ASAYİŞ - 30 Mart 2026 Pazartesi 23:20

Polisten kaçan ehliyetsiz motosikletliye 336 bin TL ceza

A
A
A
Polisten kaçan ehliyetsiz motosikletliye 336 bin TL ceza

Kayseri’nin Kocasinan ilçesinde polis ekiplerinin ‘dur’ ihtarına uymayan motosiklet sürücüsü, yaşanan kovalamaca sonucu yakalandı. Yapılan kontrolde ehliyetsiz olduğu belirlenen sürücüye 336 bin TL idari para cezası yazılırken, motosiklet 60 gün süreyle trafikten men edildi.


Edinilen bilgiye göre, Fevzi Çakmak Mahallesi’nde devriye gezen polis ekipleri, şüphe üzerine Y.N. yönetimindeki plakasız motosiklete ‘dur’ ihtarında bulundu. Ekiplerin ihtarına uymayan Y.N. kaçmaya başladı. Y.N., ekipler tarafından kovalamaca sonucu Billur Caddesi üzerinde yakalandı. Yapılan kontrolde ehliyetsiz olduğu belirlenen sürücüye ‘ehliyetsiz araç kullanmak’, ‘plakasız araç kullanmak’, ‘dur’ ihtarına uymamak ve ‘trafik güvenliğini tehlikeye düşürmek’ suçlarından toplamda 336 bin lira idari para cezası uygulandı. Motosiklet 60 gün süreyle trafikten men edilerek, çekici tarafından otoparka çekildi.


Öte yandan, polisten kaçtığı sırada motosikleti deviren Y.N. ve motosiklette bulunan bir yolcu hafif şekilde yaralandı. 2 şahıs, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı.



Polisten kaçan ehliyetsiz motosikletliye 336 bin TL ceza

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Denizlili basın mensuplarına "Sosyal Medyada Etkili İçerik Üretimi" eğitimi verildi Denizli’de yerel basına yönelik düzenlenen eğitim programında konuşan Yavuz Selim Köşger, dijital çağda dezenformasyonun hızla yayıldığını belirterek, "Üretilen her içerik yalnızca şehri değil, ülkeyi de temsil ediyor" dedi. Denizli’de yerel basın mensuplarına yönelik "Sosyal Medyada Etkili İçerik Üretimi" ve "Algoritmalar Çağında Haber Üretmek" konulu eğitim programı gerçekleştirildi. Denizli Valiliği ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Muğla Bölge Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen programa basın mensupları yoğun ilgi gösterdi. Programa Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, Denizli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Özkan Tokmak ve İletişim Başkanlığı Muğla Bölge Müdürü Sezgin Sağun katıldı. Açılış konuşmalarıyla başlayan programda dijital haberciliğin dönüşümü, sosyal medya algoritmaları ve doğruluk ilkeleri ele alındı. Konuşmasında çağın "algı çağı" olduğuna dikkat çeken Vali Köşger, algının çoğu zaman gerçeğin önüne geçtiğini vurguladı. Dijitalleşmenin tüm alanlarda köklü değişimlere yol açtığını belirten Köşger, özellikle medya sektörünün bu dönüşümden en çok etkilenen alanların başında geldiğini ifade etti. Dezenformasyonun hızla yayılmasına dikkat çeken Köşger, "Doğru bilgi yerine yanlış ve yanıltıcı içerikler çok daha hızlı yayılıyor. Bu durumun oluşturduğu zararı telafi etmek ise çoğu zaman mümkün olmuyor" dedi. Yerel basının sorumluluğuna vurgu yapan Köşger, üretilen içeriklerin doğru, güvenilir ve teyitli olması gerektiğini belirterek, "Denizli’de yapılan bir haber dünyanın her yerinde görülebiliyor. Bu nedenle her içerik yalnızca şehrimizi değil, ülkemizi de temsil ediyor" ifadelerini kullandı. Konuşmasında Malcolm X’in sözlerine de yer veren Köşger, medyanın algı oluşturma gücüne dikkat çekti ve manipülatif içeriklere karşı hassasiyet çağrısında bulundu. Program kapsamında "Sosyal Medyada Etkili İçerik Üretimi" ve "Algoritmalar Çağında Haber Üretmek (Gazetecilik 2.0)" başlıklı oturumlar gerçekleştirildi. Eğitimde dijital çağda doğru bilgi üretimi, algoritmaların etkisi ve etik habercilik ilkeleri üzerinde duruldu.
Ankara Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve BAE Dışişleri Bakanlarından ortak ’Kudüs’ açıklaması Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, yaptıkları ortak açıklama ile İsrail’in Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ilişkin hukuki ve tarihi statükoyu değiştirmeye yönelik her türlü girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini bildirdi. Türkiye Cumhuriyeti, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Katar Devleti, Suudi Arabistan Krallığı ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin dışişleri bakanları, Müslümanların ibadet için Mescid-i Aksa’nın da içinde bulunduğu Harem-i Şerif’e erişiminin ve Kudüs Latin Patriği ile Kutsal Topraklar Muhafızı’nın Palmiye Pazarı Ayini’ni icra etmek üzere Kutsal Kabir Kilisesi’ne girişlerinin engellenmesi dahil olmak üzere işgal altındaki Kudüs’te Müslümanlar ve Hristiyanlar için ibadet özgürlüğüne yönelik olarak İsrail tarafından sürdürülen kısıtlamaları en güçlü biçimde kınadı ve reddetti. 8 ülkenin dışişleri bakanları tarafından yapılan ortak basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "Bakanlar, Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ilişkin hukuki ve tarihî statükoyu değiştirmeye yönelik her türlü İsrail girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini yinelemiştir. Devam etmekte olan söz konusu İsrail uygulamaları, uluslararası insancıl hukuk dahil uluslararası hukukun yanı sıra mevcut hukuki ve tarihî statükonun açık bir ihlalini teşkil etmekte ve ibadet yerlerine engelsiz erişim hakkının ihlali anlamına gelmektedir. Bakanlar, Hristiyanların dini vecibelerini yerine getirmek üzere Kutsal Kabir Kilisesi’ne serbest erişimlerinin engellenmesi dahil, Kudüs’te Müslümanlara ve Hristiyanlara yönelik hukuka aykırı ve kısıtlayıcı İsrail uygulamalarını kesin bir şekilde reddettiklerini teyit etmiştir. Bakanlar, Kudüs’ün ve buradaki Müslüman ve Hristiyan kutsal mekânlarının mevcut tarihî ve hukuki statükosuna riayet edilmesi gerekliliğini vurgulamış, işgalci güç İsrail’in işgal altındaki Kudüs üzerinde hiçbir egemenliği bulunmadığını yinelemiş ve ibadet edenlerin Kudüs’teki ibadet yerlerine erişimini engelleyen tüm uygulamalara son verilmesi gerektiğinin altını çizmiştir. Bakanlar, İsrail’in Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in kapılarını ibadet edenlere mübarek Ramazan ayı dahil olmak üzere 30 gün boyunca kesintisiz olarak kapalı tutmasını ve ibadet özgürlüğünü kısıtlamasını bir kez daha kınamış; bunun uluslararası hukukun, mevcut hukuki ve tarihî statüko ile işgalci güç İsrail’in yükümlülüklerinin ciddi bir ihlalini teşkil ettiğini belirtmiştir. Bakanlar, söz konusu tırmandırıcı tedbirlerin bölgesel ve uluslararası barış ve güvenlik açısından taşıdığı tehlikelere dair uyarılarda bulunmuştur. Bakanlar, toplam 144 dönümlük alanı kapsayan Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in tamamının yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğunu yinelemiş; Ürdün Evkaf ve İslami İşler Bakanlığı’na bağlı Kudüs Evkaf İdaresi ve Mescid-i Aksa İşleri Dairesi’nin mübarek Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in işlerini yürütmek ve girişleri düzenlemek konusunda münhasır yetkiye sahip hukuki merci olduğunu vurgulamıştır. Bakanlar, işgalci güç İsrail’e Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in kapılarının kapatılmasına derhal son vermesi, Kudüs Eski Şehri’ne erişime yönelik kısıtlamaları kaldırması ve Müslümanların Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’e erişimini engellemekten kaçınması çağrısında bulunmuştur. Bakanlar ayrıca uluslararası topluma İsrail’i Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ve kutsal mekanların kutsiyetine halel getirmeye yönelik devam eden ihlallerine ve hukuka aykırı uygulamalarına son vermeye zorlayacak kararlı bir tutum benimsemesi çağrısı yapmıştır."