KÜLTÜR SANAT - 29 Nisan 2026 Çarşamba 18:52

Sinop’ta ’Gelincik Lahdi’ konferansı ve sergisi

A
A
A
Sinop’ta ’Gelincik Lahdi’ konferansı ve sergisi

Sinop’ta 2012 yılında bulunan Gelincik Lahdi’ne dair buluntular, düzenlenen konferansın ardından açılan geçici sergiyle ilk kez görücüye çıktı.


Sinop’ta düzenlenen "IV. Müze Konferansları" kapsamında, şehrin yakın tarihindeki en dikkat çekici arkeolojik keşiflerinden biri olan "Sinop’tan Sıradışı Bir Mezar ve Hikayesi: Gelincik Lahdi" konusu ele alındı. Sinop Arkeoloji Müzesi’nde gerçekleştirilen etkinlikte, lahdin keşif süreci, içinden çıkan buluntular bilimsel verilerle anlatıldı.


Programın açılışında konuşan Sinop İl Kültür ve Turizm Müdürü Fatih Güzel, müzelerin yeni vizyonuna değinerek şunları kaydetti: "Müzeler toplumların hafızası, kültürel kimliğin taşıyıcısı ve geleceğe açılan bilgi kapılarıdır. Günümüzde müzecilik anlayışı da önemli bir dönüşüm içerisindedir. Artık müzeler sessizce gezilen alanlar değil; eğitici, katılımcı, etkileşimci mekanlar haline gelmiş ve adeta canlı birer kültür merkezi olmuştur. Bu kapsamda düzenlediğimiz bu etkinlikte bilgi ve tecrübe paylaşımını arttırmayı, özellikle gençlerimizde kültürel miras bilincini geliştirmeyi hedeflemekteyiz."


Ozan Hetto’nun moderatörlüğünü yaptığı konferansta konuşan Sinop Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hazar Kaba, 2012 yılında Gelincik Mahallesi’ndeki bir altyapı çalışması esnasında ortaya çıkarılan lahdin detaylarını paylaştı.


Kaba, lahitte yer alan bir bireye ait kısmen zarar görmüş iskeletin gövdesine ve ayak ucuna bırakılmış, sayısı 10’u aşan seramik eserin bulunduğunu belirtti. Ayrıca mezardan çıkan kişisel bakım eşyaları, ve seramik eserlerin o dönemin sosyal yapısına ve gömü geleneklerine dair eşsiz veriler sunduğu vurgulandı.


Konferansın ardından Vali Mustafa Özarslan ve Belediye Başkanı Metin Gürbüz, protokol üyeleriyle birlikte geçici serginin açılış kurdelesini kesti. Lahitten çıkan buluntuların yer aldığı sergi, Sinop Arkeoloji Müzesi’nde Haziran ayına kadar ziyaret edilebilecek.



Sinop’ta ’Gelincik Lahdi’ konferansı ve sergisi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Kaçak hafriyat dökümüyle 80 milyar liralık kamu zararı oluşmuştu, Cebeci Maden sahası sanığı savunma yaptı ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında, Cebeci’deki boş maden sahasının sahte döküm alanı yapılarak bölgeye yatması gereken paranın kendi ekosistemlerine aktarılmasıyla ilgili kaçak hafriyat döküm sisteminin kurulmasında aktif rol alan Cebeci Maden sahasındaki kaçak döküm sisteminin mali işlerinden sorumlusu tutuklu sanık Adem Başer, "Bu bölgede kaçak bir döküm olduğunu ben görmüyorum. Ama kaçak bir döküm varsa Murat Gülibrahimoğlu sorumlu olmalıdır. 80 milyon TL kamu zararından söz ediliyor. Maden çukuru, madeni alınmış rezervin kalmadığı bir alan olarak görünüyordu" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 29. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada Güney Cebeci Madencilik Şirketinde Genel Müdür Yardımcısı olan tutuklu sanık Adem Başer’in savunması alındı. İddianamede sanık Adem Başer’in örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’na bağlı hareket ettiği, örgütün Cebeci Maden sahasında kurduğu kaçak döküm sisteminin mali işlerinden sorumlu olduğu belirtilmişti. Başer’in kaçak hafriyat döküm sisteminin kurulmasında aktif rol aldığı da iddianamede aktarılmıştı. Öte yandan iddianamede Alibeyköy Havza Koruma Kuşağı içerisinde yer alan Cebeci Maden Bölgesi’ndeki kaçak hafriyat dökümü ve atık döküm işlemleri sonucu insan sağlığı, can ve mal emniyeti açısından riskli durumların oluştuğu ve bu usulsüz, kontrolsüz işlemler nedeniyle maden alanının ciddi oranda daraldığı kaydedilmişti. 2020- 2025 yılları arasında maden sahasına toplam 185 milyon ton kaçak hafriyat dökülerek yaklaşık 80 milyar TL kamu zararına yol açıldığı iddianamede açıklanmıştı. "Kaçak bir döküm varsa Murat Gülibrahimoğlu sorumlu olmalıdır" Soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ifadesi veren Adem Başer iddianamedeki suçlamalara karşı, "Genel Müdür Yardımcısı olarak sınırlı yetkilere sahiptim. Şirketteki mali sorumluluk ve yetki bana ait değildi. Cebeci maden sahasındaki izin işlemleri Murat Gülibrahimoğlu tarafından yürütülmekteydi. Ben dökümden sorumlu olmadığım için sınırlı bilgiyi sizinle paylaşacağım. Bu bölgede kaçak bir döküm olduğunu ben görmüyorum. Ama kaçak bir döküm varsa Murat Gülibrahimoğlu sorumlu olmalıdır. 80 milyon TL kamu zararından söz ediliyor. Maden çukuru, madeni alınmış rezervin kalmadığı bir alan olarak görünüyordu. Maden sahalarında kontrolden sorumlu kurum MAPEK’tir. MAPEK maden çukurunun doldurulmasına izin verdiği için bir tutanak tutmamıştır, bir işlem başlatmamıştır. Ben kayyum ile 4 ay çalıştım. 4 ayın 3 buçuk ayında döküm faaliyetine devam ettiler. Ben bir kaçak döküm sistemi kurmadım, yönetmedim bu sebeple suçlamayı reddediyorum" dedi. "Cebeci Maden sahasındaki yaptığımız işlerden dolayı plaket almayı umuyorduk" Tutuklu sanık Başer, "Murat Gülibrahimoğlu’ndan izin alınır ve satın alma işlemleri gerçekleştirilir. Bazı satın almaları Gülibrahimoğlu kendisi gerçekleştiriyordu. Murat Gülibrahimoğlu’nun sosyal çevresini tanımadan, çıkarım olmadan nasıl müşterek faillik yapabilirim? Bu iddiayı kabul etmiyorum. Bana göre örgüt üyeliği de ağır bir suçlama. Çalıştığım süre boyunca dürüst, kimseyi kırmadan tırnaklarımla geldim. Cebeci Maden sahasındaki yaptığımız işlerden dolayı bir teşekkür yazısı, plaket almayı umuyorduk. Ama şu an yaptığımız işlerden dolayı buradayız. Ben maaşlı bir çalışanım, görevimi yerine getirdim. Tahliyemi talep ediyorum" dedi. Duruşma sanık avukatlarının savunmaları ile devam edilmek üzere yarına ertelendi.