SPOR
CANiK sporcuları Avrupa’da madalya mücadelesine çıkıyor 22 Mayıs 2026 Cuma - 10:06:43 Küresel savunma sanayisi ve yüksek performanslı yarışma tabancası üretiminin lider markalarından CANiK, tabanca atıcılığının Avrupa kıtasındaki en prestijli ve büyük organizasyonlarından biri olan IPSC Handgun European Championship 2026’ya katılacak. Macaristan’ın Buzsk bölgesinde 2-13 Haziran 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek şampiyonada Samsun Yurt Savunma (SYS Grup) bünyesinde faaliyet gösteren CANiK, hem kurumsal gücünü ortaya koyacak hem de dünya arenasında yarışan elit sporcularıyla Türkiye’yi temsil edecek. Üç yılda bir düzenlenen ve Avrupa’da tabanca atıcılığının en büyük buluşma noktası olarak kabul edilen IPSC Handgun European Championship, bu yıl 58 ülkeden 1.500’ü aşkın elit atıcıyı ağırlayacak. Küresel ölçekte gösterdiği genişleme ve profesyonel altyapısıyla olimpiyat kulvarına girme yolunda hızla ilerleyen IPSC (Uluslararası Pratik Atıcılık Birliği) turnuvaları; dünyanın dört bir yanından sporcu, antrenör, izleyici ve sektör temsilcisini bir araya getirecek. Şampiyona, atıcılık sporuna olan ilgiyi artırmanın yanı sıra uluslararası dayanışmayı geliştirmeyi ve markaların global düzeydeki görünürlüğünü güçlendirmeyi hedefliyor. CANiK, organizasyonun en heyecanlı, gösteri niteliğindeki ve dünya genelinde en çok takip edilen bölümü olan Shoot-Off final yarışmasının ana sponsoru olarak şampiyonadaki yerini alıyor. Bu stratejik iş birliği kapsamında CANiK, yarışmanın adrenalin seviyesinin en üst düzeye ulaştığı final heyecanında hem sahada hem de tüm global medya yayınlarında en yüksek seviyede marka görünürlüğü ve prestijli bir konumlandırma elde edecek. CANiK Takımı’nın hedefi madalya CANiK, aynı zamanda uluslararası başarılarıyla adından söz ettiren profesyonel sporcularıyla da madalya mücadelesi verecek. Geçen yıl 70’ten fazla ülkeden 1.800’ün üzerinde elit atıcının katılımıyla düzenlenen IPSC Handgun World Shoot 2025’te, en prestijli kategorilerden biri kabul edilen "Production Optics" sınıfında 419 elit atıcı arasında ilk 5’te yer alarak büyük bir başarıya imza atan Hilfred Siebrits, şampiyonada CANiK adına yarışacak. Turnuvada ayrıca, performanslarıyla göz dolduran başarılı atıcılar Taha Oğuzhan Kaymak ve Neil Cavill Taylor da CANiK Takımı formasıyla podyum mücadelesi verecek. "Global arenada Türkiye’yi ve markamızı en iyi şekilde temsil edeceğiz" CANiK CEO’su Cahit Utku Aral, dünyanın en prestijli tabanca atıcılığı organizasyonlarından biri olan IPSC Handgun European Championship 2026’ya sponsor olmaktan büyük gurur duyduklarını söyledi. CANiK olarak en yüksek standartlarda ürünler geliştirirken aynı zamanda atıcılık sporunun uluslararası ölçekte gelişmesine de katkı sunduklarını vurgulayan Aral, bu iş birliğiyle global vizyonlarını ve spora olan bağlılıklarını bir kez daha en net şekilde ortaya koyduklarını belirtti. CANiK’in sporcu odaklı vizyonuna ve köklü geçmişine işaret eden Aral, "28 yılı aşkın tecrübemizle özellikle yüksek performanslı yarışma tabancası üretiminde dünyanın önde gelen markaları arasında yer alıyoruz. CANiK olarak her zaman sporcuların yanında olduk ve atıcılık kültürünün gelişimini destekledik. Sporcular için adeta bir olimpiyat değerinde olan IPSC şampiyonalarına büyük önem gösteriyoruz. Bu yıl geçen Avrupa Şampiyonasında olduğu gibi hem sponsor olarak sahada olmamız hem de IPSC Dünya Şampiyonası’nda 5’inci olan Hilfred Siebrits gibi güçlü sporcularımızla mücadele edecek olmamız bizim için ayrı bir gurur kaynağı. Global arenada Türkiye’yi ve markamızı en iyi şekilde temsil edeceğiz" dedi.
22 Mayıs 2026 Cuma - 09:11 İnönü Üniversitesi, Masa Tenisi Kurumlar Ligi’nde Malatya ikincisi oldu İnönü Üniversitesi, Malatya’da düzenlenen Masa Tenisi Kurumlar Ligi’ni ikinci sırada tamamlayarak önemli bir başarıya imza attı. Her yıl resmi olarak düzenlenen organizasyonda üniversiteyi temsil eden takım, yaklaşık iki ay süren müsabakalar boyunca gösterdiği performansla dikkat çekti. Bu yıl lig müsabakalarına İnönü Üniversitesi adına İnönü Üniversitesi ve Turgut Özal Tıp Merkezi olmak üzere iki ayrı takım katıldı. İnönü Üniversitesi takımı turnuvayı ikinci, Turgut Özal Tıp Merkezi takımı ise turnuvayı beşinci sırada tamamlarken, her iki takım da Ordu’da düzenlenecek Kurumlar Türkiye Şampiyonası’na katılma hakkı elde etti. Toplam 25 takımın mücadele ettiği organizasyon, Türkiye’nin en yoğun katılımlı kurumlar masa tenisi liglerinden biri oldu. 3 grupta gerçekleştirilen ilk etap müsabakalarında takımlar, gruplarındaki rakiplerle ikişer kez karşılaştı. İnönü Üniversitesi takımı, grup aşamasındaki tüm maçlarını namağlup tamamlayarak grubunu lider bitirdi. Gruplarda ilk üç sırayı alan toplam 9 takımın mücadele ettiği play-off etabında da başarılı performansını sürdüren İnönü Üniversitesi, ligi bir yenilgiyle tamamlayarak Malatya ikincisi olmayı başardı. Turnuvayı, Malatya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü birinci sırada tamamlarken, İnönü Üniversitesi ikinci, Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma Dairesi üçüncü, Şahnahan Anadolu Lisesi dördüncü ve Turgut Özal Tıp Merkezi ise beşinci oldu. İnönü Üniversitesi takımı adına açıklamalarda bulunan Rektör Danışmanı Prof. Dr. Fatih Kocamaz, mücadele boyunca büyük emek veren takım arkadaşlarına teşekkür etti. Kocamaz açıklamasında ayrıca "Bize her an tam destek sunan rektörlüğümüze, sağlık kültür ve spor daire başkanlığına teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı
Madalyanın ardındaki güç: Spor iletişimi
30 Aralık 2025 Salı - 11:52 Madalyanın ardındaki güç: Spor iletişimi Yaşar Üniversitesi’nde düzenlenen 6. PRTalks etkinliğinde bir araya gelen dünya şampiyonu sporcular ve iletişim profesyonelleri; spor dünyasında marka yönetimi ve stratejik iletişimin, sahadaki başarı kadar kritik bir rol oynadığını vurguladı. Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü tarafından bu yıl altıncısı düzenlenen PRTalks etkinliği, "Spor İletişimi" temasıyla gerçekleştirildi. Artistik Cimnastik Dünya Şampiyonu İbrahim Çolak, Triatlon Türkiye ve Balkan Şampiyonu İpek Öztosun ile Medyaspor Kurucu Ortağı ve Spor Yazarı Ali Ergöçmez’in konuşmacı olduğu panelde; modern spor dünyasında yalnızca sahada kazanmanın yeterli olmadığı, bu başarının profesyonel bir iletişim stratejisiyle taçlandırılması gerektiği ifade edildi. "Her sporcu bir markadır" Panelin açılışını yapan Prof. Dr. Özlem Alikılıç, halkla ilişkilerin temelinde stratejik iletişim yönetimi yattığını belirterek sporcuların günümüzde birer marka değerine dönüştüğünü vurguladı. Alikılıç, şunları söyledi: "Bu etkinlikte spor iletişiminde masanın her iki tarafına da hizmet eden önemli aktörleri bir araya getirdik. İşin bir medya tarafı; yani kulüplerin, takımların ve sporcuların iletişimlerinin kriz anlarına kadar yönetildiği uzun bir süreç var. Diğer tarafta ise bizzat marka olan sporcular yer alıyor. Sporcular, kimi zaman bireysel kimi zaman profesyonel yardım alarak kendi markalarını ulusal ve uluslararası ölçekte yönetmeye çalışıyorlar." "İletişim danışmanlığı her branş için şart" Artistik Cimnastik branşında Türkiye’ye ilk dünya şampiyonluğunu kazandıran İbrahim Çolak, başarının ardından gelen popülariteyi yönetmenin zorluklarına dikkat çekti. Kariyerinin büyük bölümünü amatör bir ruhla sürdürdüğünü ancak şampiyonluk sonrası yoğun bir taleple karşılaştığını ifade eden Çolak, deneyimlerini şu şekilde aktardı: "25 yıldır bu sporu yapıyorum ve 19’uncu yılımda dünya şampiyonluğu kazandım. Madalyayı aldıktan sonra sponsorlar gelmeye başladı. Başarı geldikten sonra geri dönüşlerin bu denli büyük olacağını tahmin etmiyordum. Tam o noktada bir iletişim uzmanıyla çalışabilseydim, süreci mükemmel şekilde yönetebilirdim. İletişim sürecini tek başıma yürütmeye çalıştığımda bazı fırsatlar kaçabiliyor. Bu yüzden artık hedeflediğim başarılara ulaşmadan önce uzmanlardan profesyonel yardım almaya başladım." Yaşar Üniversitesi mezunu olan Triatlon Türkiye ve Balkan Şampiyonu İpek Öztosun ise iletişimde profesyonel desteğin her branş için şart olduğunu belirterek branş bilinirliğine değindi: "İletişim kanallarımı bireysel olarak yönetiyorum ancak bu durum bazen sınırlayıcı olabiliyor. Triatlon, Türkiye’de çok yaygın değilken Avrupa’da en çok lisanslı sporcusu bulunan branş konumunda. Medyada daha fazla ön plana çıkmamız gerektiğini düşünüyorum. Birçok sporcu tek bir branşla başlayıp başarı gelmeyince spora küsebiliyor. Oysa bu sporcular, doğru yönlendirmeyle farklı alanlardaki yeteneklerini keşfedip çok daha farklı yerlere gelebilirler." "Daha iyi iletişim, daha çok sponsor" Panelin medya perspektifini sunan Spor Yazarı Ali Ergöçmez, spor ekonomisi ile iletişim arasındaki doğrudan ilişkiye dikkat çekti. Ergöçmez, özellikle kulüplere şu çağrıda bulundu: "Sporcular ve kulüpler maddi anlamda büyük yatırımlar yapsa da iletişim bütçelerine oldukça az pay ayırıyorlar. Aslında daha iyi iletişim, doğrudan daha çok sponsor demektir. Büyük kulüplerin bu süreci çok daha profesyonel yürütmesi gerekiyor. Spor iletişimi, ülke gündemini takip etmekten sporcunun ikili görüşmelerine kadar her şeyi kapsar. Aslında, tüm spor kulüplerinin yöneticileri sporcuların ve teknik adamların profesyonel spor iletişim danışmanlarına ihtiyacı var."
Bu ilçe adeta sporcu fabrikası
30 Aralık 2025 Salı - 11:00 Bu ilçe adeta sporcu fabrikası Rize’nin 43 bin nüfuslu Ardeşen ilçesinde hentboldan hokeye, raftingden futbola uzanan 12 branşta 4 bine yakın lisanslı sporcu bulunuyor. Ardeşen ilçesi, son yıllarda spor alanında ortaya koyduğu tabloyla yalnızca bölgesel değil, ulusal ölçekte de dikkat çeken bir örnek haline geldi. Yaklaşık 43 bin nüfusa sahip ilçede, Gençlik Hizmetleri ve Spor İlçe Müdürlüğü’ne bünyesinde çeşitli kulüplerde 12 farklı branşta 4 bine yakın lisanslı sporcu bulunması, Ardeşen’i klasik bir ilçe profilinin çok ötesine taşıyor. Futbol, hentbol, hokey, rafting, kano, taekwondo ve daha birçok branşta sürdürülen çalışmalar, ilçeyi gerçek anlamda bir "sporcu fabrikası" konumuna getirmiş durumda. 26 faal kulüp Ardeşen’de 26 spor kulübü faaliyet gösteriyor. İlçede pasif ya da dondurulmuş kulüp bulunmaması, sporun süreklilik kazandığını ve kurumsal bir yapıya oturduğunu gösteriyor. Kulüplerin önemli bir bölümünün okul temelli olması ise sporla tanışma yaşının oldukça erken olduğunu ortaya koyuyor. Bunun yanında belediye bünyesindeki kulüpler, doğa sporları, satranç, off-road, olimpik branşlar ve savunma sporları gibi alanlarda faaliyet gösteren yapılar, Ardeşen’de sporun yalnızca futbolla sınırlı kalmadığını kanıtlıyor. Lisanslı sporcu havuzu ilçe ölçeğini aşıyor Genel lisans verileri, Ardeşen’in sporcu potansiyelini sayılarla ortaya koyuyor. İlçede yaklaşık 3 bin 851 lisanslı sporcu bulunurken, fiilen spor yapan sporcu sayısı 3 bin 243 olarak ifade ediliyor. Erkek sporcu sayısı 2 bin 293, kadın sporcu sayısı ise 1 bin 558. Bu tablo, kadın sporunun da Ardeşen’de güçlü bir yer edindiğini gösteriyor. Branş bazlı dağılımda satranç, taekwondo, hentbol, voleybol, kick boks ve gelişmekte olan spor dalları öne çıkıyor. Özellikle satrançta 800’ü aşkın lisanslı sporcu bulunması, ilçede sporun zihinsel boyutuna da ciddi yatırım yapıldığını ortaya koyuyor. Süper Amatör Lig’de mücadele eden Rize’nin köklü spor kulübü Ardeşenspor, altyapıdan yetişen sporcularıyla dikkat çekiyor. Kulüp bünyesinde 172 lisanslı, 70 lisanssız olmak üzere toplam 242 sporcu bulunuyor. Futbolun, diğer branşlarla birlikte gelişmesi; dayanıklılık, disiplin ve rekabet kültürünün sahaya daha güçlü yansımasını sağlıyor. Ardeşen’de sporun merkezinde ise Ardeşen Belediyesi Spor Kulübü yer alıyor. 2015 yılında kurulan kulüp bugün aktif olarak 12 branşta faaliyet yürütüyor ve 921 lisanslı sporcuya ev sahipliği yapıyor. Kulüp, bugüne kadar bin 500’ün üzerinde çocuk ve gence spor hizmeti sundu. 2015’ten bu yana 40 sporcu, farklı branşlarda milli takımlara kazandırıldı. Güncel milli sporcu sayısının 40’a ulaşması, ilçede kurulan altyapı modelinin somut çıktısı olarak değerlendiriliyor. Dünya şampiyonları bu ilçeden Ardeşen’in spor hikayesini sıradanlıktan çıkaran başlıklardan biri de rafting ve kano branşlarında elde edilen uluslararası başarılar. Raftingte Ardeşen sporcuları, son dönemde dünya şampiyonluğu elde ederek ilçenin adını dünya sahnesine taşıdı. Kano branşında milli sporcular yetiştirilmesi, doğa sporlarında da sürdürülebilir bir yapı kurulduğunu gösteriyor. Ardeşen’de spor, yalnızca madalya ve lig başarısı olarak görülmüyor. Kadın sporunun desteklenmesi, gençlerin spora yönlendirilmesi ve sosyal eşitlik, kulüplerin temel yaklaşımı olarak öne çıkıyor. Tamamı altyapıdan yetişen sporcularla üst liglerde mücadele eden kadın hentbol takımı, bu anlayışın en dikkat çekici örnekleri arasında yer alıyor. 43 bin nüfuslu ilçede 12 branşta 4 bine yakın lisanslı sporcuya ulaşılması, Ardeşen’i sporcu yetiştiren değil, sistemli biçimde sporcu üreten bir merkez konumuna taşıyor. Ardeşen’de spor, günlük hayatın doğal bir parçası olarak kuşaktan kuşağa aktarılıyor. Aktif lisanslı sporcuların yanı sıra geçmişte sporla uğraşmış geniş bir kitle de dikkate alındığında, sporla temas eden nüfus ilçe nüfusunun yarısını aşıyor. Bu yapı sayesinde çocuklar erken yaşta branşlarla tanışıyor, kadınlar sporda görünür oluyor ve altyapıdan yetişen sporcular düzenli bir spor disiplini kazanıyor. Ortaya çıkan tablo, geçici bir başarıdan ziyade kalıcı ve sürdürülebilir bir spor ekosistemine işaret ediyor. Aktif branşlar ve lig organizasyonları Ardeşen Belediyesi Spor Kulübü bünyesindeki branşlar, federasyon ligleri ve resmi organizasyonlarda Rize’yi temsil ediyor. Kadın hentbol takımı Kadınlar 1. Ligi’nde, hokey takımları ise 1. ve 2. Liglerde mücadele ediyor. Rafting ve kano branşlarında Ardeşen’den yetişen sporcular Türkiye, Avrupa ve Dünya şampiyonalarında yer alırken, taekwondo, karate ve kick boks branşlarında sporcular ulusal ve uluslararası organizasyonlara katılıyor. Satranç başta olmak üzere birçok branşta okul sporları ve federasyon turnuvalarında geniş katılım sağlanıyor.
Süper Lig’in en verimli hücum hattı Trabzonspor’da
30 Aralık 2025 Salı - 10:21 Süper Lig’in en verimli hücum hattı Trabzonspor’da Trendyol Süper Lig’de 2025-2026 sezonunun geride kalan bölümünde hücum performanslarıyla öne çıkan Trabzonspor, Paul Onuachu, Felipe Augusto ve Ernest Muçi’den oluşan hücum hattıyla Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş’ı geride bıraktı. Bordo-mavililer, daha düşük maliyetle kurulan hücum hattından en yüksek verimi alan takımlar arasında yer aldı. Ligde ilk yarıyı Galatasaray ve Fenerbahçe’nin ardından 35 puanla 3. sırada tamamlayan Trabzonspor, rakiplerine oranla daha ekonomik bir hücum organizasyonuyla dikkat çekti. Bordo-mavili ekip, bu performansıyla ligin en üretken takımlarından biri olmayı başardı. Gollerin büyük bölümü üç isimden Trabzonspor’da Paul Onuachu, Felipe Augusto ve Ernest Muçi’den oluşan hücum üçlüsü, ligde şu ana kadar toplam 26 gol kaydetti. Bordo-mavililerin attığı 33 golün yüzde 78,8’i bu üçlüden gelirken, söz konusu oran dört büyükler arasında en yüksek seviye oldu. İstanbul’un üç büyüğüne net üstünlük Trabzonspor’un hücum performansı, Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş ile yapılan karşılaştırmalarda daha net ortaya çıktı. Galatasaray’da Icardi, Osimhen ve Sane üçlüsünün toplam piyasa değeri 104 milyon Euro olurken, Fenerbahçe’de Talisca, Asensio ve En-Nesyri’den oluşan hücum hattının değeri 45 milyon Euro seviyesinde bulunuyor. Beşiktaş’ta ise Abraham, Rafa Silva ve Toure üçlüsünün toplam piyasa değeri 34 milyon Euro olarak hesaplandı. Buna karşın Trabzonspor’un hücum üçlüsünün toplam piyasa değeri yalnızca 21 milyon Euro’da kaldı. Bordo-mavililer, düşük maliyetine rağmen hem gol sayısı hem de takım içi katkı oranında rakiplerinin önüne geçti. Skor yükünü üç isim sırtladı Trabzonspor’da Paul Onuachu 11 golle takımın en golcü ismi olurken, Felipe Augusto 8, Ernest Muçi ise 7 golle skora katkı sağladı. Hücum yükünün büyük ölçüde bu üç oyuncu üzerinde toplanması, bordo-mavililerin skor üretiminde istikrarlı bir yapı yakalamasını sağladı. Rakiplerin hücum katkı oranları Fenerbahçe’de Talisca 9, Marco Asensio 8 ve En-Nesyri 7 golle toplam 24 gole ulaştı. Sarı-lacivertlilerde bu üçlünün takımın 39 golü içindeki payı yüzde 61,5 olarak gerçekleşti. Galatasaray’da Mauro Icardi 9, Osimhen 6 ve Sane 6 golle toplam 21 gole imza atarken, sarı-kırmızılıların 38 golünün yüzde 55,3’ü hücum üçlüsünden geldi. Yüksek maliyete rağmen katkı oranı Trabzonspor’un gerisinde kaldı. Beşiktaş’ta ise Tammy Abraham 7, Rafa Silva 5 ve El Bilal Toure 4 golle toplam 16 gole ulaştı. Siyah-beyazlılarda hücum üçlüsünün, takımın 30 gollük skor üretimindeki payı yüzde 53,3 oldu.
Burhanettin Basatemür: "3-4 transfer yapacağız"
30 Aralık 2025 Salı - 10:20 Burhanettin Basatemür: "3-4 transfer yapacağız" Karşıyaka Teknik Direktörü Burhanettin Basatemür, devre arası transfer döneminde hücum hattına 1 ya da 2 oyuncu, sol beke 1 ve orta sahaya da 1 transfer gerçekleştirmeyi hedeflediklerini ifade etti. TFF 3. Lig 4. Grup’ta sezonun ilk yarısında Karşıyaka, oynadığı 15 maçta 11 galibiyet, 3 beraberlik ve 1 mağlubiyet aldı. Yeşil-kırmızılı ekipte Teknik Direktör Burhanettin Basatemür da hem takımın ortaya koyduğu performansı ele aldı hem de transfer çalışmalarıyla ilgili açıklamalarda bulundu. İlk yarıya iyi bir şekilde başladıkları ve iyi bir şekilde bitirdikleri için mutlu olduklarını söyleyen Basatemür, "1 maç hariç genel olarak skor anlamında memnunuz. Tabii lig bu sezon ilk defa farklı bir şekilde oynandı. Ligin 10. haftasında cezalar açıklandı ve bu durum güç dengesini biraz değiştirdi. Aslında farklı bir lig oynadık. Son 5-6 maçta süreç biraz daha farklı ilerledi ancak buna rağmen o bölümde de sadece 1 maç bizi etkiledi. Onun dışında bu süreci sorunsuz şekilde tamamladık. Oyuncularımızın çalışması, temposu, karakteri ve mücadelesi çok iyiydi. Genel olarak taraftarımızla ciddi bir bütünleşme yaşandı. Taraftarımız yeniden takıma sahip çıktı ve şu an camiada güçlü bir sahiplenme var. Bu bizim için çok daha önemli. Herkesin kendi işini iyi yaptığı bir sistem ve düzen kurmaya çalışıyoruz. Bu sağlandığında başarının zaten kendiliğinden geleceğine inanıyoruz" diye konuştu. "Dört oyuncumuz geri dönüyor" Ceza alan oyuncuların da döndüğünü hatırlatan Basatemür, "4 oyuncumuz geri dönüyor. Yapacağımız 3 ya da 4 takviye ile birlikte ikinci yarıya başlayacağız. Cezalar nedeniyle takım olarak farklı bir kimliğe bürünmek zorunda kaldık ve ister istemez etkilendiğimiz maçlar oldu. Bunun temel sebebi buydu. Yoksa oyun olarak yine iyiydik; kaybettiğimiz maçta bile oyuna çok iyi başladık. Ancak futbol bir skor oyunu. Golü bulamadığınızda maç çok farklı yönlere gidebiliyor. Bu durumun çözümü, oyuncularımızın geri dönmesiyle birlikte büyük ölçüde ortadan kalkacaktır" şeklinde konuştu. "Taraftarımızın tavrı çok önemli" Mağlubiyetten galibiyete dönebilmenin çok ama çok değerli olduğunu söyleyen Burhanettin Basatemür, "Bu durum takımın gücünü, oyunu bırakmama alışkanlığını ve mücadelesini net şekilde gösteriyor. Taraftarımızın özellikle iç sahadaki maçlarda verdiği ekstra motivasyon çok önemliydi. Geriye düşülebilir ama o anlarda da takımı desteklemeye devam etmek büyük önem taşıyor çünkü genç bir takımız. Olumsuz tepkiler olsaydı, bu geri dönüşler çok daha zor olabilirdi. Taraftarımızın olumlu yaklaşımı, oyuncularımızın maçı bırakmaması ve fiziksel üstünlüğü sayesinde bu maçları çevirmeyi başardık" dedi. "Hücuma 1-2 transfer yapacağız" Yapılacak takviyelerle alakalı da bilgi veren Basatemür, "Transfer konusunda ise hücum bölgesine mutlaka bir veya iki oyuncu alacağız. Sol bekimiz takımdan ayrıldı, bu nedenle oraya alternatif bir sol bek transfer etmeyi düşünüyoruz. Ayrıca orta sahaya da bir oyuncu takviyesi planlıyoruz" cümlelerine yer verdi.