ÇEVRE - 22 Ocak 2026 Perşembe 09:36

Sivas’ta soğuk hava 4 metreyi bulan buz sarkıtları oluşturdu

A
A
A

Sivas’ta dondurucu soğuklar nedeniyle Behrampaşa Hanı’nın duvarlarında 4 metre uzunluğunda buz sarkıtları oluştu.

Sivas’ta hava sıcaklıklarının hızla düşmesiyle kentte etkili olan soğuk hava, tarihi yapılarda dikkat çekici görüntülere neden oldu. Behrampaşa Hanı’nın dış duvarlarında ve saçak kısımlarında 4 metreyi bulan buz sarkıtları oluştu.

Sivas’ta soğuk hava 4 metreyi bulan buz sarkıtları oluşturdu

Sabah saatlerinde hanın önünden geçen vatandaşlar, dev buz kütlelerini görünce şaşırdı. Birçok kişi, duvarlardan sarkan buzları görüntüleyerek fotoğraf çekti. Bazı vatandaşlar, uzunluğu metreleri aşan sarkıtların Sivas’ın sert kışının açık bir göstergesi olduğunu söyledi.

Sivas’ta soğuk hava 4 metreyi bulan buz sarkıtları oluşturdu

"Sivas’ın özüne döndüğünü hissediyorum"

Nurettin Kaçar, "Bana göre Sibirya soğukları değil de Sivas’ın özüne döndüğünü hissediyorum. Benim çocukluğumda Sivas’ta bundan daha uzun buz sarkıtları oluşurdu. Sivas yüksek bir memleket olduğu için aslında Sivas’ın gerçek yüzü budur. Bir yandan da yoldan geçen yayalar için tehlike oluşturmaya başladı. Sağ olsun belediye çalışmalarını sürdürüyor, 4 metreye yakın buz sarkıntısı var. Kışın gezmek için yurt dışından geldim, baktım çocukluğumda olan buzları gördüm, çocukluğuma döndüm. Onun için fotoğrafını çekip arkadaşlarımla paylaştım" dedi.

Sivas’ta soğuk hava 4 metreyi bulan buz sarkıtları oluşturdu

Sancar Alp Fırat - Yunus Çiftci

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Aydınlı esnaftan ’5 metrelik’ bayrak tepkisi Suriye hattında Türk bayrağına yönelik yapılan saldırıya tepki gösteren esnaf Mustafa Yalçınkaya, işyerine astığı 5 metrelik bayrakla saldırıyı kınayarak, duruma tepki gösterdi. Aydın’ın Efeler ilçesinde baharatçılık yapan Mustafa Yalçınkaya isimli bir esnaf, Nusaybin-Kamışlı sınır hattında terör örgütü YPG/SDG yandaşlarının Türk bayrağına saldırısını kınadı. Saldırıya tepki gösteren Yalçınkaya, işyerine 5 metrelik bayrak asarak "Bayrağımızı indirmeye kimsenin gücü yetmez" diyerek, birlik mesajı verdi. Türk bayrağının sadece bir sembol değil aynı zamanda şehitlerin emaneti, milletin ortak değeri olduğunu ifade eden esnaf Mustafa Yalçınkaya, "Bayrağımıza uzanan eller kırılsın. Bu alçak saldırıya sessiz kalmamak ve farkındalık oluşturmak istedim. Bu yüzden dükkanımızı şanlı bayrağımız ile donattık. Milletimiz böyle provokasyonlara gelmeyecektir ve biz bir oldukça hiç kimsenin gücü Türk bayrağını indirmeye yetmez. Biz hepimiz bu coğrafyanın insanlarıyız. Kesinlikle aramızda ayrıcalık, üstünlüğümüz yok. Geçmişte atalarımız nasıl kardeşçe yaşamışlarsa aynı devam etmek istiyoruz. Bayrağımız bizim namusumuzdur. 5 köşeli yıldız İslam’ın 5 şartıdır. Ülkemiz, vatanımız bölünmesin istiyoruz. Tek devlet, tek vatan, tek millet istiyoruz. Allah birlik, beraberliğimizi bozmasın, bozmak isteyenlere de fırsat vermesin inşallah" dedi.
İzmir Bahçede düştü, hayatı değişti Dünya genelinde kadınlarda yaygın olarak görülen ve Human Papilloma Virus (HPV) enfeksiyonunun neden olduğu rahim ağzı kanseri; düzenli hekim kontrolü ve 2006’dan beri uygulanan HPV aşısıyla önlenebiliyor. 68 yaşında rahim ağzı kanseri teşhisi alan ve son üç yıldır kansere karşı mücadele veren Canan Birgi de, aşının ve düzenli kontrolün önemi hakkında kadınları uyardı. Canan Birgi, "Rahim ağzı kanseriyle ilgili bir bilgim yoktu. Bir gün düştüm ve kanamam oldu. Onun üzerine teşhis aldım. Tümör 6 santimetre olduktan sonra öğrendim. O nedenle tüm kadınlara önerim düzenli kontrollerini yaptırmaları" diye konuştu. Serviks kanseri ya da rahim ağzı kanseri, HPV virüsünün neden olduğu bir kanser tipi olarak bugün dünya genelinde milyonlarca kadını tehdit ediyor. 2006’dan beri uygulanan HPV aşısı ve düzenli pap smear testiyle kansere neden olan HPV virüsü, kansere neden olmadan önlenebiliyor. Aşısı sayesinde dünyadan yok edilebilecek kanser türü olarak bilinen serviks kanserine karşı, toplumda bilincin gelişmesi ise çok önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Bu nedenle her yıl ocak ayında rahim ağzı kanserine karşı farkındalık çalışmaları yapılarak toplumda bilincin artırılması hedefleniyor. Hikayesiyle kadınlara mesaj veren emekli bankacı Canan Birgi (70), 68 yaşında aldığı rahim ağzı kanseri teşhisine ilişkin konuştu. Medicana International İzmir Hastanesi’nde immünoterapi alarak hastalıkla mücadele eden Canan Birgi, bir kaza sonucu düşmesi neticesinde kanser olduğunu öğrendiğini aktardı. Muğla Milas’tan tedavi için İzmir’e gelen Canan Birgi, "Rahim ağzı kanseri teşhisi 27 Aralık 2022’de konuldu. 3 yıldır tedavi görüyorum. Önceleri çok kötüydüm ama şimdi iyiyim. Benim rahatsızlığım uzun süre belli olmadı. Tümör 6 cm olmuş. Düşünceye kadar hiçbir belirti vermedi. Bahçede düşünce kanamam oldu. Bir arkadaşım kadın doğum doktoru ona başvurdum. "Canan, İzmir’e mi Muğla’ya mı gideceksin, bir an önce gitmen lazım" dedi. İzmir’de de kardeşim var, bu yüzden tedavi için İzmir’e geldim. Tedaviye başlandı ve şimdi çok iyiyim" ifadelerini kullandı. Utanılacak bir şey değil Rahim ağzı kanserine ilişkin teşhis alana kadar bir bilgisinin olmadığını, kanserin nedenlerini sonradan araştırınca öğrendiğini aktaran Canan Birgi, "Rahim ağzı kanseri olduğumu öğrendiğimde çok üzüldüm. "Neden ben?" dedim. Ama artık alıştım, iyiyim ve kimseden de saklamadım. Utanılacak bir şey değil. Düşünce öğrendim ama sonradan kendime dönüp baktığımda sürekli yorulduğumu, halsiz olduğumu hatırlıyorum. Yani tümör 6 santimetre olmuş. Öncesinde kendimi sağlıklı sanıyordum. Tedaviden tedaviye İzmir’e geliyoruz. Şu an immünoterapi yapılıyor. Tedavi sürecinde ilk olarak Medicana’ya geldim. Kemoterapi verdiler, ışın tedavisi yaptılar" diye konuştu. Rahim ağzı kanserine karşı kadınlara da mesaj veren Canan Birgi, "Kadınlara önerim; her sene kontrollerini yaptırsınlar. "Bende olmaz" demesinler. Oluyor yani Bana teşhis konulduğunda 68 yaşındaydım" sözlerini kaydetti. Kanserin tek sebebi: HPV Medicana International İzmir Hastanesi Medical Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Gülcan Bulut, hem hastası Canan Birgi’nin durumunu değerlendirdi hem de hastalığa ilişkin detayları paylaştı. Rahim ağzı kanserinin temel sebebinin HPV virüsü olduğunun altını çizen Doç. Dr. Gülcan Bulut, "HPV’nin birçok tipi (suşu) vardır. Bu suşların bazıları kansere yol açarken bazıları ise yalnızca genital siğillere neden olur. Genital siğiller onkolojinin değil, daha çok jinekolojinin ilgi alanındadır. Onkolojiyi ilgilendiren ise HPV’nin kanserle ilişkili olan 16, 18 gibi yüksek riskli özel suşlarıdır. Bu suşlar rahim ağzı kanserine neden olabilmektedir" sözlerini kaydetti. HPV aşısında 9 farklı HPV suşu olduğunu aktaran Doç. Dr. Gülcan Bulut, "Aşı HPV’nin yayılmasını ve kansere sebep olmasını engeller. HPV’nin cinsel yolla bulaştığı kabul edilir. Başka doğrudan temas yolları da bildirilmiştir ancak genel bulaş şekli cinsel temastır. Bu nedenle, cinsel aktivite başlamadan önce, ergenlik dönemindeki çocukların aşılanması önerilir. Böylece kişi çocukluk döneminden itibaren HPV’ye karşı bağışıklık kazanmış olur. Tıpkı Hepatit B aşısında olduğu gibi, HPV’ye yakalanmadan önce aşılanmak koruyuculuk sağlar. HPV bulaşmamış bireylerde aşı ile bağışıklık kazanıldığında ilerleyen dönemlerde HPV’nin kansere neden olması engellenir. Serviks kanserinin gelişim sürecinde önce HPV bulaşı olur, ardından bulaştığı bölgede kronik inflamasyon ve dönüşüm reaksiyonları gelişir. Bu süreçte "Servikal İntraepitelyal Neoplazi (CIN)" adı verilen öncül lezyonlar oluşabilir. Jinekologlar bu lezyonları smear (Pap smear) testleri ile takip eder. Amaç, henüz kanser gelişmeden öncül lezyonları tespit etmektir. Aşıyla bağışıklık kazanıldığında ise bu lezyonların oluşması engellenmiş olur" ifadelerini kullandı. Koruyucu tedbirler hastalığın ortaya çıkmaması için önemli İmmünoterapi alan hasta Canan Birgi’nin operasyon sınırını geçmiş bir hasta olduğuna ve bu nedenle ameliyatla tümörünün alınamadığına vurgu yapan Doç. Dr. Gülcan Bulut, "Bu noktada hastaların ‘Ameliyat yapılamıyorsa tedavi edilemiyor’ şeklinde bir kaygısı olabiliyor; oysa operasyon sınırı geçilmiş olsa bile kombine kemo-radyoterapi uygulanarak tedavi sağlanabilir. Canan Hanım da kemo-radyoterapi aldı. Daha sonraki dönemde mediastende bir lenf bezi patolojisi gelişti ve yapılan incelemelerde hastalığın nüks ettiği tespit edildi. Ancak güzel tarafı, Canan Hanım’ın immünoterapiye çok iyi yanıt vermesiydi. Hem immünoterapiye hem de radyoterapiye iyi yanıt verdiği için hâlâ tam yanıtla izlenebiliyor. Metastatik evrede olmasına rağmen tedavi edilebilir durumda. Ancak en önemli nokta, hastalığın hiç ortaya çıkmamasıdır. Koruyucu tedbirler bu nedenle büyük önem taşır. Ne yazık ki özellikle belli bir yaş üzerindeki birçok kişi hâlâ aşılanmadığı için önümüzdeki yıllarda serviks kanseri vakaları görülmeye devam edecektir" açıklamasını yaptı. Doç. Dr. Gülcan Bulut, sözlerini şöyle tamamladı: "Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, dünyadan ilk olarak silinecek olan kanser tipi serviks kanseri olarak tanımlanmaktadır. Böyle olunca da HPV aşısının ne kadar önemli olduğuna vurgu yapmak gerekir. Serviks kanseri aşıyla önlenebilen en önemli kanser türüdür."
Ankara Devlet Memurları Sendikası Başkanı Cengiz: "Vergi Daireleri Kuruluş ve Görev Yönetmeliği ciddi bir huzursuzluğa yol açtı" Devlet Memurları Sendikası (DMS) Genel Başkanı Tuncay Cengiz, "Vergi Daireleri Kuruluş ve Görev Yönetmeliği, vergi dairelerinde görev yapan müdür, müdür yardımcısı ve gelir uzmanları arasında ciddi bir huzursuzluğa yol açtı" dedi. Devlet Memurları Sendikası, Vergi Daireleri Kuruluş ve Görev Yönetmeliği’yle ilgili 7 Ocak’ta vergi dairesi müdür ve müdür yardımcıları ile gelir uzmanlarınca gerçekleştirilen çalışma sonucu hazırlanan raporu açıkladı. Hazırlanan raporda vergi dairelerinde yürürlüğe konulan yeni mevzuat düzenlemesiyle idari süreçlerde ciddi aksamalar yaşandığı, bu durumun kurumların faaliyetlerini önemli ölçüde yavaşlatarak, hizmetlerin neredeyse durma noktasına gelmesine yol açtığı ifade edildi. "Bu yönetmelik yıllar içinde inşa edilen kariyer personel rejimine yönelik bir tehdittir" Devlet Memurları Sendikası Genel Başkanı Tuncay Cengiz, yeni yönetmeliğin vergi dairelerinin fonksiyonel yapısıyla uyuşmadığını belirterek, "7 Ocak’ta alanında uzman müdürlerimiz, gelir uzmanlarımız ve hukuk danışmanlarımızla masaya oturduk. Gördük ki bu yönetmelik sadece bir kağıt parçası değil, yıllar içinde inşa edilen kariyer personel rejimine yönelik bir tehdittir. Vergi Daireleri Kuruluş ve Görev Yönetmeliği, vergi dairelerinde görev yapan müdür, müdür yardımcısı ve gelir uzmanları arasında ciddi bir huzursuzluğa yol açtı. Vergi dairesi çalışanlarımızın emeğini ve liyakatini korumak bizim kırmızı çizgimizdir. Söz konusu yönetmeliğin yürürlüğünün durdurulması ve tamamen iptali için Danıştay’da davamızı açtık. Devletin vergi toplama kapasitesini ve personelinin huzurunu bozacak bu düzenlemeden dönülene kadar mücadelemiz sürecektir" ifadelerine yer verdi. Sendika, hazırlanan raporun Cumhurbaşkanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Gelir İdaresi Başkanlığına resmi bir idari itiraz başvurusu olarak sunulduğunu, raporda yönetmeliğin vergi dairesi işleyişindeki verimliliği düşüreceği ve uzmanlaşmayı engelleyeceğinin vurgulandığını belirtti.