TEKNOLOJİ
DicleFest’te teknoloji ve bilim yarışmaları başlıyor 05 Mart 2026 Perşembe - 10:30:10 Dicle Elektrik, hizmet bölgelerinde gerçekleştirdiği enerji ve teknoloji festivali DicleFest’in dördüncüsünü 14 Mayısta Şanlıurfa’da düzenleyecek. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan altı ilde sürdürülebilirlik odaklı elektrik dağıtım hizmeti sunan Dicle Elektrik, teknoloji ve insan odaklı projeleriyle bölgesel kalkınmaya katkı sağlamayı sürdürüyor. Bu amaçla hizmet bölgesinde DicleFest etkinliğini hayata geçiren şirket, festival serisinin dördüncüsünü 14 Mayısta Şanlıurfa’da düzenleyecek. Festival kapsamında bu yıl gençlere bilim ve teknolojiyi sevdirmek ve bu alanlarda üretimlerini teşvik etmek amacıyla yeni bir proje yarışması da başlatıldı. "Geleceğin Enerjisini Sen Tasarla" mottosuyla düzenlenen proje yarışmasına, Batman, Diyarbakır, Mardin, Siirt, Şanlıurfa ve Şırnak illerindeki ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite öğrencileri ekiplerini kurarak katılabilecek. DicleFest kapsamındaki bilim ve teknoloji yarışmaları toplam altı farklı kategoride düzenleniyor. Yarışma ekibini kuran öğrenciler, 5 Nisana kadar internet sitesi üzerinden başvurularını yapabilecek. Finale kalan ekipler projelerini Şanlıurfa DicleFest’te sergileme şansı bulurken, kendi kategorilerinde ilk üçe girenler ödüllerini yine festival kapsamında düzenlenecek törenle alacak. Gençlerin hem üretkenliklerini, hem de teknik becerilerini sergileyebilecekleri proje yarışmalarında toplamda 1 milyon liraya yaklaşan para ödülü olacak. Dereceye girenlere tablet ve dizüstü bilgisayar gibi ödüller de verilecek. İlkokul öğrencileri ‘Suyumuz, Enerjimiz, Geleceğimiz’ temalı resim yarışmasında su ve enerji tasarrufuna dikkat çeken çalışmalarıyla, ortaokul öğrencileri ‘Su Kahramanları Görevde’ başlığı altında hikayeleriyle yarışmaya başvurabilecek. Lise düzeyinde ise ‘Tarımda Verimli Enerji Kullanımı’ proje yarışması altında akıllı tarım uygulamaları ve yenilenebilir enerji entegrasyonu üzerinden çalışmalar yürütülebilecek. ‘Verimli Enerji ile Sürdürülebilir Şehir Uygulamaları’ kategorisinin alt başlıklarında ise akıllı şehirler, enerji verimliliği ve elektrikli ulaşım çözümlerine ait projeler sunulabilecek. Üniversiteden başvuru yapmak isteyen ekipler de ‘Dijital Dönüşüm ve Enerji’ ile ‘Verimli Enerji ile Çalışan Fikirler’ başlıkları altında enerji sektöründe dijitalleşme, veri analitiği, akıllı enerji yönetimi ve inovasyon odaklı projeleriyle yarışmaya katılabilecek. Başvuruların 5 Nisan 2026 tarihine kadar tamamlanmasının ardından ön eleme ve yarı final süreçlerine geçilecek. Finale kalan projeler ise 28-29 Nisan 2026 tarihlerinde açıklanacak. Büyük final ve ödül töreni ise 14-17 Mayıs 2026 tarihleri arasında Şanlıurfa’da düzenlenecek DicleFest kapsamında gerçekleştirilecek.
04 Mart 2026 Çarşamba - 10:23 Dicle Elektrik, kaçak trafoya el koydu Dicle Elektrik, geçtiğimiz günlerde Şanlıurfa’da karla kaplı bir tarım arazisinin kaçak elektrikle sulandığını ortaya çıkarmıştı. Yapılan incelemelerin ardından savcılık kararıyla el konulmasına hükmedilen kayıt dışı trafo, olumsuz arazi şartları nedeniyle yerinden kaldıramadığı 100 kVA’lık kaçak trafoya el koyma işlemi tamamlandı. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde altı ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle faaliyet gösteren Dicle Elektrik, daha önce kamuoyuyla paylaşılan kaçak sulama tespitinin ardından süreci adli ve teknik boyutlarıyla yakından takip etti. Kar yağışı sırasında gündeme gelen olay, Şanlıurfa’nın Şanlıurfa iline bağlı Harran ilçesinin kırsal Yenice Mahallesi’nde bulunan yaklaşık 50 dönümlük tarım arazisinde yaşanmıştı. Balçık zemin müdahaleyi geciktirdi Kar yağışı sonrasında karla kaplı olmasına rağmen sulama yapılan tarlada gerçekleştirilen kontrollerde, kaçak elektrik kullanıldığı ve sulamanın kayıt dışı 100 kVA’lık bir trafo üzerinden yapıldığı belirlenmişti. Bunun üzerine Dicle Elektrik avukatları savcılığa başvurmuş, savcılık da söz konusu trafoya el konulması yönünde karar vermişti. Ancak yoğun kar ve sulama nedeniyle tarlanın balçık hale gelmesi, vinçle müdahaleyi mümkün kılmamıştı. Havaların düzelmesi ve toprağın kurumasının ardından jandarmanın aldığı güvenlik tedbirleri eşliğinde sahaya giren ekipler, direk üzerindeki kayıt dışı trafonun yanı sıra bir adet dağıtım panosu, bir adet kumanda panosu ve kaçak tüketimde kullanılan iletkenlere el koydu. Trafo sahibi olduğu belirlenen M.Y. isimli şahıs hakkında ise adli ve idari inceleme başlatıldı. Kaçak kullanım tarımsal sürdürülebilirliği tehdit ediyor Dicle Elektrik’ten yapılan değerlendirmede, kaçak elektrik kullanımının yalnızca enerji altyapısına değil, bölgesel ekonomi ve tarımsal üretime de ciddi zararlar verdiğine dikkat çekildi. Açıklamada, kaçak tüketimin enerji kayıplarını artırdığı, maliyetleri yükselttiği, yasal abonelere sunulan hizmet kalitesini düşürdüğü ve tarımsal sürdürülebilirliği olumsuz etkilediği vurgulanarak, kayıt dışı tüketimle mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği ifade edildi.
04 Mart 2026 Çarşamba - 09:51 Bilim Merkezinde dronlar ve kullanımı söyleşisi Düzce Belediyesi Bilim Merkezi, her yaştan bilimseveri buluşturmaya, yaptığı etkinliklerle teknolojik değişim ve gelişimleri her kesime ulaştırmaya devam ediyor. Merkez, gerçekleştirdiği son etkinlikte ‘Dronların İnsanlık Yararına Sivil Kullanım Alanları’ başlığı altındaki söyleşiye ev sahipliği yaptı. Düzce Bilim Merkezi, bilim ve teknoloji alanında yaşanan yeni gelişmeleri, hızlı şekilde hayata geçirdiği etkinliklerle bilimseverlerle buluşturmaya devam ediyor. Merkezin son misafirleri, Düzce Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri oldu. Kuruluşundan bugüne birçok bilimsel etkinliğe ev sahipliği yapan merkez, son olarak Düzce Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Yakup Okan Alpay’ın konuşmacı olarak katıldığı ‘Dronların İnsanlık Yararına Sivil Kullanım Alanları’ isimli söyleşi ile liseli gençleri buluşturdu. Söyleşi öncesi kısa bir değerlendirme de bulunan Alpay, "Arkadaşlarımızın ilgisi ve soruları gerçekten heyecan vericiydi. Bugün otonom dron sistemlerinin sivil hayattaki kullanımlarını ve gelişen hayattaki hangi teknolojiler ile birlikte gittiğini tartıştık. Gençlerle birlikte ileriye dönük bu dron sistemlerinde ne tür gelişmeler olabilir, kendileri hangi tür teknolojiler üzerine çalışmalar yapabilir bunlardan bahsettik" dedi. Bilim merkezinin böyle bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının kendileri için de çok iyi olduğunu ifade eden Alpay, özellikle liseli gençlerle bir araya gelerek çeşitli fikirler üzerine tartışma yürütmek için böyle bir mekan olmasının öneminden bahsederek, bilim merkezi ve yöneticilerine teşekkürlerini iletti. Söyleşiyi değerlendiren lise öğrencileri ise oldukça verimli geçtiği ifade ederek, son teknolojiler ve dron teknolojisi üzerine yapılan çalışmalar konusunda bilgilendiklerini dile getirdi. Etkinlik, öğrencilerin Bilim Merkezi’ndeki atölyelerin ziyaretiyle sona erdi.
04 Mart 2026 Çarşamba - 09:44 Bilim Merkezinde dronlar ve kullanımı söyleşisi Düzce Belediyesi Bilim Merkezi, her yaştan bilimseveri buluşturmaya, yaptığı etkinliklerle teknolojik değişim ve gelişimleri her kesime ulaştırmaya devam ediyor. Merkez, gerçekleştirdiği son etkinlikte ‘Dronların İnsanlık Yararına Sivil Kullanım Alanları’ başlığı altındaki söyleşiye ev sahipliği yaptı. Düzce Bilim Merkezi, bilim ve teknoloji alanında yaşanan yeni gelişmeleri, hızlı şekilde hayata geçirdiği etkinliklerle bilimseverlerle buluşturmaya devam ediyor. Merkezin son misafirleri, Düzce Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri oldu. Kuruluşundan bugüne birçok bilimsel etkinliğe ev sahipliği yapan merkez, son olarak Düzce Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Yakup Okan Alpay’ın konuşmacı olarak katıldığı ‘Dronların İnsanlık Yararına Sivil Kullanım Alanları’ isimli söyleşi ile liseli gençleri buluşturdu. Söyleşi öncesi kısa bir değerlendirme de bulunan Alpay, "Arkadaşlarımızın ilgisi ve soruları gerçekten heyecan vericiydi. Bugün otonom dron sistemlerinin sivil hayattaki kullanımlarını ve gelişen hayattaki hangi teknolojiler ile birlikte gittiğini tartıştık. Gençlerle birlikte ileriye dönük bu dron sistemlerinde ne tür gelişmeler olabilir, kendileri hangi tür teknolojiler üzerine çalışmalar yapabilir bunlardan bahsettik" dedi. Bilim merkezinin böyle bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının kendileri için de çok iyi olduğunu ifade eden Alpay, özellikle liseli gençlerle bir araya gelerek çeşitli fikirler üzerine tartışma yürütmek için böyle bir mekan olmasının öneminden bahsederek, bilim merkezi ve yöneticilerine teşekkürlerini iletti. Söyleşiyi değerlendiren lise öğrencileri ise oldukça verimli geçtiği ifade ederek, son teknolojiler ve dron teknolojisi üzerine yapılan çalışmalar konusunda bilgilendiklerini dile getirdi. Etkinlik, öğrencilerin Bilim Merkezi içerisinde yer alan atölyeleri inceleme gezisi ile sona erdi.
Savunma Sanayii Başkanı Görgün: "2025’te 98 mühendis yurt dışına giderken, 190 uzmanımız döndü"
14 Ocak 2026 Çarşamba - 12:39 Savunma Sanayii Başkanı Görgün: "2025’te 98 mühendis yurt dışına giderken, 190 uzmanımız döndü" Savunma Sanayii (SSB) Başkanı Haluk Görgün, insan kaynağının savunma sanayiinin kopyalanamaz stratejik gücü olduğunu vurgulayarak, "2025’te 98 mühendis yurt dışına giderken, 190 uzmanımız yeniden ekosistemimize katıldı. Başvurulardaki yaklaşık üç kat artış, bu dönüşümün toplumsal karşılığını da gösteriyor" dedi. Savunma Sanayii Akademisi tarafından Milli Yetkinlik Hamlesi kapsamında düzenlenen Savunma Sanayii Yetenek Yönetimi Zirvesi’nin ikincisi, 14-15 Ocak tarihlerinde Ankara’da bir otelde gerçekleştiriliyor. Zirvenin açılışında konuşan Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, savunma sanayiinde asıl gücün platformlardan veya yazılımlardan değil, insan kaynağının niteliğinden geldiğini belirterek, "Bizler bugün burada savunma sanayiinin ‘yumuşak gücünü’ değil, en keskin ‘akıl gücünü’ konuşmak için bir aradayız. Kümülatif mühendislik aklı ve kurumsal hafıza, bir ulusun kopyalanamayacak tek stratejik varlığıdır" dedi. Görgün, Yetenek Yönetimi Zirvesi’nin genç zihinlerin potansiyelini sektörün ihtiyaçlarıyla buluşturmayı hedeflediğini vurgulayarak, OECD ve NATO düzeyindeki küresel yetenek yönetimi pratiklerinin incelendiğini, bu modellerin Türkiye’nin dinamikleriyle sentezlenerek milli inovasyon ekosistemini besleyecek yeni bir mimari oluşturulduğunu söyledi. "Biz yalnızca bugünü değil, 10 yıl sonrasının lider kadrosunu bugünden simüle ediyoruz" Milli Yetkinlik Hamlesi’nin klasik bir eğitim yaklaşımının ötesinde olduğunu ifade eden Görgün, "Bu program, topyekûn bir zihniyet dönüşümünü hedefleyen entegre bir ulusal kapasite inşa modelidir. Yetkinliği stratejik planlamanın merkezine alıyor, kurumsal sürdürülebilirliğin ve uluslararası rekabetçiliğin temel yapı taşı olarak konumlandırıyoruz" diye konuştu. Erken yetenek keşfinden liderlik potansiyelinin ortaya çıkarılmasına kadar uzanan sürecin Savunma Sanayii Akademisi çatısı altında yürütüldüğünü aktaran Görgün, "Bugün Savunma 101 dersinde gördüğümüz bir genç, 2035’in insansız savaş uçağının baş tasarımcısı olabilir. Biz yalnızca bugünü değil, 10 yıl sonrasının lider kadrosunu bugünden simüle ediyoruz" ifadelerini kullandı. Beyin göçünde denge tersine döndü Savunma sanayiinde nitelikli insan kaynağının ülkeye kazandırılmasının stratejik bir öncelik haline geldiğini kaydeden Görgün, 2023’te yurt dışına giden 339 mühendise karşılık sadece 47 dönüş yaşandığını, 2025 itibarıyla ise bu dengenin ilk kez pozitife döndüğünü açıkladı. Görgün, "2025’te 98 mühendis yurt dışına giderken, 190 uzmanımız yeniden ekosistemimize katıldı. Başvurulardaki yaklaşık üç kat artış, bu dönüşümün toplumsal karşılığını da gösteriyor" ifadelerini kullandı. Bu başarının dört temel adımla sağlandığını belirten Görgün, Avrupa’nın birçok kentinde düzenlenen Yurtdışı Teknoloji ve Yetkinlik Buluşmaları, mühendislerle kurulan birebir iletişim ağları, ‘Beyin Göçünden Beyin Gücüne’ çalıştayları ve şirketlerin yürüttüğü yurt dışı yetenek ve staj programlarına işaret etti. Binlerce genç savunma sanayii ile tanıştırıldı Savunma Sanayii Akademisi’nin faaliyetlerine de değinen Görgün, 214 farklı eğitimle 3 bin 400’ün üzerinde üniversite öğrencisine ulaşıldığını, 890’dan fazla lise öğrencisinin ise 26 farklı eğitim aracılığıyla savunma sanayiiyle tanıştırıldığını söyledi. Savunma Kariyer Platformu’nun 250 binden fazla kullanıcıyı 320’den fazla firmayla buluşturduğunu aktaran Görgün, gençler için dijital bir kariyer rehberi oluşturulduğunu kaydetti. 42 binin üzerinde çalışan, yüksek nitelikli kadro TUSAŞ, ASELSAN, ROKETSAN, TEI, HAVELSAN, ASPİLSAN ve İŞBİR başta olmak üzere vakıf şirketlerinde 42 bini aşkın çalışanın görev yaptığını belirten Görgün, bu personelin neredeyse tamamının lisans mezunu olduğunu, yurtiçi lisans mezuniyet oranının yüzde 98’in üzerinde bulunduğunu ifade etti. Şirketlerde 252 yurt dışı lisans, 752 yurt dışı yüksek lisans ve 150 yurt dışı doktora mezununun görev yaptığını aktaran Görgün, bu tablonun savunma sanayiinin yüksek nitelikli insan kaynağına sahip olduğunu ortaya koyduğunu dile getirdi. "Hedefimiz 2028 yılına kadar 158 bin kişilik nitelikli savunma sanayii istihdamına ulaşmak" Zirvenin ana hedefinin yetkinliği bireysel değil, bütüncül bir ekosistem olarak ele almak olduğunu vurgulayan Görgün, insan kaynakları yönetiminde dijital modellerle desteklenen yeni bir paradigma oluşturduklarını söyledi. Görgün, "Gelecek, hazırlanmakta olanlarındır. Hedefimiz 2028 yılına kadar 158 bin kişilik nitelikli savunma sanayii istihdamına ulaşmak. Teknolojik bağımsızlık kaleyi kurar, yetenekteki tam bağımsızlık ise o kaleyi fethedilemez kılar" diyerek sözlerini tamamladı.
BAÜN ve GMKA ortaklığında ’Siber Güvenlikte stratejik adım
13 Ocak 2026 Salı - 17:18 BAÜN ve GMKA ortaklığında ’Siber Güvenlikte stratejik adım Balıkesir Üniversitesi ile Güney Marmara Kalkınma Ajansı (GMKA) arasında, Türkiye Siber Vatan Programı kapsamında "Siber Güvenlik Eğitimi İş Birliği Protokolü" imzalandı. Balıkesir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Oğurlu ve Güney Marmara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Onur Adıyaman tarafından imzalanan protokol ile Balıkesir Üniversitesinde öğrenim gören öğrencilerin siber güvenlik alanında yetkinlik kazanmaları hedefleniyor. İmzalanan protokol; Türkiye’nin siber savunma kapasitesinin güçlendirilmesi, nitelikli insan kaynağının artırılması ve gençlerin siber güvenlik alanına yönlendirilmesi amacıyla hayata geçirilen Türkiye Siber Vatan Programı çerçevesinde yürütülecek eğitim faaliyetlerini kapsıyor. Bu kapsamda BAÜN öğrencilerine yönelik olarak siber güvenlik alanında eğitim, uygulama ve yetenek geliştirme faaliyetleri gerçekleştirilecek. Türkiye genelinde eş zamanlı olarak yürütülecek program sayesinde, siber güvenlik alanında kariyer hedefleyen öğrencilerin erken dönemde desteklenmesi, potansiyel yeteneklerin tespit edilmesi ve bu alanda uzmanlaşmalarının teşvik edilmesi hedefleniyor. Rektörlük’te gerçekleşen ve Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Cevdet Avcıkurt, Prof. Dr. Murat Doğdubay ve Prof. Dr. Fatih Satıl ile GMKA temsilcilerinin de yer aldığı imza töreninde protokolü imzalayan BAÜN Rektörü Prof. Dr. Yücel Oğurlu ve GMKA Genel Sekreteri Onur Adıyaman, imzalanan protokolün hayırlı olması dileklerinde bulundu.
SSB’den kritik teknolojilerde 14 yeni Ar-Ge projesi için imzalar atıldı
13 Ocak 2026 Salı - 16:36 SSB’den kritik teknolojilerde 14 yeni Ar-Ge projesi için imzalar atıldı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) tarafından yürütülen 2025 Yılı AR-GE Projeleri kapsamında savunma ve güvenlik alanında kritik teknolojilere odaklanan 14 yeni projenin sözleşmeleri imzalandı. Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) tarafından savunma ve güvenlik alanında kritik teknolojilerin geliştirilmesine yönelik yürütülen 2025 Yılı Ar-Ge Projeleri kapsamında hayata geçirilen projelerin sözleşme imza töreni gerçekleştirildi. SSB Ar-Ge ve Teknoloji Yönetimi Daire Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar çerçevesinde yurt içi ve yurt dışındaki kurum ve kuruluşların yol haritaları analiz edilerek Türk Silahlı Kuvvetleri ile emniyet ve güvenlik birimlerinin mevcut ve gelecekteki ihtiyaçları doğrultusunda teknoloji odaklı projeler oluşturuldu. OTAĞ (Odak Teknoloji Ağları) yapısı ve Ar-Ge Paneli mekanizması ile belirlenen projelerin sözleşmeleri düzenlenen törenle imzalandı. Törende konuşan Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün sahadaki caydırıcılık masadaki itibar ve ekonomide sürdürülebilir gücün yalnızca üretilen platform sayısıyla sınırlı olmadığını vurguladı. Görgün kritik teknolojilerde söz sahibi olma kapasitesi ile yeni bilginin ürüne dönüştürülme hızının belirleyici hale geldiğini söyledi. Savunma sanayiinde rekabetin platform yarışının ötesine geçtiğine işaret eden Görgün "Rekabetin merkezinde artık veri malzeme bilimi mikroelektronik yüksek frekans siber direnç ve kuantum ufku var. Bu tablo Ar-Ge’yi bir tercih olmaktan çıkarıp ulusal güvenliğin zorunlu bir bileşeni haline getirdi" dedi. Küresel ölçekte Ar-Ge harcamalarının hızla arttığını ifade eden Görgün 2023 itibarıyla savunma alanındaki küresel Ar-Ge harcamalarının 130 milyar doların üzerine çıktığını ABD ve Çin’in bu alanda diğer ülkelere kıyasla çok daha yüksek bütçeler ayırdığını kaydetti. Görgün siber güvenlik ileri malzemeler itki ve enerji teknolojileri ile kuantum başlıklarının önümüzdeki dönemin öncelikli alanları olduğunu belirterek "Biz de bu konularda faaliyet gösteren, gösterecek olan, altyapısı ve insan kıymeti ve bir takım kritik kitlesi oluşmuş enstitülerimizle, üniversitelerimizle ve şirketlerimizle 14 tane yeni projenin imzasını bugün gerçekleştiriyoruz. Türkiye’nin stratejik konumuna geldiğimizde bizim için asıl mesele kendi ihtiyaçlarımızdan doğan özgün çözüm, problemlere oluşturulacak çözümlere ve özgün mühendislik çözümlerini üreterek aslında neticede ulaşmaya çalıştığımız kalıcı bir kabiliyet, kalıcı bir araştırma geliştirme dinamizmine sahip insan yetkinliğinin sürdürülebilir kılmasında" şeklinde konuştu. Savunma sanayii şirketlerinin Ar-Ge konusundaki kararlılığına dikkati çeken Görgün, "Sektörümüzün Ar-Ge konusunda kararlılığına baktığımızda tüm şirketlerimizin savunma sanayi sektöründe faaliyet gösteren tüm firmaların, araştırma kurumlarının ilgisi olan üniversitelerin, akademisyenlerin bu anlamda ürettikleri bu kararlılığı desteklemekte. Vakıf şirketlerimiz, ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN, İŞBİR, ASPİLSAN, TUSAŞ ve TUSAŞ’ın yine şirketi olan TEİ’nin bu anlamdaki faaliyetlerini arkadaşlarıma rakamlar olarak çıkartın dediğimde 3 milyar 340 milyon dolarlık bir Ar-Ge bütçesine ulaştığını ve yürütmekte olan Ar-Ge proje sayısının da bin 600’ün üzerine çıktığını bana raporladılar" ifadelerini kullandı. SSB’nin Ar-Ge portföyünde yapay zeka destekli komuta kontrol ve karar destek sistemlerinden otonom hava ve deniz platformlarına elektronik harpten hipersonik kabiliyetlere kadar geniş bir yelpaze bulunduğunu ifade eden Görgün bu çalışmaların ihracata yansımasından memnuniyet duyduklarını söyledi. Ar-Ge’nin yalnızca bir harcama kalemi olmadığını belirten Görgün bunun caydırıcılık ve ihracat kapasitesinde kalıcı büyüme sağlayan stratejik bir yatırım olduğunu kaydetti. Görgün 2024-2028 dönemini kapsayan 12. Kalkınma Planı’nda savunma ve güvenlik alanında milli teknolojilere dayalı Ar-Ge faaliyetlerinin desteklenmesinin vurgulandığını hatırlatarak "Milli Teknoloji Hamlesi hedefleri doğrultusunda ortak aklı esas alan, beraber karar vermeyi, Türk Silahlı Kuvvetlerimiz ile Emniyet Güçlerimizin ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirmeyi odağında tutan bir yaklaşım ile yine 3373 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile Ar-Ge paneli faaliyetlerimize devam etmekteyiz" diye konuştu. İmzalanan projelerde 13 firma 5 üniversite ve 5 araştırma kurumu ile enstitünün ana yüklenici veya alt yüklenici olarak yer aldığını belirten Görgün toplam proje büyüklüğünün yaklaşık 44 milyon dolar seviyesinde olduğunu ifade etti. Projelerin önemli bir bölümünün TÜBİTAK araştırma enstitüleri ve üniversitelerle birlikte yürütülmesinin memnuniyet verici olduğunu sözlerine ekledi.
Bakan Uraloğlu: "Fiber uzunluk, 2025 yılı üçüncü çeyreğinde yaklaşık 657 bin kilometreye ulaştı"
13 Ocak 2026 Salı - 12:50 Bakan Uraloğlu: "Fiber uzunluk, 2025 yılı üçüncü çeyreğinde yaklaşık 657 bin kilometreye ulaştı" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından hazırlanan elektronik haberleşme sektörünün 2025 yılı üçüncü çeyrek verilerini değerlendirdi. Bakan Uraloğlu, "Fiber uzunluk, 2025 yılı üçüncü çeyreğinde yaklaşık 657 bin kilometreye ulaştı" dedi. Bakan Uraloğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından hazırlanan elektronik haberleşme sektörünün 2025 yılı üçüncü çeyrek verilerini değerlendirdi. Eylül sonu itibarıyla elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösteren işletmeci sayısının 408 olduğunu kaydeden Uraloğlu, "Bu işletmecilere verilen yetkilendirme sayısı ise 757’dir" ifadelerini kullandı. "Mobil ve sabit hatlardan yaklaşık 82 milyar dakika konuşma gerçekleştirildi" Uraloğlu, 2025 yılının üçüncü çeyreğinde sabit telefon abone sayısının 8,5 milyon, mobil abone sayısının ise yaklaşık 99,1 milyon olduğunu ifade ederek, "2025 yılı üçüncü çeyrekte toplam mobil trafik miktarı yaklaşık 80,7 milyar dakika olurken sabit trafik miktarı ise 1,2 milyar dakika olarak gerçekleşti. Böylece mobil ve sabit hatlardan yaklaşık 82 milyar dakika konuşma gerçekleştirildi " açıklamasında bulundu. Türkiye, Avrupa ülkelerine kıyasla en fazla görüşme yapan ülke oldu Toplam mobil abonelerin yaklaşık yüzde 80’inin bireysel, yüzde 20’sinin ise kurumsal abonelerden oluştuğunu ifade eden Bakan Uraloğlu, "2025 yılı üçüncü çeyreğinde, 494 dakikalık ortalama aylık mobil kullanım süresi ile Türkiye, önceki dönemde olduğu gibi incelenebilen Avrupa ülkeleri arasında ilk sırada yer aldı" dedi. Bakan Uraloğlu, söz konusu dönemde yaklaşık 4,9 milyon mobil abonenin numarasını taşıdığını ifade ederek "30 Eylül 2025 tarihine kadar taşınan mobil numara sayısı toplamda yaklaşık 203 milyon oldu" açıklamasında bulundu. Fiber uzunluk yüzde 11,7 arttı 2025 yılı üçüncü çeyreği itibarıyla genişbant internet abone sayısının 20,9 milyonunun sabit abone, 77,3 milyonunun mobil abone olduğunu kaydeden Bakan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "Toplam 98,2 milyon genişbant internet abone sayısına ulaştık, internet abone sayısı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1,9 artarken en yüksek artış yüzde 26,3’lük bir oranla ‘Eve Kadar Fiber’ abone sayısında, onu takiben de yüzde 26,1’lik bir oranla da ‘Kablosuz Telsiz İnternet (Sabit)’ abone sayısında gerçekleşti. Fiber altyapı açısından ise, geçen yılın aynı döneminde yaklaşık 588 bin kilometre olan fiber uzunluğu, 2025 yılı üçüncü çeyreğinde yaklaşık 657 bin kilometre olmuş ve yüzde 11,7 oranında artış gerçekleşti. Böylece fiber ağımız, Dünya’nın çevresini 16 kez dolaşacak uzunluğa erişti."
Türk Telekom yapay zekâ destekli EyeMo’yu kas hastalarının hizmetine sundu
13 Ocak 2026 Salı - 11:36 Türk Telekom yapay zekâ destekli EyeMo’yu kas hastalarının hizmetine sundu Türk Telekom, teknolojiyi iyilik ve faydaya dönüştürme vizyonu doğrultusunda, herkes için erişilebilir bir yaşam hedefiyle çalışmalarına devam ediyor. Türk Telekom, ALS ve felç gibi kas hastası bireylerin hayatını kolaylaştırmak amacıyla EyeMo projesini hayata geçirdi. Türk Telekom, teknolojiyi yaşamın her alanına yayarak akıllı uygulamalar ve yenilikçi çözümlerle topluma değer katmayı sürdürüyor. ALS ve felç gibi kas hastası bireylerin hayatını kolaylaştırmak amacıyla geliştirilen yenilikçi çözüm, Türk Telekom tarafından patenti alınarak ücretsiz şekilde kullanıcıların hizmetine sunuldu. Yapay zekâ tabanlı görüntü işleme modeli kullanılarak geliştirilen EyeMo ile kas hastası bireyler, yalnızca göz hareketleriyle bilgisayarlarını ve bilgisayara bağlı ışık, klima, televizyon gibi çevre ekipmanlarını kontrol edebiliyor. ’’Türk Telekom EyeMo ile teknolojiyi herkes için erişilebilir kılıyor’’ Türk Telekom Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Evren, "Şirket olarak insan odaklı yaklaşımımızla her alanda değer katan, inovatif ve geniş kitlelere fayda sağlayacak projeler geliştiriyoruz. Erişilebilirliği sosyal sorumluluğun ötesinde, sürdürülebilir dijital dönüşümün ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Üniversite-sanayi iş birlikleri ve Ar-Ge çalışmalarımızla tamamen yerli ve millî olarak geliştirilerek bilgi teknoloji ekiplerimizle ürünleştirilen ücretsiz olarak kullanıma sunduğumuz EyeMo sayesinde ALS ve felç gibi kas hastalıkları nedeniyle ellerini kullanamayan bireylerin dijital dünyaya bağımsız ve eşit katılımını destekliyoruz. Teknolojinin dönüştürücü gücünü toplum için iyilik ve faydaya dönüştüren projeler üretmeye devam edeceğiz" dedi. Yapılan açıklamaya göre, yapay zekâ tabanlı görüntü işleme modeli kullanılarak, tamamen yerli ve millî olarak geliştirilen yazılım sayesinde kullanıcılar, göz hareketleriyle bilgisayardaki çeşitli işlevleri kontrol edebiliyor. EyeMo, ellerini hareket ettiremeyen bireylerin bilgisayarlarını daha kolay ve konforlu bir şekilde kullanmalarına imkân tanırken, bilgiye erişimlerini destekleyerek dijital hayata eşit katılımın önünü açıyor. Şirket, EyeMo gibi insan odaklı ve ücretsiz teknolojilerle, engelli bireylerin toplumsal yaşama daha aktif katılımını desteklemeyi ve herkes için erişilebilir bir dijital gelecek inşa etmeyi sürdürüyor.
Eski Seka fabrikası alanı "Teknoşehir"e dönüşüyor
13 Ocak 2026 Salı - 11:13 Eski Seka fabrikası alanı "Teknoşehir"e dönüşüyor Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından, Seka Kültür Alanı’nda bilim ve teknoloji merkezi olarak hizmet verecek "Teknoşehir" projesinin inşasına başlandı. Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, beraberindeki heyetle 4 bin 500 metrekare kapalı alana sahip olacak projenin şantiyesinde incelemelerde bulundu. Eski Seka Kağıt Fabrikası’nın mekanik atölyesi olarak kullanılan yapının bulunduğu alanda, Anıtlar Kurulu tarafından onaylanan rekonstrüksiyon projesi hayata geçirilecek. Yaklaşık 1,5 yılda tamamlanması planlanan merkez, kentteki teknoloji ve bilim çalışmalarını tek çatı altında toplayacak. "Gençlerin kuluçka merkezi olacak" İnceleme sonrası değerlendirmelerde bulunan Başkan Büyükakın, mevcut binanın dönüştürülerek çok fonksiyonlu bir merkez haline getirileceğini belirtti. Teknoşehir’in bir kuluçka merkezi gibi çalışacağını ifade eden Büyükakın, şunları kaydetti: "Geleceğin dünyası teknoloji merkezli bir dünya. Kodlama yazabilen, robotlar yapabilen, bu dili emsallerinden daha başarılı bir şekilde kullanabilen gençler, geleceğin dünyasında daha rekabetçi ve daha önde olacak. Dolayısıyla da biz o gençlerimizin geleceği için bir proje oluşturduk. Onlar hava, su ve karada gidecek teknolojik araçları inşa ederken ve hayalini kurarken, bir yandan da teknolojik rekabette öne geçmiş olacaklar. Diğer taraftan burası bir kuluçka merkezi gibi çalışacak. Yenilikçiliğin kuluçka merkezi olacak. Genç girişimcilerin, yazılımcıların ve donanımcıların, yeni aletler yapanların buradan yetişerek dünyaya büyük katkılar sağlayacağını hayal ediyoruz." Teknoloji takımları tek merkezde toplanacak Proje kapsamında, halihazırda Vinsan Kampüsü ve Mehmet Ali Paşa Mahallesi’nde faaliyet gösteren teknoloji takımları ve dijital atölyeler buraya taşınacak. Teknoşehir bünyesinde; kodlama sınıfları, modüler ve mekanik atölyeler, 3D baskı alanı, dijital inovasyon merkezi, podcast ve müzik stüdyoları, tematik kütüphane ile sergi alanları yer alacak. Ayrıca teknoloji takımlarına sağlanan maddi desteğin de 20 milyon liraya çıkarıldığı bildirildi.
Araştırma Üniversitesi Değerlendirme Toplantısı
13 Ocak 2026 Salı - 09:49 Araştırma Üniversitesi Değerlendirme Toplantısı Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), Araştırma Üniversitesi olma vizyonu doğrultusunda bilimsel üretim süreçlerini değerlendirmek, araştırma kalitesini yükseltmek ve akademik motivasyonu artırmak amacıyla; Web of Science endekslerinde Q1 ve Q2 kategorilerinde yer alan dergilerde yayın yapan öğretim elemanlarıyla özel bir istişare toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda konuşan OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Kurnaz, araştırma üniversitesi sürecinin yalnızca bir unvan değil, sürdürülebilir ve uzun vadeli bir vizyonun sonucu olduğuna dikkat çekti. Kurnaz, "Araştırma üniversitesi olmak; prestij, kadro planlaması, bütçe imkânları, proje üretimi ve akademik görünürlük açısından üniversitelere önemli avantajlar sağlamaktadır. Bu ligde yer almak, akademik faaliyetlerin tamamını doğrudan etkileyen bir dönüşümü beraberinde getirir" ifadelerini kullandı. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından yürütülen araştırma üniversitesi değerlendirme sistemine değinen Prof. Dr. Kurnaz, üniversitelerin araştırma kapasitesi, araştırma kalitesi ve etkileşim ve iş birliği başlıkları altında değerlendirildiğini belirtti. Bu sürecin; yayın sayıları, atıf performansı, uluslararası iş birlikleri, yabancı uyruklu öğretim üyesi sayıları ve proje çıktıları gibi ölçütler üzerinden veriye dayalı ve otomatik şekilde yürütüldüğünü ifade etti. Son yıllarda araştırma üniversiteleri arasında rekabetin belirgin biçimde arttığını vurgulayan Kurnaz, "2017–2018 döneminde daha düşük puanlarla bu ligde yer almak mümkünken, günümüzde 50 puanın altındaki üniversitelerin araştırma üniversitesi statüsünü sürdürebilmesi neredeyse imkânsız hâle gelmiştir. Bu durum, çıtanın ne denli yükseldiğini açıkça göstermektedir" dedi. OMÜ’nün yayın performansı ve akademik üretimi OMÜ’nün son yıllardaki akademik üretim performansına ilişkin verileri de paylaşan Kurnaz, üniversitenin 2020–2024 yılları arasında yıllık ortalama 850 yayın gerçekleştirdiğini, 2025 yılında ise bu sayının yaklaşık 1.250’ye ulaştığını belirtti. Bu artışın, OMÜ adına önemli bir akademik başarı olduğunun altını çizdi. Araştırma üniversitesi hedefi doğrultusunda yalnızca niceliğin değil, niteliğin de belirleyici olduğuna dikkat çeken Kurnaz; Q1–Q2 yayınlar, uluslararası ortaklı çalışmalar, açık erişim yayınlar ve atıf performansının sürecin temel bileşenleri arasında yer aldığını vurguladı. Kurnaz, "Araştırma üniversitesi ligine çıkmak için yalnızca üretmek değil, doğru alanlarda, etkili ve nitelikli üretim planlaması yapmak gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu. Konuşmasının sonunda üniversite yönetimi olarak süreci düzenli veri analizleriyle izlediklerini ve haftalık değerlendirme toplantılarıyla yakından takip ettiklerini ifade eden Prof. Dr. Çetin Kurnaz, araştırma üniversitesi hedefinin yalnızca belirli fakültelerin değil; tüm akademik birimlerin ortak katkısıyla gerçekleşebileceğini vurguladı. Kurnaz, "Bu toplantıların temel amacı, birlikte nasıl daha ileriye gidebileceğimizi istişare etmek ve somut, uygulanabilir adımlar atmaktır" dedi. Bilgilendirme ve değerlendirme toplantısı, katılımcıların sorularının yanıtlandığı soru-cevap bölümü ile sona erdi.
Yerli ve milli DAS sistemi 2 bin iletim hattında kullanılmaya başlandı
12 Ocak 2026 Pazartesi - 14:04 Yerli ve milli DAS sistemi 2 bin iletim hattında kullanılmaya başlandı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, iletim hatlarındaki hırsızlıkların önüne geçmek amacıyla geliştirilen Dynamic Acoustic System (DAS) ile Türkiye genelinde 2 bini aşkın hatta güvenlik sağlıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, elektrik iletim hatlarından parça çalarak enerji kesintilerine yol açan ve arz güvenliğini tehlikeye atan hırsızlara karşı harekete geçti. Bakanlığın ilgili kuruluşu Türkiye Elektrik İletim A.Ş (TEİAŞ) ile Bilkent Üniversitesi, iletim hatlarındaki hırsızlıklara engel olunması amacıyla DAS adı verilen bir yüksek güvenlik hattı güvenlik ve izleme sistemi geliştirdi. Tornavida ve çekiç sesini ayırt ediyor Sistem kapsamında yüksek gerilim hatlarına sensör yerleştiriliyor. Söz konusu sensör, hat üzerindeki herhangi bir sesi doğrudan algılayabiliyor. Sesleri analiz eden sensör sayesinde, hat boyunca kullanılan bir tornavida, çekiç veya matkabın sesi dahi ayırt edilebiliyor. Herhangi bir sensör, bölgedeki iki ayrı hattın tamamının takip edilmesine ve izlenmesine imkân tanıyor. Koordinatları bildiriyor Hırsızlık teşebbüsünü algılayan sistem, teşebbüsün yaşandığı noktanın koordinatlarını doğrudan bölgede görev yapan TEİAŞ saha ekibi ve bölgeden sorumlu güvenlik güçleri ile paylaşıyor. Böylece, hırsızlık teşebbüsüne daha hızlı müdahale edilmesi sağlanıyor. Yerli ve milli Türk mühendislerin uzun süreli Ar-Ge faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan DAS’ın hem donanımı hem de yazılımı yerli ve milli imkanlarla geliştirildi. Tüm yüksek gerilim hatlarında kullanılıyor Elektrik iletim hatlarındaki hırsızlığın engellenmesi amacıyla üretilen DAS sensörü, Türkiye genelinde faal durumda bulunan 2 bini aşkın yüksek gerilim hattının tamamında kullanılmaya başlandı. Böylece, Aralık ayı sonu itibariyle TEİAŞ’a ait toplam uzunluğu 76 bin 701 kilometreyi bulan iletim hattının güvenliği için önemli bir adım atılmış oldu.
Bilimin Efeleri, kanser üzerine yaptıkları çalışmaya patent tescili almayı başardı
12 Ocak 2026 Pazartesi - 13:14 Bilimin Efeleri, kanser üzerine yaptıkları çalışmaya patent tescili almayı başardı Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Teknokent’te faaliyetlerini sürdüren Karya Farma HBX Ar-Ge ekipleri başta beyin tümörleri olmak üzere kolon, omurilik ve lösemi kanserlerinde etki göstermesi hedeflenen çalışmasına patent tescili almayı başardı. Nobel ödüllü Prof. Dr. Aziz Sancar’ın bu yönde yaptığı çalışmanın ardından kendilerini ‘Bilimin Efeleri’ diye adlandıran ekibin yeni çalışmasının heyecan verdiği belirtildi. ADÜ Teknokent bünyesinde Ar-Ge faaliyetlerini sürdüren Karya Farma HBX Ar-Ge ekipleri, kolon ve kolorektal kanserler, beyin tümörleri ve kan kanserleri gibi ağır hastalıklarda yalnızca tedaviye değil, hastalığa bağlı semptomların giderilmesine de odaklanan çalışma yaptıklarını açıkladı. Çalışmanın, günümüz onkoloji anlayışında giderek önem kazanan destekleyici ve tamamlayıcı tedavi yaklaşımlarına bilimsel bir katkı sunmasının amaçlandığını belirten Karya Farma HBX Ar-Ge Kurucusu Hakan Başlık, "ADÜ Teknokent bünyesinde yaptığımız çalışmalara ilişkin 18 patente sahibiz. Son günlerde tüm dünyanın dikkatini çeken beyin tümörü çalışmalarıyla bilim tarihimize geçen Nobel ödüllü Prof. Dr. Aziz Sancar hocamızın açtığı bilim yolunda ilerlemekten onur duyuyoruz. Aynı kanser türlerinde, yerli ve milli bir yaklaşımla patent almayı başarmış olmak bizler için büyük bir sorumluluk ve gurur kaynağı" dedi. Karya Farma HBX Ar-Ge aldığı patenti ADÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cemal İyem, ADÜ Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Mustafa Akkaya ve Sanayi ve Teknoloji Aydın İl Müdürü Fatih Ulutaş ile paylaştı.