EĞİTİM - 20 Mayıs 2026 Çarşamba 15:32

"Sivas Uluslararası Film Festivali" coşkuyla sona erdi

A
A
A
"Sivas Uluslararası Film Festivali" coşkuyla sona erdi

3. Sivas Uluslararası Film Festivali, beş gün boyunca film gösterimleri, söyleşiler, atölyeler ve konserlerle kenti sinemanın merkezi hâline getirdi. Festivalin kapanışında düzenlenen ödül töreninde Türk sinemasına katkı sunan isimler ödüllendirilirken, etkinlikler yoğun ilgi gördü.


Sivas’ta bu yıl üçüncüsü düzenlenen Uluslararası Film Festivali, sinema dünyasının önemli isimlerini bir araya getirdi. Sivas Valiliği, Sivas Belediyesi, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ve TÜRKSOY iş birliğiyle gerçekleştirilen festival, 12-16 Mayıs tarihleri arasında çeşitli etkinliklerle gerçekleştirildi. Beş gün süren festival kapsamında film gösterimleri, söyleşiler, atölyeler, konserler ve sergiler düzenlendi. Festivalin açılışında belgesel ve kurmaca film gösterimleri yapılırken, Mehmet Rıza Marufoğlu’nun söyleşisiyle belgesel sinemanın incelikleri ele alındı. İkinci gün Nazif Tunç ve Mehmet Şarkışla’nın katıldığı söyleşiler ile Emre Gezici’nin kurgu atölyesi gerçekleştirildi. Festivalin üçüncü gününde Hollywood yapımlarında görev alan Craig Burnie Burns, görüntü yönetmenliği üzerine deneyimlerini paylaştı. Aynı gün düzenlenen kortej yürüyüşü, Yeşilçam resim sergisi ve 90’lar pop konseri etkinliklere renk kattı. Dördüncü gün ise dijital dünyada oyunculuk ve belgesel sinema üzerine söyleşiler düzenlenirken, akşam saatlerinde "Sev Kardeşim" ve "Süt Kardeşler" filmlerinin gösterimi yapıldı.


Ödül töreni düzenlendi


Festivalin son günü çocuk filmleri gösterimiyle başladı. Ardından Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde düzenlenen ödül töreniyle festival sona erdi. Kapanış programında Şef Kürşat Taydaş yönetimindeki sanatçı Nilgün Kızılcı tarafından seslendirilen Yeşilçam Nostalji Konseri büyük beğeni topladı. Ödül törenine Sivas Valisi Yılmaz Şimşek ve eşi Dr. Çiğdem Olgun Şimşek, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, sinema sanatçısı Hülya Koçyiğit, il protokolü ve çok sayıda davetli katıldı.


Sivas’ın kültürel mirası görünür hale gelecek


Programda konuşan Vali Yılmaz Şimşek, festivalin yalnızca kültür ve sanat hayatına değil, şehrin tanıtımına ve turizmine de katkı sunduğunu belirterek, Sivas’ın tarihi ve kültürel mirasının sinema aracılığıyla daha görünür hâle getirileceğini ifade etti. Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı ise Sivas’ta bulunmaktan mutluluk duyduğunu dile getirirken, Hülya Koçyiğit de Cumhuriyet’in temellerinin atıldığı şehirde böyle bir festival düzenlenmesinin anlamlı olduğunu söyledi.


Çeşitli ödüller verildi


Festival kapsamında Hülya Koçyiğit’e "Onur Ödülü", Tamer Karadağlı ve Murat Ercanlı’ya "Türk Sineması Hizmet Ödülü", Dastan Zhappar Ryskeldi’ye ise "TÜRKSOY Özel Ödülü" verildi. En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü Ali Nuri Türkoğlu, En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü Deniz Uğur, En İyi Yardımcı Oyuncu Ödülü’nü Burak Haktanır aldı. "Gönül Dağı" dizisi ise "En İyi Dizi" ödülüne layık görüldü.



"Sivas Uluslararası Film Festivali" coşkuyla sona erdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Başkan Aras Kıyı Belediyeler Birliğinde güven tazeledi Kıyı Belediyeler Birliği Başkanlığı görevine yeniden seçilen Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, yeni dönemde de yerel yönetimlerin sorunlarına çözüm üretmeye devam edeceklerini söyledi. Birliğin bugün itibarıyla 120 üyeye ulaştığını belirten Başkan Aras, dayanışma ve ortak akıl vurgusu yaptı. Yeniden seçilmenin onurunu ve sorumluluğunu taşıdığını ifade eden Başkan, geride kalan iki yıllık süreçte belediyeler arasındaki dayanışmayı güçlendirmek, kentlerin ortak sorunlarına çözüm üretmek ve Birliği daha aktif bir yapıya kavuşturmak adına önemli çalışmalar yürüttüklerini dile getirdi. Yeni dönemde özellikle kaynak ve yetki sorunları başta olmak üzere yerel yönetimlerin yaşadığı sorunlara odaklanacaklarını kaydeden Başkan Aras, "Yeni dönemde de kaynak ve yetki başta olmak üzere yerel yönetimlerin yaşadığı sorunlara odaklanacak; belediyelerimizin sesi olan, çözüm üreten ve ortak aklı büyüten bir anlayışla çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Anadolu’nun dört bir yanından gelen büyük bir dayanışma ailesiyiz. Bugün 120 üyeye ulaşan Birliğimizi daha da güçlendirerek hedeflerimize birlikte yürüyeceğiz. Görev süresi boyunca emek veren tüm encümen üyelerimize teşekkür ediyor, yeni dönemde birlikte çalışacağımız encümen üyelerimizle Birliğimizi daha da ileriye taşıyacağımıza inanıyorum" dedi.
Hatay İnşaat çalışmalarında ortaya çıkan ve depremi hasarsız atlatan devasa mozaik ilk günkü ihtişamını koruyor Hatay’da inşaat çalışmaları sırasında 2010 yılında ortaya çıkan ve koruma altına alınan 1050 metrekarelik tek parça taban mozaiği, görünümüyle ihtişamını korumaya devam ediyor. Hatay Valisi Mustafa Masatlı, mozaikteki dalgalanmaların tarihte yaşanan 2 depremden kaynaklı olduğunu belirterek asrın felaketinin mozaikte herhangi bir hasar bırakmadığını söyledi. Tarihte çeşitli toplumlara ev sahipliği yapan ve verimli topraklarıyla medeniyetlerin beşiği olan Antakya ilçesinin Haraparası Mahallesi’nde 2010 yılında bir otelin inşaat çalışması sırasında 1050 metrekarelik tek parça taban mozaiği ortaya çıkmıştı. Dünyadaki eşsiz eserlerden olan ve tarihte yaşanan depremlerden etkilenen devasa mozaiğin bulunduğu alan koruma altına alınarak müze haline getirilmişti. Asrın felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat 2023 tarihli depremlerin ardından bir süre ziyarete kapatılan müze, tadilat sürecinin ardından ziyarete yeniden açılmıştı. Afetin ardından onarımı tamamlanarak Haziran 2024’te kapılarını yeniden açan müze içerisinde, Helenistik, Roma, Bizans, Orta Çağ ve İslamiyet dönemlerini ait 340 eserin yanında 1050 metrekarelik tek parça taban mozaiği de yer alıyor. Kente gelen yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası olan eşsiz taban mozaiğini inceleyen ve İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdullah Dinç’ten bilgi alan Hatay Valisi Mustafa Masatlı, açıklamalarda bulundu. Tarihte bölgede mozaik sanatının yaygın olduğunu belirten Vali Masatlı, tarihe ilgi duyan insanları kente davet ederek, "Tarihi yüz binlerce yıl eskiye dayanan medeniyetlerin ve kültürlerin buluşma noktası. Hatay’ımızın Antakya ilçesindeyiz. Arkamda görmüş olduğunuz mozaik dünyanın bilinen yaklaşık 1050 metre büyüklüğündeki en büyük bir tanesi. Milattan sonra 526 ve 528 yılında burada meydana gelen 2 farklı depremde bu mozaikte dalgalanmalar oluşmuş, devamında da bazı depremlerle yüz yüze gelmiş. Asırların felaketi 6 Şubat depremlerinde bu mozaiğimizde herhangi bir hasar oluşmamıştır. Tarih içerisinde defalarca depremlerle yüz yüze gelmiş olan bu şehrimizde kadim mirasımız ve tarihimiz onun izlerini taşımakla beraber hala ayaktadır. Bizlerde tarihimiz ve medeniyetimizden aldığımız güçle buradaki yıkılan, hasar gören eserlerimizi ayağa kaldırmaya devam ediyoruz. Bizim şehrimiz aynı zamanda mozaikler müzesi, bu manada tarihe ilgi duyan, bu tür yapılarla ilgilenen dünyadan ve Türkiye’den insanlarımızı buraya bekliyoruz. Bizler tabii medeniyetlerin ve kültürlerin şehriyiz ama diğer taraftan da başka bir isimle de nitelendiriliyoruz. Dünyanın en büyük mozaik müzelerinden bir tanesi bizde bulunuyor. Dolayısıyla bizim şehrimiz aynı zamanda mozaikler müzesi, bu manada tarihe ilgi duyan bu tür yapılarla ilgilenen tüm insanları Dünyadan, Türkiye’den insanlarımızı buraya bekliyoruz. Diğer taraftan dünyanın en büyük mozaiklerinden olan bu eşsiz eseri buraya gelip görmelerini hassaten isteriz. Hem buradaki medeniyeti, hem de diğer taraftan da Hatay’ımızın o dillere destan misafirperverliği ile de karşılaşacaklardır" ifadelerini kullandı.
Hatay Poğaça yediği esnada nefes alamayan öğrenciyi, öğretmen heimlich manevrasıyla hayata tutundurdu Hatay’da yediği poğaça boğazına takılan ve nefes almakta güçlü çeken öğrenciyi, öğretmenin heimlich manevrası yaparak kurtardığı anlar kameraya yansıdı. Kırıkhan ilçesi Özyörük Mahallesi’ndeki Şehit Atilla Kurt Ortaokulu’nda beden öğretmenliği yapan Esra Çimen Öztürk, nöbeti sırasında Sait Kıvanç Kömürçukuru isimli öğrencinin nefes alamadığını ve zor anlar yaşadığını fark etti. Öğrencilerin Sait’e yardım etmeye çalıştığını fark eden öğretmen Öztürk, nefes alamayan öğrenciye Heimlich manevrası yaptı. Poğaça yediği esnada ölümle burun buruna gelen öğrencisini, öğretmeninin heimlich manevrası yaparak hayatını kurtardığı o anlar güvenlik kamerasına yansıdı. "Saliseler içerisinde çok hızlı bir şekilde ve panik yapmadan soğukkanlı bir şekilde müdahale ederek Heimlich manevrası yaptım" Poğaça yediği esnada nefes alamayan öğrencisinin hayatını heimlich manevrası yaparak kurtaran öğretmen Esra Çimen Öztürk, "Kırıkhan Şehit Atilla Kurt Ortaokulunda beden eğitimi öğretmeni olarak görev yapıyorum. Teneffüsteyken nöbetçi öğretmenimiz benden yardım istediğini fark ettim. Öğrencimin hiçbir şekilde nefes alamıyordu. Hareketliydi ama nefes alamıyordu. Gözleri, yüzü kızarmış ve artık morarmak üzere gibiydi. Boğazına bir şey takıldığını anladım. Belki de saliseler içerisinde çok hızlı bir şekilde hiç panik yapmadan soğukkanlı bir şekilde müdahale ederek Heimlich manevrası yaptım. Heimlich manevrasının üçüncü denemesinde öğrencimin nefes almaya başladı. Benim için çok mutluluk, gurur, hüzün gibi bir sürü karışık duygu yaşadım. O an teneffüsteydik öğrencilerin hepsi dışarıdaydı. Fark etmek biraz güçtü ama öğrencimin iki büklüm bir şekilde koştuğunu gördüm. Uzaktan ne olduğunu anlamadım. Ardından arkadaşları ve nöbetçi öğretmen herhalde nefes alamıyor dediler. O şekilde nöbetçi öğretmen bana yönlendirdi. Nöbetçi öğretmen bana hocam diye seslenince bakmamla boğazına bir şey takıldığını anlamam bir oldu. Ardından hemen Heimlich manevrasını gerçekleştirdim ve nefes aldı. O an çok duygu yüklü bir andı" dedi. "Esra hoca bana Heimlich manevrası yaptı, ağzımdaki poğaça çıktı ve ondan sonra nefes alabildim" Poğaça yerken ölümle burun buruna geldiğini ifade eden öğrenci Sait Kıvanç Kömürçukuru, "Kırıkhan Şehit Atilla Kurt ortaokulunda okuyorum. Teneffüste kantinden poğaça almıştım. Poğaçaya yerken bir anda poğaça boğazıma takıldı. O anın paniği de ne yapacağımı bilemedim. Nefes alamadım ve nöbetçi öğretmenimizin yanına gittim. Nöbetçi öğretmenim beni Esra öğretmene yönlendirdi. Esra hoca bir anda geldi ve bana Heimlich manevrası yaptı. Hızlı bir şekilde üç dört kere hızlı ve sert bir şekilde yapınca ağzımdaki poğaça çıktı. Ondan sonra nefes alabildim. Esra öğretmenime çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Adana Tescilli Adana karpuzunda hasat başladı Türkiye’nin önemli karpuz üretim merkezlerinden Adana’da tescilli Adana karpuzunda hasat başladı. Tarlada kilogramı 25 liradan alıcı bulan turfanda karpuzlar, yurdun dört bir yanına gönderiliyor. Tadı, kokusu, rengi ve aromasıyla diğer karpuzlardan ayrılan ve 2020 yılında tescillenen Adana karpuzunda hasat başladı. Ülke genelinde üretilen 4 milyon ton karpuzun yüzde 25’ini karşılayan kentte turfanda karpuz hasadı, deniz kıyısındaki Karataş ilçesi Kapı Mahallesi’nde sürüyor. Kentte yaklaşık 110 bin dekar üzerine ekilen karpuzda bu yıl 650 bin ton verim beklendiği bildirildi. Tarlada kilosu 25 liradan satılan karpuz, yurdun dört bir yanına gönderiliyor. Kumda yetişen karpuzdan ortalama 4 ton verim alınırken Haziran ayının ortalarında ovada hasadı başlayacak karpuzdan 5 ton ve üzeri verim bekleniyor. Ham karpuz timleri de görevde Öte yandan, il ve ilçe tarım müdürlüğü ile jandarma bünyesinde kurulan ham karpuz timleri de hasat yapılacak bölgede denetimlerini sürdürüyor. Ekipler, karpuz hasadı başlamadan hasat yapılacak tarlada denetim yapıp karpuzların yeterli olgunluğa erişip erişmediğini kontrol edip hasat onayı veriyor. Böylelikle vatandaşların ham karpuz tüketmesinin de önüne geçiliyor. "Karpuz fiyatları 25 liradan alıcı buluyor" Hasat sırasında İHA muhabirine bilgiler veren Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Türkiye üretiminin yüzde 20-25’ini Adana üretmekte. Adana’nın sahil kenarında kumda yetişen karpuz erkenci olur. Şuanda karpuz fiyatları 25 liradan alıcı buluyor" dedi. "Bir dönüme ortalama 4-5 ton verim alınıyor" Havaların yağışlı gitmesi nedeniyle rekoltenin geçtiğimiz yıllara oranla düştüğüne değinen Doğan, "Bu sene havalar serin ve yağışlı geçtiği için rekolte düşük. Şuanda bir dönüme ortalama 4-5 ton verim alınıyor. Bu sene karpuz ekimi de geçen seneye oranla yüzde 10-15 az" ifadelerini kullandı. "15 liranın altına düşmediği sürece çiftçi para kazanacak" Yağış nedeniyle hasadın geciktiğini, havalar ısındıktan sonra da karpuzun yurt dışına ihracatının başlayacağını anlatan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "1 hafta 10 gün daha yağış gözüküyor. Yağışlar bitince, havalar ısınmaya başlayınca birçok Avrupa ve balkan ülkelerine karpuz gönderilecek. Talepler gelmeye başladı. Karpuzun bir dönüme maliyeti 15 lira, kilogramı 15 liranın altına düşmediği sürece çiftçi para kazanacak" diye konuştu. "Fiyatlar şuanda güzel" Karpuz üreticisi Cumali Ardıç, "Bu sene bin dönüme yakın alanda karpuz ektik. Ortalama 4 ton verim alıyoruz. Fiyatlarda karpuzun kilogramı şuanda 25 lira. Geçtiğimiz yıllara oranla verim biraz zayıf ama bayramdan sonra toprakta yetişen karpuzlarda çıkınca iyi olacağını düşünüyoruz. Fiyatlarda şuanda güzel" dedi.