TEKNOLOJİ
DicleFest’te teknoloji ve bilim yarışmaları başlıyor 05 Mart 2026 Perşembe - 10:30:10 Dicle Elektrik, hizmet bölgelerinde gerçekleştirdiği enerji ve teknoloji festivali DicleFest’in dördüncüsünü 14 Mayısta Şanlıurfa’da düzenleyecek. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan altı ilde sürdürülebilirlik odaklı elektrik dağıtım hizmeti sunan Dicle Elektrik, teknoloji ve insan odaklı projeleriyle bölgesel kalkınmaya katkı sağlamayı sürdürüyor. Bu amaçla hizmet bölgesinde DicleFest etkinliğini hayata geçiren şirket, festival serisinin dördüncüsünü 14 Mayısta Şanlıurfa’da düzenleyecek. Festival kapsamında bu yıl gençlere bilim ve teknolojiyi sevdirmek ve bu alanlarda üretimlerini teşvik etmek amacıyla yeni bir proje yarışması da başlatıldı. "Geleceğin Enerjisini Sen Tasarla" mottosuyla düzenlenen proje yarışmasına, Batman, Diyarbakır, Mardin, Siirt, Şanlıurfa ve Şırnak illerindeki ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite öğrencileri ekiplerini kurarak katılabilecek. DicleFest kapsamındaki bilim ve teknoloji yarışmaları toplam altı farklı kategoride düzenleniyor. Yarışma ekibini kuran öğrenciler, 5 Nisana kadar internet sitesi üzerinden başvurularını yapabilecek. Finale kalan ekipler projelerini Şanlıurfa DicleFest’te sergileme şansı bulurken, kendi kategorilerinde ilk üçe girenler ödüllerini yine festival kapsamında düzenlenecek törenle alacak. Gençlerin hem üretkenliklerini, hem de teknik becerilerini sergileyebilecekleri proje yarışmalarında toplamda 1 milyon liraya yaklaşan para ödülü olacak. Dereceye girenlere tablet ve dizüstü bilgisayar gibi ödüller de verilecek. İlkokul öğrencileri ‘Suyumuz, Enerjimiz, Geleceğimiz’ temalı resim yarışmasında su ve enerji tasarrufuna dikkat çeken çalışmalarıyla, ortaokul öğrencileri ‘Su Kahramanları Görevde’ başlığı altında hikayeleriyle yarışmaya başvurabilecek. Lise düzeyinde ise ‘Tarımda Verimli Enerji Kullanımı’ proje yarışması altında akıllı tarım uygulamaları ve yenilenebilir enerji entegrasyonu üzerinden çalışmalar yürütülebilecek. ‘Verimli Enerji ile Sürdürülebilir Şehir Uygulamaları’ kategorisinin alt başlıklarında ise akıllı şehirler, enerji verimliliği ve elektrikli ulaşım çözümlerine ait projeler sunulabilecek. Üniversiteden başvuru yapmak isteyen ekipler de ‘Dijital Dönüşüm ve Enerji’ ile ‘Verimli Enerji ile Çalışan Fikirler’ başlıkları altında enerji sektöründe dijitalleşme, veri analitiği, akıllı enerji yönetimi ve inovasyon odaklı projeleriyle yarışmaya katılabilecek. Başvuruların 5 Nisan 2026 tarihine kadar tamamlanmasının ardından ön eleme ve yarı final süreçlerine geçilecek. Finale kalan projeler ise 28-29 Nisan 2026 tarihlerinde açıklanacak. Büyük final ve ödül töreni ise 14-17 Mayıs 2026 tarihleri arasında Şanlıurfa’da düzenlenecek DicleFest kapsamında gerçekleştirilecek.
04 Mart 2026 Çarşamba - 10:23 Dicle Elektrik, kaçak trafoya el koydu Dicle Elektrik, geçtiğimiz günlerde Şanlıurfa’da karla kaplı bir tarım arazisinin kaçak elektrikle sulandığını ortaya çıkarmıştı. Yapılan incelemelerin ardından savcılık kararıyla el konulmasına hükmedilen kayıt dışı trafo, olumsuz arazi şartları nedeniyle yerinden kaldıramadığı 100 kVA’lık kaçak trafoya el koyma işlemi tamamlandı. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde altı ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle faaliyet gösteren Dicle Elektrik, daha önce kamuoyuyla paylaşılan kaçak sulama tespitinin ardından süreci adli ve teknik boyutlarıyla yakından takip etti. Kar yağışı sırasında gündeme gelen olay, Şanlıurfa’nın Şanlıurfa iline bağlı Harran ilçesinin kırsal Yenice Mahallesi’nde bulunan yaklaşık 50 dönümlük tarım arazisinde yaşanmıştı. Balçık zemin müdahaleyi geciktirdi Kar yağışı sonrasında karla kaplı olmasına rağmen sulama yapılan tarlada gerçekleştirilen kontrollerde, kaçak elektrik kullanıldığı ve sulamanın kayıt dışı 100 kVA’lık bir trafo üzerinden yapıldığı belirlenmişti. Bunun üzerine Dicle Elektrik avukatları savcılığa başvurmuş, savcılık da söz konusu trafoya el konulması yönünde karar vermişti. Ancak yoğun kar ve sulama nedeniyle tarlanın balçık hale gelmesi, vinçle müdahaleyi mümkün kılmamıştı. Havaların düzelmesi ve toprağın kurumasının ardından jandarmanın aldığı güvenlik tedbirleri eşliğinde sahaya giren ekipler, direk üzerindeki kayıt dışı trafonun yanı sıra bir adet dağıtım panosu, bir adet kumanda panosu ve kaçak tüketimde kullanılan iletkenlere el koydu. Trafo sahibi olduğu belirlenen M.Y. isimli şahıs hakkında ise adli ve idari inceleme başlatıldı. Kaçak kullanım tarımsal sürdürülebilirliği tehdit ediyor Dicle Elektrik’ten yapılan değerlendirmede, kaçak elektrik kullanımının yalnızca enerji altyapısına değil, bölgesel ekonomi ve tarımsal üretime de ciddi zararlar verdiğine dikkat çekildi. Açıklamada, kaçak tüketimin enerji kayıplarını artırdığı, maliyetleri yükselttiği, yasal abonelere sunulan hizmet kalitesini düşürdüğü ve tarımsal sürdürülebilirliği olumsuz etkilediği vurgulanarak, kayıt dışı tüketimle mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği ifade edildi.
04 Mart 2026 Çarşamba - 09:51 Bilim Merkezinde dronlar ve kullanımı söyleşisi Düzce Belediyesi Bilim Merkezi, her yaştan bilimseveri buluşturmaya, yaptığı etkinliklerle teknolojik değişim ve gelişimleri her kesime ulaştırmaya devam ediyor. Merkez, gerçekleştirdiği son etkinlikte ‘Dronların İnsanlık Yararına Sivil Kullanım Alanları’ başlığı altındaki söyleşiye ev sahipliği yaptı. Düzce Bilim Merkezi, bilim ve teknoloji alanında yaşanan yeni gelişmeleri, hızlı şekilde hayata geçirdiği etkinliklerle bilimseverlerle buluşturmaya devam ediyor. Merkezin son misafirleri, Düzce Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri oldu. Kuruluşundan bugüne birçok bilimsel etkinliğe ev sahipliği yapan merkez, son olarak Düzce Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Yakup Okan Alpay’ın konuşmacı olarak katıldığı ‘Dronların İnsanlık Yararına Sivil Kullanım Alanları’ isimli söyleşi ile liseli gençleri buluşturdu. Söyleşi öncesi kısa bir değerlendirme de bulunan Alpay, "Arkadaşlarımızın ilgisi ve soruları gerçekten heyecan vericiydi. Bugün otonom dron sistemlerinin sivil hayattaki kullanımlarını ve gelişen hayattaki hangi teknolojiler ile birlikte gittiğini tartıştık. Gençlerle birlikte ileriye dönük bu dron sistemlerinde ne tür gelişmeler olabilir, kendileri hangi tür teknolojiler üzerine çalışmalar yapabilir bunlardan bahsettik" dedi. Bilim merkezinin böyle bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının kendileri için de çok iyi olduğunu ifade eden Alpay, özellikle liseli gençlerle bir araya gelerek çeşitli fikirler üzerine tartışma yürütmek için böyle bir mekan olmasının öneminden bahsederek, bilim merkezi ve yöneticilerine teşekkürlerini iletti. Söyleşiyi değerlendiren lise öğrencileri ise oldukça verimli geçtiği ifade ederek, son teknolojiler ve dron teknolojisi üzerine yapılan çalışmalar konusunda bilgilendiklerini dile getirdi. Etkinlik, öğrencilerin Bilim Merkezi’ndeki atölyelerin ziyaretiyle sona erdi.
04 Mart 2026 Çarşamba - 09:44 Bilim Merkezinde dronlar ve kullanımı söyleşisi Düzce Belediyesi Bilim Merkezi, her yaştan bilimseveri buluşturmaya, yaptığı etkinliklerle teknolojik değişim ve gelişimleri her kesime ulaştırmaya devam ediyor. Merkez, gerçekleştirdiği son etkinlikte ‘Dronların İnsanlık Yararına Sivil Kullanım Alanları’ başlığı altındaki söyleşiye ev sahipliği yaptı. Düzce Bilim Merkezi, bilim ve teknoloji alanında yaşanan yeni gelişmeleri, hızlı şekilde hayata geçirdiği etkinliklerle bilimseverlerle buluşturmaya devam ediyor. Merkezin son misafirleri, Düzce Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri oldu. Kuruluşundan bugüne birçok bilimsel etkinliğe ev sahipliği yapan merkez, son olarak Düzce Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Yakup Okan Alpay’ın konuşmacı olarak katıldığı ‘Dronların İnsanlık Yararına Sivil Kullanım Alanları’ isimli söyleşi ile liseli gençleri buluşturdu. Söyleşi öncesi kısa bir değerlendirme de bulunan Alpay, "Arkadaşlarımızın ilgisi ve soruları gerçekten heyecan vericiydi. Bugün otonom dron sistemlerinin sivil hayattaki kullanımlarını ve gelişen hayattaki hangi teknolojiler ile birlikte gittiğini tartıştık. Gençlerle birlikte ileriye dönük bu dron sistemlerinde ne tür gelişmeler olabilir, kendileri hangi tür teknolojiler üzerine çalışmalar yapabilir bunlardan bahsettik" dedi. Bilim merkezinin böyle bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının kendileri için de çok iyi olduğunu ifade eden Alpay, özellikle liseli gençlerle bir araya gelerek çeşitli fikirler üzerine tartışma yürütmek için böyle bir mekan olmasının öneminden bahsederek, bilim merkezi ve yöneticilerine teşekkürlerini iletti. Söyleşiyi değerlendiren lise öğrencileri ise oldukça verimli geçtiği ifade ederek, son teknolojiler ve dron teknolojisi üzerine yapılan çalışmalar konusunda bilgilendiklerini dile getirdi. Etkinlik, öğrencilerin Bilim Merkezi içerisinde yer alan atölyeleri inceleme gezisi ile sona erdi.
Bakan Uraloğlu: "2020 yılında 431 olan kanal sayımız, 2025 yılı sonu itibarıyla 532’ye ulaştı"
25 Ocak 2026 Pazar - 12:27 Bakan Uraloğlu: "2020 yılında 431 olan kanal sayımız, 2025 yılı sonu itibarıyla 532’ye ulaştı" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türksat uyduları üzerinden yayın yapan toplam Televizyon kanal sayısının 532’ye ulaşarak son 10 yılın rekorunu kırıldığını açıkladı. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin uzaydaki en stratejik hamlesi olan yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A’nın hizmete girmesiyle birlikte 6 aktif uydusu bulunan Türksat’ın küresel ölçekte bir yayıncılık devi haline geldiğini ifade etti. Türksat uydularının artık 110’u aşkın ülkede 5,5 milyar nüfusa hitap ettiğini vurgulayan Bakan Uraloğlu, "Türksat 6A ile birlikte kapsama alanımızı dünyanın en uzak noktalarına taşıdık. Uzay vatanımızdaki egemenliğimizi, teknoloji ihraç eden kabiliyetimizle birleştirdik. Bugün Türksat, sadece bir uydu operatörü değil, yurt dışında tercih edilen ve güven duyulan bir teknoloji markası hâline geldi" dedi. "Dünyanın sesi artık Türksat üzerinden yükseliyor" Uraloğlu, Türksat’ın uluslararası güvenilirliğinin yurt dışı kanal sayısındaki artışla sabitlendiğine dikkat çekerek, "2020 yılı sonunda 114 olan yabancı menşeli kanal sayımızı son 5 yılda yüzde 50 oranında artışla 171’e çıkardık. Bu tablo, Türkiye’nin uydu hizmetleri ihracatında yakaladığı tarihi ivmeyi ortaya koydu. Avrupa’dan Orta Asya’ya, Orta Doğu’dan Afrika ve Güney Asya’nın derinliklerine kadar dünyanın sesi artık Türksat üzerinden yükseliyor. Türksat uyduları artık sadece bölgesel bir aktör değil, küresel yayıncılık liginde yön veren bir platform haline geldi" diye konuştu. "Türksat 6A üzerinden ilk kez doğrudan ticari hizmet sunmaya başladık" Türksat 6A’nın sağladığı yeni kapsama alanlarının başarı hikayesine dönüştüğünü belirten Uraloğlu, "Dubai merkezli firma ile yapılan sözleşme kapsamında Türksat 6A üzerinden ilk kez doğrudan ticari hizmet sunmaya başladık. Ardından Sri Lanka’nın önde gelen platformu Freesat Lanka’nın 50 kanalını sistemimize dahil ettik. Bu projeler, ülkemize yüksek katma değerli döviz girdisi sağlayan teknoloji diplomasimizin birer sonucudur. Yerli üretim gücümüz olan Türksat 6A, yatırım maliyetini teknoloji ve hizmet ihracatıyla katlayarak geri ödeyen, ülkemiz için paha biçilemez bir değer olduğunu kanıtladı" şeklinde konuştu. "2020 yılında 431 olan kanal sayımız, 2025 yılı sonu itibarıyla 532’ye ulaştı" Bakan Uraloğlu, Türksat uyduları üzerinden yayın yapan toplam TV kanal sayısının 532’ye ulaşarak son 10 yılın rekorunu kırdığını kaydetti. Uraloğlu, "2020 yılında 431 olan kanal sayımız, 2025 yılı sonu itibarıyla 532’ye ulaştı. Sadece son bir yılda kanal sayımızda yüzde 20’lik bir artış yakalayarak Türkiye’yi küresel bir yayıncılık hub’ı haline getirdik. Bu, Türksat’ın yayıncılık tarihindeki yıllık bazda en yüksek artış oranıdır. Türksat uyduları, ileri teknolojisi ve kesintisiz hizmet kalitesiyle global yayıncılar için en güvenilir liman olmaya devam edecektir. Türkiye, ulaştırmada ve haberleşmede uzay çağının öncüsü olma vizyonunu her geçen gün daha da ileriye taşımaktadır" diye konuştu.
Yağmur suyunu dönüştürüyor, tasarruf sağlıyor
25 Ocak 2026 Pazar - 11:01 Yağmur suyunu dönüştürüyor, tasarruf sağlıyor Doğa dostu bir yaklaşımla tasarlanan Yaşar Üniversitesi’nin yeni eğitim binası, 420 tonluk yağmur suyu sarnıcı, akıllı enerji sistemleri ve dijital su takibiyle LEED Yeşil Bina Sertifikası yolunda ilerleyen örnek bir yapı olarak öne çıkıyor. Sürdürülebilir kampüs hedefiyle hayata geçirilen Yaşar Üniversitesi’nin yeni eğitim binası, 420 tonluk yağmur suyu sarnıcı ve akıllı enerji sistemleriyle doğa dostu mimarisi ile dikkat çekiyor. LEED Yeşil Bina Sertifikası alma yolunda ilerleyen yapı, her damla suyun dijital olarak takip edildiği sistemiyle geleceğin eğitim alanları için de örnek oluyor. İklim krizi ve su kaynaklarının korunması küresel bir gündem maddesi haline gelirken, Yaşar Üniversitesi bu alanda somut ve öncü bir adım atmış oldu. Üniversitenin yeni eğitim binası M Blok, sürdürülebilir bir ekosistem olarak tasarlandı. Çatıya düşen her damla yağmurun depolandığı, enerjinin güneşten sağlandığı ve sensörlerle israfın önüne geçildiği bina, İzmir’de sürdürülebilir kampüs anlayışına örnek oldu. Yağmur hasadıyla su tasarrufu Çatısına kurulan sifonik yağmur sistemi aracılığıyla toplanan suların 420 ton kapasiteli dev bir sarnıca iletilmesiyle dikkat çeken binada arıtılan sular; peyzaj sulamasından ortak kullanım alanlarına kadar binanın pek çok noktasında yeniden kullanılıyor. Üst SCADA (Merkezi Denetleme ve Veri Toplama) sistemi sayesinde su tüketimi anlık olarak izlenirken, muhtemel sızıntılar uzaktan izlenebilir akıllı sayaçlarla anında tespit edilerek müdahale ediliyor. Enerjiyi üreten ve yöneten bina Yaşar Üniversitesi M Blok, su tasarrufunun yanı sıra enerji verimliliğiyle de öne çıkıyor. Binanın anlık enerji ihtiyacının yüzde maksimum 30’u, üzerine kurulu güneş panellerinden sağlanıyor. Yapı içerisindeki 862 adet varlık sensörü, insan yoğunluğunu takip ederek aydınlatma, iklimlendirme ve akıllı tahta sistemlerini optimize ediyor. İnsan bulunmayan alanlarda sistemlerin otomatik olarak kapanması sayesinde gereksiz enerji tüketimi tamamen ortadan kaldırıyor. Teknolojik ve çevreci bina, Yaşar Üniversitesi’nin karbon ayak izini azaltma vizyonunun hedeflerinden biri olarak öne çıkıyor. "Doğaya saygılı bir iş yapıyoruz" Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) ev sahipliğinde düzenlenen Su Konferansı’nda mimarı olduğu yeni eğitim binasını örnek gösteren Epig Mimarlık Kurucusu ve BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş de projenin felsefesini şu sözlerle anlattı: "Kentlerimizi betonlaştırdık ve yağmurun toprağa ulaşmasına engel olduk. M Blok projesinde bu döngüyü tersine çevirmeyi hedefledik. 32 bin metrekarelik bu yapıda sürdürülebilirliği, ekonomiyi ve çevre duyarlılığını merkeze aldık. İç mekânlarda sistem tasarımları ve seçilen ürünlerle yüzde 50 su tasarrufunu hedefledik. Hem enerjiyi verimli kullanmak hem de insan konforunu sağlamak adına doğaya saygılı bir işe imza attık." LEED Yeşil Bina Sertifikası hedefi Yaşar Üniversitesi İnşaat Bakım-Onarım Yatırım Daire Başkanı Yetkin Türk ise sürecin prestijli bir ödülle taçlanacağını belirterek, "Gezegenin kaynaklarını koruma motivasyonuyla çıktığımız bu yolda, M Bloğu üst seviye bir skorla LEED Yeşil Bina Sertifikası ile belgelendirmek için çalışmalarımız sürüyor" dedi.
Hızlı büyüyen veri merkezleri büyük fırsatlar sunuyor
24 Ocak 2026 Cumartesi - 12:36 Hızlı büyüyen veri merkezleri büyük fırsatlar sunuyor Küresel ölçekte hızla büyüyen veri merkezi yatırımları, büyük fırsatlar sunuyor. Global çapta dev firmaların veri merkezleri için özel tasarım kablo rakorları ön plana çkıyor. Kablo rakoru üreten Bımed Yönetim Kurulu Başkanı Rıdvan Mertoz, global çapta dev firmaların veri merkezi yatırımlarının kablo rakoru tarafında ciddi bir talep oluşturduğunu belirterek, "Bu alanlar için özel ürünler geliştiriliyor. Dünyadaki büyük veri merkezi projeleri için özel kablo rakorlar tasarlandı ve bu ürünlerle global şartnamelere girmeyi başardık. Bu alan, önümüzdeki dönemde daha katma değerli büyümenin ana eksenlerinden biri olacak. Kablo rakoru üretimi, teknoloji ve otomasyon yatırımlarıyla rekabet gücünü artırırken, küresel ölçekte hızla büyüyen veri merkezi yatırımlarını stratejik büyüme alanı olarak konumlandırıyor. Veri merkezi yatırımları bizim için yüksek katma değerli ve uzun vadeli bir büyüme alanı. Bu alanda global oyuncuların şartnamelerine girmeyi başardık. Rekabetçiliğimizi korumanın tek yolu teknoloji, otomasyon ve verimlilikten geçiyor. Bu yatırımları hız kesmeden sürdürüyoruz" dedi. Özelikle katma değerli üretime ağırlık verdiklerini belirten Mertöz, "Türkiye’nin kilogram ihracat değerinin yaklaşık 1 dolar seviyesinde. Bizde bu rakam 25 dolara kadar çıkıyor. Katma değerli üretim sayesinde son dört yılda euro bazında yüzde 25 büyümeyi başardık. Veri merkezi yatırımları ABD merkezli büyüyor. Çin, veri merkezi tarafında güçlü bir oyuncu değil. ABD’de Çin menşeli ürünlerin tercih edilmemesi yönünde ciddi bir eğilim var. Bu durum bizim için fırsat oluşturuyor. İşgücü maliyetlerinden en az etkilenmek için otomasyon yatırımlarına hız verdik. Global devlerin kapısından girebilmek kolay değil. Bunu ancak sahada olarak, güvenilirlik ve teknik yetkinlikle başarabilirsiniz. 2026’nın 2025’e göre daha iyi bir yıl olacağından umutluyuz. Üç aylık siparişlerimizi tamamlamış durumdayız. Avrupa pazarını ABD, Kanada ve Avustralya ile telafi ettik. Bu sene de ABD ve Kanada’ya özel ilgi göstereceğiz. Hem yeni teknolojiler hem katma değerli ürünler hem de yeni pazarlarla 2026’yı 2025’in üzerinde tamamlamayı hedefliyoruz" dedi.
İnönü Üniversitesi’nden üç kuşağı bir araya getiren bilim kafe etkinliği
24 Ocak 2026 Cumartesi - 11:38 İnönü Üniversitesi’nden üç kuşağı bir araya getiren bilim kafe etkinliği Yükseköğretim Kurulu Bilim İletişimi Ofisi koordinasyonunda, İnönü Üniversitesi organizasyonuyla düzenlenen Bilim Kafe etkinliği, gökbilimini toplumla buluşturdu. "Uzay Kaşifleri: Ailece Kafede Bilim Macerası" başlığıyla gerçekleştirilen etkinlikte, çocuklar ve aileleri birlikte bilimle iç içe bir deneyim yaşadı. Yükseköğretim Kurulu öncülüğünde "Sokakta, Bahçede, Kafede: Bilim Her Yerde" sloganıyla hayata geçirilen Bilim Kafe etkinlikleri, yurdun dört bir yanında devam ediyor. Bu kapsamda Malatya Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle, Malatya Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi Konferans Salonu’nda düzenlenen programa, İnönü Üniversitesi Çocuk Üniversitesi öğrencileri aileleriyle birlikte katıldı. İlkokul öğrencileri, veliler ve farklı yaş gruplarından katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, çocuklar anne ve babalarıyla aynı ortamda bilimle buluştu. Aile katılımı sayesinde Bilim Kafe, kuşaklar arası etkileşimi güçlendiren ortak bir deneyime dönüştü. Etkinlikte konuşan İnönü Üniversitesi Gök Bilimleri Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Tuncay Özdemir, uzay bilimine ilişkin temel kavramları katılımcılara aktardı. Sunumda evrenin yapısı, gezegenler ve uzaya dair merak edilen konular örneklerle ele alındı. Etkinliğin amacına değinen Özdemir, "Çocuk Üniversitesi kapsamında yürüttüğümüz etkinliklerin bir uzantısı olarak, belki de ilk defa çocuklarla ailelerini bir araya getirerek bu programı gerçekleştirmek istedik. Bilim Kafe’ye çocuklar ve aileleri birlikte geldi. İlgi oldukça yoğundu ve etkinlik beklediğimizden daha uzun sürdü" dedi. Astronomi ve astrofiziğin insanlık tarihi boyunca ilgi çekici alanlar olduğuna dikkat çeken Özdemir, "Gökyüzü, insanlığın varlığından bu yana merak edilen bir konu. Bu nedenle etkinlik boyunca yoğun bir soru-cevap süreci yaşadık. Buradaki amacımız, çocuklarımızda merak duygusunu uyandırmak; araştırma ve düşünce gelişimini desteklemek" ifadelerini kullandı. Etkinliğe katılan öğrencilerden İremsu, "Benim için çok güzeldi. Evren düşündüğümüzden çok daha büyük. Bu etkinlik daha bilgili olmamızı sağladı" dedi. Dördüncü sınıf öğrencisi Bengisu ise "Yıldızları merak ediyordum. Dünyanın dönmesi, galaksi ve evrenle ilgili birçok şey öğrendim. Çok güzeldi" şeklinde konuştu. Programa katılan velilerden Erdem Sevimli, etkinliğin faydalı olduğunu belirterek, "Bu tür etkinliklerin artırılması gerekiyor. Bilimin halka yayılması çok önemli" dedi. Hüseyin Alagöz ise "Tesadüfen haberdar oldum. Sunumdan çok memnun kaldım. Bu tür bilimsel konuşmaların halk için çok faydalı olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.
"Son 20 yılda teknoloji konusunda büyük bir atılım gerçekleştirdik"
24 Ocak 2026 Cumartesi - 10:47 "Son 20 yılda teknoloji konusunda büyük bir atılım gerçekleştirdik" Türkiye’nin bilim, teknoloji ve inovasyon ekosistemini diplomatik misyonlarla daha yakından buluşturmayı amaçlayan ‘Teknoloji Diplomasisi Çevresi’ (Tech Diplomacy Circle) etkinliği Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Teknokent Bilişim İnovasyon Merkezi’nde (CoZone) gerçekleştirildi. Türkiye’nin bilim, teknoloji ve inovasyon ekosistemini diplomatik misyonlarla daha yakından buluşturmayı amaçlayan Teknoloji Diplomasisi Etkinliği ODTÜ Teknokent Bilişim İnovasyon Merkezi’nde (CoZone) gerçekleştirildi. Dışişleri Bakanlığı Bilim ve Teknoloji Politikaları Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen bilim ve teknoloji diplomasisi faaliyetleri kapsamında, ODTÜ ve ODTÜ Teknokent iş birliğiyle Ankara’da görev yapan diplomatik misyonlara yönelik bir tanıtım ve temas programı düzenlendi. Etkinlik; Dışişleri Bakanlığı Bilim ve Teknoloji Politikaları Genel Müdürü Büyükelçi Hami Aksoy, ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil, ODTÜ Teknokent Genel Müdürü Serdar Alemdar, farklı ülkelerden büyükelçiler, kıdemli diplomatlar, büyükelçilik yetkilileri ve uluslararası temsilcilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Dışişleri Bakanlığı Bilim ve Teknoloji Politikaları Genel Müdürlüğü öncülüğünde hayata geçirilen platform, Türkiye’deki ileri teknoloji kapasitesini yerinde tanıtmak, diplomatik misyonların teknoloji ekosistemiyle doğrudan temasını sağlamak ve sürdürülebilir iş birliği zeminleri oluşturmak hedefiyle düzenlendi. Programda, ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil ile ODTÜ Teknokent Genel Müdürü Serdar Alemdar, diplomatik misyon temsilcilerine kapsamlı sunumlar gerçekleştirdi. Program, politika diyaloğunu uzman görüşleri ve uygulama deneyimleriyle buluşturan bütüncül bir yaklaşımla ilerledi. Etkinlik, Türkiye’nin bilim ve teknoloji alanındaki birikimini uluslararası paydaşlarla daha güçlü bir etkileşim içine taşırken, diplomatik misyonlar için de Türkiye’deki yenilikçilik kapasitesini yerinde tanıma ve doğrudan temas kurma imkanı sundu. "Son 20 yılda teknoloji konusunda büyük bir atılım gerçekleştirdik" Dışişleri Bakanlığı Bilim ve Teknoloji Politikaları Genel Müdürü Büyükelçi Hami Aksoy, etkinlikte yaptığı konuşmada özellikle son 20 yılda teknoloji konusunda büyük bir atılım gerçekleştirdiklerini vurgulayarak, "Türkiye’deki teknoloji ekosistemi, bilim, inovasyon ve bu alanlara yatırım konusunda Büyükelçiliklerin farkındalıklarını arttırmak, diplomatları Teknopark’lara getirmek ve onlara Türk teknoloji ekosistemi hakkında bilgi vermek amacıyla ‘Tech Diplomacy Circle’ girişimini başlattık. Özellikle son 20 yılda teknoloji konusunda büyük bir atılım gerçekleştirdik. Geçen sene araştırma geliştirme harcamalarında 20 milyar dolar seviyesine geldik. Biz de Bilim ve Teknoloji Politikaları Genel Müdürlüğü olarak, Ankara’da bulunan Büyükelçiliklerle işbirliğimizi arttırmayı hedefliyoruz" diye konuştu. "Yabancı firmalarla Türk firmaları bir araya getirmeyi amaçlıyoruz" Organizasyonun başarılı geçtiğine vurgu yapan Aksoy, "Halen 113 adet Teknopark’ımız var. Bu Teknopark’ları nasıl tanıtabiliriz? Bu Teknopark’larda çok farklı şirketlerimiz çalışıyor. Kiminde savunma, kiminde ICT, kiminde gaming konusu öne çıkıyor. Hem Teknopark’ları Büyükelçilere tanıtmak hem de ilgi duyacakları firmalarla bir araya getirmek için bir etkinlik yapmayı düşündük. Bunun adına da İngilizce olarak ‘Tech Diplomacy Circle’ dedik. Türkçe olarak ‘Teknoloji Diplomasisi Platformu’ diyebiliriz. Bu platformun ilk etkinliğini ODTÜ Teknokent’te gerçekleştirdik. 10 Büyükelçi ve 30-40 diplomatik misyon temsilcisi katıldı. Sayın ODTÜ Rektörümüz ve ODTÜ Teknokent Genel Müdürümüz de buradaydı. Onlar da çok güzel sunumlar yaptılar. Çok başarılı bir organizasyon oldu. Sonunda da bir networking gerçekleştirildi. Etkinliğimize katılan Büyükelçilerin hepsi çok memnun kaldıklarını söylediler. Tabii amacımız sadece Türkiye’yi tanıtmak değil, yabancı firmalarla Türk firmaları bir araya getirmek. Teknoloji konusunda yatırım almak ve ülkemizin bilim ve teknoloji alanındaki çalışmalarına katkı yapmak. Bundan sonra da bu çalışmalarımız devam edecek. En yakın zamanda, başka bir Teknokent’te, başka bir Teknopark’ta yine Büyükelçiliklerin katılımıyla ikinci faaliyetimizi gerçekleştireceğiz" şeklinde konuştu. "ODTÜ, uluslararası görünürlüğü stratejik bir öncelik olarak görmektedir" ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil ise, ODTÜ’nün uluslararası bir üniversite olduğunu ve vizyonunu bu yönde geliştirdiğini ifade ederek şunları söyledi: "Dışişleri Bakanlığımızın organizasyonunda, yaklaşık 30 ülkeden büyükelçi ve yetkilileri ODTÜ TEKNOKENT CoZone’da ağırladık. Tech Diplomacy Circle başlığıyla gerçekleştirilen bu etkinlik, Türkiye’de Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında geliştirilen teknolojilerin uluslararası muhataplara doğrudan tanıtılmasını amaçlamaktadır. ODTÜ olarak bu çerçevede; üniversitemizi, ODTÜ TEKNOKENT’i, kurduğumuz süreklilik fonunu ve farklı sektörlerde başarıyla faaliyet gösteren firmalarımızı aynı platformda 30 ülkenin temsilcileriyle buluşturduk. Katılımcı büyükelçiler de kendi ülkelerinin teknoloji alanındaki mevcut çalışmaları ve iş birliği hedeflerini paylaştılar. ODTÜ, uluslararası bir üniversitedir; küresel sıralamalarda daima üst sıraları ve ilk 100 hedefini esas almaktadır. Bu nedenle uluslararası tanınırlık ve görünürlük stratejik önemdedir. Bu etkinliği, ODTÜ ekosistemini doğru ve bütüncül biçimde anlatmak açısından önemli bir fırsat olarak değerlendirdik. Bu doğrultuda, benzer nitelikteki uluslararası temas ve etkinliklere kararlılıkla devam edecek, farklı ülkelerden büyükelçileri ve temsilcileri ODTÜ ekosistemiyle buluşturmayı sürdüreceğiz." ODTÜ Teknokent Genel Müdürü Serdar Alemdar da etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde, ODTÜ Teknokent olarak üniversitenin bilgi birikimini girişimcilik ve teknoloji üretimiyle küresel ölçekte buluşturduklarını, Tech Diplomacy Circle gibi platformların, firmalarının uluslararası aktörlerle doğrudan temas kurmasına imkan tanıdıklarını ve Türkiye’nin teknoloji kapasitesini dünyaya anlatmak açısından büyük önem taşıdıklarını belirtti. Etkinlik, networking programı ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi. Teknoloji Diplomasisi Çevresi’nin ilerleyen dönemde farklı odak başlıklarla ve farklı teknoparklarda devam etmesi öngörülüyor.
Artvin’de aralarında 11 yaş olan kardeşlerin telefonlarının yüz tanıma şaşkınlığı
24 Ocak 2026 Cumartesi - 10:44 Artvin’de aralarında 11 yaş olan kardeşlerin telefonlarının yüz tanıma şaşkınlığı Artvin’de aralarında 11 yaş fark bulunan iki kardeşin aynı telefonu yüz tanıma özelliğiyle açabilmesi, güvenlik endişelerini gündeme getirdi. Artvin’in Kemalpaşa ilçesinde yaşayan iki kardeşin Iphone 11 model cep telefonlarında yaşadığı sıra dışı durum, yüz tanıma teknolojilerinin güvenilirliğini tartışmaya açtı. İddiaya göre, 17 yaşındaki İrem Kasap’a ait Iphone 11 model cep telefonu, aralarında yaklaşık 11 yaş fark bulunmasına rağmen ablası 28 yaşındaki Emel Kantar’ın yüzünü tanıyarak kilidini açtı. İlk etapta durumu tesadüf olarak değerlendiren kardeşler, olayın birden fazla kez tekrarlanması üzerine yüksek güvenlikli olarak düşündükleri telefon için şaşkınlık yaşadı. Yaşanan durumun ardından telefonun markasıyla iletişime geçen kardeşler, cihaz üzerinde uzaktan güncelleme ve çeşitli ayarlamaların yapıldığını ancak buna rağmen sorunun kısa süre içinde yeniden ortaya çıktığını öne sürdü. Kardeşler, tüm girişimlere rağmen kalıcı bir çözüm sağlanamamasının güvenlik endişelerini artırdığını ifade etti. Olayın köydeyken fark edildiğini anlatan Emel Kantar, yaşananlarla ilgili olarak "Kardeşim telefonu verdi, baktım telefon açıldı. Yanlışlık olduğunu düşündük ve tekrar denedik. Yüzü tekrar okuttuk, yine açıldı. Bunun üzerine telefon markasıyla iletişime geçtim. Cihaza uzaktan bağlanarak güncelleme yaptılar. Bir iki gün sorun yaşanmadı ancak daha sonra telefon tekrar yüzümü tanımaya başladı. Kesinlikle ciddi bir güvenlik açığı var. Yüz tanıma ile korunan her şeye erişebiliyorum. Henüz resmi bir şikâyette bulunmadım ama bulunacağım" dedi. Telefon sahibi İrem Kasap ise durumdan rahatsızlık duyduğunu belirterek "Ablamla aramızda 11 yaş fark olmasına rağmen telefonuma istediği zaman erişebiliyor. Tüm uygulamalarıma girebiliyor. Bu durum beni oldukça tedirgin ediyor. Gerekli şikâyetlerde bulunacağız" diye konuştu.
Artvin’de aralarında 11 yaş olan kardeşlerin telefonlarının yüz tanıma şaşkınlığı
24 Ocak 2026 Cumartesi - 10:39 Artvin’de aralarında 11 yaş olan kardeşlerin telefonlarının yüz tanıma şaşkınlığı Artvin’de aralarında 11 yaş fark bulunan iki kardeşin aynı telefonu yüz tanıma özelliğiyle açabilmesi, güvenlik endişelerini gündeme getirdi. Artvin’in Kemalpaşa ilçesinde yaşayan iki kardeşin Iphone 11 model cep telefonlarında yaşadığı sıra dışı durum, yüz tanıma teknolojilerinin güvenilirliğini tartışmaya açtı. İddiaya göre, 17 yaşındaki İrem Kasap’a ait Iphone 11 model cep telefonu, aralarında yaklaşık 11 yaş fark bulunmasına rağmen ablası 28 yaşındaki Emel Kantar’ın yüzünü tanıyarak kilidini açtı. İlk etapta durumu tesadüf olarak değerlendiren kardeşler, olayın birden fazla kez tekrarlanması üzerine yüksek güvenlikli olarak düşündükleri telefon için şaşkınlık yaşadı. Yaşanan durumun ardından telefonun markasıyla iletişime geçen kardeşler, cihaz üzerinde uzaktan güncelleme ve çeşitli ayarlamaların yapıldığını ancak buna rağmen sorunun kısa süre içinde yeniden ortaya çıktığını öne sürdü. Kardeşler, tüm girişimlere rağmen kalıcı bir çözüm sağlanamamasının güvenlik endişelerini artırdığını ifade etti. Olayın köydeyken fark edildiğini anlatan Emel Kantar, yaşananlarla ilgili olarak "Kardeşim telefonu verdi, baktım telefon açıldı. Yanlışlık olduğunu düşündük ve tekrar denedik. Yüzü tekrar okuttuk, yine açıldı. Bunun üzerine telefon markasıyla iletişime geçtim. Cihaza uzaktan bağlanarak güncelleme yaptılar. Bir iki gün sorun yaşanmadı ancak daha sonra telefon tekrar yüzümü tanımaya başladı. Kesinlikle ciddi bir güvenlik açığı var. Yüz tanıma ile korunan her şeye erişebiliyorum. Henüz resmi bir şikâyette bulunmadım ama bulunacağım" dedi. Telefon sahibi İrem Kasap ise durumdan rahatsızlık duyduğunu belirterek "Ablamla aramızda 11 yaş fark olmasına rağmen telefonuma istediği zaman erişebiliyor. Tüm uygulamalarıma girebiliyor. Bu durum beni oldukça tedirgin ediyor. Gerekli şikâyetlerde bulunacağız" diye konuştu.
Ekipler zorlu hava şartlarında enerji hatlarını onarıyor
24 Ocak 2026 Cumartesi - 10:22 Ekipler zorlu hava şartlarında enerji hatlarını onarıyor Dicle Elektrik ekipleri, Diyarbakır’da zorlu hava şartlarına rağmen 7/24 çalışarak şehir merkezi ve ilçelerine enerji akışının sağlanması için çalışmalarını sürdürüyor. Diyarbakır, son 53 yılın en yoğun kar yağışını aldı. Kent merkezi ve ilçelerde kar yağışıyla birlikte günlük yaşam olumsuz etkilendi, enerji hatları yoğun kar yağışına maruz kaldı. Dicle Elektrik, vatandaşlara kesintisiz enerji akışı için ekiplerini seferber etti. Özelikle kırsal bölgelerde yoğun çalışma içinde olan ekipler, hatları onararak enerji akşının kesintisiz olmasını sağladı. Dicle Elektrik Diyarbakır İl Müdürü Bülent Uğur Yaka, 7/24 çalışan 400’e yakın personeli, 75’in üzerindeki araç sayısıyla birlikte enerji tedarikinde bir problem yaşamadan kent merkezi ve ilçelere kaliteli, kesintisiz enerji sunma gayreti içerisinde olduklarını söyledi. Yaka, ciddi bir kar yağışı olduğuna dikkat çekerek, "Meteorolojik veriler bize, buna karşı organizasyonumuzu hazırlama öncesinde ciddi veriler sundu. Bugünün organizasyonu, 10 yıla aşkın süredir kent merkezi ve kırsalına yaptığımız 14 milyar liralık yatırımın meyvelerini yediğimiz günlerdeyiz. Hem teknolojik olarak drone uçuşlarıyla, hem de bir kültüre dönüştürdüğümüz bakım uygulamalarıyla bu enerji kalitesinin sürekliliğini sağlamış durumdayız. Bu anlamda güçlü enerji altyapımızı ve cansiperane sahada bulunan mesai arkadaşlarıma teşekkür ediyorum" dedi. İş güvenliğine son derece önem veren bir şirket olduklarını aktaran Yaka, "Kendilerine son teknolojinin sağladığı imkanlar sunulmuştur. Beraberinde arkadaşlarımız sahada bu prensipler doğrultusunda iş güvenliğini alarak hızlı ve kaliteli çözümler üreterek arızalara müdahale ederler. Kar yağışı ve rüzgar bize buz yükü dediğimiz bir afet noktasına sürükleyici şebekede olumsuzlukları doğurabiliyor" diye konuştu. Bunun en bariz örneğini 13 Ocak’ta sabaha karşı Çüngüş ilçesinde gördüklerini kaydeden Yaka, "100’e yakın direğimizin devrildiği, ilçe merkezinde bir müddet enerjisiz kaldığı bir ortamda hummalı bir çalışmayla 50 kişilik ekibimiz, ilçe merkezine enerji tedariki, kırsalında yüzde 80 enerji tedariki sağlamış durumda. Açılan yollar sonrasında da eksik kalan yerleşim yerlerine kaliteli enerji sunmak üzere pozisyonumuzu almış durumdayız" şeklinde konuştu.
ETÜ Rektörü Çakmak, Bakan Kacır ile Erzurum’da çip üretimini görüştü
23 Ocak 2026 Cuma - 08:59 ETÜ Rektörü Çakmak, Bakan Kacır ile Erzurum’da çip üretimini görüştü Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Ankara’da Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile bir araya gelerek Erzurum’da kurulması planlanan çip üretim tesisine ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Bir dizi temasta bulunmak üzere Ankara’ya giden ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile gerçekleştirdiği görüşmede, Erzurum’un çip üretimi alanındaki potansiyelini ve üniversitenin mevcut araştırma altyapısını aktardı. Görüşmede, özellikle lazer çip ve fotonik teknolojiler alanında yürütülen çalışmalar ile Erzurum’da kurulması planlanan çip fabrikasına ilişkin iş birliği olanakları ele alındı. Rektör Çakmak tarafından yapılan sunumda, ETÜ bünyesinde faaliyet gösteren Yüksek Teknoloji Araştırma Merkezi (YÜTAM) ve merkezde sürdürülen lazer çip üretim altyapısı öne çıktı. Sunumda, fotonik teknolojiler, yarı iletken lazerler, optik dedektörler ve nanoaygıt üretimine yönelik iki adet 1000 sınıfı temiz odada yürütülen çalışmalar hakkında Bakan Kacır’a detaylı bilgi verildi. Sunumda ayrıca, ETÜ’nün TÜBİTAK ve Kalkınma Bakanlığı destekleriyle yaklaşık 8,5 milyon dolarlık araştırma ve proje bütçesine ulaştığı, üniversitenin fotonik ve lazer çip alanında 2023 TÜBİTAK Yetkinlik Raporu’nda öne çıkan üniversiteler arasında yer aldığı vurgulandı. Yürütülen ulusal ve uluslararası projeler ile tescilli ve başvuru aşamasındaki patentler, üniversitenin çip teknolojileri alanındaki bilimsel kapasitesini ortaya koyan başlıklar arasında yer aldı. Görüşmede, Erzurum’un düşük nem oranı ve serin iklim koşulları sayesinde çip üretimi için gerekli olan temiz oda ve iklimlendirme maliyetlerini düşüren doğal avantajlara sahip olduğu ifade edildi. Ayrıca, üniversite bünyesinde planlanan güneş enerjisi santrali projeleriyle enerji ihtiyacının yenilenebilir kaynaklardan karşılanabileceği belirtildi. Sunumda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından açıklanan 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi ile HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı kapsamında çip üretimine yönelik hedefler de ele alındı. Bu çerçevede, Erzurum’un orta ve ileri teknoloji çip üretim ekosistemine dâhil edilmesine yönelik olası adımlar değerlendirildi. Görüşmeye ilişkin değerlendirmede bulunan Rektör Çakmak, Erzurum’un yüksek teknoloji yatırımları açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirterek şunları söyledi: "Üniversitemiz bünyesinde oluşturduğumuz güçlü araştırma altyapısı, nitelikli insan kaynağı ve fotonik teknolojiler alanındaki birikimimizle, Erzurum’un çip üretimi gibi stratejik yatırımlar için önemli bir merkez olabileceğine inanıyoruz. Bu doğrultuda hazırladığımız sunumu Sayın Bakanımıza arz ettik ve verimli bir değerlendirme gerçekleştirdik"
Oyuncu ve profesyonellerin beklentileri tek monitörde
22 Ocak 2026 Perşembe - 14:29 Oyuncu ve profesyonellerin beklentileri tek monitörde Excalibur’un 31,5 inç kavisli (Curved) ekran tasarımına, 2K Quad HD çözünürlüğe ve 180 Hz yenileme hızına sahip yeni oyuncu monitörü, oyuncuların ve profesyonel kullanıcıların beklentilerini aynı noktada buluşturuyor. Yeni Excalibur monitör, modern ve kullanıcı odaklı tasarımıyla öne çıkıyor. Kavisli ekran yapısı, kullanıcıyı görüntünün merkezine alarak daha sürükleyici bir deneyim sunuyor. Arka yüzeyde yer alan oval formdaki RGB aydınlatma, ürüne dinamik ve oyuncu ruhunu yansıtan bir görünüm kazandırıyor. Piyasada 2K çözünürlük ve 180 Hz yenileme hızını aynı anda sunan sınırlı sayıdaki 31.5-32’’ monitör arasında yer alan Excalibur, bu üst seviye teknik özellikleri erişilebilir fiyat anlayışıyla kullanıcılarla buluşturuyor. Panel performansı, ghosting testleri ve dayanıklılığı profesyonel ölçüm sistemleriyle test edilen ürün, Excalibur’un kalite standartlarını bir kez daha ortaya koyuyor. Şık, sağlam ve ergonomik tasarım Tamamı alüminyumdan üretilmiş ayarlanabilir stant (HAS - Height Adjustable Stand) sayesinde monitör; sağa-sola, yukarı-aşağı ayarlanabiliyor ve kendi ekseninde 90 derece döndürülebiliyor. Bu yapı, hem sağlamlık hem de uzun ömürlü kullanım açısından önemli bir avantaj sağlarken, kullanıcıların masa ve oturma düzenine göre maksimum ergonomi sunuyor. Süper ince çerçeve tasarımı ise odağın tamamen ekranda kalmasını sağlıyor. 31.5" 2K ekran ile üst düzey görsel deneyim Günümüz kullanıcılarının daha büyük ekran talebine yanıt veren Excalibur, yeni modelini 31.5’’ ekran boyutuyla sunuyor. 2560 x 1440 (2K Quad HD) çözünürlük sayesinde daha net, daha keskin ve daha doğru görüntüler elde edilirken; bu deneyim yalnızca oyunculara değil, aynı zamanda grafikerler, mühendisler ve profesyonel kullanıcılar için de ideal bir çalışma alanı oluşturuyor. Monitör, 180 Hz ekran yenileme hızı ve 1 ms MPRT tepki süresi ile özellikle rekabetçi oyunlarda akıcılığı en üst seviyeye taşıyor. Sunulan 180Hz yenileme hızı yazılımsal değil, doğrudan panelin kendi teknolojisiyle sağlanarak uzun süreli testlerden başarıyla geçirilmiş durumda. VA panel, yüksek kontrast ve canlı renkler VA panel teknolojisi kullanılan Excalibur monitör, 3500:1 kontrast oranı ile daha derin siyahlar ve daha canlı renkler sunuyor. 300 nit parlaklık seviyesi, standartların üzerinde bir performans sağlayarak görüntülerin daha canlı ve etkileyici görünmesine katkı sağlıyor. Ayrıca 178 x 178 geniş görüş açısı, her açıdan tutarlı görüntü kalitesini garanti ediyor. Göz sağlığı ve akıcı oyun teknolojileri Excalibur, uzun süreli kullanımları da göz önünde bulundurarak monitöründe Low Blue Light (Düşük Mavi Işık) teknolojisine yer veriyor. Bu sayede zararlı mavi ışınlar yüzde 80’e varan oranlarda azaltılarak göz yorgunluğunun önüne geçiliyor. Anti-Flickering teknolojisi ve HDR desteği ise daha konforlu ve gerçekçi bir görüntü deneyimi sunuyor. Monitörde bulunan Adaptive Sync teknolojisi sayesinde hem NVIDIA G-Sync hem de AMD FreeSync destekleniyor. Böylece ekran yırtılması ve takılmalar minimum seviyeye indiriliyor. Yeni Excalibur monitör, HDMI ve DisplayPort (DP) bağlantı seçenekleriyle farklı sistemlerle uyumlu çalışıyor. Ayrıca VESA desteği sayesinde kullanıcılar ürünü masa standı dışında duvara veya farklı monitör kollarına da monte edebiliyor.
Tekirdağ’da ’E-Ticaret ve Dijital Dönüşüm Semineri’ gerçekleştirildi
22 Ocak 2026 Perşembe - 13:54 Tekirdağ’da ’E-Ticaret ve Dijital Dönüşüm Semineri’ gerçekleştirildi Tekirdağ’da Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası (TSO), bölge iş dünyasının dijitalleşme sürecine katkı sağlamak amacıyla "E-Ticaret ve Dijital Dönüşüm" başlıklı kapsamlı bir seminer düzenledi. Tekirdağ’da Çerkezköy TSO Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çetin’in de katılım sağladığı etkinlikte, günümüz ticaret anlayışını şekillendiren dijital trendler ve uygulamalar detaylı şekilde ele alındı. Eğitim öncesi açılış konuşmasını gerçekleştiren Başkan Ahmet Çetin, Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası’nın eğitime verdiği öneme vurgu yaptı. Başkan Ahmet Çetin, üyelerin faydalanabileceği, iş ve kişisel yaşamına katkı sağlayacak eğitimlerin bundan önce olduğu gibi artarak devam edeceği ifade ederek, katılımcıların, eğitim taleplerini dile getirmelerini ve bu alanlarda yeni eğitimler de düzenlenebileceğini ifade etti. Başkan Ahmet Çetin, dijitalleşmenin artık bir tercih değil, sürdürülebilir büyüme için zorunluluk olduğunun altını çizerek, bu tür etkinliklerin devam edeceğini belirtti. Seminerde, e-ticaretin geleneksel ticarete kıyasla sunduğu avantajlar ve karşılaştığı zorluklar üzerinde duruldu. Katılımcılara, ürün ve müşteri odaklı değer önerisi geliştirme süreçlerinin dijital dünyada nasıl farklılaştığı aktarıldı. Hazır altyapıların işletmelere sağladığı kolaylıklar, dijital pazarlamanın temel mantığı ve performans pazarlaması kapsamında Google ile sosyal medya reklamlarının etkin kullanımı örneklerle açıklandı. CEO ve içerik pazarlamasının marka görünürlüğünü artırmadaki rolü, sosyal medya ve influencer marketing stratejilerinin müşteriyle etkileşim kurmadaki gücü vurgulandı. CRM sistemleri, veri yönetimi ve müşteri deneyimi konularında işletmelerin sürdürülebilir başarı için nasıl yol alması gerektiği üzerinde duruldu. Ayrıca operasyon, lojistik ve müşteri hizmetlerinin e-ticaret ekosistemindeki kritik önemi, ölçümleme ve KPI’lar aracılığıyla doğru karar alma süreçleriyle ilişkilendirildi.