GÜNDEM - 14 Mart 2024 Perşembe 13:10

Depreme aralıksız hazırlık

A
A
A
Depreme aralıksız hazırlık

Tekirdağ’da depreme hazırlık çalışmaları çerçevesinde çeşitli eğitimler ve tatbikatlar yapılmaya devam ediliyor.


Marmara’da beklenen ve başta İstanbul ve Tekirdağ’ı büyük çapta etkileyeceği beklenen deprem öncesi çeşitli hazırlıklar yapılıyor. Tekirdağ AFAD İl Müdürlüğü tarafından kurumlara yönelik hem teorik hem de uygulamalı verilen eğitimlerde çeşitli tatbikatlar yapılıyor. Bu çerçevede AFAD Tekirdağ Müdürlüğü eğitmenleri tarafından Tekirdağ İl Müftülüğü personelinden oluşan ekibe depremde arama ve kurtarma eğitimi verildi. Afet Yönetim Merkezi Toplantı Salonu’nda verilen teorik eğitimin ardından uygulamalı eğitim müdürlüğün eğitim sahasında gerçekleştirildi. Müdürlüğün bünyesinde bulunan araç ve gereçlerin tanıtımı ile eğitim programı son buldu.



Sivil savunma uzman ve amirlerine eğitim


Müdürlüğün toplantı salonunda kamu ve özel sektör kurum ve kuruluşlarında görev yapmakta olan sivil savunma uzman ve amirlerine yönelik sivil savunma eğitimlerine başlandı.


“Afet ve Acil Durumlara İlişkin Hizmet Standartları ve Akreditasyon Esaslarının Belirlenmesi Hakkında Yönetmelik” gereğince akredite olan Çorlu 59 AKE, 2024-2027 yılları arasında 3 yıl süre ile Hafif Düzey Arama ve Kurtarma Eğitmenlik Eğitimi’ni tamamlayarak eğitmenlik akreditasyonunu gerçekleştirdi.


Bu çerçevede Çorlu 59 AKE ekibi Çorlu ilçesinde eğitim vermeye başlamasıyla Çorlu İlçe Müftülüğü ekibine Depremde Arama Kurtarma eğitimi verildi.



Depreme aralıksız hazırlık

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Güler, gündemlerinde af olmadığını açıkladı AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Sivas’ta yaptığı açıklamada, gündemlerinde af olmadığını, asla af gibi bir düşünceleri olmayacağını söyledi. Sivas’ta basın mensuplarıyla bir araya gelen AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Ceza infaz sistemi içerisinde ‘af’ la ilgili bir çalışmaları olup olmayacağı yönündeki soruya, Güler, keskin ifadelerle kesinlikle af gibi bir düşünceleri olmadığı yanıtını verdi. Güler, affın mağduriyeti ortadan kaldırmayacağını belirtip, ""Bizim gibi toplumlarda temel mesele aftan öte eylem ve suç açısından değerlendirildiğinde, caydırıcı yeterli ceza verilip verilemediğidir. Cezasızlık algısının konuşulması lazımdır aslında. Çünkü biz biliyoruz ki bir kişinin haksız yere öldürülmesi halinde, inancımız gereği tüm insanlığın öldürüldüğü varsayarız. Haksız yere öldürmeyi tüm insanlığa yönelik bir eylem olarak kabul ederiz. Toplumu korumanın, bireyi korumanın, aileyi korumanın yolu da, her hangi bir eylem ortaya konulduğunda bunun adil yargılamasının yapılarak toplumu meşruiyeti ve kamu vicdanı açısından hak ettiği cezaya çarptırılmasıdır. Af olamaz, af dediğimiz hadise uğranan mağduriyeti ortadan kaldıran bir şey değildir" dedi. Rahşan affının işe yaramadığı görüldü Güler, 1999 yılındaki Rahşan affının işe yaramadığını ifade ederek, "Sadece bizim ülkemizde değil, gelişmiş batı toplumlarına da baktığımızda gerçekleştirilen afların bir fayda salamadığı, suçların artış gösterdiğini görüyoruz. En son Türkiye’de teknik olarak olmasa da uygulama olarak 1999 yılındaki merhum Rahşan Ecevit ve Bülent Ecevit döneminde çıkartılan bir infaz düzenlemesi var. Orada tahmile edilen kişilerin 3 yıl içerişimde yüzde 67’sinin geri döndüğünü gördük. Yani af bir işe yaramadı. Usulen toplumun o anki beklentisi karşılanmış toplumsal sonuç üretme yönünde hiçbir işe yaramamıştır" şeklinde konuştu. Rehabilite ile erken tahliyeler çalışılabilir Güler, yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaat getirilen kişilerin erken tahliye edilebileceğinin altını çizerek şunları söyledi. "Biz affı değil bizim insanların pişmanlığı ile birlikte, varsa sağlık sorunları tedavi edilmeleri, psikolojik destekle birlikte bir daha suç işlemeyeceklerine dair bir kanaat oluşturulması ve koşullu saclı verme şartlarının iyileştirilmesi, bizim buna çalışmamız lazım. Öyle bir çalışma yapmamız lazım ki ömrü hayatında bir kez suç işlemiş kişi, işlediği suçun sonradan farkına varmıştır. Pişmanlığına ermiştir, kendisine verilecek destekle birlikte bir daha suç işlemeyeceğine kanaat getirilmişse o kişinin denetimle serbestlikle birlikte, koşullu salıverme şartlarında erken tahliye edilmesi olabilir. Asla af olmaz. Asla af gibi bir düşüncemiz yok. İnfaz kanunun daha sade, daha adil, daha eşitlikçi, suç ayrımı olmaksızın her türlü mahkûmiyet halinin desteklenmesi çalışmalarını önemseriz"
Sivas Güler, gündemlerinde af olmadığını açıkladı AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Sivas’ta yaptığı açıklamada, gündemlerinde af olmadığını, asla af gibi bir düşünceleri olmayacağını söyledi. Sivas’ta basın mensuplarıyla bir araya gelen AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Ceza infaz sistemi içerisinde ‘af’ la ilgili bir çalışmaları olup olmayacağı yönündeki soruya, Güler, keskin ifadelerle kesinlikle af gibi bir düşünceleri olmadığı yanıtını verdi. Güler, affın mağduriyeti ortadan kaldırmayacağını belirtip, ""Bizim gibi toplumlarda temel mesele aftan öte eylem ve suç açısından değerlendirildiğinde, caydırıcı yeterli ceza verilip verilemediğidir. Cezasızlık algısının konuşulması lazımdır aslında. Çünkü biz biliyoruz ki bir kişinin haksız yere öldürülmesi halinde, inancımız gereği tüm insanlığın öldürüldüğü varsayarız. Haksız yere öldürmeyi tüm insanlığa yönelik bir eylem olarak kabul ederiz. Toplumu korumanın, bireyi korumanın, aileyi korumanın yolu da, her hangi bir eylem ortaya konulduğunda bunun adil yargılamasının yapılarak toplumu meşruiyeti ve kamu vicdanı açısından hak ettiği cezaya çarptırılmasıdır. Af olamaz, af dediğimiz hadise uğranan mağduriyeti ortadan kaldıran bir şey değildir." dedi. Rahşan affının işe yaramadığı görüldü Güler, 1999 yılındaki Rahşan affının işe yaramadığını ifade ederek, "Sadece bizim ülkemizde değil, gelişmiş batı toplumlarına da baktığımızda gerçekleştirilen afların bir fayda salamadığı, suçların artış gösterdiğini görüyoruz. En son Türkiye’de teknik olarak olmasa da uygulama olarak 1999 yılındaki merhum Rahşan Ecevit ve Bülent Ecevit döneminde çıkartılan bir infaz düzenlemesi var. Orada tahmile edilen kişilerin 3 yıl içerişimde yüzde 67’sinin geri döndüğünü gördük. Yani af bir işe yaramadı. Usulen toplumun o anki beklentisi karşılanmış toplumsal sonuç üretme yönünde hiçbir işe yaramamıştır" şeklinde konuştu. Rehabilite ile erken tahliyeler çalışılabilir Güler, yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaat getirilen kişilerin erken tahliye edilebileceğinin altını çizerek şunları söyledi. "Biz affı değil bizim insanların pişmanlığı ile birlikte, varsa sağlık sorunları tedavi edilmeleri, psikolojik destekle birlikte bir daha suç işlemeyeceklerine dair bir kanaat oluşturulması ve koşullu saclı verme şartlarının iyileştirilmesi, bizim buna çalışmamız lazım. Öyle bir çalışma yapmamız lazım ki ömrü hayatında bir kez suç işlemiş kişi, işlediği suçun sonradan farkına varmıştır. Pişmanlığına ermiştir, kendisine verilecek destekle birlikte bir daha suç işlemeyeceğine kanaat getirilmişse o kişinin denetimle serbestlikle birlikte, koşullu salıverme şartlarında erken tahliye edilmesi olabilir. Asla af olmaz. Asla af gibi bir düşüncemiz yok. İnfaz kanunun daha sade, daha adil, daha eşitlikçi, suç ayrımı olmaksızın her türlü mahkûmiyet halinin desteklenmesi çalışmalarını önemseriz" (GF-
Kocaeli Korkunç olayda borç detayı Kocaeli’de arkadaşı Geylani Yenigün’ü evinde öldürdükten sonra intihar eden Uğur Öz’ün, cinayette kullandığı silahı olaydan bir gün önce temin ettiği ortaya çıktı. Piyasaya yaklaşık 300 milyon lira borcu olduğu öne sürülen Öz’ün, kendisine daha önce de borç veren Yenigün’den tekrar para istediği ve ret cevabı alması üzerine olayı gerçekleştirdiği ihtimali üzerinde duruluyor. Yahyakaptan Mahallesi Sağlık Sokak’taki sitede 23 Mayıs’ta meydana gelen cinayet ve intihar olayına ilişkin soruşturmada yeni detaylara ulaşıldı. Olay günü Geylani Yenigün (44), ailesiyle kahvaltıya gitmek üzere hazırlandığı sırada arkadaşı Uğur Öz (41) evine geldi. Yenigün, konuşmak isteyen Öz ile yalnız kalabilmek için ailesini arabaya gönderdi. İddiaya göre, daha önce Yenigün’den 15 milyon lira borç alan Öz, bu görüşmede yeniden borç para talebinde bulundu. Yenigün’ün, eski borcun ödenmemesi nedeniyle bu talebi reddetmesi üzerine tartışma çıktı. Tabancayı bir gün önce temin etmiş Tartışmanın büyümesiyle Uğur Öz, olaydan bir gün önce bir başka arkadaşından emanet aldığı öğrenilen tabancayla Yenigün’e ateş ederek dışarı çıktı. Silah sesleri üzerine eve koşan ailesi, Yenigün’ü kanlar içinde yerde buldu. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, Yenigün’ün hayatını kaybettiğini belirledi. Olayın ardından sitenin bahçesinde Uğur Öz, cinayette kullandığı silahla hayatına son verdi. Polis ekiplerince yapılan incelemede, cebinde cinayeti neden işlediğine dair itirafların yer aldığı bir not bulundu. Yapılan araştırmalarda, Uğur Öz’ün Yenigün’e olan 15 milyon liralık borcunun yanı sıra piyasaya toplam 300 milyon lira borcu bulunduğu, başladığı villa inşaatlarının yarım kaldığı ve ciddi bir borç batağında olduğu iddia edildi. Geylani Yenigün, Öz’ün nikah şahidiydi Kimya, eğlence ve inşaat sektörlerindeki yatırımlarının yanı sıra yerel bir gazetenin de ortağı olan 2 çocuk babası Geylani Yenigün’ün, kendisini hayattan koparan Uğur Öz’ün 2025 yılı aralık ayında kıyılan nikahında şahitlik yaptığı ortaya çıkmıştı. Yenigün, geçtiğimiz mart ayında MHP Kocaeli İl Yönetim Kurulu’na girerek Medya ve İletişimden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı olarak görevlendirilmişti. Ticari hayatına 2015’te gayrimenkul ve otomotiv sektörüyle giren, ardından inşaat ile eğlence sektörlerine yönelen Öz’ün ise 28 Mayıs 2023 tarihinde kendisinden ayrılmak isteyen kız arkadaşını tabancayla ateş ederek yaraladığı da biliniyordu. Olayla ilgili soruşturmanın gizli yürütüldüğü de öğrenildi.