GÜNDEM - 06 Temmuz 2025 Pazar 11:00

Çöpten topladığı yünlerle iş kurdu

A
A
A
Çöpten topladığı yünlerle iş kurdu

Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde yaşayan 51 yaşındaki ev hanımı Cemile Şahin, kurduğu atölyede çöplerden topladığı yünlerden yorgan yaparak satıyor.


Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde yaşayan 51 yaşındaki ev hanımı Cemile Şahin, 2012 yılında bir dikiş makinesi alarak yastık ve minder dikerek ev ekonomisine katkı sağlamaya başladı. Her geçen gün işini geliştiren Şahin, elyaftan yapılan yorgan işine de girdi. Sokakta gezerken çöpe atılan yünleri gören Cemile Şahin, bu yünleri poşete koyup iş yerine götürdü. Yıkadığı yünü geleneksel metotlarla işleyen Şahin, yorgan yaptıktan sonra satıyor.



Çöp konteynerlerini dolaşıp yün arıyor


Kendi imkanıyla iş yerine makineler alan Cemile Şahin’e esnaf olan eşi de destek veriyor. Eline çuval alan Mehmet Şahin, çöpe atılan yünleri toplayarak atölyeye götürüyor. Yünleri yıkayıp dezenfekte eden Cemile Şahin ise, geleneksel metotlarla yünleri yorgana dönüştürüyor.



Suruç’un ilk ve tek girişimci kadını


Yünleri çöpe atan vatandaşlar, çöpe atmak yerine Cemile Şahin’in iş yerine götürüp satmaya başladı. Suruç ilçesinin bu alandaki ilk ve tek girişimci kadını olarak dikkat çeken Cemile Şahin, ekonomik kazanç elde etmenin yanı sıra yünlerin çöpe atılmasını önleyerek, geri dönüşüme de büyük katkı sağlıyor.


Çağın değişmesiyle birlikte çöplerde yün görmeye başladığını söyleyen Cemile Şahin, "Çöplerde yün görünce bundan ne yapabiliriz diye düşündüm. Daha önce annem ve ninem elle yorgan yapardı. Hatta ben de çok iyi yapardım. Çağa uyum sağlamak bir girişimci zorunluluğu oluyor. Sonra bir yorgan makinesi aldım. Elle yıkayıp taradıktan sonra makine ile yünden yorgan yapıyoruz" dedi.


Her şeyin çok değiştiğini söyleyen Şahin, "İnsanlar sağlığına ve kültürüne dikkat etmiyor. Her şey naylon olmuş. Nasıl hoşuna gidiyorsa öyle yapıyorlar. Bir insan yünden yapılan yorganla yattığı zaman çok farklı oluyor, elyafla yapılan yorganla yattığında çok farklı oluyor. Herkese yün yorganı tavsiye ederim. Denesinler, yün ile elyaf arasında ne kadar fark olduğunu görürler" ifadelerini kullandı.


Birçok eski ve geleneksel mesleğin bitmek üzere olduğunu belirten Şahin, "O nedenle yün işine girdik. Teşvik aldığın zaman daha cesaret alıyorsun. Makine aldım ama benim hedefimde dönüşüme katkı sağlayacak daha büyük bir makine almak. Daha büyük ve işimi profesyonelce yapabileceğim sanayi benzeri bir yerde yapmak istiyorum. Biz burada Esnaf ve Sanatkarlar Odasına bağlıyız. Bir kurumumuz var. Esnaf ve Sanatkarlar Odası ile bakanlıkların buna destek vermesi, bu kültürel şeyleri yaşatması bizi mutlu eder. Çünkü biz her zaman yerde otururuz. Birçok şey dedelerimizden bize kalmış, geleneğimizde var. Bu kültürü kaybetmemek için devlet de teşvik verirse iyi olur" dedi.



’Kadınlar çoğalırsa sesleri gür çıkar’


Birçok kadının iş hayatına atılmasını istediğini söyleyen Cemile Şahin, "Bugün ben kadın olarak tekim ama birçok kadın olursa daha özgüven içinde konuşabiliyorsun. Belki ben burada çok kısık sesle konuşuyorum ama daha çok kadın olursa daha özgüvenle çalışabiliriz" ifadelerini kullandı.



En büyük desteği eşinden alıyor


Şark döşeme ve yorgan işi yaptıklarını söyleyen Mehmet Şahin ise, "Eski yünleri alıyoruz. Birkaç günde bir çöp kenarına bir çuval bırakıyorlar. Yeni evlenen çiftlerin çoğu yorgan dikmeyi bilmiyor. Kirlendiği zaman yüzüyle beraber çöpe atıyorlar. Biz de bu yünü alıp yıkadıktan sonra makineden geçirip, tekrar yorgan yapıyoruz" dedi.


Suruç Esnaf ve Sanatkarlar Odamr Başkanı İsmet Demir, Cemile Şahin’in çalışmalarını takdirle karşıladıklarını belirterek, "Kaybolmuş mesleklerle ilgili biz Esnaf ve Sanatkarlar Odası olarak tüm esnafımıza destek olmaya çalışıyoruz. Bu konuda Cemile Şahin’e de teşekkür ederiz. Eski yünleri çöplerden toplayıp burada değerlendirmesi çok güzel bir şey. Bu konuda biz de kadın arkadaşımıza, kadın esnafımıza destek olmaya çalışıyoruz. İstişare edip bu tür meslekleri yaşatmaya çalışacağız" diye konuştu.



Çöpten topladığı yünlerle iş kurdu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir’de yeni bitki türü keşfedildi Gerçekleştirdiği çalışmalarla pek çok yeni bitki türünün keşfedilmesinde rol oynayan Ege Üniversitesi Botanik Bahçesi ve Herbaryum Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Yıldırım, yeni bir tür olan "İzmir Göbekotu"nu literatüre kazandıran araştırmacıların arasında yer aldı. İzmir’in Ödemiş ilçesinde yürütülen bilimsel çalışmalar sonucunda, Batı Anadolu’ya özgü yeni bir bitki türü keşfedildi. Ege Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesinden araştırmacıların ortak çalışmasıyla tanımlanan, bilimsel ismi "Umbilicus choripetalus" ve Türkçe ismi de "İzmir göbekotu" olarak önerilen bitki, uluslararası bilimsel taksonomi dergi Phytotaxa’da yayımlanan makaleyle bilim dünyasına duyuruldu. Prof. Dr. Hasan Yıldırım, yeni türün göbekotu cinsi içinde bugüne kadar bilinen tüm türlerden belirgin biçimde ayrıldığını belirtti. Türü farklı kılan en önemli özelliğin çiçek yapısı olduğu ifade Prof. Dr. Yıldırım, Umbilicus choripetalus’un taç yapraklarının tabana kadar tamamen ayrıldığını, yıldız biçimli bir çiçeğe sahip olduğunu vurgulayarak bu özelliğin, göbekotu cinsi içinde ilk kez gözlemlendiğini söyledi. Türün yetişme alanı hakkında bilgi veren Prof. Dr. Hasan Yıldırım, "Yeni tür, yalnızca İzmir’in Ödemiş ilçesinde, Ovacık Platosu’nda yaklaşık 1300-1400 metre rakımda, volkanik kaya çatlaklarında yetişiyor. En yakın akrabaları yalnızca kireçtaşı kayaçlarda yaşıyor. İzmir Göbekotu’nun volkanik zeminlere bağlı olması, türü ekolojik açıdan da özgün kılıyor. Bu türün en yakın akrabaları olan Umbilicus tropaeolifolius ve Umbilicus paniculiformis’in yayılış alanları ise İzmir Göbekotu’ndan tamamen farklı. Umbilicus tropaeolifolius, Türkiye’nin güneydoğusu ile İran ve Irak başta olmak üzere Orta Doğu’ya uzanan bölgelerde yayılış gösteriyor. Umbilicus paniculiformis ise Sudan’da lokal olmak üzere Kuzeydoğu Afrika’da bulunuyor. Her iki tür de yalnızca kireçtaşı kayaçlara bağlı habitatlarda yaşıyor" diye konuştu. "Türkiye’de Göbekotu cinsi içinde ilk endemik tür" Çalışma kapsamında bitkinin morfolojik özelliklerinin yanı sıra genetik yapısının da incelendiğini belirten Prof. Dr. Yıldırım, "Yapılan DNA analizleri sonucunda, Umbilicus choripetalus’un yakın türleriyle akraba olmakla birlikte, genetik olarak ayrı ve izole bir soy oluşturduğu tespit edildi. Bu bulgular, türün yeni bir bilimsel takson olarak tanımlanmasını güçlü biçimde destekledi. Göbekotu cinsi, dünya genelinde 16 türle temsil ediliyor. Bu türler; Avrupa, Akdeniz Havzası, Yakın Doğu Asya, Afrika ve Hindistan’a kadar uzanan geniş ancak parçalı bir yayılışa sahip. Türkiye’de ise bu cins bugüne kadar yedi türle biliniyor ve bu türlerin tamamı Türkiye dışında da yayılış gösteriyordu. İzmir Göbekotu’nun tanımlanmasıyla birlikte, göbekotu cinsi içinde Türkiye’ye özgü ilk endemik tür bilimsel olarak ortaya konmuş oldu" dedi. "Anadolu’nun doğal mirası korunmalı" Türün korunmasının önemine değinen Prof. Dr. Yıldırım, "Bugüne kadar yalnızca tek bir lokaliteden bilinen ve yaklaşık 550 bireylik bir popülasyona sahip olan türün korunması büyük önem taşıyor. Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN) kriterlerine göre İzmir Göbekotu için "Hassas (Vulnerable)" koruma statüsü öneriliyor. Bu keşif, Batı Anadolu’nun hâlâ yeterince bilinmeyen biyolojik çeşitliliğine de dikkat çekiyor. Özellikle jeolojik olarak farklı alanların, beklenmedik biçimde özgün ve dar yayılışlı bitki türlerine ev sahipliği yapabildiği bir kez daha ortaya kondu. Bu yeni tür, yalnızca botanik literatürüne eklenen bir isim olmanın ötesinde, Anadolu’nun doğal mirasının korunmasının neden hayati olduğunu gösteren güçlü bir bilimsel kanıt niteliği taşıyor" diye konuştu. Çalışma; Ege Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi ve farklı kurumlardan bilim insanlarının katkısıyla yürütüldü. Arazi çalışmaları, türün morfolojik incelemeleri ve bilimsel tanımı Ege Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Hasan Yıldırım ve Dr. Tuğkan Özdöl tarafından gerçekleştirildi. Türün genetik ve filogenetik analizleri Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümünden Dr. Barış Özüdoğru ve Dr. Ilgın Deniz Can tarafından yapıldı. Çalışmanın laboratuvar süreçleri ve ölçümlerine Dr. Ademi Fahri Pirhan ve Dr. Şükrü Arasan katkı sundu. Arazi çalışmalarına ve makalenin değerlendirme sürecine Doç. Dr. Mehmet Maruf Balos destek verirken, Musa Geçit de saha çalışmaları ve türün yayılışına ilişkin gözlemleriyle çalışmaya katkı sağladı. Yeni türün bilimsel çizimleri ise bitki ressamı ve Balıkesir Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencisi Hazelnas Varol tarafından hazırlandı.
Balıkesir Sındırgı’da depremzedelere motorcu morali Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde 10 Ağustos ve 27 Ekim tarihlerinde meydana gelen 6.1 büyüklüğündeki depremlerin ardından zor günler geçiren ilçe halkına bu kez motor tutkunları moral oldu. Yağmur ve doluya rağmen yaklaşık 100 motorcu, destek olmak için Sındırgı’ya geldi. Depremler sonrası hasarlı binaların yıkım çalışmaları sürerken, konteyner kentlerin ve prefabrik iş yerlerinin kurulumu da hız kazandı. AFAD konteynerlerinde ticari hayatını sürdürmeye çalışan esnafa destek olmak amacıyla Sındırgı Platformu tarafından çevre il ve ilçelere "Bugün bize, yarın size" sloganıyla çağrı yapıldı. Yapılan çağrı kısa sürede karşılık bulurken, hafta sonları Balıkesir ve Bigadiç’ten ilçeye alışveriş turları düzenlenmeye başlandı. Motorcular sahnede Platformun çağrısına bu kez motor tutkunları kulak verdi. Balıkesir’den 10 Riders, Rotasız Motorcular Türkiye ve Karesi Motorlu Arama Kurtarma Kulüpleri ile Akhisar’dan Akhisar Riders Motosiklet Kulübü’nden oluşan yaklaşık 100 motorcu, öğle saatlerinde Sındırgı’ya giriş yaptı. Motorcuları Cumhuriyet Meydanı’nda Sındırgı Belediye Başkanı Serkan Sak karşıladı. Başkan Sak, desteklerinden dolayı kulüp başkanlarına teşekkür ederek çeşitli hediyeler takdim etti. Karşılamaya STK temsilcileri ve siyasi parti yöneticileri de katıldı. İlçede esnaf ziyaretleri yapan motorcular, daha sonra konteyner evlerde yaşayan depremzede vatandaşları ziyaret ederek çeşitli hediyeler dağıttı. Kırsal Kertil Mahallesi ziyaretiyle etkinlik sona erdi. "Sındırgı halkının yanındayız" Rotasız Motorcular Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Adem Demiraslan yaptığı açıklamada, "Mutluyuz. Sındırgı için bir araya geldik, bütün motor camiası burada. Bu bir sosyal sorumluluk projesi. Başta Özgür Gürcan ve Özgür abime çok teşekkür ediyorum, bize önayak oldular. Sındırgı halkının yanındayız" dedi. Sındırgı’da yaşayan motosiklet tutkunu Özgür Gürcan ise, "Sındırgı’da yaşanan iki büyük depremden sonra dikkatleri ilçemize çekmek istedik. Birlik, beraberlik ve ’yanınızdayız’ mesajı vermek istiyoruz. Bütün motorcu arkadaşlarımı Sındırgı’ya davet ettim. Bu hava şartlarında bizi kırmadılar geldiler. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Sındırgı Platformu yetkilileri, benzer destek çağrılarının önümüzdeki günlerde farklı gruplar için de yapılacağını belirtti.
Antalya ASAT’dan Muratpaşa ilçesinde 480 milyon TL bedelli içme suyu altyapı güçlendirme çalışması Antalya Büyükşehir Belediyesi Antalya Su ve Atıksu İdaresi (ASAT) Genel Müdürlüğü’nün, Muratpaşa ilçesinde içmesuyu altyapısını güçlendirmek amacıyla başlattığı çalışmalar devam ediyor. Toplam maliyeti 480 milyon TL olan proje kapsamında, ekonomik ömrünü tamamlayan ve sık arıza yapan içme suyu hatları yenileniyor. Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, Muratpaşa’nın 55 mahallesinde içme suyu altyapısını güçlendirmek amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. İçme suyu altyapısı olmayan bölgeler ile altyapısı ekonomik ömrünü tamamlayan alanlarda kapsamlı yenileme çalışmaları yapılıyor. 4 mahallede 67 kilometrelik içmesuyu hattı yenilenecek ASAT Genel Müdürlüğü’nün yatırım programı çerçevesinde yürütülen çalışma; Varlık, Altındağ, Deniz ve Bahçelievler mahallelerini kapsıyor. Proje kapsamında bu 4 mahallede 28 kilometre ana hat ve 39 kilometre abone şube yolu olmak üzere toplam 67 kilometrelik içme suyu hattı yenilenecek. Muratpaşa ilçesinde yürütülen içme suyu altyapı çalışmaları kapsamında bugüne kadar 9,5 kilometre anahat ve 2,5 kilometre abone şube yolu olmak üzere toplam 12 kilometrelik içme suyu hattı yenilendi. İmalatı tamamlanan cadde ve sokaklarda eş zamanlı asfalt ve parke düzenleme çalışmalarına geçilirken, bu kapsamda yaklaşık 5 bin 500 metre yama asfalt imalatı gerçekleştirildi. Ayrıca sistemin daha sağlıklı ve verimli işletilmesi amacıyla 400 adet ana sayaç uygulaması da ekipler tarafından tamamlandı. ASAT, sahada gerçekleştirilen imalat çalışmalarına ek olarak, altyapının uzaktan takibini de sağlayacak. Halihazırda en modern teknolojik donanıma sahip SCADA sistemi kullanan kurum, yeni yapılacak hatları da bu akıllı içmesuyu yönetim sistemine entegre edecek. Bu sayede hem kayıp-kaçak oranları düşürülecek hem de sistemin performansı anlık olarak izlenebilecek. Yangın güvenliği için 24 adet hidrant montajı Yapım işi kapsamında, muhtemel acil durumlarda kullanılmak üzere farklı noktalara 24 adet yangın hidrantı monte edilecek. Böylece bölgedeki yangın güvenliği de artırılmış olacak. Çalışmaların tamamlanmasıyla bölgede yaşanan basınç dalgalanmaları ve noktasal arızalar ortadan kaldırılarak Muratpaşa ilçesindeki mahallelerde kesintisiz, sağlıklı ve güvenli içme suyu temini sağlanması planlanıyor.