SAĞLIK - 30 Nisan 2026 Perşembe 13:46

Uyku apnesi kalp krizi ve inme riskini artırıyor

A
A
A
Uyku apnesi kalp krizi ve inme riskini artırıyor

Uyku apnesinin birçok hastalığın temel nedenlerinden biri olduğuna dikkat çeken Kulak Burun Boğaz Uzmanı Opr. Dr. Yunus Karadavut, "Kuvvetli baş ağrısı, cinsel isteksizlik, iktidarsızlık, kalp krizi, inme, depresyon gibi problemler, uyku apnesinin neden olabileceği sıkıntılar arasındadır. Bunlar çok ciddi sorunlar olduğu için mutlaka böyle şikâyetleri olan kişilerin uyku apnesi yönünden testler yaptırması, uzman doktorları ziyaret etmesi gerekmektedir" uyarısında bulundu.


Dünya Uyku Günü dolayısıyla "uyku apnesi" hakkında bilgiler veren Liv Hospital Samsun Kulak Burun Boğaz Uzmanı Opr. Dr. Yunus Karadavut, hastalığın en önemli belirtisinin horlama olduğuna dikkat çekerek, "Bazen yan odalarda uyuyanlar bile hastanın uyku apnesi durumunu anlayabilir. Kişinin uyurken solunumunun durmasını ise yanında yatan kişi fark eder. Uyku apnesi belirtilerinden bir diğeri ise gündüz uyuklama durumudur. Hasta gece boyunca bahsedilen uykuda nefesin durması, horlama gibi faktörler yüzünden uyku düzenini kaybeder. Hasta sabah kalktığında yorgun ve bitkin bir şekilde kalkacaktır. Kaliteli uyku olmadığı için de hasta gündüz uyuklama halindedir" dedi.


Opr. Dr. Karadavut, uyku apnesinin sebep olduğu problemleri ise şöyle sıraladı:


"Uyku apnesi yaşayan hasta, uykusunu yeterli ve düzenli olarak alamadığı için sabah kalktığı zaman ciddi bitkinlik, yorgunluk hali yaşar. Hasta uykusunu tam alamaz. Buna bağlı olarak sinirli olma, konsantre olamama durumları da kendini gösterir. Ciddi baş ağrısı yakınmaları vardır, gece boyunca sık sık idrara çıkma söz konusudur. Uygunsuz yerlerde uyuma vardır. Bu da hastanın iş ve okul performansını ciddi oranda azaltır."



Tedavide yüksek hava basıncı uygulanabilir


Tedaviyle alakalı da bilgilendirmelerde bulunan Opr. Dr. Yunus Karadavut, "Uyku apnesi, birçok hastalığın temel nedenlerinden biridir. Kuvvetli baş ağrısı, cinsel isteksizlik, iktidarsızlık, kalp krizi, inme, depresyon gibi problemler uyku apnesinin neden olabileceği sıkıntılar arasındadır. Bunlar çok ciddi sorunlar olduğu için mutlaka böyle şikâyetleri olan kişilerin uyku apnesi yönünden testler yaptırması, uzman doktorları ziyaret etmesi gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki uyku apnesi tedavisi olmayan bir hastalık değildir. Yüksek derecede uyku apnesi için pozitif hava basıncı tedavisi uygulanmaktadır. Yukarıda bahsedilen belirtileri taşıyan kişilerin mutlaka kulak burun boğaz konusunda uzmanlaşmış kişilere görünmeleri gerekmektedir" diye konuştu.



Bu hastalıklar uyku sorunlarına yol açıyor


Opr. Dr Yunus Karadavut, uyku sorunlarına yol açan hastalıklara dikkat çekerek, "Depresyon ve kaygı bozuklukları, astım ve akciğer hastalıkları, kalp yetmezliği, kronik böbrek yetmezliği, fibromiyalji, parkinson, MS, kas hastalıkları ve ALS gibi bazı hastalıklar farklı tiplerde uyku sorunlarına yol açabilmektedir. Ek olarak Covid-19 hastalarında uyku apne riski yüksek bulunan vakalarda klinik seyrin, düşük riskli gruba göre iki kat daha ağır geçtiği gözlemlenmiştir. Uyku apne tanı ve tedavisinin daha etkin bir şekilde yapılmasıyla bu risklerin de azaltılabileceği kanısındayız" dedi.



Bu belirtilerde hemen doktora başvurun


Hangi belirtilerde doktora başvurulması gerektiğine de değinen Dr. Karadavut, "Uykuya dalmakta zorluk, nedensiz şekilde sık uyanma, sabah çok erken saatte uyanıp bir daha uyuyamama, gece en az bir kez tuvalet ihtiyacıyla uyanma, uykuda terleme, uykuda sık pozisyon değiştirme veya sık hareket etme, sabah dinlenmemiş ve yorgun uyanma, gündüz yorgunluğu, gün içinde uyku ihtiyacı veya uyuklama, zihinsel aktivitelerde giderek bozulma, normal beslenmeye karşın giderek kilo alma, sebepsiz mizaç bozuklukları, sinirlilik ve gerginlik gibi önemli problemler olduğunda mutlaka bir doktora başvurulmalıdır" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Fırat Üniversitesi’ne Avrupa kapıları açıldı Fırat Üniversitesi, Avrupa üniversite sporlarının en üst çatı kuruluşlarından biri olan European University Sports Association (EUSA)’ya kabul edildi. Fırat Üniversitesi, Avrupa üniversite sporlarının en üst çatı kuruluşlarından biri olan European University Sports Association (EUSA)’ya kabul edildi. Bu prestijli yapıya Fırat Üniversitesinin kabul edilmesi, üniversitenin spor alanındaki uluslararasılaşma hedefleri açısından önemli bir dönüm noktası oldu. EUSA Yönetim Kurulu tarafından gerçekleştirilen toplantıda alınan kararla Fırat Üniversitesine "Geçici EUSA Üyelik" statüsü verildi. Üniversiteye gönderilen resmi kabul mektubunda, üyelik başvurusunun takdirle karşılandığı ve sürecin olumlu şekilde ilerlediği vurgulandı. Mektupta ayrıca, geçici üyelik statüsüne sahip üniversitelerin, EUSA Üyelik Rehberi’nde yer alan haklardan şimdiden yararlanabileceği ifade edildi. Nihai üyelik onayının ise 2027 yılında yapılacak EUSA Genel Kurulu’nda karara bağlanacağı belirtildi. Bu gelişmeyle birlikte Fırat Üniversitesi, Avrupa çapında düzenlenen üniversiteler arası spor organizasyonlarına katılım hakkı elde ederken, aynı zamanda bu tür organizasyonlara ev sahipliği yapma fırsatına da kavuşacak. Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş, "Üniversitemizin European University Sports Association üyeliği, spor alanındaki uluslararası vizyonumuzun önemli bir göstergesidir. Öğrencilerimizin Avrupa platformlarında yer alması ve üniversitemizin uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapabilecek konuma gelmesi bizler için büyük bir gurur kaynağıdır" ifadelerini kullandı.
İstanbul Türkiye - Kazakistan ticari işbirliği Orta Koridor odağında ele alındı "Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Koridoru’nun Geliştirilmesi" konulu toplantıda Kazakistan ve Türkiye arasındaki ticari işbirliklerini artırmaya yönelik konular ele alındı. Toplantıda konuşan Kazakistan Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı Assel Zhanassova, Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Koridoru’nun önemine dikkat çekti. "Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Koridoru’nun Geliştirilmesi" konulu yuvarlak masa toplantısı, ulaştırma ve lojistik sektöründe faaliyet gösteren kamu ve özel sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşti. Toplantıya Kazakistan Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı Assel Zhanassova, Kazakistan Ankara Büyükelçisi Yerkebulan Sapiyev ve Kazakistan Demiryolları Yönetim Kurulu Başkanı Talgat Aldybergenov ile birlikte ilgili kurumların temsilcileri katıldı. Toplantıda, Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Koridoru’nun (Orta Koridor) geliştirilmesi, lojistik kapasitenin artırılması ve bölgesel ticaretin daha etkin hale getirilmesine yönelik konular masaya yatırıldı. Kazakistan Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı Assel Zhanassova, Çin ve Avrupa arasındaki taşımacılık hatlarına ilişkin değerlendirmede bulundu. Zhanassova, Çin’den Avrupa’ya mal taşımacılığının yüzde 10’un Kazakistan üzerinden geçtiğini ve bu oranı yüzde 20’ye çıkarmayı hedeflediklerini belirtti. Küresel ticaret yollarında güvenlik risklerinin oluştuğuna da dikkat çeken Zhanassova, alternatif ticaret yolları olmasının ticaretinin sürdürülebilmesi açısından önem taşıdığını söyledi. "Hürmüz Boğazı’ndaki riskler Orta Koridor’un yük hacmini artıracaktır" ABD, İsrail ile İran arasında yaşanan savaşın Hürmüz Boğazı’ndaki ticareti etkilediğini belirten Zhanassova, "Hürmüz Boğazı da küresel ticaret yollarından biri. Hürmüz Boğazı’ndaki riskler Orta Koridor’un yük hacmini artıracaktır. Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Koridoru rotasından geçen yük hacminin artacağını öngörüyoruz" ifadelerini kullandı. Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Koridoru’nda hızlı teslimat ve kapasite artışına yönelik yapılan çalışmalardan da bahseden Zhanassova, "2025 yılından itibaren gerekli çalışmalar yapılıyor. Çin, Kazakistan, Azerbaycan ve Gürcistan olmak üzere hükümetler arası ve demiryolu taşımacılığı yapan şirketler arasında işbirliği yapılmaktadır" dedi. Geçiş süreçlerinin hızlandırılmasına yönelik adımları da anlatan Zhanassova, "Malların hızlı geçmesi ve zaman kaybı yaşanmaması için geçişlerde ortak fiyat belirlenmesi noktasında çalışmalar yapılmaktadır. Ürünlerin hızlı geçişinin sağlanması için yeşil koridor ile ilgili çalışmalar da yapılmaktadır. Her ülkenin yapacağı ev ödevleri var. Sözleşmeler çerçevesinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. "Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kazakistan ziyareti işbirliklerinin gelişimine katkı sağlayacaktır" Türkiye ile ilişkilere de değinen Zhanassova, "Mayıs ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kazakistan’ı ziyareti olacaktır. Bu ziyaretten beklentimiz yüksektir. İki ülkenin iş insanları da bir araya gelecektir. Ziyaret iki ülke arasındaki ekonomik işbirliklerinin geliştirilmesine katkı sağlayacaktır. Kazakistan hükümeti olarak gerekli çalışmaları yapmaya hazırız" dedi. "Kazakistan-Türkiye arasındaki ticari ilişkiler her yıl artarak devam ediyor" Ekonomik ilişkilerin seyrine ilişkin değerlendirmede bulunan Zhanassova, "Kazakistan - Türkiye arasındaki ticari ilişkiler her yıl artarak devam ediyor. İthalat, ihracat ve yatırımlar açısından ciddi artışlar var. Dünyada yaşanan krizlere rağmen yatırımların arttığını görüyoruz. İki ülke arasındaki ekonomik işbirliklerinin güçlenerek devam etmesini istiyoruz" ifadelerini kullandı.
Aydın Aydın’da zeytinyağı sektörü için operatör eğitimi düzenlendi Aydın’da Polat Makina tarafından düzenlenen eğitim programında, 20 farklı şehirden 70’ten fazla üretici ve operatör bir araya gelerek zeytinyağı üretim süreçlerine yönelik uygulamalı eğitim aldı. Aydın’da faaliyet gösteren Polat Makina, zeytinyağı sektörüne yönelik nitelikli insan gücü yetiştirme çalışmaları kapsamında ikinci Zeytinyağı Tesisi Operatör Yetiştirme Eğitimi’ni gerçekleştirdi. Şirketin üretim tesislerinde düzenlenen programa, Türkiye’nin 20 farklı şehrinden 70’ten fazla zeytinyağı üreticisi, tesis operatörü ve çiftçi katıldı. Polat Group Holding iştiraklerinden olan Polat Makina tarafından düzenlenen eğitim programı, zeytinyağı sektörünün sürdürülebilirliğine katkı sağlamak amacıyla hayata geçirilirken, ilki 26 Kasım 2025 tarihinde gerçekleştirilen program, yoğun talep üzerine ikinci kez düzenlendi. Gün boyu süren eğitimlerde katılımcılara, zeytinyağı tesisi kurulumu, finansman kaynakları, üretim süreçleri ve makine bakımı gibi konularda kapsamlı bilgiler verildi. Program kapsamında gerçekleştirilen uygulamalı eğitimlerde katılımcılar separatör sökme ve takma işlemlerini deneyimleme fırsatı buldu. Ayrıca düzenlenen fabrika turu ve showroom ziyaretiyle üretim teknolojileri yerinde incelendi. Eğitim programında zeytinyağı tadımı konusunda Dr. Abidin Tatlı tarafından sunum gerçekleştirilirken, Tarımsal ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Aydın İl Koordinatörü Arzu Akar da sektöre yönelik destekler hakkında bilgilendirmede bulundu. Polat Makina Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Volkan Polat ise yaptığı açıklamada, zeytinyağı üretiminde teknolojinin yanı sıra yetişmiş insan gücünün önemine dikkat çekerek "Polat Makina olarak ’Sizin için Mühendislik’ anlayışımızla, zeytinyağı üreticilerimize en ileri teknolojiyle üretilmiş makineleri sunuyoruz. Ancak en güçlü teknoloji bile onu doğru kullanan insan gücüyle anlam kazanır. Zeytin, bu topraklar için yalnızca bir tarım ürünü değil, köklü bir miras, derin bir kültür. Bu mirası yaşatmanın yolu, onu en iyi şekilde işleyebilecek yetkin ellere bırakmaktan geçiyor. Eğitimlerimizle hem sektörümüze hem de bu değerin gelecek nesillere aktarılmasına katkı sunmak istiyoruz" dedi. Polat Makina, zeytinyağı sektörüne yönelik operatör yetiştirme eğitimlerini önümüzdeki dönemde de sürdürmeyi planladığı öğrenildi.