Son Dakika
|
Trump: "İran bugün çok ağır darbe alacak"
Dubai Uluslararası Havalimanına İHA saldırısı
Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atamalar Resmi Gazete’de
Azerbaycan, İran'daki tüm diplomatik personelini geri çekiyor
İran, Kuveyt'te ABD üssünü hedef aldı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalya Başbakanı Meloni ile telefonda görüştü
Savaş sonrası İranlılar ülkelerine dönüyor
FETÖ firarisi Şadan Sakınan’ın ifadesi ortaya çıktı!
İran, Bahreyn'de otel ve 2 konutu hedef aldı
Bakan Gürlek'ten 'Umut Hakkı' açıklaması!
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
Cumhurbaşkanı Erdoğan Birleşik Krallık Başbakanı Starmer ile telefonla görüştü
Beşiktaş’ta gece kulübü kundaklandı: Mekan sahibi öldürüldü
Hande Yener hakkında ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ soruşturması
ABD’ye ait askeri helikopter Japonya’da beyzbol sahasına acil iniş yaptı
Antalya’da balıkçı teknesi battı: 3 kişi denize atlayarak kurtuldu
İsrail ordusu: "80'den fazla savaş uçağı gece boyu İran'a 230 bomba attı"
Antalya’da 4 katlı binada yangın paniği!
TEKNOLOJİ
FIRST LEGO League Ulusal Turnuvası Fuar İzmir’de başladı
07 Mart 2026 Cumartesi - 16:33:51
Bilim Kahramanları Buluşuyor FIRST LEGO League Challenge turnuvalarının 22’nci sezonu Ulusal Turnuvası, Fuar İzmir’de başladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ’ın desteğiyle Bilim Kahramanları Derneği tarafından düzenlenen etkinlikte Türkiye’nin 21 farklı şehrinden toplam 74 takım yer aldı. Her yıl, 9-16 yaş arası çocuk ve gençlerin kendilerini "topluma duyarlı bilim insanı ve mühendis olarak görmelerini" amaçlayan ve dünya genelinde 100’ü aşkın ülkeden 300 binden fazla çocuğun katıldığı FIRST LEGO League Challenge turnuvalarının 22’nci sezon Ulusal Turnuvası bu yıl İzmir’in ev sahipliğinde gerçekleştiriliyor. UNEARTHED temasıyla düzenlenen turnuvada takımlar; geçmişin izini sürerek arkeolojik süreçleri, yer altı yapılarıyla gizli kalmış alanları ve eski uygarlıkların izlerini araştırıyor. Öğrenciler, karşılaştıkları sorunlara yenilikçi çözümler geliştirirken tasarlayıp kodladıkları robotlarla görevleri tamamlamaya çalışıyor. Gençlerin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarına ilgisini artırmayı hedefleyen organizasyonda öğrenciler robot tasarımı, yazılım geliştirme, problem çözme ve ekip çalışması gibi becerilerini ortaya koyuyor. 74 takım yarışıyor Fuar İzmir A Hol’de gerçekleştirilen Ulusal Turnuva’ya Türkiye’nin 21 farklı şehrinden toplam 74 takım, yaklaşık 750 öğrenci ve öğretmenleri katıldı. Turnuvanın açılış törenine, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkan Vekili Altan İnanç, Bilim Kahramanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sıddıka Semahat Demir, İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, Bilim Kahramanları Derneği ve İZFAŞ yöneticileri, akademisyenler, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Büyükşehir ve İZFAŞ’a teşekkür Turnuvanın açılışında konuşan Bilim Kahramanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sıddıka Semahat Demir, 22 yıldır düzenlenen Bilim Kahramanları Buluşuyor turnuvalarıyla bugüne kadar 47 bini aşkın çocuk ve gençle bir araya geldiklerini belirterek, "Bugünse hepimiz için bir kutlama günü. Bu sezon 501 takım ve 4 bin 500’ü aşkın çocuk ve gencin katıldığı bir programı mümkün kılmış olmanın gururunu yaşıyoruz. Her yıl daha fazla çocuğa ulaşma hayaliyle çalışmaya ve üretmeye devam edeceğimizi bilmek bana büyük bir güç veriyor" diyerek yıllardır İzmir yerel ve ulusal turnuvalarına ev sahipliği yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ve İZFAŞ’a teşekkür etti. "Turnuvaya ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz" İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu ise, "10 yıldır bu turnuvaya ev sahipliği yapmaktan çok büyük mutluluk duyuyoruz. Fuar İzmir’de biz hep ticaret, sanayi fuarları yapıyoruz, ama hiçbiri bu kadar neşeli, hiçbiri bu kadar bilim dolu, hiçbiri bu kadar coşkulu değil. O yüzden önümüzdeki yıllarda da burada sizlerle hep birlikte olmayı sabırsızlıkla bekliyoruz. İki gün boyunca hepinize bol şans, bol keyif dolu, bilim dolu, heyecan dolu, tadını çıkaracağınız zaman diliyorum. İyi ki geldiniz, ayağınıza sağlık" dedi. Turnuva programında dönüşüm Bilim Kahramanları Derneği Genel Sekreteri Aslı Yıkıcı Yurtsever ise önümüzdeki yıldan itibaren First Lego League Challenge turnuvalarında yeni bir modele geçileceğini belirtti. Değişen ve gelişen dünyaya uyum sağlamak amacıyla programda dönüşüm sürecinin başlayacağını ifade eden Yurtsever, yapay zekanın da dahil olacağı yeni uygulamalarla programın daha katılımcı bir yapıya kavuşmasının hedeflendiğini vurguladı. Turnuva kapsamında iki gün boyunca robot yarışmaları, proje sunumları ve çeşitli etkinlikler gerçekleştirilecek. Turnuva sonunda dereceye giren 6 takım, ülkemizi uluslararası turnuvada temsil edecek.
07 Mart 2026 Cumartesi - 11:59
Çelik sektörü İstanbul’da buluşacak
Küresel çelik sektörünün önde gelen temsilcileri ve uluslararası yatırımcıları, 25-27 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek Steel Networking Summits 2026 kapsamında bir araya gelecek. Türkiye’nin çelik sektöründeki güçlü ve istikrarlı konumu, bu önemli organizasyonun İstanbul’da düzenlenmesinde belirleyici rol oynuyor. Dünya çelik ticaretinin tüm paydaşlarını tek çatı altında buluşturacak zirve, sektörün geleceğine yön verecek stratejik temaslara ve yeni iş birliklerine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Zirveye, 80 farklı ülkeden 500’ün üzerinde üst düzey katılımcı ile 40’tan fazla uluslararası konuşmacının katılım sağlaması bekleniyor. Konferans programı kapsamında; dünya çelik piyasalarında arz-talep dengesi, ticaret savaşlarının sektöre etkileri, Avrupa, Amerika, Afrika ve Asya pazarlarındaki güncel gelişmeler ile yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik başlıkları masaya yatırılacak. Zirvenin yalnızca bugünü değil, sektörün geleceğini de şekillendireceğine dikkat çeken Dünya Çelik Birliği Başkanı Uğur Dalbeler, "Türkiye, üretim gücü, ihracat kabiliyeti ve geniş pazar ağıyla küresel çelik ticaretinde çok önemli bir konumda bulunuyor. İstanbul ise bu gücün dünyaya açılan vitrini. Avrupa’dan Asya’ya, Orta Doğu’dan Afrika’ya uzanan ticaret ağlarının kesiştiği bu şehirde, dünya çelik sektörünü bir araya getirmek son derece anlamlı. Steel Networking Summits 2026, firmalarımızın yeni pazarlara erişimini kolaylaştıracak, doğrudan ticarete dönüşebilecek temasların önünü açacak. Bu organizasyonun, Türkiye’nin küresel çelik ticaretindeki stratejik konumunu daha da güçlendirecek tarihi bir buluşma olacağına inanıyoruz" dedi.
07 Mart 2026 Cumartesi - 11:22
BUÜ, Teknoloji ve Etki Merkezi ile akademik gücünü pekiştiriyor
Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), sanayi-akademi işbirliğini güçlendirme hedefleri doğrultusunda, Sabancı Gençlik Seferberliği kapsamında hayata geçirilen "Teknoloji ve Etki Merkezi"nin kapılarını açtı. Arif Ağaoğlu İleri Teknoloji ve Mühendislik Laboratuvarlarında düzenlenen törene BUÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu ve Prof. Dr. Cafer Çiftci, Aksigorta Genel Müdürü Fırat Kuruca, dekanlar, bölüm başkanları ve akademisyenler ile çok sayıda öğrenci katıldı. "Gençlere yapılan yatırım uzun vadeli bir umut kaynağıdır" Açılışın ev sahipliğini yapan BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, konuşmasında üniversitenin 50 yıllık köklü geçmişine ve Türkiye’deki 23 araştırma üniversitesinden biri olma vizyonuna vurgu yaptı. 57 bini aşkın öğrencisi ve uluslararası kimliğiyle BUÜ’nün dev bir eğitim yuvası olduğunu belirten Kırıştıoğlu, Bilgisayar Mühendisliği bölümüne kazandırılan bu laboratuvarın gençler için büyük bir fırsat olduğunu ifade etti. Özel sektör desteğinin eğitimde sıçrama tahtası görevi gördüğünü dile getiren Rektör Yardımcısı, bilimin ekonomiyle olan ayrılmaz bağına dikkat çekerek; gençlerin umutlarını yeşertecek bu merkezin hem üniversiteye hem de teknoloji dünyasına uzun vadeli ve değerli katkılar sunacağını belirtti. "Geleceği BUÜ’lü gençlerle birlikte inşa edeceğiz" Fırat Kuruca ise Türkiye genelinde açılan 13. merkez olan bu laboratuvarın, BUÜ’nün vizyonuna yakışır sonuçlar vereceğine inandığını belirtti. Merkezin 120 saatlik Java eğitim programıyla destekleneceğini ve başarılı olan öğrencilere staj imkanları sunulacağını belirten Kuruca, sigortacılık sektörünün teknolojiyle harmanlanan dinamik yapısını gençlerle buluşturmaktan heyecan duyduklarını söyledi.
07 Mart 2026 Cumartesi - 09:39
BAU’da düzenlenen "Career in Games"te oyun tasarımı sektörü konuşuldu
Bahçeşehir Üniversitesi’nin ev sahipliği yaptığı BUG Lab TEKMER iş birliğiyle gerçekleşen "Mobidictum Career in Games 2026" oyun geliştiricilerini ve oyun sektöründe yer almak isteyen gençleri uzman isimlerle bir araya getirdi. BUG Lab TEKMER Direktörü Doç. Dr. Güven Çatak; mobil oyun sektöründe Türkiye’nin dünyada önemli bir yerde olduğunu belirterek "Üniversitelerimizde 30 oyun tasarımı lisans programı var. Bizlerin bu tarz etkinliklerle öğrencilerimizin birbirini tanımasını sağlamamız ve onları firmalarla buluşturmamız gerekiyor" dedi. Oyun sektörüne ilgi duyan öğrenciler, yeni mezunlar ve kariyerinin başındaki profesyonellere yönelik düzenlenen "Mobidictum Career in Games 2026" Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Güney Kampüs’te gerçekleşti. BUG Lab TEKMER iş birliğiyle gerçekleşen etkinlikte, oyun sektöründeki şirket yöneticileri, işe alım ekipleri, akademisyenler ve deneyimli isimler düzenlenen panellerde konuşmalar yaptı. İlk portfolyosunu hazırlayan, staj arayan ya da bir sonraki iş fırsatını hedefleyen katılımcıların oyun sektöründe somut adımlar atmasına katkı sağlamayı amaçlayan etkinlik, oyun geliştiricilerin birbirlerini tanımasını da sağladı. Katılımcıların oyun sektörüne giriş, portfolyo ve CV hazırlığı, mülakat süreçleri, 2026’da öne çıkan yetkinlikler, kişisel marka oluşturma, prodüksiyon iş birliği ve uzaktan/freelance çalışma gibi başlıklarda da bilgi aldıkları etkinlikte, stantlar kuran firmalarda kendilerini tanıtma fırsatı buldular. Türkiye mobil oyunda dünyada önemli aktörlerden biri Etkinlikle ilgili değerlendirmelerde bulunan BAU İletişim Fakültesi Dijital Oyun Tasarımı Bölüm Başkanı ve BUG Lab TEKMER Direktörü Doç. Dr. Güven Çatak "Türkiye oyun sektöründe, özellikle mobil oyun sektörüne dünyadaki önemli aktörlerinden biri. Son yıllarda PC tarafında da güç kazandı. Genç yetenekleriyle birçok ülkenin gıptayla baktığı bir ülkeyiz. Alınan yatırımlar bunu gösteriyor. Tabii ki bu genç yetenekleri bir araya getirmek çok önemli. Ülkemizde 30 oyun tasarımı lisans bölümü var, bu da kabaca yaklaşık 6 bin öğrenci demek. Bu öğrencilerin bir araya gelmesi ve birbirlerini tanımasını firmalarla ilgili bilgi sahibi olmalarını çok önemsiyoruz. Onları bir araya getirmek ve firmalarla buluşturmak bizlerin, üniversitelerin de görevi. Üniversitelerin sektörle her zaman iş birliğinde olması, gençlerimiz için gelecek inşa etmek adına çok önemli. Bu etkinliği de bu kapsamda çok önemsiyoruz" dedi. ‘Kariyer çoğu zaman bir sohbetle başlar’ Konuşmasında oyun sektörünün büyümesine vurgu yapan Çatak, katılımcılara tavsiyelerde bulunarak şunları söyledi: "Sektörün büyümesinin arkasında yalnızca teknoloji değil, aynı zamanda yeni fikirler, fark oluşturucu insanlar ve cesur genç geliştiriciler var. Belki aranızda ilk oyununu yapanlar var. Belki bir level tasarlayanlar, kod yazanlar, karakter çizenler ya da oyun üretmenin hayalini kuranlar var. Şunu bilmenizi isterim: Bu sektör artık yalnızca büyük stüdyoların alanı değil. Küçük ekipler, bağımsız geliştiriciler ve öğrenciler de bugün global ölçekte işler üretebiliyor. Ama bunun ilk adımı insanlarla tanışmak, sorular sormak ve kendi işinizi göstermek. O yüzden bugün sizden ricam çok basit: Konuşmaları dinleyin ama sadece dinlemekle kalmayın, sorular sorun, insanlarla konuşun, portfolyonuzdan bahsedin, bağlantılar kurun. Çünkü oyun sektöründe çoğu zaman kariyerler bir iş ilanıyla değil, bir sohbetle başlar." Sektörün birçok farklı alanı var ABD’de olduğu için etkinliğe görüntülü olarak bağlanan Mobidictum’un kurucusu Batuhan Avucan ise yaptığı konuşmasında; "Türkiye oyun sektöründe son 5 senedir çok yüksek bir hizmet yakaladı. Bugün Türkiye’de binlerce insana istihdam oluşturan global ölçekte Türkiye’yi haritaya koyan, hem kendimiz gurur duyduğumuz hem dışarıdan insanların gıptayla baktığı bir sektör haline geldi. Sektörün çok daha iyi yerlere geleceğinden hiçbir şüphe yok. Bugün Bahçeşehir Üniversitesiyle beraber bu etkinliği gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz. Bu etkinlikteki amacımız oyun sektörünün farklı alanlarını gösterebilmek. Bu sadece oyun yapmak değil, bu sektörün bir sürü farklı alanı var. Tasarımından pazarlamasına, veri bilimine, yazılımına birbirinden çok daha farklı alanları olduğunu gösterebilmek ve sizi bu imkanların varlığından haberdar etmek istedik" dedi. Açılış konuşmalarının ardından, düzenlenen panel ve sunumlarla, oyun geliştirme kariyerinde üniversitenin rolü, sektörde kimin ne iş yaptığı, global projelerde yer almak, oyunlarda yerelleşme gibi pek çok konu ele alındı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
06 Mart 2026 Cuma- 11:53
Bilgisayar Mühendisliği öğrencisinden dikkat çeken yöntem
2
06 Mart 2026 Cuma- 17:42
Yıldız Teknik Üniversitesi, Arnavutköy Belediyesi ile teknoloji üretim üssü kuruyor
3
07 Mart 2026 Cumartesi- 09:39
BAU’da düzenlenen "Career in Games"te oyun tasarımı sektörü konuşuldu
4
06 Mart 2026 Cuma- 20:57
Astronot Alper Gezeravcı, üniversite öğrencileriyle buluştu
5
06 Mart 2026 Cuma- 21:54
Hitit Üniversitesi Milli Teknoloji Atölyesi törenle kaplarını öğrencilere açtı
12 Aralık 2025 Cuma - 12:20
Gamestar turnuvasının kazananı belli oldu
Hepsiburada, Intel ve Lenovo iş birliğiyle gerçekleştirilen ve Temmuz ayından bu yana devam eden Gamestar turnuvasının final turu 10 Aralık’ta İstanbul’da oynandı. Hepsiburada, Intel ve Lenovo iş birliğiyle Temmuz ayında başlayan Gamestar turnuvası, teknoloji ve oyuncu kültürünü oluşturan kapsayıcı bir deneyim sunma hedefiyle Türkiye’nin farklı şehirlerinden oyuncuları bir araya getirdi. Turnuva, 5 fiziksel 3 online olmak üzere 8 büyük turnuva ile oyuncuları aynı rekabet atmosferinde buluşturdu. 3 bin başvurunun yapıldığı Gamestar turnuvasında yaklaşık 500 oyuncu mücadele etti. Oyuncular, yüksek performanslı ve yapay zeka destekli Intel Core Ultra işlemcili Lenovo Legion oyun bilgisayarları ile FC25 futbol oyununda yapay zekaya karşı yeteneklerini sergiledi. Türkiye’nin Gamestar’ı 500 bin TL değerinde ödülün sahibi oldu Yapılan açıklamaya göre; Gamestar turnuvası, Hepsiburada’nın oyuncuları destekleyen ve oyun kültürünü daha geniş kitlelere ulaştırmayı amaçlayan bir platform oluşturduğunu ortaya koydu. Cesaretin, stratejinin ve teknolojinin kesişiminde konumlanan organizasyonda farklı şehirlerde yapılan fiziksel ve online turnuvalar büyük heyecana sahne oldu. Intel ve Lenovo’nun sağladığı teknolojiyle oyuncular, yapay zeka destekli Intel Core Ultra işlemcili Lenovo Legion bilgisayarlarda FC25 performanslarını sergileyerek yeni nesil teknolojiyi gerçek bir turnuva atmosferi içinde deneyimledi. 6 ay süren mücadelenin ardından birinci olan Arda Can Kaygusuz 500 bin TL değerinde ödülün sahibi oldu. İkincilik ödülünü kazanan Ali Ekber Hanbaba 100 bin TL ve üçüncü olan Metehan Muştu ise 50 bin TL değerinde Hepsiburada hediye çeki kazandı. Kazanan oyuncular ödüllerini Hepsiburada Genel Müdürü Nilhan Onal Gökçetekin ve Hepsiburada Ticari Grup Başkanı Ender Özgün, Intel Türkiye Satış Direktörü Serkan Çivlik ve Pazarlama Direktörü Melek Güler ile Lenovo Türkiye Genel Müdürü Emre Hantaloğlu ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Banu Soyak’tan aldı.
12 Aralık 2025 Cuma - 11:02
Başkan Çerçioğlu’nun öncülüğünde Bilim Aydın Projesi’nde çalışmalar sürüyor
Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin TÜBİTAK iş birliğiyle hayata geçireceği Bilim Aydın projesinde çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. Projenin yapılacağı Aydın Tekstil Park içerisinde yer alan alanda Aydın Büyükşehir Belediyesi bürokratları, TÜBİTAK Bilim ve Toplum Başkan Yardımcısı Cengiz Helvacı ve beraberindeki heyet saha analizi ve teknik incelemelerde bulundu. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Aydın’a modern bir bilim merkezi kazandırılması için hazırlıkların titizlikle yürütüldüğünü belirtti. İçerisinde atölyeler, sergi alanları ve planetaryum da barındıracak olan Bilim Aydın ile çocuklar, gençler ve tüm bilim meraklıları çağdaş, uygulamalı ve erişilebilir bir bilim ortamıyla buluşacak. Bilim Aydın kente sosyal, kültürel ve terbiyevî anlamda katkı sağlayacak. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Bilim Aydın’ın kentin geleceği için özel bir vizyon projesi olduğunu belirterek, "Aydınımız için yatırımlarımızı, projelerimizi, hizmetlerimizi ve çalışmalarımızı hayata geçirmeye devam ediyoruz. Bilim Aydın, gençlerimizin bilimle, teknolojiyle ve üretimle buluşacağı çok önemli bir merkez olacak. TÜBİTAK iş birliğiyle güçlü bir altyapı oluşturuyor, Aydın’a modern bir bilim merkezi kazandırmak için tüm ekiplerimizle sahada yoğun şekilde çalışıyoruz. Kentimizin dört bir yanında yatırımlarımızı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
12 Aralık 2025 Cuma - 09:54
Emirdağ Mithatpaşa Ortaokulunda ‘Bilim Odaklı Buluşma’ projesi
Emirdağ’da Mithatpaşa Ortaokulu, Gülsüm Hatun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin ‘Erasmus+ HORIZON-HEALTHCARE’ projesi kapsamında ilçeye gelen misafir akademisyenleri ağırlayarak öğrencilerine bilim dolu bir gün yaşattı. Öğrencilerin bilim dünyasına ilgisini artırmak amacıyla okulda seminer gerçekleştirildi. Seminer, üç akademisyenin sunumlarıyla yapıldı. Öğrenciler, kariyer planlama ve bilimsel çalışma süreçlerine ilişkin sorularını yöneltme fırsatı buldu. İstanbul Aydın Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğretim Üyesi Ayfer Arslan, adli tıp alanındaki çalışmalarını öğrencilere aktardı. İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sinema Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Ramazan Arslan, akademik kariyer yolları ve disiplinler arası çalışma kültürünü anlattı. İstanbul Üniversitesi Florence Nightingale Hemşirelik Fakültesi Araştırma Görevlisi Pelin Akyürek, sağlık bilimlerindeki güncel gelişmelere değindi. Akademisyenler; gençlerin bilime yönelmesinin ülkenin geleceği açısından önem taşıdığını anlattılar. Proje ekibi; seminerin uluslararası iş birliği açısından değerli bir adım olduğunu söyledi. Etkinlik, okul yönetiminin bilimsel farkındalığı artırma hedefiyle uyum sağladı. Öğrencilerin sunumlara yoğun ilgi gösterdiği gözlendi. Seminere katılan öğretmenler, programın gelecek yıllarda genişletilebileceğini söylediler. Etkinlik, akademisyenlere teşekkür edilerek tamamlandı. Etkinlikte öğrenciler; üç farklı üniversiteden gelen akademisyenlerle bilimsel konular üzerine sohbet ettiler. Düzenlenen program, gençlerin kariyer farkındalığını güçlendirecektir.
11 Aralık 2025 Perşembe - 20:53
BAYKAR Yönetim Kurulu Başkanı Bayraktar: "BAYKAR gelirlerinin yüzde 90’ını ihracattan elde eden bir kurum"
BAYKAR Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, "BAYKAR gelirlerinin yüzde 90’ını ihracattan elde eden bir kurum. 37 ülkede hava aracı var. Türkiye’nin Somali’de uzay istasyonu olacak " dedi. İstanbul’da, TEKNOFEST çatısı altında, T3 Vakfı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi öncülüğünde "Take Off Girişim Zirvesi" düzenlendi. İstanbul Fuar Merkezi’ndeki programa BAYKAR Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, Trendyol Go CEO’su Merve Başçı ve birçok girişimci iş insanı katıldı. Programda yerli ve milli üretimler ele alınırken katılımcılara bu üretimler hakkında bilgilendirme konuşmaları yapıldı. Daha sonra BAYKAR Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, katılımcıların sorularını cevapladı. "BAYKAR bugün dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi" Geçmişten günümüze gelişim sürecine değinen Selçuk Bayraktar, "Evet, hakikaten 20 sene öncesine dönsek, bugün BAYKAR’ın hikayesine baksak, BAYKAR bugün dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi. Buradan buraya nasıl geldi? İmkansız aslında. Baktığınızda düşündüğünüzde zamanın bükülmesi falan lazım. Bildiğiniz kurumları unutup, gelirlerinin yüzde 90’ını ihracattan elde eden bir kurum. 37 ülkede hava aracı var. Dünya ihracat pazarının yüzde 60’ı BAYKAR’da. İhracattan son 3-4 yıldır neredeyse 2 milyar dolar ciroya ulaşmış, yüksek teknolojili yüksek katma değerlerle çalışan 8 bin kişilik kocaman bir aile" dedi. "Ne söz verdiysek asla gerisine düşmek istemedim" Bayraktar, "Türkiye’de İsrail uçakları kullanılıyordu, otomatik inip kalkamıyorlardı. Amerika’nın hava aracı da otomatik inip kalkamıyordu. Sinop’ta 2009’da uçtuğunda, 2014’te Bayraktar TB2, sonra ROKETSAN’ın mühimmatı ile ilk SİHA’mız olması. İlk atışı 2015’te yapıyor. Ondan sonra terörle mücadelenin bir anlamda belini kırması süreci başlıyor. 2019’da 6 tonluk Akıncı ilk uçuşunu yapıyor ve 6 kilodan 6 tona, aradan kaç yıl geçmiş? 15 yıl. Şimdi içeride girişimlere bakıyorum da, uçağı havada tuttuğunuzda böyle şeyler olacak. Geleceğin teknolojisine çalışıyorsunuz, sürekli yenilik yapmaya gayret ediyorsunuz" ifadelerini kullandı. "Küresel konumlama sistemleri bağımsızlığınız açısından çok kritik" Küresel konumlama sistemlerinin öneminden bahseden Bayraktar, "Küresel konumlama sistemleri bağımsızlığınız açısından çok kritik. Çünkü küresel konumlama sistemlerini karıştırabiliyorsunuz, kandırabiliyorsunuz. Düşünün ki arabanızla bir yere seyahate gidiyorsunuz veya uçakla, bambaşka bir yerde gösterebiliyor ve şu anda bu oluyor" diye konuştu. "Somali’de uzay istasyonu olacak" Türkiye’nin Somali’de uzay istasyonu kurma girişimine değinen Selçuk Bayraktar, "Türkiye’nin gönül ve dost coğrafyası olduğundan Somali’de uzay istasyonu olacak. Onun inşası başladı devlet tarafından. İnşallah biz de ileride orada fırlatma araçlarımızı kullanma imkânı bulmayı hedefliyoruz" dedi. "Karmaşık makineleri Türkiye’de yapıyoruz" Karmaşık makinelerin Türkiye’de artık kolaylıkla yapılabildiğini söyleyen Bayraktar, "Karmaşık makineleri Türkiye’de yapıyoruz, imal ediyoruz. Mesela araba motoru veya uçak motoru, jet motoru, şu an bunları geliştiriyoruz" şeklinde konuştu. Programın kapanışında iş insanları ve girişimciler ile de buluşan Bayraktar, katılımcılara ödüllerini takdim ederek toplu fotoğraf da çektirdi.
11 Aralık 2025 Perşembe - 15:57
Yapay zeka büyük fırsatlar sunuyor ama tehditler çok daha hızlı büyüyor
Kurumların yapay zekayı güvenlik operasyonlarına entegre etme süreci dünya genelinde hızla yayılırken, araştırmalar bu teknolojinin aynı zamanda yeni tehdit alanları oluşturduğunu gösteriyor. Bugün işletmelerin çoğu yapay zeka tabanlı araçları siber savunmalarının merkezine yerleştiriyor; ancak aynı araştırmalar, bu hızlı dönüşümün risk seviyesini de belirgin biçimde yükselttiğine işaret ediyor. Perviz Altay: "Saldırganlar da yapay zekayı aktif kullanıyor" Bu risklerin giderek görünür hâle geldiğini söyleyen Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş. CEO’su Perviz Altay, kurumların yapay zekaya yönelirken aynı zamanda geleceğe yönelik kaygılarının da arttığını ifade ediyor. Altay, teknoloji yatırımlarında yalnızca hız ve verimliliğe odaklanmanın yeterli olmadığını vurgulayarak yapay zekanın saldırganlar tarafından da aktif biçimde kullanıldığını hatırlatıyor. Altay’a göre özellikle hassas verilerin işlenmesi, yapay zeka modellerinin güvenilirliği, API güvenliği, shadow IT, uyumluluk baskıları ve anonimleşmeyen verilerin istismarı yeni dönemin en kritik risk başlıkları arasında yer alıyor. "Kurumlar yapay zekadan yararlanıyor, ancak gelecek kaygıları artıyor" "Yapay zeka fırsattır ama kontrolsüz şekilde entegre edildiğinde kurumu savunmasız bırakır" diyen Altay, işletmelerin bu alanda yaşanan hızlı değişimi doğru okumaları gerektiğini belirtiyor. Araştırmalar, şirketlerin yarısından fazlasının yapay zekayı artık şüpheli aktivitelerin tespiti, öncelikli risklerin tanımlanması ve kritik sistem ve varlıkların kayıt altına alınması gibi temel güvenlik süreçlerinde aktif olarak kullandığını gösteriyor. Bununla birlikte aynı araştırmada, kurumların büyük bölümünün önümüzdeki üç ila beş yıl içinde yapay zekanın siber tehditleri artıracağı yönünde ciddi kaygılar taşıdığı da vurgulanıyor. "Sıfırıncı gün açıkları tehlikeyi gözler önüne seriyor" Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş. CEO’su Perviz Altay, uluslararası ölçekte yapılan yapay zeka güvenlik testlerinin tehdit ortamının ne kadar hızlı değiştiğini net biçimde ortaya koyduğunu belirtiyor. Altay, farklı yapay zeka altyapılarına yönelik saldırı denemelerinde birden fazla sıfırıncı gün açığının, yani henüz keşfedilmemiş güvenlik zafiyetlerinin tespit edilmesinin, kurumların güvenlik stratejilerini yeniden gözden geçirmesini zorunlu hâle getirdiğini vurguluyor. Bu tespitlerin, yapay zeka sistemlerinin "varsayılan olarak güvenli" olmadığını gösterdiğini belirten Altay, doğru yapılandırılmayan modellerin tam tersine kurumları daha savunmasız bir noktaya sürükleyebileceği konusunda uyarıyor. "Güvenlik, en başından itibaren yapay zekaya entegre edilmeli" Perviz Altay, yapay zekanın kurumsal yapılara entegrasyonunun yalnızca teknik bir süreç olmadığını; idari, hukuki ve operasyonel boyutları olan çok yönlü bir dönüşüm gerektirdiğini vurguluyor. "Artık kurumlar için en doğru yaklaşım, yapay zekanın sisteme entegre edildiği ilk andan itibaren güvenliği merkeze almaktır. Zero-trust mimarisi, API güvenliği, uç nokta koruması, tehdit istihbaratı ve veri anonimleştirme süreçleri bu dönemin olmazsa olmazlarıdır" diyor. Fazlanet’ten kurumlara bütünleşik güvenlik modeli Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş.’nin sunduğu bütünleşik güvenlik çözümlerinin bu ihtiyaçlar doğrultusunda geliştirildiğini belirten Altay, şirketlerin yapay zeka destekli saldırılara karşı hem teknolojik hem de organizasyonel açıdan güçlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor. "Kurumlarımıza yalnızca teknik çözüm sunmuyoruz; aynı zamanda bu alandaki değişimi okuyarak yol haritalarını oluşturuyoruz" diyen Altay, dikkat edilmesi gereken bu riskler konusunda iş dünyasını uyarıyor.
11 Aralık 2025 Perşembe - 13:13
ASO Başkanı Ardıç: "Sanayi firmalarımızın yazılım ve veriyi de stratejik bir yatırım kalemi olarak görmesi şart"
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "Sanayi firmalarımızın da artık makine yatırımı kadar yazılım ve veriyi de stratejik bir yatırım kalemi olarak görmesi şart" dedi. ASO tarafından BTK Konferans Salonu’nda düzenlenen ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin 2. Yüzyılında Yazılımın Sanayileşmesi Zirvesi’nde konuşan ASO Başkanı Seyit Ardıç, yapay zeka, robotik teknolojiler ve nesnelerin interneti ile 4. sanayi devriminin tam ortasında olduklarını söyleyerek, "Her sanayi devrimi kendi içinde yıkıcı sonuçlar üretmişti ancak üretim süreçlerinin asli taşıyıcı altyapısı haline gelen yazılımın bu kez etkisi, bugüne kadarki tüm dönüşümleri gölgede bırakacak güçte" dedi. Akıllı üretim sistemleriyle sanayide yeni bir paradigmanın inşa edildiğini dile getiren Ardıç, "Bu süreç, yalnızca teknolojiyi değil; iş yapma biçimlerini, rekabet kurallarını ve değer zincirinin tamamını yeniden şekillendiriyor. Geleneksel imalat sanayii, yerli bilişim teknolojileriyle iç içe geçmiş, yazılım tarafından koordine edilen entegre üretim sistemlerine bırakıyor. Tam da bu nedenle, bu dönüşümün merkezinde artık yazılımın kendisi var" ifadelerini kullandı. Ardıç, Türkiye’nin bu alanda potansiyelinin yüksek olduğunu anlatarak, "Sanayide rekabet, giderek makineye yatırım yapan ile koda, veriye ve ürüne yatırım yapan arasındaki farkla belirleniyor. Bilgi ve iletişim teknolojileri pazarımız 2024 yılında Türk lirası bazında bir önceki yıla kıyasla yüzde 53 oranında büyüyerek, 1 trilyon 203,5 milyar liraya ulaştı. Sektörün gayrisafi yurtiçi hasılamızdaki payı yüzde 2,8’e, toplam ihracatımızdaki payı ise yüzde 1,3’e çıkmış durumda. Bu performans kıymetli, ancak küresel ligde hala başlangıç çizgisindeyiz" dedi. "Yazılımda proje bazlı iş yapmaktan çıkıp, ölçeklenebilir ürünler ve küresel markalar oluşturmak zorundayız" Ardıç, çalışmaların geliştirilmesi gerektiğini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yazılımda proje bazlı iş yapmaktan çıkıp, ölçeklenebilir ürünler ve küresel markalar oluşturmak zorundayız. Yazılım ekosistemimiz son yıllarda gerçekten güçlü bir start-up dinamizmine ulaştı. Girişimcilerimiz oyun, fintech, bulut tabanlı yazılım dağıtım modeli gibi pek çok alanda dikkat çekici girişimler ortaya koyuyor; küresel ölçekte ses getiren başarı hikayeleri yazıyor. Ancak bu tabloya eşlik eden yapısal bir sorunumuz var; proje zenginliği, ürün fakirliği. Müşteri ihtiyaçları büyük ölçüde özelleştirilmiş projelere dönüşüyor fakat ortaya ölçeklenebilir, markalaşabilen, küresel pazarlara açılabilen ürünler yeterince çıkmıyor. Bu fotoğrafı değiştirmek zorundayız. Bunun için şirketlerimizin kendi içlerinde ürün yönetimini ayrı ve stratejik bir yetkinlik olarak inşa etmeleri gerekiyor. Müşteri talebinin proje formatına dönüşmesi yerine bu talebin mümkün olduğunca standart ürünlerin evrimini besleyen bir girdiye dönüşmesini sağlamalıyız. Ar-Ge teşviklerimizi de yalnızca yeni yazılım geliştirmeyi destekleyen mekanizmalar olarak değil, ürün yol haritası, küresel ölçeklenme, kullanıcı deneyimi ve lisanslama modelleri gibi alanları da kapsayacak şekilde yeniden tasarlamamız önem taşıyor." Sanayi kuruluşları ile yazılım firmalarının iş birliğinin önemine dikkat çeken Ardıç, "Küresel ölçekte başarılı yazılım markalarına baktığımızda görüyoruz ki, bu markalar sadece iyi kod yazarak değil, net bir değer önerisi, güçlü bir güven algısı ve tutarlı bir kullanıcı deneyimiyle inşa ediliyor. Eğer bu birikimi yazılımla bütünleştirebilirsek akıllı makinelerden endüstriyel nesnelerin interneti çözümlerine, enerji yönetim sistemlerinden tedarik zinciri yazılımlarına kadar pek çok alanda ‘Made in Türkiye’ etiketini gururla taşıyan yazılım ürünleri ortaya çıkarabiliriz" dedi. "Sanayi firmalarımızın yazılım ve veriyi de stratejik bir yatırım kalemi olarak görmesi şart" Ardıç, yazılım ve verinini de stratejik bir yatırım kalemi olarak görülmesi gerektiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı: "Sanayi firmalarının Ar-Ge merkezleri ve teknoparklardaki yazılım şirketlerimizin organize sanayi bölgelerindeki imalat firmalarımızla daha sistematik biçimde buluşturulması gerekiyor. Eşleştirme programlarıyla sanayicilerimizin sahadaki somut ihtiyaçları ile yazılım firmalarımızın yetkinlikleri arasında köprüler kurmalıyız. Sanayi firmalarımızın da artık makine yatırımı kadar yazılım ve veriyi de stratejik bir yatırım kalemi olarak görmesi şart. Yazılım odaklı ihtisas teknoparkları, sanayi yazılımlarına dönük test, sertifikasyon, siber güvenlik ve uyum merkezleri, bu alanda çarpan etkisi oluşturacak kritik unsurlar. Kamu alımlarında yerli yazılım ürünlerine ölçeklenebilir ve öngörülebilir talep sağlayacak çerçeveler tasarlarsak, sadece firmalarımızı değil, tüm ekosistemi besleyen bir dinamizm üretmiş oluruz. Bugün geldiğimiz noktada hepimiz biliyoruz ki sanayisiz kalkınma olmaz ama artık yazılımsız sanayi de olmaz." Programa Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu Başkanı Fatih Dönmez, ASO Başkanı Seyit Ardıç, BTK Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu katıldı.
11 Aralık 2025 Perşembe - 13:07
Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Sayan: "Yerli ve milli yazılım sadece teknolojik bir tercih değil, aynı zamanda hepimiz için bir bağımsızlık meselesidir"
Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, "Yerli ve milli yazılım ekosistemlerinin güçlendirilmesi bizim için temel hedef. Bu sadece teknolojik bir tercih değil, aynı zamanda hepimiz için bir bağımsızlık meselesidir diyoruz" dedi. Ankara Sanayi Odası (ASO) tarafından Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Konferans Salonu’nda "Türkiye Cumhuriyeti’nin 2. Yüzyılında Yazılımın Sanayileşmesi Zirvesi" düzenlendi. Programda konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, zamanın artık yazılımı sanayiye entegre etme zamanı olduğunu aktararak, "Zirvenin bu yılki konusu olan yazılımın sanayileşmesi konusu ise ülkemizin kalkınmasındaki en itici güçlerden biri haline gelen yazılımın önemini bir kez daha en güçlü bir şekilde ortaya koyuyor. Bugün adeta yazılım eşittir her şey. Sabah uyandığımızda çalan alarm da yazılım, telefonumuza gelen mesaj da yazılım, belli bir düzene göre yanıp sönen trafik lambaları da, bankada sıra aldığımız sistem de, markette çalışan kasanın fiyatları okuması, navigasyonun bizi adım adım yönlendirmesi, hatta evdeki kombinin suyu ısıtıp belirli bir sıcaklıkta sabit tutması bile yazılım" diye konuştu. Yazılımın endüstrileşmesinin önemine değinen Sayan, "Daha hızlı, daha güvenli, daha ucuz ve daha sürdürülebilir hale geldi. Bu dönüşüm neden önemli diye düşündüğümüzde; artık bankalara, ulaşıma, sağlığa kadar hayatımızın her kritik alanı yazılımla yönetiliyor. Yazılım ne kadar endüstrileşirse biz o kadar güvenilir bir dijital dünyaya doğru koşuyoruz" dedi. "Yerli ve milli yazılımın ekosistemlerinin güçlendirilmesi bizim için temel hedef" Yerli ve milli yazılım ekosistemlerinin güçlendirilmesinin temel hedefleri olduğunu aktaran Sayan, "Dünyada en hızlı büyüyen ilk 20 yazılım pazarının 12’sinin orta gelirli ülkelerden oluşması, bu ülkelerin yazılım ve bilgi teknolojilerine ağırlık verdikçe ne kadar hızlı gelişebildiğini ortaya koyuyor. İşte tam bu nedenle ülkemizin artık geri dönülmez bir yola girdiğini biliyoruz. Yerli ve milli yazılım ekosistemlerinin güçlendirilmesi bizim için temel hedef. Bu sadece teknolojik bir tercih değil, aynı zamanda hepimiz için bir bağımsızlık meselesidir diyoruz" ifadelerine yer verdi. "Kullanıcısı olduğumuz birçok ürünün ve hizmetin artık üreticisi haline geldik" TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu Başkanı Fatih Dönmez ise, çok hızlı gelişen bir çağda bulunulduğunu belirterek, "Ayak uydurmak kolay değil, rekabet çok fazla. Türkiye’de son 15-20 yılda yaşanan Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında yaptığımız, sadece kullanıcısı olduğumuz birçok ürünün ve hizmetin artık üreticisi haline geldik. Sadece kendi ihtiyaçlarımız için değil, yurt dışına da ihraç edebilir hale geldik. Bunlar sevindirici. Böyle bir kabiliyetimiz ve kapasitemiz var. Bu gücü iyi planlamak gerekiyor. Stratejimizi iyi belirlemek gerekiyor. 2022 yılında Yapay Zeka Strateji Belgesi, Cumhurbaşkanlığı tarafından çıkartıldığında da bu konulara değinilmişti. Orada da 5 tematik konu belirlenmişti. Birisi eğitim, sağlık, dijital finans teknolojileri, tarım, enerji ve sürdürülebilir hukuk gibi bir 5-6 başlık belirlenmişti. Bu alanlarda rekabeti zorlayabileceğimizi düşünüyorum. Bu işin tabii ham maddesi aslında veri. Güvenilir veriye ihtiyacımız var. Yaklaşık 90 milyon insanın yaşadığı, özellikle sağlık alanında e-Nabız bence dünyadaki birçok uygulamanın ilerisi bir seviyede. Sağlık verilerini tabii kişisellikten kurtararak, kişisel verilerin korunması kanunu var. Onu da kurtararak, anonimleştirerek başka bir ifadeyle bu teknolojiyi geliştiren, yazılımı yapan firmalara bu bilgileri kontrollü bir şekilde açmamız gerekiyor. O açıdan orada güçlü bir altyapımız olduğunu düşünüyorum" diye konuştu. "Ankara sanayisi ‘yerli ve milli dijital yolculuğunu’ kararlılıkla sürdürüyor" Ankara’nın yalnızca bürokrasi şehri olmadığını aktaran Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu da, "Ankara, savunma sanayiinin, yüksek teknolojinin, yazılım girişimlerinin, teknoparkların, Ar-Ge merkezlerinin yoğunlaştığı bir merkez haline geliyor. Bugün Ankara Sanayi Odası öncülüğünde ikinci defa düzenlenen bu zirve, bize şunu gösteriyor: Ankara sanayisi ‘yerli ve milli dijital yolculuğunu’ kararlılıkla sürdürüyor. Türkiye ekonomisinde GSYH’nin yaklaşık yüzde 55’ini oluşturan hizmetler sektörü içinde yazılım ve bilişim giderek daha güçlü bir konuma geliyor. Sektör, 2025 yılı için ihracat hedefini 15 milyar dolara çıkarmış durumda. Hizmet İhracatçıları Birliği’nin strateji planına göre telekomünikasyon alanında 2 buçuk milyar dolar, yazılımda 2 milyar dolar, oyun sektöründe 5 milyar dolar, finansal teknolojilerde 2 buçuk milyar dolar ve savunma sanayiinde de yılda 2 buçuk milyar dolar ihracat hedefleniyor. Bu büyüme istihdama da yansıyor" ifadelerini kulandı. "2 milyon 750 bini aşan kullanıcı sayısıyla BTK Akademi bir bilgi üssü haline geldi" BTK olarak yerli çözümlerle 7 gün 24 saat görev başında olduklarını dile getiren Karagözoğlu, bu süreçte yapay zeka uygulamalarını kullandıklarını belirtti. Karagözoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yazılımın sanayileşmesi demek, yalnızca kod satırı demek değil. Bu ekosistemin asıl bileşeni, gençlerimiz ve nitelikli insan kaynağımız. Türkiye’de de genç nüfusumuzla birlikte önemli bir potansiyel taşıyoruz. Biz BTK olarak, BTK Akademi üzerinden gençlerimizi yazılım, yapay zeka, siber güvenlik gibi alanlarda destekliyoruz. Atölyeler, sertifika programları, yarışmalar, hackathonlar, datathonlar ile yazılım kültürünü bir hobi değil, bir meslek, bir gelecek vizyonu haline getirmeye çalışıyoruz. Bugün 2 milyon 750 bini aşan kullanıcı sayısıyla BTK Akademi, bir bilgi üssü haline geldi. Böylece BTK Akademi, gençlerimizin dijital dünyaya hazırlanması için güçlü bir platform oluşturuyor. Gençlerimiz burada siber güvenlik, yapay zeka, veri bilimi ve yazılım alanlarında eğitim alıyor. Her bir kursu, her bir sertifikayı Türkiye’nin dijital geleceğine eklenen bir tuğla olarak görüyoruz. Çünkü biliyoruz ki teknoloji ancak bilinçli ellerde milli bir değere dönüşür" diye konuştu. Programa Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu Başkanı Fatih Dönmez, ASO Başkanı Seyit Ardıç, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu katıldı.
11 Aralık 2025 Perşembe - 11:09
Soğuk havalar telefon bataryalarının ömrünü azaltıyor
Soğuk havalar cep telefonu bataryalarının ömrünü azaltıyor. Bu konuda kullanıcılardan daha fazla şikayet aldıklarını belirten telefon tamiri ve satışı yapan Yiğit Aytekin, vatandaşlara bilinçli kullanım tavsiyesinde bulundu. Düşük derecelerde seyreden hava sıcakları sadece insanlara günlük hayatlarını zorlaştırmakla kalmayıp teknolojik cihazları da olumsuz etkiliyor. Bataryalar, çok düşük sıcaklıklarla ve ani ısı değişimlerinde ömürlerini hızlıca tamamlıyorlar. Eskişehir’de uzun yıllardır telefon tamiri ve satışı yapan Yiğit Aytekin, vatandaşların kış aylarında kendilerine en fazla batarya şikayeti ile geldiklerini belirtti. "Soğuk hava, telefonlara çeşitli zararlar verebilir" Soğuk havaların telefon bataryalarına etkisi hakkında konuşan Yiğit Aytekin, "Kış ayları yaklaştı ve soğuklar bastırmaya başladı. Soğuk hava, telefonlara çeşitli zararlar verebilir. Bataryalar ve telefonun içinde bulunan entegreler, belirli sıcaklık aralıklarında çalışabilir. Belli bir sıcaklığın ne üstünde ne de altında sağlıklı bir şekilde çalışamazlar. Aynı zamanda, bataryalar soğukta kapasite düşüklüğü yaşar. Bu durum her türlü batarya için geçerlidir; araç aküsü, elektrikli araç bataryası ve telefon bataryaları da buna dahildir. Soğuklarda telefonların şarjı daha az gidebilir. Bundan dolayı, telefonların şarj süresini uzatmak isteyen kullanıcıların cihazlarını biraz daha soğuktan koruması gerekebilir. Cihazlar aynı zamanda soğukta biraz daha yavaş çalışabilir, çünkü entegreler hem ısındıkça hem de soğudukça bazı fonksiyonları yerine getirmeyebilir. Isı ve sıcaklık farkları cihazlara zarar verebilir" dedi. "Kullanıcının cihazı koruması, bilinçli kullanmasına bağlıdır" Bu mevsimde vatandaşların cep telefonu konusundaki şikayetlerinin arttığını anlatan esnaf Aytekin, "Kış aylarında müşterilerimiz genellikle bize telefonlarının şarjının az gittiği şikâyetiyle geliyor. Bu durum, bataryanın kendi kapasitesi ve ömrüyle de alakalıdır. Örneğin, ömrü azalmış bir batarya, kış aylarında çok daha hızlı tükenmeye başlar. Bu sebeple kullanıcılar, genellikle yeni batarya taktırarak kapasiteyi artırıyorlar. Vatandaşlar kılıf kullanarak bu duruma engel olamazlar. Kılıf sadece telefonu darbelere karşı korur, soğuğa karşı herhangi bir koruma sağlayamaz. Kullanıcının cihazı koruması, bilinçli kullanmasına bağlıdır. Cihazı soğukta bekletmemesi ve metal yüzeylere koymaması gibi yöntemlerle telefonunu koruyabilir" şeklinde konuştu.
11 Aralık 2025 Perşembe - 09:59
Jeneratörde hibrit dönemi başladı
Emsa Jeneratör, Vestel ve Sparcon iş birliğiyle kesintisiz güç ihtiyacına çevre dostu bir çözüm sunmak amacıyla üretilen hibrit jeneratörün lansmanını Eskişehir'de yaptı.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 19:37
Mayınlı araziler ‘MKE ALPAY’ ile daha güvenli
Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) tarafından ‘Mayınlı Arazilerde Geçit Açma Sistemi ‘MKE ALPAY’ üretildi.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 17:04
Malatya güvenlik filosu güçlendi: 67 yeni araç hizmete alındı
Malatya’da İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığına tahsis edilen 67 yeni araç, düzenlenen törenle hizmete alındı. Malatya Valisi Seddar Yavuz’un katılımıyla İl Emniyet Müdürlüğü yerleşkesinde gerçekleşen teslim törenine İl Emniyet Müdürü Kayhan Ay, 2. Ordu Kurmay Başkanı ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Aydın Kılıç, Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli ile siyasi parti, STK temsilcileri ve kurum amirleri katıldı. Törende konuşan İl Emniyet Müdürü Kayhan Ay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımlarıyla 28 Kasım 2025’te İstanbul’da gerçekleştirdiği tören sonrası Malatya’ya tahsis edilen 67 aracın envantere alındığını belirtti. Ay, teknolojik donanımların yenilenmesinin güvenlik hizmetlerinin etkinliğini artırdığını ifade ederek, "Suç ve suçluyla mücadelemiz artarak devam edecek. Personelimizin özverili çalışmalarını tebrik ediyorum. Araçların ilimize kazandırılmasına katkı sağlayan Cumhurbaşkanımıza, İçişleri Bakanımıza ve Valimize şükranlarımı sunuyorum" dedi. Vali Seddar Yavuz ise Türkiye’nin son yıllarda güvenlik alanında önemli bir dönüşüm yaşadığını belirterek, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde her alanda büyük atılımlar gerçekleşti. Güvenlik güçlerimiz bugün sahip olduğu imkân ve yetişmiş insan gücüyle dünyada adından söz ettiren bir teşkilata dönüştü" ifadelerini kullandı. Malatya’nın geçmiş dönemlere kıyasla daha huzurlu ve güvenli bir şehir haline geldiğini kaydeden Vali Seddar Yavuz tek sorun alanının trafik kazaları olduğuna dikkat çekti. Vali Seddar Yavuz, "Bugün yaşanan kazada hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Trafik kurallarına uyulması hayati önem taşıyor" dedi. Konuşmaların ardından yapılan dua ile tören sona erdi. Türk bayraklarıyla süslenen araçlar, şehir turu atarak hizmete başladı.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 11:37
Prof. Dr. Topçu: "Ülkemiz, savunma sanayi alanında olağanüstü atılımlar gerçekleştirdi"
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yıldıray Topçu, "Ülkemiz, savunma sanayi alanında özellikle son yıllarda olağanüstü atılımlar gerçekleştirdi. Savunma sanayi alanında güçlü olmak, her an hazır olmak ve bu gücü sürdürülebilir kılmak çok önemli" dedi. OMÜ Mühendislik Fakültesi bünyesinde faaliyet gösteren IEEE Öğrenci Topluluğu tarafından "Savunma Sanayi Günleri" etkinliği düzenlendi. Mühendislik Fakültesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlik, akademik çevreler ve öğrencilerden yoğun ilgi gördü. Program kapsamında savunma sanayisinin önde gelen kurumlarında görev yapan uzman isimler, bilgi ve deneyimlerini öğrencilerle paylaştı. Topçu: "Ülkemiz, savunma sanayi alanında olağanüstü atılımlar gerçekleştirdi" Etkinliğin açılışında konuşan OMÜ Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yıldıray Topçu, "Ülkemiz, savunma sanayi alanında özellikle son yıllarda olağanüstü atılımlar gerçekleştirdi. Savunma sanayi alanında güçlü olmak, her an hazır olmak ve bu gücü sürdürülebilir kılmak çok önemli. Bu alanda yapılan her çalışma bu açıdan son derece kıymetlidir ama yeterli değildir; daha fazlasına ihtiyaç vardır. Savunma sanayi deyince de sadece bir kariyer fırsatı olarak düşünülmemeli. Bu alanın etik ve insani boyutunu da mutlaka göz önünde bulundurmalısınız. Türkiye gibi bu gücü barışçıl ve insanlık yararına kullanabilecek ülkelerin, bu bilinçle yetişmiş mühendislere ihtiyacı var" dedi. Savunma sanayisinin önde gelen kurumlarını öğrencilerle buluşturan etkinlik, bilgi paylaşımının ardından oturumlarla devam etti. Etkinliğin ilk oturumlarında; ASPİLSAN Bilgi Teknolojileri Müdürü Mehmet Öztürk, ASELSAN Lider Mühendisi Tuğçe Yağcıoğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’ndan (BTK) Abdurrahman Er ve Recep Gülçiçek ile TUSAŞ’tan Gökçen Arslan sunumlarını gerçekleştirdi. Katılımcılar, savunma sanayisindeki güncel gelişmeler, kariyer fırsatları ve mühendisliğin sektördeki yeri hakkında kapsamlı bilgiler edindi. Etkinliğin ikinci gününde ise TUSAŞ adına sunum yapan Ahmet Ethem Danış, geleceğin mühendis adaylarına şirketin çalışma kültürünü, sunduğu avantajları ve genç mühendislere sağlanan gelişim imkânlarını anlattı. Danış, sunumunun ardından öğrencilerden gelen soruları yanıtlayarak TUSAŞ’ın projeleri, kariyer olanakları ve mühendislik alanındaki beklentileri hakkında ayrıntılı bilgiler paylaştı. Programın sonunda konuşmacılara teşekkür plaketi takdim edildi. Program toplu fotoğraf çekimi ile son buldu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder