TEKNOLOJİ
BAU’da düzenlenen "Career in Games"te oyun tasarımı sektörü konuşuldu 07 Mart 2026 Cumartesi - 09:39:54 Bahçeşehir Üniversitesi’nin ev sahipliği yaptığı BUG Lab TEKMER iş birliğiyle gerçekleşen "Mobidictum Career in Games 2026" oyun geliştiricilerini ve oyun sektöründe yer almak isteyen gençleri uzman isimlerle bir araya getirdi. BUG Lab TEKMER Direktörü Doç. Dr. Güven Çatak; mobil oyun sektöründe Türkiye’nin dünyada önemli bir yerde olduğunu belirterek "Üniversitelerimizde 30 oyun tasarımı lisans programı var. Bizlerin bu tarz etkinliklerle öğrencilerimizin birbirini tanımasını sağlamamız ve onları firmalarla buluşturmamız gerekiyor" dedi. Oyun sektörüne ilgi duyan öğrenciler, yeni mezunlar ve kariyerinin başındaki profesyonellere yönelik düzenlenen "Mobidictum Career in Games 2026" Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Güney Kampüs’te gerçekleşti. BUG Lab TEKMER iş birliğiyle gerçekleşen etkinlikte, oyun sektöründeki şirket yöneticileri, işe alım ekipleri, akademisyenler ve deneyimli isimler düzenlenen panellerde konuşmalar yaptı. İlk portfolyosunu hazırlayan, staj arayan ya da bir sonraki iş fırsatını hedefleyen katılımcıların oyun sektöründe somut adımlar atmasına katkı sağlamayı amaçlayan etkinlik, oyun geliştiricilerin birbirlerini tanımasını da sağladı. Katılımcıların oyun sektörüne giriş, portfolyo ve CV hazırlığı, mülakat süreçleri, 2026’da öne çıkan yetkinlikler, kişisel marka oluşturma, prodüksiyon iş birliği ve uzaktan/freelance çalışma gibi başlıklarda da bilgi aldıkları etkinlikte, stantlar kuran firmalarda kendilerini tanıtma fırsatı buldular. Türkiye mobil oyunda dünyada önemli aktörlerden biri Etkinlikle ilgili değerlendirmelerde bulunan BAU İletişim Fakültesi Dijital Oyun Tasarımı Bölüm Başkanı ve BUG Lab TEKMER Direktörü Doç. Dr. Güven Çatak "Türkiye oyun sektöründe, özellikle mobil oyun sektörüne dünyadaki önemli aktörlerinden biri. Son yıllarda PC tarafında da güç kazandı. Genç yetenekleriyle birçok ülkenin gıptayla baktığı bir ülkeyiz. Alınan yatırımlar bunu gösteriyor. Tabii ki bu genç yetenekleri bir araya getirmek çok önemli. Ülkemizde 30 oyun tasarımı lisans bölümü var, bu da kabaca yaklaşık 6 bin öğrenci demek. Bu öğrencilerin bir araya gelmesi ve birbirlerini tanımasını firmalarla ilgili bilgi sahibi olmalarını çok önemsiyoruz. Onları bir araya getirmek ve firmalarla buluşturmak bizlerin, üniversitelerin de görevi. Üniversitelerin sektörle her zaman iş birliğinde olması, gençlerimiz için gelecek inşa etmek adına çok önemli. Bu etkinliği de bu kapsamda çok önemsiyoruz" dedi. ‘Kariyer çoğu zaman bir sohbetle başlar’ Konuşmasında oyun sektörünün büyümesine vurgu yapan Çatak, katılımcılara tavsiyelerde bulunarak şunları söyledi: "Sektörün büyümesinin arkasında yalnızca teknoloji değil, aynı zamanda yeni fikirler, fark oluşturucu insanlar ve cesur genç geliştiriciler var. Belki aranızda ilk oyununu yapanlar var. Belki bir level tasarlayanlar, kod yazanlar, karakter çizenler ya da oyun üretmenin hayalini kuranlar var. Şunu bilmenizi isterim: Bu sektör artık yalnızca büyük stüdyoların alanı değil. Küçük ekipler, bağımsız geliştiriciler ve öğrenciler de bugün global ölçekte işler üretebiliyor. Ama bunun ilk adımı insanlarla tanışmak, sorular sormak ve kendi işinizi göstermek. O yüzden bugün sizden ricam çok basit: Konuşmaları dinleyin ama sadece dinlemekle kalmayın, sorular sorun, insanlarla konuşun, portfolyonuzdan bahsedin, bağlantılar kurun. Çünkü oyun sektöründe çoğu zaman kariyerler bir iş ilanıyla değil, bir sohbetle başlar." Sektörün birçok farklı alanı var ABD’de olduğu için etkinliğe görüntülü olarak bağlanan Mobidictum’un kurucusu Batuhan Avucan ise yaptığı konuşmasında; "Türkiye oyun sektöründe son 5 senedir çok yüksek bir hizmet yakaladı. Bugün Türkiye’de binlerce insana istihdam oluşturan global ölçekte Türkiye’yi haritaya koyan, hem kendimiz gurur duyduğumuz hem dışarıdan insanların gıptayla baktığı bir sektör haline geldi. Sektörün çok daha iyi yerlere geleceğinden hiçbir şüphe yok. Bugün Bahçeşehir Üniversitesiyle beraber bu etkinliği gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz. Bu etkinlikteki amacımız oyun sektörünün farklı alanlarını gösterebilmek. Bu sadece oyun yapmak değil, bu sektörün bir sürü farklı alanı var. Tasarımından pazarlamasına, veri bilimine, yazılımına birbirinden çok daha farklı alanları olduğunu gösterebilmek ve sizi bu imkanların varlığından haberdar etmek istedik" dedi. Açılış konuşmalarının ardından, düzenlenen panel ve sunumlarla, oyun geliştirme kariyerinde üniversitenin rolü, sektörde kimin ne iş yaptığı, global projelerde yer almak, oyunlarda yerelleşme gibi pek çok konu ele alındı.
06 Mart 2026 Cuma - 21:54 Hitit Üniversitesi Milli Teknoloji Atölyesi törenle kaplarını öğrencilere açtı Çorum Hitit Üniversitesi bünyesinde kurulan "Milli Teknoloji Atölyesi", Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Zekeriya Coştu Astronot Alper Gezeravcı’nın katıldığı törenle açıldı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde ve TÜBİTAK desteğiyle Hitit Üniversitesi bünyesinde kurulan "Milli Teknoloji Atölyesi", Kuzey Kampüsü Teknoloji Merkezi’nde hizmete açıldı. Gençlerin bilim ve teknoloji alanlarında yetkinlik kazanmasını, milli teknolojilerin geliştirilmesine katkı sunacak nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesini ve girişimcilik ekosisteminin güçlendirilmesini amaçlayan atölye, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Zekeriya Coştu ve Astronot Alper Gezeravcı’nın da katıldığı törenle açıldı. Açılışı yapılan atölye, prototipleme cihazları, elektronik ve mekanik geliştirme alanları ile sarf malzeme destekleriyle öğrencilerin projelerini tasarlama, geliştirme ve test etme süreçlerine katkı sağlayacak. Atölye aynı zamanda teknoloji yarışmalarına hazırlık süreçlerine de destek verecek. "Önümüzdeki dönemde Türkiye çok daha müreffeh bir seviyeye erişecek" Törende konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Zekeriya Coştu, "Türkiye, Milli Teknoloji Hamlesi ile büyüyor ve büyümeye devam ediyor. İnşallah önümüzdeki dönemde Türkiye çok daha müreffeh bir seviyeye erişecek. Bunu da gençlerimizin bayrak taşıyıcılığında, Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuyla gerçekleştireceğiz. Bundan yaklaşık 8 yıl önce Türkiye bir yolculuğa başladı. 2018 yılında TEKNOFEST adında bir teknoloji festivali düzenlendi. Yaklaşık 20 bin gencimizin yarışmalara başvurduğu bir organizasyon olmuştu. O gün gerçekten çok heyecanlıydık. Ortaya çıkan tablo bizim için muazzam bir gurur kaynağıydı. Ancak o gün, bugün ulaştığımız bu noktaları açıkçası hayal etmek çok kolay değildi. Bugün ise 20 bin kişiyle başlayan o yolculuk çok farklı bir seviyeye ulaştı. Ben buraya gelmeden önce arkadaşlarımdan son bilgileri aldım. TEKNOFEST yarışmalarına başvurular halen devam ediyor ve bugün itibarıyla 1 milyon 800 bin yarışmacı başvurusuna ulaşılmış durumda. Bu, aslında muazzam bir ölçekte gerçekleşen bir teknoloji seferberliğinin inşa edildiğini gösteriyor. Artık TEKNOFEST nesliyle birlikte geçmişte olduğu gibi ‘biz bunu yapabilir miyiz, biz teknoloji üretebilir miyiz’ şeklinde bir soru işareti veya umutsuzluk yok. Bu nesilde ‘biz de yapabiliriz, hatta en iyisini biz yaparız’ farkındalığı, vizyonu ve özgüveni var hamdolsun" dedi. "Ülkemiz her geçen gün üzerine koyarak ilerliyor" Türkiye’nin her gün daha ileriye gittiğini belirten Çorum Valisi Ali Çalgan da, "Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında özellikle savunma sanayinde Ar-Ge’ye yapılacak yatırımların ne kadar önemli olduğunu bugün artık hepimiz çok daha iyi anlıyoruz. Ülkemiz her geçen gün üzerine koyarak ilerliyor. İyi ki de böyle yapılıyor, iyi ki böyle bir vizyon var başımızda. Aksi takdirde bugün geldiğimiz noktaları görmemiz mümkün olmazdı. Başta üniversitemizin gençleri olmak üzere, Çorum’da çok büyük işler yapacağımıza inanıyorum. Bu atölyenin üniversitemize, gençlerimize, akademisyenlerimize, ilimize ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum" diye konuştu. Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk ise atölyeden kentteki üniversite, lise, ortaokul ve kolejlerdeki öğrencilerin yararlanacağını dile getirerek, "Şu ana kadar daha ön bilgilendirmelerle bile bize gelen etkileşimler çok fazla. Kolejlerimiz, liselerimiz, üniversite öğrencilerimiz, TEKNOFEST yarışmalarında derece almış takımlarımız da ‘bir an önce açılsın da faliyetlerimize başlayalım’ diye dört gözle bekliyordu. İkinci dönemimiz başladı. İnşallah bu yılki ve bundan sonraki yıllardaki TEKNOFEST’lerde bu atölyenin ürünlerini Çorum ve Türkiye’yle buluşturacağız. Bu bize büyük bir onur ve kıvanç veriyor" dedi. Rektör Öztürk, İş Adamı Ahmet Ahlatçı’ya atölyenin yapımında verdiği destek için teşekkür etti. Konuşmaların ardından Vali Ali Çalgan, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Zekeriya Çoştu, Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk ve Türkiye’nin uzaya çıkan ilk astronotu Alper Gezeravcı tarafından atölyenin açılışı yapıldı.
06 Mart 2026 Cuma - 20:57 Astronot Alper Gezeravcı, üniversite öğrencileriyle buluştu Çorum Hitit Üniversitesi öğrencileriyle bir araya gelen Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, "Umudu, başarıyı ve hayalleri taşıyacağımız noktanın sırrı masalsı, yabancı diyarlarda değil. Kendi topraklarımızda aradığımız her şeyin imkanı var" dedi. Çorum Hitit Üniversitesi’nün 9’uncusunu düzenlediği Gençlik Sohbetleri kapsamında, Türkiye’nin uzaya çıkan ilk astronotu Alper Gezeravcı üniversite öğrencileriyle buluştu. Meslek Yüksekokulları Kampüsü Ethem Erkoç Konferans Salonunda gerçekleştirilen buluşmaya öğrenciler yoğun ilgi gösterdi. Milli Uzay Programı vizyonuyla görev yapan Gezeravcı, etkinlikte tarihi misyonunun detaylarını paylaştı. Uzayda gerçekleştirdiği deneylerden ve yürüttüğü bilimsel çalışmalardan bahseden Gezeravcı, öğrencilere çeşitli tavsiyelerde bulundu. "Bu hikayenin bundan sonraki kısmına imza atacak olanlar da sizlersiniz" Deneyimlerini anlatan Alper Gezeravcı, "Özgüvenleri her daim ayak altına alınmaya çalışılan, potansiyelleri her daim küçümsenmeye çalışılan, geleceğinin teminatı sayılan çocukların hak ettikleri mutluluk ve gururu yaşamaları ve geleceğe yönelik yürüdükleri yolda ilham alacakları bir görev olarak icra ettik. Dolayısıyla görünürde sahnede bir tane figür olsa da bu işin merkezinde, özünde siz varsınız. Bu bir hikayenin başlangıç noktasıydı. Bir yere varış hikayesi değil. Bu hikayenin bundan sonraki kısmına imza atacak olanlar da sizlersiniz. Bizler buraya size içi boş motivasyonlar enjekte etmesine gelmedik. Tam aksine devletimizin iradesiyle ayağı yere basan elde edilmiş somut başarıları, gözden kaçmış olabilecek somut başarıları sizin bilginizi arz ederek geleceğe yönelik yürüdüğünüz bu yolda zihninize hayallerinize yerleştirdiğiniz o hedefleri bu memleketin topraklarında erişilebilir olduğunu sizlere anlatmaya geldik. Umudu, başarıyı ve hayalleri taşıyacağımız noktanın sırrı masalsı, yabancı diyarlarda değil. Kendi topraklarımızda aradığımız her şeyin imkanı var. Bu iradeli topraklarda var. Yeter ki içimizde olan potansiyeli ve öz güveni kimsenin yakalamasına müsaade etmeyelim" dedi. "Bu tarz buluşmaları 2021 yılından bu yana özellikle önem vererek devam ettiriyoruz" Öğrencilere ilham kaynağı ve rol model olabilecek kişileri misafir etmenin gururunu yaşadıklarını söyleyen Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk de, "Biz gençlere ilham verici buluşmaları 2021 yılından bu yana özellikle önem vererek devam ettiriyoruz. Gençlik Sohbetleri adı altında ele aldığımız bir konsept. Özellikle olarak gençlerimizin gelecekte rol model olarak alabilecekleri ilham kaynağı olabilecek, başarılarıyla sadece bireysel değil, ülkemizin göğsünü kabartmış şahsiyetleri burada misafir ederek kendileriyle buluşturuyoruz" diye konuştu. "Türkiye bu sorumluluğunu yerine getirebilen güçlü bir ülke konumunda" Konferansa katılan Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Zekeriya Coştu ise, "İnsanlığın sizlere ihtiyacı var. İnsanlığın iyi yetişmiş, birikimli, donanımlı ama aynı zamanda ahlaklı, erdemli, yüksek şahsiyetli müslüman Türk gençlerine ihtiyacı var. Bizim bu sorumluluğu hep beraber üstlenmemiz hayati önem taşıyor. İçinde bulunduğumuz zor coğrafyaya rağmen hamdolsun Türkiye bu sorumluluğu yerine getirebilen güçlü bir ülke konumunda. Çok yakından vakıf olduğunuza inandığım birçok başarıyı savunma sanayimiz, Türkiye sanayi ve Teknoloji ekosistemimiz ortaya koymayı başardı. Bugün Türkiye kendi savaş uçağını, kendi insansız hava araçlarını, kendi helikopterini, kendi hava savunma sistemini, kendi hiper sonik füzelerini, kendi uydularını üretmeyi başarabilen bir ülke konumunda. Tabii bu başarı sadece savunma sanayi ile sınırlı değil. Savunma sanayimiz bu başarılara öncülük etti ve yol açıcı oldu. Önemli bir kapasiteyi inşa etmemize vesile oldu. Ancak Türkiye diğer birçok sivil alanda da gerçekten dünyada adından söz ettirebilecek başarıları ortaya koymaya başladı" şeklinde konuştu. Konferansa Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın başta olmak üzere protokol üyüleri de katılım sağladı.
06 Mart 2026 Cuma - 17:42 Yıldız Teknik Üniversitesi, Arnavutköy Belediyesi ile teknoloji üretim üssü kuruyor Arnavutköy Belediyesi ile Yıldız Teknik Üniversitesi iş birliğinde kurulacak Teknopark Arnavutköy için protokol imza töreni düzenlendi. Arnavutköy Belediyesi ile Yıldız Teknik Üniversitesi arasında imzalanan protokolle, Arnavutköy’de Teknopark kurulacak. Nuri Pakdil Kültür ve Sanat Merkezi Çok Amaçlı Salonu’nda gerçekleştirilen Yıldız Teknopark Arnavutköy protokol imza törenine eski Devlet Bakanı Bülent Akarcalı, Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik, Arnavutköy Kaymakamı Mahmut Hersanlıoğlu, Arnavutköy Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu, Yıldız Teknopark Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammet Garip, Yıldız Teknopark Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Emre Holoğlu ve çok sayıda davetli katıldı. Güçlü Ar-Ge Ekosistemi Arnavutköy’e taşınıyor Program kapsamında Yıldız Teknopark Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Emre Holoğlu tarafından Yıldız Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nin mevcut kapasitesine ilişkin bir sunum gerçekleştirildi. Türkiye’nin önde gelen teknoloji geliştirme merkezlerinden biri olan Yıldız Teknopark bünyesinde bugün 750 firmanın faaliyet gösterdiğini belirten Holoğlu, yaklaşık 15 bin kişinin istihdam edildiğini ve yıllık ihracat hacminin 3,2 milyar dolara ulaştığını ifade etti. "Arnavutköy Artık Teknoloji Üreten Bir Merkez Olacak" Programda konuşan Arnavutköy Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu ise Arnavutköy’ün gelişim vizyonunda bilimin ve teknolojinin önemli bir yer tuttuğunu belirterek ilçenin yalnızca fiziki yatırımlarla değil, teknoloji üretimiyle de büyümesi gerektiğini ifade etti. Candaroğlu, kurulacak teknoparkın genç girişimciler ve araştırmacılar için önemli fırsatlar oluşturacağını vurgulayarak Arnavutköy’ün inovasyon ve üretim odaklı bir merkez haline geleceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonuna da değinen Candaroğlu, Türkiye’nin bilim ve teknoloji temelli kalkınma hedeflerine yerel yönetimler olarak güçlü katkı sunmayı amaçladıklarını ifade etti. Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik ise Yıldız Teknopark’ın araştırmacı sayısı, şirket kapasitesi ve bütçesi bakımından Türkiye’nin en büyük teknoparklarından biri olduğunu belirterek bu güçlü girişimcilik ekosistemini Arnavutköy’e taşımaktan büyük memnuniyet duyduklarını ifade etti. Proje kapsamında teknoloji şirketleri, girişimciler, araştırmacılar ve üniversite öğrencileri aynı çatı altında buluşacak; Ar-Ge çalışmaları, yazılım ve yüksek teknoloji üretimi için yeni alanlar oluşturulacak. Teknoparkın hayata geçmesiyle birlikte Arnavutköy’de nitelikli istihdamın artması, genç girişimcilerin desteklenmesi, üniversite-sanayi iş birliklerinin güçlenmesi ve ilçenin teknoloji üretiminde önemli bir merkez haline gelmesi hedefleniyor. İmzalanan protokolle birlikte Teknopark Arnavutköy için yeni bir dönem başlarken, projenin Arnavutköy’ü bilim, teknoloji ve girişimcilik alanında İstanbul’un önemli merkezlerinden biri haline getirmesi amaçlanıyor.
Sabiha Gökçen’de uçuş emniyeti için 7/24 yaban hayatla mücadele devam ediyor
17 Aralık 2025 Çarşamba - 17:39 Sabiha Gökçen’de uçuş emniyeti için 7/24 yaban hayatla mücadele devam ediyor İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda uçuş emniyetini tehdit eden kuş ve diğer yaban hayvanlarına karşı bilimsel ve teknolojik yöntemlerle yürütülen mücadele faaliyetleri, uluslararası standartlara uygun şekilde 7 gün 24 saat devam ediyor. Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Meydan Otoritesi (HEAŞ), uçuş emniyetini korumak amacıyla yaban hayat kaynaklı riskleri bilimsel veriler ışığında yönetiyor. Havalimanı sahasında görev yapan ekipler, araçlı devriye ve anlık gözlem faaliyetleriyle kuş ve yaban hayvanlarının uçuş hattına yaklaşmasını önlüyor. Yaban hayatla mücadele kapsamında doğaya zarar vermeden etkili sonuç alınmasını sağlayan çeşitli teknolojik sistemler kullanılıyor. Bu kapsamda el tipi lazer kovucular, propan toplar, akustik etki oluşturan güneş panelli sesli kovucu sistemler, ultrasonik cihazlar ile 4x4 devriye ve Follow-Me (TOGG) araçları aktif olarak görev yapıyor. El tipi lazer kovucuların, kuşların görsel algılarını hedef alarak bulundukları alandan uzaklaşmalarını sağladığı, kuşlara ve doğal yaşama herhangi bir zarar vermediği belirtildi. Bu sistemlerin özellikle pist, taksi yolu ve apron gibi kritik alanlarda etkin şekilde kullanıldığı ifade edildi. Bilimsel gözlemle riskler önceden tespit ediliyor HEAŞ bünyesinde görev yapan uzman biyolog ve ornitologlar tarafından sahada düzenli gözlemler yapılıyor. Kuş türleri, uçuş yönleri, davranış biçimleri ve göç dönemleri kayıt altına alınarak riskli alanlar belirleniyor. Elde edilen bilimsel veriler, operasyonel karar süreçlerine doğrudan entegre ediliyor. Yaban hayatla mücadele faaliyetleri; Apron Yönetim Müdürlüğü’ne bağlı 1 biyolog, 1 ornitolog ve 84 operasyon personeli tarafından yürütülüyor. Türkiye genelinde üst sıralarda yer aldı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün yayımladığı yıllık emniyet olay bültenine göre, Türkiye genelindeki 56 havalimanı arasında 10. sırada yer alan Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, yaban hayat kaynaklı olay oranları açısından bazı Avrupa ülkeleri ortalamalarından daha iyi bir performans sergiliyor. HEAŞ Yaban Hayatla Mücadele Birimi’nin temel amacının, doğal yaşamı koruyarak uçuş emniyetini en üst seviyede tutmak olduğu vurgulandı. Bilimsel veriler, teknolojik çözümler ve sahadaki çalışmalar sayesinde Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın, yaban hayatla mücadelede Türkiye’de ve uluslararası alanda örnek uygulamalar arasında yer aldığı belirtildi.
Sabiha Gökçen’de uçuş emniyeti için 7/24 yaban hayatla mücadele devam ediyor
17 Aralık 2025 Çarşamba - 16:48 Sabiha Gökçen’de uçuş emniyeti için 7/24 yaban hayatla mücadele devam ediyor İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda uçuş emniyetini tehdit eden kuş ve diğer yaban hayvanlarına karşı bilimsel ve teknolojik yöntemlerle yürütülen mücadele faaliyetleri, uluslararası standartlara uygun şekilde 7 gün 24 saat devam ediyor. Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Meydan Otoritesi (HEAŞ), uçuş emniyetini korumak amacıyla yaban hayat kaynaklı riskleri bilimsel veriler ışığında yönetiyor. Havalimanı sahasında görev yapan ekipler, araçlı devriye ve anlık gözlem faaliyetleriyle kuş ve yaban hayvanlarının uçuş hattına yaklaşmasını önlüyor. Yaban hayatla mücadele kapsamında doğaya zarar vermeden etkili sonuç alınmasını sağlayan çeşitli teknolojik sistemler kullanılıyor. Bu kapsamda el tipi lazer kovucular, propan toplar, akustik etki oluşturan güneş panelli sesli kovucu sistemler, ultrasonik cihazlar ile 4x4 devriye ve Follow-Me (TOGG) araçları aktif olarak görev yapıyor. El tipi lazer kovucuların, kuşların görsel algılarını hedef alarak bulundukları alandan uzaklaşmalarını sağladığı, kuşlara ve doğal yaşama herhangi bir zarar vermediği belirtildi. Bu sistemlerin özellikle pist, taksi yolu ve apron gibi kritik alanlarda etkin şekilde kullanıldığı ifade edildi. Bilimsel gözlemle riskler önceden tespit ediliyor HEAŞ bünyesinde görev yapan uzman biyolog ve ornitologlar tarafından sahada düzenli gözlemler yapılıyor. Kuş türleri, uçuş yönleri, davranış biçimleri ve göç dönemleri kayıt altına alınarak riskli alanlar belirleniyor. Elde edilen bilimsel veriler, operasyonel karar süreçlerine doğrudan entegre ediliyor. Yaban hayatla mücadele faaliyetleri; Apron Yönetim Müdürlüğü’ne bağlı 1 biyolog, 1 ornitolog ve 84 operasyon personeli tarafından yürütülüyor. Türkiye genelinde üst sıralarda yer aldı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün yayımladığı yıllık emniyet olay bültenine göre, Türkiye genelindeki 56 havalimanı arasında 10. sırada yer alan Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, yaban hayat kaynaklı olay oranları açısından bazı Avrupa ülkeleri ortalamalarından daha iyi bir performans sergiliyor. HEAŞ Yaban Hayatla Mücadele Birimi’nin temel amacının, doğal yaşamı koruyarak uçuş emniyetini en üst seviyede tutmak olduğu vurgulandı. Bilimsel veriler, teknolojik çözümler ve sahadaki çalışmalar sayesinde Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın, yaban hayatla mücadelede Türkiye’de ve uluslararası alanda örnek uygulamalar arasında yer aldığı belirtildi.
Zorlu testleri geçen ’modern makineli tüfek’ seri üretime hazır
17 Aralık 2025 Çarşamba - 16:03 Zorlu testleri geçen ’modern makineli tüfek’ seri üretime hazır Türkiye’nin ilk piyade tipi modern makineli tüfeği, kalifiye edilerek seri üretime hazır hale geldi. Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE), ’Millî Piyade Tüfeği’ projesinden edindiği tecrübe ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçları doğrultusunda yeni silah sistemlerini geliştirmeye devam ediyor. Bu kapsamda, MKE mühendislerince tamamen yerli ve millî imkanlarla tasarlanıp geliştirilen Türkiye’nin ilk piyade tipi modern makineli tüfeği (MMT), kalifiye edilerek seri üretime hazır hale geldi. Altında MKE imzası bulunan MMT, toplamda 250 bine varan atış sayısı ve 40 farklı zorlu NATO testini başarıyla geçti. 1 yıldan daha kısa sürede kalifikasyon süreci tamamlanan MMT, 7.62 mm x 51 kalibre NATO standardında mühimmat ile kusursuz bir şekilde atış yapabiliyor. Mehmetçiğin sahada yeni vurucu gücü Yaklaşık 8 kilogram ağırlığa ve 1000 metre etkili menzile sahip olan MMT, dakikada kesintisiz 750 fişek atım kapasitesiyle de kahraman ordumuzun harp sahasındaki vurucu gücüne güç katacak. Yüksek ateş gücü ve dayanıklılığı ile öne çıkan MMT, NATO standartlarında üretilen makineli tüfekler arasında muadillerine göre daha hafif olma özelliği ile de dikkat çekiyor. Gaz piston hareketli ve döner başlı kilitleme mekanizmaya sahip olan MMT, farklı çevre ve zorlu iklim şartlarında etkin şekilde kullanılabiliyor. 6 kademeli ayarlanabilir (teleskobik) dipçik ve ergonomik tasarımı ile Mehmetçiğe konforlu bir kullanım sunan tüfeğin fişekleri de yine MKE’ye bağlı fabrikalarda yerli ve millî imkanlarla üretiliyor.
BBVA ve OpenAI’dan iş birliği
17 Aralık 2025 Çarşamba - 13:51 BBVA ve OpenAI’dan iş birliği BBVA ve OpenAI, yapay zekâ destekli müşteri deneyimini ve operasyonel verimliliği dönüştürmeyi hedefleyen stratejik bir iş birliğine imza attı. BBVA Yönetim Kurulu Başkanı Carlos Torres Vila ve OpenAI CEO’su Sam Altman tarafından duyurulan anlaşma kapsamında, BBVA yapay zekâyı bankanın tüm ürün ve operasyonlarının merkezine entegre edecek. İş birliği, kişiselleştirilmiş bankacılık deneyiminden çalışan verimliliğine kadar geniş bir dönüşümü hedefliyor. BBVA ve OpenAI, finansal hizmetlerin geleceğini yapay zekâ ile yeniden tanımlamayı amaçlayan stratejik bir iş birliğine imza attı. Anlaşma BBVA Yönetim Kurulu Başkanı Carlos Torres Vila ile OpenAI CEO’su ve Kurucu Ortağı Sam Altman tarafından San Francisco’daki OpenAI merkezinde duyuruldu. Yaklaşık iki yıl süren ortak çalışmanın ardından hayata geçirilen bu anlaşma kapsamında, BBVA ve OpenAI ekipleri ortak hedefler doğrultusunda birlikte çalışacak ve ortak yatırımlar gerçekleştirecek. OpenAI, BBVA’nın yapay zekâ stratejisinin hızlandırılmasına katkı sunarak; bankanın müşteri deneyimini dönüştürmesini, yeni çalışma modelleri geliştirmesini ve iç operasyonlarını daha verimli hale getirmesini destekleyecek. BBVA Yönetim Kurulu Başkanı Carlos Torres Vila, anlaşmaya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Dijital ve mobil dönüşümün öncülerinden biriyiz. Şimdi ise çok daha büyük bir vizyonla yapay zekâ çağına giriyoruz. OpenAI ile kurduğumuz bu iş birliği, yapay zekânın bankanın tamamına yerel ve doğal bir şekilde entegre edilmesini hızlandıracak. Amacımız; her müşterinin ihtiyacını önceden öngören, daha akıllı, daha proaktif ve tamamen kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak." OpenAI CEO’su Sam Altman ise iş birliğine dair şu değerlendirmeyi yaptı: "BBVA, büyük bir finansal kurumun yapay zekâyı ne kadar iddialı ve hızlı şekilde benimseyebileceğinin güçlü bir örneği. İş birliğimizi genişleterek, BBVA’nın yapay zekâmızı ürün ve operasyonlarının merkezine yerleştirmesine destek oluyoruz. Bu sayede müşteriler için bankacılık deneyimi baştan sona daha güçlü hale gelecek." Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı İlker Kuruöz, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şu açıklamalarda bulundu: "Yapay zekâ artık bankacılığın nasıl tasarlandığını, hizmetlerin nasıl sunulduğunu ve ekiplerin nasıl çalıştığını kökten dönüştüren stratejik bir kaldıraç. Hâkim ortağımız BBVA’nın OpenAI ile kurduğu kapsamlı iş birliği, yapay zekânın bankacılığın merkezine yerleştiği yeni bir dönemin en güçlü göstergelerinden biri. Biz bu iş birliğini yalnızca bir teknoloji yatırımı olarak değil; müşteri deneyimini daha sezgisel, daha proaktif ve daha kişiselleştirilmiş hale getiren bir dönüşüm hamlesi olarak ele alıyoruz. Bu yaklaşımın en somut örneklerinden biri, Garanti BBVA Mobil’de yer alan akıllı asistanımız Ugi. Üretken yapay zekâ ve büyük dil modelleriyle yenilenen Ugi, standart yanıtlar veren bir chatbot olmanın ötesine geçerek, bankanın güncel veri kaynaklarını tarayan, konuşmalar arasında bağlamı takip eden ve müşteriye özel yanıtlar üreten bir yapı sunuyor. Ayrıca geçtiğimiz yıl hayata geçirdiğimiz pilot uygulamalarda, yazılım geliştirmeden risk analizine, müşteri etkileşiminden çalışan deneyimine kadar geniş bir alanda üretken yapay zekâ destekli çözümleri hızlıca devreye aldık. Ugi ile edindiğimiz bu deneyim, üretken yapay zekânın müşteriyle temas eden süreçlerde nasıl ölçeklenebileceğini de net biçimde ortaya koydu. BBVA-OpenAI iş birliğinin derinleşmesiyle birlikte; hem Ugi gibi müşteriyle doğrudan temas eden çözümlerde hem de çalışanlarımız için geliştirilen asistan ve otomasyon uygulamalarında çok daha hızlı bir ölçekleme yapacağımıza inanıyoruz. Hedefimiz net: Her müşterimize kendisini anlayan, ihtiyacını doğru zamanda öngören ve en uygun çözümü sunan bir bankacılık deneyimi yaşatmak; her çalışanımızın ise işini kolaylaştıran, üretkenliğini artıran kişisel bir dijital asistana sahip olması. BBVA Grubu’nun küresel ölçekte attığı bu adımların parçası olmak, teknoloji vizyonumuzu ileri taşırken sorumlu yapay zekâ yaklaşımımızı da güçlendiriyor. Çünkü bu çağda farkı oluşturan şey yalnızca hız değil; ölçeklenen empatiyi güvenle birleştirebilmek. Biz de bunu ‘Birlikte yaparız.’ diyerek, değer odağımızı koruyarak büyütmeye devam edeceğiz." BBVA, OpenAI’ın en gelişmiş yapay zekâ modellerine öncelikli erişime sahip olacak Bu iş birliğinin en ayırt edici unsurlarından biri, OpenAI’ın BBVA ile birlikte çözüm geliştirme sürecine doğrudan dahil olması. Bu kapsamda BBVA, OpenAI’ın en gelişmiş yapay zekâ modellerine, uzman yeteneklerine ve ileri mühendislik kapasitesine öncelikli erişim sağlayacak; OpenAI’ın mühendislik, araştırma ve çözüm geliştirme ekipleriyle yakın iş birliği içinde çalışacak. Anlaşma çerçevesinde öncelikli çalışma alanları arasında, müşterilerin günlük finansal ihtiyaçlarını destekleyecek akıllı bir sohbet asistanı geliştirilmesi yer alıyor. Bu çözüm, müşteri etkileşiminde yeni bir standart belirlemeyi ve bankacılık hizmetlerinde farklılaşmış bir deneyim seviyesi sunmayı hedefliyor. Ayrıca, müşteri yöneticilerinin müşterilere tamamen kişiselleştirilmiş hizmet sunabilmesini sağlayacak yeni yapay zekâ çözümleri de ortaklaşa geliştirilecek. İş birliği çalışan deneyimini de geliştirecek BBVA ve OpenAI, risk analizi süreçlerini sadeleştiren, yazılım geliştirme ve çalışanların günlük iş akışlarını dönüştüren sistemler üzerinde de birlikte çalışacak. Bu kapsamda, her çalışanın çalışma tarzını öğrenen, projelerini hatırlayan ve yetkilendirme dahilinde görevleri yerine getiren dijital bir "alter ego" (ikinci benlik) geliştirilmesi de planlanıyor. 120 binden fazla çalışana yapay zekâ erişimi Anlaşma kapsamında BBVA, 120 bini aşkın çalışanı için ChatGPT Enterprise kullanımını yaygınlaştıracak. Bu adım, dünyanın en büyük kurumsal yapay zekâ uygulamalarından biri olarak öne çıkıyor. Daha önce 11 bin çalışanın katıldığı pilot uygulama sürecinde, kullanıcıların yüzde 80’i aracı günlük olarak kullandığını belirtirken; çalışanlar haftada ortalama üç saat zaman tasarrufu sağladıklarını ifade etti. ChatGPT Enterprise’ın tüm organizasyona yaygınlaştırılmasıyla birlikte BBVA’nın, yapay zekâ destekli yeni bir verimlilik modeline geçişte önemli bir eşik aşmış olacağı belirtildi. Bununla birlikte BBVA, ürün ve hizmetlerini doğrudan ChatGPT’ye entegre etmeye yönelik çalışmalar da yürütüyor. Banka, İtalya ve Almanya’daki dijital bankaları için ChatGPT ile entegre çalışan uygulamasının demosunu tanıttı.
Balıkesir Teknokent Oyun Geliştirme kampı gerçekleştirildi
17 Aralık 2025 Çarşamba - 13:48 Balıkesir Teknokent Oyun Geliştirme kampı gerçekleştirildi Balıkesir Teknokent koordinasyonunda düzenlenen Balıkesir Teknokent Oyun Geliştirme Kampı-GameJam II, Demo Day etkinliği ile tamamlandı. Balıkesir Üniversitesi öğrencilerinin katılımıyla yürütülen programda, 14 gün süren eğitim ve mentörlük sürecinin ardından takımlar geliştirdikleri oyun projelerini jüri karşısında sundu. Demo Day programı, Balıkesir Teknokent Genel Müdürü Öğr. Gör. Burcu Aydemir’in açılış konuşmasıyla başladı. Aydemir konuşmasında, kampın yalnızca oyun üretimiyle sınırlı kalmadığını; öğrencilerin teknik yetkinliklerinin yanı sıra ekip çalışması, proje yönetimi ve sunum becerilerini geliştiren uygulamalı bir süreç sunduğunu vurguladı. Balıkesir Teknokent’in genç yetenekleri oyun geliştirme ekosistemiyle buluşturmaya yönelik çalışmalarını sürdüreceğini ifade etti. Program, Balıkesir Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Satıl’ın hitaplarıyla devam etti. Satıl konuşmasında, üniversite-sanayi iş birliğinin öğrencilerin girişimcilik yolculuklarında kritik bir rol üstlendiğini belirterek, Balıkesir Üniversitesi’nin teknoloji odaklı girişimcilik faaliyetlerinde öğrencilerin yanında olmaya devam edeceğini söyledi. Kamp sürecinde katılımcılar; oyun geliştirme çalışmalarını hem teknik hem de tüm boyutlarıyla deneyimleme imkânı buldu. Eğitim ve mentörlük içerikleri; Balıkesir Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği ile Balıkesir Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyeleri, Balıkesir Teknokent bünyesindeki oyun firmaları ve oyun sektörü profesyonellerinin katkılarıyla yürütüldü.
Yapay zeka dönemi başladı: Tüketici alışkanlıkları değişiyor
17 Aralık 2025 Çarşamba - 13:38 Yapay zeka dönemi başladı: Tüketici alışkanlıkları değişiyor Marketing Türkiye ve Deloitte tarafından düzenlenen The TECH Summit, 3-4-5 Aralık tarihlerinde Zorlu PSM’de gerçekleşti. Zirvede, yapay zeka çağı ile dönüşümün başladığı belirtilirken, tüketici alışkanlıkları üzerindeki etkisi vurgulandı. Yapay zekânın ticaret ekosistemini yeniden şekillendiren etkilerinin ele alındığı zirvenin öne çıkan oturumlarından AI Powered Commerce’te, Casper adına sahneye çıkan Pazarlama ve Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Feray Karaman, kullanıcı beklentilerinden ticaretin yeni dinamiklerine uzanan dönüşümün geleceğini içgörülerle aktardı. AI Powered Commerce oturumunda konuşan Casper Pazarlama ve Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Feray Karaman yapay zekânın iş süreçlerinden kullanıcı deneyimine uzanan geniş etki alanını ve bu dönüşümde Casper’ın nasıl konumlandığını verilerle aktardı. "Yapay zeka, yeni normalin kalbinde" Yapay zekanın bir trendden öte, yeni normal olduğunu vurgulayan Feray Karaman, 2026 itibarıyla bilgisayarların yüzde 55’inin AI PC olacağı bir geleceğe ilerlediklerini belirterek şunları söyledi: "Yapay zeka çağının henüz başındayız; dönüşüm ise çoktan başladı. Yapay zeka iş yapış şekillerimizi ve kullanıcı davranışlarını kökten dönüştüren yeni bir gerçeklik. Biz de Casper olarak, bu yaklaşımın etkilerini işimizin her alanında net biçimde görüyoruz. Gelişmiş donanım ve yapay zeka çözümlerimizle kurumsal işletmelerin ve bireysel kullanıcıların hızını artırıyor, maliyetlerini azaltıyor ve üretkenliklerini güçlendiriyoruz. Böylece geleceği bugünden şekillendiriyoruz." "Yapay zeka, insan zekasının yanında yer alıyor" Casper’ın yapay zeka alanında gerçekleştirdiği araştırmadan elde edilen somut verilerle bu görüşlerini destekleyen Karaman, 2025 yılının ilk yarısında Türkiye genelinde 8 ilde, 16-55 yaş arası 803 bireysel kullanıcıyla yapılan çalışmaya dikkat çekti. Araştırma sonuçlarına göre kullanıcıların yüzde 59’u yapay zeka özellikli bilgisayarları tercih ediyor. Bu bulgu, yapay zekanın artık karar anlarını ve tüketici davranışlarını yeniden şekillendiren yeni bir standart haline geldiğini ortaya koyuyor. Teknoloji dönüşürken kullanıcıların da bu değişime hızla adapte olduğunu vurgulayan Karaman, yapay zekaya yönelik algının sanılandan çok daha olgun bir noktaya ulaştığını ifade ediyor. Toplumda yapay zekaya karşı belirli kaygılar bulunsa da, yapay zekanın bireylerin yerine geçen bir unsur değil; onlarla birlikte çalışan, iş verimliliğini artıran ve karar süreçlerini güçlendiren bir yol arkadaşı olarak konumlandığını belirtiyor. Karaman’a göre yapay zeka, insan zekasının karşısında değil, tam yanında yer alıyor. Araştırma, yapay zekanın alışveriş alışkanlıklarını da dönüştürdüğünü ortaya koyuyor. Alışveriş öncesinde her üç kullanıcıdan birinin karar sürecinde yapay zekadan destek alması, bu teknolojinin günlük yaşamın doğal bir parçası haline geldiğini gösteriyor. Kullanıcıların yapay zeka denildiğinde aklına ChatGPT, asistanlık, kolaylık, yardım ve bilgiye hızlı erişim gibi kavramların gelmesi de bu dönüşümü destekliyor. Karaman, yapay zekanın uzun saatler bilgisayar başında geçirilen iş süreçlerini daha verimli hale getirdiğini; bu değişimin kullanıcıları daha güçlü ve yapay zekaya uyumlu bilgisayarlara yönelttiğini ifade ediyor. "Müşteri deneyimimiz yüzde 35 iyileşti" Yapay zekayı merkeze alarak müşteri memnuniyetini ciddi oranda artırdıklarını ifade eden Karaman, "Bu yaklaşımın etkilerini işimizin her alanında net biçimde görüyoruz; Ar-Ge, üretim ve pazarlama gibi süreçlerimizin hızını optimize ederken, servis süremizi de yeni teknolojilere adapte ederek 1 saate indirdik’’ dedi.
GÖKKURT ile Türkiye ikincisi olan gençler, projelerini daha ileriye taşımayı hedefliyor
17 Aralık 2025 Çarşamba - 10:12 GÖKKURT ile Türkiye ikincisi olan gençler, projelerini daha ileriye taşımayı hedefliyor Zonguldak’ın Devrek ilçesinde Anadolu Lisesi bünyesinde 2020 yılında kurulan GÖKKURT İnsansız Hava Araçları Takımı, Teknofest 2025 sürecinde elde ettiği önemli derecenin ardından çalışmalarını yeni başarılar için yoğunlaştırdı. Takım, edindiği tecrübe ve teknik birikimi daha ileri projelere taşımayı hedefliyor. Teknofest 2025 İnsansız Hava Araçları Yarışması’nda finale kalan 19 takım arasında yer alan GÖKKURT, yarışma sürecinde hazırladığı Proje Sunum Raporu ile TÜBİTAK desteği almaya hak kazanmış, kendi üretimleri olan İHA’nın tüm test aşamalarını başarıyla tamamlamıştı. Bu sürecin ardından ekip, 17-21 Eylül 2025 tarihleri arasında İstanbul Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen Teknofest’te projelerini sergileyerek ziyaretçilerle buluşturdu. "Sabit kanat" kategorisinde elde edilen derecenin ardından GÖKKURT Takımı, yarışma sonuçlarını bir "varış noktası" değil, yeni bir başlangıç olarak gördüklerini ifade etiler. Takım, teknik altyapıyı geliştirmek, üretim süreçlerini hızlandırmak ve yarışmalara daha güçlü projelerle katılmak için çalışmalarını sürdürüyor. Takımın danışman öğretmeni Burak Demirci, sürecin uzun soluklu bir emek olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "GÖKKURT takımı 2020 yılında kuruldu. İlk yıllarda finale kalamadık, sonrasında 17’ncilik, ardından 5’incilik geldi. Bir süre ara vermek zorunda kaldık ama bu yıl tekrar yarışmaya döndük. Geçmişten gelen bilgi birikimi ve öğrencilerimin özverili çalışmasıyla önemli bir sonuç elde ettik. Bu süreç bize şunu gösterdi: İmkânlar sınırlı olsa bile çalışarak, isteyerek ve vazgeçmeyerek ciddi sonuçlar alınabiliyor." Demirci, asıl kazanımın derece değil, öğrencilerin edindiği deneyim olduğuna dikkat çekerek, "Devrek gibi küçük bir ilçede okuyan öğrenciler, normal şartlarda kolay kolay yaşayamayacakları bir mühendislik ve teknoloji deneyimi yaşadı. Kendi yaşıtlarının neler ürettiğini gördüler, özgüven kazandılar. Bu deneyimin onların üniversite hayatına ve meslek yolculuklarına çok ciddi katkı sağlayacağına inanıyorum. Bundan sonra bu birikimle çok daha büyük işlere imza atacaklar" dedi. Takım pilotu Alper Sarsık da yarışmanın ardından hedef büyüttüklerini belirterek, "Bundan sonra tekrar katılmayı planlıyoruz. O şekilde üç boyut yazı şu anda prototip üretmeye çalışıyoruz. Uçağımız için o şekilde bizim için müthiş bir deneyimdi yarışmaya katılmak. Oradaki ortamı görmek çok iyiydi. Liseler arası vardı. Uluslararası İHA yarışmalarına katılan yarışmacıları da görmüştük. Oradaki heyecan başka yani öyle söyleyeyim. İHA’mızın stall hızı 9 m/s İHA’mızın uçuş hızı maksimum 25 km/s İHA’mızda 200 gram yükler bıraktık. Birinci yükümüz 2 m çapındaki dairede 47 cm’e düştü. İkinci yükümüz ise 10 m çapındaki dairede 1.47’ye düştü. O şekilde yaklaşık olarak 6-7 ay sürdü. Yaz tatilimizde sürekli okula gittik. O şekilde çalışmalar yürüttük. Sürekli okuldaydık yani uçağımızı üretmek için. Bununla ilgili normalde biz 1. olmuştuk. Fakat yükü bıraktığımız sırada uçağımız bir direğin içerisinden döndüğü için 10 puanlık bir ceza yedik. Bu yüzden ikinciliğe düştük. Üzülmüştük ama yine de ikinci olmak da bizim için büyük bir başarıydı. Yine de çok mutluyduk" dedi. GÖKKURT Takımı; danışman öğretmen Burak Demirci ile öğrenciler Kerem Gebeş, Asya Karabürme, Tuğsem Erva Çibasmaz, Muhammed Enes Tor ve Alper Sarsık’tan oluşuyor. Ekip, elde edilen deneyimi daha ileri teknoloji projelerine dönüştürmek için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.
GÖKKURT ile Türkiye ikincisi olan gençler, projelerini daha ileriye taşımayı hedefliyor
17 Aralık 2025 Çarşamba - 10:09 GÖKKURT ile Türkiye ikincisi olan gençler, projelerini daha ileriye taşımayı hedefliyor Zonguldak’ın Devrek ilçesinde Anadolu Lisesi bünyesinde 2020 yılında kurulan GÖKKURT İnsansız Hava Araçları Takımı, Teknofest 2025 sürecinde elde ettiği önemli derecenin ardından çalışmalarını yeni başarılar için yoğunlaştırdı. Takım, edindiği tecrübe ve teknik birikimi daha ileri projelere taşımayı hedefliyor. Teknofest 2025 İnsansız Hava Araçları Yarışması’nda finale kalan 19 takım arasında yer alan GÖKKURT, yarışma sürecinde hazırladığı Proje Sunum Raporu ile TÜBİTAK desteği almaya hak kazanmış, kendi üretimleri olan İHA’nın tüm test aşamalarını başarıyla tamamlamıştı. Bu sürecin ardından ekip, 17-21 Eylül 2025 tarihleri arasında İstanbul Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen Teknofest’te projelerini sergileyerek ziyaretçilerle buluşturdu. "Sabit kanat" kategorisinde elde edilen derecenin ardından GÖKKURT Takımı, yarışma sonuçlarını bir "varış noktası" değil, yeni bir başlangıç olarak gördüklerini ifade etiler. Takım, teknik altyapıyı geliştirmek, üretim süreçlerini hızlandırmak ve yarışmalara daha güçlü projelerle katılmak için çalışmalarını sürdürüyor. Takımın danışman öğretmeni Burak Demirci, sürecin uzun soluklu bir emek olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "GÖKKURT takımı 2020 yılında kuruldu. İlk yıllarda finale kalamadık, sonrasında 17’ncilik, ardından 5’incilik geldi. Bir süre ara vermek zorunda kaldık ama bu yıl tekrar yarışmaya döndük. Geçmişten gelen bilgi birikimi ve öğrencilerimin özverili çalışmasıyla önemli bir sonuç elde ettik. Bu süreç bize şunu gösterdi: İmkânlar sınırlı olsa bile çalışarak, isteyerek ve vazgeçmeyerek ciddi sonuçlar alınabiliyor." Demirci, asıl kazanımın derece değil, öğrencilerin edindiği deneyim olduğuna dikkat çekerek, "Devrek gibi küçük bir ilçede okuyan öğrenciler, normal şartlarda kolay kolay yaşayamayacakları bir mühendislik ve teknoloji deneyimi yaşadı. Kendi yaşıtlarının neler ürettiğini gördüler, özgüven kazandılar. Bu deneyimin onların üniversite hayatına ve meslek yolculuklarına çok ciddi katkı sağlayacağına inanıyorum. Bundan sonra bu birikimle çok daha büyük işlere imza atacaklar" dedi. Takım pilotu Alper Sarsık da yarışmanın ardından hedef büyüttüklerini belirterek, "Bundan sonra tekrar katılmayı planlıyoruz. O şekilde üç boyut yazı şu anda prototip üretmeye çalışıyoruz. Uçağımız için o şekilde bizim için müthiş bir deneyimdi yarışmaya katılmak. Oradaki ortamı görmek çok iyiydi. Liseler arası vardı. Uluslararası İHA yarışmalarına katılan yarışmacıları da görmüştük. Oradaki heyecan başka yani öyle söyleyeyim. İHA’mızın stall hızı 9 m/s İHA’mızın uçuş hızı maksimum 25 km/s İHA’mızda 200 gram yükler bıraktık. Birinci yükümüz 2 m çapındaki dairede 47 cm’e düştü. İkinci yükümüz ise 10 m çapındaki dairede 1.47’ye düştü. O şekilde yaklaşık olarak 6-7 ay sürdü. Yaz tatilimizde sürekli okula gittik. O şekilde çalışmalar yürüttük. Sürekli okuldaydık yani uçağımızı üretmek için. Bununla ilgili normalde biz 1. olmuştuk. Fakat yükü bıraktığımız sırada uçağımız bir direğin içerisinden döndüğü için 10 puanlık bir ceza yedik. Bu yüzden ikinciliğe düştük. Üzülmüştük ama yine de ikinci olmak da bizim için büyük bir başarıydı. Yine de çok mutluyduk" dedi. GÖKKURT Takımı; danışman öğretmen Burak Demirci ile öğrenciler Kerem Gebeş, Asya Karabürme, Tuğsem Erva Çibasmaz, Muhammed Enes Tor ve Alper Sarsık’tan oluşuyor. Ekip, elde edilen deneyimi daha ileri teknoloji projelerine dönüştürmek için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. (OA-
Samsun TEKNOPARK, Karadeniz’in teknoloji üssü olma yolunda gücünü artırıyor
17 Aralık 2025 Çarşamba - 09:37 Samsun TEKNOPARK, Karadeniz’in teknoloji üssü olma yolunda gücünü artırıyor Karadeniz Bölgesi’nde teknoloji ve inovasyonun lokomotifi konumuna yükselen Samsun TEKNOPARK, AR-GE odaklı büyüme performansıyla hem bölge ekonomisine yön veriyor hem de nitelikli istihdamın merkezlerinden biri haline geliyor. Samsun Valiliği tarafından paylaşılan verilere göre, Samsun TEKNOPARK bünyesinde 141 aktif firma ve girişimci faaliyet gösteriyor. Yazılım ve bilişimden medikal sağlık teknolojilerine, makine-teçhizattan tarım teknolojilerine kadar geniş bir sektörel yelpazede çalışan firmalar, yüksek katma değerli projelerle bölgenin teknoloji altyapısını güçlendiriyor. TEKNOPARK çatısı altında bugüne kadar 395 AR-GE projesi başarıyla tamamlanırken, 181 projenin ise aktif olarak sürdüğü bildirildi. Sağlık teknolojileri, yapay zekâ uygulamaları, biyoteknoloji ve ileri üretim alanlarında geliştirilen bu projeler, yenilikçi ürün ve çözümlerle dikkat çekiyor. Girişimcilik ekosistemini desteklemek amacıyla oluşturulan girişim ofisleri, erken aşama iş fikirlerinin hayata geçirilmesinde önemli bir rol üstleniyor. Her yıl çok sayıda yenilikçi girişimin teknoloji dünyasına kazandırıldığı bu yapı, Samsun’da girişimcilik kültürünün gelişmesine katkı sağlıyor. Samsun TEKNOPARK’ta faaliyet gösteren firmalar, geliştirdikleri ürünlerle uluslararası pazarlara açılarak bölge ihracatına da ivme kazandırıyor. Özellikle yazılım, medikal ve makine sektörlerinde faaliyet gösteren AR-GE firmaları, küresel ölçekte rekabet edebilecek seviyeye ulaşıyor. Binin üzerinde nitelikli uzman ve AR-GE personelinin istihdam edildiği Samsun TEKNOPARK, güçlü insan kaynağıyla teknoloji üretimini hızlandırırken, Karadeniz Bölgesi’nin yüksek nitelikli iş gücü kapasitesini de sürekli artırıyor. Ortaya konan bu verilerle Samsun TEKNOPARK, teknoloji, girişimcilik ve AR-GE alanlarında Karadeniz’in stratejik merkezi olma konumunu her geçen gün daha da pekiştiriyor.