TEKNOLOJİ
05 Mart 2026 Perşembe - 10:30 DicleFest’te teknoloji ve bilim yarışmaları başlıyor Dicle Elektrik, hizmet bölgelerinde gerçekleştirdiği enerji ve teknoloji festivali DicleFest’in dördüncüsünü 14 Mayısta Şanlıurfa’da düzenleyecek. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan altı ilde sürdürülebilirlik odaklı elektrik dağıtım hizmeti sunan Dicle Elektrik, teknoloji ve insan odaklı projeleriyle bölgesel kalkınmaya katkı sağlamayı sürdürüyor. Bu amaçla hizmet bölgesinde DicleFest etkinliğini hayata geçiren şirket, festival serisinin dördüncüsünü 14 Mayısta Şanlıurfa’da düzenleyecek. Festival kapsamında bu yıl gençlere bilim ve teknolojiyi sevdirmek ve bu alanlarda üretimlerini teşvik etmek amacıyla yeni bir proje yarışması da başlatıldı. "Geleceğin Enerjisini Sen Tasarla" mottosuyla düzenlenen proje yarışmasına, Batman, Diyarbakır, Mardin, Siirt, Şanlıurfa ve Şırnak illerindeki ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite öğrencileri ekiplerini kurarak katılabilecek. DicleFest kapsamındaki bilim ve teknoloji yarışmaları toplam altı farklı kategoride düzenleniyor. Yarışma ekibini kuran öğrenciler, 5 Nisana kadar internet sitesi üzerinden başvurularını yapabilecek. Finale kalan ekipler projelerini Şanlıurfa DicleFest’te sergileme şansı bulurken, kendi kategorilerinde ilk üçe girenler ödüllerini yine festival kapsamında düzenlenecek törenle alacak. Gençlerin hem üretkenliklerini, hem de teknik becerilerini sergileyebilecekleri proje yarışmalarında toplamda 1 milyon liraya yaklaşan para ödülü olacak. Dereceye girenlere tablet ve dizüstü bilgisayar gibi ödüller de verilecek. İlkokul öğrencileri ‘Suyumuz, Enerjimiz, Geleceğimiz’ temalı resim yarışmasında su ve enerji tasarrufuna dikkat çeken çalışmalarıyla, ortaokul öğrencileri ‘Su Kahramanları Görevde’ başlığı altında hikayeleriyle yarışmaya başvurabilecek. Lise düzeyinde ise ‘Tarımda Verimli Enerji Kullanımı’ proje yarışması altında akıllı tarım uygulamaları ve yenilenebilir enerji entegrasyonu üzerinden çalışmalar yürütülebilecek. ‘Verimli Enerji ile Sürdürülebilir Şehir Uygulamaları’ kategorisinin alt başlıklarında ise akıllı şehirler, enerji verimliliği ve elektrikli ulaşım çözümlerine ait projeler sunulabilecek. Üniversiteden başvuru yapmak isteyen ekipler de ‘Dijital Dönüşüm ve Enerji’ ile ‘Verimli Enerji ile Çalışan Fikirler’ başlıkları altında enerji sektöründe dijitalleşme, veri analitiği, akıllı enerji yönetimi ve inovasyon odaklı projeleriyle yarışmaya katılabilecek. Başvuruların 5 Nisan 2026 tarihine kadar tamamlanmasının ardından ön eleme ve yarı final süreçlerine geçilecek. Finale kalan projeler ise 28-29 Nisan 2026 tarihlerinde açıklanacak. Büyük final ve ödül töreni ise 14-17 Mayıs 2026 tarihleri arasında Şanlıurfa’da düzenlenecek DicleFest kapsamında gerçekleştirilecek.
04 Mart 2026 Çarşamba - 10:23 Dicle Elektrik, kaçak trafoya el koydu Dicle Elektrik, geçtiğimiz günlerde Şanlıurfa’da karla kaplı bir tarım arazisinin kaçak elektrikle sulandığını ortaya çıkarmıştı. Yapılan incelemelerin ardından savcılık kararıyla el konulmasına hükmedilen kayıt dışı trafo, olumsuz arazi şartları nedeniyle yerinden kaldıramadığı 100 kVA’lık kaçak trafoya el koyma işlemi tamamlandı. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde altı ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle faaliyet gösteren Dicle Elektrik, daha önce kamuoyuyla paylaşılan kaçak sulama tespitinin ardından süreci adli ve teknik boyutlarıyla yakından takip etti. Kar yağışı sırasında gündeme gelen olay, Şanlıurfa’nın Şanlıurfa iline bağlı Harran ilçesinin kırsal Yenice Mahallesi’nde bulunan yaklaşık 50 dönümlük tarım arazisinde yaşanmıştı. Balçık zemin müdahaleyi geciktirdi Kar yağışı sonrasında karla kaplı olmasına rağmen sulama yapılan tarlada gerçekleştirilen kontrollerde, kaçak elektrik kullanıldığı ve sulamanın kayıt dışı 100 kVA’lık bir trafo üzerinden yapıldığı belirlenmişti. Bunun üzerine Dicle Elektrik avukatları savcılığa başvurmuş, savcılık da söz konusu trafoya el konulması yönünde karar vermişti. Ancak yoğun kar ve sulama nedeniyle tarlanın balçık hale gelmesi, vinçle müdahaleyi mümkün kılmamıştı. Havaların düzelmesi ve toprağın kurumasının ardından jandarmanın aldığı güvenlik tedbirleri eşliğinde sahaya giren ekipler, direk üzerindeki kayıt dışı trafonun yanı sıra bir adet dağıtım panosu, bir adet kumanda panosu ve kaçak tüketimde kullanılan iletkenlere el koydu. Trafo sahibi olduğu belirlenen M.Y. isimli şahıs hakkında ise adli ve idari inceleme başlatıldı. Kaçak kullanım tarımsal sürdürülebilirliği tehdit ediyor Dicle Elektrik’ten yapılan değerlendirmede, kaçak elektrik kullanımının yalnızca enerji altyapısına değil, bölgesel ekonomi ve tarımsal üretime de ciddi zararlar verdiğine dikkat çekildi. Açıklamada, kaçak tüketimin enerji kayıplarını artırdığı, maliyetleri yükselttiği, yasal abonelere sunulan hizmet kalitesini düşürdüğü ve tarımsal sürdürülebilirliği olumsuz etkilediği vurgulanarak, kayıt dışı tüketimle mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği ifade edildi.
04 Mart 2026 Çarşamba - 09:51 Bilim Merkezinde dronlar ve kullanımı söyleşisi Düzce Belediyesi Bilim Merkezi, her yaştan bilimseveri buluşturmaya, yaptığı etkinliklerle teknolojik değişim ve gelişimleri her kesime ulaştırmaya devam ediyor. Merkez, gerçekleştirdiği son etkinlikte ‘Dronların İnsanlık Yararına Sivil Kullanım Alanları’ başlığı altındaki söyleşiye ev sahipliği yaptı. Düzce Bilim Merkezi, bilim ve teknoloji alanında yaşanan yeni gelişmeleri, hızlı şekilde hayata geçirdiği etkinliklerle bilimseverlerle buluşturmaya devam ediyor. Merkezin son misafirleri, Düzce Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri oldu. Kuruluşundan bugüne birçok bilimsel etkinliğe ev sahipliği yapan merkez, son olarak Düzce Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Yakup Okan Alpay’ın konuşmacı olarak katıldığı ‘Dronların İnsanlık Yararına Sivil Kullanım Alanları’ isimli söyleşi ile liseli gençleri buluşturdu. Söyleşi öncesi kısa bir değerlendirme de bulunan Alpay, "Arkadaşlarımızın ilgisi ve soruları gerçekten heyecan vericiydi. Bugün otonom dron sistemlerinin sivil hayattaki kullanımlarını ve gelişen hayattaki hangi teknolojiler ile birlikte gittiğini tartıştık. Gençlerle birlikte ileriye dönük bu dron sistemlerinde ne tür gelişmeler olabilir, kendileri hangi tür teknolojiler üzerine çalışmalar yapabilir bunlardan bahsettik" dedi. Bilim merkezinin böyle bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının kendileri için de çok iyi olduğunu ifade eden Alpay, özellikle liseli gençlerle bir araya gelerek çeşitli fikirler üzerine tartışma yürütmek için böyle bir mekan olmasının öneminden bahsederek, bilim merkezi ve yöneticilerine teşekkürlerini iletti. Söyleşiyi değerlendiren lise öğrencileri ise oldukça verimli geçtiği ifade ederek, son teknolojiler ve dron teknolojisi üzerine yapılan çalışmalar konusunda bilgilendiklerini dile getirdi. Etkinlik, öğrencilerin Bilim Merkezi’ndeki atölyelerin ziyaretiyle sona erdi.
Üniversite öğrencilerinden görme engellilere teknolojik destek
29 Aralık 2025 Pazartesi - 13:09 Üniversite öğrencilerinden görme engellilere teknolojik destek Sinop’ta üniversite öğrencileri, görme engelli bireylerin günlük yaşamda karşılaştıkları zorluklara çözüm üretmek amacıyla geliştirdikleri yenilikçi projelerle dikkat çekti. Sinop Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Programcılığı Programı öğrencileri tarafından hazırlanan "Akıllı Baston" ve "Okuma Gözlüğü" projeleri, teknolojiyi toplumsal faydaya dönüştürme hedefiyle hayata geçirildi. Projeler, görme engelli bireylerin daha güvenli, bağımsız ve erişilebilir bir yaşam sürmelerine katkı sağlamayı amaçlıyor. Geliştirilen Akıllı Baston, sensör teknolojisi sayesinde kullanıcının çevresindeki engelleri algılayarak sesli ve titreşimli uyarılar veriyor. Bu özellikleriyle baston, özellikle yaya hareketliliğinin yoğun olduğu alanlarda görme engelli bireylerin güvenli bir şekilde ilerlemesine yardımcı oluyor. Bastonun, farklı mesafe algılama seçenekleriyle olası çarpma ve düşme risklerini azaltmayı hedeflediği belirtildi. Öğrenciler tarafından tasarlanan bir diğer proje olan Okuma Gözlüğü ise entegre kamera ve sesli okuma sistemiyle öne çıkıyor. Gözlük, yazılı metinleri algılayarak dijital ortama aktarıyor ve kullanıcıya sesli olarak iletiyor. Bu sayede kitap, gazete, dergi, afiş ve benzeri yazılı materyaller görme engelli bireyler tarafından bağımsız şekilde okunabiliyor. Projelerin taşınabilir, kullanıcı dostu ve günlük hayatta rahatlıkla kullanılabilecek şekilde tasarlandığını belirten öğrenciler, özellikle eğitim hayatında ve kamusal alanlarda bu teknolojilerin büyük kolaylık sağlayacağını ifade etti. Geliştirilen sistemlerin ilerleyen süreçte daha da iyileştirilerek yaygınlaştırılmasının hedeflendiği belirtildi.
Erzurum Kent Konseyi: ’TEKNOFEST, Erzurum’a büyük bir enerji ve motivasyon kazandıracaktır’
29 Aralık 2025 Pazartesi - 10:52 Erzurum Kent Konseyi: ’TEKNOFEST, Erzurum’a büyük bir enerji ve motivasyon kazandıracaktır’ Erzurum Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer, MHP Erzurum Milletvekili Prof. Dr. Kamil Aydın’ın 2027 TEKNOFEST’in Erzurum’da yapılması önerisini desteklediklerini açıkladı. Başkan Tanfer,’’TEKNOFEST’in Cumhuriyet’in temellerinin atıldığı kadim şehir Erzurum’da yapılmasından büyük gurur duyacağız. TEKNOFEST Festivali, Erzurum’a büyük bir enerji ve motivasyon kazandıracaktır’’ dedi. Erzurum’un tarihsel, bilimsel ve teknoloji alanındaki güçlü altyapısına vurgu yapan Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer, TEKNOFEST’in 2027 yılında Erzurum’da yapılması konusunda destek verdiklerini ifade ederek : ’’Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının, 23 Temmuz 1919’da emperyalist güçlerin Osmanlı topraklarını paylaşmaya çalıştığı dönemde, Cumhuriyet’e geçişteki önemli adımların atılmasının ardından Cumhuriyet’in temellerinin atıldığı ve önemli kararların alındığı, düşman işgalindeki vatan toprağını kurtarmak için özgürlüğe giden zorlu süreci Erzurum’dan yürüten Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve dava arkadaşları, Erzurum Kongresi’nde ülkenin bağımsızlığa giden yolunu açmış, Erzurum Kent Konseyi olarak, TEKNOFEST’in 30 Eylül-4 Ekim 2026 tarihlerinde güzide şehrimiz Şanlıurfa’da programa alınması ile Erzurum’un da 2027 yılı programına alınmasından büyük bir onur ve gurur duyacağımızı ifade etmek istiyoruz. TEKNOFEST, Erzurum’a büyük bir enerji ve motivasyon kazandıracaktır" diye konuştu. "Erzurum TEKNOFEST’i çok istiyor" Festivalin her açıdan şehrin gelişimine katkı sağlayacağını, Erzurum’a büyük bir enerji ve motivasyon kazandıracağını ifade eden Tanfer, "Erzurum astronominin ve gökyüzü gözlemlerinin merkezi olarak biliniyor. Türkiye’nin en büyük gökyüzü gözlem etkinliği olan TÜBİTAK Gökyüzü Gözlem Etkinliği 28-31 Ağustos 2025 tarihleri arasında Erzurum Konaklı Kayak Merkezi’nde gerçekleştirilmesinin gururunu yaşadık. Türkiye’nin en büyük teleskopunun Erzurum’da bulunması, Atatürk Üniversitesi ve Erzurum Teknik Üniversitesi’nde Astronomi, Uzay Bilimleri, Havacılık, Mühendislik ve Fen Bilimleriyle ilgili bölümlerinin varlığı, gökyüzünü ilk okuyanların şehri olan Erzurum’un geleceğin teknolojilerini kucaklayacak olan TEKNOFEST’e ev sahipliği yapacak olması bizleri son derece gururlandırır. Türkiye Yüzyıl’ının en kilit aktörü olarak gördüğümüz TEKNOFEST kuşağında, gençlerimiz duruşlarıyla, cesaretleriyle, özgüvenleriyle, Milli teknoloji hamlemizin genç akıncıları, milletimizin gurur kaynağı olmayı sürdürüyor. TEKNOFEST’in Erzurum’da yapılması bölgenin ekonomik, sosyal ve turizm potansiyeline önemli katkı sağlaması ile birlikte TEKNOFEST Festivali Erzurum’a büyük bir enerji ve motivasyon kazandıracaktır" şeklinde konuştu. "Müjdeli haberi bekliyoruz" TEKNOFEST’in Erzurum’da yapılmasından büyük gurur duyacaklarını vurgulayan Erzurum Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer, daha sonra sözlerine şöyle devam etti, "Kent Konseyi Yürütme Kurulu olarak, bu konuda her zaman Erzurum’a ayrı bir sevgisi olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın destekleri ile Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mehmet Fatih Kacır’dan, TEKNOFEST Yönetim Kurulu ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Sayın Selçuk Bayraktar’dan TEKNOFEST Festivali’nin 2027 yılı programına Erzurum’un dahil edilerek kararlaştırılması müjdesini büyük bir heyecanla beklediğimizi ifade etmek istiyoruz. Erzurum Kent Konseyi olarak, TEKNOFEST coşkusunu, bu heyecanın, bu birlik ruhunun yeni rotasının Dadaşlar Diyarı Erzurum’da olmasını temenni ediyoruz.’’
Köyceğiz’de öğrenciler Ay’ı teleskopla inceledi
28 Aralık 2025 Pazar - 14:44 Köyceğiz’de öğrenciler Ay’ı teleskopla inceledi Muğla’nın Köyceğiz ilçesinde Köyceğiz Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) ve Naip Hüseyin Anadolu Lisesi’nin iş birliği ile planlanan ’Kadrajımdan Gökyüzü Atölyesi’ etkinliğine katılan öğrenciler, teleskopla Ay’ın yüzeyini ve Satürn’ü gözlemleyerek unutulmaz bir deneyim yaşadı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın, bilimsel düşünme, teknolojik üretkenlik ve sosyal beceri gelişimini erken yaşlardan itibaren teşvik etmek amacıyla planladığı Genç-Arge Faaliyetleri dahilinde Köyceğiz Aralık ayı faaliyeti ’Kadrajımdan Gökyüzü Atölyesi’ etkinliği Naip Hüseyin Anadolu Lisesi tarafından organize edildi. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nden Astronom Doç. Dr. Hasan Zühtü Okulu ile ilk olarak Ay ve Satürn gözlemi yapıldı. Etkinlik kapsamında öğrenciler, Ay’ın muhteşem görüntüsünü teleskopla yakından inceleme fırsatı buldu. Teleskop başında uzun kuyruklar oluşturan katılımcılar, heyecanla Ay’ın yüzeyindeki kraterleri ve detayları gözlemledi. Astronom Doç. Dr. Okulu’nun yaptığı bilgilendirme sonrasında öğrenciler uzay ve astronomi ile ilgili sorularını sordu. Köyceğiz Delta Plajı’nda gerçekleşen ’Kadrajımdan Gökyüzü Atölyesi’ etkinliği, öğrenci ve velilerden büyük ilgi gördü. Halka açık olarak yapılan etkinliğe Köyceğiz İlçe Milli Eğitim Müdürü Taner Şen, okullardan idareci, öğretmen, öğrenci ve veliler katıldı.
Vatandaşın geliştirdiği bu sistem yangını kıvılcım anında durduracak
28 Aralık 2025 Pazar - 09:16 Vatandaşın geliştirdiği bu sistem yangını kıvılcım anında durduracak Kocaeli’de yaşayan Kuddusi Kuranel, ormanlık alanlar ve dar bölgelerdeki yangınların başlangıç aşamasında kontrol altına alınabilmesi amacıyla motosiklete entegre edilebilir, taşınabilir söndürme sistemi geliştirdi. İtfaiye araçlarının girmekte zorlandığı sarp araziler ve dar sokaklar için tasarlanan sistem, yangının yayılmadan "ilk kıvılcım" aşamasında söndürülmesini hedefliyor. Özel bir firmadaki yangın eğitimi sırasında edindiği bilgilerden yola çıkan Kuddusi Kuranel (62), özellikle başlangıç aşamasındaki yangınların hızla kontrol altına alınabilmesi için teknik bir çalışma gerçekleştirdi. İtfaiye ekiplerinin girmekte zorlandığı otoyol kenarları, dar sokaklar ve orman içindeki sarp arazileri hedefleyen Kuranel, geliştirdiği sistemin amacının büyük ölçekli yangınları söndürmek değil, felaketin büyümesine neden olan ilk kıvılcıma müdahale etmek olduğunu bildirdi. Fikrin ortaya çıkış sürecini anlatan Kuddusi Kuranel, "Özel bir firmada çalışırken yangın söndürme eğitimi aldık. Bu tip olaylarla ilgili bilgi birikimim vardı. Bir gün tünelden geçerken sulu tip bir motosiklet gördüm. Ben bunu biraz daha geliştirip orman yangınları ve itfaiyenin gidemediği dar alanlar için uyarlamak istedim. Otoyol kenarları, kaldırım araları gibi her yere girsin istedim. Genelde yangın kıvılcımla başladığından dolayı böyle bir şey geliştirdim" dedi. "Küçük çaplı yangınları boğarak söndürüyor" Sistemin temel amacının büyük ölçekli yangınları söndürmek değil, felaketin büyümesini engellemek olduğunu vurgulayan Kuranel, kuru kimyasal modelinin ardından köpüklü model üzerindeki çalışmalarına da devam ettiğini aktardı. Sistemin çalışma şekline ilişkin de bilgi veren Kuddusi Kuranel, "6 litrelik bir tüpün içine 6 litre su ve 180 gram kimyasal koyuyoruz. Hortumun ucunda oksijenle birleşince battaniye tipi köpük oluşuyor. Bu köpük küçük çaplı yangınları boğarak söndürüyor" diye konuştu. "Vatandaşlar ’bununla mangal mı söndüreceksin’ diyor" Kuranel, cihazın 10 metrelik hortumu sayesinde nokta atışı müdahale imkanı sunduğunu ve sistemin özellikle orman köyleri ile mezralarda konuşlandırılmasının hayati önem taşıdığını ifade ederek, şunları kaydetti: "Her ormanın içinde küçük yerleşimler var. Muhtarlıklara bu sistemden birer ikişer verilse yangının merkezinde müdahale edilebilir. Ülkemiz için faydalı olacağına inanıyorum. Bazı vatandaşlar bana ’bununla mangal mı söndüreceksin’ diyor. Mangal söndürmüyoruz. Yangının ilk kıvılcımına, ilk noktasına atış yapıyoruz. Orman kenarına bidonla su koymak çözüm değil. Köklü çözüm istiyorsan bu sistemi koyacaksın."
Bodrum’a çocuk dostu projeler
27 Aralık 2025 Cumartesi - 13:25 Bodrum’a çocuk dostu projeler Muğla Büyükşehir Belediyesi gerçekleştirdiği projelerle ilçelerde bulunan park ve bahçeleri güzelleştirmeye, geliştirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Bodrum’un merkezinde yapılan Bodrum Liman Oyun Parkı Yenileme Projesi ile çocuklara güvenli, modern ve gelişim odaklı bir alan imkânı sunuldu. Muğla Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Tayfun Yılmaz’ın incelediği Bodrum Liman Parkı, hizmete girdi. Park, yalnızca bir oyun alanı değil, aynı zamanda adil, güvenli ve sağlıklı gelişimi önceleyen modern bir yaşam ve eğitim alanı olarak bin 450 metrekarelik alanda yer alıyor. Engelsiz tasarımlara sahip ve güvenli oyun alanları Büyükşehir Belediyesi, bu projeyle yalnızca fiziksel bir yenileme değil, çocukların gelişimsel ve sosyal ihtiyaçlarını merkeze alan çağdaş bir park oluşturmayı hedefliyor. Engelsiz tasarım anlayışıyla planlanan engelli dostu oyun alanları, özel ihtiyaçlı çocukların yaşıtlarıyla güvenle oyun oynamasına imkân tanıyor. Parkta yer alan aktivite panoları ve duyusal oyuncaklar bilişsel gelişimi desteklerken; teleferik, halatlı salıncaklar ve tırmanma elemanları gibi hareket odaklı oyun ekipmanları çocuklara güvenli fiziksel gelişim alanları sunuyor. Hem estetik hem de güvenliği bir arada sunan EPDM zemin kaplama ile donatılan parkın, çocuklar ve aileler için yeni bir buluşma noktası olması hedefleniyor. Gümüşlük’te doğayla uyumlu ve sürdürülebilir park projesi Muğla Büyükşehir Belediyesi, Karakaya Mahallesinde mülkiyetinde bulunan 21 bin 511 metrekarelik alanda park ve spor alanı yapılmasını planlıyor. Doğal sit ve 3. derece arkeolojik sit statüsüne sahip alanda, geçmiş yıllarda mevzuata aykırı şekilde inşa edilmiş ruhsatsız yapıların yıkım ve temizleme çalışmaları titizlikle sürdürülüyor. Çalışmalar; Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu ve ilgili tüm kurumların görüş ve izinleri doğrultusunda, doğal ve kültürel dokuya zarar verilmemesi temel ilke kabul edilerek yürütülüyor. Doğayla uyumlu ve sürdürülebilir park projesi Karakaya Mahallesi Gümüşlük mevkiinde yer alan alanda, yıkım ve temizleme çalışmalarının tamamlanmasının ardından ilgili kurullardan alınacak onaylar doğrultusunda; doğal ve arkeolojik sit şartlarını gözeten, kurakçıl peyzaj anlayışıyla tasarlanan, bölgeye özgü bitki türlerini içeren, yenilenebilir enerji kullanımını esas alan, spor, dinlenme ve sosyal ihtiyaçları birlikte karşılayan çevre dostu bir park ve spor alanının hayata geçirilmesi hedefleniyor. Proje ile alanın, bölge halkı ve yerli-yabancı ziyaretçiler için güvenli, nitelikli ve sürdürülebilir bir kamusal alan haline gelmesi amaçlanıyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Tayfun Yılmaz, Bodrum Liman Oyun Parkı Yenileme Projesinin tamamlanmasının ardından ve Gümüşlük’te yapılacak iklim ve çevre dostu bir park ve spor alanı ile ilgili yaptığı değerlendirmede, çocukların ihtiyaçlarını merkeze alan projelere büyük önem verdiklerini belirtti. Çocukların ve gençlerin sağlıklı gelişimini önceleyen projelere büyük önem verdiklerini vurgulayan Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, çocukların güvenle oyun oynayabildiği, engellerin ortadan kaldırıldığı, doğayla uyumlu ve sürdürülebilir kamusal alanlar oluşturmanın en temel sorumluluklarından olduğunu, Bodrum Liman Oyun Parkı bu anlayışın somut bir örneği olduğunu, Gümüşlük’te planlanan park ve spor alanını da doğal ve kültürel değerleri koruyarak, tüm kurulların onayları doğrultusunda Bodrum’a kazandıracaklarını açıkladı.
Türkiye’de düşen İHA’lar alarm veriyor: Güvenlik Uzmanından vatandaşlara kritik uyarılar
27 Aralık 2025 Cumartesi - 10:50 Türkiye’de düşen İHA’lar alarm veriyor: Güvenlik Uzmanından vatandaşlara kritik uyarılar Güvenlik Uzmanı Mehmet Akif Ceylan, art arda yaşanan son dönemde Türkiye’nin farklı bölgelerine düşen İHA’lara karşı vatandaşların bilinçli hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Güvenlik Uzmanı Mehmet Akif Ceylan, son dönemde sivil ve askeri alanda kullanımı artan İHA’ların kullanımına ilişkin bilgilendirmelerde bulundu. Gelişen teknolojiyle birlikte İHA’ların teknik arıza, sinyal kaybı veya dış müdahale gibi nedenlerle kontrolsüz şekilde düşebildiğini belirten Ceylan, bu araçların masum bir hobi ekipmanı olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizdi. Ceylan, düşen bir İHA’nın patlayıcı madde, kimyasal bileşen veya istihbarat amaçlı donanım taşıyabileceğine dikkat çekerek, vatandaşların yerde düşmüş bir İHA gördüklerinde kesinlikle dokunmamaları gerektiğini, parçalarını kurcalamamalarını ve olay yerinden uzak durmaları gerektiğini belirtti. Bu tür İHA’ların ya da tehlikeli maddeler içerebileceğini ifade eden Ceylan, özellikle sosyal medya için görüntü alma refleksinin ciddi tehlikelere yol açabileceğini dile getirdi. Yapılması gerekenin derhal güvenlik güçlerine haber vermek olduğunu söyleyen Ceylan, bölgenin mümkünse emniyet şeridiyle kapatılması ve kalabalığın uzaklaştırılması gerektiğini ifade etti. "Vatandaşlarımızın yapması gereken şey İHA’ya mümkün olduğu kadar yaklaşmamak" İHA’nın düştüğünü fark eden vatandaşların düştüğü alana mümkün olduğu müddetçe yaklaşmamaları konusunda uyaran Ceylan, "Son zamanlarda açık kaynaklara yansıyan bilgilerde ülkemizin farklı yerlerinde İHA enkazlarına ulaşılmış, kimisi etkisiz hale gelmiş, kimi kontrolünü kaybederek düşmüştür. Bu tarz durumlarda İHA’ları fark eden vatandaşlarımızın yapması gereken şey İHA enkazlarına mümkün olduğu kadar yaklaşmamak. Hızlı şekilde kolluk kuvvetlerine bilgi verilmesi önem arz etmektedir. Toplumsal olarak İHA’lara karşı teknolojinin getirdiği yeniliklerin vatandaşlar tarafından tanınması gerekiyor. Bunun için İHA’larla ilgili farkındalık projelerinin yapılmasında fayda var. İHA’lar kontrolsüz bir şekilde ülkemizde tespit edilmiştir. Bunun için ilgili makamlar tarafından farkındalığın artılması gerekiyor. İHA’ların bilinmesi gerekiyor" diye konuştu. "Sosyal medyada paylaşma, yetkililerle paylaş diyoruz" Türkiye’de düşen İHA’lara kontrolsüz bir biçimde yaklaşıldığını ve bu durumun vatandaşların can güvenliği açısından kritik derecede olumsuz olduğunu yineleyen Ceylan, "İHA fark edildiğinde hızlı şekilde kolluk kuvvetlerine haber vermemiz gerekiyor. Onunla beraber hiçbir şekilde dokunulmaması gerekiyor. Güvenli mesafe dediğimiz en az 100 metre uzak mesafede beklememiz gerekiyor. Kimseyi yaklaştırmamamız gerekiyor. Ankara’da yaşanan uçak kazası olayı doğrultusunda birçok vatandaşın uçak enkazına hızlı şekilde ulaştığını hep beraber gördük. Herkesin telefonları kayıt altında. Parçalara nasıl tekme attıklarını, bilinçsiz şekilde nasıl müdahale ettiklerini hep beraber gördük. Uçaktaki vatandaşlara müdahale edilmesi gerekiyor ama onunla beraber de uçak parçalarına dokunulmaması gerekiyor. Bizim bir sloganımız var. Sosyal medyada paylaşma, yetkililerle paylaş diyoruz" açıklamasında bulundu.
Tam otonom su üstü deniz aracıyla 284 takım arasından Türkiye ikinciliği
27 Aralık 2025 Cumartesi - 10:10 Tam otonom su üstü deniz aracıyla 284 takım arasından Türkiye ikinciliği Elazığ’da Deneyap Teknoloji Atölyelerinde geliştirilen tam otonom insansız su üstü deniz aracıyla Gelidonya takımı, TEKNOFEST 2025’te Türkiye ikinciliği elde etti. Ekip, ASELSAN ve ASFAT paydaşlığında düzenlenen yarışmada 284 takım arasından finale kalarak Türkiye ikinciliğini kazandı. Fırat Üniversitesi öğrencilerinden oluşan Gelidonya takımı, TEKNOFEST 2025 İnsansız Deniz Aracı Yarışması’nda önemli bir başarıya imza attı. Elazığ Şehit Muammer Faruk Salgar Gençlik Merkezi Deneyap Teknoloji Atölyelerinde çalışmalarını sürdüren ekip, geliştirdikleri tam otonom insansız su üstü deniz aracıyla finale kalarak Türkiye ikincisi oldu. Yarışma sürecinde video ve final aşamaları için iki ayrı prototip üreten takım, kendi yazılımlarıyla geliştirdikleri araçla dikkat çekti. Su üstü deniz aracı, harita noktası takibi, engellerin otonom şekilde aşılması ve angajman görevlerini tamamen otonom olarak yerine getirecek şekilde tasarlandı. Yunus Emre Güler, Yunus Emre Baycan, Alpaslan Hamzaoğlu ve Ali Töme’den oluşan genç mühendis ekibi, teknik bilgi ve saha deneyimini bir araya getirerek önemli bir başarı elde etti. Gelidonya Takımı olarak önümüzdeki dönemde farklı kategorilerde de yarışmalara katılarak başarılarını sürdürmeyi hedeflediklerini belirten takım kaptanı Yunus Emre Güler, "TEKNOFEST 2025’te insansız deniz aracı yarışmasında Türkiye ikincisi olan Gelidonya takımının kaptanıyım. Şu anda Deneyap Teknoloji Atölyelerindeyiz. Araçlarımızı burada imal ettik ve yarışmaya burada hazırlandık. Gelecek yıl için de hazırlıklarımızı yine burada yapmayı planlıyoruz. Önümüzdeki yıl hem hava savunma sistemleri hem de savaşan İHA gibi kategorilerde yarışmalara katılmayı düşünüyoruz. Geliştirmeye ve üretmeye devam ediyoruz. Aracımız, üç farklı parkuru tamamen otonom, yani insansız bir şekilde tamamlayabilecek şekilde tasarlandı. Birinci parkurumuz işaretlenen harita noktalarının takip edilmesi, ikinci parkurumuz engellerin otonom şekilde aşılması, üçüncü parkurumuz ise angajman görevinin yerine getirilmesiydi. Bu görevleri yerine getirebilecek sistemi, otopilot kartları ve yapay zeka bilgisayarları kullanarak kendi geliştirdiğimiz yazılımlarla ortaya çıkardık. İnşallah gelecek yıl hem gövde hem de yazılım olarak daha da geliştirerek Türkiye birinciliği için elimizden geleni yapacağız" dedi. Fırat Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü 4. sınıf öğrencisi Alpaslan Hamzaoğlu ise " Gençlik Merkezindeyiz. Deneyap Teknoloji Atölyeleri bünyesinde geçen yıldan beri TEKNOFEST projeleri için çalışıyoruz. Bu yıl insansız deniz aracı yarışması kapsamında Türkiye ikincisi olduk. Süreç oldukça zorluydu. Saatlerce çalıştık, zaman zaman uykusuz kaldık. Ancak emeğimizin karşılığını aldık. Bu yıl hem savaşan hem de hava savunma sistemleri yarışmalarına katılmayı planlıyoruz. Çalışmalarımızı üniversiteden arkadaşlarımızla daha geniş bir kadroyla sürdürmek istiyoruz. Kişisel hedefim ise TUSAŞ ya da BAYKAR gibi savunma sanayimizin önde gelen firmalarında görev alarak insansız hava araçları alanında çalışmalar yapmak" şeklinde konuştu. Gelidonya takımı yazılım ekibinde görev alan Bilgisayar Mühendisliği Bölümü 3. sınıf öğrencisi Ali Töme de" Bu takımın ve atölye ortamının çalışmalarımız üzerindeki etkisi çok büyük oldu. Derslerde öğrendiğimiz teorik bilgileri pratiğe dökme imkanı bulduk. TEKNOFEST 2025’te İstanbul Mavi Vatan’da düzenlenen yarışmalara katıldık ve insansız sistemler kategorisinde Türkiye ikinciliğini elde ettik. Şu anda çalışmalarımız devam ediyor. Yurt içi TEKNOFEST yarışmalarının yanı sıra yurt dışı yarışmalarda da ülkemizi temsil etmeyi planlıyoruz. Hedefim, milli savunma sanayinde Türk mühendisler olarak ülkemizin geleceği için çalışmak" ifadelerini kullandı.
Yapay zeka tehlikesi büyüyor: "Sahte içerikler kamuoyunun algısını çok hızlı bir şekilde şekillendirebiliyor"
27 Aralık 2025 Cumartesi - 09:52 Yapay zeka tehlikesi büyüyor: "Sahte içerikler kamuoyunun algısını çok hızlı bir şekilde şekillendirebiliyor" Yapay zeka teknolojilerinin hızla gelişmesiyle birlikte sosyal medyada yer alan video ve fotoğraflardan oluşan içeriklerin gerçek ile kurgu olup olmadığının belirlenmesi zorlaşırken uzmanlardan uyardı gelmeye başladı. Yapay zeka ile üretilen içeriklerin çok hızlı yayıldığına dikkat çeken Doç. Dr. Ahmet Taylan:" Kişilerin hiç söylemediği sözleri söylemiş gibi gösterilmesi ya da hiç yaşamadığı olayların yaşanmış gibi sunulması söz konusu olabiliyor, bu durum, doğrudan itibar suikastı anlamına geliyor" dedi. Son yıllarda yapay zeka destekli video üretimi, dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de sosyal medya platformlarının en dikkat çeken trendleri arasında yer alıyor. Gerçek görüntülerin üzerine yapay zeka ile ses, mimik ve yüz hareketi eklenerek hazırlanan videolar, çoğu zaman gerçeğinden ayırt edilemeyecek kadar yüksek doğrulukla üretiliyor. Bu durum, kullanıcıların izledikleri içeriklerin gerçekliği konusunda tereddüt yaşamasına neden oluyor. Dijital iletişim uzmanları, yapay zekanın eğlence ve içerik üretimi açısından önemli avantajlar sunduğunu ancak bilinçsiz ve kontrolsüz kullanımın ciddi riskleri beraberinde getirdiğini belirtiyor. Özellikle ‘deepfake’ olarak adlandırılan yapay zeka destekli sahte görüntülerin, kamuoyunu yanıltma ve manipüle etme potansiyeline dikkat çekiliyor. "Hangi videonun gerçek, hangisinin yapay olduğunu ayırt etmek çok zor" Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Taylan, "Günümüzde özellikle yapay zekayla üretilen videoların sosyal medyada çok hızlı bir şekilde yayıldığını görüyoruz. Yazılımlar o kadar gelişti ki, kullanıcıların hangi videonun gerçek, hangisinin yapay zeka aracılığıyla üretildiğini ayırt etmesi giderek güçleşiyor. Çoğu zaman izlediğimiz içeriğin gerçek mi yoksa kurgu mu olduğu konusunda ciddi bir belirsizlik oluşuyor" şeklinde konuştu. "Dezenformasyon ve manipülasyon riski çok ciddi boyutlarda" Bu durumun toplumsal etkilerine dikkat çeken Doç.Dr.Taylan, yapay zeka destekli içeriklerin özellikle hassas dönemlerde tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı. Taylan "Bu tür görüntülerle dezenformasyon ve manipülasyon yapmak çok daha kolay hale geliyor. Özellikle seçim dönemlerinde, kriz zamanlarında, toplumsal afetler ya da gerilimlerin yaşandığı süreçlerde toplumun yanlış yönlendirilmesi, yanlış bilgilendirilmesi mümkün oluyor. Yapay zeka ile üretilmiş sahte içerikler kamuoyunun algısını çok hızlı bir şekilde şekillendirebiliyor" ifadelerini kullandı. "Dolandırıcılık ve itibar suikastı için kullanıldığını görüyoruz" Yapay zeka destekli videoların bireysel mağduriyetlere de yol açtığına dikkat çeken Taylan, "Dolandırıcılık vakalarında bu tür kurgulanmış içeriklerin kullanıldığına tanık oluyoruz. Bunun yanında, kişilerin hiç söylemediği sözleri söylemiş gibi gösterilmesi ya da hiç yaşamadığı olayların yaşanmış gibi sunulması söz konusu olabiliyor. Bu durum, doğrudan itibar suikastı anlamına geliyor ve mağduriyetleri beraberinde getiriyor" diye konuştu. "Mahremiyet ihlali ve hukuksal sorunlar ortaya çıkıyor" Deepfake içeriklerin en önemli risklerinden birinin mahremiyet ihlali olduğunun altını da çizen Taylan, "İnsanların rızası olmadan fotoğraflarından ya da görüntülerinden yapay içerikler üretilmesi, mahremiyet alanının ihlali anlamına geliyor. Bu yalnızca teknik bir mesele değil, aynı zamanda ciddi hukuksal ve ahlaki sorunları da beraberinde getiriyor. Kişiler hiç bulunmadıkları ortamlarda bulunmuş gibi ya da hiç görüşmedikleri insanlarla görüşmüş gibi gösterilebiliyor" diyerek tehlikeyi gözler önüne serdi. "Teknoloji çok hızlı gelişiyor, mağduriyet riski de artıyor" Yapay zeka alanındaki hızlı değişimi aktaran Taylan, "Son 10 yılda bu alanda inanılmaz bir hızla gelişim yaşandı. Önümüzdeki 10 yıl içerisinde çok daha baş döndürücü gelişmelere tanık olacağız. Teknoloji geliştikçe bu tür içerikleri üretmek de çok daha kolay hale geliyor. Bu nedenle bireylerin bu konuda daha bilinçli olması gerekiyor. Medya okuryazarlığı ve teknoloji okuryazarlığı, yani dijital okuryazarlık becerilerinin mutlaka geliştirilmesi gerekiyor. İzlenen içeriklerin kaynağını sorgulamak, güvenilir olup olmadığını araştırmak en temel adım. Ayrıca yapay zeka ile üretilmiş videolarda zaman zaman dudak hareketleriyle ses uyumsuzluğu, göz kırpma, el ve parmak anatomisi gibi görsel tutarsızlıklar da görülebiliyor. Kullanıcılar bu tür detaylara dikkat ederek içerikleri daha sağlıklı değerlendirebilir" diyerek sözlerini tamamladı.
Bakan Kacır: "Türkiye teknoloji girişimciliğinde Avrupa’nın parlayan yıldızı olarak tarif ediliyor"
26 Aralık 2025 Cuma - 19:58 Bakan Kacır: "Türkiye teknoloji girişimciliğinde Avrupa’nın parlayan yıldızı olarak tarif ediliyor" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "23 yıl önce piyade tüfeğini yurt dışından temin eden bir ülkeydik, savunma ürünlerinde yüzde 80 dışa bağımlıydık. Bugün, kendi İHA’mızı, mühimmatını, uçaklarını, helikopterlerini, uydularını, radarlarını, elektronik harp sistemlerini geliştiren, üreten ve artık rekabetçi şekilde dünyaya ihraç edebilen bir ülkeyiz. Fikirden ürüne, üründen pazara uzanan yolculukta her aşamada Türkiye teknoloji girişimciliğinde Avrupa’nın parlayan yıldızı olarak tarif ediliyor" dedi. Sakarya Teknokent Ar-Ge Binası, Füzyon Girişim Ofisi ve Milli Teknoloji Atölyesi açılışı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla gerçekleşti. Açılışta konuşan Bakan Kacır, "Teknolojide tam bağımsız Türkiye tasavvurumuzu gerçeğe dönüştürme yolunda hayata geçirdiğimiz tüm bu projelerin Sakarya’mıza, üniversitelerimize, gençlerimize, ülkemize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Küresel ölçekte değişimin hız kazandığı, bilginin stratejik bir güç halinde geldiği bir çağdayız. Bu dönemde ülkelerin refah düzeyini ve rekabet gücünü bilimsel bilgi üretme kabiliyetiyle teknolojideki yenilikleri ekonomik değere dönüştürme düzeyi belirliyor. Özellikle yenilikçi teknolojilerde söz sahibi ülkeler sadece bugünün değil yarının dünyasını da şekillendiriyor. Pek çok ülkenin belirsizlikler sarmalında bocaladığı ve geleceğe dair vizyon ortaya koymakta zorlandığı bu süreçte bizler yaşanan değişimi tehdit olarak değil bilakis Türkiye adına tarihi bir fırsat olarak görüyoruz. Bu anlayışla bilimi ve teknolojiyi kalkınma yolculuğumuzun pusulası atlettik. Son 23 yılda dev bir Ar-ge ve inavasyon alt yapısı inşa ettik. Bugün özel sektörümüz bünyesinde bin 700’ü aşkın Ar-Ge ve tasarım merkezinde görev yapan nitelikli mühendislerimiz ve teknisyenlerimiz, yüksek katma değerli üretimi mümkün kılan yenilikçi çözümler geliştiriyor" dedi. "Ar-Ge harcamalarımızın milli gelirimizdeki payını binde 5’ten yüzde 1,46’ya çıkardık" Bakan Kacır, "113 Teknoparkımızda 12 binden fazla firmamız inavasyon odaklı çalışıyor. Bilim insanlarımız, araştırmacılarımız özel sektörümüze sunduğumuz destekler neticesinde Ar-Ge harcamalarımızın milli gelirimizdeki payını binde 5’ten yüzde 1,46’ya çıkardık. 2002’de 29 bin olan tam zaman eş değer Ar-Ge personel sayımız şimdi 310 bini aştı. İnşa ettiğimiz güçlü Ar-Ge alt yapısı milli teknoloji hamlesinin vizyon projelerinin fikirden hakikate dönüştüğü biz zemini sundu. 23 yıl önce piyade tüfeğini yurt dışından temin eden bir ülkeydik, savunma ürünlerinde yüzde 80 dışa bağımlıydık. Bugün, kendi İHA’mızı, mühimmatını, uçaklarını, helikopterlerini, uydularını, radarlarını, elektronik harp sistemlerini geliştiren, üreten ve artık rekabetçi şekilde dünyaya ihraç edebilen bir ülkeyiz. İnsansız hava aracı üretiminde dünyada lideriz. Türkiye’nin otomobili Togg ile elektrikli ve akıllı araç devrimini ve otomotiv sektöründe yaşanan eşzamanlı dönüşümleri ülkemiz adına fırsata çevirme iddiamızı ortaya koyduk. Teknoloji üretiminde ve geliştirmede yakaladığımız bu ivmeyi farklı sektörlere taşıyarak üniversitelerimizle sanayi arasındaki iş birliğini daha da güçlendirerek Türkiye yüzyılında teknolojide tam bağımsız Türkiye hedefimizi adım adım gerçeğe dönüştüreceğiz" diye konuştu. "Teknoloji girişimciliğini bu vizyonu hayata geçirecek itici güç addediyoruz" Bakan Kacır, "Teknoloji girişimciliğini bu vizyonu hayata geçirecek itici güç addediyoruz. Bu doğrultuda ülkemizde teknolojik girişimlerin yeşermesini ve ölçeklenmesini mümkün kılacak zemini çok boyutlu adımlarla inşa etti. Hayata geçirdiğimiz fonların fonu ve eş finansman mekanizmalarıyla 4,6 milyar liralık kamu kaynağını doğrudan girişimlerimize yönlendirdik. Bu etkiyle 120 milyar liralık özel sektör yatırımını harekete geçirdik. Erken aşama girişimlerine finansman sağlayan BİGG programımızla 2 bin 500’den fazla teknoloji girişiminin hayata geçmesini sağladık. 2018’den bu yana düzenlediğimiz Teknofestlerle gençlerimizi girişimcilik yolculuğuna dahil ettik. Fikirden ürüne, üründen pazara uzanan yolculukta her aşamada Türkiye teknoloji girişimciliğinde Avrupa’nın parlayan yıldızı olarak tarif ediliyor" şeklinde konuştu. "Her yaştan çocuğumuzu ve gencimizi bilimin büyülü dünyasıyla buluşturacağız" 81 ilde milli teknoloji atölyelerinin kurulacağını aktaran Bakan Kacır, "Bugün oyundan e-ticarete, yapay zekadan finans teknolojilerine geniş bir yelpazedeki girişimlerimiz iftihar vesilemizdir. Bu başarı ivmesini katlanarak 2030 yılına kadar ülkemizden 100 bin teknolojik girişiminin doğmasını ve milyar dolar değeri aşan unicornların bizim değimimizle Turkornların toplam kıymetinin 100 milyar doları aşmasını hedefliyoruz. Bu cennet vatanın her köşesindeki gençlerimizin teknoloji geliştirme ve dünyayı değiştirme iddiası taşıyabilmesini sağlayacak bir alt yapıyı kurmayı temel önceliğimiz olarak görüyoruz. Sakarya gerek sahip olduğu dev sanayi alt yapısı ve lojistik gücü, gerekse küresel finans ve teknoloji merkezi İstanbul’a yakınlığıyla girişimciler için önemli bir marka değerine sahip. 2010’da faaliyete geçen ve bünyesinde 130’dan fazla firmanın çalışmalarını sürdürdüğü Sakarya Teknokent, şehrimizde teknoloji girişimciliğinin nabzının attığı, üretim ile aklın buluştuğu milli teknoloji hamlemizin örnek projelerinin hayata geçirildiği ekosistemi inşa ediyor. Girişimcilerin yoğun ilgi gösterdiği Teknokentin yatırımcı talebine cevap verebilmesi adına ilave olarak 6 bin 500 metrekare kapalı alan barındıran 39 bin metrekare bir alanı ilan ettik. Bugünde bakanlığımızın 113 milyon lira ile hayata geçen yeni Ar-ge binasının açılışındayız. Teknokentimizde 3 bin 700 metrekare kapalı alanıyla girişimcilerimize çalışma alanı sunuyoruz. Aynı zamanda bina içinde faaliyet gösterecek füzyon girişim ofisiyle kuluçka ve kuluçka öncesi aşamadaki girişimcilerimize destek seti sunuyoruz. Üniversitelerimiz ve bilim merkezlerimiz bünyesinde kurduğumuz milli teknoloji atölyeleriyle ülkemizin yarınlarını inşa edecek gençlerimizi ileri teknoloji ekipmanları ve modern alt yapıyla buluşturuyoruz. Önümüzdeki yılsonuna kadar 81 ilimizde 100 milli teknoloji atölyesini tamamlamak üzere bir seferberlik ruhuyla çalışıyoruz. İki üniversitemizin de öğrencileri bu atölyede çalışacak. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak ülkemizin nitelikli insan kaynağını büyüten, yetkinliğini derinleştiren politikaları sürdüreceğiz. Her yaştan çocuğumuzu ve gencimizi bilimin büyülü dünyasıyla buluşturacağız. 60 milyon lira destek sağlayacağımız ve bünyesinde atölyeler, sergiler barındıracak olan modern tesis ile gençlerimizin merak ve keşfetme duygusunu ateşleyen bilim üssünü şehrimize kazandıracağız" ifadelerini kullandı.
Yapay zeka vizyonu iki prestijli ödülle taçlandı
26 Aralık 2025 Cuma - 11:30 Yapay zeka vizyonu iki prestijli ödülle taçlandı Samsun merkezli elektrik dağıtım firması, yapay zekâ ve dijital dönüşüm alanındaki yenilikçi uygulamaları sayesinde iki önemli ödüle layık görülerek ulusal ölçekte dikkat çekici bir başarıya imza attı. Future of AI & Cloud Zirvesi’nde NEBULA & YEDAŞ AI Projesi ile "Best AI Powered Decision & Management" ödülünü alan YEDAŞ, IDC Technology Symposium’da ise 2025 Yapay Zekâ Yılı Projesiyle "Best in New Ways of Work" kategorisinde üçüncülük elde etti. Bu başarılar, şirketin dönüşüm yaklaşımının geniş bir çevrede takdir edildiğini ortaya koydu. YEDAŞ’ın bu yıl hayata geçirdiği yapay zekâ odaklı çalışmalar; iş süreçlerinin hızlanmasına, bilgiye erişimin kolaylaşmasına ve şirket genelinde daha verimli bir çalışma kültürünün oluşmasına katkı sağladı. NEBULA & YEDAŞ AI Projesi, çalışanların günlük operasyonlarında ihtiyaç duyduğu bilgilere erişimi sadeleştiren yenilikçi bir yapay zekâ platformu sunarken, 2025 Yapay Zekâ Yılı Projesi ise şirket genelinde geniş katılımlı bir dönüşüm programı olarak dikkat çekti. Her iki proje de teknoloji kullanımını işin merkezine alan stratejik bir yaklaşımın ürünü olarak değerlendirilerek ödüle layık görüldü. Future of AI & Cloud Zirvesi’nde ödüllendirilen NEBULA & YEDAŞ AI Projesi; çalışanların ihtiyaç duydukları bilgiye hızlı erişmesini sağlayan, süreçlerdeki iş yükünü azaltan ve kurum içinde ortak kullanım alışkanlığını güçlendiren yapısıyla öne çıkıyor. Nebula AI Asistan sayesinde mevzuatlara, İK dokümanlarına ve kurum içi prosedürlere tek merkezden erişim sağlanırken, projede yer alan yapay zekâ uygulamaları toplantı yönetimi, çağrı merkezi süreçleri ve planlama adımları gibi birçok alanda destek sunuyor. Bu bütünleşik yapı, süreçlerin daha verimli ilerlemesine ve şirket içi bilgi yönetiminin gelişmesine katkı sağlıyor. IDC Technology Symposium’da ödüllendirilen 2025 Yapay Zekâ Yılı Projesi de çalışanların yapay zekâ uygulamalarını iş süreçlerinde daha etkin kullanmasına yönelik kapsamlı bir gelişim yılı olarak öne çıkıyor. Eğitimler, atölyeler, seminerler, yarışmalar ve dış paydaşlarla yürütülen iş birlikleriyle desteklenen program, şirket içinde yapay zekâ bilincinin yaygınlaşmasını güçlendiriyor. Farklı birimlerde görev alan Anahtar Kullanıcılar ise bu dönüşümün günlük iş akışlarına yerleşmesinde önemli rol oynuyor. "Önceliğimiz, operasyonel verimliliği ve müşteri memnuniyetini artırmak" YEDAŞ BT ve Dijital Dönüşüm Koordinatörü Mehmet Sami Ensari, alınan ödüllere ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Her iki projemiz de şirketimizde uzun süredir devam eden çalışmaların önemli bir yansıması niteliğinde. Teknolojiyi süreçlerimize entegre ederken önceliğimiz, operasyonel verimliliği ve müşteri memnuniyetini artırmak, süreçlerimizi yalınlaştırmak, kaliteli ve sürdürülebilir hizmet sağlamak oldu. Elde edilen bu sonuçlar, ekiplerimizin ortaya koyduğu yoğun emeğin ve kurum genelinde benimsenen dönüşüm anlayışının somut bir göstergesi niteliğinde. Önümüzdeki dönemde yapay zekâ uygulamalarını daha geniş alanlarda kullanarak kurumsal gelişimi desteklemeye devam edeceğiz" dedi.