ASAYİŞ - 29 Ocak 2026 Perşembe 07:43

Tekirdağ’da motosikletle otomobilin kafa kafaya çarpıştığı kaza kamerada

A
A
A
Tekirdağ’da motosikletle otomobilin kafa kafaya çarpıştığı kaza kamerada

Tekirdağ Çorlu’da motosiklet ile otomobilin kafa kafaya çarpıştığı kazanın kask kamerasına yansıyan görüntüsü ortaya çıktı.


Kaza, Esentepe Mahallesi Sancak 2. Sokak’ta meydana geldi. Çamlıbel Caddesi yönüne seyreden E.A. idaresindeki motosiklet, karşı yönden gelen otomobil ile kafa kafaya çarpıştı. Kaza kask kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi. Kaza sonrası yaralanan genç, olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla Çorlu Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İşsizlik oranı Aralık ayında yüzde 7,7 seviyesinde gerçekleşti İşsiz sayısı 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 286 bin kişi azalarak 2 milyon 736 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,8 puan azalarak yüzde 7,7 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Aralık ayı İşgücü İstatistikleri’ni açıkladı. Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 286 bin kişi azalarak 2 milyon 736 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,8 puan azalarak yüzde 7,7 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,3 iken kadınlarda yüzde 10,5 olarak tahmin edildi. Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı yüzde 49,1 oldu İstihdam edilenlerin sayısı 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 42 bin kişi azalarak 32 milyon 685 bin kişi, istihdam oranı ise aynı seviyede kalarak yüzde 49,1 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 66,8 iken kadınlarda yüzde 31,7 olarak gerçekleşti. Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı yüzde 53,2 olarak gerçekleşti İşgücü, 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 328 bin kişi azalarak 35 milyon 421 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,5 puan azalarak yüzde 53,2 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 71,3 iken kadınlarda yüzde 35,5 oldu. Genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 14,1 oldu 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 1,1 puan azalarak yüzde 14,1 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 12,0, kadınlarda ise yüzde 18,2 olarak tahmin edildi. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 43,1 saat oldu İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 0,8 saat artarak 43,1 saat olarak gerçekleşti. Mevsim etkisinden arındırılmış atıl işgücü oranı yüzde 28,6 oldu Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 0,3 puan azalarak yüzde 28,6 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 18,1 iken işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı yüzde 19,5 olarak tahmin edildi.
Gaziantep Depremin yıktığı Nurdağı küllerinden doğdu Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde büyük yıkım ve derin acıların yaşandığı Gaziantep’in Nurdağı ilçesi küllerinden yeniden doğdu. Asrın felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli büyük depremlerin 3’üncü yıl dönümü yaklaşırken acılar hala tazeliğini koruyor. Gaziantep dahil 11 ilde, 7.7 ve 7.6 büyüklüğünde meydana gelen depremlerde binlerce bina yerle bir oldu. Enkaz altında kalan 54 bin kişinin vefat ettiği, 107 bini aşkın kişinin yaralandığı ve binlerce kişinin uzuvlarını kaybettiği büyük depremlerde Gaziantep’in Nurdağı ilçesinin neredeyse tamamı enkaza döndü. Çalışmalar büyük oranda tamamlandı Depremden en çok etkilenen yerleşim yerlerinin başında gelen Nurdağı’nda neredeyse yıkılmayan ve hasar görmeyen ev kalmadı. Adeta enkaz alanına dönen Nurdağı’nda büyük ve unutulmaz derin acılar yaşandı. Depremin ardından enkaza dönen ilçenin yeniden ayağa kaldırılması için başlatılan çalışmalar büyük oranda tamamlandı. Depremin ardından devletin tüm imkanlarını seferber ettiği Nurdağı ilçesinde Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı öncülüğünde TOKİ tarafından depreme dayanıklı konutlar, çelik konstrüksiyondan köy evleri ve iş yerleri inşa edildi. Yeni konutlar drone ile görüntülendi Devletin 3 yılda yaptığı yatırımlarla adeta küllerinden yeniden doğan Nurdağı’nda tamamlanan evler ve iş yerleri ise sahiplerine teslim edildi. Depremde en büyük yıkım ve can kaybının yaşandığı Nurdağı ilçesinde yapılan yeni konutlar drone ile görüntülendi. Yürütülen inşa çalışmalarıyla ilçenin silueti değişirken, depremin ilk günlerinde havadan görüntülenen ilçede aradan geçen 3 yılda meydana gelen büyük değişim dikkat çekti. Depremin ilk günlerinde enkaz yığınına dönen ilçede bugün modern ve güvenli deprem konutları yükseldi. İlçede yürütülen dönüşüm çalışmaları kapsamında eski yapıların yerine de yeni yaşam alanları kazandırıldı. Depremden sonra enkaz yığınına dönen mahallelerde düzenli yerleşim alanları, yeni yolları ve konut blokları yükseldi. Gaziantep’te depreme ilişkin yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren Vali Kemal Çeber, depremlerin ardından yürütülen çalışmaların sonuna yaklaşıldığını bildirdi. "Çalışmaların sonuna geldik" Depremin yaralarının büyük oranda sarıldığını söyleyen Vali Çeber, "Elhamdülillah diğer illerimizde olduğu gibi Gaziantep’te de önemli oranda toparlandık. Rabbim devletimize zeval vermesin, hayırseverlerimizi, yardımseverlerimizi ve dostlarımızı başımızdan eksik etmesin. Hem fiziken hem de manen ciddi anlamda toparlandığımızı, fiziki anlamda neredeyse çalışmaların sonuna geldiğimizi rahatlıkla söyleyebilirim" dedi. "10 bin 500 hak sahibi evlerine taşındı" Depremlerin üzerinden geçen 3 yılda yapılan çalışmaları anlatan Çeber, "İl genelinde deprem anında yıkılan binalar ile depremden hemen sonra ağır hasarları nedeniyle yıkmak zorunda olduğumuz ve yıktığımız bina sayısı 19 bin 930’du. Bu rakam toplam 30 bin 130 konuta tekabül ediyordu. Bunun üzerine devletimiz hemen bu sayıyı dikkate alarak Gaziantep’te 29 bin 700 bina yapma kararı aldı. Peyderpey konutların inşaatlarına başladı. Gaziantep genelinde 15 bin 565 hak sahipliği oluştu. Son geldiğimiz noktada 12 bin 500 civarında vatandaşımız kura sonucu hak sahipliği elde etti. Bu hak sahiplerinden 10 bin 700 civarındaki vatandaşımızın anahtarını teslim ettik. 10 bin 500 vatandaşımız da bugün itibariyle evlerine taşınmış oldu. Toplam hak sahiplerinden neredeyse yüzde 75’ini evlerine yerleştirdik. Bugüne kadar biten bina sayımıza bakınca da inşaatına başlanan 29 bin 700 binadan hak sahipliği hakkını elde eden 15 bin 565 kişi tespit edildikten sonra 20 bin civarındaki bina bitti. Bunun 16 bin civarındaki bina depremden sonra yapımına başlanan deprem konutlarıdır. 4 bin binamız da rezerv alanında. Bu binalarda İslahiye ve Nurdağı’nda oluşturduğumuz alanlarda yapılan binalarımız ve binalarda çok küçük işler kaldı. Rezerv alanındaki binalarımız inşallah 2 ay içerisinde bitmiş olacak" ifadelerini kullandı. "Konteynerler kapatılıyor" Depreme ilişkin yürütülen çalışmaları 3-4 ay içerisinde tamamlamayı hedeflediklerini söyleyen Çeber, "Depremlerden sonra Gaziantep genelinde 23 tane konteyner kent vardı. Bu 23 konteyner kentte de neredeyse 70-80 bin civarında insan yaşıyordu. Bugün geldiğimiz son noktada sadece Nurdağı’nda 4 konteyner kentimiz kaldı. Nurdağı depremlerden en çok etkilenen ilçemizdi. İlçenin yapı stokunun da neredeyse yüzde 75’i yok oldu. Nurdağı’nda hak sahipliği yapılarımızda da sona geldi ama hak sahibi olamayanlar ve farklı nedenlerle ilçenin kendi yapı stokunun da tamamlanması sürecinde kısa bir süre daha konteyner kentler devam edecek. Ama onun dışında bütün ilçelerimizde konteyner kentlerimiz sona erdi" şeklinde konuştu. "Gaziantep genelinde hemen hemen işin sonuna geldik" Kırsal mahallelerde de yürütülen çalışmaların da büyük oranda tamamlandığını belirten Çeber, "Köy evleri’ olarak nitelendirilen o muhteşem evlerin yapımında da sona gelindi. Kırsal mahallelerde inşa edilen köy evleri, Gaziantep’e özgü olarak yapıldı ve yapılıyor. Özellikle altyapıda, kanalizasyon, atık su gibi alanlarda, yolların ve kaldırımların yapımında Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile beraber çalıştık. Biz kaynağı onlara aktardık. Belediyede yapımı evleri bitirdiğimiz süreye endeksli olarak bitirdi. Hem konut hem de iş yerleri anlamında Gaziantep genelinde hemen hemen işin sonuna geldik" dedi. "Devletimiz tüm gücüyle sürekli alanda" Deprem bölgelerinde depremlerin acılarını ve kayıplarını azaltmaya yönelik manevi ve psikososyal destek gibi farklı alanlarda da faaliyetlerin devam ettiğini belirten Çeber, "Bu süreçte devletimiz zaten tüm gücüyle sürekli alandaydı. Özellikle de depremlerin ilk döneminde neredeyse birkaç haftada bir Cumhurbaşkanımız deprem bölgesindeydi. Bakanlarımız zaten sürekli buradaydı. Bu önem devlet nezdinde hiç azalmadı. Cumhurbaşkanımızın, deprem bölgelerinde görev yapan valilere talimatı, ‘son depremzede güvenli, huzurlu ve sağlıklı bir şekilde yuvasına kavuşana kadar birinci ve öncelikli işiniz deprem işleriniz’ yönündedir. Biz de bu anlayışla çalışıyoruz. Gerçekten tüm mesai arkadaşlarım da fedakarca çalışıyor" diye konuştu.
Isparta Isparta’da bu çay ocağına stresli giren türkü söyleyerek çıkıyor Isparta’da kurduğu ‘Moral İstasyonu’ isimli çay ocağında hem çay demleyip hem de türküleriyle sohbet havası estiren mahalli ses sanatçı Ramazan Akden, müşterilerine sunduğu ortamla dikkat çekiyor. İçeri adım atan hem stresini kapıda bırakıyor hem de kendini mini bir konserin içinde buluyor. Isparta’da çay ocağı işletmeciliği yapan ve aynı zamanda mahalli ses sanatçısı olarak tanınan Ramazan Akden, çay servisinin yanında mini konserler veriyor. Yaklaşık 30 yıldır çay ocağı işleten Akden’in 15 yıl önce merkeze kurduğu "Moral İstasyonu" isimli çayevi, son yıllarda stres atmak isteyenlerin uğrak noktası oldu. Bağlama, cura ve darbuka gibi enstrümanlardan oluşan yedi kişilik mini orkestrasıyla müşterilerine adeta müzik şöleni sunan Akden, hem çay dağıtıyor hem de sevilen türküleri seslendiriyor. Giyim kuşamına özen göstererek müşterilerine saygısını her fırsatta gösteren Akden, günün stresinden uzaklaşmak isteyenlere adeta terapi gibi bir ortam sunuyor. Yerel halkın yanı sıra farklı ülkelerden yabancı ziyaretçiler de hem çay içmek hem de Akden’in türkülerini dinlemek için çayevini tercih ediyor. "Moral İstasyonu’nu sevgiyle kurduk" Ramazan Akden, Isparta’nın Yalvaç ilçesine bağlı Eyüpler köyünde doğduğunu belirterek, yıllardır bu işi sürdürdüklerini ifade etti. Kent merkezine 15 yıl önce geldiklerini anlatan Akden, "Bu çay ocağında ‘Moral İstasyonu’ olarak anılmamızda kardeşlerimizle birlikte yıllar boyunca ortaya koyduğumuz emeğin büyük payı var. Bu işi insanları severek yapıyoruz. Halkımıza hiçbir karşılık beklemeden destek olmak, çorbada bizim de tuzumuz olsun istedik" dedi. Eski yerlerinin oldukça küçük olduğunu söyleyen Akden, televizyonlardan gelenlerin "Burası neresi?" sorusuna hep "Moral istasyonu" diye yanıt verdiğini, ilginin artmasıyla birlikte gerçek bir moral istasyonu kurma kararı aldığını belirterek, "Böyle başladı her şey. Yıllar ise su gibi akıp geçiyor" şeklinde konuştu. "İnsanların sevgisi bize güç veriyor" Hayatın kısa olduğunu vurgulayan Akden, insanların birbirini sevmesi gerektiğini söyledi. "İnsanlara sevgiyle yaklaşırsak kötülük olmaz, her şey daha güzel yürür" diyen Akden, dünyanın dört bir yanından gelen misafirlerin kendisine duyduğu sevgiyi, "Avustralya’dan, Amerika’dan, İngiltere’den, Almanya’dan gelenler var. Öyle güzel mesajlar yazıyor, öyle güzel şeyler söylüyorlar ki. ‘İyi ki varsın’ diyorlar. Yaptığımız türküleri dinleyip yıllar sonra bile bizi ziyarete gelenler oluyor. ‘Senin türkülerini dinledik, onlarla büyüdük’ diyorlar. Bu da bize mutluluk veriyor" ifadelerini kullandı. Yaklaşık 15 şarkı yaptıklarını, bestelerin müziklerini arkadaşlarıyla birlikte hazırladıklarını, bunun insanlar için moral kaynağı olmasından gurur duyduğunu belirten Akden, "Her gün neredeyse program yapıyoruz, paylaştıkça büyüyoruz" ifadelerini kullandı. Moral İstasyonu’nun herkese açık olduğunu vurgulayan Akden, "Bizi izleyen, dinleyen, haber yapan tüm kardeşlerime, dünyanın dört bir yanındaki gurbetçilere selam olsun. Bizi izlemeye devam etsinler. Daha güzel şeyler yapacağız. Moral İstasyonu daima yanlarında" şeklinde konuştu. "Ramazan ağabeyimizin yanında büyüdük" Ramazan Akden’in türkülerini dinlemeye gelen 21 yaşındaki Emirhan Karataş, "Çocukluğumuzdan beri Ramazan ağabeyimizin yanına gelir, çayını, kahvesini içerdik. Aynı zamanda ondan çok şey öğrendik. Küçükken buradan geçerken içeriden gelen müzikleri duyar, büyüyünce buraya girmenin hayalini kurardık. Ama burası öyle bir yer ki, sadece çocuklar değil, 7’den 70’e herkes geliyor. Ramazan ağabeyimize sonsuz teşekkür ediyoruz. Bizi her zaman sıcak çayıyla, sıcak kahvesiyle ağırlıyor" dedi. "Türküleriyle bize yol gösterdi" Karataş, "Biz Neşet Ertaş ve Muharrem Ertaş’ın türküleriyle büyüdük. Aynı zamanda Ramazan ağabeyimizin türküleri ve müzikleriyle de büyüdük. Burada öğrendiklerimizi devam ettiriyoruz. Kendi arkadaşlarıma, yaşıtlarıma ve öğrenci kardeşlerime buraya gelmelerini tavsiye ediyorum. Buraya gelmek sadece çay içmek için değil; müzik dinlemek, Ramazan ağabeyin güler yüzünü görmek ve onun türkülerini duymak için geliyoruz. Kendisine sonsuz teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. "Buraya 11 yaşımda geldim, 9 yıldır çok şey öğrendim" "Ben buraya ilk kez 11 yaşımda geldim. Yaklaşık 9 yıldır buradayım ve bu süre içinde bana çok şey kattı" diyen Karataş, "Ramazan ağabey türküleriyle, müziğiyle, sazıyla, sözüyle bize örnek oldu. Umarım ben de ileride onun gibi büyük bir insan olurum. Burada sadece türkü değil, oyun havalarımız da var. Ramazan ağabeyimizin yaptığı oyun havalarını isteyenlere çalıp oynatıyoruz. Yörüğü de geliyor, uzaktan gelen de oluyor. Burada çalıp oynamak isteyen herkese kapımız açık" ifadelerini kullandı.
İzmir Ünlü ressamlar, modaya ilham verdi İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü 4’üncü sınıf öğrencileri, sanat tarihinde iz bırakan Edouard Manet, James Tissot, John Singer Sargent, Gustav Klimt, Tamara de Lempicka ve Frida Kahlo gibi ressamların eserlerinden ilham alarak özel bir koleksiyon oluşturdu. Rönesans’tan Modernizme uzanan ikonik portre resimlerinden esinlenen gençler, giysi tasarımlarını ‘Zamanlararası Moda ve Portre Diyalogları’ adlı sergide sanatseverlerin ve sektörün beğenisine sundu. Sergiyi gezen Ege Giyim Sanayicileri Derneği ile Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği temsilcilerini, profesyonel tasarımcıları ve tüm konukları, geçmişten günümüze uzanan bir zaman yolculuğuna çıkaran öğrenciler, özgün bakış açılarıyla büyük beğeni topladı. İEÜ Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü Öğretim Üyesi, Stüdyo Eğitmeni Doç. Dr. Şölen Kipöz, modanın sanattan yoğun bir şekilde beslendiğine dikkat çekti. Öğrencilerin de süreci büyük bir tutkuyla sahiplendiğini ifade eden Doç. Dr. Kipöz, "Bu proje, öğrencilerimizin sanata ve kültürel mirasa yönelik duyarlılıklarını daha da derinleştirdi. Gençlerimiz, sanat eserlerini salt ilham kaynağı olarak almanın ötesinde, araştırma temelli tasarım becerilerini güçlendirerek özgün ve kavramsal açıdan güçlü moda koleksiyonları ortaya çıkardı" diye konuştu. "Sadece koleksiyon değil, kimlik de oluşturdular" Sergide hem klasik hem de modern sanata bir bakış sunduklarını ifade eden Doç. Dr. Kipöz, "Moda, sıklıkla kendi geçmişinden ilham alıyor, yararlanıyor ve kendini tekrar ediyor. Proje sürecinde kostümlere, ressamların portrelerdeki kişileri ifade etme biçimlerine ve oluşturdukları kimliklere bakarak ilerledik. Her öğrencimiz, bir koleksiyon oluştururken aynı zamanda bir insan, bir kimlik de oluşturdu. Bu kimlikleri buluşturmaları, aslında geçmişten geleceğe uzanan bir sanat üretimi de ortaya koyuyor. Geleceğe yön verecek genç tasarımcılar olarak gördüğümüz öğrencilerimize sanatın ‘zamanlararasılık’ hafızasını; modanın bugüne ve geleceğe evrilme sürecini yaşatmak istedik" ifadelerini kullandı. "Modaya yön verecekler" İkinci dönemde de projeye çağdaş bir konseptle devam edeceklerini dile getiren Doç. Dr. Kipöz, "İkinci dönemde tasarımın içine sorumluluk, sürdürülebilirlik ve etik boyutunu da katarak bir çalışma yapmayı düşünüyorum. Öğrencilerimiz mezun olduklarında, kendi tasarım kimliklerini inşa etmiş ve moda dünyasına yön vermek üzere bir yol çizmiş olacaklar. Bu kimliklerin tohumlarının nasıl atıldığını da sene sonunda gerçekleştireceğimiz defilede göreceğiz" dedi.
Adana Kıvanç: "Çek Cumhuriyeti’ni güvenilir bir ortak olarak görüyoruz" ADASO Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, Çek Cumhuriyeti’nin Avrupa pazarına erişimde stratejik, yüksek teknolojiye dayalı sanayi iş birliklerinde güvenilir bir ortak olarak gördüklerini söyledi. Çek Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Petr Stepanek ve beraberindeki heyet, Adana Sanayi Odası’nı (ADASO) ziyaret etti. Görüşmede, Türkiye ile Çek Cumhuriyeti arasındaki ticari iş birliğinin geliştirilmesi ve yeni yatırım fırsatları ele alındı. ADASO Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, Meclis Divan Başkan Yardımcısı İsmail Yağmur, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erdoğan Şire ve Genel Sekreter Veli Oğuz ile bir araya gelen Büyükelçi Stepanek Türkiye ile olan ticari bağları güçlendirmek istediklerini belirtti. Büyükelçi, iki ülke arasındaki mevcut diyalogdan memnuniyet duyduklarını ifade ederek, karşılıklı iş birliği imkanlarını daha ileri bir seviyeye taşımayı hedeflediklerini dile getirdi. Çek Cumhuriyeti stratejik bir ortak ADASO Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, Çek Cumhuriyeti ile olan ekonomik ilişkilere dair güncel verileri paylaşarak şu bilgileri verdi: "TÜİK verilerine göre Türkiye genelinde 2023 yılında 1.7 milyar dolar olan ihracat, 2024’te 2 milyar dolara yükseldi. 2025 yılının ilk 11 ayında ise bu rakam 1.9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Adana özelinde ise 2024 yılında Çek Cumhuriyeti’ne 10.1 milyon dolar ihracat, 9.9 milyon dolar ithalat yapıldı. 2025 yılının ilk 11 ayında ihracat rakamımız, şimdiden geçen yılın toplamı olan 10.1 milyon dolara ulaştı. Aynı dönemde ithalat ise 10.7 milyon dolar seviyesine yükseldi." Adana’nın üretim gücü ile Çek Cumhuriyeti’nin teknolojik birikiminin önemli bir potansiyel barındırdığını vurgulayan Kıvanç, "Çek Cumhuriyeti’ni Avrupa pazarına erişimde stratejik, yüksek teknolojiye dayalı sanayi iş birliklerinde ise güvenilir bir ortak olarak görüyoruz. Bu ziyaretin, sanayicilerimiz arasında yeni yatırım köprüleri kurulmasına ve ticaret hacmimizin artmasına vesile olacağına inanıyoruz" dedi.