POLİTİKA - 07 Mart 2026 Cumartesi 20:33

İçişleri Bakanı Çiftçi: "Terörsüz Türkiye süreci büyük bir umut kapısı açıyor"

A
A
A
İçişleri Bakanı Çiftçi: "Terörsüz Türkiye süreci büyük bir umut kapısı açıyor"

ŞIRNAK (İHA) – İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Terörsüz Türkiye süreci büyük bir umut kapısı açıyor. Bu süreç, huzurun güçlenmesi, kardeşliğin tahkim edilmesi demektir. Büyük ve Güçlü Türkiye idealinin daha sağlam adımlarla ilerlemesi demektir" dedi.


İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bir dizi temas ve incelemelerde bulunmak üzere geldiği Şırnak’ta, AK Parti İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Vefa İftar programına katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan program, İl Müftüsü Arif Yeşiloğlu’nun yaptığı yemek duasıyla devam etti.


Programda konuşan Bakan Çiftçi, "Dilimiz farklı olabilir, nağmemiz farklı olabilir; Lâkin kalbimiz birdir. Kıblemiz birdir. İstikametimiz birdir. Vatanımız, bayrağımız ve kaderimiz birdir" dedi.


Bu kardeşliği hazmedemeyen odakların, yıllarca kaleyi içeriden sarsmaya çalıştığını belirten Bakan Çiftçi, "Aramıza nifak tohumları ekmek istediler. Bu ülkenin enerjisini tüketmek, kaynaklarını kurutmak, evlatlarını birbirinden koparmak istediler. Terör üzerinden büyük bir oyun kuruldu. Yıllar boyunca çok ağır bedeller ödendi. Vatanı müdafaa uğruna nice yiğidimiz şehadete yürüdü. Rabbim; bu topraklar için canını feda eden aziz şehitlerimizin her birini rahmetiyle, cennetiyle müşerref eylesin. Kahraman gazilerimize huzurlu ömürler ihsan eylesin. Nice ocağa ateş düştü. Nice anne, nice baba, nice eş, nice evlat yüreğine kor düştü. Çok büyük ekonomik kaynaklar terörle mücadeleye ayrıldı. 2 trilyon doları aşan ekonomik yük, meselenin ne kadar ağır sonuçlar doğurduğunu açıkça göstermektedir. O kaynak kalkınmaya harcansa bugün Türkiye, bambaşka bir seviyede olurdu. Ancak bütün bu oyunlara rağmen bu aziz millet diz çökmedi; birliğini korudu, beraberliğine sahip çıktı" dedi,


Bakan Çiftçi, "Şimdi yeni bir dönemin eşiğindeyiz; Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın dirayetli liderliği ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin güçlü destekleri ile yürüyen ’Terörsüz Türkiye’ süreci büyük bir umut kapısı açıyor. Bu süreç huzurun güçlenmesi, kardeşliğin tahkim edilmesi demektir. Büyük ve güçlü Türkiye idealinin daha sağlam adımlarla ilerlemesi demektir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu bu tarihi sorumluluğun önemli bir adımıdır. Yürütülen çalışmalar, milletin temsil gücüyle bu meseleye, kalıcı çözümler üretme iradesini göstermektedir. Terör meselesinde tarihi bir dönemden geçtiğimiz bu günlerde milli iradenin tecelligâhı olan Gazi Meclisimiz, bu süreçte üzerine düşen vazifeyi tereddütsüz üstlenmiştir. Bizler de İçişleri Bakanlığı olarak; bu sürecin sükunetle, suhuletle, sağduyuyla yürütülmesi adına üzerimize düşen her vazifeyi yerine getireceğiz. Güvenlik ve asayişten asla taviz vermeyeceğiz. Süreci sabote etmeye yeltenenlere karşı teyakkuz halinde olacağız. Milletimizin huzuru, kardeşliğimizin muhafazası, devletimizin vakar ve kudretini korumak için ne gerekiyorsa onu yapacağız" dedi.


Bölgede yaşanan gelişmelere de değinen Bakan Çiftçi, "Son günlerde bölgemizde yaşanan gelişmeler, dünyadaki krizler ve jeopolitik gerilimler Terörsüz Türkiye sürecinin ne kadar stratejik olduğunu açıkça göstermektedir. Bu nedenle her zamankinden daha dikkatli olmalıyız. Kardeşliği güçlendirme, birliğimizi pekiştirme sürecinden rahatsız olan ve bunu istemeyen "bölgesel şer odaklarına" fırsat vermemeliyiz. Zira bu sürecin selameti, yalnızca bugünün meselesi değildir; Türkiye Yüzyılını inşa etme meselesidir. Terör ihtimali ortadan kalktıkça, bölgenin enerjisi kalkınmaya yönelecek. Bugün Gabar’da 81 bin varil petrol üretimi gerçekleşiyor. Bu üretim Türkiye ekonomisine yılda 2 milyar dolarlık katkı sağlıyor. Bu enerji, bu bereket, bu imkân; Şırnak’ın kaderine vurulan zincirlerin kırıldığını göstermektedir. İçişleri Bakanlığı olarak bizler de bu şehirlerin huzuru ve güvenliği için her an görev başındayız. Milletimizin emrindeyiz. Bu ülkede yaşayan her bir vatandaşımızın can güvenliği, mal güvenliği, inancı, kültürü, aidiyeti devletimizin teminatı altındadır. Türküyle, Kürdüyle, Alevisiyle, Sünnisiyle bu millet tek yürektir. Cenabı Hakkın izniyle; bu vatanı hep birlikte daha müreffeh, daha kudretli, daha huzurlu kılacağız. Bu bölge kalkındıkça ’Türkiye Yüzyılı’ huzurun yüzyılı olacaktır" diye konuştu.



İçişleri Bakanı Çiftçi: "Terörsüz Türkiye süreci büyük bir umut kapısı açıyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara MHP Genel Başkan Yardımcısı Yurdakul: "8 Mart; milleti büyüten, devleti ayakta tutan iradenin adıdır" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Selim Yurdakul, "8 Mart; yalnızca takvim yapraklarında yer alan sembolik bir gün değildir. 8 Mart; hayatı doğuran, milleti büyüten, devleti ayakta tutan iradenin adıdır. Bir idrak, bir şuur, bir vefa günüdür. Türk milleti için kadın; ocağın tüten bacası, milletin mayası, devletin vicdanıdır" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi tarafından, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin katılımıyla "Üç Hilalin Aydınlığında Altaylar’dan Tuna’ya Türk Kadını" temalı "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" programı düzenlendi. Programda konuşan MHP Genel Başkan Yardımcısı Yurdakul, "Bugün burada, insanlık tarihinin en ağır yükünü sırtlanmış, en büyük bedelleri ödemiş, fakat buna rağmen vakarından, fedakârlığından ve dirayetinden asla ödün vermemiş Türk Kadınının 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü idrak etmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bu anlamlı günde, Türk kadınının değerini devlet ve millet hayatının merkezine alan duruşuyla bizlere istikamet çizen; milli ve manevi hassasiyetleriyle Türk ailesini ve Türk kadınının vakarını daima savunan Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’ye şükranlarımızı sunuyoruz. Onun liderliği ve kararlı duruşu, bu kürsüden dile getirilen her sözün fikri ve ahlaki zeminini oluşturmaktadır" dedi. "8 Mart; hayatı doğuran, milleti büyüten, devleti ayakta tutan iradenin adıdır" 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün anlamından bahseden Yurdakul, "8 Mart; yalnızca takvim yapraklarında yer alan sembolik bir gün değildir. 8 Mart; hayatı doğuran, milleti büyüten, devleti ayakta tutan iradenin adıdır. Bir idrak, bir şuur, bir vefa günüdür. Türk milleti için kadın; ocağın tüten bacası, milletin mayası, devletin vicdanıdır. Biz kadın meselesine Batı’nın dar kalıplarıyla değil; binlerce yıllık Türk devlet aklının, töresinin ve inancının penceresinden bakıyoruz. Bizim medeniyetimizde kadın geride bırakılmış değildir; tarihin tam merkezindedir. Orta Asya bozkırlarında Hakan ile birlikte toyda söz alan Hatun da bizimdir, cephede mermi taşıyan Nene Hatun da bizimdir, istiklalin bedelini evladıyla ödeyen analar da bizimdir" diye konuştu. "Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyaset anlayışında kadın; vitrin süsü değil, irade sahibidir" MHP Lideri Bahçeli’nin "Kadın, Türk milletinin teminatıdır. Türk kadını fedakarlığın, sabrın ve vefanın adıdır" sözlerini hatırlatan Yurdakul, şunları kaydetti: "Türk kadını yalnızca doğurmamış; yoğurmuş, yetiştirmiş, korumuş ve diriltmiştir. Bilge Kağan’ın Orhun Abideleri’nde milleti anlatırken, anayı temel direk olarak tarif etmesi boşuna değildir. Çünkü biliriz ki, ana güçlü ise millet güçlüdür. Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyaset anlayışında kadın; vitrin süsü değil irade sahibidir. Slogan değil sorumluluktur. Günümüzde kadın meselesi, Batı merkezli ideolojik yaklaşımlar çerçevesinde ele alınırken, özgürlük kavramı, çoğu zaman toplumsal bağlardan koparılmaktadır. Bu çevrelerde kadını ailesinden ve toplumsal bütünlükten yalıtan bir anlayış dayatılmaktadır. Kadının çalışma hayatındaki emeği, aileyle rekabet eden bir kimlik üzerinden tanımlanmakta ve annelik değersizleştirilmektedir."