EKONOMİ - 23 Eylül 2025 Salı 10:31

Tekirdağ’da motorlu kara taşıtı sayısı 374 bin 775’e ulaştı

A
A
A
Tekirdağ’da motorlu kara taşıtı sayısı 374 bin 775’e ulaştı

Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2025 yılı Ağustos ayı verilerine göre Tekirdağ’da trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtı sayısı 374 bin 775 oldu.


Verilere göre Tekirdağ’daki taşıtların 187 bin 299’unu otomobil, 71 bin 781’ini motosiklet, 54 bin 888’ini kamyonet, 34 bin 565’ini traktör, 12 bin 911’ini kamyon, 6 bin 430’unu minibüs, 5 bin 529’unu otobüs ve 1 372’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.


Ağustos ayında Tekirdağ’da toplam 10 bin 75 taşıtın devri gerçekleşti. Noterler aracılığıyla yapılan devirlerin 6 bin 557’sini otomobil, 1 421’ini kamyonet, 1 282’sini motosiklet, 318’ini traktör, 199’unu minibüs, 155’ini kamyon, 119’unu otobüs ve 24’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.


Türkiye genelinde ise Ağustos ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı toplam motorlu kara taşıtı sayısı 32 milyon 828 bin 821’e ulaştı. Ağustosta trafiğe kaydı yapılan taşıtların yüzde 44,1’ini otomobil, yüzde 43,9’unu motosiklet, yüzde 8’ini kamyonet, yüzde 1,5’ini traktör oluşturdu.


Ocak-Ağustos döneminde kaydı yapılan otomobillerin 285 bin 115’i gri renkli olurken, toplam 709 bin 237 otomobilin yüzde 40,2’si gri, yüzde 24,4’ü beyaz, yüzde 13,9’u siyah ve yüzde 11,6’sı mavi renkli oldu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla CHP Datça İlçe Başkanı Öz, istifa etti Muğla’nın Datça ilçesinde CHP İlçe Başkanı Sezai Öz, sağlık ve ailevi nedenleri gerekçe göstererek görevinden istifa etti. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İlçe Başkanı Sezai Öz, görevinden istifa ettiğini açıkladı. Öz, yaptığı yazılı açıklamada istifa kararını sağlık ve ailevi nedenler doğrultusunda aldığını belirtti. Kararın kendisi için kolay olmadığını ifade eden Öz, açıklamasında "Büyük bir onurla yürüttüğüm Cumhuriyet Halk Partisi Datça İlçe Başkanlığı görevimden, sağlık ve ailevi nedenlerim sebebiyle istifa ediyorum. Bu karar benim için kolay alınmış bir karar değildir. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi benim için yalnızca bir siyasi parti değil, Cumhuriyet’e, demokrasiye, adalete ve halk iradesine duyduğum inancın baba ocağıdır. Görev sürem boyunca Datça’da eşit hizmet, eşit mesafe ve birleştirici bir anlayışla siyaset yapmaya gayret ettim. Yönetim kurulumuzla birlikte hiç kimseyi ötekileştirmeden, her yurttaşımıza aynı sorumluluk duygusuyla yaklaşmaya çalıştık. Bu şehirde attığımız her adımın, kurduğumuz her bağın ve verdiğimiz her mücadelenin vicdanımda ayrı bir yeri vardır. Bugün bir görevden ayrılıyorum ancak mücadeleden, sorumluluktan ve partimden ayrılmıyorum. Cumhuriyet Halk Partisi’nin ortaya koyduğu değişim iradesinin, sürecin başında olduğu gibi bugün de yarın da yanında olmaya devam edeceğim. Benim için siyaset hiçbir zaman kariyer planı olmadı, siyaset, bu ülkeye, bu kente ve halkımıza karşı duyulan aktif yurttaşlık gereği bir sorumluluktur. Her zaman partimin emrindeyim. Nerede, hangi görevde ihtiyaç duyulursa, bir nefer olarak çalışmaya hazırım. Bu süreçte birlikte yol yürüdüğümüz tüm yol arkadaşlarıma, örgütümüze ve Datçalı hemşehrilerime teşekkür ediyorum. Hakkınızı helal edin. Benden yana helal olsun" ifadelerine yer verdi.
Gaziantep Gülistan Doku soruşturması bir annenin umudunu yeniden yeşertti Gaziantep’te hayatını kaybeden Emel Akbaş Bayhan’ın annesi Muazzez Akbaş, soruşturmada ilerleme sağlanamadığını belirterek Adalet Bakanı Akın Gürlek’e seslenerek, "Kızımın dosyası da aydınlatılsın" dedi. Gaziantep’te hayatını kaybeden Emel Akbaş Bayhan dosyasında aylardır süren belirsizlik, aileyi ve kamuoyunu tedirgin etmeye devam ediyor. Son günlerde Türkiye gündemini yeniden meşgul eden Gülistan Doku olayı kapsamında devletin kararlı duruşuna dikkat çeken anne Muazzez Akbaş, benzer bir hassasiyetin kendi kızının dosyası için de gösterilmesini istedi. Acılı anne Muazzez Akbaş, yaptığı açıklamada, "Bakanımızın Gülistan Doku olayındaki kararlı duruşu bize umut oldu. Ben de bir anne olarak sesleniyorum. Kızımın dosyası da aynı kararlılıkla ele alınsın. Aylar geçti, hâlâ bir netice alamadık. Bir annenin yüreği bu kadar belirsizliğe mahkûm edilmemeli" dedi. "Soruşturmada kritik eksiklikler var" iddiası Anne Muazzez Akbaş, açıklamasında herhangi bir kişiyi doğrudan suçlamadığını vurgulayarak, "Aile ve avukatları, soruşturma sürecinde bazı önemli delillerin yeterince incelenmediğini ileri sürüyor. Bu kapsamda: Olay anına ilişkin orijinal kamera görüntülerinin detaylı analiz edilip edilmediği, Maktul ve dosya kapsamındaki diğer kişilere ait dijital materyallerin incelenme durumu, Otopside alınan tırnak ve doku örneklerinin akıbeti, Maktule ait araç üzerinde teknik inceleme yapılıp yapılmadığı, Olay yerinde bulunduğu belirtilen üçüncü kişiye ilişkin araştırmaların kapsamı gibi başlıkların hâlen netlik kazanmadığı ifade ediliyor. Ayrıca dosyada uygulanan gizlilik kararının, müşteki tarafın sürece etkin katılımını zorlaştırdığı ve taleplerin büyük bölümünün gerekçesiz şekilde reddedildiği de dile getirilen iddialar arasında. Ben kimseyi suçlamıyorum. Ben sadece gerçeği istiyorum. Kızımın başına ne geldiğini bilmek istiyorum. Adalet istiyorum. sadece adalet. Bu dosya, hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde aydınlatılsın" diye konuştu.