EKONOMİ - 25 Mayıs 2026 Pazartesi 12:44

Eti Bakır "Çevre Müfettişleri Projesi"yle bu yıl 5 bin 130 öğrenciye ulaşacak

A
A
A
Eti Bakır "Çevre Müfettişleri Projesi"yle bu yıl 5 bin 130 öğrenciye ulaşacak

Çevresel ve toplumsal faydayı üretim süreçlerine entegre eden Cengiz Holding’in grup şirketi Eti Bakır, sürdürülebilirliğin gelecek nesillere aktarılabilmesi için başlattığı ‘Çevre Müfettişleri Projesi’yle bu yıl 8 ilde 5 bin 130 öğrenciye ulaşacak. Şirket, çevre bilincinden geri dönüşüme kadar 11 başlıktan oluşan eğitimlerle gelecek kuşakların daha yaşanılabilir bir dünya hedefine katkıda bulunmalarını hedefliyor.


Cengiz Holding’in grup şirketi Eti Bakır tarafından 2021 yılında başlatılan "Çevre Müfettişleri Projesi", sürdürülebilir gelecek için eğitimlere bu yıl da devam ediyor. Çevre bilinci, geri dönüşüm, doğanın korunması gibi 11 başlıktan oluşan eğitimlerle faaliyet gösterdiği 9 işletmesinde toplam 5 bin 130 öğrenciye ulaşmayı amaçlayan Eti Bakır, öğrencilerin çevreye duyarlı bireyler olarak yetişmesine katkı sağlamaya devam edecek.



"Amaç çevre bilincine sahip gençler yetiştirmek"


Sürdürülebilir bir geleceğin, çevre bilinci yüksek nesillerle mümkün olacağına dikkat çeken Eti Bakır Siirt İşletmesi Çevre Mühendisi Veysel Kaya, "Eti Bakır olarak sürdürülebilirlik çalışmalarımız kapsamında 2021 yılında başlattığımız Çevre Müfettişleri Projesini uygulamaktayız. Bu proje ile okullarda özellikle ilkokul, ortaokullarda çevre bilinci ve atık yönetimi, doğaya yeniden kazandırma gibi eğitimler veriyoruz. Bunları her yıl düzenli olarak uygulamaktayız. Çocuklara çevre bilincini küçük yaşlardan itibaren aşılamaya çalışıyoruz. Proje kapsamında eğitimlerin yanı sıra çocuklara vermiş olduğumuz hediyelerimiz, geri dönüşümü sağlayacak şekilde tasarlandı. Okullara gittiğimiz zaman eğitimleri öğretmenlerimizle beraber veriyoruz. Çocuklar bu bilinçle eve gittikleri zaman bu öğrendikleri yeni konuyla ilgili olarak uygulama sürecine girmeye çalışıyorlar. Örneğin evde sabit bir çöp kovası kullanılırken, bu eğitimi aldıktan sonra pillerini, plastiklerini, kağıtlarını, metallerini ayrı olarak atmak istiyor ve ailelere bu konuda talepleri oluyor. Bunlarla ilgili geri dönüşler alıyoruz ve projemizin faydalı olduğunu bu şekilde görüyoruz. Dağıttığımız hediyelerin içinde tohumlu kalemlerimiz oluyor, eğitimlerin sonunda bu biz bu kalemi çocuklara ödev gibi veriyoruz. Bir sonraki seneye bunları kontrol edeceğiz diye veriyoruz, çocuklar buna güzel bir şekilde bakıp güzel bir şekilde fidan yetiştirmeye gayret ediyorlar. Bu şekilde de doğaya katkıda bulunmuş oluyoruz. Eğitimlerimizin içeriğinde de geri dönüşüm, doğanın korunması, sıfır atık, atık yönetimi, enerji tasarrufu, israfların önüne geçmek anlatılmaktadır. Biz bu projeye 2021 yılında başladık. Mazıdağı işletmemizde başladığımız bu projeyi 4 yılda 8 ile yaydık. Bugüne kadar 164 okulda eğitim verdik. Yaklaşık 7 bin 164 öğrenciye ulaştık. Buna her sene devam etmekteyiz. Sayımızı her yıl daha da arttırmaktayız. Adıyaman, Cerattepe ve Murgul tesisleriyle Artvin, Elazığ, İzmir, Kastamonu, Siirt, Samsun ve Mardin illerinde toplam 5 bin 130 öğrenciye ulaşmayı hedefliyoruz bu sene için. Projedeki ana hedefimiz 81 ile yayılarak çocuklarımızı eğitim hayatının başında çevre müfettişleri ile tanıştırarak doğamıza saygılı biriyle yetiştirmeyi hedeflemekteyiz’’ dedi.



164 okulda 7 bin 164 öğrenciye eğitim verildi


Çevre Müfettişleri Projesi ile 2021 yılından günümüze kadar 164 okulda toplam 7 bin 164 öğrenciye sürdürülebilirlik eğitimleri veren Eti Bakır, bu yıl da 5 bin 130 öğrenciye ulaşmayı hedefliyor.


Adıyaman, Cerattepe ve Murgul tesisleriyle Artvin, Elazığ, İzmir, Kastamonu, Siirt, Samsun ve Mardin’de öğrencilerle buluşan Eti Bakır’ın çevre mühendisleri, erken yaşta çevre bilincinin önemine dikkat çekmeyi amaçlıyor. Proje kapsamında 2024-2025 eğitim-öğretim döneminde Adıyaman’da 6 okulda 335, Cerattepe ve Murgul tesisleriyle Artvin’de 8 okulda 853, İzmir’de 11 okulda bin, Kastamonu’da 6 okulda 400 ve Siirt’te 3 okulda 550 öğrenciye ulaşan Eti Bakır, geri dönüşüm, çevre, enerji tasarrufu ve sıfır atık gibi konularla öğrencileri bilinçlendirerek, bu bilinci gelecek nesillere aktarıyor.



Eti Bakır "Çevre Müfettişleri Projesi"yle bu yıl 5 bin 130 öğrenciye ulaşacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yalova Dermatoloji Uzmanı Dr. Kurt’tan deri kanseri uyarısı Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Bekir Kurt, deri kanserlerinde erken tanının hayati önem taşıdığını belirterek, benlerde meydana gelen değişimlerin dikkate alınması gerektiğini söyledi. Dr. Bekir Kurt, "Cilt Kanseri Farkındalık Ayı" dolayısıyla yaptığı açıklamada, deri kanserlerinin erken teşhis edildiğinde tedavi edilebildiğini ifade etti. En sık görülen deri kanseri türlerinin bazal hücreli karsinom ve skuamöz hücreli karsinom olduğunu kaydeden Kurt, bu hastalıkların dermatologlar tarafından erken dönemde tespit edilerek cerrahi ya da farklı yöntemlerle tedavi edilebildiğini belirtti. Melanomun ise daha ciddi seyredebildiğine dikkati çeken Kurt, açık tenli, kızıl saçlı, renkli gözlü, güneşte kolay yanan kişiler ile ailesinde deri kanseri öyküsü bulunanların risk grubunda yer aldığını söyledi. Benlerdeki değişimlerin önemsenmesi gerektiğini vurgulayan Kurt, "Asimetrik, sınırlarının düzensiz, renginde değişim, ani boyut artışı ve iyice kabarması var olan benlerimizde bu değişiklikleri gözlemlediğimiz zaman bir dermatoloji muayenesi öneriyoruz. Bununla ilgili dikkat edeceğimiz husus özellikle bir kaos olması, var olan standart benlerimizin ani değişimi, renk çürümesi olması, sınırlarının düzensiz olması ve çap farklılığı. Asimetrik hale gelmesi özellikle bizi endişelendirebilir" dedi. Bazal hücreli karsinomun genellikle parlak görünüm ve iyileşmeyen yaralarla ortaya çıktığını ifade eden Kurt, skuamöz hücreli karsinomun ise kalın kabuklu yaralar şeklinde görülebildiğini aktardı. "Güneş kremine bir kez sürmek yeterli olmaz" Güneşin zararlı etkilerine karşı korunmanın önemine değinen Kurt, özellikle saat 10.00 ile 16.00 arasında güneşe çıkılmaması gerektiğini belirterek şöyle konuştu: "Çıkmak durumunda isek şapka ve güneş koruyucu ile kendimizi korumalıyız. Güneş koruyucu kullanımında ise güneş kremine bir kez sürmek genellikle yeterli olmaz. 2 Saatte bir yenilenme önerilir ve ardından terlediğimiz zaman ya da suya girip çıktığımız zaman ya da deniz kenarındayken su ile etkisini kaybedebilmektedir. O yüzden 2 saatte bir güneş koruyucumuzu yeniliyoruz. Solaryum kesinlikle deri açısından önerilmeyen bir uygulamadır. Bronzlaşmanın popülaritesi önceye göre azalmakla birlikte deri için sağlıklı bir uygulama değildir. İyileşmeyen yaralar, bereler, bağışıklığı düşük özellikle organ nakili hastalarımız, çok ileri yaşlı hastalar ya da bağışıklığını düşürecek ilaç kullanımı olan hastalarımızın iyileşmeyen yaraları özellikle güneş gören bölgelerde mutlaka dermatoloji kontrolü öneriyoruz." "Dermatoloji muayene olmadan benler yakılmamalı" Benlerin dermatoloji muayenesi olmadan yakılması ya da aldırılmasının risk oluşturabileceğini vurgulayan Kurt, "Benleri lazerle sildirmek, yakmak, koparmak ya da iple boğmak çeşitli metotları hastalarımız tarafından sorulur. Özellikle biz derideki tüm lezyonları tanırız ve uygun metodu söyleriz. Bizim doğuştan gelen benlerimiz ya da sonradan çıkan benlerimiz kesinlikle yakılması, dermatoloji muayenesi olmadan önerilmeyen bir uygulamadır. Çünkü özellikle üzerinden gelişebilecek kötü huylu dönüşüm potansiyelini o yakma işlemiyle gölgelemiş oluruz" dedi. Güneş koruyucu seçiminde en az 30 faktör ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini belirten Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Bekir Kurt, ürünlerin hem UVA hem de UVB filtresi içermesine dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Çocuklar ve gebelerde mineral filtreli güneş koruyucuların önerildiğini ifade eden Kurt, diğer erişkinlerde ise kimyasal filtreli ürünlerin kullanılabileceğini kaydetti. Güneş koruyucuların yalnızca yaz aylarında değil, yıl boyunca kullanılması gerektiğini vurgulayan Kurt, "Ultraviyolenin yoğun olduğu günlerde mutlaka güneş koruyucu kullanılmalı. Güneş gözlüğü, geniş şapkalar ve ultraviyole korumalı kıyafetler de korunmada önemli" diye konuştu. Güneşin yalnızca deri kanserine değil, leke oluşumu, kılcal damar artışı ve cilt kırışıklıklarına da neden olabileceğini belirten Kurt, düzenli dermatoloji muayenesinin deri sağlığı açısından önem taşıdığını ifade etti.
Kars Kars’ta kurban pazarı hareketlendi: 700 kiloluk süslenmiş düve ilgi odağı oldu Kars’ta kurban pazarında son gün yoğunluğu yaşandı. Sabahın erken saatlerinden itibaren pazara gelen vatandaşlar, bütçelerine uygun kurbanlık almak için sıkı pazarlık yaptı. Pazarda kurbanlıklarını alan vatandaşlar, hayvanlarını araçlara yükleyerek evlerinin yolunu tuttu. Kurban Bayramı arifesinde Kars Hayvan Pazarı’nda özellikle küçükbaş hayvanlara yoğun ilgi gösterilirken, besiciler de gün boyu satış yapabilmek için müşterilerle uzun süre pazarlık masasına oturdu. Pazarda zaman zaman "tokalaşma pazarlığı" olarak bilinen geleneksel usuller dikkat çekti. Pazarın en çok ilgi çeken kurbanlığı ise sahibinin özel olarak süslediği yaklaşık 700 kiloluk düve oldu. Renkli kurdeleler takılan dev düve, vatandaşların ilgi odağı haline geldi. Besici Serhat Morkoç, düveyi pazarın şampiyonu olduğunu söyledi. Morkoç, "2026 Kurban Pazarı’nın düve şampiyonu şu an bizde, 700 kilo canlı gelen, alıcısını bekliyoruz. Pazarın şampiyonu olduğu için süsledik. Canlı net 700 kilo geliyor. Ondan dolayı süsledik, albenisi olsun. Müşterilerini bekliyor" dedi. Morkoç, süslediği düveyi 250 bin liraya satacağını da sözlerine ekledi. Küçükbaş hayvanlarını uygun fiyata verdiğini ve herkesin kurban almasına imkan tanıdığını belirten besici Selçuk Aras, "Bu bayram herkes et sahibi olsun, gerekirse daha indirimli fiyatlarımız olur. Bayram ağzı herkes sevinsin" diye konuştu. Pazara gelen vatandaşlar ise fiyatların son günlerde biraz daha makul seviyeye indiğini ifade ederek, pazarlık sonucu bütçelerine uygun hayvan alabildiklerini kaydetti. Öte yandan pazarda yoğunluk akşam saatlerine kadar devam ederken, bazı besicilerin ellerindeki kurbanlıkları satabilmek için fiyatlarda indirime gittiği görüldü.