zeka Platformu Geliştirilmesi Projesi için çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Geçtiğimiz haziran ayında elektrik dağıtım sistemindeki arızaları henüz oluşmadan önce tespit etmeyi amaçlayan yerli yapay zeka platformunu geliştirmek üzere çalışmalara başlayan Fırat EDAŞ, yapay zeka yönetimine ilişkin kurumsal farkındalığı artırmayı, süreçleri uluslararası standartlarla uyumlu hale getirmeyi ve veri güvenliği altyapısını güçlendirmeyi hedefleyen proje sürecinde önemli aşamalar kaydetti. EnergyMind Projesi kapsamında operasyonel süreçler detaylı şekilde analiz edildi, mevcut uygulamalar standart uyumluluğu açısından değerlendirildi ve gerekli iyileştirme adımları planlandı. Eğitimler, dokümantasyon çalışmaları, uygulama testleri ve denetim hazırlıklarıyla desteklenen bu süreç sayesinde yapay zeka tabanlı işleyişin daha güvenli, izlenebilir ve sürdürülebilir bir yapıda yönetilmesine zemin oluşturuldu. Tüm hazırlıkların titizlikle yürütülmesi sonucunda şirket, akreditasyon sürecini başarıyla tamamlayarak sektörde önemli bir aşamaya ulaştı. Proje kapsamında yürütülen eğitim, dokümantasyon ve belgelendirme sürecini başarıyla tamamlayan Fırat EDAŞ, yapay zeka tabanlı uygulamaların güvenli, etik ve denetlenebilir bir yapıda yönetilmesine yönelik oluşturulan bu yeni standarda uyum sağlayarak dağıtım sektöründe ilk kez uygulanan ISO/IEC 42001 Yapay Zeka Yönetim Sistemi Akreditasyonunu almaya hak kazandı. Projeyle birlikte Fırat EDAŞ’ın uyum sağladığı Yapay Zeka Yönetim Sistemi Akreditasyonu, enerji dağıtımında yapay zeka yönetimine ilişkin ortak bir kültürün oluşmasına katkı sunarken operasyonel risklerin azaltılması, süreç verimliliğinin artırılması ve kritik karar alma mekanizmalarının daha öngörülebilir hale gelmesi açısından da önemli kazanımlar sağlıyor. Enerji gibi yüksek riskli bir alanda teknolojinin bilinçli, kontrollü ve sorumluluk sahibi bir yaklaşımla yönetilmesine imkan tanıyan bu çerçeve, sektör genelinde yapay zeka uygulamalarının daha güvenilir ve sürdürülebilir bir yapıda ilerlemesine destek olacak. Şirketten yapılan açıklamada "Bu akreditasyon, arıza yönetiminden karar destek mekanizmalarına, müşteri işlemlerinden iş sağlığı ve güvenliğine kadar birçok kritik alandaki yapay zeka uygulamalarını daha kontrollü, izlenebilir ve etik ilkelere uygun şekilde yönetme kapasitemizi güçlendiren önemli bir adımdır. Fırat EDAŞ olarak, bu başarının sektörde açacağı yolun bilinciyle daha akıllı, daha güvenli ve daha dirençli bir enerji dağıtım altyapısı için çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerine yer verildi.
Kadınlar, yapay zeka ile geleceğe hazırlanıyor
03 Aralık 2025 Çarşamba - 14:52 Kadınlar, yapay zeka ile geleceğe hazırlanıyor SAMSUN (İHA) – Samsun’un Canik Belediyesi’nin gerçekleştirdiği ’Girişimci Kadınlar İçin Yapay Zekâ ve Girişimcilik’ eğitiminde kadınlar yapay zekâ araçlarını öğreniyor, yenilikçi iş modelleri tasarlıyor. Canik Belediyesi, ilçede sürdürdüğü mesleki istihdam atılımına, "Girişimci Kadınlar İçin Yapay Zekâ ve Girişimcilik" eğitim programıyla bir yenisini daha ekledi. Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde gerçekleştirilen eğitim programında kadınlar, farklı yapay zekâ araçlarını öğrenirken, yapay zekâ araçlarıyla yenilikçi iş modelleri tasarlıyor. Canik Belediyesi ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda faaliyetlerini sürdüren Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) iş birliğiyle düzenlenen eğitimlerde kadınlar, ayrıca yapay zekâ, yazılım ve dijital içerik üretimi alanlarında uzman isimlerle söyleşiler gerçekleştiriyor. Canik’te gençlerin ve kadınların meslek sahibi olmalarını ve onların kendi iş modellerini oluşturmalarını hedefleyen uygulamalı eğitim programlarını sürdürdüklerini kaydeden Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde mesleki istihdam seferberliğimizi sürdürüyor, gençlerimizi ve hanım kardeşlerimizi yenilikçi iş modelleriyle ilgili eğitimlerle bir araya getiriyoruz" dedi. Eğitim programının teorik ve uygulamalı olarak iki aşamadan oluştuğuna değinen Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde mesleki istihdam atağımızı sürdürüyor, mesleki istihdama yönelik örnek çalışmalara imza atmaya devam ediyoruz. CAMEK’te ve hanım konaklarımızda sürdürdüğümüz, kadın istihdamı konusunda farkındalık oluşturan mesleki eğitimlerimize, Girişimci Kadınlar İçin Yapay Zekâ ve Girişimcilik eğitim programıyla bir yenisini daha ekledik. Eğitim programımızda, yapay zekâ araçlarını ve yapay zekâ algoritmalarını öğrenen hanım kardeşlerimiz, ayrıca uzman eğitmenlerimiz eşliğinde yenilikçi iş modelleri tasarlıyor, bu konuda deneyim ve tecrübe kazanıyorlar. Teorik ve uygulamalı olarak iki bölümden oluşan eğitim programımızın akabinde hanım kardeşlerimizin, oluşturduğu yenilikçi iş modellerini sergileyeceği ve anlatacağı bir tanıtım programı da gerçekleştireceğiz" diye konuştu. Ayrıca eğitim programında kadınlar için otomasyon sistemleri ve yatırımcı farkındalığı eğitimlerinin de yer aldığı 11 alanda uygulamalı eğitimler gerçekleştiriliyor.