EĞİTİM - 23 Kasım 2025 Pazar 11:28

Göz teması olmasa da gönül bağı kurup öğretiyorlar

A
A
A
Göz teması olmasa da gönül bağı kurup öğretiyorlar

Görme engelli öğretmenler öğrencileriyle göz teması kuramasa da kurdukları gönül temasıyla hiçbir engel yaşamadan eğitim-öğretim hizmeti veriyor.


Sivas’ta Halk Eğitim Merkezi’nde öğretmenlik yapan görme engelli Selman Devecioğu ve Hayri Yılmaz, mesleki başarıları ve azimleriyle dikkat çekiyor. Ders anlatırken öğrencileriyle göz teması kuramasalar da kurdukları gönül bağıyla tüm engelleri ortadan kaldırıyorlar.


Sivas Halk Eğitim Merkezi Akşam Okulu’nda sınavlara hazırlık kursları başta olmak üzere birçok alanda ders veren görme engelli öğretmenler, mesleklerine olan aşklarıyla görme engelli diğer bireylere de hem örnek oluyor hem de umut veriyorlar.


Selman Devecioğu, 2014 yılından bu yana mesleğini severek yaptığını belirterek "Öğretmenlik engelli engelsiz herkesin yapabileceği kutsal mesleklerden birisidir. Öğretmenlik yaparken en büyük beklentimiz herhangi bir önyargı ile karşılaşmamaktır. Öğretmen olabilmek için engelli adaylar da engelli olmayan adaylar da aynı yollardan geçiyor. Öğrencilerimize kavuşma isteğimiz hepimiz için de aynı. Aynı düzey sınavlardan geçerek öğretmen oluyoruz. Öğretmen olduktan sonra da insanları engelli veya engelli olmayan bireyler olarak değil de herkesi bir insan olarak görmek ve değerlendirmek lazım" dedi.



"Göz teması kuramamak engel olmuyor"


Devecioğlu, öğrencileriyle göz teması kuramamanın kendileri için engel teşkil etmediğini ifade edip, "Bugüne kadar beni inciten ve kıran bir öğrencim olmadı. Bana, ‘Öğrencilerinle göz teması kuramayınca sıkıntı olmuyor mu’ diye soranlar oluyor. Yetişkin öğrencilere eğitim veriyoruz. Gönüller birbirine uyduğu zaman göz temasına gerek kalmıyor. Gözlerimizle yaşadığımız ufak tefek sorunlar oldu ancak bunlar hiçbir zaman disiplini bozacak seviyeye ulaşmadı. Bir öğrencimin sınıfta telefonla oynadığını hissedebiliyorum ve uyarıyorum. Mesleğe ilk başladığım zamanlarda öğrencilerimden biri sınıfta makyaj yapıyordu, bunu ojenin kokusundan anlayıp öğrencime gülerek ‘Makyaj mı yapıyorsun’ diye sordum. O da çok şaşırmıştı, ‘Hocam siz nasıl gördünüz’ diye. Eğer görme engelli bir öğretmenseniz sınıf hakimiyetini sağlayabilmek için dört duyu organınızın çok iyi olması lazım. Ben bütün engelli öğretmenlerimize her zaman söylüyorum. Hangi duyu organımız engelli olursa olsun diğer duyu organlarınızı geliştirmeye bakın ki sınıf hakimiyetiniz iyi olsun" diye konuştu.



"Öğretmenler günü bizim için daha fazla önem arz etmeli"


Görme engelli öğretmen Hayri Yılmaz, öğretmenler gününün kendileri için daha fazla önem arz etmesi gerektiğine dikkat çekip, "2017 yılından itibaren öğretmen olarak görev yapıyorum. Sivas Halk Eğitim Merkezi’nde çeşitli kurslar açarak mesleğime devam ediyorum. Görme engelli bir birey olunca dışarıda ‘öğretmenim’ dediğiniz zaman bir şaşkınlık nidası ile karşılaşabiliyoruz. İster istemez attığımız adımlarda teknolojiden sıkça faydalanıyoruz. Derslerimizde bilgisayar temelli eğitimler vermek zorundayız. Öğrenciye akıllı tahta ve projeksiyon yardımı ile aktarmamız gerekenleri aktarmaya çalışıyoruz. Öğretmenler Günü bütün öğretmenler için önem arz eden bir gün. Görme engelli öğretmenlerimiz ve diğer engelli öğretmenlerimiz için daha fazla önem arz etmesi gereken bir gün. Bugün toplumla iletişimi güçlendirmek, öğretmen ve öğrenci arasındaki bağı güçlendirmek için kullanılması gereken bir gün. Öğrencilerimiz sağ olsunlar bizlere değer verdiklerini hissettiriyorlar. İdarecilerimiz de bugünle alakalı çeşitli faaliyetler düzenleyerek bizim de bir öğretmen olarak hissetmemiz için ellerinden geleni yapıyorlar" şeklinde konuştu.



Göz teması olmasa da gönül bağı kurup öğretiyorlar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çankırı Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil: "Hocaya hürmet göstermeyen bir nesil neyi başarabilir" Çankırı’da okurlarıyla buluşan akademisyen ve yazar Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, okumanın, araştırmanın toplumun sosyal gelişimine önemli katkı sağladığını ifade ederek, "Günümüzde ise hoca yan baktı diye tüm aile hocayı okula dövmeye gidiyor. Gençler, o hocanın önünde ölüyor. Sizin hocanız öğrencileri için canını verecek birisi. Hocaya hürmet göstermeyen bir nesil neyi başarabilir" dedi. Valilik koordinasyonunda gerçekleştirilen Çankırı 2. Kitap Günleri, yazarlar ve okurlarını buluşturuyor. Kitap günlerinin konuğu olan yazar Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, okurlarıyla bir araya geldi. Söyleşide eğitim, tarih ve edebiyatın toplum üzerindeki etkilerine dikkat çeken Şimşirgil, toplumun manevi değerlerinin tarih, edebiyat ile dini değerlerle oynanarak bozulduğunu dile getirdi. Yaşanan okul saldırılarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Şimşirgil, "Matematik, fizik ve kimya dersleri çok kıymetli ve önemlidir ama insana şahsiyet vermez, şahsiyet kazandırmaz. Matematik öğrendim diye benim şahsiyetim yükselmez. Ama tarih, edebiyat ve din dersleri insana şahsiyet kazandırır. Tarihi, edebiyatı ve dini mutlaka çok iyi bilmemiz gerekir. Bu üçüyle oynuyorlar, bu üçünü bozuyorlar. Bizim edebiyatımız baştan sona ahlaktır. Ama ahlakımızı bitiriyorlar. Çevrenizde argo kelimeler değil, güzel sözler söyleyin. Bir güzel söz, bu cihan cehennemini sekiz cennet yapar. Kitabımız Kur’an-ı Kerim ’Oku’ diye başlıyor. Dini ’Oku’ diye başlayan bir millet okumaz mı, söyleyin bana. Şimdi ise okullarda hocaya saygı yok, hocaya hürmet yok. Eskiden ailemiz hocaya getirirdi, ‘Eti senin kemiği benim’ derlerdi. Ama eti de hocanın, kemiği de hocanın olması gerekiyor. Günümüzde ise hoca yan baktı diye tüm aile hocayı okula dövmeye gidiyor. Gençler, o hocanın önünde ölüyor. O sizin hocanız, öğrencileri için canını verecek birisi. Hocaya hürmet göstermeyen bir nesil neyi başarabilir?" dedi. "Tarihi unutan millet, hafızasını yitiren, cami köşesinde bırakılıp yetim kalmış çocuğa benzer" Okumanın ve dinlemenin önemine de değinen Şimşirgil, "Tarih edeptir, tarih gelecektir, tarih güçtür, tarih hafızadır. Tarihi unutan millet, hafızasını yitiren, cami köşesinde bırakılıp yetim kalmış çocuğa benzer. Tarihimizi ve edebiyatımızı iyi bilelim. Dinlemeyen ve okumayan hiçbir şey olamaz arkadaşlar. Bizim milletimiz ya okurdu ya da alimleri dinlerdi. Bizim evlerimiz sohbet halkasıydı; insanlar toplanırdı, kadınlar kendi aralarında, erkekler ise kendi aralarında toplanırlar, okurlar ve dinlerlerdi. Benim şimdi kitaplarda okuduğum şeylerin hepsini küçükken babaannemden dinlemiştim. Onlar eskiden alim kadınlardı. Şimdi kitapları okudukça onların bana söyledikleri sözleri görüyorum. Onlar da okuma yazma bilmiyordu ama dinledi ve öğrendi. Sınıfa mı girdin, dinleyeceksin, arkadaşın bir şey mi söylemek istedi, onu uyararak ders dinlediğini söyle. Başarının sırrı üç kelime; ‘neredeysen orada ol.’ Teneffüste ise arkadaşınla olacaksın. Yüce Rabbimiz ‘her günahla gel ama bir günahla gelme’ der, ‘kul hakkı.’ Kul hakkına girmeyelim" diye konuştu.
Karaman Karaman’da lale tarlasına ziyaretçi akını: 2 günde 30 bin kişi gezdi Karaman’ın Kazımkarabekir ilçesine bağlı Kızılkuyu köyünde 50 dekarlık alanda ekimi yapılan lale tarlası, kapılarını ziyaretçilere açtı. Türkiye’nin en büyük lale üretim alanı olma özelliğini taşıyan bölgeyi, ilk 2 günde 30 bin kişi ziyaret etti. Yurt içindeki park ve bahçeleri süsleyen laleler, doğa tutkunları ve fotoğraf meraklılarının ilgi odağı olmaya devam ediyor. Karaman Valisi Hayrettin Çiçek ve il protokolü, lale tarlasını ziyaret ederek incelemelerde bulundu ve tesis yetkililerinden üretim faaliyetleri hakkında bilgi aldı. Festival havasının hakim olduğu alanda üniversite öğrencileri ve esnaflar kurdukları stantlarda çiçekten taçlar ve çeşitli hediyelik eşyaların satışını gerçekleştiriyor. "6 günde 200 bin ziyaretçi bekliyoruz" Lale üretim tesisinin sorumlusu Yavuz Selim Ateş, bu yıl 50 dekar alanda yaklaşık 15 milyon adet çiçek soğanı üretimi gerçekleştirdiklerini belirterek, "Arazilerimizi ücretsiz bir şekilde ziyarete açtık. 2026 yılında da geleneği bozmadık. İlk hafta sonu yoğun yağışa rağmen 30 binden fazla ziyaretçi ağırladık. Bu ayın 26’sına kadar toplamda 200 binden fazla ziyaretçiye ulaşmayı hedefliyoruz. Bu rakamlar bölgenin turizm ve ekonomi potansiyelini net bir şekilde ortaya koyuyor" dedi. "Üretimin yüzde 95’ini yerli olarak sağlıyoruz" Türkiye’deki park ve bahçelere dikilen lale soğanlarının yaklaşık yüzde 95’ini yerli imkanlarla üretip pazarladıklarını ifade eden Ateş, ihracat ağını da genişlettiklerini vurguladı. Ateş, "Başta ABD olmak üzere Hollanda, Almanya, Rusya ve Azerbaycan gibi ülkelere ihracat yapıyoruz. Yeni pazarımız olarak Kanada’yı da listemize ekledik. 2027 yılında üretim alanlarımızı 3 katına çıkarmayı planlıyoruz. Mevcut depomuzun kapasitesini artırmak için yeni bir deponun temelini atıyoruz ve yeni seralar kuruyoruz. Tamamen ihracat odaklı bir modele geçmeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Lale tarlasını gezmeye gelen vatandaşlar ise sunulan görsel şölenden dolayı memnuniyetlerini dile getirerek, rengarenk çiçekler arasında hatıra fotoğrafı çektirdi.
Manisa Mesir coşkusu sokaklara taştı 486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali, uluslararası ekiplerin de katıldığı kortejle görsel şölene dönüştü. ’Hoş geldin Mesir’ kortejiyle binlerce Manisalı sokaklara akın ederken, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, bu köklü geleneği her yıl daha ileriye taşımak için çalışacaklarını vurguladı. Manisa’nın 5 asırlık köklü mirasını simgeleyen festivale katılan farklı ülkelerin halk dansları ekipleri, kortej boyunca sergiledikleri performanslarla vatandaşların büyük beğenisini topladı. Hayri İplikçi Parkı’ndan başlayan ve Cumhuriyet Meydanı’nda son bulan yürüyüşün ardından düzenlenen bando gösterileri ve halk oyunları sunumları, festivalin ilk gün coşkusunu zirveye taşıdı. Başkan Dutlulu, "Dolu dolu bir festival bizi bekliyor" Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan kalabalığa hitap eden Belediye Başkanı Besim Dutlulu, festivalin tarihi önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "486 yıldır devam eden ve 5 asra yaklaşan bu mirası dünyaya daha güçlü bir şekilde tanıtacağız. Yaşadığımız acı kayıplar nedeniyle konser etkinliklerimizi mayıs ayına erteledik, ancak festivalimiz içeriğiyle yine dopdolu. Gastronomiden tiyatroya, aromaterapiden fitoterapiye kadar pek çok etkinlikle hemşehrilerimize keyifli bir festival süreci sunacağız. Her yıl çıtayı daha da yükselteceğiz." Manisa’nın zor bir dönemden geçtiğini belirten Başkan Dutlulu, konuşmasında merhum Belediye Başkanları Ferdi Zeyrek ve Gülşah Durbay’ı da anarak şunları söyledi: "Şehrimiz zorlu bir süreçten geçti. Bu acıları el birliğiyle atlatmaya çalışıyoruz. Ferdi Başkanımızı ve Gülşah Başkanımızı bir kez daha saygı ve rahmetle anıyorum. Onların hayal ettiği, daha güzel bir Manisa için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Bu festivalin tüm Manisa’ya hayırlı olmasını diliyorum. Hepinizi çok seviyorum." Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ve eşi Özge Ekmen Dutlulu’nun yanı sıra korteje, CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, Gölmarmara Belediye Başkanı Cem Aykan, Manisa’yı Mesiri Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları Ahmet Ata Temiz, Ulaş Aydın ve Erk Kayabaş ile daire başkanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, belediye meclis üyeleri, siyasi parti temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Aydın Didim’de 23 Nisan coşkusu akşam etkinlikleriyle taçlanacak Didim’de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, fener alayı, çocuk korosu ve konserle akşam etkinlikleri kapsamında coşkuyla kutlanacak. Aydın’ın Didim ilçesinde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, akşam saatlerinde düzenlenecek etkinliklerle kutlanacak. Didim Belediyesi tarafından organize edilen programda, fener alayı, çocuk korosu ve konserle bayram coşkusu zirveye taşınacak. Didim Belediyesi, 23 Nisan kutlamalarını akşam saatlerinde gerçekleştireceği etkinliklerle taçlandırmaya hazırlanıyor. Hem bayram sevincinin hem de ortak hafızanın bir araya geleceği program kapsamında, geçmişte yaşanan acı olaylarda hayatını kaybeden çocuklar ve eğitim emekçileri de anılacak. Kutlamalar, saat 18.30’da Didim Belediyesi önünden başlayacak fener alayı ile start alacak. Marşlar ve bayraklar eşliğinde gerçekleştirilecek yürüyüşle bayram coşkusu ilçe sokaklarına taşınacak. Fener alayının ardından saat 19.30’da Cumhuriyet Kent Meydanı’nda Didim Belediyesi Çocuk Korosu sahne alacak. Miniklerin seslendireceği eserlerle katılımcılara hem duygusal hem de keyifli anlar yaşatılması hedefleniyor. Program, saat 20.00’de Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenecek Pera konseri ile devam edecek. Sevilen şarkıların seslendirileceği konserde, bayram coşkusunun doruğa ulaşması bekleniyor. Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, tüm halkı etkinliklere davet ederek "Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği, ulusal egemenliğimizin en anlamlı simgelerinden biri olan bu bayramı Didim’de hem coşku hem de derin bir anlamla kutlayacağız. Bu yıl 23 Nisan’da, çocuklarımızın umutlarını büyütmenin ve onları yaşatmanın sorumluluğunu bir kez daha yüreğimizde hissediyoruz. Tüm halkımızı bu özel akşamda bir araya gelmeye davet ediyorum" dedi.