ÇEVRE - 23 Ocak 2026 Cuma 13:59

Sivas’ta bin 231 köyden 945’ine ulaşım sağlanamıyor

A
A
A
Sivas’ta bin 231 köyden 945’ine ulaşım sağlanamıyor

Türkiye’nin en fazla köyüne sahip olan Sivas’ta kar yağışı ve tipi nedeniyle 945 yerleşim yerinin yolu ulaşıma kapandı. Ekipler, yolların ulaşıma açılması için aralıksız mesai yapıyor.


Sivas’ta etkili olan kar yağışı ve tipi, ulaşımda aksamalara neden oldu. Türkiye’nin bin 231 köy ile en fazla köy sayısına sahip olan kentinde yoğun yağış sonrası il genelinde 945 yerleşim yerinin yolu araç ulaşımına kapandı. Yağışın ardından İl Özel İdaresi ekiplerince karla mücadele çalışmaları başlatıldı. Vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla sahada görev yapan ekipler, kapanan yolların yeniden ulaşıma açılması için aralıksız mesai yapıyor. Yol ve Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü ekiplerinin, tüm imkânlarını seferber ederek ulaşımın yeniden sağlanması için yoğun gayret gösterdiği ifade edildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yalçın’dan Balıkesir Üniversitesine ziyaret AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, Balıkesir Üniversitesi (BAÜN) Rektörü Prof. Dr. Yücel Oğurlu’yu makamında ziyaret etti. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın Balıkesir Üniversitesi’ni ziyaret ederek, Rektör Prof. Dr. Yücel Oğurlu tarafından üniversitede yürütülen akademik ve bilimsel çalışmalar, üniversitenin son dönemde hayata geçirdiği akademik atılımlar ile devam eden bilimsel projelere hakkında bilgi aldı AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yalçın ve beraberindeki heyet, ziyaretin ardından Balıkesir Üniversitesi Teknokent’te incelemelerde bulundu. Heyet, Rektör Prof. Dr. Yücel Oğurlu ve BAÜN Teknokent Genel Müdürü Öğr. Gör. Burcu Aydemir’den yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Ziyarette Yalçın’a, AK Parti Balıkesir Milletvekili Ali Taylan Öztaylan, AK Parti MKYK Üyeleri ve İnsan Hakları Başkan Yardımcıları Mehmet Umur ile Arzu Silin Günaydın, AK Parti Balıkesir İl Başkanı Mehmet Aydemir, AK Parti Gençlik Kolları MYK Üyesi ve İnsan Hakları Başkanı Pırıl Özçelik eşlik etti. Rektör yardımcıları Prof. Dr. Cevdet Avcıkurt, Prof. Dr. Murt Doğdubay ve Prof. Dr. Fatih Satıl’ın da yer aldığı ziyaret, karşılıklı iyi dileklerin iletilmesiyle sona erdi.
Erzurum ETÜ’lü akademisyen Doç. Dr. Çoşkun’dan, Ortaçağ İran tarihine ışık tutan iki kitap Erzurum Teknik Üniversitesi Tarih Bölümü Ortaçağ Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Derya Coşkun’un, Taberistan Melikleri Bâvendîler ile Herât merkezli Kert Hanedanı’nı konu alan iki kapsamlı akademik çalışması yayımlandı. Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Tarih Bölümü Ortaçağ Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Derya Coşkun’un Ortaçağ İran coğrafyasındaki yerel hanedanlıkları ele alan iki yeni kitabı okuyucuyla buluştu. Çalışmalar, siyasî tarih kadar sosyal, ekonomik ve kültürel unsurları da merkeze alarak dönemin çok boyutlu bir analizini sunuyor. "Taberistan Melikleri Bâvendîler (44-749 / 665-1349)" adlı eserde, coğrafî yapısı nedeniyle merkezi otoritenin nüfuz etmekte zorlandığı Taberistan bölgesinin tarihsel serüveni ayrıntılı biçimde ele alınıyor. Bâvendîler’in Sâsânîler’den başlayarak Selçuklular ve Moğollar dönemine uzanan uzun hâkimiyet süreci; askerî stratejiler, diplomatik ilişkiler ve pragmatik siyaset anlayışı çerçevesinde değerlendiriliyor. Kitapta ayrıca Fârim, Sârî ve Âmül gibi şehirlerin ilim, ticaret ve şehircilik açısından bölgesel merkezler hâline geliş süreci de inceleniyor. Coşkun’un ikinci eseri "Herât’tan Yükselen Işık: Kert Hanedanı (643-791 / 1245-1389)" ise Herât merkezli Kert Hanedanı’nın tarih sahnesindeki rolüne odaklanıyor. Gurîler döneminden Moğol hâkimiyetine uzanan süreçte Kert meliklerinin siyasî mücadeleleri, İlhanlılar ve Çağataylılar arasındaki denge politikaları ve bağımsızlık girişimleri kitapta ayrıntılı şekilde ele alınıyor. Eserde, Herât’ın yalnızca bir idare merkezi değil, aynı zamanda kültür ve imar faaliyetleriyle öne çıkan bir şehir hâline gelmesinde Kertler’in katkıları da vurgulanıyor. Her iki kitapta da klasik tarih anlatısının ötesine geçilerek, bölgesel güçlerin uzun süre ayakta kalmasını sağlayan sosyal yapı, ekonomik dinamikler ve kültürel üretim süreçleri değerlendiriliyor. Çalışmalar, Ortaçağ İran tarihi ve İslam dünyasındaki yerel hanedanlıklar üzerine çalışan araştırmacılar için önemli birer başvuru kaynağı niteliği taşıyor.