GÜNDEM - 25 Mayıs 2026 Pazartesi 12:49

Sinop’ta aşkın en kuzey noktası: İnceburun’da sürpriz evlilik teklifi

A
A
A
Sinop’ta aşkın en kuzey noktası: İnceburun’da sürpriz evlilik teklifi

Türkiye’nin en kuzey noktası olan Sinop İnceburun, bu kez hırçın dalgalarıyla değil, filmleri aratmayacak romantik bir evlilik teklifiyle yankılandı. Hafta sonu gezisi için kente gelen genç çiftin hayatı, yarımadanın en uç noktasında değişti.



Dalgaların ve rüzgarın sesinde "Evet" yankılandı


İzmir’de yaşayan ve bir süredir birlikteliklerini sürdüren Melih Çelik ve Tuvana Eroktay çifti, Karadeniz turunun Sinop durağında tarihi İnceburun Feneri’ni ziyaret etti. Denizden metrelerce yükseklikteki dik kayalıkların üzerinde, hırçın Karadeniz dalgalarının ve rüzgarın eşlik ettiği yürüyüş sırasında, genç adam önceden hazırladığı sürpriz planı devreye soktu.


Türkiye’nin en kuzey ucunda, aniden tek dizinin üzerine çöken Melih Çelik, cebinden çıkardığı tektaş yüzükle Tuvana Eroktay’a evlilik teklifinde bulundu. Şaşkınlığını gizleyemeyen genç kadının mutluluk gözyaşları içinde verdiği "Evet" cevabı, rüzgarın seslerine karıştı.



"Aşkımızı Türkiye’nin en uç noktasına taşımak istedim"


Sürpriz teklifi uzun süredir planladığını belirten damat adayı Melih Çelik, İnceburun’u seçme nedenini şu sözlerle aktardı:


"İlişkimizin bizim için ne kadar eşsiz ve sınır tanımaz olduğunu göstermek istedim. Türkiye’nin coğrafi olarak en uç, en kuzey noktası olan İnceburun bunun için en doğru semboldü. Burası hem doğasıyla etkileyici hem de feneriyle yol gösterici. Hayat yolculuğumuzda da birbirimize hep böyle rehber olmayı diliyorum."


Mutluluktan konuşmakta güçlük çeken gelin adayı Tuana Eroktay ise, "Sıradan bir gezi rotası olduğunu düşünerek gelmiştim. Türkiye’nin en kuzeyinde, böyle muazzam bir doğanın ortasında bu teklifi almak hayatım boyunca unutamayacağım bir anı oldu" diyerek duygularını dile getirdi.



Ziyaretçilerden alkış tufanı


O sırada bölgede bulunan diğer yerli ve yabancı turistler de bu romantik ana kayıtsız kalmadı. Genç çiftin "Evet" yanıtının ardından İnceburun’u dolduran ziyaretçiler, çifti uzun süre alkışlayarak tebrik etti. Karadeniz’in etkileyici manzarası eşliğinde bu an, unutulmaz bir hatıraya dönüştü.



Sinop’ta aşkın en kuzey noktası: İnceburun’da sürpriz evlilik teklifi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Karanfil "Kesime 6 saat kala yem vermeyin" DÜZCE(İHA) – Düzce Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Şerif Ali Karanfil, kurban kesecekleri uyarıda bulunarak "Kesimden önceki 6 saat yem verilmemeli, su tüketmelerine izin verilmelidir" dedi. Veteriner Şerif Ali Karanfil, Düzce’de 2026 yılında 10 bin adet büyükbaş, 2 bin 500 adet küçükbaş hayvan kesileceğini tahmin ettiklerini belirterek "Ülkemizde ve özelde ilimizde bu yıl kurbanlık hayvan sıkıntısı yaşanmamakta olup, özellikle 2025 yılında ülkemiz ve ilimizin kabusu olan şap hastalığı, yoğun mücadele programları ve kontrollü hayvan hareketleri sayesinde görülmemektedir, umarız ki yılın kalan yarısında da görmeyiz. En az kesimden önceki 6 saat yem verilmemeli, su tüketmelerine izin verilmelidir, eziyet edilmeyip iyi davranılmalı, acı çektirilmemeli, hatta duygusal davranışın da et kalitesini olumlu etkilediği unutulmamalı" açıklamasında bulundu. "Serin saatleri tercih edin" Karanfil, kesimin serin saatlerde yapılmasının önemli olduğunu işaret ederek "25 derece civarlarında olan bayramdaki hava ısısı, riskleri olan değer olarak karşımızda durmaktadır. Bu nedenle sabahın serin saatlerinde kesimin planlanması etimizi daha sağlıklı ve güvenli hale getirecektir. Kesim sonrası iç organlar özellikle patlatılmadan dışarı çıkartılması işleminin 30 dakikayı geçmemesine önem verilmeli, sindirim sistemi içerisinde insanlarda enfeksiyon yapan hastalık etkenlerinin bulunduğu unutulmamalıdır. Pıhtılaşma olmayan kanın bulunduğu, karaciğer ve akciğer gibi sakatatlar da bulunan içi su dolu kesecikler, göğüs kafesi, akciğer, karın zarı, böbrekler üzerinde görülebilecek nohut-fındık büyüklüğündeki oluşumlar olan kurbanlık etlerimiz mutlaka veteriner hekimler tarafından değerlendirilmelidir. Zaman zaman yağışların olması, atıklar açısından özel önlem almamızı gerektirmektedir ki, özensiz atılan kan, iç organlar, kemik gibi atıklar yağışlarla birlikte yayılıp sporlu diye adlandırdığımız mikroorganizmaların yıllarca varlığını devam ettiren hastalık yapıcı potansiyeller olduğu unutulmamalıdır" dedi. "Muhafaza şartları önemli" Karanfil son olarak ise etin nasıl saklanacağı ile ilgili bilgiler verdi; "Et ve et ürünleri bakteri üremesi için uygun ortam niteliğindedir. Uygun şartlarda bir bakteri 12 saatte 16 milyar rakamına ulaşabilmektedir. Bu da bize hafif bakteri yüklü bir etin bir gecede dahi insan sağlığını nasıl olumsuz etkileyebileceği konusunda fikir vermekte, bu nedenle muhafaza şartları önem arz etmektedir. Kesim sonrası kurban etleri parçalar halinde güneş görmeyen serin (14-15 derece) bir yerde 5-6 saat et ısısının düşmesi ince bir tabaka halinde bekletilmeli, daha sonra üst üste gelmeyecek şekilde buzdolabına kaldırılmalıdır. Bu etlerin buzdolabında 5-6 günlük ömürlerinin olduğu unutulmamalı, aynı şartlarda kıymanın ömrünün 3 gün olduğu, uzun süreli muhafazanın -18 derecelik derin dondurucularda olabileceği unutulmamalıdır. Sonuç olarak insanlarda görülen hastalıkların yüzde 60’ının gıda kökenli, insan sağlığı açısından gıdaların ortaya koyduğu riskin yüzde 90’ı hayvansal kökenli gıdalardan kaynaklandığı düşünüldüğünde yetkili idarelerce hijyenik kesim yerleri oluşturulmalı, Kurban Bayramı’nda kesilen hayvanların kesimden önce ve kesimden sonraki muayenelerinin veteriner hekimler tarafından yapılması sağlanmalıdır."