TEKNOLOJİ - 13 Ekim 2025 Pazartesi 15:06

Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Karataş: "Dünyanın 185 farklı ülkesinde Türk savunma sanayinin platformları ya da sistemleri kullanılıyor"

A
A
A
Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Karataş: "Dünyanın 185 farklı ülkesinde Türk savunma sanayinin platformları ya da sistemleri kullanılıyor"

Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Karataş, "Dünyanın 185 farklı ülkesinde Türk savunma sanayinin platformları ya da sistemleri kullanılıyor. 1 yıl içerisinde Kızılelma, ANKA, Hürjet, Hürkuş, Gökbey ve niceleri seri üretime girecek" dedi.


Samsun Üniversitesi (SAMÜ), 2025-2026 akademik yılına "Savunma Sanayiinde Yetenek Yönetimi: Millî Yetkinlik Hamlesi" temalı açılış programıyla başladı. SAMÜ Ballıca Kampüsü’nde düzenlenen açılış programına katılan Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Karataş burada yaptığı konuşmada, "10-15 yıl sonra savaşlar yerine gri bölge savaşlarına bırakacak. Artık bir füze veya roketle vurmaya gerek kalmadan yapay zeka ve siber güvenlik sayesinde farklı saldırılar başlayacak. Bir gün hepimiz uyandığımızda o ülkenin finans sisteminin çalışmadığını göreceğiz. O ülkedeki sağlık ve sinyalizasyon sistemi çalışmayacak. Daha da kötü o ülkenin bütün baraj kapaklarının açıldığını göreceksiniz. Savaşlar gri bölge savaşlarına kayıyor. Biz gerçek bir ülkeyiz. Avrupa ülkeleri gibi kurgu bir ülke değiliz. Kendi mevcut durumumuzdan, ideallerimizden, değerlerimizden, inancımızdan kaynaklanan bir sorun kümesi bizi etrafımızdadır. Savunma sanayimiz şu anki noktada olmasa, o karar verici masaya davet almayız. Davet alsak o masada oturacak koltuk bulmayız. Koltuk bulsak söyleyecek söz vermezler. O masada olmamızın nedeni yerli ve milli savunmaya sanayimizin olmasıdır. Savunma sanayinde şu an devam eden bin 400 proje var. Bu bin 400 projenin AR-GE’sinde sanayi üretimine kadar biz sorumluyuz. TSK envanterinde olan bütün ürünlerin, yerli, milli ya da yurt dışı ürünü olsun ömrünü tamamlayana kadar bunların bütün bakım onarımından biz sorumluyuz. Savunma sanayinde iş yapan toplamda 8 bin firma var. Bunların bir kısmı sivil. Sadece savunma sanayinde iş yapan firma sayısı 3 bin 500’dür. Savunma sanayi yılda 3,5 milyar dolar AR-GE yapıyor. 100 bin çalışan var. 12. Kalkınma Planı’nda bu rakam 160 binlere çıkacak. 100 milyar doların üstünde proje hacmi var" diye konuştu.



230 çeşit ürünümüz 185 farklı ülkede kullanılıyor


Savunma sanayinin ihracat tablosu hakkında bilgi veren Karataş, "20 yıl önce 248 milyon dolardan, şu anda geldiğimiz nokta 2024 yılında 7,1 milyar dolar ihracat yapıyoruz. Son 5 yılda yaklaşık yüzde 20, Türk savunma sanayisini büyüyor. 2023 yılında 5 buçuk milyar dolar ürün teslim etmişiz, 10 milyar doların üzerinde satmışız. Geçtiğimiz yıl 7,1 milyar dolarlık ürün teslim etmişiz. 10 milyar dolar üzerinde satmışız. Bu yıl ilk 9 ayda yaklaşık 13 milyar bandında yeni sözleşme imzaladık. 9 aylık ihracatımız şu anda 6 milyar dolar. Türkiye’nin 12. Kalkınma Planı’nda 2028 yılında ihracat 10 milyar doların üzerinde çıkacak diye bir tahmin vardı. Biz bunu 2026 yılında tamamlamış olacağız. Dünyanın 185 farklı ülkesinde Türk savunma sanayinin platformları ya da sistemleri kullanılıyor. 230 çeşit ürünümüz 185 farklı ülkede kullanılıyor. Geçen yıl yapılan 7,1 milyar dolarlık ihracatın yüzde 55’i NATO ve Avrupa ülkelerinedir. Çünkü Avrupa Birliği’nin en iyi savunma sanayisi olan 2 ülkeden birisiyiz. İnşallah Kızılelma önümüzde yıl envantere girmiş olacak. İspanya’ya Hürjet veriyoruz. Yakında imzalanacak. Endonezya’ya 48 tane KAAN veriyoruz. Kendi envanterinize girmeyen bir ürün yurt dışına satmak önemli başarıdır. Kara platformlarında dünyada ilk 3’e gireriz. Paletliler, tekerliler ve her türlü suda çalışabilenler gibi bütün kara platformlarında dünyada önemli gelen platformları geliştiriyoruz. Artık Türk savunma sanayi seri üretim dönemine giriyor. Bizim yerli platformlarımız hazır. 1 yıl içerisinde Kızılelma, ANKA, Hürjet, Hürkuş, Gökbey ve niceleri seri üretime girecek. AR-GE’den seri üretime dönmek bambaşka bir değişiklik" şeklinde konuştu.



"Samsun güçlü bir üretim kapasitesine sahiptir"


Samsun Valisi Orhan Tavlı ise, "Gelişen sanayisi, büyüyen ekonomisi, genç ve yetenekli iş gücü, yatırım, ihracat ve istihdam odaklı büyüme stratejisi ile kuzeyin üretim merkezi olan Samsun’un büyük yatırımlar ile savunma sanayimizin gücüne güç katacağına, Türkiye Yüzyılı’na katkı sağlayacağına gönülden inanıyoruz. Samsun’umuzun sanayi alanındaki en büyük gücü ve ekonomik kalkınmamızın en büyük gücü olan 7’si faal toplam 11 OSB ile altyapısı güçlü, cazip hale gelen yeni teknoloji bölgeleri kurularak, yapılan bu çalışmalarla güçlü bir üretim kapasitesine sahip. Yeni OSB’de otomotiv ve savunmaya sanayi firmalarımız için yerlerimiz ayrılmıştır. Özellikle bir tane otomotiv firmamız 530 dönüm bir alanda yatırıma başlamıştır" ifadelerini kullandı.



"Bizim hedefimiz sadece akademik başarı değil; değer üreten, anlam arayan, sorumluluk sahibi bireyler yetiştirmek"


Samsun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın ise şunları söyledi:


"Dünya hızla değişiyor. Yükseköğretim, bu değişimin tam ortasında yer alıyor. Yapay zekâ, hibrit eğitim modelleri, dijital dönüşüm. Hepsi üniversiteleri yeniden şekillendiriyor. Bizler de bu değişimi yalnız izlemeyeceğiz; onun yönünü belirleyen kurumlardan biri olacağız. Esneklik, yenilikçilik ve dayanıklılık. İşte bu üç nitelik bizi geleceğe taşıyacak. Sevgili öğrencilerim; Apollo Ay’a gönderilirken, varış anındaki koordinatlar hedef alındı. Biz de sizi, mezun olacağınız dünyanın ihtiyaçlarına göre yetiştiriyoruz. Henüz doğmamış mesleklerin adaylarısınız siz. Ama aynı zamanda geleceğin düşünürleri, yenilikçileri, liderlerisiniz. Yakın zamanda TEKNOFEST 2025’te elde ettiğimiz 12 derece, TÜBİTAK destekli araştırma projelerinde elde edilen önemli başarılar, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından düzenlenen organizasyonlarda alınan ödüller ve girişimcilik yarışmalarında kazandığımız dereceler bu vizyonun somut çıktılarıdır. Elde edilen başarılar, Samsun Üniversitesi’nin araştırma-geliştirme ekosisteminde kökleşmiş sürdürülebilir bir başarı kültürünün, disiplinler arası iş birliğinin ve öğrenci merkezli üretim anlayışının yansımasıdır. Bizim hedefimiz sadece akademik başarı değil; değer üreten, anlam arayan, sorumluluk sahibi bireyler yetiştirmektir."


Etkinlik kapsamında TEKNOFEST ve ulusal yarışmalarda dereceye giren öğrenciler için belge takdim töreni düzenlendi. Tören toplu fotoğraf ile son buldu. Açılış programına ayrıca Samsun Garnizon Komutanı Gazi Tümgeneral Davut Alâ, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, il müdürleri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.



Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Karataş: "Dünyanın 185 farklı ülkesinde Türk savunma sanayinin platformları ya da sistemleri kullanılıyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Orhan Kaynak, abisi Kayhan Kaynak’ın kaderini yaşadı Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke’nin yardımcısı Orhan Kaynak, geçirdiği kalp krizi sonrası kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Kaynak’ın abisi, bir dönem Fenerbahçe forması giyen Kayhan Kaynak da 34 yaşında kalp krizi sonucu yaşamını yitirmişti. Trabzonspor yardımcı antrenörü Orhan Kaynak, tesislerde yemek yediği sırada aniden rahatsızlandı. Durumu fark eden kulüp personelinin hızlıca haber vermesi üzerine Kaynak, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi Acil Servisi’ne kaldırıldı. Burada yapılan tüm müdahalelere rağmen Kaynak kurtarılamayarak hayatını kaybetti. 364 gündür Trabzonspor’un teknik ekibindeydi Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke’nin bordo-mavili kulübün başına geçmesinin ardından yardımcı antrenör olarak göreve başlayan Orhan Kaynak, 364 gündür teknik ekipte yer alıyordu. Trabzonspor’da futbolcu olarak da görev yapan Kaynak, 1992-1993 ve 1993-1994 sezonlarında bordo-mavili formayı giydi. Futbolculuk kariyerinde Beşiktaş, Kocaelispor, Samsunspor, Kayseri Erciyesspor, Akçaabat Sebatspor, Adanaspor, Başakşehir ve AO Xanthi takımlarında da forma giyen Kaynak, Türk futbolunda iz bırakan isimler arasında yer aldı. Unutulmaz Aston Villa maçı Trabzonspor’un Avrupa kupalarındaki unutulmaz zaferlerinden birinde de Orhan Kaynak’ın imzası bulunuyordu. 1 Kasım 1994’te oynanan UEFA Kupası 2. tur rövanş maçında Trabzonspor, İngiltere’de Villa Park’ta Aston Villa’yı 1-0 mağlup ederek tur atladı. Karşılaşmanın 90. dakikasında Orhan Kaynak’ın attığı gol, İngiliz ekibini sahasında eleyerek bordo-mavililere tarihi bir zafer kazandırdı. Bu karşılaşma, Avrupa kupalarında bir İngiliz takımının elendiği unutulmaz gecelerden biri olarak tarihe geçti. Abisinin kaderini yaşadı Trabzonspor’un eski futbolcusu ve yardımcı antrenörü Orhan Kaynak’ın abisi, eski milli futbolcu Kayhan Kaynak da genç yaşta hayatını kaybetmişti. Fenerbahçe ve Adana Demirspor formaları giyen Kayhan Kaynak, 9 Ocak 1994 tarihinde Adana’da antrenman sırasında geçirdiği kalp krizi sonucu 34 yaşında yaşamını yitirmişti. Kalıtsal bir kalp rahatsızlığı nedeniyle hayatını kaybeden Kayhan Kaynak gibi, Orhan Kaynak da geçirdiği kalp krizi sonrası yaşamını yitirdi. Hastaneye akın ettiler Orhan Kaynak’ın rahatsızlanmasının ardından Trabzonspor camiası hastaneye akın etti. Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke ve teknik ekibin yanı sıra Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas ile yönetim kurulu üyeleri hastaneye gelerek Kaynak’ın durumunu yakından takip etti. Bordo-mavili futbolculardan Ozan Tufan ve Okay Yokuşlu da hastaneye gelerek yardımcı antrenör Kaynak’ın durumu hakkında bilgi aldı.
İstanbul Bahçelievler Belediyesi’nden "tek darbeyle yıkılan 8 katlı bina" videosuna açıklama Bahçelievler Belediyesi, sosyal medyada paylaşılan "tek darbeyle yıkılan 8 katlı bina" başlıklı videonun Bahçelievler ilçesine ait olmadığını, görüntünün Malatya’da gerçekleştirilen bir yıkım çalışmasına ait olduğunu bildirdi. Bahçelievler Belediyesi, sosyal medyada dolaşıma giren bina yıkımıyla ilgili açıklama yaptı. Açıklamada, "Son günlerde bazı internet siteleri ve sosyal medya hesaplarında, ’Bahçelievler’de kentsel dönüşüm kapsamında 8 katlı bir bina tek darbeyle yıkıldı’ başlığıyla paylaşılan bir video dolaşıma sokulmuştur. Yapılan incelemelerde söz konusu görüntülerin Bahçelievler ilçemize ait olmadığı, daha önce yaz aylarında Malatya’da gerçekleştirilen bir yıkım çalışmasına ait görüntülerden alındığı anlaşılmıştır" belirtildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre Bahçelievler’in, 2024 ve 2025 yılları itibarıyla kentsel dönüşümde Türkiye’de en fazla dönüşüm gerçekleştiren ilçe olduğu belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Ayrıca aynı görüntülerin geçmiş dönemlerde de farklı il ve ilçelerin adı kullanılarak servis edildiği, zaman zaman farklı şehirlerle ilişkilendirilerek paylaşıldığı tespit edilmiştir. Buna rağmen bazı mecralarda görüntüler Bahçelievler’de gerçekleşmiş gibi gösterilerek kamuoyunda yanlış bir algı oluşturulmaya çalışılmaktadır. Bahçelievler Belediyesi olarak ilçemizde yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları; ilgili mevzuat, mühendislik kuralları ve gerekli güvenlik önlemleri çerçevesinde titizlikle yürütülmektedir. Nitekim Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre Bahçelievler, 2024 ve 2025 yılları itibarıyla kentsel dönüşümde Türkiye’de en fazla dönüşüm gerçekleştiren ilçe olarak 1. sırada yer almıştır. İlçemizde yürütülen çalışmaların temel amacı; vatandaşlarımızın daha güvenli, sağlam ve modern yapılarda yaşamalarını sağlamaktır. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına ilçemizle ilgisi bulunmayan bu görüntülere itibar edilmemesini önemle rica ederiz."
Ankara Bakan Uraloğlu: "Avrupa’nın 6’ncı, dünyanın 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi konumuna yükseldik" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "2002 yılında yaklaşık 11 bin kilometre olan demiryolu ağımız, bugün 2 bin 251 kilometresi Yüksek Hızlı Tren hattı olmak üzere 13 bin 919 kilometreye ulaştı. Avrupa’nın 6’ncı, dünyanın 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi konumuna yükseldik" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) Taşımacılık çalışanlarıyla Eryaman Yüksek Hızlı Tren Atölyesi’nde düzenlenen iftar programına bir araya geldi. Bakan Uraloğlu, Türkiye’de demiryollarının tarihinin 1856 yılında İzmir-Aydın hattına ilk rayın döşenmesiyle başladığını hatırlatarak, 2002 yılından itibaren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde hayata geçirilen gelişim hamleleri sayesinde demiryollarının yeniden devlet politikası olarak ele alındığını ifade etti. "Avrupa’nın 6’ncı, dünyanın 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi konumuna yükseldik" 2002 yılında yaklaşık 11 bin kilometre olan demiryolu ağını, bugün yaklaşık 14 bin 13 kilometreye ulaştığını belirten Uraloğlu, "Demiryollarını Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 2002 yılından itibaren başlattığımız gelişim hamleleriyle devlet politikası olarak ele aldık. 2002 yılında yaklaşık 11 bin kilometre olan demiryolu ağımız, bugün 2 bin 251 kilometresi Yüksek Hızlı Tren hattı olmak üzere 13 bin 919 kilometreye ulaştı. Avrupa’nın 6’ncı, dünyanın 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi konumuna yükseldik. Ancak biz sadece yeni hatlar inşa etmekle yetinmedik; devraldığımız 11 bin kilometrelik demiryolu ağını da baştan aşağı yeniledik, modernize ettik. Böylece hatlarımızın yüzde 61’ini sinyalli, yarısından fazlasını elektrikli hale getirerek, mevcut altyapımızı dünya standartlarında güvenli, hızlı ve verimli bir sisteme dönüştürdük. Şu anda; Halkalı - Kapıkule, Ankara-İzmir, Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep, Yerköy-Kayseri, Kırıkkale-Çorum Hızlı Tren Hatları ve Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demiryolu Hattı gibi yeni hatların yapımlarına devam ediyoruz. Demiryolu ağımızı 2028’e kadar 17 bin 287 kilometreye, 2053 yılında ise 28 bin 590 kilometreye yükseltmeyi hedefliyoruz" açıklamalarında bulundu. "2009 yılında hizmete giren Yüksek Hızlı Trenlerle bugüne kadar yaklaşık 109 milyon vatandaş seyahat etti" Bakan Uraloğlu, en yoğun demiryolu hattının yaklaşık 6 milyon yolcu ile Ankara-İstanbul hattı olduğunu vurgulayarak, "Ankara’dan, Eskişehir’e, İstanbul’a, Konya’ya, Karaman’a ya da Sivas’a seyahat eden vatandaşlarımızın çok büyük bir bölümü tercihini demiryolundan yana kullanıyor. İlk olarak 2009 yılında Ankara-Eskişehir hattıyla hizmete başlayan yüksek hızlı trenlerle bugüne kadar yaklaşık 109 milyon vatandaşımız yolculuk etti. 2025 yılı da demiryolu taşımacılığı açısından verimli ve başarılı bir yıl oldu. Geçen yıl boyunca yüksek hızlı trenler, anahat trenleri, bölgesel trenler ve kent içi hatlarımızda yaklaşık 283 milyon yolcuya hizmet sunduk. Yaklaşık 12 milyon yolcu yüksek hızlı trenleri tercih etti ve en yoğun hattımız yaklaşık 6 milyon yolcu ile Ankara-İstanbul hattı oldu" diye konuştu. Bakan Uraloğlu, Turistik Doğu Ekspresi’nin 2025-2026 kış sezonunu büyük bir başarıyla tamamladığını belirterek, Ankara-Kars ve Kars-Ankara yönlerinde toplam 60 sefer gerçekleştirildiğini ve 10 bin 166 yolcuya hizmet verildiğini ifade etti. "Toplam 18 bin 568 katılımcı ile yapılan çalışmada memnuniyet oranı yüksek hızlı trenlerde yüzde 91,5 olarak ölçüldü" Demiryollarına yönelik müşteri memnuniyeti araştırmalarında genel memnuniyet oranının yüzde 90,5 olarak ölçüldüğünü aktaran Uraloğlu, "2019’dan bu yana da 91 bini aşkın seyahat sever, fotoğraf tutkunu ve turizm meraklısı, bu unutulmaz deneyimle Anadolu’nun eşsiz doğası ve kültürüyle buluştu. Müşteri memnuniyeti araştırmalarımız da başarılarımızı teyit ediyor. Toplam 18 bin 568 katılımcı ile yapılan çalışmada yüksek hızlı trenlerde yüzde 91,5 olmak üzere genel memnuniyet oranı yüzde 90,5 olarak ölçüldü. Bu tablo, demiryoluna duyulan güvenin en açık göstergelerinden biridir ve emeğimizin en güzel karşılığıdır. Bu oranları önümüzdeki yıllarda daha da yukarı taşıyacağız" şeklinde konuştu. "Ramazan Bayramı tatili boyunca trenlerimizde toplam 8 bin 898 kişilik ek kapasite oluşturduk" Ramazan Bayramı tatili süresince yolcu talebini karşılamak amacıyla Ankara-İstanbul ve İstanbul-Ankara hattında 19, 22 ve 23 Mart tarihlerinde toplam 6 ek Yüksek Hızlı Tren seferi düzenleyeceklerini ifade eden Uraloğlu, şu ifadelere yer verdi: "20-21-22 Mart tarihlerinde idrak edeceğimiz bayramda, vatandaşlarımızın sevdiklerine kavuşma özlemi artacak, şehirler arası ulaşım talebi yükselecek. Biz de bu talebe en güzel şekilde cevap vermek için hazırlıklarımızı tamamladık. Ramazan Bayramı tatili boyunca artan yoğunluğu karşılamak amacıyla trenlerimizde toplam 8 bin 898 kişilik ek kapasite oluşturduk. Özellikle Ankara-İstanbul, İstanbul-Ankara güzergahında 19, 22 ve 23 Mart tarihlerinde 6 ek Yüksek Hızlı Tren seferi düzenleyerek 2 bin 898 yolcumuza daha ulaşım imkânı sağlayacağız. Bunun yanı sıra ana hat ve bölgesel trenlerimize 100 ek vagon ilave ederek 6 bin kişilik ilave koltuk kapasitesi sunacağız. Her bayramda olduğu gibi bu Bayram boyunca da sahada, trenlerimizde, istasyonlarımızda her zamanki gibi görevimizin başında olacağız; siz değerli demiryolcu kardeşlerimle birlikte vatandaşlarımıza en güzel hizmeti sunmaya devam edeceğiz." "Yılda yaklaşık 24 milyon biletin dijitalleşmesi sayesinde 3 bin ağacın kesilmesini önlendi" Trenlerde yolcu kabul işlemlerini QR kod veya kimlik kartı ile saniyeler içinde gerçekleştirildiğini hatırlatan Uraloğlu, "Hayata geçirdiğimiz Yolcu Taşıma Platformu (YTP), biletleme, rezervasyon ve müşteri hizmetleri süreçlerini tek bir çatı altında toplayarak; yılda yaklaşık 24 milyon biletin dijitalleşmesi sayesinde 3 bin ağacın kesilmesini önlemiştir. Artık trenlerimizde yolcu kabul işlemlerini QR kod veya Kimlik Kartı ile saniyeler içinde gerçekleştiriyoruz. Bu sayede yolcu deneyimi önemli ölçüde iyileşti, işlemler daha hızlı ve sorunsuz hale geldi" dedi. "Proje sayesinde son 5 yılda önemli kazalarda yüzde 51 oranında azalma sağladık" Seyrüsefer Güvenliği Platformu ile de 572 lokomotife yapay zeka destekli kamera sistemi monte edildiğini söyleyen Uraloğlu, "Yine diğer bir önemli projemiz olan Tren İzleme ve Koordinasyon Merkezi kapsamında devreye aldığımız Seyrüsefer Güvenliği Platformu ile de 572 lokomotife yapay zeka destekli kamera sistemi monte ettik. Bu sistem, makinistlerimizin dikkat dağınıklığı, yola bakmama, esneme, yorgunluk gibi anomalileri anında tespit ederek gerekli aksiyonları alıyor. Proje sayesinde son 5 yılda önemli kazalarda yüzde 51 oranında azalma sağladık" diye konuştu. Program, Bakan Uraloğlu’nun demiryolları çalışanlarına plaket takdim etmesiyle sona erdi.