EKONOMİ - 16 Ocak 2026 Cuma 15:45

Şırnak’ta hayvancılığa 2025’te güçlü dokunuş

A
A
A
Şırnak’ta hayvancılığa 2025’te güçlü dokunuş

Şırnak’ta hayvancılık sektörünün güçlendirilmesi amacıyla 2025 yılı boyunca yürütülen çalışmalar, hayvan sağlığından üretici desteklerine kadar geniş bir alanda etkisini gösterdi. İl genelinde milyonlarca hayvan aşılanarak salgın riskleri minimize edilirken, yetiştiricilere 136 milyon lirayı aşan destekleme ödemesi yapıldı.


Şırnak İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün koordinasyonunda yürütülen çalışmalar, hayvansal üretimde sürdürülebilirliği esas alan bir yaklaşımla sahaya yansıtıldı. Hayvan sağlığının korunması, kayıt sistemlerinin güçlendirilmesi ve gıda güvenliğinin sağlanması öncelikli hedefler arasında yer aldı. 2025 yılı boyunca il genelinde 161 bin 873 büyükbaş ve 1 milyon 350 bin 611 küçükbaş hayvan aşılanarak hastalıklara karşı koruma sağlandı. Kimliklendirme faaliyetleri kapsamında 21 bin 325 büyükbaş ve 381 bin 270 küçükbaş hayvan küpelenerek kayıt altına alındı. Hayvan hareketlerinin kontrolü amacıyla yapılan sevk denetimleriyle yüz binlerce hayvanın nakli mevzuata uygun şekilde gerçekleştirildi. Gıda güvenliği kapsamında yürütülen çalışmalarda 942 işletme denetlenirken, 110 numune üzerinde analiz yapıldı. Şırnak genelindeki kesimhanelerde 4 bin 984 hayvanın kesimi gerçekleştirilerek 112 ton kırmızı et üretimi sağlandı. Arıcılık faaliyetlerinin daha sağlıklı planlanabilmesi amacıyla il genelinde 69 bin 635 arılı kovanın kaydı güncellenerek destekleme sistemleriyle entegrasyonu sağlandı. Hayvansal üretimin devamlılığını sağlamak amacıyla 2025 yılı içerisinde Şırnaklı üreticilere toplam 136 milyon 554 bin lira destekleme ödemesi yapıldı. Sağlanan kaynak, özellikle kırsal alanlarda üretimin korunmasına ve ekonomik canlılığa katkı sundu.


Şırnak’ta hayvancılık alanında hayata geçirilen bu çalışmalar, ilin tarım ve hayvancılık potansiyelinin daha etkin kullanılmasına imkan sağladı.



Şırnak’ta hayvancılığa 2025’te güçlü dokunuş

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hakkari Yüksekova’nın biyoçeşitliliği kayıt altına alınacak Hakkari’nin Yüksekova ilçesindeki Nehil Sazlığı’nın ekosistemini ve barındırdığı canlı türlerini incelemeyi hedefleyen "Suya Bağlı Yaşamlar: Nehil Sazlığı’nda Biyoçeşitlilik Keşfi" projesi, TÜBİTAK 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Destekleme Programı kapsamında kabul edildi. Yüksekova Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) tarafından hazırlanan ve Hakkari Üniversitesi paydaşlığında geliştirilen proje, bölgenin en önemli sulak alanlarından biri olan Nehil Sazlığı’nı mercek altına alacak. Yürütücülüğünü İshak Göç’ün üstlendiği çalışma; akademisyenler, öğretmenler ve uzmanlardan oluşan geniş bir kadroyla yürütülecek. Proje kapsamında, ilçenin ekolojik dengesi açısından kritik öneme sahip olan Nehil Sazlığı, katılımcı öğrenciler için adeta bir "doğal laboratuvar" işlevi görecek. "Suya Bağlı Yaşamlar" temasıyla gerçekleştirilecek saha çalışmalarında, sulak alanların korunması ve nesli tehlike altındaki türlerin gözlemlenmesi üzerine uygulamalı eğitimler verilecek. Projenin akademik derinliğini sağlamak amacıyla Hakkari Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mehmet Sait Taylan, Doç. Dr. Melek Erdek, Dr. Öğretim Üyesi Metin Ertaş ve Doç. Dr. Muzafer Mükemre uzman olarak görev alacak. Ayrıca Yüksekova Fen Lisesi ve çeşitli kamu kurumlarından eğitmenlerin de yer alacağı projede, rehberler eşliğinde bilimsel gözlemler yapılacak. Yüksekova’nın bilimsel projelerle tanıtılmasına katkı sunması beklenen çalışmanın, bölgedeki gençlerin doğa bilimlerine olan ilgisini artırması ve ekolojik bilinci güçlendirmesi hedefleniyor.
Erzincan Başköy’de tarihi miras gün yüzüne çıkıyor Erzincan’ın Çayırlı ilçesine bağlı Başköy’de yer alan tarihi alan, geçmişin izlerini günümüze taşımayı sürdürüyor. Urartular’dan Akkoyunlu ve Karakoyunlular dönemine uzanan köklü geçmişe sahip bölgede, özellikle 15. ve 16. yüzyıla ait koç, koyun ve at figürlü mezar taşları dikkat çekiyor. Uzmanlar, söz konusu figürlerin dönemin kültürel yapısı ve inanç dünyasına ışık tuttuğunu, aynı zamanda cesaret, güç ve sosyal statüyü simgelediğini belirtiyor. Tarihi alanın bulunduğu coğrafyanın, 1473 yılında gerçekleşen Otlukbeli Savaşı’na da ev sahipliği yaptığı, mezar taşlarının bir kısmının bu savaşta hayatını kaybeden askerlere ait olabileceğinin değerlendirildiği ifade ediliyor. Bölgede yer alan ve köyle aynı adı taşıyan Başköy Kalesi’nin de Urartu dönemine kadar uzandığı, kalenin yaklaşık 28 metre genişliğinde ve 52 metre uzunluğunda olduğu, kuzey ve güney kesimlerinde duvar kalıntılarının günümüze ulaştığı bildirildi. Çayırlı bölgesinin, Urartuların kuzey ve batı yayılımını kontrol etmek amacıyla kurduğu yerleşim ağının önemli bir parçası olduğu kaydedilirken, Başköy ve çevresinin tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaptığı belirtildi. Öte yandan mezar taşlarında yer alan ibrik, saz, ağaç ve çeşitli bitki motiflerinin de dönemin yaşam tarzı ve inanç sistemi hakkında önemli bilgiler sunduğu, Osmanlı dönemine ait taşlarda ise gül, kuş ve vazo gibi süslemelerin öne çıktığı ifade edildi. Erzincan Valiliği tarafından paylaşılan ve Mustafa Başgöze imzasını taşıyan görüntülerde de, asırlardır ayakta kalan mezar taşlarının bölgenin kültürel mirasını yansıttığı görüldü. Başköy’deki tarihi alan, hem bölge halkı hem de tarih meraklıları için önemli bir kültürel değer olmayı sürdürüyor.