GÜNDEM - 24 Mart 2026 Salı 16:17

Yazıcıoğlu suikastında FETÖ izleri

A
A
A

Yazıcıoğlu’nun yakın arkadaşı ve avukatı Kemal Yavuz, FETÖ unsurlarının 17 yıl önce düşen helikopterin bulunmaması için organize olduklarını söyledi.

Muhsin Yazıcıoğlu’nun avukatı Kemal Yavuz, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 6 kişinin vefat ettiği helikopter vakasının yıl dönümünde yaptığı açıklamada, "FETÖ ister kendi unsuru olsun ister olmasın, insanları o dönemde organize yaptı, İsmail Güneş konuşmaya başlayınca paniğe kapıldılar. Olay ortaya çıkacak, insanlar canlı bulacak, canlı ulaşılmasın, onların konuşması önlensin diye de arama kurtarma akamete uğratıldı. Arama kurtarma başka yerlere yönlendirildi. En muhtemel yer olan helikopterin enkazının bulunduğu yere arama kurtarmaya gidenler önlendi, engellendi" dedi.

Yazıcıoğlu suikastında FETÖ izleri

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 6 kişinin helikopterin düşmesi sonucu meydana gelen olayın üzerinden 17 yıl geçti. Kahramanmaraş’ta Keş Dağı kırsalında düşen helikoptere saatlerce ulaşılamazken, olayın ardından yürütülen arama kurtarma çalışmaları ve ortaya çıkan deliller kazanın seyriyle ilgili tartışmaları da beraberinde getirdi. Aradan geçen yıllara rağmen olayın kaza mı yoksa suikast mı olduğu yönündeki soru işaretleri kamuoyundaki yerini koruyor. Yazıcıoğlu ailesinin avukatı Av. Kemal Yavuz, olay sonrası açılan davalar ve devam eden soruşturmalarla ilgili bilgi verdi.

Yazıcıoğlu suikastında FETÖ izleri

Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen soruşturmada, olayın örtbas edildiğine yönelik iddialar ile ilgili konuşan Yazıcıoğlu’nun avukatı Kemal Yavuz, delillerin yok edildiğini ve arama kurtarma çalışmalarının bilinçli şekilde aksatıldığını öne sürerken, ana dosyada sona yaklaşıldığını, hazırlanmakta olan raporların gerçeği ortaya çıkaracağını ifade etti.

Yazıcıoğlu suikastında FETÖ izleri

‘Pilotta 26.7 oranında karbonmonoksit tespit edildi’

Arama kurtarma faaliyetlerinin aksatıldığı yönünde iddialarda bulunan Av. Yavuz, helikopteri kullanan pilottan karbonmonoksit tespit edildiğini söyledi. Av. Yavuz, "Bir kısım yöneticilerin FETÖ unsuruna dahil olma, örgüt yapısının içinde yer alma, arama kurtarma ihmale uğratma bizim için en önemli olan helikopterin düşme sebebinin aydınlatılmasında katkısı olacağını umduğumuz GPS cihazlarının sökülmesi ve yok edilmesi ile ilgili yargılama Kahramanmaraş ağır ceza mahkemesinde devam ediyor. Bununda ana soruşturma dosyasında bekletilici mesele yapılarak bekletilmesine karar verildi. Sebebi ise her iki yargılanmanın netice itibariyle aynı olduğu nedeniyle birlikte yargılanmasına karar verildi. Bizim talebimiz de bu yöndeydi. Bu yargılama devam ediyor. Bu yargılama devam ediyor ve aynı zamanda ana soruşturma dosyasıyla ilgili de şunu arz edebilirim. Geçen yıl içerisinde biz Erzurum Dumlu Radar Mevzi Komutanlığı’nda, Ankara’da yine Hava Kuvvetleri Merkezinde, ayrıca Diyarbakır Bikim merkezinde ve Gaziantep Softepe’de keşifler yapıldı. Olay günü, olay saatinde bölgede bulunan hava araçlarının helikopterin etki mesafesine girip girmediği, girmişse bunlardan kasti ya da kazara ve helikopterin düşmesine sebebiyet verip vermedikleriyle ilgili bir araştırma var. Biliyorsunuz bu konuda daha önce bir araştırma yapıldı. Bölgedeki radarların tam da olay saatine denk gelecek şekilde 4 dakika 37 saniye radar arızasının olduğu belirtildi. Daha sonra ya radarlarda arıza yok işte iletişim sisteminde arıza var denildi. Biz de o ham görüntüleri getirdik, o videoları bize verebilirsiniz. Netice itibariyle burada Erzurum, Diyarbakır bir merkez var orada birleştirme merkezi, radar görüntülerinin birleştirme merkezi. O merkezde bu hart diskin imha edildiğine dair bir tutanak tespit edildi çeşitli. Bu tutanakla da anlaşılıyor ki, bu görüntüleri yok etmek isteyen unsurların olduğunu, bunların FETÖ unsurlarının olduğunu, suç delillerinin yok edilmesine yönelik bir faaliyet olduğunu ve arama kurtarmayı akamete uğratanlar olduğu gibi, buradaki suç delillerin yani radar kayıtlarının imhasına yönelik faaliyetin bu anlama geldiğini biz değerlendiriyoruz. Bu çerçeve içerisinde de hava harekatı üzerinde ısrarcı bulunuyoruz. Ayrıca karbonmonoksit meselesi var biliyorsunuz. Özellikle kokpiti sürekli idare eden kişi Mustafa Kaya İstektepe pilot. Pilotta 26.7 oranında karbonmonoksit tespit edildi. Bu karbonmonoksitin her bünyede sersemletme etkisi yapacağı, yüzde 15’den itibaren biliyorsunuz ölümüne sebebiyet verecek unsurlar var. Bu çerçeve içerisinde bu iki konuda araştırmalarımız devam ediyor. Raporlar hazırlanıyor. Raporlar bitti veya bitmek üzere. Dosya ibraz edilecek, ibraz edildikten sonra konunun aydınlanacağını, kaza mı suikast mı ortaya çıkacağı inanç ve kanaatindeyiz" dedi.

’Ali Lapanta ve arkadaşlarının mahkumiyetine karar verilmişti’

Arama kurtarma ile ilgili çok ciddi olumsuz organizasyonların yapıldığını da ifade eden Av. Yavuz, "Bunları FETÖ unsurlarının yaptığını biliyoruz. Ali Lapanta bölge jandarma komutanı olay tarihinde. FETÖ unsurlarının onu ikna etmiş olabileceğini, örgütün içerisinde onun olduğuyla ilgili asla bir düşüncemiz yok Ali Lapanta’nın ama örgütlü yapının amacına, ana amacına hizmet etme ihtimali üzerinde durduk. Bu konuda da ihmal ve kasıt varsa araştırılsın denildi. Bir dava açıldı. Davada arama kurtarmayla ilgili yeterli, etkin arama kurtarma faaliyetinin yapılmadığı tespit edilerek Ali Lapanta ve arkadaşlarının mahkumiyetine karar verilmişti biliyorsunuz. Bir kısım yüksek dereceli memurların da Ankara’da, Yargıtay’da karar verildi ama onlarla ilgili 12 yıllık zaman aşım süreci dolduğu için zaman aşımından dosyaya düşme kararı verildi. Fakat bile isteye düşme kararı verildiği için de biz de Yargıtay’la ilgili bir şikayetimiz söz konusu. Bu yargılamalar bu şekilde devam ediyor" ifadelerini kullandı.

‘GSP cihazının sökülmesi iddiası’

GPS cihazının sökülmesi ve yakılması ile ilgili bir araştırma konumuz var. Bizim için helikopterin düşürülmesinin maddi olarak tespiti anlamında en etkili delil olan GPS cihazlarının bile isteye helikopterden sökülmüş olması, sökülüp yakılması ile ilgili de bir takım beyanlar var. Bu çerçeve içerisinde böyle bir delilin imha edilmiş olması ile ilgili başından beri yürüttüğümüz bir itirazımız ve şikayetlerimiz var. Bu çerçevede yargılananlar oldu. Bu yargılananlardan iki kişi aynı zamanda 15 Temmuz darbe girişiminde Marmaris’te Cumhurbaşkanına yönelik onu alma eylemine getirme girişiminde bulunan bir ekip var. Bu iki kişi aynı zamanda o işin de içerisinde olduğu ortaya çıkarıldı ve oradan yargılandılar, mahkum oldular. Bu dosyada da aynı kişiler ve diğer arkadaşlarıyla birlikte GPS cihazının sökülmesi ile ilgili de bunlar yargılanmakta. Böyle bir şey var iki olay arasında böyle bir bağlantı var.

’Suikast ise de biz bunun peşinde olmaya devam edeceğiz’

GSP cihazlarının sökülmesinin şaşırtıcı olmadığını ve FETÖ’nün de olayın içinde olduğunu ifade eden Av. Yavuz, ‘İsmail Güneş konuşmaya başlayınca paniğe kapıldılar’ dedi. Av. Yavuz, "FETÖ ister kendi unsuru olsun ister olmasın, insanları o dönemde organize yaptı, İsmail Güneş konuşmaya başlayınca paniğe kapıldılar. Olay ortaya çıkacak, insanlar canlıya kullanacak, canlı ulaşılmasın, onların konuşması önlensin diye de arama kurtarma akamete uğratıldı. Arama kurtarma başka yerlere yönlendirildi. En muhtemel yer olan helikopterin enkazının bulunduğu yere arama kurtarmaya gidenler önlendi. Engellendi. Bunu yapanlar da yine kolluk kuvvetleriydi. Bu kolluk kuvvetlerini kimler yönetiyor diye baktığımızda yine FETÖ unsurları ve yine oradan hareketle baktığımızda bu enkazın üzerinden GSP cihazlarının sökülmesinde de yine FETÖ unsurlarının etkili olduğu düşüncesindeyiz. Onların da yine bu dosyada yakalanmış olsalar da Marmaris’te bu şahıslar bulunmayacaktı. Davut Uçum için ve Aydın diye bir askeri kişi var. Bunların her iki dosyada da yer alması dikkat çekici olmuştur. Yani gidip dağa çarptığı şeklinde iddialar var. Evet, gidip dağa çarptıysa, bu bir kazaysa bunun ortaya çıkarılmış olması delilleriyle bizi daha fazla sevindirir. Ama suikast ise de biz bunun peşinde olmaya devam edeceğiz. Çünkü suikast olmasına yönelik kuvvetli suç delilleri var" diye konuştu.

’Milletin vicdanının rahatlatılmasını istiyoruz’

Yazıcıoğlu’nun Kahramanmaraş’taki yol arkadaşlarından Mustafa Özsoy, "Çok şaibeler var ölümü ile ilgili kendisini rahmetle anıyoruz. Gönül insanıydı ve bu şehit olmasının üzerinde durulması, ulaşılmadı ve yapmak mı istemediler bilmiyorum. Yüreğimiz yandı bir yol arkadaşı olarak gerçekten bir liderdi. Şehit oluşunun ve helikopterin düşmesi ile ilgili sonuçları bekliyoruz. Türkiye’nin farklı vilayetlerinde kazalar yaptı ölümlerden dönmüştü" dedi.

Yazıcıoğlu suikastında FETÖ izleri

Yazıcıoğlu’nun bir diğer yol arkadaşı İbrahim İmalı ise, "Muhsin bey milletinin gözü önünde şehit edildi. Katilleri nerede? Bulunmasını istiyoruz ve adaletin sağlanması ve milletin vicdanının rahatlatılmasını istiyoruz" ifadesini kullandı.

Yazıcıoğlu suikastında FETÖ izleri

Halil Ulubey

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Köyceğizli kanocu Yıldırım ve Demir’den Bratislava’da üstün performans Muğla’nın Köyceğiz ilçesinde kano sporuyla uğraşan iki sporcu Bratislava’da üstün performans göstererek önemli dereceler elde etti. Slovakya’nın Bratislava kentinde düzenlenen Uluslararası Bratislava Yarışları’nda, üstün performans göstererek, 2 altın, 1 gümüş ve 1 bronz olmak üzere toplam 4 madalya kazanarak Türk bayrağını ve Muğla’yı başarıyla temsil etti. Köyceğizli sporcular Poyraz Yıldırım ve Arda Kaan Demir elde ettikleri derecelerle ilçeyi gururlandırdı. Slovakya’nın Bratislava kentinde düzenlenen Uluslararası Bratislava Yarışları’nda Türkiye’yi başarıyla temsil eden Poyraz Yıldırım, K4 Boys A Final 200 metrede birincilik, K1 Boys A Final 200metrede ikincilik, K1 Boys A Final 500metrede ise üçüncülük ede etti. Arda Kaan Demir ise K1 Junior Men A Final 200 metrede yedincilik, K1 Junior Men A Final 500 metrede dördüncülük, K1 Junior Men B Final 1000 metrede birincilik derecelerini elde etti. Muğla Valiliği’nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada "Uluslararası arenada Muğla’mızın adını kürsüye yazdıran milli sporcularımızı ve onların yetişmesinde büyük emeği olan antrenörlerimizi kutluyor, başarılarının artarak devam etmesini diliyorum" ifadeleri kullanıldı. Muğla Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ise yaptığı açıklamada "Ay-yıldızlı bayrağımızı uluslararası arenada gururla temsil eden sporcularımızı ve antrenörlerimizi tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz" ifadelerine yer verdi.
Diyarbakır Kasaplardan Kurban Bayramı öncesi ’acemilik’ uyarısı Kurban Bayramı yaklaşırken kasaplar, her yıl yaşanan yaralanmalara karşı kesicileri uyardı. Acemi kasapların en çok dikkatsizlik nedeniyle kendilerini kestiğini belirten ustalar, bıçakların keskin olması, hayvana eziyet edilmemesi ve hayvanın ayaklarının sıkıca tutulmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Kurban Bayramı öncesi hazırlıklar sürerken, Diyarbakır Yenişehir ilçesindeki hayvan pazarındaki kasaplar önemli uyarılarda bulundu. Her bayram çok sayıda kişinin kurban kesimi sırasında dikkatsizlik nedeniyle yaralandığını belirten kasap ustaları, özellikle acemi kasapların daha dikkatli olması gerektiğini ifade etti. Kasaplar, kurban kesiminde kullanılacak bıçakların mutlaka keskin olması gerektiğini belirterek, kör bıçakların hem hayvana eziyet verdiğini hem de kazalara davetiye çıkardığını söyledi. Hayvanın kontrol altında tutulmasının önemine dikkat çeken ustalar, ayakların sağlam şekilde bağlanması ve kesim sırasında birkaç kişinin destek vermesi gerektiğini ifade etti. Kasaplar ayrıca, kurban kesiminin ehil kişiler tarafından yapılmasının hem dini kurallara hem de güvenlik açısından önemli olduğunu belirterek vatandaşlara dikkatli olmaları çağrısında bulundu. Kasap İslam Kaya, hayvanı yere yatırdıktan sonra tekbir çekilmesi gerektiğini ve hayvanın acı çekmemesi için tek seferde sivri bir bıçak ile hayvana eziyet edilmeden kesilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Meslektaşlarımdan ricam hayvana eziyet etmesinler. Bıçakları her zaman sivri olsun. Ayrıca hayvanı kesim alanına getirirken sürükleyerek getirmesinler, incitmesinler. Kesimden sonra etine dikkat etmesi lazım. Eğer siyah et ise hastalıklı hayvandır. Kurban sahibini uyarması lazım. Kesim yaparken hayvanın ayaklarına dikkat etmeleri lazım çok hareket etmemesi lazım. Kendileri de ellerine ve ayaklarına dikkat etmesi lazım. Kurbanı keserken sürekli odak noktası hayvan olması lazım. Hastaneler bol bol dikiş atıyor bugünlerde. Acemilerin kesim yapmaması lazım" dedi. Bir diğer usta İsmail Ersoy ise hayvanları dinin gerektirdiği usule göre kesmeye çalıştıklarını söyledi. Ersoy, "Bu hayvanlara eziyet etmek günahtır. Tedbirlerimizi alıyoruz ve hayvanımızı kesiyoruz. Parçalayıp, doğrayıp poşetlere koyuyoruz. Meslektaşlarıma önerim helal bir şekilde kessinler. Hayır yapan kadar biz de bu sevaba ortak oluyoruz eğer güzel kesersek. Bir diğer önerim ise bıçaktan mümkün mertebe ellerini ve ayaklarını uzak tutsunlar" ifadelerini kullandı.
Sivas Güler, gündemlerinde af olmadığını açıkladı AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Sivas’ta yaptığı açıklamada, gündemlerinde af olmadığını, asla af gibi bir düşünceleri olmayacağını söyledi. Sivas’ta basın mensuplarıyla bir araya gelen AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Ceza infaz sistemi içerisinde ‘af’ la ilgili bir çalışmaları olup olmayacağı yönündeki soruya, Güler, keskin ifadelerle kesinlikle af gibi bir düşünceleri olmadığı yanıtını verdi. Güler, affın mağduriyeti ortadan kaldırmayacağını belirtip, ""Bizim gibi toplumlarda temel mesele aftan öte eylem ve suç açısından değerlendirildiğinde, caydırıcı yeterli ceza verilip verilemediğidir. Cezasızlık algısının konuşulması lazımdır aslında. Çünkü biz biliyoruz ki bir kişinin haksız yere öldürülmesi halinde, inancımız gereği tüm insanlığın öldürüldüğü varsayarız. Haksız yere öldürmeyi tüm insanlığa yönelik bir eylem olarak kabul ederiz. Toplumu korumanın, bireyi korumanın, aileyi korumanın yolu da, her hangi bir eylem ortaya konulduğunda bunun adil yargılamasının yapılarak toplumu meşruiyeti ve kamu vicdanı açısından hak ettiği cezaya çarptırılmasıdır. Af olamaz, af dediğimiz hadise uğranan mağduriyeti ortadan kaldıran bir şey değildir" dedi. Rahşan affının işe yaramadığı görüldü Güler, 1999 yılındaki Rahşan affının işe yaramadığını ifade ederek, "Sadece bizim ülkemizde değil, gelişmiş batı toplumlarına da baktığımızda gerçekleştirilen afların bir fayda salamadığı, suçların artış gösterdiğini görüyoruz. En son Türkiye’de teknik olarak olmasa da uygulama olarak 1999 yılındaki merhum Rahşan Ecevit ve Bülent Ecevit döneminde çıkartılan bir infaz düzenlemesi var. Orada tahmile edilen kişilerin 3 yıl içerişimde yüzde 67’sinin geri döndüğünü gördük. Yani af bir işe yaramadı. Usulen toplumun o anki beklentisi karşılanmış toplumsal sonuç üretme yönünde hiçbir işe yaramamıştır" şeklinde konuştu. Rehabilite ile erken tahliyeler çalışılabilir Güler, yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaat getirilen kişilerin erken tahliye edilebileceğinin altını çizerek şunları söyledi. "Biz affı değil bizim insanların pişmanlığı ile birlikte, varsa sağlık sorunları tedavi edilmeleri, psikolojik destekle birlikte bir daha suç işlemeyeceklerine dair bir kanaat oluşturulması ve koşullu saclı verme şartlarının iyileştirilmesi, bizim buna çalışmamız lazım. Öyle bir çalışma yapmamız lazım ki ömrü hayatında bir kez suç işlemiş kişi, işlediği suçun sonradan farkına varmıştır. Pişmanlığına ermiştir, kendisine verilecek destekle birlikte bir daha suç işlemeyeceğine kanaat getirilmişse o kişinin denetimle serbestlikle birlikte, koşullu salıverme şartlarında erken tahliye edilmesi olabilir. Asla af olmaz. Asla af gibi bir düşüncemiz yok. İnfaz kanunun daha sade, daha adil, daha eşitlikçi, suç ayrımı olmaksızın her türlü mahkûmiyet halinin desteklenmesi çalışmalarını önemseriz"
Sivas Güler, gündemlerinde af olmadığını açıkladı AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Sivas’ta yaptığı açıklamada, gündemlerinde af olmadığını, asla af gibi bir düşünceleri olmayacağını söyledi. Sivas’ta basın mensuplarıyla bir araya gelen AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Ceza infaz sistemi içerisinde ‘af’ la ilgili bir çalışmaları olup olmayacağı yönündeki soruya, Güler, keskin ifadelerle kesinlikle af gibi bir düşünceleri olmadığı yanıtını verdi. Güler, affın mağduriyeti ortadan kaldırmayacağını belirtip, ""Bizim gibi toplumlarda temel mesele aftan öte eylem ve suç açısından değerlendirildiğinde, caydırıcı yeterli ceza verilip verilemediğidir. Cezasızlık algısının konuşulması lazımdır aslında. Çünkü biz biliyoruz ki bir kişinin haksız yere öldürülmesi halinde, inancımız gereği tüm insanlığın öldürüldüğü varsayarız. Haksız yere öldürmeyi tüm insanlığa yönelik bir eylem olarak kabul ederiz. Toplumu korumanın, bireyi korumanın, aileyi korumanın yolu da, her hangi bir eylem ortaya konulduğunda bunun adil yargılamasının yapılarak toplumu meşruiyeti ve kamu vicdanı açısından hak ettiği cezaya çarptırılmasıdır. Af olamaz, af dediğimiz hadise uğranan mağduriyeti ortadan kaldıran bir şey değildir." dedi. Rahşan affının işe yaramadığı görüldü Güler, 1999 yılındaki Rahşan affının işe yaramadığını ifade ederek, "Sadece bizim ülkemizde değil, gelişmiş batı toplumlarına da baktığımızda gerçekleştirilen afların bir fayda salamadığı, suçların artış gösterdiğini görüyoruz. En son Türkiye’de teknik olarak olmasa da uygulama olarak 1999 yılındaki merhum Rahşan Ecevit ve Bülent Ecevit döneminde çıkartılan bir infaz düzenlemesi var. Orada tahmile edilen kişilerin 3 yıl içerişimde yüzde 67’sinin geri döndüğünü gördük. Yani af bir işe yaramadı. Usulen toplumun o anki beklentisi karşılanmış toplumsal sonuç üretme yönünde hiçbir işe yaramamıştır" şeklinde konuştu. Rehabilite ile erken tahliyeler çalışılabilir Güler, yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaat getirilen kişilerin erken tahliye edilebileceğinin altını çizerek şunları söyledi. "Biz affı değil bizim insanların pişmanlığı ile birlikte, varsa sağlık sorunları tedavi edilmeleri, psikolojik destekle birlikte bir daha suç işlemeyeceklerine dair bir kanaat oluşturulması ve koşullu saclı verme şartlarının iyileştirilmesi, bizim buna çalışmamız lazım. Öyle bir çalışma yapmamız lazım ki ömrü hayatında bir kez suç işlemiş kişi, işlediği suçun sonradan farkına varmıştır. Pişmanlığına ermiştir, kendisine verilecek destekle birlikte bir daha suç işlemeyeceğine kanaat getirilmişse o kişinin denetimle serbestlikle birlikte, koşullu salıverme şartlarında erken tahliye edilmesi olabilir. Asla af olmaz. Asla af gibi bir düşüncemiz yok. İnfaz kanunun daha sade, daha adil, daha eşitlikçi, suç ayrımı olmaksızın her türlü mahkûmiyet halinin desteklenmesi çalışmalarını önemseriz" (GF-
Kocaeli Korkunç olayda borç detayı Kocaeli’de arkadaşı Geylani Yenigün’ü evinde öldürdükten sonra intihar eden Uğur Öz’ün, cinayette kullandığı silahı olaydan bir gün önce temin ettiği ortaya çıktı. Piyasaya yaklaşık 300 milyon lira borcu olduğu öne sürülen Öz’ün, kendisine daha önce de borç veren Yenigün’den tekrar para istediği ve ret cevabı alması üzerine olayı gerçekleştirdiği ihtimali üzerinde duruluyor. Yahyakaptan Mahallesi Sağlık Sokak’taki sitede 23 Mayıs’ta meydana gelen cinayet ve intihar olayına ilişkin soruşturmada yeni detaylara ulaşıldı. Olay günü Geylani Yenigün (44), ailesiyle kahvaltıya gitmek üzere hazırlandığı sırada arkadaşı Uğur Öz (41) evine geldi. Yenigün, konuşmak isteyen Öz ile yalnız kalabilmek için ailesini arabaya gönderdi. İddiaya göre, daha önce Yenigün’den 15 milyon lira borç alan Öz, bu görüşmede yeniden borç para talebinde bulundu. Yenigün’ün, eski borcun ödenmemesi nedeniyle bu talebi reddetmesi üzerine tartışma çıktı. Tabancayı bir gün önce temin etmiş Tartışmanın büyümesiyle Uğur Öz, olaydan bir gün önce bir başka arkadaşından emanet aldığı öğrenilen tabancayla Yenigün’e ateş ederek dışarı çıktı. Silah sesleri üzerine eve koşan ailesi, Yenigün’ü kanlar içinde yerde buldu. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, Yenigün’ün hayatını kaybettiğini belirledi. Olayın ardından sitenin bahçesinde Uğur Öz, cinayette kullandığı silahla hayatına son verdi. Polis ekiplerince yapılan incelemede, cebinde cinayeti neden işlediğine dair itirafların yer aldığı bir not bulundu. Yapılan araştırmalarda, Uğur Öz’ün Yenigün’e olan 15 milyon liralık borcunun yanı sıra piyasaya toplam 300 milyon lira borcu bulunduğu, başladığı villa inşaatlarının yarım kaldığı ve ciddi bir borç batağında olduğu iddia edildi. Geylani Yenigün, Öz’ün nikah şahidiydi Kimya, eğlence ve inşaat sektörlerindeki yatırımlarının yanı sıra yerel bir gazetenin de ortağı olan 2 çocuk babası Geylani Yenigün’ün, kendisini hayattan koparan Uğur Öz’ün 2025 yılı aralık ayında kıyılan nikahında şahitlik yaptığı ortaya çıkmıştı. Yenigün, geçtiğimiz mart ayında MHP Kocaeli İl Yönetim Kurulu’na girerek Medya ve İletişimden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı olarak görevlendirilmişti. Ticari hayatına 2015’te gayrimenkul ve otomotiv sektörüyle giren, ardından inşaat ile eğlence sektörlerine yönelen Öz’ün ise 28 Mayıs 2023 tarihinde kendisinden ayrılmak isteyen kız arkadaşını tabancayla ateş ederek yaraladığı da biliniyordu. Olayla ilgili soruşturmanın gizli yürütüldüğü de öğrenildi.