SAĞLIK - 22 Nisan 2026 Çarşamba 13:44

Vezirköprü’ye 112 Acil Sağlık İstasyonu

A
A
A
Vezirköprü’ye 112 Acil Sağlık İstasyonu

Samsun’un Vezirköprü ilçesi Öğürlü Mahallesi’nde, belediyeye ait arsa üzerine yapılacak 112 Acil Sağlık İstasyonu projesi hayata geçiriliyor.


Vezirköprü Belediyesi ile vatandaşların iş birliğiyle inşa edilecek istasyonun, tamamlanmasının ardından Sağlık Bakanlığı’na devredileceği belirtildi. Vezirköprü Belediye Başkanı Murat Gül, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, söz konusu yatırımın bölgedeki acil sağlık hizmetlerini daha hızlı ve etkin hale getireceğini ifade etti.


Proje ile birlikte vatandaşların sağlık hizmetlerine erişiminin kolaylaştırılması ve müdahale sürelerinin kısaltılması hedefleniyor.



Vezirköprü’ye 112 Acil Sağlık İstasyonu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep SANKO Üniversitesinde "Ameliyathanede güvenli cerrahi" konferansı düzenlendi SANKO Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) Ameliyathane Hizmetleri Programı tarafından "Ameliyathanede Güvenli Cerrahi" konulu konferans düzenlendi. Sağlık alanında eğitim gören öğrenciler ile akademisyenleri bir araya getiren etkinlikte, cerrahi süreçlerde hasta güvenliğinin önemi ve enfeksiyon kontrolüne yönelik güncel yaklaşımlar ele alındı. SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı konferansta yaptığı konuşmada, "Serviste veya yoğun bakımda yatan hastalarda, hatta poliklinik hastalarında dahi asepsi ve antisepsi kurallarına hem hastalarımızın sağlığı hem de kendi sağlığımız için mutlaka riayet etmemiz gerekmektedir" dedi. Hastane enfeksiyonlarının önlenmesinde alınması gereken önlemler ve sağlık çalışanlarının bu konudaki sorumluluklarını dadetaylı şekilde değerlendiren Prof. Dr. Dağlı, konferansın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. SANKO Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve SHMYO Müdürü Prof. Dr. M.Metin Bayram ise cerrahi alan enfeksiyonlarının sağlık sistemi üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Prof. Dr. Bayram, "Elimizdeki bilimsel veriler, cerrahi alan enfeksiyonlarının hasta güvenliği, morbidite ve mortalite oranları ile sağlık hizmetlerinin maliyeti üzerinde ciddi ve çok yönlü bir etkiye sahip olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu kapsamda, ameliyathane giriş çıkışları dahil olmak üzere tüm cerrahi süreçlerin, Enfeksiyon Kontrol Komiteleri tarafından belirlenen standartlara titizlikle uygun şekilde yürütülmesi büyük önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı. Ameliyathanede güvenli cerrahi SANKO Üniversitesi Tıp FakültesiEnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı BaşkanıDoç. Dr. Mustafa Tanrıverdi de konferansa konuşmacı olarak katılarak "Asepsi ve Antisepsi İlkeleri" başlıklı sunum yaptı. Doç. Dr. Tanrıverdi, sağlık bakımı ile ilişkili enfeksiyonların önlenmesinde temel ilkelerin önemine vurgu yaptı. Asepsi ve antisepsi ilkelerinin önemine değinenDoç. Dr. Tanrıverdi,bu kurallara uyulduğu takdirde hastalık ve ölüm oranlarında belirgin bir azalma sağlanabileceğini söyledi. SANKO Üniversitesi SHMYO Ameliyathane Hizmetleri Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Ali Melik ise "Cerrahi Alan Enfeksiyonları" başlıklı sunumu ile cerrahi alan enfeksiyonlarının hasta üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, "Cerrahi alan enfeksiyonları, ameliyat sonrası dönemde hasta güvenliğini ciddi şekilde tehdit eden ve hastanede yatış süresini uzatan önemli komplikasyonlar arasında yer almaktadır" diye konuştu. Ayrıca, bu enfeksiyonların gelişim mekanizmaları ve risk faktörlerinin doğru anlaşılmasının önemine değinen Dr. Öğr. Üyesi Melik, ameliyathane ve anestezi teknikerlerinin sorumluluklarına dikkat çekti. Dr. Öğr. Üyesi Melik, öğrencilerde farkındalık oluşturmanın gerekliliğini dile getirerek, güvenli cerrahi uygulamalarının temel ilkelerinin eğitim sürecinde etkin şekilde aktarılması gerektiğini belirtti. SANKO Üniversitesi Hastanesi Sorumlu Uzm. Hemşiresi Songül Karakuzulu da "Ameliyathane Giriş-Çıkış Kuralları" başlıklı sunum ileameliyathane kurallarına uyumun hayati önem taşıdığını anlattı. Karakuzulu, "Güvenli cerrahinin sağlanmasında ameliyathane giriş ve çıkış kurallarına eksiksiz uyum büyük önem taşımaktadır. Enfeksiyon riskinin azaltılması, ancak bu kuralların tüm ekip tarafından bilinçle ve titizlikle uygulanmasıyla mümkün olacaktır" şeklinde konuştu.
Ankara 2 çocuğun yaralandığı "pitbull" davasında sanığın annesine de suç duyurusu Ankara’nın Etimesgut ilçesinde 2 çocuğu yaralayan ’pitbull’ cinsi köpeğin sahibi, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan hakim karşısına çıktı. Mahkeme, sanığın annesi hakkında Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına ve yürütülecek soruşturma sonucunda iddianame düzenlenmesi halinde dosyaların birleştirilip birleştirilmeyeceğinin değerlendirilmesine karar verdi. Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanık Fatma Tuğçe Özbek Erol ile taraf avukatları ve müşteki baba Adem Öztürk katıldı. Hakim, kimlik tespiti ve iddianamenin özetinin okunmasının ardından tutuklu sanığa söz verdi. Erol, yaşanan talihsiz olay nedeniyle üzüntü duyduğunu, olay sırasında evde bulunmadığını, annesinin araması üzerine durumu öğrendiğini iddia etti. "Ben köpeğimi eğittim, hep ağızlıkla gezdiriyorum" Duruşmada söz alan sanık Erol, "Ben sadece köpeğimin patisiyle yaraladığını biliyorum. Karşı taraf marketten geliyor, çocukların elinde poşet ya da oyuncak olduğu için böyle tepki vermiş olabilir. Ben köpeğimi eğittim, hep ağızlıkla gezdiriyorum. Hiçbir zaman cezai yaptırım uygulanmadı" dedi. Annesinin olayın yaşandığı esnada köpeği içeriye almak için çabaladığını iddia eden sanık, "Bu olay sebebiyle yaşadığım üzüntü, tutukluluk süreme üzülmemin önüne geçti. Beni affetmeseler bile çocuklar ve ailesi için ömrüm boyunca her şeyi yapmaya razıyım. Ailemin geçimini de ben sağlıyorum" ifadelerini kullandı. "Köpek, daha küçük olan diğer çocuğumu yaralamıştır" Baba Adem Öztürk ise olay esnasında otoparkta bulunduğunu, pazardan geldikten sonra çocuklarını eşiyle birlikte yukarı gönderdiğini, bu sırada kapı arasından köpeğin aniden dışarı çıkarak çocuklarına saldırdığını söyledi. Öztürk, "Kızım geri çekilince köpek, daha küçük olan diğer çocuğumu yaralamıştır. Zaten küçük çocuğum konuşmayı bilmeyen yaştadır. Çocuğu köpeğin elinden almak için sanığın annesi de, benim eşim de uğraşmışlar. Çocuğun yaralanma şekli dosyadaki fotoğraflar ve raporlardan bellidir. Söz dinleyen bir köpek olsaydı o kadar uğraşmazlardı" diye konuştu. Sanık, müşteki ve avukat beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme, sanığın annesi Ayşe Ö. hakkında Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına ve yürütülecek soruşturma sonucunda iddianame düzenlenmesi halinde dosyaların birleştirilip birleştirilmeyeceğinin değerlendirilmesine karar verdi. Mahkeme ayrıca sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, bir sonraki duruşmayı 11 Mayıs’a erteledi.